DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI 2018 Yılı Sayıştay Denetim Raporu Eylül 2019
İÇERİK DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI 2018 YILI SAYIŞTAY DÜZENLİLİK DENETİM RAPORU 1 DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI ANKARA PALAS DEVLET KONUKEVİ DÖNER SERMAYE İŞLETMESİ 2018 YILI SAYIŞTAY DÜZENLİLİK DENETİM RAPORU 67
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI 2018 YILI SAYIŞTAY DÜZENLİLİK DENETİM RAPORU
İÇİNDEKİLER
TABLOLAR LİSTESİ Tablo 1: Bütçe Giderleri ve Ödenekler Tablosuna Göre Bütçe Gideri ve Ödenek Kullanımı ... 6 Tablo 2: Ekonomik Ayrıma Göre Ödenek Durumu ve Bütçe Giderleri .................................... 6 Tablo 3: Ekonomik Ayrıma Göre Bütçe Gelirleri ...................................................................... 7 Tablo 4: Faaliyet Sonuçları ........................................................................................................ 7 Tablo 5: Özel Nitelikli Faaliyetlerin Yürütülmesi İçin Özel Hesaba Aktarılan Ödenek ve Harcama ..................................................................................................................................... 8 Tablo 6: Özel Gelir Karşılığı Ödenek Kaydedilen ve Harcanan Tutarlar .................................. 9 Tablo 7: Konvertibl Olmayan Konsolosluk Gelirlerinden Gelir ve Ödenek Kayıtları ile Kullanımlar ................................................................................................................................. 9
BULGU LİSTESİ A. Denetim Görüşünün Dayanakları
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 1
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 2 Kanun ile 6004 sayılı Dışişleri Bakanlığı Personeline İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun 10, 11, 16, 18 inci maddelerinde değişiklik ve eklemeler yapılmış, daha önce 7066 sayılı 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bağlı E – Cetveli Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin Esaslar’ın 10 uncu maddesinin (c) bendinde yer alan vize aracılık hizmetine ilişkin düzenleme 6004 sayılı Kanuna ek madde 1 olarak eklenmiştir. 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca, Büyükelçiler, Daimi Temsilci/Delegeler ile Bakanlık Genel Müdürlerinin görev süresi, atandıkları tarihte görevde bulunan Cumhurbaşkanının görev süresini geçemez. Cumhurbaşkanının görevi sona erdiğinde, bunların görevi de sona erer. Ancak bunlar, yerlerine atama yapılıncaya kadar görevlerine devam eder. Görev süreleri sona erenler, yeniden atanabilir. Bunlar, görev süreleri sona ermeden de Cumhurbaşkanınca görevden alınabilir. 1.1.2. Görevler 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 127 inci maddesinde Bakanlığın görevlerini yerine getirirken; bölgesinde ve dünyada barışçıl, adil ve kalkınmaya imkan tanıyan bir ortamın kalıcı şekilde tesisi ve güçlendirilmesi, ulusal hak ve çıkarların savunulması ve korunması, her türlü toplumsal yaşamın temelini oluşturan insan haklarının ve demokratik değerlerin savunulması ve ileriye götürülmesi; dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle yapılan her türlü ayrımcılık ile mücadele edilmesi, insanlığın kültürel mirasının, çevrenin ve yerkürenin doğal yaşam alanlarının korunması, uluslararası hukukun ve ona olan saygının geliştirilmesi ve güçlendirilmesi ilkelerini esas alacağı belirtilmektedir. 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 128 inci maddesine göre Dışişleri Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır: a) Türkiye Cumhuriyetinin dış politikasının tespiti için hazırlık çalışmaları yapmak ve tekliflerde bulunmak, Cumhurbaşkanı tarafından tayin ve tespit edilen hedef ve esaslara göre dış politikayı uygulamak ve koordine etmek, b) Türkiye Cumhuriyetini ve Cumhurbaşkanını yabancı devletler ve uluslararası kuruluşlar nezdinde yetkili makam olarak temsil etmek, yabancı devletler ve uluslararası kuruluşlarla temas ve müzakereleri ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde bulunmak suretiyle yürütmek, Türkiye Cumhuriyetinin dış ilişkilerini tüm boyutlarıyla ve ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde bulunmak suretiyle tesis etmek, yürütmek, yönlendirmek, geliştirmek ve ülkenin çıkarlarını korumak, c) Devlet organlarının uluslararası temaslarının yürütülmesinde bu organlara
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 3 yardımcı olmak, ç) 5/5/1969 tarihli ve 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun çerçevesinde, diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca dış politika ile bağlantılı olarak yurtdışında yürütülen faaliyetlerin Cumhurbaşkanınca saptanan dış politikaya uygunluğunu gözetmek, bu faaliyetleri koordine etmek ve bunlara katılım sağlamak, d) Cumhurbaşkanını dış dünyadaki gelişmeler ve değişen şartlar konusunda bilgilendirmek, e) Türkiye Cumhuriyeti hakkında yurtdışında bilgilendirici faaliyetler yürütmek, f) Yurtdışında yaşayan vatandaşların hak ve menfaatlerini korumak ve yaşam kalitelerinin yükseltilmesine yönelik çalışmalar yürütmek, ülke dışındaki vatandaşlara ve Türkiye Cumhuriyeti uyrukluğunu taşıyan tüzel kişilere destek, yardım ve konsolosluk himayesi sağlamak, g) Milletlerarası Andlaşmalara ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çerçevesinde, diğer devletlerle ve uluslararası kuruluşlarla akdedilen andlaşmalara ilişkin temas, müzakere, yetki belgesi, imza, onay ve tescil süreçlerini ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile işbirliği içinde yürütmek, bu andlaşmaları veya tescil edilmiş kopyalarını muhafaza etmek ve sicillerini tutmak, andlaşma taslaklarının mevzuata uygunluğunu incelemek ve görüş bildirmek, ğ) Uluslararası hukukun ve uluslararası hukuk içtihadının gelişimine yönelik süreçleri takip etmek ve bu süreçlere iştirak etmek, h) Türkiye Cumhuriyetinin tarafı olduğu siyasi nitelikli uluslararası davaları ve Adalet Bakanlığı ile işbirliği yapmak suretiyle Avrupa insan Hakları Mahkemesindeki davaları ikame ve takip etmek, ı) Türkiye Cumhuriyetini temsil yetkisine sahip olarak Cumhurbaşkanı kararı ile belli bir geçici görevle görevlendirilen temsilciler ve temsil heyetlerine Türkiye Cumhuriyetini bağlayan hususlarda Cumhurbaşkanının talimatlarını iletmek, bu temsilci ve temsil heyetlerinin ihtisasa dair hususlarda ihtiyaç duyacakları talimatları ilgili bakanlıklar ile istişare suretiyle tespit edip onlara iletmek, heyetlerin başkanları diğer bakanlıklardan ise bu heyetlerde temsilci bulundurmak, i) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yurtdışı teşkilatı kurulması ve dış temsilcilik açılması konusunda görüş bildirmek, j) Mali, iktisadi ve diğer teknik konularda ilgili kurum ve kuruluşlarca yürütülmesi gereken veya statülerinde, üyelerinin ve ortaklarının belirli bakanlık veya merci vasıtasıyla işlem yapacağı belirtilen uluslararası kuruluşlarla yürütülen dış temas ve müzakerelerin dış politikaya uygun olarak yürütülmesini gözetmek, gerekirse bunlara katılmak, k) Diplomasi ve konsolosluk ilişkilerinin yürütülmesi ile bağlantılı olarak uluslararası andlaşmalardan kaynaklanan iş ve görevleri yerine getirmek, l) Uluslararası kuruluşlarla işbirliğini geliştirmek, m) 1173 sayılı Kanun çerçevesinde ve Cumhurbaşkanının politikaları doğrultusunda Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine hazırlanmasına yönelik yapılacak çalışmaların yönlendirilmesi, izlenmesi ve koordinasyonu ile üyelik sonrası çalışmaların koordinasyonunu yürütmek, n) Kanunlarla ve
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 4 Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle verilen diğer görevleri yapmak. 1.2. Teşkilat Yapısı ve İnsan Kaynakları 1.2.1.Teşkilat Yapısı Dışişleri Bakanlığında Bakan ve 3 Bakan Yardımcısı bulunmaktadır. Bakan kendisine doğrudan bağlı hizmet birimleri bakımından, bakan yardımcıları da kendilerine bağlı hizmet birimleri bakımından bakanlık en üst yöneticisi durumundadır. Bakanlık, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 129 uncu maddesi ile merkez ve yurtdışı teşkilatı şeklinde yapılandırılmıştır. a) Merkez Teşkilatı: Kurumun merkezde; a) İkili Siyasi İşler Genel Müdürlükleri, b) Uluslararası Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü, c) Çok Taraflı Siyasi İşler Genel Müdürlükleri, ç) Küresel ve İnsani Konular Genel Müdürlüğü, d) Dış Politika, Analiz ve Eşgüdüm Genel Müdürlüğü, e) Çok Taraflı Ekonomik İşler Genel Müdürlüğü, f) İkili Ekonomik İşler Genel Müdürlükleri, g) Uluslararası Hukuk Genel Müdürlüğü, ğ) Andlaşmalar Genel Müdürlüğü, h) Konsolosluk İşleri Genel Müdürlükleri, ı) Araştırma ve Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü, i) Enformasyon Genel Müdürlüğü, j) Yurtdışı Tanıtım ve Kültürel İşler Genel Müdürlüğü, k) Protokol Genel Müdürlüğü, l) Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü, m) Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, n) Dış Politika Danışma Kurulu Başkanlığı, o) Teftiş Kurulu Başkanlığı, ö) Strateji Geliştirme Başkanlığı, p) Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanlığı, r) Diplomasi Akademisi Başkanlığı, s) Diplomatik Arşiv Dairesi Başkanlığı, ş) Tercüme Dairesi Başkanlığı, t) Özel Kalem Müdürlüğü olmak üzere toplam 24 hizmet birimi bulunmaktadır. Bunlardan İkili Siyasi İşler Genel Müdürlükleri 9 adet, Çok Taraflı Siyasi İşler Genel Müdürlükleri 2 adet, İkili Ekonomik İşler Genel Müdürlükleri 2 adet, Konsolosluk İşleri Genel Müdürlükleri 2 adet genel müdürlükten oluşmaktadır. Bu genel müdürlüklerin sorumlu oldukları görev alanları, genel müdürlükler için Kararnamede belirtilen görevler itibariyle Bakan onayı ile belirlenmektedir. Yurtiçinde, dış ilişkilerin yürütülmesi açısından önem ve gereklilik taşıyan yerlerde Bakanın teklifi ve Cumhurbaşkanının onayı ile toplam sayıları yediyi geçmemek üzere irtibat bürosu açılabilmektedir. Mevcut halde Kurumun İstanbul, Edirne, İzmir, Antalya, Gaziantep ve Hatay’da olmak üzere toplam altı adet irtibat bürosu bulunmaktadır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 5 b) Yurtdışı Teşkilatı: 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 159 uncu maddesine göre Bakanlığın yurtdışı teşkilatı; büyükelçilikler, daimi temsilcilikler, başkonsolosluklar, büyükelçilik konsolosluk şubeleri ile fahri başkonsolosluk ve fahri konsolosluklardan oluşmaktadır. İhtiyaç halinde, elçilik, konsolosluk, irtibat ofisi, büyükelçilik bürosu, başkonsolosluk bürosu, muavin konsolosluk ve konsolosluk ajanlığı ile diplomatik temsil ve konsolosluk hizmeti amaçlı benzer temsilcilikler, Bakanlığın teklifi üzerine Cumhurbaşkanı kararı ile kurulabilmektedir. 31/12/2018 tarihi itibariyle Kurumun yurtdışında 242 dış temsilciliği bulunmaktadır. Dış temsilciliklerin 142’si Büyükelçilik, 13’ü Daimi Temsilcilik, 85’i Başkonsolosluk, 1’i Ticaret Ofisi ve 1’i Konsolosluk Ajanlığı’dır. Bakanlığa Bağlı kuruluşlar: Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CK 4) ile Avrupa Birliği Başkanlığı, Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı (Türkiye Ulusal Ajansı) ve Türk Akreditasyon Kurumu (Türkak) Dışişleri Bakanlığının bağlı kuruluşu haline getirilmiştir. Avrupa Birliği Başkanlığı, Bakan tarafından görevlendirilen Bakan Yardımcısınca yürütülmektedir. 1.2.2. İnsan Kaynakları Bakanlığın insan kaynakları; Meslek memurları, Konsolosluk ve ihtisas memurları, Danışmanlar, Uzman müşavirler, Uzman ve Uzman Yardımcıları, Merkez memurları, Koruma görevlileri, Mali hizmetler uzmanları ve mali hizmetler uzman yardımcıları ile Sözleşmeli personelden oluşmaktadır. Bakanlığın merkez teşkilatında; Müşavir, Genel müdür, Genel müdür yardımcısı, Başkan, Müfettiş, Daire başkanı, Şube müdürü, İç denetçi vb. unvanlar kullanılmaktadır. Bakanlık bünyesinden hizmet birimlerinin başına atanacaklar ile Elçi-Genel Müdür Yardımcıları 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde belirtilen birinci unvan grubundaki meslek memurları arasından atanmaktadır. Bakanlığın yurtdışı teşkilatında ise; a) Büyükelçi, b) Daimi temsilci, c) Özel temsilci, ç) Maslahatgüzar ve geçici maslahatgüzar d) Elçi-müsteşar, elçi-daimi temsilci yardımcısı ve daimi temsilci yardımcısı, e) Birinci sınıf başkonsolos ve başkonsolos unvanları
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 6
kullanılmaktadır
Ayrıca, meslek memurları ile konsolosluk ve ihtisas memurlarınca diplomatik
temsilciliklerde birinci müsteşar, müsteşar, başkatip, ikinci katip, üçüncü katip ve ataşe;
konsolosluk temsilciliklerinde başkonsolos yardımcısı, konsolos, muavin konsolos ve ataşe
kullanılabilecek diğer unvanlar olarak yer almaktadır.
Kurum verilerine göre 31/12/2018 tarihi itibariyle Bakanlığın merkez ve yurtdışı
teşkilatında toplam 6.738 çalışanı bulunmaktadır.
1.3. Mali Yapı
1.3.1 Bütçe
Dışişleri Bakanlığı, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli I
sayılı Cetvelde yer alan genel bütçeli idareler arasında yer almaktadır. Kurum faaliyetlerini
merkezi yönetim bütçe kanunlarıyla verilen ödeneklerle gerçekleştirmektedir.
Kuruma 7066 sayılı 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile toplam
3.310.380.000 TL ödenek tahsis edilmiş olup bu tutar Merkezi Yönetim Bütçesi ile genel
bütçeli idarelere (I sayılı cetvel) tahsis edilen ödeneğin yaklaşık %0,44 üne
(3.310.380.000/751.299.665.000) tekabül etmektedir.
Bütçe Kanununa istinaden gerçekleştirilen ödenek işlemleri sonucunda Kurumun 2018
yılı toplam bütçe ödeneği (TBÖ) 3.784.191.698,99 TL olmuştur. Bu ödeneğin yaklaşık %103
üne tekabül eden 3.886.937.179,53 TL yılsonu itibariyle harcanmıştır.
Tablo 1: Bütçe Giderleri ve Ödenekler Tablosuna Göre Bütçe Gideri ve Ödenek Kullanımı
Yıl İçinde
Alınan
Yapılan
Tenkisler Kalan Yılı İçindeki
Ödemeler
Mahsup Dönemi
İçindeki Ödemeler Toplam Ödenek Üstü
Harcamalar
4.317.733.686,28 818.132.234,95 3.499.601.451,33 3.886.937.179,53 0,00 3.886.937.179,53 387.335.728,20
Tablo 2: Ekonomik Ayrıma Göre Ödenek Durumu ve Bütçe Giderleri
Ekonomik Ayrıma Göre
Bütçe Giderleri
31.12.2018 Tarihi İtibariyle
Bütçe
Ödeneği
Toplam
Bütçe Ödeneği
Gönderilen
Ödenek Bütçe Gideri
TBÖ
Göre
Grç.O.
