AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI 2018 Yılı Sayıştay Denetim Raporu Eylül 2019
İÇERİK AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI 2018 YILI SAYIŞTAY DÜZENLİLİK DENETİM RAPORU 1 AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI 2018 YILI SAYIŞTAY PERFORMANS DENETİM RAPORU 82
AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI 2018 YILI SAYIŞTAY DÜZENLİLİK DENETİM RAPORU
İÇİNDEKİLER
TABLOLAR LİSTESİ Tablo 1: Merkez, Taşra, Yurtdışı ve Döner Sermaye Teşkilatı Personel Dağılımı* ................. 3 Tablo 2: Mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yıllar İtibarıyla Bütçe Giderlerinin Ekonomik Sınıflandırması (1.Düzey) ........................................................................................ 6 Tablo 3: Mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Bütçe Gelirlerinin Ekonomik Sınıflandırması (1.Düzey) .......................................................................................................... 7 Tablo 4: Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Yıllar İtibarıyla Bütçe Giderlerinin Ekonomik Sınıflandırması (1.Düzey) ........................................................................................ 8 Tablo 5: Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bütçe Gelirlerinin Ekonomik Sınıflandırması (1.Düzey) .......................................................................................................... 9 Tablo 6: Sosyal ve Ekonomik Destek Ödemeleri Fark Tablosu .............................................. 38 Tablo 7: Sağlık Bakanlığı Sisteminde ESKR Olmadığı Halde Engelli Evde Bakım Ödemesi Alanlar ...................................................................................................................................... 47 Tablo 8: Sağlık Bakanlığı Sisteminde ESKR Olup, Raporunda Ağır Engel Bulunmadığı Halde Engelli Evde Bakım Ödemesi Alanlar ..................................................................................... 47 Tablo 9: Sağlık Bakanlığı Sisteminde Kayıtlı Sağlık Kurulu Raporu Olmadığı Halde Engelli Aylığı Ödemesi Alanlar ........................................................................................................... 50 Tablo 10: Sağlık Bakanlığı Sisteminde Kayıtlı Sağlık Kurulu Raporu Olup, Raporunda Engel Oranı %40’ın Altında Olduğu Halde Engelli Aylığı Ödemesi Alanlar.................................... 50 Tablo 11: 2018 yılı öncesine ait asgari ücret destek ödemeleri kapsamında ödeme emrine bağlanan tutarlar ....................................................................................................................... 67
KISALTMALAR ABMYDB : Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığı ABS : Aile Bilgi Sistemi AÇSHB : Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ASPB : Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı BKMYBS : Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi BSYBS : Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi ÇSGB : Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ESKR : Engelli Sağlık Kurulu Raporu GYMY : Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği KBS : Kamu Harcama ve Muhasebe Bilişim Sistemi KHK : Kanun Hükmünde Kararname KMYKK : Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu MYS : Merkezi Yönetim Sistemi MYMY : Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği SED : Sosyal ve Ekonomik Destek SGB : Strateji Geliştirme Başkanlığı SYDV : Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları TKYS : Taşınır Kayıt ve Yönetim Sistemi VERA : Sayıştay Başkanlığı Veri Analizi Programı VKN : Vergi Kimlik Numarası YBS : Yönetim Bilgi Sistemi
BULGU LİSTESİ A. Denetim Görüşünün Dayanakları
Kamu İdaresi Hesaplarının Zamanında ve Muhasebe Mevzuatına Uygun Düzenlenerek Verilmemesi
Banka Hesabının Kurumun Banka Mevduat Hesaplarında Bulunan Tutarları Göstermemesi
Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı Kapsamında Yararlanıcı Kuruluşlara Kullandırılan Fonların Bakanlık Muhasebe Sistemine Kaydedilmemesi
Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı Kapsamında Yararlanıcı Olarak Kullanılan Fonların Avrupa Birliği ve Uluslararası Kuruluşların Kaynaklarından Kamu İdarelerine Proje Karşılığı Aktarılan Hibe Tutarlarının Harcanmasına ve Muhasebeleştirilmesine İlişkin Yönetmelik Hükümlerine Uygun Olarak Kaydedilmemesi B. Denetim Görüşünü Etkilemeyen Tespit ve Değerlendirmeler
Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İle Mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Bütçelerinin Yeni Kurulan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bütçesine Devrinin Yapılmaması
Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İle Mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Yeni Kurulan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İçin 2018 Yılı Sonunda Dönem Sonu Muhasebe İşlemleri ile Düzeltme İşlemlerinin Mevzuata Uygun Olarak Yapılmaması
Dönem İçinde Taşınırların Devir İşlemlerinin Mevzuata Uygun Olarak Yapılmaması ve Taşınır Kayıtları ile Muhasebe Kayıtları Arasında Tutarsızlık Bulunması
Kamu İdaresi Bütçesinden Yapılan Sosyal Yardım Ödemelerinin Hak Sahiplerine Ödenmesine İlişkin İşlemlerin Mevzuata Uygun Olmaması
Kamu İdaresi Bütçesinden Ödenecek Sosyal Yardımlara Ait Ödeme Listelerinin İlgili Muhasebe Müdürlüklerine Basılı Evrak Olarak Gönderilmesi Nedeniyle, Bu Listelere Sistem Dışında Müdahale Edilmesinin Mümkün Olması
Sosyal Ekonomik Destek Ödemelerinde, İdarece Bu Ödemelerin Gerçekleştirilmesi İçin Kullanılan Yönetim Bilgi Sisteminde Yer Alan Tutarlar İle Ödeme Tutarları Arasında Uyumsuzluk Bulunması
Engelli Evde Bakım Ödemeleri Usul ve Esaslarına ilişkin Yönetmeliğin Bakanlıkça Yayımlanmaması
Engelli Sağlık Kurulu Rapor Bilgilerinin Sağlık Bakanlığından Elektronik Ortamda Alınmasına İlişkin Usul ve Esasların Belirlenip Yayımlanmaması
Sağlık Bakanlığı Engelli Sağlık Kurulu Raporu Veri Tabanında Kaydı Bulunmayan Kişiler ile Kaydı Olup Ağır Engelli Olmayan Kişiler İçin Evde Bakım Ödemesi Yapılması
Sağlık Bakanlığı Engelli Sağlık Kurulu Raporu Veri Tabanında Kaydı Bulunmayan Kişiler ile Kaydı Olup Engel Oranı %40’ın Altında Olan Kişiler İçin Engelli Aylığı ve 18 Yaşından Küçük Engelli Yakını Aylığı Ödemesi Yapılması
Kamu İdaresince Fazla ve Yersiz Ödendiği Tespit Edilen Alacakların Mevzuata Aykırı Olarak Silinmesi ve Bu İşlemlerin Kişilerden Alacaklar Hesabında İzlenmemesi
Engellilere Destek Amacıyla Yapılan Çeşitli Ödemelerde Değerlendirme Ölçütleri ve Uygulama Birimi Farklılıkları Olması
2022 sayılı Kanun Kapsamında Aile Çalışma Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bütçesinden Yapılan Ödemelerin Gerçekleştirme Aşamalarının Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları Tarafından Yapılmasının 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu İle Kurulan Mali Yönetim ve Kontrol Sistemine Uygun Olmaması
Prim Teşvik Ödemeleri Kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumuna Yapılan Transfer Ödemelerinin Gerçekleştirme Belgelerine Dayanmaksızın Yapılması
İşverene Asgari Ücret Destek Ödemeleri İle İşveren Prim Teşviki Ödemelerinin Hatalı Raporlanması
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 1
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 2
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim
Raporu
3
p) Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği,
r) Özel Kalem Müdürlüğü.
İdarenin ilgili kuruluşları; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Türkiye İş Kurumu
Genel Müdürlüğü, Devlet Personel Başkanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu;
İdarenin bağlı kuruluşları ise, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma
Merkezi, Bakanlığın ayrıca yurtdışında müşavirlik ve ataşelikleri bulunmaktadır.
Ayrıca Darülaceze Müessesesi, 8 Temmuz 2011 tarihli ve 27988 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan “Kuruluşların Bağlı ve İlgili Oldukları Bakanlıkların Değiştirilmesi ile İlgili İşlem”
ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile ilgilendirilmiştir.
Öte yandan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile döner sermaye işletmesi
kurulmasına ilişkin olarak İdare yetkilendirilmiştir. Döner Sermaye
İşletmelerinin/Saymanlıklarının temelini 24.05.1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler
Kanunu’nun 19’uncu maddesine dayanılarak kurulan işletme ve saymanlıklar oluşturmaktadır.