01 Personel Giderleri 1.131.456.000 1.148.628.679,53 1.147.580.428,25 1.513.915.076,91 1,32
02 Sosyal Güvenlik Kurumlarına
Devlet Primi Giderleri 90.222.000 92.648.900,00 92.587.061,66 113.588.141,20 1,23
03 Mal ve Hizmet Alım Giderleri 509.922.000 692.924.704,08 650.886.668,02 650.886.668,02 0,94
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 7 04 Faiz Giderleri 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 05 Cari Transferler 944.156.000 1.119.527.900,00 1.011.295.117,61 1.011.295.117,61 0,90 06 Sermaye Giderleri 634.124.000 729.944.684,85 597.060.926,67 597.060.926,67 0,82 07 Sermaye Transferleri 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 08 Borç Verme 500.000 516.830,53 191.249,12 191.249,12 0,37 09 Yedek Ödenekler 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 Toplam (TL) 3.310.380.000 3.784.191.698,99 3.499.601.451,33 3.886.937.179,53 1,03 Tablo 3: Ekonomik Ayrıma Göre Bütçe Gelirleri Ekonomik Ayrıma Göre Bütçe Gelirleri 31.12.2018 Tarihi İtibariyle Gerçekleşme 09 Ret ve İadeler (-) Net Bütçe Gelir 01 Vergi Gelirleri 1.098.678.363,64 7.762.425,23 1.090.915.938,41 02 Sosyal Güvenlik Gelirleri 0,00 0,00 0,00 03 Teşebbüs Ve Mülkiyet Gelirleri 46.277.313,58 100.827,58 46.176.486,00 04 Alınan Bağış ve Yardımlar ile Özel Gelirler 23.854.194,96 0,00 23.854.194,96 05 Diğer Gelirler 597.025.872,65 57.551,80 596.698.320,85 06 Sermaye Gelirleri 0,00 0,00 0,00 08 Alacaklardan Tahsilat 30.735,16 0,00 30.735,16 Toplam (TL) 1.765.866.479,99 7.920.804,61 1.757.945.675,38 Tablo 4: Faaliyet Sonuçları 1.3.2. Özel Hesap 7066 sayılı 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa Ekli (E) İşaretli Cetvelin 10 uncu maddesinin (a) bendinde; “Dışişleri Bakanlığının yurtdışında açılacak yeni temsilciliklerinin kuruluş aşamasındaki ve daha önceden açılmış ancak mücbir sebeplerle tahliye edilmiş temsilciliklerinin yeniden faaliyete geçirilmesi aşamasındaki ivedi giderleri ile gerçekleşmesi önceden öngörülemeyen ve hazırlık için yeterli süresi bulunmayan uluslararası toplantıların giderlerinin karşılanması amacıyla 11.00.00.02-01.1.9.00-1-05.6 tertibinde yer alan ödenek, Kıbrıs konusunda Bakanlık ve Lefkoşa Büyükelçiliğince yürütülecek çeşitli faaliyetler için 11.01.36.00-01.2.1.00-1-05.6 tertibinde yer alan ödenek ile yurtdışında yürütülecek tanıtım faaliyetleri için 11.01.43.00-01.1.3.00-1-05.6 tertibinde yer alan ödenek 31.12.2018 Tarihi İtibariyle Giderler (A) Gelirler (B) İndirim, İade ve Iskontolar (C) Net Gelir (D=B-C) Faaliyet Sonucu D-A 4.530.160.084,44 1.447.818.392,38 7.920.804,61 1.439.897.587,77 -3.090.262.496,67
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 8 Dışişleri Bakanlığı bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılarak kullanılır. Aktarılan bu tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarınca müştereken belirlenir. Söz konusu özel hesaptan yapılan harcamalar 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunundan, 5018 sayılı Kanundan ve 5/1/1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt Kanunundan müstesnadır.” denilmektedir. Bakanlığın bu kapsamda Özel Hesabı bulunmakta olup bu hesaba ilişkin faaliyetler “Kamu İdarelerine Ait Özel Hesaplara İlişkin İşlemlerin Muhasebeleştirilmesine Dair Yönetmelik” ile “7066 sayılı 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa Ekli (E) İşaretli Cetvelin 10 uncu Maddesinin (A) Bendinde Belirtilen Özel Nitelikli Faaliyetlerin Yürütülmesi Amacıyla Dışişleri Bakanlığı Bütçesinde Tefrik Edilen Ödeneklerin Özel Hesaba Aktarılarak Harcanması, Muhasebeleştirilmesi ve Denetlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar” kapsamında yürütülmektedir. Söz konusu özel nitelikli faaliyetlerin yürütülmesi amacıyla Dışişleri Bakanlığı bütçesinde tefrik edilen ödeneklerden özel hesaba 2017 yılından 12.326.088,69 TL devredilmiş, 2018 yılında da 14.979.513,28 TL ödenek aktarılarak toplam tutar 27.305.601,97 TL’ye ulaşmıştır. Bu tutardan 27.059.409,30 TL yıl içinde harcanmış 220.913,44 TL 2019 yılına devredilmiş 25.279,23 TL ise belirtilen Usul ve Esasların 11 inci maddesi uyarınca genel bütçeye gelir kaydedilmiştir. Tablo 5: Özel Nitelikli Faaliyetlerin Yürütülmesi İçin Özel Hesaba Aktarılan Ödenek ve Harcama Tertip No 2017'den Devir 2018 Ödeneği Toplam Yıl içi Harcama 2019'a Devir Genel Bütçeye Gelir 11.00.00.02-01.1.9.00-1-05.6 1.158.882,50 13.401.385,35 14.560.267,85 14.339.354,41 220.913,44 0,00 11.01.36.00-01.2.1.00-1-05.6 390.306,22 175.000,00 565.306,22 563.846,32 0,00 1.459,90 11.01.37.00-01.2.1.00-1-05.6 8.500.000,00 0,00 8.500.000,00 8.476.180,67 0,00 23.819,33 11.01.41.00-01.2.1.00-1-05.6 2.276.649,06 0,00 2.276.649,06 2.276.649,06 0,00 0,00 11.01.43.00-01.1.3.00-1-05.6 250,91 1.403.127,93 1.403.378,84 1.403.378,84 0,00 0,00 Toplam (TL) 12.326.088,69 14.979.513,28 27.305.601,97 27.059.409,30 220.913,44 25.279,23 1.3.3. Özel Gelir Bütçe Kanunu E Cetvelinin 10 uncu maddesinin (c) bendinde; “Yurtdışında vize başvuruları için Dışişleri Bakanlığınca ülkelere göre farklı tutarlarda tespit edilen ve anılan Bakanlıkça belirlenerek görevlendirilen yetkili aracı kurumlarca tahsil edilen vize başvuru hizmet bedelinin yüzde yirmisi ilgili aracı kurumca konsolosluk hasılat hesabına yatırılır ve
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 9 genel bütçenin (B) işaretli cetveline özel gelir olarak kaydedilir. Özel gelir kaydedilen tutarlar karşılığını Bakanlığın görev ve hizmetleri kapsamında kullanılmak üzere Bakanlık bütçesinde açılacak özel tertiplere ödenek kaydetmeye ve bu suretle ödenek kaydedilen tutarlardan yılı içinde harcanmayan kısımları ertesi yıla devretmeye Maliye Bakanı yetkilidir.” denilmektedir. Bu kapsamda, yurtdışında yetkili aracı kurumlarca vize başvuru hizmet bedelinin yüzde yirmisi konsolosluk hasılat hesabına yatırılarak genel bütçenin (B) işaretli cetveline özel gelir olarak toplam 47.076.470,13 TL kayıt yapılmıştır. Bu tutar karşılığı Hazine ve Maliye Bakanlığınca 19.831.940,03 TL ödenek olarak kaydedilmiştir. Bunun 14.510.131,71 TL’si yıl içinde harcanarak geriye kalan 5.321.808,32 TL’si ise 2019 yılına devredilmiştir. Tablo 6: Özel Gelir Karşılığı Ödenek Kaydedilen ve Harcanan Tutarlar 2018 Yılı Özel Gelir Olarak Kaydedilen Tutar Bütçe Tertibi Özel Gelirden Ödenek Kaydedilen Tutar Yıl içi Harcama 2019 Yılına Devir 47.076.470,13 11.01.00.63-01.1.3.00-6-03.2 8.501.084,89 6.256.378,22 2.244.706,67 11.01.00.63-01.1.3.00-6-03.4 1.600.000,00 1.249.098,06 350.901,94 11.01.00.63-01.1.3.00-6-03.5 8.130.855,14 6.106.399,00 2.024.456,14 11.01.00.63-03.1.4.00-6-03.5 1.600.000,00 898.256,43 701.743,57 Toplam (TL) 19.831.940,03 14.510.131,71 5.321.808,32 1.3.4. Konvertibl Olmayan Konsolosluk Gelirlerinden Gelir ve Ödenek Kaydı 5217 sayılı Özel Gelir ve Özel Ödeneklerin Düzenlenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 26 ncı maddesinde, “Konvertibl olmayan konsolosluk gelirlerinden transferi mümkün olmayan ve bir önceki yıl sonu itibarıyla kullanılmayan miktarları, Dışişleri Bakanlığı bütçesinde açılacak özel bir tertibe, bu Bakanlığın ihtiyaç duyduğu mal ve hizmet alımlarında kullanılmak üzere, yılı bütçesine gelir ve ödenek kaydetmeye ve yılı içinde kullanılmayan miktarı ertesi yıla devren ödenek kaydetmeye, yapılacak harcamaların usul ve esaslarını Dışişleri Bakanı ile müştereken tespit etmeye Maliye Bakanı yetkilidir.” denilmektedir. Bu kapsamda, yılı bütçesine 18.903.000,00 TL ödenek kaydedilmiş olup 2017 yılından 25.888.963,96 TL devirle birlikte toplam ödenek 44.791.963,96 TL olmuştur. Bu tutarın 9.344.063,25 TL’si yıl içinde kullanılarak geriye kalan 35.447.900,71 TL’si ise 2019 yılına devredilmiştir. Tablo 7: Konvertibl Olmayan Konsolosluk Gelirlerinden Gelir ve Ödenek Kayıtları ile Kullanımlar Konvertibl Olmayan Gelir Olarak Tertip No 2017'den 2018 Toplam Yıl içi 2019
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 10 Kaydedilen Tutar Devreden Ödenek Yılı Ödenek kaydı Ödenek Harcama Yılına Devir 301.079,684,60 (2017'den devir 130.745.978,34
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 11
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 12 Sayıştay ikincil mevzuatı ve denetim rehberleridir. Denetimler, kamu idaresinin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek ve mali rapor ve tablolarının kamu idaresinin tüm faaliyet ve işlemlerinin sonucunu doğru ve güvenilir olarak yansıttığına ilişkin makul güvence elde etmek ve mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmek amacıyla yürütülmüştür. Kamu idaresinin mali tabloları ile bunları oluşturan hesap ve işlemlerinin doğruluğu, güvenilirliği ve uygunluğuna ilişkin denetim kanıtı elde etmek üzere yürütülen denetimler; uygun denetim prosedürleri ve tekniklerinin uygulanması ile risk değerlendirmesi yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Risk değerlendirmesi sırasında, uygulanacak denetim prosedürünün belirlenmesine esas olmak üzere, mali tabloların üretildiği mali yönetim ve iç kontrol sistemleri de değerlendirilmiştir. Denetimin kapsamını, kamu idaresinin mali rapor ve tabloları ile gelir, gider ve mallarına ilişkin tüm mali faaliyet, karar ve işlemleri ve bunlara ilişkin kayıt, defter, bilgi, belge ve verileri (elektronik olanlar dâhil) ile mali yönetim ve iç kontrol sistemleri oluşturmaktadır. Bu hususlarla ilgili denetim sonucunda denetim görüşü oluşturmak üzere yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilmiştir. 5. İÇ KONTROL SİSTEMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ İç kontrol sistemi, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun Beşinci Kısmında düzenlenmiş olup söz konusu Kanunun 55 inci maddesinde; “İç kontrol, idarenin amaçlarına, belirlenmiş politikalara ve mevzuata uygun olarak faaliyetlerin etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde yürütülmesini, varlık ve kaynakların korunmasını, muhasebe kayıtlarının doğru ve tam olarak tutulmasını, malî bilgi ve yönetim bilgisinin zamanında ve güvenilir olarak üretilmesini sağlamak üzere idare tarafından oluşturulan organizasyon, yöntem ve süreçle iç denetimi kapsayan malî ve diğer kontroller bütünüdür. Görev ve yetkileri çerçevesinde, malî yönetim ve kontrol süreçlerine ilişkin standartlar ve yöntemler Hazine ve Maliye Bakanlığınca, iç denetime ilişkin standartlar ve yöntemler ise İç Denetim Koordinasyon Kurulu tarafından belirlenir, geliştirilir ve uyumlaştırılır. Bunlar
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 13 ayrıca, sistemlerin koordinasyonunu sağlar ve kamu idarelerine rehberlik hizmeti verir.” hükmü yer almaktadır. İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar’ın 5 inci maddesinde; “İç kontrol standartları, merkezi uyumlaştırma görevi çerçevesinde Bakanlık tarafından belirlenir ve yayımlanır. İdareler, malî ve malî olmayan tüm işlemlerinde bu standartlara uymakla ve gereğini yerine getirmekle yükümlüdür. Kanuna ve iç kontrol standartlarına aykırı olmamak koşuluyla, idarelerce görev alanları çerçevesinde her türlü yöntem, süreç ve özellikli işlemlere ilişkin standartlar belirlenebilir.” denilmektedir. Kamu İç Kontrol Standartları Tebliğinde, Kamu İç Kontrol Standartlarının; idarelerin, iç kontrol sistemlerinin oluşturulmasında, izlenmesinde ve değerlendirilmesinde dikkate almaları gereken temel yönetim kurallarını gösterdiği, tüm kamu idarelerinde tutarlı, kapsamlı ve standart bir kontrol sisteminin kurulmasını ve uygulanmasını amaçladığı, iç kontrolün; kontrol ortamı, risk değerlendirmesi, kontrol faaliyetleri, bilgi ve iletişim ile izleme bileşenleri esas alınarak, tüm kamu idarelerinde uygulanabilir düzeyde olmasını sağlamak üzere genel nitelikte düzenlendiği belirtilmektedir. Söz konusu Tebliğ ile iç kontrolün bileşenleri esas alınarak 18 standart ve bu standartlar için gerekli genel şartlar belirlenmiştir. Bakanlığın iç kontrol sisteminin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve ilgili diğer mevzuat uyarınca incelenmesinde; İç kontrol sistemi ve işleyişinin üst yönetici ve personel tarafından sahiplenilmesi ve desteklenmesi konusunda çalışma başlatıldığı ancak tamamlanmadığı, Etik Sözleşmesinin tüm personel tarafından imzalandığı, özlük dosyalarında yer aldığı, Kurum organizasyon yapısı içerisinde görev, yetki ve sorumlulukların açık bir şekilde belirlenmesi konusunda çalışma başlatıldığı ancak tamamlanmadığı, Yetki ve yetki devrinin sınırlarının açıkça belirlenmesi ve yazılı olarak bildirilmesi konusunda, yetki devri gerçekleştirilirken, devredilen yetkinin arz ettiği önem göz önünde bulundurularak, konuya yeterliliği olan personele devredilmesine dikkat edildiği ancak yetki devir sürecini düzenleyen resmi ve belgelendirilmiş bir yöntem ve standart yetki çizelgeleri bulunmadığı, Kurumsal risk yönetim çalışmalarının yapılmadığı, Ön mali kontrol sisteminin, İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslara
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 14 uygun olarak kurulduğu, Tüm birimlerde yapılan işlerin iş tanımlarının yapılmadığı, iş akış şemalarının çıkarılmadığı ancak bazı birimlerde kısmen de olsa iş tanımlamaları ve iş süreç/akışlarının bulunduğu, Yönetimin ihtiyaç duyduğu gerekli bilgileri ve raporları üretecek ve analiz yapma imkanı sunacak bir yönetim bilgi sistemi konusunda çalışma başlatıldığı ancak tamamlanmadığı, Faaliyet sonuçları ve değerlendirmelerin idare faaliyet raporunda gösterildiği ve duyurulduğu, İç Kontrol İzleme ve Yönlendirme Kurulunun üst yöneticinin onayı ile görevlendirildiği ancak kurulun çalışmasının tam olarak sağlanamadığı, İç Kontrol Standartlarına Uyum Eylem Planının 18 kamu iç kontrol standardı ve bu standartları sağlayan 79 genel şartı içerecek şekilde hazırlanması hususunda çalışma başlatıldığı ancak tamamlanamadığı, İç kontrol sisteminin yılda en az bir kez değerlendirilmesi konusunda çalışma bulunmadığı, İç denetim biriminin kurulduğu ancak iç denetçi kadrosunun büyük ölçüde boş olduğu, anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, iç kontrol sisteminin kurulması ile ilgili olarak çalışmalar bulunmakla birlikte Bakanlıkta mali yönetim ve iç kontrol sistemlerinin amacına uygun olarak kurulamadığı değerlendirilmektedir. 6. DENETİM GÖRÜŞÜ Dışişleri Bakanlığının 2018 yılına ilişkin yukarıda belirtilen ve ekte yer alan; geçerli finansal raporlama çerçevesi kapsamındaki mali rapor ve tablolarının, “Denetim Görüşünün Dayanakları” bölümünde belirtilen hesap alanları hariç tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi içerdiği kanaatine varılmıştır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 15 7. DENETİM GÖRÜŞÜNÜN DAYANAKLARI BULGU 1: Bakanlığın Kullanımında Bulunan Hizmet Binası, Lojman vb. Taşınmazlarla İlgili Kayıt ve Tahsis İşlemlerinin Tamamlanamaması Bakanlığın kullanımında bulunan taşınmazların bazılarının; Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre kaydedilmediği, Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tahsise ilişkin işlemlerin gerçekleştirilmediği, Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği hükümlerine göre muhasebeleştirilip mali tablolara doğru bir şekilde yansıtılmadığı görülmüştür. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun; Taşınır ve taşınmaz edinme başlıklı 45 inci maddesinde; “Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri, kamu hizmetlerinin zorunlu kıldığı durumlarda gereken nicelikte ve nitelikte taşınır ve taşınmazları, yurt içinde veya yurt dışında, bedellerini peşin veya taksitle ödeyerek veya finansal kiralama suretiyle edinebilirler. ... Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin edindiği taşınmazlar Hazine adına, diğer kamu idarelerine ait taşınmazlar ise tüzel kişilikleri adına tapu sicilinde tescil olunur. Hazine adına tescil edilen taşınmazlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yönetilir. ...” Taşınmaz tahsisi başlıklı 47 nci maddesinde; “Kamu idareleri, kanunlarında veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen kamu hizmetlerini yerine getirebilmek için mülkiyetlerindeki taşınmazlarla Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri, birbirlerine ve köy tüzel kişiliklerine bedelsiz olarak tahsis edebilirler. Tahsis edilen taşınmaz, amaç dışı kullanılamaz. Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlarla Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri tahsis etmeye, kamu ihtiyaçları için gerekli olmayanların tahsisini kaldırmaya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı; diğer taşınmazları tahsis etmeye ve tahsisini kaldırmaya ise maliki kamu idaresi yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” denilmektedir. Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmeliğin; 4 üncü maddesinde; cins tashihinin; Binalar, arazi ve arsalar ile yer altı ve yer üstü düzenlerinin
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 16 mevcut kullanım şekilleri ile tapu kayıtlarının farklılık göstermesi durumunda tapu kayıtlarının mevcut kullanım şekli dikkate alınarak düzeltilmesi işlemini, taşınmaz ve hakların; kamu idarelerinin mülkiyetinde, yönetiminde veya kullanımında bulunan, eklenti ve bütünleyici parçaları dahil olmak üzere arazi, arsa, bina, yer altı ve yer üstü düzenleri ile sınırlı aynî haklar ve kişisel haklar olarak tanımlandığı, 5 inci maddesinde; kayıt işlemlerinin, taşınmaz giriş ve çıkış kayıtlarının tutulması ve ilgili cetvellere kaydedilmesi süreçlerini kapsadığı, taşınmazların rayiç değerinin; maliki kamu idaresince, başka bir kamu idaresinin yönetiminde veya kullanımında olanların ise bu idarelerce tespit edileceği, 7 nci maddesinde ise, tapu kütüğünde üçüncü kişiler adına tescilli veya diğer kamu idarelerinin yönetiminde olmakla birlikte irtifak hakkı tesisi, tahsis, kiralama, kullanma izni verilmesi gibi yollarla kullanım hakkı kendilerine verilen taşınmazların kaydının Ek 6’daki Sınırlı Aynî Haklar ile Kişisel Haklar ve Tahsis Formu’nda yer alan bilgileri içerecek şekilde yapılması gerektiği belirtilmektedir. Yönetmelik’in Geçici 1 inci maddesinde ise, söz konu taşınmazların fiili envanterinin emlak vergi değerleri üzerinden tamamlanarak ilgili form ve icmal cetvellerine kayıt ve kontrol işlemleriyle görevli birimlerce kaydedilmesi, muhasebe birimlerince 01/10/2014 tarihine kadar muhasebe kayıtlarına alınması, 31/12/2017 tarihi itibariyle de rayiç değer üzerinden kayıtların düzeltilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmelik’in 3 üncü maddesinde; “… Tahsis: Mülkiyeti kendilerinde kalması koşuluyla kamu idarelerince, kanunlarında belirtilen kamu hizmetlerinin yerine getirilebilmesi amacıyla mülkiyetlerindeki taşınmazların, birbirlerine veya köy tüzel kişiliklerine; Hazineye ait taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin ise, Maliye Bakanlığınca hizmetin devamı süresince kamu idarelerinin veya köy tüzel kişiliklerinin bedelsiz olarak kullanımına bırakılmasını … ifade eder.” denilmektedir. Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde ise tahsisin kaldırılması ile ilgili hükümlere yer verilmektedir. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 172, 174 ve 176’ncı maddelerinde idarelerin tahsis işlemini muhasebe kayıtlarına nasıl alacağı düzenlenmekte olup belirtilen maddelerde daha önce hesaplarda yer almayan tahsise konu arazi ve arsaların 250.03, yeraltı ve yerüstü düzenlerinin 251.03, binaların ise 252.03 hesapta kayda alınacağı, karşısında 500.12 Tahsisli Kullanılan Taşınmazlar Hesabının kullanılacağı, (arsa ve arazi dışındakiler için birikmiş amortisman kayıtları da dahil) açıklanmaktadır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 17 Yapılan incelemede; Bakanlığın kullanımında olan bazı taşınmazların cins tashihinin yapılmadığı, dolayısıyla Bakanlığın kullanımında bulunan taşınmazlara ilişkin envanter, kayıt ve tahsis işlemlerinin tamamlanamadığı, bunlara ilişkin muhasebe kaydı ve değerlerin Bakanlığın mali tablolarında doğru olarak yer almadığı, Kapatılan Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesinin hizmet verdiği Bakanlığa tahsisli bina 07/02/2018 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığınca Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine, 01/09/2018 tarih ve 30522 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 16 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile de Milli Saraylar İdaresi Başkanlığına tahsis edilmiş olmasına rağmen halen Bakanlığın mali tablolarında yer aldığı, bazı taşınmazların ise mali tablolarda yer almadığı tespit edilmiştir. Bakanlığın kullanımında bulunan hizmet binası, lojman vb. taşınmazların Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre cins tashihi, rayiç değer, envanter ve kayıt işlemlerinin tamamlanması, Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tahsise ilişkin işlemlerin gerçekleştirilmesi ve Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği hükümlerine göre muhasebeleştirilmesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; “Bakanlığımızın kullanımında bulunan bazı hizmet binası, lojman ve taşınmazlarla ilgili bir kısmının eksik olduğu tespit edilen kayıt ve tahsis işlemlerinin tamamlanması amacıyla gerekli işlemler başlatılmaktadır.” denilmektedir. Sonuç olarak; Taşınmazlarla ilgili eksik olan kayıt ve tahsis işlemlerinin tamamlanması amacıyla gerekli işlemlerin başlatılmakta olduğu belirtilmekte ise de söz konusu çalışmaların bilançoda 250 ve 252 nolu hesaplar itibariyle oluşan hatayı düzeltici etkisi bulunmamaktadır. Bakanlığın kullanımında bulunan hizmet binası, lojman vb. taşınmazların bulguda da belirtilen ilgili Yönetmelikler uyarınca cins tashihi, rayiç değer, envanter ve kayıt işlemlerinin tamamlanması, tahsise ilişkin işlemlerin gerçekleştirilmesi, muhasebeleştirilmesi gerekmekte olup bu hususla ilgili olarak idarece yapılan işlemlerin takibi denetim faaliyetleri kapsamında yapılacaktır. BULGU 2: Depozito ve Teminatların Kayıt ve Takibinin Tam Olarak Yapılmaması Bakanlık tarafından verilen depozito ve teminatların yıllar itibarıyla takibinin sağlanacağı 126/226 nolu Verilen Depozito ve Teminatlar Hesaplarına kaydedilmeden ilgili
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 18 yılına doğrudan gider kaydedildiği ve tahsil edilirken de aynı gün içinde tahakkuk ve tahsil kaydının gerçekleştiği, alınan teminatların 330/430 Alınan Depozito ve Teminatlar Hesaplarında veya 910 Alınan Teminat Mektupları/911 Alınan Teminat Mektupları Emanetleri hesaplarına intikal ettirilmeksizin temsilciliklerin banka hesaplarında veya kasalarında saklandığı ve yılsonu işlemleri kapsamında tutanağa bağlanmadığı; süresi dolan teminat mektuplarının iade edilerek kayıtlardan çıkarılmadığı ve zamanaşımına uğramış nakdi teminatların gelir kaydedilmediği görülmüştür. a) Yurtdışı Teşkilatı Tarafından Verilen Depozito ve Teminatların Kayıt ve Takibinin Yapılmaması Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 60 ıncı maddesinde 126 Verilen Depozito ve Teminatlar Hesabının bir yıldan daha az süreli, 142 nci maddesinde ise 226 Verilen Depozito ve Teminatlar Hesabının bir yıldan daha uzun süreli verilen depozito ve teminat niteliğindeki değerlerin izlenmesi için kullanılacağı belirtilmektedir. Anılan Yönetmeliğin 61 ve 143 ncü maddelerinde de 126 ve 226 Verilen Depozito ve Teminatlar Hesabının niteliği ile hesabın işleyişine ilişkin hükümlere yer verilmiş olup söz kousu maddelerde verilen depozito ve teminatların süresine göre 126 veya 226 nolu hesaplar ile karşılığı hesaplara borç ve alacak kayıtlarının nasıl yapılacağı açıklanmaktadır. Bakanlığın yurtdışı teşkilatı tarafından mal ve hizmet alımı, hizmet ve konut binası kiralama, araç kiralama veya benzeri sebeplerle verilmiş olan depozito ve teminatların yıllar itibarıyla takibini sağlayacak 126 ve 226 Verilen Depozito ve Teminatlar Hesaplarına kaydedilmeden ilgili yılına doğrudan gider kaydedilmektedir. Verilen depozito ve teminatlar geri alındığında ise envanter işlemi mahiyetinde olmak üzere önce 126 Verilen Depozito ve Teminatlar Hesabına borç diğer taraftan aynı tutar 500 Net Değer Hesabına alacak kayıt edilmekte; aynı gün içinde farklı yevmiye kaydı ile 126 Verilen Depozito ve Teminatlar Hesabı alacak çalıştırılarak tahakkuk ve tahsilat gerçekleştirilmektedir. Bunun yanında, bir yıldan daha uzun süreli verilen depozito ve teminatlar mevcut olduğu halde bir kısmı 226 Verilen Depozito ve Teminatlar Hesabına kaydı gerçekleştirilmemiştir. Bakanlık tarafından verilen depozito ve teminatların öncelikle giderleştirilmesi daha sonra aynı gün içinde tahakkuk ve tahsil kaydının yapılması, bu değerlerin yıllar itibarıyla takibini ve kontrolünü imkânsız hale getirmektedir. Bakanlığın yurtdışı teşkilatı tarafından verilen depozito ve teminatların ilgisine göre 126 veya 226 Verilen Depozito ve Teminatlar Hesabına kayıt edilerek takibinin yapılması gerekmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 19 b) Merkez ve Yurtdışı Teşkilatı Tarafından Alınan Bazı Teminat Mektupları veya Nakdi Teminatların Muhasebe Kayıtlarına İntikal Ettirilmemesi ve Yılsonu İşlemleri Kapsamında Tutanağa Bağlanmaması Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 256 ncı maddesinde, mevzuatları gereği nakden veya mahsuben tahsil edilen depozito ve teminatlardan bir yıl içinde iade edilecek olanların 330 Alınan Depozito ve Teminatlar Hesabında, 330 uncu maddesinde ise, bir yıldan daha uzun bir süre içinde iade edilecek olanların 430 Alınan Depozito ve Teminatlar Hesabında izleneceği, 457 nci maddesinde, muhasebe birimlerine teslim edilen teminat mektuplarıyla, bunlardan ilgililerine geri verilenler veya paraya çevrilenlerin izlenmesi için 910 Alınan Teminat Mektupları’ Hesabının, 460 ıncı maddesinde de alınan teminat mektupları hesabına yazılan tutarların kaydedilmesi için 911 Alınan Teminat Mektupları Emanetleri Hesabının kullanılacağı belirtilmiştir. Ayrıca alınan teminat mektuplarının mali yılın son gününde sayılarak, yılsonu işlemleri kapsamında Menkul Kıymet ve Varlıklar/Teminat Mektupları Sayım Tutanağı düzenlenmesi gerekmekte olup 17.12.2011 tarih ve 28145 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Kamu İdaresi Hesaplarının Sayıştaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslar”da Teminat Mektupları Sayım Tutanağı, hesap dönemi sonunda Sayıştaya verilmesi gereken belgeler arasında sayılmaktadır. Bakanlığın yurtdışı teşkilatı tarafından “İdarelerin Yabancı Ülkelerdeki Kuruluşlarının Mal ve Hizmet Alımları ile Yapım İşlerine İlişkin Esaslar” kapsamında yapılan mal ve hizmet alımları ile yapım işleri veya benzeri sebeplerle alınmış olan teminatlardan nakdi olanların 330 ve 430 Alınan Depozito ve Teminatlar Hesaplarında, mektup şeklinde olanların ise (yatırım avansları karşılığında alınan avans teminat mektupları da dahil), 910 Alınan Teminat Mektupları ve 911 Alınan Teminat Mektupları Emanetleri nazım hesaplarında izlenmesi gerekirken bunların muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmeksizin temsilciliklerin banka hesaplarında veya misyonda muhafaza edildiği bununla beraber, nakit alınan geçici teminatların dışındaki teminatların kaydının yapılmadığı görülmüştür. Bu durum, nakdi teminatların izlendiği 330 ve 430 Alınan Depozito ve Teminatlar Hesaplarının, teminat mektuplarının izlendiği 910 Alınan Teminat Mektupları ve 911 Alınan Teminat Mektupları Emanetleri nazım hesaplarının ve hesap dönemi sonunda Sayıştay’a verilmesi gereken Menkul Kıymet ve Varlıklar/Teminat Mektupları Sayım Tutanağının gerçeği yansıtmamasına neden olduğu gibi, bu değerlerin yıllar itibarıyla kontrolünü ve İdarenin gelecekte doğması muhtemel hak ve yükümlülüklerini takip edebilmesini de
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 20 imkânsız hale getirmektedir. Bakanlığın yurtdışı teşkilatı tarafından alınan teminat mektupları veya nakdi teminatların muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmesi ve yılsonu işlemleri kapsamında tutanağa bağlanması gerekmektedir. c) Süresi Dolan Teminat Mektuplarının Kayıtlardan Çıkarılmaması ve Süresi Dolan ve Talep Edilmeyen Kesin Teminatların Gelir Kaydedilmemesi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 35 inci maddesinde; “… Kesin teminat mektuplarının süresi, ihale konusu işin bitiş tarihi dikkate alınmak suretiyle idare tarafından belirlenir” 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 13 üncü maddesinde, “Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcu olmadığının tespitinden sonra alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların; a) Yapım işlerinde; varsa eksik ve kusurların giderilerek geçici kabul tutanağının onaylanmasından sonra yarısı, Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksiz belgesi getirilmesi ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra kalanı, b) Yapım işleri dışındaki işlerde Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksiz belgesinin getirildiği saptandıktan sonra; alınan mal veya yapılan iş için bir garanti süresi öngörülmesi halinde yarısı, garanti süresi dolduktan sonra kalanı, garanti süresi öngörülmeyen hallerde ise tamamı, Yükleniciye iade edilir.” denilmektedir. 4735 sayılı Kanunun “İade edilemeyen teminatlar” başlıklı 14 üncü maddesinde; 13 üncü maddeye göre mahsup işlemi yapılmasına gerek bulunmayan hallerde; yapım işlerinde kesin hesap ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından, diğer işlerde ise işin kesin kabul tarihinden veya varsa garanti süresinin bitim tarihinden itibaren iki yıl içinde idarenin yazılı uyarısına rağmen talep edilmemesi nedeniyle iade edilmeyen kesin teminat mektuplarının hükümsüz kalacağı ve bankasına iade edileceği, teminat mektupları dışındaki teminatların sürenin bitiminde Hazineye gelir kaydedileceği hüküm altına alınmıştır. Bakanlığın yurtdışı alımları nedeniyle misyonlarca alınan geçici ve kesin teminatların iadelerine ve gelir kaydedilmelerine ilişkin ise, İdarelerin Yabancı Ülkelerdeki Kuruluşlarının Mal ve Hizmet Alımları ile Yapım İşlerine İlişkin Esaslar’ın Yürürlüğe Konulması Hakkında Karar’da (Dışişleri Bakanlığı) herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, anılan
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 21 Esasların 13 üncü maddesinde; “Bu Esaslar kapsamındaki işlere ait diğer idari ve mali hususlar ile muayene ve kabul işlemleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri de dikkate alınarak ilgili bakanlıklarca çıkarılacak yönergelerle tespit edilir.” hükmü yer almakta olup Bakanlıkça söz konusu hususları düzenleyen bir Yönerge henüz çıkarılmamıştır. Bu durumda Yurtdışı Misyonlarda Teminat Süresi Dolan Kesin Teminat Mektupları ile nakdi teminatlar hakkında yapılması gereken işlemler konusunda Yönerge çıkarılıncaya kadar her bir işe ilişkin sözleşmede buna ilişkin düzenleme yapılması gerekmektedir. Bakanlıkça yurtdışı alımlar için kullanılan tip sözleşmelerde ise teminatların geri verilmesi ile ilgili olarak; “Taahhüdün, Sözleşme ve eklerine uygun olarak yerine getirilmesinden ve varsa işe ait eksik ve kusurların giderilerek kabul tutanağının onaylanmasından sonra, alınmış olan teminat Yükleniciye iade edilecektir. …” ifadesi bulunmaktadır. Diğer yandan aynı sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde ilgili yerel mevzuatın uygulanacağı belirtilmiştir. Belirtilen mevzuat hükümlerine göre;
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 22 özetle bulgu konusu hususların yerine getirilmesiyle ilgili olarak gerekli çalışmaların yapıldığı belirtilmektedir. Sonuç olarak; Bulgu konusu hususların yerine getirilmesiyle ilgili olarak gerekli çalışmaların yapıldığı belirtilmekte ise de yapılan bu çalışmaların bilançoda 126, 226, 330, 430, 910, 911 nolu hesaplar itibariyle oluşan hatayı düzeltici etkisi bulunmamaktadır. Yurtdışı teşkilatı tarafından verilen depozito ve teminatların kayıt ve takibinin yapılması, bakanlık merkez ve yurtdışı teşkilatı tarafından alınan bazı teminat mektupları veya nakdi teminatların muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmesi ve yılsonu işlemleri kapsamında tutanağa bağlanması, süresi dolan teminat mektuplarının kayıtlardan çıkarılması ve süresi dolan ve talep edilmeyen kesin teminatların gelir kaydedilmesi, yurtdışı misyonlarca alınan teminat mektuplarının kayıtlardan çıkarılma ve nakdi teminatların bütçeye gelir kaydedilme süresinin belirlenmesi hususlarıyla ilgili olarak idarece yapılan işlemlerin takibi denetim faaliyetleri kapsamında yapılacaktır. BULGU 3: Yatırım Avansları Hesabının Kullanılmaması Bakanlığın yurtdışında gerçekleştirdiği yapım işleri sözleşmelerine istinaden yüklenicilere verilen yatırım avanslarında 259 Yatırım avansları hesabının kullanılmadığı, bunun yerine söz konusu avansın 160 nolu İş avans ve kredileri hesabı kullanılarak ilgili temsilciliğe gönderildiği ve 630 Giderler hesabı ile de giderleştirildiği görülmüştür. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 189 uncu maddesinde 259 Yatırım avansları hesabının, yurtiçinden veya yurtdışından sözleşmeye dayanılarak edinilen maddi duran varlıklarla ilgili olarak verilen yatırım avanslarının izlenmesi için kullanılacağı belirtilmektedir. Aynı Yönetmeliğin Hesaba ilişkin işlemler başlıklı 190 ıncı maddesinde; “Kamu idarelerince yapılacak yatırım avansı şeklindeki ön ödemelerin şekilleri, devir ve mahsup işlemleri, yapılacak ön ödemelerin idareler ve gider türleri itibarıyla tutar ve oranlarının tespiti ve diğer işlemler hakkında, Ön Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanır. Avanslar sözleşmelerindeki hükümlere göre mahsup edilir. Avans konusu sözleşme iptal edildiği takdirde, yükleniciye verilen avans tutarı kişilerden alacaklar hesabına alınarak yatırım avansları hesabı kapatılır. Avans teminatı paraya çevrilerek, yüklenicinin kişilerden
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 23 alacaklar hesabına alınan borcu kapatıldıktan sonra artan bir tutar varsa, iade edilmek üzere emanetler hesabına kaydedilir. Paraya çevrilmiş olan avans teminatı olarak alınan değerler ise hesaplardan çıkarılır.” denilmektedir. Bakanlığın çeşitli ülkelerde yaptırdığı yapım işlerine ilişkin olarak sözleşmelerine istinaden yüklenicilere yatırım avansı verilmesine rağmen muhasebe kayıtlarında 259 nolu Yatırım avansları hesabının bulunmadığı, söz konusu hususla ilgili uygulamanın ise avansın 160 nolu İş avans ve kredileri hesabı kullanılarak ilgili temsilciliğe gönderilmesi ve 630 Giderler hesabı ile de giderleştirilmesi şeklinde olduğu görülmektedir. Yatırım avansları hesabının kullanılmaması nedeniyle bilanço ve faaliyet sonuçları tablosunda hataya neden olunduğu tespit edilmiştir. Sözleşmelerine dayanılarak yüklenicilere verilen yatırım avanslarının 259 nolu Yatırım avansları hesabına kaydedilmesi ve buradan takibinin yapılması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; “Bakanlığımızın yurtdışı teşkilatı tarafından gerçekleştirilen yapım işlerinin “yatırım avansı hesabında” izlenmesi amacıyla, yapım işlerinde avans verilmesi halinde bunlara ilişkin ayrıntılı bilgilerin Dışişleri Bakanlığı Merkez Saymanlığına (DSAY) ve Muhasebe Denetim Dairesi Başkanlığına (MDDB) gönderilmesi usul haline getirilecektir.” denilmektedir. Sonuç olarak; Yatırım avansları hesabının kullanılmasına yönelik çalışmaların usul haline getirileceği belirtilmekte ise de söz konusu çalışmaların bilançoda 160 ve 259 nolu hesaplar ile faaliyet sonuçları tablosunda 630 nolu hesap itibariyle oluşan hatayı düzeltici etkisi bulunmamaktadır. Sözleşmelerine dayanılarak yüklenicilere verilen yatırım avanslarının 259 nolu hesaba kaydedilmesi ve buradan takibinin yapılması gerekmekte olup bu hususla ilgili olarak idarece yapılan işlemlerin takibi denetim faaliyetleri kapsamında yapılacaktır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 24 8. DENETİM GÖRÜŞÜNÜ ETKİLEMEYEN TESPİT VE DEĞERLENDİRMELER BULGU 1: İdare Taşınır Mal Yönetimi Ayrıntılı Hesap Cetveli ile İcmal Cetvelinin Yasal Süresi İçerisinde Sayıştaya Verilememesi ve Taşınır İşlemlerine İlişkin Muhasebe Kayıtlarında Dönemsellik Kavramına Uyulmaması Kamu İdaresi Hesaplarının Sayıştaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslar uyarınca İdare taşınır mal yönetimi ayrıntılı hesap cetveli ile idare taşınır mal yönetimi hesabı icmal cetvelinin Şubat ayı sonuna kadar Sayıştay Başkanlığına gönderilmesi gerekirken gönderilmediği, 150 İlk madde ve malzeme hesabı, 253 Tesis, makine ve cihazlar hesabı, 254 Taşıtlar hesabı ve 255 Demirbaşlar hesabına konu olan işlemlerin bazılarının 2017 yılında gerçekleştiği halde muhasebe kayıtlarının 2018 yılına ait tarih ve yevmiye numaraları ile 2018 yılı işlemi gibi yapıldığı görülmüştür. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde “Tahakkuk esası”, “Bir ekonomik değerin yaratıldığında, başka bir şekle dönüştürüldüğünde, mübadeleye konu edildiğinde, el değiştirdiğinde veya yok olduğunda muhasebeleştirilmesini”, “Temel kavramlar” başlıklı 5 inci maddesinde, “Belgelendirme” kavramı, “Muhasebe kayıtları, gerçek durumu yansıtan ve usulüne uygun olarak düzenlenmiş belgelere dayandırılır.”, “Dönemsellik” kavramı “Kamu idarelerinin faaliyetleri, belirli dönemlerde raporlanır ve her dönemin faaliyet sonuçları diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanır.”, “Tutarlılık” kavramı ise “Muhasebe uygulamalarının, faaliyet ve bütçe uygulama sonuçlarının ve bunlara ilişkin yorumların birbirini izleyen dönemlerde tutarlı bir şekilde karşılaştırılabilirliğinin sağlanması esastır. …” ifadeleriyle açıklanmıştır. Muhasebede “Dönem” ibaresi “Hesap dönemi”ni bu da aksi kararlaştırılmadığı sürece “Mali yıl”ı ifade etmektedir. Genel bütçelerde tahakkuk esaslı muhasebenin uygulanması ve yukarıya alınan muhasebenin temel kavramlarında belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde, işlemler hangi mali yılda cereyan etmiş ise muhasebe kayıtlarının da gerçek durumu yansıtır biçimde o mali yıl içerisinde yapılması gerekmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 25
15 Stoklar ile 25 Duran varlıklar hesap grupları içerisinde yer alan ve yukarıda
belirtilen hesaplara ilişkin işlemler 2017 yılında gerçekleştirildiği halde misyonlar tarafından
bu işlemlere ait belgelerin muhasebe kayıt yapma dönemi içerisinde gönderilememesi
nedeniyle 2017 yılı işlemleri 2018 yılında kaydedilmektedir. Bu durumda, misyonların bahse
konu hesaplara ilişkin kendi tuttukları kayıtları ile muhasebe kayıtları farklı bilgiler
içermektedir. Muhasebe kayıtları ile gerçek durumun birbiriyle uyumlu olmaması hem 2017
yılı hem de 2018 yılında üretilen mali tablolarda 15 Stoklar ile 25 Duran varlıklar hesap
grupları içerisinde yer alan; 150 İlk madde ve malzeme hesabı, 253 Tesis, makine ve cihazlar
hesabı, 254 Taşıtlar hesabı ve 255 Demirbaşlar hesabına ilişkin tutarların doğru bilgi
içermemesine neden olmaktadır.