Döner Sermaye Merkez Müdürlüğündeki Döner Sermaye Saymanlığı ile birlikte İdareye bağlı
Huzurevi, Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlükleri, Engelli Bakım
Rehabilitasyon Merkezi Müdürlükleri ve İşletme Müdürlüğünde bulunan saymanlık sayısı 2018
yılı itibariyle 108’dir. Ayrıca Bakanlıkların birleşmesi neticesinde, İş Sağlığı ve Güvenliği
Genel Müdürlüğünde bir Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Eğitim ve Araştırma Merkezi bünyesinde de bir Döner Sermaye Saymanlığı bulunmaktadır.
İdarenin çevre birimleri ise İl Müdürlükleri şeklinde örgütlenmiştir. İl Müdürlüklerine
bağlı hizmet birimleri ise; Aile ve Toplum Hizmetleri, Kadına Yönelik Hizmetler, Çocuk
Hizmetleri, Sosyal Yardımlar ve STK’larla Koordinasyon, Engelli Hizmetleri, Şehit Yakınları
ve Gazilere Yönelik Hizmetler, Yaşlı Hizmetleri ile İdari ve Mali İşler birimleridir. Bakanlığın
81 ilde çevre birimleri bulunmaktadır. Çalışma alanına ilişkin il düzeyinde iş ve işlemlerin yasal
düzenlemeler gereğince Çalışma ve İŞKUR İl Müdürlüklerince yürütülmesi öngörülmüş
olmakla birlikte, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar
Bakanlığının birleştirilmesi sonrasında bu alana ilişkin olarak yeni bir düzenleme
yapılmamıştır.
2018 yılı Aralık ayı sonu itibarıyla İdarede 49.847 kişi görev yapmakta olup, bu sayının
17.466’sı kadrolu personel olup 247 kişi sözleşmeli personel, 32.134 kişi ise işçi statüsündedir.
Personel dağılımı aşağıda gösterilmiştir:
Tablo 1: Merkez, Taşra, Yurtdışı ve Döner Sermaye Teşkilatı Personel Dağılımı*
Kadrolu Sözleşmeli İşçi Toplam
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 4 Merkez 3.608 37 638 4.283 Taşra 13.779 177 31.215 45.171 Yurt Dışı 17 33 0 50 Döner Sermaye 62 0 281 343 TOPLAM 17.466 247 32.134 49.847
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 5 yurt içi kaynaklar (SYDTF) ve yurt dışı kaynaklar da dâhil olmak üzere toplam 33.117.037.000 TL olup, bunun % 3,28’i (1.087.602.000 TL) genel yönetim giderleri, % 96,72’si ise (32.029.435.000 TL) program döneminde yer alan performans hedeflerine yönelik faaliyetlerle ilişkilendirilmiştir. Performans hedeflerinin maliyetinin 25.602.904.000 TL’sini genel bütçe kaynağı, 6.410.931.000 TL’sini Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu ve 15.600.000 TL’sini ise yurtdışı kaynaklar oluşturmaktadır. Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı faaliyetlerinin maliyetlerinin toplamı olan 302.345.346TL’nin %83,3’lük kısmını oluşturan 251.713.995 TL bütçe kaynaklarından, % 4,9’luk kısmını oluşturan 15.050.351 TL döner sermayeden ve % 11,8’ini oluşturan 35.581.000 TL ise yurtdışı kaynaklardan karşılanmıştır. Mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2018 yılı bütçelerinin ayrı ayrı uygulanması nedeniyle bütçe uygulama sonuçları ve mali tablolar ayrı olarak verilmiştir. Mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçe giderlerinin ve bütçe gelirlerinin ekonomik sınıflandırması 1. düzey itibariyle aşağıda gösterilmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 6 Tablo 2: Mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yıllar İtibarıyla Bütçe