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 8 inci maddesine istinaden yayımlanan “Kamu
İdaresi Hesaplarının Sayıştaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin
Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslar”ın “Verilecek defter, mali tablo, belge ve bilgilerin
çeşitleri” başlıklı 5 inci maddesi ile “Defter, mali tablo, belge ve bilgilerin verilme yeri ve
süresi” başlıklı 6 ncı maddesi hükümleri gereğince, hesap dönemi sonunda mali tabloların
yanında Sayıştaya verilecek defter ve belgeler arasında sayılan idare taşınır mal yönetimi
ayrıntılı hesap cetveli ile icmal cetvelinin ilgili mali yılı takip eden yılın Şubat ayı sonuna
kadar Sayıştay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. Uygulamada ilgili cetveller Şubat
ayı sonu itibariyle gönderilemediği gibi mali tabloların çıkarıldığı tarih itibariyle de
gönderilememektedir.
2018 mali yılına ilişkin İdare Taşınır Mal Yönetimi Ayrıntılı Hesap Cetveli İle İcmal
Cetveli henüz temin edilemediğinden 2018 yılı Bilançosunda konuya ilişkin tutarların
doğruluğu teyit edilememiştir.
Bu husus 2017 yılı Sayıştay Denetim Raporunda konu edilmiş ancak uygulama 2018
yılında da devam etmiştir.
Muhasebenin tahakkuk esaslı olması ile belgelendirme, dönemsellik ve tutarlılık
kavramlarının bir gereği olarak 150 İlk madde ve malzeme hesabı, 253 Tesis, Makine ve
cihazlar hesabı, 254 Taşıtlar hesabı ve 255 Demirbaşlar hesabına ilişkin işlemlerin
gerçekleştiği mali yıl muhasebe kayıtlarında yer almasının temin edilmesi, İdare Taşınır Mal
Yönetimi Ayrıntılı Hesap Cetveli ile İcmal Cetvelinin süresi içerisinde Sayıştaya
gönderilmesi gerekmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 26
Kamu idaresi cevabında; “Bakanlığımız yurtdışı teşkilatı yaklaşık 240 dış
temsilcilikten oluşmaktadır. Bu temsilciliklerimizin bir kısmı savaş, iç karışıklık ve yaygın
terör eylemlerinin hüküm sürdüğü ülkelerde yer almaktadır. Bir kısım yurtdışı
temsilciliklerimiz, ülke koşullarından kaynaklanan sorunlar, posta hizmetlerinin güvenilir
olmaması gibi sebeplerle, yapmış olduğu satın alma işlemlerine ilişkin 4. dönem mahsup
evraklarını, Maliye Bakanlığı ile zamanında varılan mutabakat çerçevesinde, müteakip yılın
Şubat ayı sonuna kadar muhasebeleştirilmek üzere Bakanlığımız Merkez Saymanlık
Müdürlüğüne iletmektedirler. Bu çerçevede, cari yıl içinde satın alma yoluyla edinilen
taşınırların muhasebeleştirilme işlemleri müteakip yılın ilk iki ayında da devam etmekte olup,
taşınır kayıtlarının tamamlanması bağlamında kesin hesap tarihinin 31 Aralık olarak esas
alınması ve İdare Taşınır Mal Yönetimi Ayrıntılı Hesap Cetveli ile İcmal Cetvelinin ilgili mali
yılı takip eden Şubat ayı sonuna kadar Sayıştay’a gönderilmesi yukarıda bahsekonu mücbir
sebeplerle fiilen mümkün olamamaktadır.
Öte yandan, Taşınır Mal Yönetmeliği’nin 35. Maddesi uyarınca, İdare Taşınır Mal
Yönetimi Ayrıntılı Hesap Cetveli ile Taşınır Mal Yönetim Hesabı İcmal Cetveli,
Bakanlığımızın bütçe kesin hesabının bir parçası olarak Makam Onayına sunulduktan sonra
Sayıştay ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’na iletilebilmektedir.
Taşınır Mal Yönetmeliğinin ilgili maddesinin eski halinde, söz konusu cetvellerin
“Mayıs ayının onbeşine kadar bütçe kesin hesap cetvelleri ile birlikte Sayıştay’a ve Maliye
Bakanlığına gönderilmesinin” öngörüldüğü yazım bilahare anılan Yönetmelikte yapılan
değişiklikle kaldırılmıştır. Bu nedenle, cetvellerin sadece kesin hesaba eklenmesi yoluna
gidildiği ve sehven ayrıca Sayıştay’a iletilmediği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda,
Yönetmelikte yapılan sözkonusu değişikliğin farklı yorumlanmasından kaynaklanan eksiklik
düzeltilmiş ve 2018 yılına ait cetveller bilahare Sayıştay'a gönderilmiş bulunmaktadır.”
denilmektedir.
Sonuç olarak; Kamu İdaresi Hesaplarının Sayıştaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri
ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslara göre Sayıştaya verilecek
defter ve belgeler arasında sayılan idare taşınır mal yönetimi ayrıntılı hesap cetveli ile icmal
cetvelinin ilgili mali yılı takip eden yılın Şubat ayı sonuna kadar Sayıştay Başkanlığına
gönderilmesi gerekirken söz konusu cetvellerin 21/05/2019 tarihi itibariyle Sayıştay
Başkanlığına geldiği anlaşılmaktadır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 27 Gönderilen söz konusu cetvellerin incelenmesinde; 150, 253, 254 ve 255 nolu hesaplar itibariyle idare taşınır mal yönetimi hesabı icmal cetvelinde yer alan gelecek yıla devreden tutarlarla bilançoda yer alan tutarlar arasında uyumsuzluk olduğu görülmektedir. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 15 Stoklar hesap grubuna ilişkin açıklamaların yer aldığı 86 ncı maddesinde stoklarla ilgili işlemlerin, 25 Maddi duran varlıklar hesap grubuna ilişkin açıklamaların yer aldığı 170 inci maddesinde de maddi duran varlıklarla ilgili işlemlerin mali yıl sona ermeden önce muhasebe birimine gönderilmesi ve muhasebeleştirilmesinin zorunlu olduğu hükümleri yer almakta, Taşınır Mal Yönetmeliği’nin Taşınır giriş ve çıkış işlemlerinin muhasebe birimine bildirilmesi başlıklı 30 uncu maddesinde de aynı hükme yer verilmektedir. Belirtilen hükümler uyarınca söz konusu hesaplara ilişkin işlemlerin zamanında yapılarak tablolar arasındaki gerekli denkliğin sağlanması gerekirken uygulamada söz konusu cetvelle bilanço arasında denkliğin sağlanamadığı anlaşılmaktadır. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak, taşınır işlemlerine ilişkin muhasebe kayıtlarında dönemsellik kavramına riayet edilmesi, Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda stoklar ve demirbaşlara ilişkin muhasebeleştirme işlemlerinin gerçekleştirilerek idare taşınır mal yönetimi hesabı icmal cetveli ile bilanço arasında denkliğin sağlanması ve söz konusu cetvellerin Kamu İdaresi Hesaplarının Sayıştaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslar uyarınca Şubat ayı sonuna kadar Sayıştay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. BULGU 2: Tahsisli Taşınmazlara Yapılan Değer Arttırıcı Harcamaların İlgili Taşınmazın Kayıtlı Değerine İlave Edilmemesi Bakanlıkça tahsisli taşınmazlara ilişkin olarak yapılan değer arttırıcı harcamaların ilgili taşınmazın kayıtlı değeri üzerine ilave edilmeden doğrudan giderleştirildiği görülmüştür. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin; 25 Maddi duran varlıklar hesap grubuna ilişkin işlemlerin açıklandığı 170 inci maddesinde; “Tahsis edilen taşınmazlara yapılan değer arttırıcı harcamalar, taşınmazın tahsis edildiği kamu idaresinin muhasebe hizmetini yürüten muhasebe birimince ilgili taşınmazın kayıtlı değeri üzerine ilave edilir. İlave edilen değer, taşınmazı tahsis eden kamu idaresine, bu kamu idaresince de muhasebe hizmetlerini yürüten muhasebe birimine kayıtlara alınmak üzere bildirilir.”; 252 Binalar hesabının işleyişinin açıklandığı 176 ncı maddesinde; “Binalar hesabında kayıtlı binaların
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 28 iyileştirilmesi, ömrünün uzatılması veya veriminin arttırılmasına ilişkin olarak bütçeye gider kaydıyla yapılan harcama tutarları, bir taraftan bu hesaba borç, 103-Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabı, 325-Nakit Talep ve Tahsisleri Hesabı veya ilgili diğer hesaplara alacak; diğer taraftan 830-Bütçe Giderleri Hesabına borç, 835-Gider Yansıtma Hesabına alacak kaydedilir.” denilmektedir. Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün 47 no’lu Genel Tebliği’nin “Amortisman ve tükenme payı süre ve oranları” başlıklı 6 ncı maddesinin 2 nci ve 3 üncü fıkrasında; 13/9/2006 tarihli ve 2006/10970 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’te yer alan taşınmazlardan 34.000,00 TL’yi aşmayanlar için amortisman oranın %100 olarak belirlendiği, bu taşınmazlar için yapılan harcamalardan söz konusu tutarı aşanların ise değer artırıcı harcama olarak kabul edileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Belirtilen hükümlere göre, taşınmazların ekonomik faydasının artırılması amacını taşıyan ve değeri 34.000,00 TL’yi aşan harcamaların değer arttırıcı harcama olarak kabul edilerek ilgili varlığın kayıtlı değeri üzerine ilave edilmesi gerekmektedir. Uygulamada, söz konusu harcamaların 630 Giderler hesabına kaydedilmek suretiyle doğrudan giderleştirildiği tespit edilmiştir. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ve Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği uyarınca tahsisli taşınmazlara ilişkin olarak yapılan değer arttırıcı harcamaların ilgili taşınmazın kayıtlı değeri üzerine ilave edilmesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; “Bakanlığımıza tahsisli taşınmazlara yapılan değer artırıcı harcamaların ilgili taşınmazların kayıtlı değerine ilave edilebilmesi amacıyla, bu harcamalara ilişkin ayrıntılı bilgilerin Dışişleri Bakanlığı Merkez Saymanlığına (DSAY) ve Muhasebe Denetim Dairesi Başkanlığına (MDDB) gönderilmesi usul haline getirilecektir.” denilmektedir. Sonuç olarak; Tahsisli taşınmazlara yapılan değer artırıcı harcamaların ilgili taşınmazların kayıtlı değerine ilave edilmesine yönelik çalışmaların usul haline getirileceği belirtilmekte ise de söz konusu çalışmaların bilançoda 252, faaliyet sonuçları tablosunda da 630 nolu hesap itibariyle oluşan hatayı düzeltici etkisi bulunmamaktadır. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ve Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği uyarınca tahsisli taşınmazlara ilişkin olarak yapılan değer arttırıcı harcamaların ilgili
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 29 taşınmazın kayıtlı değeri üzerine ilave edilmesi gerekmekte olup bu hususla ilgili olarak idarece yapılan işlemlerin takibi denetim faaliyetleri kapsamında yapılacaktır. BULGU 3: Kiralanan Gayrimenkullere Yapılan Değer Arttırıcı Harcamaların Özel Maliyetler Hesabında İzlenmemesi Bakanlığın özellikle yurtdışında kiraladığı gayrimenkullerin iktisadi değerini, ekonomik ömrünü arttırıcı mahiyette yaptığı giderler ile gayrimenkulün kullanımı için yaptığı ancak kira süresinin sonunda mal sahibine bırakacağı varlıkları 264 Özel maliyetler hesabında izlemediği görülmüştür. Merkezî Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 264 Özel maliyetler hesabının niteliğinin açıklandığı 198 inci maddesinde; “Özel maliyetler hesabı, kiralanan gayrimenkullerin geliştirilmesi veya ekonomik değerinin kalıcı olarak arttırılması amacıyla yapılan giderler ile bu gayrimenkullerin kullanılması için yapılıp kira süresinin sonunda mal sahibine bırakılacak olan varlıkların izlenmesi için kullanılır.” denilmektedir. Özel maliyetler hesabının işleyişi ile ilgili olarak söz konusu Yönetmeliğin 199 uncu maddesinde; “Özel maliyetler hesabına ilişkin borç ve alacak kayıtları aşağıda gösterilmiştir: a) Borç
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 30 Belirtilen yönetmelik hükümlerinden, Bakanlığın kiraladığı gayrimenkul üzerinde normal bakım onarım, tamirat, temizleme vb giderler dışında gayrimenkulün iktisadi değerini, ekonomik ömrünü arttırıcı mahiyette yaptığı giderler ile gayrimenkulün kullanımı için yaptığı ancak kira süresinin sonunda mal sahibine bırakacağı varlıkları 264 Özel maliyetler hesabında izlemesi ve amortisman ayırması gerektiği anlaşılmaktadır. Uygulamada, Bakanlığın özellikle yurtdışında kiraladığı ve hizmete elverişli hale getirmek için söz konusu gayrimenkulün üzerinde yaptığı gayrimenkulü geliştirici veya değerini arttırıcı harcamaları ile sonradan mal sahibine terk edeceği varlıkları 264 Özel maliyetler hesabında izlemediği tespit edilmiştir. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği hükümleri uyarınca, kiralanan gayrimenkullerin geliştirilmesi veya ekonomik değerinin kalıcı olarak arttırılması amacıyla yapılan giderler ile bu gayrimenkullerin kullanılması için yapılıp kira süresinin sonunda mal sahibine bırakılacak olan varlıkların 264 Özel maliyetler hesabında izlenmesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; “Bakanlığımızca kiralanan taşınmazlara yapılan değer artırıcı harcamaların özel maliyetler hesabında izlenebilmesi amacıyla, bu harcamalara ilişkin ayrıntılı bilgilerin Dışişleri Bakanlığı Merkez Saymanlığına (DSAY) ve Muhasebe Denetim Dairesi Başkanlığına (MDDB) gönderilmesi usul haline getirilecektir. Kiralanan gayrimenkullerin kira sözleşmelerinin çoğunda mülkte ihtiyacımıza uygun bir tadilat işlemi yapılmışsa, mülkün sözleşme bitiminde eski haline dönüştürülmesine ilişkin hüküm yer almaktadır. Bununla birlikte, temsilciliklerimizce imzalanmış kira sözleşmelerinin hangilerinde tarafımızca binada yapılan değer artırıcı veya binanın ömrünü artırıcı değişikliklerin, sözleşme sonunda mülk sahibine bırakılacağına dair bir hükmün yer aldığının tespit edilebilmesi için ayrı bir çalışma yapılması gereklidir.” denilmektedir. Sonuç olarak; Kiralanan taşınmazlara yapılan değer artırıcı harcamaların özel maliyetler hesabında izlenebilmesine yönelik çalışmaların usul haline getirileceği belirtilmekte ise de söz konusu çalışmaların bilançoda 264, faaliyet sonuçları tablosunda da 630 nolu hesap itibariyle oluşan hatayı düzeltici etkisi bulunmamaktadır. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği hükümleri uyarınca, kiralanan gayrimenkullerin geliştirilmesi veya ekonomik değerinin kalıcı olarak arttırılması amacıyla
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 31 yapılan giderler ile bu gayrimenkullerin kullanılması için yapılıp kira süresinin sonunda mal sahibine bırakılacak olan varlıkların 264 Özel maliyetler hesabında izlenmesi gerekmekte olup bu hususla ilgili olarak idarece yapılan işlemlerin takibi denetim faaliyetleri kapsamında yapılacaktır. BULGU 4: Yapımı Devam Eden Bazı Yapım İşlerinin Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabına Kaydedilmemesi ve Yapımı Tamamlananların Bu Hesaptan İlgili Varlık Hesaplarına Aktarılmaması Bakanlığın yapımı devam eden bazı yapım işlerine ilişkin ödemelerin 258 Yapılmakta olan yatırımlar hesabına alınmadan doğrudan giderleştirildiği veya varlık hesabına kaydedildiği, 258 nolu hesapta izlenen yapım işlerinden bazılarının geçici kabulünün yapılmış olmasına rağmen, ilgili duran varlık hesabına aktarılmayarak 258 nolu hesapta izlenmeye devam edildiği görülmüştür. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 258 Yapılmakta olan yatırımlar hesabına ilişkin “Hesabın niteliği” başlıklı 187 nci maddesinde; “Yapılmakta olan yatırımlar hesabı; kamu idarelerine ait yapımı süren maddi duran varlıklar için yapılan her türlü madde ve malzeme ile işçilik ve genel giderlerin, geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hâllerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarihte, diğer hâllerde işin fiilen tamamlandığını gösteren belgenin düzenlendiği tarihte, ilgili maddi duran varlık hesabına aktarılıncaya kadar izlenmesi için kullanılır.” denilmekte ve 188 inci maddesinde de söz konusu hesabın işleyişi açıklanmaktadır. Belirtilen mevzuat hükmüne göre yapımı devam eden yapım işlerine ilişkin ödemelerin 258-Yapılmakta olan yatırımlar hesabında izlenmesi, yapıma ilişkin geçici kabul işlemleri gerçekleştirildiğinde ise ilgili varlık hesabına alınması gerekmektedir. Uygulamada; Bakanlığın yurtdışında yapımı devam eden yapım işlerinden bazılarının 258-Yapılmakta olan yatırımlar hesabında izlenmesi yerine doğrudan giderleştirildiği veya ilgili varlık hesabına kaydedildiği, geçici kabul işlemleri tamamlanan bazı yapım işlerinin ise geçici kabul tutanağının onaylanmasından sonra ilgili varlık hesabına alınması gerekirken yapılmakta olan yatırımlar hesabı’nda izlemeye devam edildiği tespit edilmiştir Yapımı devam eden veya tamamlanan yapım işlerine ilişkin kayıtların 258 nolu hesaba, ilgili varlık hesabına ve gider hesaplarına kayıt yapılmaması sonucu bilançoda ve faaliyet sonuçları tablosunda hataya neden olunmuştur.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 32 Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği uyarınca yapımı devam eden yapım işlerinin 258 nolu hesaba kaydedilmesi, yapımı tamamlanarak geçici kabulü yapılmış yapım işlerinin ise 258 nolu hesaptan ilgili duran varlık hesabına aktarılması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; “Bakanlığımızca yürütülmekte olan yapım işleriyle ilgili hakediş ödemelerinin “yapılmakta olan yatırımlar hesabına” kaydedilmeleri ve yapımı tamamlanarak geçici kabulleri yapılan binalara ilişkin mali değerlerin ilgili “duran varlık hesabına” aktarılarak izlenmesi amacıyla Dışişleri Bakanlığı Merkez Saymanlığına (DSAY) ve Muhasebe Denetim Dairesi Başkanlığına (MDDB) yazılı bilgi verilmesi usul haline getirilecektir.” denilmektedir. Sonuç olarak; Yürütülmekte olan yapım işleriyle ilgili hakediş ödemelerinin yapılmakta olan yatırımlar hesabına kaydedilmeleri ve yapımı tamamlanarak geçici kabulleri yapılan binalara ilişkin mali değerlerin ilgili duran varlık hesabına aktarılarak izlenmesine yönelik çalışmaların usul haline getirileceği belirtilmekte ise de söz konusu çalışmaların bilançoda 258, faaliyet sonuçları tablosunda da 630 nolu hesap itibariyle oluşan hatayı düzeltici etkisi bulunmamaktadır. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği uyarınca yapımı devam eden yapım işlerinin 258 nolu hesaba kaydedilmesi, yapımı tamamlanarak geçici kabulü yapılmış yapım işlerinin ise ilgili duran varlık hesabına aktarılması gerekmekte olup bu hususla ilgili olarak idarece yapılan işlemlerin takibi denetim faaliyetleri kapsamında yapılacaktır. BULGU 5: Bakanlığın Mali Tablolarında Bakanlıkla İlgili Olmayan Muhasebe Birimlerine Ait Verilerin Bulunması Bakanlığın bütün muhasebe işlemleri Dışişleri Bakanlığı Merkez Saymanlık Müdürlüğünce yürütülmesine ve diğer muhasebe birimlerinin Bakanlık muhasebe işlemlerine ilişkin veri girişi yetkileri olmamasına rağmen söz konusu birimlerce Dışişleri Bakanlığı kurumsal kodu kullanılarak kayıt oluşturulması sonucu Bakanlığın mali tablolarında hataya neden olunduğu görülmüştür. Bakanlığın mali tablolarına esas teşkil eden Birleştirilmiş Veriler Defterinde, Dışişleri Bakanlığı ile ilgili olmayan muhasebe birimlerinin (273 adet) Dışişleri Bakanlığı kurumsal kodu olan 11’i kullanmak suretiyle kayıt yaptığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla diğer muhasebe birimlerinin işlemlerini de içeren Birleştirilmiş Veriler Defteri kullanılarak hazırlanan mali tablolar, Bakanlığın faaliyetlerini ve mali durumunu tam ve doğru şekilde gösterememektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 33
Diğer idarelerin muhasebe birimlerinin Dışişleri Bakanlığı kurumsal kodunu
kullanmak suretiyle kayıt oluşturmasını önlemek bakımından Bakanlığın Hazine ve Maliye
Bakanlığı ile birlikte tedbir almasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Kamu idaresi cevabında; “Bakanlığımızla ilgili olmayan muhasebe birimlerine ait
verilerin mali tablolar içerisinde yer alması Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından muhasebe
kayıtlarının tutulduğu Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi üzerinden (MYS),
anılan Bakanlığa bağlı diğer muhasebe birimleri tarafından hatalı yapılan muhasebe
kayıtlarından oluşmaktadır.