Giderlerinin Ekonomik Sınıflandırması (1.Düzey) Kodu Ekonomik Sınıflandırma 2016 2017 2018 Bütçe Ödeneği Toplam Ödenek Yılsonu Harcama Harcama Oranı Bütçe Ödeneği Toplam Ödenek Yılsonu Harcama Harcama Oranı Bütçe Ödeneği Toplam Ödenek Yılsonu Harcama Harcama Oranı (%) (%) (%) 1 Personel Giderleri 702.337.000 719.482.000 701.188.848 97,46 752.685.000 761.480.800 753.142.188 98,90 860.154.000 1.534.097.000 2.123.173.879,03 138,39 2 Sosyal Güvenlik Kurumlarına Devlet Primi Gid. 118.288.000 121.267.000 116.970.344 96,46 123.978.000 128.182.200 125.990.975 98,29 144.258.000 286.488.000 408.298.306,91 142,51 3 Mal ve Hizmet Alım Gid. 2.275.736.000 2.301.909.357 2.257.976.522 98,09 2.583.126.000 2.878.388.299 2.804.677.395 97,44 2.592.484.000 2.046.354.648 1.978.492.864,40 96,68 5 Cari Transferler 21.447.704.000 18.666.247.542 18.616.331.684 99,73 20.519.581.000 20.547.490.378 20.525.589.157 99,89 22.769.044.000 24.426.720.994 24.099.044.869,91 98,65 6 Sermaye Giderleri 239.656.000 260.462.742 135.277.566 51,94 306.911.000 348.986.414 172.273.490 49,36 306.911.000 327.091.386 145.028.466,85 44,33 7 Sermaye Transferleri 15.930.000 10.564.016 10.419.202 98,63 17.077.000 14.616.000 14.314.883 97,94 17.655.000 11.610.377 11.604.416,00 99,94 GENEL TOPLAM 24.799.651.000 22.079.932.656 21.838.164.166 98,91 24.303.358.000 24.679.144.091 24.395.988.088 98,85 26.690.506.000 28.632.362.405 28.765.642.803,10 100,46
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim
Raporu
7
Tablo 3: Mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Bütçe Gelirlerinin Ekonomik Sınıflandırması (1.Düzey)
Ekonomik
Kodlar BÜTÇE GELİRİNİN TÜRÜ Cari Yıl (N)
800 BÜTÇE GELİRLERİ HESABI 507.775.689,87
800 01 Vergi Gelirleri 454.106.268,81
800 03 Teşebbüs ve Mülkiyet Gelirleri 6.202.567,19
800 04 Alınan Bağış ve Yardımlar ile Özel Gelirler 6.125.002,51
800 05 Diğer Gelirler 41.341.851,36
810 BÜTÇE GELİRLERİNDEN RET VE
İADELER HESABI
86.162.720,96
810 01 Vergi Gelirlerinden Ret ve İadeler 85.716.104,52
810 03 Teşebbüs ve Mülkiyet Gelirleri 23.865,75
810 05 Diğer Gelirlerden Ret ve İadeler 422.750,69
NET BÜTÇE GELİRLERİ TOPLAMI
Harcamaların yılsonu ödeneğine oranı; personel giderlerinde %138,39 sosyal güvenlik
kurumlarına yapılan devlet primi giderlerinde %142,51 mal ve hizmet alım giderlerinde %96,68
cari transferlerde %98,65 sermaye giderlerinde %44,33 sermaye transferlerinde %99,94 olarak
gerçekleşmiştir.
Personel ile Sosyal Güvenlik Kurumlarına Devlet Primi Giderleri tertiplerindeki
harcamaların yılsonu ödeneğine göre sapmalarının, bakanlığın merkez ve taşra kuruluşlarında
özel hizmet alımı yoluyla çalışmakta iken 696 sayılı KHK ile kadroya geçen personelin maaş
ve prim ödemesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Sermaye giderleri tertibindeki harcamaların yılsonu ödeneğine göre sapmalarının
nedeni, yıl içerisinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yapılan aktarmalar ile Yatırım İzleme ve
Koordinasyon Başkanlıklarına tahsis edilen ödeneklerden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle
yatırımlardaki harcama yılsonu ödeneğine göre düşük düzeyde gerçekleşmiştir.
421.612.968,91
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 8 Tablo 4: Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Yıllar İtibarıyla Bütçe Giderlerinin Ekonomik Sınıflandırması (1.Düzey) Kod Ekonomik Sınıflama 2016 2017 2018 (*) Bütçe Ödeneği Toplam Ödenek Yılsonu Harcama Harcama Oranı (%) Bütçe Ödeneği Toplam Ödenek Yılsonu Harcama Harcama Oranı (%) Bütçe Ödeneği Toplam Ödenek Yılsonu Harcama Harcama Oranı (%) 01 Personel giderleri 157.812.000 159.016.000 158.244.308 99,51 168.980.000 176.329.000 175.907.400 99,76 192.342.000 212.365.244 212.045.972,43 99,84 02 Sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi giderleri 22.089.000 21.692.000 21.536.075 99,28 23.068.000 23.763.000 23.487.063 98,84 25.602.000 28.316.448 28.235.026,64 99,71 03 Mal ve hizmet alım giderleri 39.090.000 44.049.000 42.875.145 97,34 42.809.000 49.053.000 45.983.966 93,74 45.115.000 46.801.108 44.920.910,11 95,98 05 Cari transferler 38.036.252.000 43.231.100.085 43.199.979.300 99,93 49.466.709.000 56.799.642.699 56.795.562.098 99,99 59.315.567.000 45.315.358.278,71 43.607.428.655,57 96,23 06 Sermaye giderleri 26.175.000 28.334.163 19.326.295 68,21 38.060.000 47.067.243 25.482.945 54,14 38.060.000 59.206.675,17 34.240.854,97 58,13 07 Sermaye transferleri 107.739.000 119.379.000 114.582.629 95,98 115.630.000 113.067.000 105.866.664 93,63 121.879.000 118.116.863 70.361.413,29 59,57 Toplam 38.389.157.000 43.603.570.248 43.556.543.752 99,89 49.855.256.000 57.208.921.942 57.172.290.138 99,94 59.738.565.000 45.780.164.617 43.997.232.833,01 96.10
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 9 Tablo 5: Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bütçe Gelirlerinin Ekonomik Sınıflandırması (1.Düzey) Ekonomik Kodlar BÜTÇE GELİRİNİN TÜRÜ Cari Yıl (N) 800 BÜTÇE GELİRLERİ HESABI 33.491.761,42 800 01 Vergi Gelirleri 26.855.970,15 800 03 Teşebbüs ve Mülkiyet Gelirleri 203.261,86 800 04 Alınan Bağış ve Yardımlar ile Özel Gelirler 4.624.056,31 800 05 Diğer Gelirler 1.808.473,10 810 BÜTÇE GELİRLERİNDEN RET VE İADELER HESABI 5.774.482,28 810 01 Vergi Gelirlerinden Ret ve İadeler 5.763.760,23 810 03 Teşebbüs ve Mülkiyet Gelirleri 418,26 810 05 Diğer Gelirlerden Ret ve İadeler 10.303,79 NET BÜTÇE GELİRLERİ TOPLAMI Harcamaların yılsonu ödeneğine oranı, personel giderlerinde %99,84 sosyal güvenlik kurumlarına yapılan devlet primi giderlerinde %99,71 mal ve hizmet alım giderlerinde %95,98 cari transferlerde %96,23 sermaye giderlerinde %58,13 sermaye transferlerinde %59,57 olarak gerçekleşmiştir. 1.4. Muhasebe ve Raporlama Sistemi İdare mali işlemlerini 5018 sayılı Kanun ile belirlenmiş muhasebeleştirme ve raporlama kurallarına göre gerçekleştirmektedir. Kanun’un 49 uncu maddesi gereğince, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerince uygulanacak çerçeve hesap planı ile düzenlenecek raporların şekil, süre ve türlerine ilişkin hususlar, Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ile; muhasebe işlemlerine, hesap planlarına ve işlemlerin muhasebeleştirilmesinde kullanılacak belgelerin şekil ve türlerine ilişkin hususlar ise (Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’ne uygun olarak) Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ile belirlenmiştir. İdare hesaplarında tahakkuk esaslı muhasebe sistemi uygulanmaktadır. Muhasebe kayıtları, mali yıl esasına göre tutulmaktadır. Muhasebe işlemleri, İdare Merkez Saymanlık Müdürlüğü ile çevre birimleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Çevre birimlerindeki işlemler, MYS üzerinden illerdeki muhasebe müdürlükleri tarafından muhasebeleştirilmektedir. İdare 5018 sayılı KMYKK’a göre çıkarılan Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ile Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği hükümlerine göre tek düzen muhasebe sistemi 27.717.279,14
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 10 uygulamaktadır. Sistemin yönetimi İdare merkezinde ve illerde Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebe Müdürlükleri/Mal Müdürlükleri tarafından yürütülmektedir. Kamu İdaresi Hesaplarının Sayıştaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslar’ın 5’inci maddesi gereğince hesap dönemi sonunda Sayıştaya gönderilmesi gereken defter, tablo ve belgelerden aşağıda yer alanlar Mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı için ayrı denetime sunulmuş olup denetim bunlar ile Usul ve Esaslar’ın 8’inci maddesinde yer alan diğer belgeler esas alınarak yürütülüp sonuçlandırılmıştır. Birleştirilmiş veriler defteri, Geçici ve kesin mizan, Bilanço, İdare taşınır mal yönetimi ayrıntılı hesap cetveli ile idare taşınır mal yönetimi hesabı icmal cetveli, Bütçe giderleri ve ödenekler tablosu, Bütçe gelirleri ekonomik sınıflandırılması tablosu, Faaliyet sonuçları tablosu. Denetim görüşü, Kamu idaresinin tabi olduğu geçerli finansal raporlama çerçevesi kapsamında mülga idareler adına ayrı ayrı düzenlenen temel mali tabloları olan bilanço ve faaliyet sonuçları tablosuna verilmiştir. 