Hatalı işlemler Strateji Geliştirme Başkanlığımız (STGB) tarafından önceden tespit
edilerek 06.11.2018 tarih ve 78216812-840-2018/14510045 sayılı yazımızla diğer muhasebe
birimleri tarafından yapılan muhasebe kayıtlarının engellenmesi ve mevcut hataların
düzeltilmesi ilgili Bakanlıktan talep edilmiştir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bağlı birimleri tarafından Net Değer-Sonuç Hesapları
dışındaki bazı hesaplarda gerekli düzeltme kayıtları tamamlanmıştır. Bu hususla ilgili olarak,
Birleştirilmiş Veriler Defteri üzerinde yapılan incelemede sonuç hesapları dışındaki
hesaplarda bakiye bulunmadığı tespit edilmiştir.
Konuyla ilgili hesap hareketleri düzenli takip edilerek varsa hatalı hesapların
düzeltilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Dışişleri Merkez Saymanlık Müdürlüğü
bilgilendirilmektedir.”
denilmektedir.
Sonuç olarak; Diğer muhasebe birimleri tarafından yapılan muhasebe kayıtlarının
engellenmesi ve mevcut hataların düzeltilmesinin ilgili Bakanlıktan talep edildiği ve Net
değer-sonuç hesapları dışındaki bazı hesaplarda gerekli düzeltme kayıtlarının tamamlandığı
belirtilmekte ise de Dışişleri Bakanlığı ile ilgili olmayan muhasebe birimlerinin Dışişleri
Bakanlığı kurumsal kodu olan 11’i kullanmak suretiyle kayıt yapmalarının önlenemediği
dolayısıyla diğer muhasebe birimlerinin işlemlerini de içeren Birleştirilmiş Veriler Defterinin
kullanılarak hazırlanan mali tabloların Bakanlığın faaliyetlerini ve mali durumunu tam ve
doğru şekilde gösteremediği anlaşılmaktadır. Diğer yandan Bakanlıkça yapılan çalışmaların
bilançoda 100, 102, 103,105,106,108, 109, 120, 140,255, 333, 325, 500, 510, 511, 519 nolu
hesaplar ile faaliyet sonuçları tablosunda 600 nolu hesap itibariyle oluşan hatayı düzeltici
etkisi bulunmamaktadır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 34 Diğer idarelerin muhasebe birimlerinin Dışişleri Bakanlığı kurumsal kodunu kullanmak suretiyle kayıt oluşturmasını önlemek için Bakanlığın gerekli tedbirleri almasının uygun olacağı değerlendirilmektedir. BULGU 6: Geçici Kabul Noksanları Kesintilerinin Emanetler Hesabına Kaydedilmemesi Bakanlığın sözleşmelerinde geçici kabul noksanı kesintisi yapılacağı belirtilen yurtdışı yapım işlerine ilişkin hakediş ödemelerinden yapılan geçici kabul noksanları kesintilerinin 333- Emanetler hesabına kaydedilmesi gerekirken hasılat hesabına gelir olarak kaydedildiği görülmüştür Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin; “333 Emanetler hesabı” başlıklı 262 nci maddesinde; “Emanetler hesabı, emanet olarak nakden veya mahsuben tahsil edilen tutarların izlenmesi için kullanılır.”, “Hesaba ilişkin işlemler” başlıklı 263 üncü maddesinde; “Emanetler hesabında kayıtlı paralardan nakden yapılan ödeme ve başka hesaplara aktarılan tutarlar ile başka bir muhasebe birimine gönderilenler için muhasebe işlem fişi düzenlenir. Emanete alınan para aynı kişiye geri ödeniyorsa ve emanete alınma sırasında kendisine alındı belgesi veya muhasebeleştirme belgesinin onaylı bir nüshası verilmişse, bu alındı belgesi veya muhasebeleştirme belgesinin onaylı nüshası geri alınarak muhasebe işlem fişine bağlanır. Emanet olarak alınan paralardan zamanaşımına uğramasından dolayı gelir kaydedilenlerle kanunen veya gönderilen haciz kararlarına dayanılarak muhasebe birimlerince tevkif edilen ve ilgili daire ve kurumlara ödenmesi gerekenler hariç olmak üzere, gerek parayı teslim edene gerekse istihkak sahibi sıfatıyla başkalarına verilmesi veya gelir kaydedilebilmesi için parayı teslim ettiren daire veya kurumca usulüne göre düzenlenmiş onaylı bordro, bildirim veya bu dairelerce paranın ilgililerine verilmesine ilişkin bir yazının ya da alındı belgesi arkasına yazılmış onaylı bir açıklamanın bulunması gerekir. Elçilik ve konsolosluklarda emanetlerden nakden ve mahsuben yapılan ödemelerde harcamaların ayrıntılı dökümünü gösterir onaylı bir listesi aranır. Bu harcamaların karşılığında ilgili kurum ve kişilerden alınan fatura veya benzeri kanıtlayıcı belgeler liste ekine bağlanır.”,
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 35 hükümleri yer almaktadır. Bakanlığın yurtdışı teşkilatı ile yükleniciler arasında imzalanan sözleşmelerin bazılarında özetle, geçici kabul noksanları için düzenlenen her hakedişte yapılan iş tutarının % 3’ü veya %5'ine karşılık gelen tutarın hakedişten kesileceği şeklinde hüküm bulunmakta olup bu hüküm uyarınca geçici kabul noksanları için hakedişlerden sözleşme ve eklerinde belirtilen oranda kesinti yapılmaktadır. Ancak Bakanlığın geliri olmayan, geçici kabul noksanı bulunan işlerde bu eksikliklerin tamamlanmasını müteakip geçici kabul onay tarihinden, geçici kabul noksanı bulunmayan işlerde geçici kabul onay tarihinden sonra yükleniciye ödenmesi gereken bu kesintilerin emanetler hesabına kaydedilmesi gerekirken 107 Elçilik ve konsoluluk nezdindeki paralar hesabına (hasılat hesabı) gelir olarak kaydedildiği tespit edilmiştir. Geçici kabul noksanları için hakediş ödemelerinden sözleşmeye istinaden yapılan kesintilerin Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği uyarınca 333 Emanetler hesabına kaydedilmesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; “Bakanlığımızın yurtdışındaki inşaat işleri içinde yapımı devam eden New York Yeni Türkevi inşaatı işine ve yapımı 30 Kasım 2018 tarihinde tamamlanan Edinburg Başkonsolosluğu kançılarya ve ikametgah binası onarımı işine ilişkin yüklenici firmalarla imzalanan sözleşmelerde, ABD ve Birleşik Krallık ülke mevzuatları çerçevesinde, yüklenici şirketlerden alınan kesin teminat mektuplarının (Türkevi yapım sözleşmesinde % 100, Edinburg yapım sözleşmesinde % 10 oranında) yanı sıra, her hakedişten ayrıca nakdi teminat kesintisi yapılmıştır (Türkevi yapım sözleşmesinde % 3, Edinburg yapım sözleşmesinde % 5 oranında). Sözkonusu nakdi kesintiler, ilgili Temsilciliklerimizce DSAY tarafından tüm yurtdışı teşkilatımıza gönderilen 3 Mayıs 2017 tarihli ve 1234963 sayılı genelge çerçevesinde konsolosluk hasılat hesabına yatırılmış ve her hakediş döneminde New York Başkonsolosluğumuz ve Edinburg Başkonsolosluğumuz tarafından konu hakkında DSAY’a resmi e-yazılarla düzenli olarak bilgi verilmiştir.” denilmektedir. Sonuç olarak; Yurtdışı teşkilatına gönderilen 03/05/2017 tarihli ve 1234963 sayılı genelge çerçevesinde konsolosluk hasılat hesabına yatırıldığı belirtilmekte ise de Bakanlığın geliri olmayan, geçici kabul noksanı bulunan işlerde bu eksikliklerin tamamlanmasını müteakip geçici kabul onay tarihinden, geçici kabul noksanı bulunmayan işlerde geçici kabul
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 36 onay tarihinden sonra yükleniciye ödenmesi gereken bu kesintilerin Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 262 nci maddesine göre 107 Elçilik ve konsolosluk nezdindeki paralar hesabına (hasılat hesabına) gelir olarak kaydedilmesi mümkün görülmemekte ve yapılan bu işlem neticesinde de bilançoda 107 ve 333 nolu hesaplar itibariyle hataya neden olunmaktadır. Bu itibarla geçici kabul noksanları için sözleşmeye istinaden hakediş ödemelerinden yapılan kesintilerin Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği uyarınca 333 Emanetler hesabına kaydedilmesi gerekmektedir. BULGU 7: Sözleşmeye Dayanılarak Girişilen Gider Taahhütlerinin Bazılarının Nazım Hesaplarda İzlenmemesi Sözleşmeye dayanılarak girişilen gider taahhütlerinde, taahhüt kayıtlarının tüm sözleşmeleri içerecek şekilde 920 Gider taahhütleri hesabı ile 921 Gider taahhütleri karşılığı hesabında izlenmediği görülmüştür. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin “92 Taahhüt hesapları” başlıklı 471 inci maddesinde; “(1) Taahhüt hesapları hesap grubu; yılı için geçerli sözleşmeler ile ertesi malî yıl veya yıllara geçerli olmak üzere yapılan sözleşmelere dayanılarak girişilen gider taahhütleri, mevzuatı gereğince bu tutarlara ilave edilen taahhütler ile bunlardan yerine getirilenler veya feshedilenlerin ve kamu-özel iş birliği modeli çerçevesinde girişilen taahhütler, bunlara yapılan ilaveler, fiyat güncellemeleri ile bunlardan yerine getirilenlerin sözleşme fiyatlarıyla izlenmesi için kullanılır…” Taahhüt hesap grubunun işlemlerinin açıklandığı 472 nci maddesinde de; “Gerek yılı için geçerli, gerekse ertesi malî yıl veya yıllara geçerli olmak üzere yapılan sözleşmelere dayanılarak girişilen gider taahhütleri, bunlara yapılan ilaveler ve fiyat farkı tutarları ile taahhüdün yerine getirilmesi dolayısıyla nakden veya mahsuben yapılan hakediş ödemeleri ve bu ödemelerden yapılan kesintiler, taahhüt tutarından yapılan eksiltmeler, kısmen veya tamamen bozulan sözleşmelere ilişkin taahhütler ve diğer bilgiler “Taahhüt Kartı”na (Örnek:44) kaydedilir.” 473 ve 475 inci maddelerinde 920 Gider taahhütleri hesabı ile 921 Gider taahhütleri karşılığı hesabının niteliği ile ilgili açıklamalar yer almakta olup; “(1) Gider taahhütleri hesabı, yılı için geçerli sözleşmeler ile ertesi malî yıl veya yıllara geçerli olmak üzere yapılan sözleşmelere dayanılarak girişilen ve mevzuatı gereğince bunlara ilave edilen taahhüt
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 37 tutarlarıyla bunlardan yerine getirilenler ve feshedilenlerin sözleşme fiyatlarıyla izlenmesi için kullanılır…”, “(1) Gider taahhütleri karşılığı hesabına, gider taahhütleri hesabına yazılan tutarlar kaydedilir…” denilmektedir. Gider taahhütleri hesabı, muhasebenin bilgi verme ve izleme fonksiyonunun gereği olarak Yönetmelikte nazım hesap niteliğinde düzenlenmiş olup bu hesapta yer alan taahhüt tutarları, idareler açısından sözleşmelere dayanılarak girişilen gider taahhütlerini, mevzuatı gereğince bu tutarlara ilave edilen taahhütlerini, bunlardan yerine getirilenleri veya feshedilenlerini, bunlara yapılan ilaveleri, fiyat güncellemeleri ile bunlardan yerine getirilenlerini sözleşme fiyatlarıyla tutarlarının izlenmesini sağlar ve bütçe hazırlanması sırasında kalan taahhütler için ödenek tahminin doğru yapılmasını teminen dikkate alınması gerekir. Yapılan incelemelerde; sözleşmelere istinaden girişilen gider taahhütlerin bazılarının 920 ve 921 nolu nazım hesaplarda izlenmediği bu nedenle de bilanço dip notlarında hataya neden olunduğu tespit edilmiştir. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği'ne göre sözleşmeye bağlanarak girişilen gider taahhütlerinde 920 ve 921 nolu nazım hesaplara taahhüt kayıtlarının yapılması ve taahhüt kartlarının söz konusu Yönetmeliğe uygun olarak tutulması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; “Harcama birimleri tarafından, yılı için geçerli sözleşmeler ile ertesi mâli yıl ve yıllara geçerli sözleşmelere dayanılarak girişilen gider taahhütlerinin, Bakanlığımız yıllık Mâli Tabloları dipnot nazım hesaplarında yer verilmesi yasal zorunluluktur. 2018 yıllık mizanında, 920/921 kodlu hesaba ilişkin kayıtlar bulunmakla birlikte eksik kayıtların tamamlanması için harcama birimlerinin sözleşmeye dayanılarak yapmış oldukları taahhütlerinden, muhasebe kayıtlarına alınmamış olan tutarların tespit edilerek gereği için Dışişleri Bakanlığı Merkez Saymanlık Müdürlüğüne (DSAY) bildirmeleri Strateji Geliştirme Başkanlığımızın (STGB) 21.12.2018 tarih 22768992 sayı ve 15.05.2019 tarih 78216812-840- 2019/23412023-ACELE yazıları ile bildirilmiştir.” denilmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 38 Sonuç olarak; Eksik kayıtların tamamlanması için gerekli işlemlere başlandığı belirtilmekte ise de söz konusu çalışmaların bilanço dipnotlarında 920 ve 921 nolu hesaplar itibariyle oluşan hatayı düzeltici etkisi bulunmamaktadır. Sözleşmeye bağlanarak girişilen gider taahhütlerinde 920 ve 921 nolu nazım hesaplara taahhüt kayıtlarının yapılması ve taahhüt kartlarının söz konusu Yönetmeliğe uygun olarak tutulması gerekmekte olup bu hususla ilgili olarak idarece yapılan işlemlerin takibi denetim faaliyetleri kapsamında yapılacaktır. BULGU 8: Uluslararası Kuruluşlara Yapılan Katkı Taahhüt ve Ödemelerinin Nazım Hesaplarda İzlenmemesi Bakanlık tarafından uluslararası kuruluşlara yapılan katkı taahhüt ve ödemelerinin 932 ve 933 nolu nazım hesaplarda izlenmediği görülmüştür. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin “Nazım hesaplara ilişkin ilkeler” başlıklı 12 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde; “Kamu idarelerinin varlık, kaynak, gelir ve gider hesaplarının dışında, muhasebenin bilgi verme ve izleme görevi yüklediği işlemleri, muhasebe disiplini altında toplanması istenen işlemleri ile gelecekte doğması muhtemel hak ve yükümlülüklerine ilişkin işlemlerini izlemek üzere nazım hesaplar kullanılır.” denilmektedir. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin “932 Verilen taahhüt belgeleri hesabı” başlıklı 487 nci maddesinde de; “(1) Verilen taahhüt belgeleri hesabı, uluslararası kuruluşlara çağrılabilir sermaye karşılığı, sermaye paylarının değerlerinin korunması karşılığı, kullanılacak krediler karşılığı ve uluslararası kuruluşlara üyelik nedeniyle bu kuruluşların giderlerine katılım payı karşılığı olarak verilen taahhüt belgeleri ile yerine getirilen taahhütlerin izlenmesi için kullanılır.” denilmektedir. Aynı Yönetmelik’in 933 Verilen taahhüt belgeleri karşılığı hesabının düzenlendiği 490’ıncı maddesinde de, verilen taahhüt belgeleri karşılığı hesabına, verilen taahhüt belgeleri hesabına yazılan tutarların kaydedileceği belirtilmektedir. Bakanlık; uluslararası kuruluşlara üyelik nedeniyle katkı ve aidat gibi ödeme taahhütleri altına girmektedir. Ancak, Uluslararası kuruluşlara ödenen bu tutarlar taahhüt olarak hesaplarda izlenmediğinden; yalnızca yapılan giderler ölçüsünde mali tablolara yansımakta, kalan taahhüt miktarları ise bilançoda gösterilmemektedir. Söz konusu
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 39
taahhütlerin ilgili nazım hesaplara kaydedilmesi ve bu kapsamda yapılan ödemelerin de
hesaplara yapılacak ters kayıtlarla taahhütlerden düşülmesi gerekmektedir.
Yapılan incelemede, ödeme yükümlülüğü devam eden taahhütlerin anılan nazım
hesaplara alınmadığı, Bakanlık kayıtlarında 932 ve 933 nolu hesapların hiç kullanılmadığı
tespit edilmiştir.
Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği uyarınca muhasebenin bilgi verme ve izleme
görevlerini tam olarak yerine getirebilmesi için; uluslararası kuruluşlara yapılan taahhütlerin
932 Verilen taahhüt belgeleri hesabı ve 933 Verilen taahhüt belgeleri karşılığı hesabında
izlenmesi gerekmektedir.
Kamu idaresi cevabında; “Harcama birimleri tarafından, Uluslararası Kuruluşlara
Yapılan Katkı Taahhüt ve Ödemelerinin verilen taahhüt belgeleri ile yerine getirilen
taahhütlerinin Bakanlığımız yıllık Mâli Tabloları dipnot nazım hesaplarında yer verilmesi
yasal zorunluluktur.
Bu nedenle, taahhütlerin ilgili nazım hesaplarında izlenebilmesi için harcama
birimlerinin yapmış oldukları taahhütlerinden muhasebe kayıtlarına alınmamış olan tutarların
tespit edilerek gereği için Dışişleri Bakanlığı Merkez Saymanlık Müdürlüğüne (DSAY)
bildirmeleri, Strateji Geliştirme Başkanlığımızın (STGB) 15.05.2019 tarih ve 78216812-840-
2019/23412023-ACELE yazısı ile bildirilmiştir.
İlgi yazı çerçevesinde, Nato ve Avrupa-Atlantik Güvenlik ve Savunma İşleri Genel
Müdür Yardımcılığı tarafından 2019 yılı için 10 milyon ABD Doları ile 2020 yılı için 20
milyon ABD Doları taahhütlerinin bulunduğu Dışişleri Bakanlığı Merkez Saymanlık
Müdürlüğüne (DSAY) bildirilmiştir. Merkez Saymanlık Müdürlüğüne taahhüdün 932/933
hesaplara kaydı için MYS de tanımlı olmayan hesaplar için Hazine ve Maliye Bakanlığına
20.05.2019 tarihinde çağrı açılmış olup hesapların tanımlanmasını müteakip gerekli muhasebe
kayıtları yapılacağı bildirilmiştir.”
denilmektedir.
Sonuç olarak; Taahhütlerin ilgili nazım hesaplarda izlenebilmesi için gerekli
işlemlere başlandığı belirtilmekte ise de söz konusu çalışmaların bilanço dipnotlarında 932 ve
933 nolu hesaplar itibariyle oluşan hatayı düzeltici etkisi bulunmamaktadır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 40 Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği uyarınca uluslararası kuruluşlara yapılan taahhütlerin 932 ve 933 nolu hesaplarda izlenmesi gerekmekte olup bu hususla ilgili olarak idarece yapılan işlemlerin takibi denetim faaliyetleri kapsamında yapılacaktır. BULGU 9: Yurtdışı Misyonlara Gönderilen Avans ve Krediler ile Bunların Mahsuplarının Muhasebe Kayıtlarında Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinde Belirtilen Tarihteki Kurların Kullanılmaması İdarece, yurtdışı misyonların iş ve işlemlerinde kullanmak üzere ön ödeme niteliğinde gönderilmiş olunan tutarlar ile bunlardan yapılan harcamaların mahsuplarına ilişkin tutarların muhasebe kayıtlarında, Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nde belirtilen şekilde ön ödemenin verildiği tarihteki kurların esas alınması gerekirken, uygulamada ön ödemenin verildiği tarihten önceki ayın son gününün (ön ödemenin verildiği ayın ilk iş günü) merkez bankası döviz satış kuru esas alındığı görülmüştür. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 102 nci maddesinde 160 İş Avans ve kredileri hesabı’nın borç ve alacak kısmının işleyişine ilişkin açıklamalar yer almakta olup borç kısmı ile ilgili olarak 6, 7 ve 8 inci maddelerinde; “6) Yurtdışı teşkilatı bulunan kamu idarelerince mahallî giderlere harcanmak üzere yurtdışı teşkilatlarına gönderilen ön ödemeler verildiği tarihteki kur üzerinden bu hesaba borç, ilgisine göre 103-Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabı, 106-Döviz Gönderme Emirleri Hesabına ya da 325-Nakit Talep ve Tahsisleri Hesabına alacak kaydedilir. 7) Dışişleri Bakanlığı Muhasebe Birimince mahallî giderlere harcanmak üzere elçilik ve konsolosluklar hasılatından avans olarak ödenmesi bildirilen tutarlar, işlem tarihindeki kur üzerinden bu hesaba borç, 338-Konsolosluk Cari Hesabına alacak kaydedilir. 8) Yurtdışı teşkilatlarına gönderilen avanslardan harcanmayan kısmın başka bir gider kalemi için avansa dönüştürülmesi hâlinde; avans tutarı bu yönde talimat verildiği tarihteki kur üzerinden bu hesaba, varsa kur azalışından doğan fark 630-Giderler Hesabına borç, avansın gönderildiği tarihteki kur üzerinden hesaplanan tutarı bu hesaba, varsa kur artışından doğan fark 600-Gelirler Hesabına alacak kaydedilir.” hükümleri, Alacak kısmının işleyişinde ise; “2) Kamu idarelerinin yurtdışı teşkilatlarına gönderilen ön ödemelere ilişkin olarak muhasebe birimine gelen harcama belgeleri tutarı verildiği tarihteki kur üzerinden bir taraftan bu hesaba alacak, 630-Giderler Hesabı veya varlığa dönüştürülecek bir harcama
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 41 unsuru ise ilgili varlık hesabına borç; diğer taraftan 835-Gider Yansıtma Hesabına alacak, 830-Bütçe Giderleri Hesabına borç kaydedilir. 3) Elçilik ve konsolosluklara gönderilen ön ödemelerden iade edildiği bildirilenler, verildiği tarihteki kur üzerinden bu hesaba alacak, 107-Elçilik ve Konsolosluk Nezdindeki Paralar Hesabına borç kaydedilir. 4) Kamu idarelerinin yurtdışı teşkilatlarına gönderilen ön ödemelerden harcanmayan kısmın başka bir gider kalemi için avansa dönüştürülmesi hâlinde; avansın verildiği tarihteki kur üzerinden hesaplanan tutarı bu hesaba, varsa olumlu kur farkı 600-Gelirler Hesabına alacak, avans tutarı bu yönde talimat verildiği tarihteki kur üzerinden bu hesaba, varsa olumsuz kur farkı 630-Giderler Hesabına borç kaydedilir.” hükümleri yer almaktadır. Söz konusu hükümler uyarınca, yurtdışına gönderilen ön ödemelerin verildiği tarihteki kur üzerinden; aynı şekilde ön ödemelerden yapılan harcamaların mahsuplarının da ön ödemenin verildiği tarihteki kur üzerinden muhasebeye kaydedilmesi gerekmektedir. İdarece 160 İş avans ve kredileri hesabının muhasebe kayıtlarında, avansın verildiği tarihten önceki ayın son gününün (avansın verildiği ayın ilk iş günü) merkez bankası döviz satış kurunun esas alındığı, bunun gerekçesinin de Hazine ve Maliye Bakanlığının Merkez Bankasına yazdığı 12/05/1981 tarih ve 29724 sayılı Genel ve Katma Bütçeli Kuruluşların Yurt Dışındaki Memurlarının Ücret Transferi Hakkındaki yazısının olduğu görülmüştür. Söz konusu yazıda; “Maaş dışındaki diğer transfer taleplerinde, tedavi gideri, uluslararası kuruluşlara katılma payı ve devlet borçları vs. gibi belirli bir ayda transferi istenecek dövizin miktar ve cinsi bir önceki ayın en geç son iş gününe kadar bankanıza sayman ve veya mutemetlerce bildirilecektir. Bu dövizlerin transfer edilecek ayın ilk iş günündeki kurdan satışı yapılacaktır. Sayman ve mutemetlerde aynı günkü kurlardan tahakkuk yaparak ilgili ayı içinde Türk Liralarına Bankanıza gönderecekler ve satışı yapılmış dövizlerin transferi gerçekleştirilecektir.” denilmektedir. 01/01/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 49 uncu maddesine istinaden yayımlanan Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ile Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nde yapılan düzenlemeler karşısında yukarıda bahsi geçen Hazine ve Maliye Bakanlığı yazısının uygulanma imkanının bulunmadığı
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 42
değerlendirilmektedir.
Yurtdışı teşkilatlara gönderilen ön ödemelere ilişkin olarak 160 İş Avans ve Kredileri
Hesabına Yönetmelikte belirtilen şekilde kayıt yapılmadığından, kur farklarından doğan
olumlu ve olumsuz kur farklarının sırasıyla 600 Gelirler ve 630 Giderler Hesaplarına kayıt
edilmesinde de avans tarihiyle işlem tarihindeki kur’un esas alınması gerekirken avansın
verildiği tarihten önceki ayın son gününün (avansın verildiği ayın ilk iş günü) kuru ile işlem
tarihindeki kur arasındaki fark esas alınmaktadır.
Bakanlık Bütçesinden yapılan harcamaların önemli bir kısmının yurtdışı teşkilata ait
olduğu dikkate alındığında, işlemlerde kullanılacak döviz kurunun anılan Yönetmelik
hükümlerine uygun belirlenmemesi, 690 Faaliyet sonuçları hesabında yer alan tutarın
doğruluğunu etkilemektedir.
2017 yılı Sayıştay Denetim Raporunda bu hususa yer verilmesine rağmen uygulamaya
2018 yılında da devam edildiği görülmüştür.
Bakanlıkça, Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinde belirtilen şekilde ön
ödemenin verilmesi ve buradan yapılan harcamanın mahsubuna ilişkin muhasebe kayıtlarında
da ön ödemenin verildiği tarihteki kurların esas alınması gerekmektedir.
Kamu idaresi cevabında; “Yurtdışı temsilciliklerimiz harcamalarında kullanılmak
üzere tahsis edilen (döviz) ödeneklere ait avans/kredilerin TL cinsinden hesaplamalarında,
uygulamada karşılaşılacak muhtemel sorunlar nedeniyle Maliye Bakanlığı (mülga) tarafından
Merkez Bankasına gönderilen 12.05.1981 tarih ve 29724 sayılı yazı kapsamında bir önceki
ayın son günü kurları kullanılarak işlemler gerçekleştirilmektedir.
Sayıştay Başkanlığının 2017 yılı denetim raporunda da yer alan bulgu konusu,
Bakanlığımız tarafından (mülga) Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğüne
gönderilen 07.05.2018 tarih ve 78216812-840-2018/13808421 sayılı yazı ile yurtdışı
temsilciliklere avans/kredi göndermelerinde transfer tarihindeki günlük kurların uygulamada
yaratacağı sorunlar nedeniyle mevzuat düzenlemesi de göz önüne alınarak değerlendirilme
yapılması ve uygulamaya yönelik görüşlerinin bildirilmesi istenmiştir. Ancak bugüne kadar
henüz bir cevap alınamamıştır. Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde görüşmeler devam
etmekte olup alınacak cevap doğrultusunda işlemler tesis edilecektir.”
denilmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 43 Sonuç olarak; Yurtdışı temsilciliklerin harcamalarında kullanılmak üzere tahsis edilen (döviz) ödeneklere ait avans/kredilerin TL cinsinden hesaplamalarında, uygulamada karşılaşılacak muhtemel sorunlar nedeniyle Maliye Bakanlığı (mülga) tarafından Merkez Bankasına gönderilen 12/05/1981 tarih ve 29724 sayılı yazı kapsamında bir önceki ayın son günü kurları kullanılarak işlemler gerçekleştirildiği belirtilmekte ise de bulguda da belirtildiği üzere 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 49 uncu maddesine istinaden yayımlanan Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ile Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nde yapılan düzenlemeler karşısında söz konusu yazının uygulanma imkanının bulunmadığı değerlendirilmektedir. Diğer yandan bulgu konusuyla ilgili olarak Bakanlığın Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde girişimleri bulunmakla birlikte konuyla ilgili olarak ilerleme sağlanamadığı görülmektedir. Yurtdışı teşkilatlara gönderilen ön ödemelere ilişkin olarak 160 İş Avans ve Kredileri Hesabına Yönetmelikte belirtilen şekilde kayıt yapılmaması 600 Gelirler ve 630 Giderler Hesaplarına kaydedilecek kur farklarından doğan olumlu ve olumsuz fark tutarlarının hatalı belirlenmesine, dolayısıyla bilançoda 160, faaliyet sonuçları tablosunda da 600, 630 nolu hesaplar itibariyle hataya neden olunmaktadır. Bakanlıkça, Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 102 nci maddesinde belirtilen şekilde ön ödemenin verilmesi ve buradan yapılan harcamanın mahsubuna ilişkin muhasebe kayıtlarında da ön ödemenin verildiği tarihteki kurların esas alınması gerekmektedir. BULGU 10: Yurtdışı Tedavi Giderlerinin Ödenmesinde Mevcut Mevzuatın Uygulamadaki Sorunları Gidermede Yetersiz Kalması Yurtdışı temsilciliklerde görev ifa eden Bakanlık personeli ile bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin tedavi giderlerinin ödenmesinde, mevcut mevzuatın uygulamadaki sorunları gidermede yetersiz kaldığı görülmüştür. Sağlık yardımları Sosyal Güvenlik Kurumunca (SGK) karşılanan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yurt dışındaki tedavi işlemleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 66 ncı ve ek 4 üncü maddesi, Genel Sağlık Sigortası Uygulamaları Yönetmeliği’nin Beşinci Bölümü ile Sağlık Uygulama Tebliği'nin (SUT) 2.5 inci maddesi hükümlerine göre yürütülmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 44
Bu hükümlere göre, yurtdışında sağlanan sağlık hizmeti giderleri, öncelikle işveren
tarafından ödendikten sonra tedavi belgelerine dayanılarak işverence SGK'dan talep
edilmektedir. SGK tarafından karşılanacak tutar, yurtiçinde sözleşmeli sağlık hizmeti
sunucularına tedavinin yapıldığı tarihte ödenen en yüksek tutarı geçemeyecektir. Bu tutarı
aşan kısım, işveren tarafından karşılanacaktır. Kamu kurumlarınca bedeli ödenecek sağlık
hizmetlerinin kapsamı, 5510 sayılı Kanun ve bu Kanuna istinaden yayımlanan yönetmelikler
ve SUT'a göre SGK tarafından ödenen sağlık hizmetleri ile sınırlıdır.
Anılan mevzuata istinaden uygulamada, yurtdışı tedavi ödemelerine ait evraklar önce
Bakanlık bünyesindeki Tedavi Şubesince mevcut SUT hükümleri çerçevesinde incelenerek,
kişi bazında tedavi bedellerinin ödenmesi mümkün olan kısmı tahakkuka bağlanmaktadır. Bu
defa aynı tedavi evrakı 5510 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesi uyarınca Türkiye rayici
ödemelerinin (SGK bütçesinden karşılanacak tutarların belirlenmesi işleminin)
yapılabilmesini teminen SGK'ya gönderilmektedir. SGK tarafından aynı tedavi evrakı aynı
amaca yönelik olarak tekrar incelendikten sonra rayiç bedel karşılıkları toplu ve tek bir tutar
olarak Bakanlığın bütçesine gelir kaydedilmek üzere gönderilmektedir. Yurtdışı tedavi gideri
karşılığı SGK tarafından ödenen bir yıllık rayiç bedel toplamı, Bakanlığın 2018 yılı için
ödediği tedavi giderlerinin yaklaşık yüzde %3 üne tekabül etmektedir.
Mevcut mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütülen yurtdışı tedavi giderlerinin
ödenmesinde, uygulamada aşağıda belirtilen bazı sorunlarla karşılaşılmaktadır:
a) Sağlık Uygulama Tebliği Kapsamında Yurtiçi Tedaviler İçin Öngörülmüş Olan
Tedavi Usullerinin Aynı Şekilde Yurtdışında Uygulanmasının Mümkün Olmaması
Kamu kurumlarınca bedeli ödenecek sağlık hizmetlerinin kapsamı, 5510 sayılı Kanun
ve bu Kanuna istinaden yayımlanan yönetmelikler ve SUT'a göre SGK tarafından ödenen
sağlık hizmetleri ile sınırlıdır. Ancak ülkemizdeki sağlık uygulamalarına göre hazırlanmış
olan SUT esasları, görev yapılan ülkelerin mevzuatlarıyla ve ülke uygulamaları ile
örtüşmemektedir. Temsilciliklerimizin bulunduğu ülkelerin sağlık mevzuatı, tedavi ve ilaç
uygulamaları ile bu uygulamalara ait belge dokümantasyonunda ciddi farklılıklar
bulunmaktadır.
Örneğin, SUT'a göre bedeli ödenecek ilaçlar listesinde yer almayan bir ilacın bedelinin
ödenmesi mümkün değildir. Fakat görev ifa edilen ülkenin sağlık mevzuatındaki ilaç
uygulamalarındaki farklılıklar ve ilaç etkin madde vb. sınıflandırmalarının ülkemizdeki ilaç
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 45 sınıflandırmasıyla örtüşmemesinden kaynaklanan sebepler yüzünden bazı ilaç bedelleri ödenememektedir. Aynı şekilde, SUT'a göre ayaktan tedavilerde hastanın aynı sağlık kurumuna acil servis başvuruları hariç olmak üzere 10 gün içindeki aynı uzmanlık dalına başvurusu faturalandırılamaz iken görev ifa edilen ülkenin sağlık mevzuatında böyle bir hükmün bulunmaması tedavi giderinin ödenmesinde sıkıntı yaratmaktadır. b) Bakanlık ve Sosyal Güvenlik Kurumu arasında, Yurtdışı Tedavi Evrakının İncelenmesi ve Tedavi Giderlerinin Ödenmesi Süreçlerinde Eşgüdümü Mümkün Kılacak Bir Mekanizmanın Kurulmamış Olması Bakanlıkça kişi bazında yapılan tedavi ödemelerinin rayiç bedel karşılıklarının Bakanlığın bütçesine gelir kaydedilmek üzere SGK tarafından topluca gönderilmesi nedeniyle, SGK'nın kişi bazında hangi sağlık hizmeti için ne miktarda rayiç bedel ödediği tespit edilememektedir. Bu durum, kişi bazında hangi sağlık hizmetlerinin karşılandığı hususunda SGK tarafından ayrıntılı bilgi verilememesi nedeniyle, tedavi yardımından faydalanan kişi tarafından ödenmesi gereken bazı sağlık hizmetlerinin Bakanlık tarafından karşılanabilmesine yol açmaktadır. Bu itibarla, yurtdışı tedavi evrakı üzerinde Bakanlık ve SGK tarafından aynı amaca yönelik inceleme yapılmakla birlikte her iki kurum farklı sonuçlar elde edilebilmektedir. Her iki kurum tarafından yapılan ödemelerin SUT hükümleri dahilinde uyumlu olup olmadığının tespitine yönelik çalışmalar, aralarında eşgüdümü sağlayacak bir mekanizmanın mevcut olmaması nedeniyle mümkün bulunmamaktadır. c) Mevzuatta Yurtdışı Tedavi Giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumunun Karşıladığı Türkiye Rayici Tutarını Aşan Kısmının Tamamının İşveren Tarafından Karşılanmasına İzin Verildiği Halde, Tedavi Giderlerinin Yukarı Doğru Kontrolsüz Artışını Önleyici Tedbirlerin Bulunmaması Mevcut mevzuata göre, yurtdışında sağlanan sağlık hizmetlerinin SGK tarafından karşılanacak bedelleri, yurtiçinde sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularına tedavinin yapıldığı tarihte ödenen en yüksek tutarı geçemeyecektir. Bu tutarı aşan kısım, işveren tarafından karşılanacaktır. Bu tür bir düzenleme, SGK tarafından karşılanacak bedeli aşan kısmın, üst tavan olmaksızın ilgili kurum tarafından ödenmesi sonucunu doğurduğu gibi aynı ülke için dahi benzer tedaviler için birbirinden çok farklı tedavi faturalarının ödenmesine yol açabilmektedir. Mevzuatta, ülkeler bazında tedavi giderleri ile ilgili parasal üst limit konulması veya
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 46
kişilerden yüzdelik bazda katılım payı alınması gibi tedavi giderlerinin yukarı doğru
kontrolsüz artışını ortadan kaldırmaya yönelik önleyici tedbirlerin bulunmaması, Bakanlığın
tedavi giderlerinin artışına sebep olmaktadır.
Yurtdışı tedavi uygulamalarıyla ilgili olarak ortaya çıkan eksikliklerin ancak ilgili
mevzuatta değişiklikler yapılmak suretiyle düzeltilebileceği düşünülmektedir. 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na 23/07/2010 tarihinde eklenen Ek 4’
üncü Maddesi Yurtdışı Tedavi Yönetmeliği'nin çıkarılmasına cevaz vermekte ve bu
yönetmeliğin Maliye Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde, Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma
Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından müştereken çıkarılması gerektiği
hükmü yer almaktadır. Bununla birlikte, aradan geçen süre zarfında ilgili kurumların bir araya
gelmeleri suretiyle bir çalışma yürütmedikleri görülmüştür.
Bu husus 2015 ila 2017 yılı Sayıştay Denetim Raporlarında konu edilmiş ancak bir
ilerleme sağlanamamıştır.
Mevcut mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütülen yurtdışı tedavi giderlerinin
ödenmesinde, uygulamada karşılaşılan sorunların giderilmesini teminen gerekli düzenlemenin
yapılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Kamu idaresi cevabında; “A) SUT Kapsamında Yurtiçi Tedaviler İçin Öngörülmüş
Olan Tedavi Usullerinin Aynı Şekilde Yurtdışında Uygulanmasının Mümkün Olmaması,
(B) Bakanlık ve SGK Arasında, Yurtdışı Tedavi Evrakının İncelenmesi ve Tedavi
Giderlerinin Ödenmesi Süreçlerinde Eşgüdümü Mümkün Kılacak Bir Mekanizmanın
Kurulmamış Olması,
(C) Mevzuatta Yurtdışı Tedavi Giderlerinin SGK' nın Karşıladığı Türkiye Rayici
Tutarını Aşan Kısmının Tamamının İşveren Tarafından Karşılamasına İzin Verildiği Halde,
Tedavi Giderlerinin Yukarı Doğru Kontrolsüz Artışını Önleyici Tedbirlerin Bulunmaması",
başlıkları altında yer alan hususlar hakkında görüş ve değerlendirmelerimiz izleyen
maddelerde takdim kılınmaktadır.
Ülkemizdeki sağlık uygulamalarının esaslarını belirleyen ve aynı zamanda yurtdışı
temsilciliklerimizde görevli genel sağlık sigortalılarının (memur ve sözleşmeli personel)
tedavi giderlerinin ödenmesinin yasal dayanağı olan mevzuatımız ile temsilciliklerimizin
bulunduğu ülke mevzuatlarının farklılık arzetmesi nedeniyle ortaya çıkan ve Sayıştay
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 47
Başkanlığı' nın 2018 yılı Denetim Raporu'nda yer alan tespitler Bakanlığımızca da
paylaşılmaktadır.
Mevzuat kaynaklı sorunların çözümüne yönelik olarak, yurtdışındaki mahalli
uygulamaların da dikkate alındığı; kişilerin sağlık hizmetine ulaşımını kolaylaştırmakla
birlikte, kamu yararının gözardı edilmediği; usul ve esaslar bakımından uygulanabilirliği olan,
esasen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Ek 4. maddesinin
9. Fıkrasında yasal dayanağı bulunan, "Yurtdışı Tedavi Yönetmeliği"nin Hazine ve Maliye
Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde, ilgili kurumların katkılarıyla hazırlanarak hayata
geçirilmesi önem arzetmektedir. Konuya ilişkin olarak, Bakanlığımızca 2015 ve 2017
yıllarında Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’ne gönderilen yazılarımıza ve ayrıca bu
yöndeki şifahi girişimlerimize yanıt alınamamıştır. Anılan Genel Müdürlüğün yetkilerinin bir
kısmı yeni kurulan Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’na devredilmiştir. Konu
hakkında şifahen temas edilen Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve
Maliye Bakanlığı Muhasebat ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğündeki muhataplarımız, yetki
devri sonrası Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndaki yeniden yapılanmanın tamamlanmasını
takiben konunun ele alınmasının yerinde olacağını beyan etmişlerdir.
Öte yandan, 2018 yılı Sayıştay Başkanlığı Denetim Raporu'nda Bakanlığımız ve SGK
arasında yurtdışı tedavi evrakının incelenmesi ve tedavi giderlerinin karşılanması sürecinde
kurumlar arasında eşgüdümü sağlayacak sağlıklı işleyen bir mekanizmanın bulunmadığı
belirtilmektedir. İki kurum arasında sürekli bir mekanizma kurulmamış olmakla beraber
tereddüt hasıl olan evrak bazında SGK'dan görüş alınmaktadır. Esasen mevcut tecrübelerimiz
ışığında, böyle bir mekanizmanın, uygulamada istenen sonucu vermeyebileceği
düşünülmektedir. Zira, eşgüdüm sağlanmış olsa dahi, yurtiçi sağlık uygulamalarına göre
düzenlenmiş olan mevcut mevzuatın yetersizliği nedeniyle, yurtdışı tedavi evrakını inceleme
usul ve esasları bakımından, kurumlar arasında mutlak bir uyum ve mutabakat sağlanması
imkan dahilinde görülmemektedir. Bu itibarla, çıkarılacak yönetmelikle birlikte, eşzamanlı
olarak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 66. maddesinin
yeniden düzenlenerek; SGK tarafından rayiç bedel ödenmesine ilişkin uygulamanın
kaldırılması ve yurtdışı tedavi giderlerinin eski mevzuatta olduğu gibi kurumların münhasıran
kendi bütçelerinden karşılanması imkanının (uygulama kamuya ilave bir yük getirmeyecektir)
getirilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 48
Sağlık harcamaları için parasal üst limit belirlenmesi veya kişilerden yüzdelik bazda
katkı payı alınması gibi tedavi giderlerinin yukarı doğru kontrolsüz artışını önleyici tedbirlerin
alınmasının da ancak “Yurtdışı Tedavi Yönetmeliği”nin hazırlanmasıyla mümkün hale
gelebileceği düşünülmektedir.
Öte yandan tedavi bütçemizin her yıl ortalama %25 ila %30’luk bölümü ABD’deki
temsilciliklerimizin personeli için sarf edildiğinden bu ülkedeki sağlık harcamalarından
tasarruf sağlayacak özel sigorta imkânları araştırılmıştır. ABD’deki özel sigorta primlerinin
mevzuatımıza göre ödenebilecek azami tutardan yüksek olması ve poliçelerin personelin
mağduriyetine yol açacak kısıtlamalar içermesi nedeniyle bu çalışmadan sonuç alınamamıştır.
Tedavi giderlerinin yine Bakanlığımızca karşılanacağı, ancak faturalandırma
aşamasında sağlık kuruluşlarından daha uygun ücretlere hizmet temin etmekte olan sigorta
şirketlerinin aracılığına başvurulacağı alternatif bir çalışma kapsamında, bu şirketlere
ödenmesi gereken hizmet bedelinin ne şekilde karşılanabileceğine ilişkin olarak görüş istenen
Maliye Bakanlığından yazılı ve şifahi girişimlerimize bir yanıt alınamamıştır. (Bütçe ve Mali
Kontrol Genel Müdürlüğü’nü muhatap 01.06.2017 tarihli ve 12207679 sayılı yazımız.)”
denilmektedir.
Sonuç olarak; Bulgu konusu hususlarla ilgili olarak Bakanlığın girişimleri
bulunmakla birlikte konuyla ilgili olarak ilerleme sağlanamadığı görülmektedir.
Mevcut mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütülen yurtdışı tedavi giderlerinin
ödenmesinde; Sağlık Uygulama Tebliği Kapsamında yurtiçi tedaviler için öngörülmüş olan
tedavi usullerinin aynı şekilde yurtdışında uygulanmasının mümkün olmaması, bakanlık ve
sosyal güvenlik kurumu arasında, yurtdışı tedavi evrakının incelenmesi ve tedavi giderlerinin
ödenmesi süreçlerinde eşgüdümü mümkün kılacak bir mekanizmanın bulunmaması, yurtdışı
tedavi giderlerinin yukarı doğru kontrolsüz artışı gibi uygulamada karşılaşılan sorunların
giderilmesini teminen gerekli düzenlemelerin yapılmasının uygun olacağı
değerlendirilmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 49 BULGU 11: Özlük Hakları 375 Sayılı KHK’nin Ek 10 uncu Maddesinin Birinci Fıkrasının (c) Bendi Gereğince III Sayılı Cetvele Göre Ödenen Personelden SGK Kesintileri 5510 Sayılı Kanuna Göre Hesaplananların Pirime Esas Özel Hizmet Tazminatlarının Hatalı Tespit Edilmesi Merkezde görev yapan meslek memurları, konsolosluk ve ihtisas memurları ile iç denetçilerin özlük hakları, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 375 sayılı KHK’ye ilave edilen Ek 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükmü gereğince III sayılı cetvelde kadro derecelerine göre belirlenmiş olan ücret ve tazminat gösterge rakamlarının aylık katsayı ile çarpılması sonucunda bulunan tutar üzerinden ödenmektedir. Özlük haklarını bu şekilde alanlardan SGK kesintisi açısından 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine tabi olanların prim matrahlarının belirlenmesinde özel hizmet tazminatları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesine istinaden Bakanlar Kurulunca yayımlanan ve 2018 yılında da uygulanmasına devam olunan 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Kararın özel hizmet tazminatına ilişkin II sayılı Cetvelin (D) Dışişleri Meslek Memurları İle Konsolosluk ve İhtisas Memurları kurumsal listesi ile (B) Denetim Hizmetleri 2/a sırasında belirtilen oranlar esas alınarak hesaplanmıştır. Oysa bu oranlar yerine 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 80 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendinde belirtilen 657 sayılı Kanunun 152 nci maddesinin “II- Tazminatlar” kısmının “A- Özel Hizmet Tazminatı” bölümünün (ğ) bendi ile “F- Denetim Tazminatı” bölümünün (b) bendinde yer alan tazminatların esas alınması gerekmektedir. SGK kesintisi açısından 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine tabi olanların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceğinin düzenlendiği 80 inci maddenin üçüncü fıkrasında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen tazminata ilişkin olarak aşağıdaki hükme yer verilmiştir. “Bu Kanuna göre ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanların prime esas kazançlarının hesabında; a) Aylıklarını personel kanunlarına göre alan sigortalılar için; … 3)… 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca (bölge, kurum, birim, çalışma mahalli, görevin niteliği ve benzeri kriterlere dayalı olarak asıl tazminatlara ilave, ek veya ayrıca ödenen tazminatlar hariç) ödenen tazminatlar (375 sayılı
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 50 Kanun Hükmünde Kararname eki (III) sayılı Cetvelin 1 inci ve 2 nci sıralarında sayılanlar ile düzenleyici ve denetleyici kurumların emsali personeli için, 152 nci maddenin “II- Tazminatlar” kısmının “A- Özel Hizmet Tazminatı” bölümünün (ğ) bendi ile “F- Denetim Tazminatı” bölümünün (b) bendinde yer alan tazminatlar esas alınır), 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 17 nci maddesinin (A) bendinde yer alan cetvelde belirtilen oranlar üzerinden ödenen hizmet tazminatı (28/2/1982 tarihli ve 2629 sayılı Kanun ile 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Kanuna göre tazminat veya üniversite ödeneği alanların sadece rütbelerinin karşılığı hizmet tazminatları), 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 12 nci maddesi uyarınca ödenen üniversite ödeneği, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ödenen ek ödeme, (1)… esas alınır. …” Bununla beraber, 15/01/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 666 sayılı KHK’nın uygulamasını göstermek üzere, Maliye Bakanlığınca hazırlanan ve 1 Ocak 2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 161 seri nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinin “B) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 10 uncu Maddesi Uyarınca Ödenecek Ücret ve Tazminata İlişkin Açıklamalar” kısmında da 375 sayılı KHK eki III sayılı cetvele göre özlük hakkı ödenenlerden 5510 sayılı Kanun hükümlerine tabi olanların SGK kesintisi açısından esas alınacak özel hizmet tazminatlarına ilişkin olarak aynı ifadelere yer verilmiştir. Tebliğde söz konusu ifade; “Söz konusu ücret ve tazminatlar, ek 10 uncu madde kapsamında bulunan ve ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerde belirlenen ücret ve tazminatlardan yararlananların sosyal güvenlik primine esas kazançlarının veya emekli keseneğine esas aylıklarının hesabında dikkate alınmayacak, bunların prime esas kazançları veya emekli keseneğine esas aylıkları 15/1/2012 tarihinden önce olduğu gibi 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile anılan Kanunun geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa göre tespit edilmeye devam edilecektir. Ancak, 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendinin uygulanmasında, ekli (III) sayılı Cetvelin 1 inci ve 2 nci sıralarında sayılanlar ile düzenleyici ve denetleyici kurumların emsali personeli için, 657 sayılı Kanunun 152 nci maddesinin "II-Tazminatlar" kısmının "A- Özel Hizmet Tazminatı" bölümünün (ğ) bendi ile "F- Denetim Tazminatı" bölümünün (b) bendinde yer alan tazminatlar esas alınacaktır.” şeklindedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 51
Yukarıda belirtilen mevzuat düzenlemeleri çerçevesinde, 375 sayılı KHK eki III sayılı
cetvelin 1. ve 2. sırasında sayılanlardan SGK kesintisi açısından 5510 sayılı Sosyal Sigortalar
ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 80 inci maddesi üçüncü fıkrası hükümlerine tabi
olanların prime esas kazançlarının belirlenmesinde özel hizmet tazminatı açısından, maddede
zikredilen 657 sayılı Kanunun 152 nci maddesinin “II- Tazminatlar” kısmının “A- Özel
Hizmet Tazminatı” bölümünün (ğ) bendi ile “F- Denetim Tazminatı” bölümünün (b) bendinde
yer alan tazminatların esas alınması gerekmektedir.
Bu durumda, 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Kararın özel hizmet
tazminatına ilişkin II sayılı Cetvelin (D) Dışişleri Meslek Memurları İle Konsolosluk ve
İhtisas Memurları kurumsal listesi ile (B) Denetim Hizmetleri 2/a sırasında belirtilen ve kendi
durumlarına uyan oranların esas alınması mümkün değildir.
Kamu idaresi cevabında; Devlet memurlarının tabi olduğu “özel hizmet tazminatı” ile
“denetim tazminatı” 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili
hükümleri uyarınca, prime esas kazançların hesabında dikkate alınmaktadır. Sözkonusu
tazminatlara ilişkin oranlar, ilgililerden yapılacak prim kesintileri açısından sonuç doğurmakla
birlikte, 375 sayılı KHK’da 2012 yılında yapılan değişiklikler sonrasında, bu oranların
ilgililerin maaşlarına ilave bir getirisi olmamaktadır.
Bakanlığımız Merkez birimlerinde görev yapan şube müdürü ve daha alt kadro
unvanlarına (adaylar dâhil) sahip meslek memuru ile konsolosluk ihtisas memurlarına 375
sayılı KHK’nın ek 10’uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince anılan KHK’ya
ekli (III) sayılı cetvelden kadro derecelerine göre belirlenmiş olan göstergeler üzerinden ücret
ve tazminat (özel hizmet tazminatları hariç) ödemesi yapılmaktadır.
Özel hizmet tazminatı oranlarının üst limitleri 657 sayılı DMK’nın 152. Maddesinde
belirlenmiş olup, sözkonusu tazminatın memurların kadro dereceleri ile sınıf, unvan ve
öğrenim durumları itibariyle uygulanması ise her sene güncellenen 17.4.2006 tarih ve
2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’na göre yürütülmektedir. Ayrıca, anılan Bakanlar
Kurulu Kararı’nın 6. maddesinin 1. fıkrasında tazminatların ödenebilmesi için (II) ve (III)
sayılı cetvellerde gösterilen personelin, kadro unvanı ile kariyer ve yürüttüğü görevin
gerektirdiği hizmetleri fiilen yapmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.
375 sayılı KHK’nın eki (III) sayılı cetvelin 1. ve 2. Sıralarında Meslek Memurları ile
Konsolosluk ve İhtisas Memurlarıyla birlikte sayılıyor olmalarına karşın, başmüfettiş,
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 52
müfettiş, baş denetçi, denetçi, baş kontrolör, kontrolör, iç denetçi ve merkez teşkilatına ait
uzman kadrolarında bulunanlar ile bunların yardımcıları için 657 sayılı DMK’nın 152.
Maddesinde öngörülmüş bulunan özel hizmet tazminatı oranları, Meslek Memurları ile
Konsolosluk ve İhtisas Memurları için öngörülmüş bulunan özel hizmet tazminatı
oranlarından farklıdır. Keza, başmüfettiş, müfettiş, baş denetçi, denetçi, baş kontrolör,
kontrolör, iç denetçi ve merkez teşkilatına ait uzman unvanlı kadrolar için öngörülmüş
bulunan “Denetim Tazminatı” da esasen görev tanımalarının bir sonucu olarak, Dışişleri
Meslek Memurları ile Konsolosluk ve İhtisas Memurları için sözkonusu değildir. Öte
yandan, Dışişleri Uzman ve Yardımcıları ile İç Denetçiler Denetim Tazminatına tabidir.
Hal böyle olmakla birlikte, 5510 sayılı Kanun’un 80. Maddesinin üçüncü fıkrasında
aşağıda yazım yer almaktadır.
“Bu Kanuna göre ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
sigortalı olanların prime esas kazançlarının hesabında;
a) Aylıklarını personel kanunlarına göre alan sigortalılar için;
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 53
Buna koşut olarak, 152.Maddenin “F-Denetim Tazminatı” bölümü
incelendiğinde de, aynı maddenin “A-Özel Hizmet Tazminatı” başlıklı bölümünde yer
alan bentlerde sayılan kadro unvanlarından, sadece (e),(f),(g),(ğ),(h),(i) ve (j) bentlerinde
sayılanların denetim tazminatı kapsamına alındığı görülmektedir. Dışişleri Meslek
Memurları ile Konsolosluk İhtisas Memurlarının sayıldığı (l) bendi bunlardan biri
değildir.
Yukarıda maruz hususlar ışığında, her ne kadar 375 sayılı KHK’ya ekli (III) sayılı
cetvelde başmüfettiş, müfettiş, baş denetçi, denetçi, başkontrolör, kontrolör, iç denetçiler ve
merkez teşkilatına ait uzmanlarla birlikte sayılıyor olsalar da, Meslek Memurları ile
Konsolosluk ve İhtisas Memurlarının prime esas kazançlarının hesabında, esasen kanunen
müstahak olmadıkları “denetim tazminatı” oranlarının da dikkate alınmasının hukuka uygun
olmadığı değerlendirilmektedir.
Benzer şekilde, 657 sayılı DMK’nın 152. Maddesinin “II-Tazminatlar” kısmının
“A-Özel Hizmet Tazminatı” bölümünün (ğ) bendinde açıkça sayılmıyor olmaları
nedeniyle, (ğ) bendinde sayılan kadro unvanları için öngörülmüş bulunan özel hizmet
tazminatı oranlarının tespitinde temel alınmasının, Bakanlığımıza özgü bu kadro
unvanlarına ilişkin özel hizmet tazminatları 152. Maddede özel olarak ve ayrıca
belirlendiği cihetle, hukuken isabetli olmayacağı mütalaa edilmektedir.
Bu itibarla, 5510 sayılı Kanuna tabi Meslek Memurları ile Konsolosluk ve İhtisas
Memurlarının sigorta primine esas kazançlarının tespitinde, esasen bu kadro unvanlarının
müstahak bulunmadığı “denetim tazminatı”nın dikkate alınmaması; özel hizmet
tazminatlarında ise 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki (II) sayılı cetvelin
“Dışişleri Meslek Memurları ile Konsolosluk ve İhtisas Memurları” başlıklı (D) bölümündeki
oranların esas alınmasına dair mevcut uygulamanın devamının gerekli ve hukuka uygun
olduğu değerlendirilmektedir.
Bilindiği üzere, Genel Bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde görevli personelin maaş
hesaplamaları Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü
uhdesinde bulunan “Kamu Personel Harcamaları Yönetim Sistemi” (KPHYS) üzerinden
yapılmaktadır. Sistemin kurulum, işletim ve kullanımına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve
Maliye Bakanlığı’nca belirlenmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 54
Bakanlığımız harcama birimlerinde görevli personelin maaş hesaplamalarıyla ilgili
özlük haklarına ilişkin (kadro, derece-kademe, unvan, hizmet sınıfı, medeni durum, yabancı
dil vb.) ilişkin veri girişleri KPHYS’ye maaş şubemiz tarafından işlenmekte olup; Meslek
Memurları ile Konsolosluk ve İhtisas Memurlarının bilgileri (özel hizmet tazminatı dahil)
sistem tarafından otomatik olarak verilmektedir.
Diğer taraftan, Bakanlığımızdaki İç Denetçi, Dışişleri Uzman ve Yardımcıları ile Mali
Hizmetler Uzman ve Yardımcılarına ilişkin bilgileri sistem otomatik olarak hem Özel Hizmet
Tazminatı, hem de Denetim Tazminatı olarak vermektedir. Meslek ve Konsolosluk İhtisas
Memurlarına ise sistem tarafından sadece Özel Hizmet Tazminatı verilmekte, Denetim
Tazminatı verilmemektedir. Bakanlığımızca bu hususta sisteme müdahale edilmesi mümkün
olmamaktadır.
denilmektedir.
Sonuç olarak; 5510 sayılı Kanuna tabi Meslek Memurları ile Konsolosluk ve İhtisas
Memurlarının sigorta primine esas kazançlarının tespitinde, esasen bu kadro unvanlarının
müstahak bulunmadığı “denetim tazminatı”nın dikkate alınmaması; özel hizmet
tazminatlarında ise 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki (II) sayılı cetvelin
“Dışişleri Meslek Memurları ile Konsolosluk ve İhtisas Memurları” başlıklı (D) bölümündeki
oranların esas alınmasına dair mevcut uygulamanın devamının gerekli ve hukuka uygun
olduğu, Meslek ve Konsolosluk İhtisas Memurlarına ilişkin veri giriş işlemlerinin KPHYS’ne
maaş şubesi tarafından yapıldığı, özel hizmet tazminatının sistem tarafından otomatik olarak
belirlendiği, Bakanlığın bu hususa ilişkin sisteme müdahale etme şansının bulunmadığı
belirtilmektedir.
5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “…. (375 sayılı
Kanun Hükmünde Kararname eki (III) sayılı Cetvelin 1 inci ve 2 nci sıralarında sayılanlar ile
düzenleyici ve denetleyici kurumların emsali personeli için, 152 nci maddenin “II-
Tazminatlar” kısmının “A- Özel Hizmet Tazminatı” bölümünün (ğ) bendi ile “F- Denetim
Tazminatı” bölümünün (b) bendinde yer alan tazminatlar esas alınır.)” hükmünün amacı,
farklı unvanlara sahip olmakla beraber aynı maaş unsurlarından faydalanan personelin,
emeklilik açısından dikkate alınacak prime esas kazançlarının da kanunen belirlenen aynı
matrah üzerinden hesaplanmasının sağlanmasıdır. Mezkur Kanunun 80 inci maddesinin
üçüncü fıkrasında yer alan düzenleme karşısında, prime esas kazancın belirlenmesi açısından
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki (III) sayılı Cetvelin 1 inci ve 2 nci sıralarında
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 55 sayılan unvanlara sahip personelin, düzenlemede belirtilen özel hizmet ve denetim tazminatlarından fiilen yararlanacaklar arasında yer alıp almadıklarının bir önemi bulunmamaktadır. Belirtilen unvanlara haiz personelin prime esas kazançlarının hesabında, kendi fiilen hak ettikleri özel hizmet ve diğer tazminatların esas alınması istense idi madde de yer alan “…657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca (bölge, kurum, birim, çalışma mahalli, görevin niteliği ve benzeri kriterlere dayalı olarak asıl tazminatlara ilave, ek veya ayrıca ödenen tazminatlar hariç) ödenen tazminatlar …” ibaresinden sonra başka bir ifadeye yer verilmesine ihtiyaç bulunmazdı. Oysa madde metninde görüleceği üzere bu ibareden sonra bazı personel için parantez içerisinde istisnai bir düzenlemeye yer verilmek suretiyle bunlar için esas alınacak tazminatlar ayrıca belirlenmiştir. Bu itibarla, 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Kararın özel hizmet tazminatına ilişkin II sayılı Cetvelin (D) Dışişleri Meslek Memurları İle Konsolosluk ve İhtisas Memurları kurumsal listesi ile (B) Denetim Hizmetleri 2/a sırasında belirtilen ve kendi durumlarına uyan oranların esas alınması mümkün olmayıp bulguda belirtilen mevzuat düzenlemeleri çerçevesinde 375 sayılı KHK eki III sayılı cetvelin 1. ve 2. sırasında sayılanlardan SGK kesintisi açısından 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 80 inci maddesi üçüncü fıkrası hükümlerine tabi olanların prime esas kazançlarının belirlenmesinde, özel hizmet tazminatı açısından, maddede zikredilen 657 sayılı Kanunun 152 nci maddesinin “II- Tazminatlar” kısmının “A- Özel Hizmet Tazminatı” bölümünün (ğ) bendi ile “F- Denetim Tazminatı” bölümünün (b) bendinde yer alan tazminatların esas alınması gerekmektedir. BULGU 12: İç Kontrol Sistemi Yapılandırma Çalışmalarının Tamamlanamaması Bakanlıkta iç kontrol sisteminin yapılandırma çalışmalarının tamamlanamadığı, dolayısıyla 5018 sayılı Kanun uyarınca kurulması gereken iç kontrol sisteminin tam olarak kurulamadığı görülmüştür. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 11 inci maddesinde, mali yönetim ve kontrol sisteminin kurulması ve işleyişinin gözetilmesinden üst yöneticinin sorumlu olduğu ve bu sorumluluğunun gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getireceği açıklanmakta, İç Kontrol Sistemine ilişkin beşinci kısmın 55, 56 ve 57 nci maddelerinde ise İç kontrolün tanımı, İç kontrolün amacı, Kontrolün yapısı ve işleyişine ait hükümlere yer verilmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 56 İç kontrole ilişkin ikincil mevzuat kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığınca yayımlanmış olan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrol İlişkin Usul ve Esaslar, Kamu İç Kontrol Standartları Tebliği, Kamu İç Kontrol Standartları Rehberi, Kamu İç Kontrol Standartlarına Uyum Eylem Planı Rehberi ile “Kamu İç Kontrol Standartlarına Uyum” konulu Genelge bulunmakta olup 02/12/2013 tarih ve 70451396-24 sayılı “Kamu İç Kontrol Standartlarına Uyum” konulu Genelge’de; İlk defa Kamu İç Kontrol Standartlarına Uyum Eylem Planı hazırlayacak olan kamu idarelerinin söz konusu çalışmaları İç Kontrol Standartlarına Uyum Eylem Planı Rehberinde de belirtildiği üzere üst yönetici onayı ile başlatmalarının uygun olacağı, bu onayda üst yöneticinin kurulacak iç kontrol sisteminin önemine ve yararlarına vurgu yaparak personeli bu çalışmalara katılım ve destek verme konusunda teşvik etmesi gerektiği, Eylem planı hazırlık çalışmalarında etkinliğin sağlanması için iç kontrol izleme ve yönlendirme kurulu ile uyum eylem planı hazırlama grubunun oluşturulması gerektiği, üst yönetici onayında söz konusu kurul ve grupların görev ve sorumluluklarına da yer verilmesinin yerinde olacağı ifade edilmiş olup Genelgenin devamında; Bakanlığa eylem planı göndermeyen kamu idarelerinin, eylem planlarını Genelgede yapılan açıklamalar, wwwbumko.gov.tr/kontrol adresinde yer alan tespit ve öneriler ve Kamu İç Kontrol Standartlarına Uyum Eylem Planı Rehberi çerçevesinde en geç 31/12/2014 tarihine kadar hazırlayacakları ve üst yöneticinin onayını müteakip on iş günü içerisinde Bakanlığa ve ayrıca ikep@bumko.gov.tr e-posta adresine gönderecekleri belirtilmektedir. Bakanlığın iç kontrol eylem planının hazırlanmasına ilişkin yaptığı çalışmalar ise şu şekildedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 57 çalışmalardan bahsedilmiş ve 13/04/2009 tarihli Üst Yönetici Onayından bahisle 19/06/2009 tarihinde üst yönetici ve harcama yetkilileri ile üst düzey yöneticilerin katılımı ile bilgilendirme toplantısı yapılacağı belirtilmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 58
Bu bağlamda son yıllarda temel dış politika aracı olan insan kaynaklarımızın ve bilgi
işlem sistemlerinin güçlendirilmesi için önemli çalışmalar yürütülmekte olup alınan
tedbirlerin ve faaliyetlerin büyük bir bölümü uygulanmaya başlamıştır.
Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle Bakanlığımız teşkilat yapısı ve hizmet
birimlerinde yapılan değişikliklere uygun olarak birimlerimizin teşkilat yapılarında
düzenlemeler gerçekleştirilmeye başlanmış, gerekli düzenlemlerin tamamlanmasının akabinde
de İç Kontrol sisteminin geliştirilmesine yönelik çalışmalarının ivme kazanacağı
düşünülmektedir.
Bu çerçevede yürütülen görevlerin ve kullanılan kaynakların etkin ve verimli olarak
yönetilmesine katkı sağlayacak faaliyetlere ilişkin İç Kontrol Eylem Planının hazırlanmasına
başlanılması öngörülmektedir.”
denilmektedir.
Sonuç olarak İç kontrol sisteminin kurulması ile ilgili olarak Bakanlığın çalışmaları
bulunmakla birlikte sistemin yapılandırılma çalışmalarının tamamlanamadığı anlaşılmaktadır
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu uyarınca üst yöneticinin sorumluluğunda
bulunan mali yönetim ve kontrol sisteminin kurulması kapsamında iç kontrol sistemi
yapılandırma çalışmalarının tamamlanmasının gerekli olduğu değerlendirilmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 59 T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI 06520 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 48 00 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr http://www.sayistay.gov.tr
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 60 9. EKLER EK 1: KAMU İDARESİ TARAFINDAN SUNULAN MALİ TABLOLAR
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 61
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 62
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 63
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 64
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 65 EK 2: İZLEME Önceki Yıl/Yıllar Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin İzleme Tablosu Bulgu Adı Yıl/ Yıllar İdare Tarafından Yapılan İşlem Açıklama Bakanlıkça Depozito ve Teminatların Kayıt ve Takibinin Tam Olarak Yapılmaması 2017 Kısmen Yerine Getirildi Bulgu:2 (Denetim Görüşünün Dayanakları) 2016 Yılı Taşınır İşlemlerine İlişkin Muhasebe Kayıtlarının 2017 Yılında Yapılması, Taşınır Mal Yönetimi Ayrıntılı Hesap Cetveli İle İcmal Cetvelinin Yasal Süresi İçerisinde Sayıştay’a Verilememesi 2017 Yerine Getirilmedi Bulgu:1 (Denetim Görüşünü Etkilemeyen Tespit ve Değerlendirmeler) Yurtdışı Misyonlara Gönderilen Avans ve Krediler ile Bunların Mahsuplarının Muhasebe Kayıtlarında Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinde Belirtilen Tarihteki Kurların Kullanılmaması 2017 Yerine Getirilmedi Bulgu 9: (Denetim Görüşünü Etkilemeyen Tespit ve Değerlendirmeler) Yurtdışı Tedavi Giderlerinin Ödenmesinde Mevcut Mevzuatın Uygulamadaki Sorunları Gidermede Yetersiz Kalması 2017 Yerine Getirilmedi Bulgu 10: (Denetim Görüşünü Etkilemeyen Tespit ve Değerlendirmeler) İç Kontrol Sistemi Yapılandırma Çalışmalarının Tamamlanmaması 2017 Yerine Getirilmedi Bulgu 12: (Denetim Görüşünü Etkilemeyen Tespit ve Değerlendirmeler) Yurtdışında Sözleşme İle Çalışan Türk Uyruklu Personele İlişkin Ödemelerden Vergi ve Yasal Kesintilerin Hatalı Yapılması 2017 Tam Olarak Yerine Getirildi Peşin Ödenen Kira Bedellerinin Tahakkuk Kayıtlarının Yapılmaması 2017 Tam Olarak Yerine Getirildi
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 66
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI ANKARA PALAS DEVLET KONUKEVİ DÖNER SERMAYE İŞLETMESİ 2018 YILI SAYIŞTAY DÜZENLİLİK DENETİM RAPORU
İÇİNDEKİLER
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesi 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 67
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesi 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 68 Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine tahsis edilmiş, bu tarihten sonra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin izni ile bir süre daha faaliyetlerine devam etmiştir. 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 6 ncı maddesinin e bendi uyarınca 6004 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin 1 inci fıkrası hariç diğer fıkraları yürürlükten kaldırıldığından döner sermaye işletmesinin kanuni dayanağı da ortadan kalkmıştır. 01/09/2018 tarih ve 30522 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin (Kararname Numarası:16) Geçici 1 inci maddesinin beşinci fıkrası ile Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesi, Kararnamenin yürürlüğe girdiği 01/09/2018 tarihi itibariyle başkaca bir işleme gerek kalmaksızın kapatılmıştır. Ankara Palas binası ve üzerinde bulunduğu taşınmaz, Başkanlık görev ve hizmetleri kapsamında istifade edilmek üzere Milli Saraylar İdaresi Başkanlığına tahsis edilmiştir. Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesine ait her türlü borç ve alacaklar, doğmuş ve doğacak hak ve yükümlülükler, yazılı ve elektronik ortamdaki her türlü kayıt ve dokümanlar başkaca bir işleme gerek kalmaksızın Dışişleri Bakanlığına devredilmiştir. Ayrıca Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesi ile ilgili olarak söz konusu Kararnamede; Her türlü taşınır, araç, gereç, demirbaş ve malzeme devrinin Dışişleri Bakanlığı ile Başkanlık arasında yapılacak protokole göre gerçekleştirileceği, Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesinin taraf olduğu sözleşmelerde ve işletmeyle ilgili açılmış ve açılacak davalar, takipler ile alternatif uyuşmazlık çözüm yollarında Dışişleri Bakanlığının başkaca bir işleme gerek kalmaksızın taraf sıfatını kazanacağı, 01/09/2018 tarihi itibarıyla Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesinde çalışan sözleşmeli personelin, mevcut mali ve sosyal hakları ve “sözleşmeli hizmet personeli” unvanıyla başkaca bir işleme gerek kalmaksızın Dışişleri Bakanlığına devredilmiş ve pozisyonlarının Dışişleri Bakanlığı adına ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılacağı,
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesi 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 69 Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesi bünyesinde personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 04/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanlardan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 23 üncü maddesi çerçevesinde sürekli işçi kadrolarına atananlar, Dışişleri Bakanlığı adına vize ve ihdas edilmiş sayılan sürekli işçi kadrolarına başkaca bir işleme gerek kalmaksızın atanmış sayılacağı, belirtilmiştir. 1.1.2.Görevler Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesi kapatılana kadar 21/8/1996 tarih ve 22734 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devlet Konuk Evleri Döner Sermaye İşletmeleri Yönetmeliği'ne göre faaliyetini yürütmüştür. Bu kapsamda Ankara Palas Devlet Konuk Evi, ülkemizi resmi olarak ziyaret eden yabancı zevat ve heyetlerin konaklama ve ağırlanması; Dışişleri Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının temsil, ağırlama, tören ve tanıtma görevlerini yerine getirmek üzere faaliyet göstermiştir. 1.2. Teşkilat Yapısı ve İnsan Kaynakları Kapatılana kadar Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesinin teşkilat yapısı ve insan kaynakları şu şekildedir. 1.2.1. Teşkilat Yapısı Ankara Palas Devlet Konukevinin işletilmesi görev, yetki ve sorumluluğu Dışişleri Bakanlığına aittir. Ankara Palas Devlet Konukevi Bakanlıkça atanan veya görevlendirilen bir işletme müdürü ve bir işletme müdür yardımcısı tarafından sevk ve idare edilmektedir. İşletme müdürü, işletmeyi Bakanlığın direktifleri doğrultusunda yönetmekle görevli olup, Bakanlık Destek Hizmetleri Dairesi Başkanına karşı sorumludur. Döner Sermaye İşletmesinin harcama yetkilisi İşletme Müdürüdür. İşletme Müdürünün yokluğunda harcama yetkililiği görevi Bakanlık Destek Hizmetleri Dairesi Başkanı tarafından Devlet Konuk Evi İşletme Müdür Yardımcısına devredilebilmektedir. 1.2.2. İnsan Kaynakları İşletme Müdürlüğünde 15 adet sözleşmeli personel, 11 adet sürekli işçi (hizmet alımı yoluyla çalıştırılırken 696 Sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen personel) ile
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesi 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 70 Dışişleri Bakanlığı kadrosunda olup Ankara Palas’da görevlendirilen 2 hizmetli olmak üzere toplam 28 personel görev yapmaktadır. 1.3. Mali Yapı Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesi 6004 sayılı Kanunun 20 inci maddesine istinaden 500.000 TL sermaye ile kurulmuştur. Bakanlar Kurulu Kararı olmaksızın Bakanlık bütçesinden 342.000 TL ödenek aktarılmış olup işletmenin bilançosunda sermayesi 842.055,49 TL olarak yer almaktadır. Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesinin 2018 yılı bütçesi 5.916.086,00 TL olarak belirlenmiştir. 4.871.792,00TL gelir tahmininde bulunulmuş 1.044.294,00 TL de ödenek talep edilmiştir. İşletmenin 2018 yılı Gelir Tablosuna göre, brüt satışları 1.511.361,17 TL, satışların maliyeti 675.297,77 TL, faaliyet giderleri 1.171.967,95 TL, diğer faaliyetlerden olağan gelir ve karlar 12.745,74 TL, olağan dışı gelir ve karlar 144.969,34 TL olup işletmenin 2018 yılsonu itibariyle dönem net zararı toplamı -178.189,47 TL olarak gerçekleşmiştir. Döner sermaye işletmesinin geçmiş dönem zararları -2.057.064,93 TL, özkaynakları ise -1.393.198,91 TL’dir. Bakanlık bütçesinden işletmeye 2018 yılında 700.000 TL, 2012 ila 2017 yılları arasında 2.847.000,00 TL olmak üzere toplam 3.547.000,00 TL ödenek aktarılmıştır. 1.4. Muhasebe ve Raporlama Sistemi Ankara Palas Devlet Konuk Evi Döner Sermaye İşletmesi, mali işlemlerini 5018 sayılı Kanun ile belirlenmiş muhasebeleştirme ve raporlama kurallarına göre gerçekleştirmektedir. Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği hükümleri uyarınca Kurumda Tekdüzen Hesap Planı ve Muhasebe sistemi uygulanmakta, muhasebe işlemlerinin kayıt altına alınması amacıyla da Döner Sermaye Mali Yönetim Sistemi (DMİS) kullanılmaktadır. Kurumun muhasebe hizmetleri, Döner Sermaye Saymanlık Müdürlüğünce yürütülmektedir. Muhasebe biriminde Hazine ve Maliye Bakanlığından bir muhasebe yetkilisi ve üç personel bulunmaktadır. Kamu İdaresi Hesaplarının Sayıştaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslar’ın 5 inci maddesi gereğince hesap
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesi 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 71 dönemi sonunda Sayıştaya gönderilmesi gereken defter, tablo ve belgelerden aşağıda yer alanlar denetime sunulmuş olup denetim bunlar ile Usul ve Esasların 8 inci maddesinde yer alan diğer belgeler dikkate alınarak yürütülüp sonuçlandırılmıştır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesi 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 72 doğruluğuna ilişkin görüş bildirmek, mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmekle sorumludur. 4. DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI Denetimlerin dayanağı; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu, uluslararası denetim standartları, Sayıştay ikincil mevzuatı ve denetim rehberleridir. Denetimler, kamu idaresinin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek ve mali rapor ve tablolarının kamu idaresinin tüm faaliyet ve işlemlerinin sonucunu doğru ve güvenilir olarak yansıttığına ilişkin makul güvence elde etmek ve mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmek amacıyla yürütülmüştür. Kamu idaresinin mali tabloları ile bunları oluşturan hesap ve işlemlerinin doğruluğu, güvenilirliği ve uygunluğuna ilişkin denetim kanıtı elde etmek üzere yürütülen denetimler; uygun denetim prosedürleri ve tekniklerinin uygulanması ile risk değerlendirmesi yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Risk değerlendirmesi sırasında, uygulanacak denetim prosedürünün belirlenmesine esas olmak üzere, mali tabloların üretildiği mali yönetim ve iç kontrol sistemleri de değerlendirilmiştir. Denetimin kapsamını, kamu idaresinin mali rapor ve tabloları ile gelir, gider ve mallarına ilişkin tüm mali faaliyet, karar ve işlemleri ve bunlara ilişkin kayıt, defter, bilgi, belge ve verileri (elektronik olanlar dâhil) ile mali yönetim ve iç kontrol sistemleri oluşturmaktadır. Bu hususlarla ilgili denetim sonucunda denetim görüşü oluşturmak üzere yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilmiştir. 5. DENETİM GÖRÜŞÜ Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesinin 2018 yılına ilişkin yukarıda belirtilen ve ekte yer alan, geçerli finansal raporlama çerçevesi kapsamındaki mali rapor ve tablolarının tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi içerdiği kanaatine varılmıştır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesi 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 73 T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI 06520 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 48 00 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr http://www.sayistay.gov.tr
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesi 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 74 6. EKLER EK 1: KAMU İDARESİ TARAFINDAN SUNULAN MALİ TABLOLAR
T.C. Sayıştay Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesi 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 75