2. KAMU İDARESİNİN SORUMLULUĞU Denetlenen kamu idaresinin yönetimi, tabi olduğu muhasebe standart ve ilkelerine uygun olarak hazırlanmış olan mali rapor ve tabloların doğru ve güvenilir bilgi içerecek şekilde zamanında Sayıştaya sunulmasından, bir bütün olarak sunulan bu mali tabloların kamu idaresinin faaliyet ve işlemlerinin sonucunu tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir olarak yansıtmasından ve ister hata isterse yolsuzluktan kaynaklansın bu mali rapor ve tabloların önemli hata veya yanlış beyanlar içermemesinden; kamu idaresinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğundan; mali yönetim ve iç kontrol sistemlerinin amacına uygun olarak oluşturulmasından, etkin olarak işletilmesinden ve izlenmesinden, mali tabloların dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin denetime hazır hale getirilmesinden ve sunulmasından sorumludur. 3. SAYIŞTAYIN SORUMLULUĞU Sayıştay, denetimlerinin sonucunda hazırladığı raporlarla denetlenen kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 11 düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, mali rapor ve tablolarının güvenilirliğine ve doğruluğuna ilişkin görüş bildirmek, mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmekle sorumludur. 4. DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI Denetimlerin dayanağı; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu, uluslararası denetim standartları, Sayıştay ikincil mevzuatı ve denetim rehberleridir. Denetimler, kamu idaresinin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek ve mali rapor ve tablolarının doğru ve güvenilir olduğuna ilişkin makul güvence elde etmek ve mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmek amacıyla yürütülür. Kamu idaresinin mali rapor ve tabloları ile bunları oluşturan hesap ve işlemlerinin doğruluğu, güvenilirliği ve uygunluğuna ilişkin denetim kanıtı elde etmek üzere yürütülen denetimler; denetim prosedürleri ve teknikleri uygulanması ve risk değerlendirmesi yoluyla gerçekleştirilir. Risk değerlendirmesi sırasında, uygulanacak denetim prosedürlerinin tasarlanmasına esas olmak üzere, mali tabloların içerisinde üretildiği mali yönetim ve iç kontrol sistemleri de değerlendirilir. Denetimin kapsamını, kamu idaresinin mali rapor ve tabloları ile gelir, gider ve mallarına ilişkin tüm mali faaliyet, karar ve işlemleri ve bunlara ilişkin kayıt, defter, bilgi, belge ve verileri (elektronik olanlar dâhil) ile mali yönetim ve iç kontrol sistemleri oluşturmaktadır. Bu hususlarla ilgili denetim sonucunda denetim görüşü oluşturmak üzere yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilmiştir. 5. İÇ KONTROL SİSTEMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ a) Denetim ve Raporlama Açısından İç Kontrol İdarede bir iç denetim birimi ve bu birimce yürütülen iç denetim çalışmaları bulunmasına rağmen, bu çalışmaların yeterince değerlendirilmediği ve uygulamaya iyileştirme olarak yansıtılmadığı değerlendirilmektedir. Diğer yandan İdarede rehberlik ve teftiş birimi bulunmakta ancak bunların yaptığı çalışmalar da daha çok inceleme ve soruşturma çalışmaları olup, iç kontrol sistemine ilişkin iç denetim birimi ile eşgüdümlü sistematik ve bütüncül bir çalışma yaklaşımı bulunmamaktadır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 12 Diğer yandan diğer kamu kurumlarında da görüldüğü şekilde, üst yöneticiye yönelik düzenli bir faaliyet raporlaması ve bunlara dayalı olarak üretilen risk değerlendirme raporlaması bulunmamaktadır. İdarenin merkez ve çevre birimlerinin bütüncül olarak değerlendirilmesini ve risk yönetim tedbirlerinin alınmasını sağlayacak yönetsel ve hiyerarşik bir raporlama sistemi bulunmamaktadır. Harcama yetkilileri, iç denetim birimi ve SGB nin üst yöneticiye karşı sorumluluklarını beyan edecekleri, görüş ve önerilerini belirtebilecekleri kademeli bir raporlama sistemi bulunmadığı için esasen İdarenin faaliyet raporları da merkezde SGB tarafından hazırlanan bilgi derlemesi şeklindeki raporlara dönüşmektedir. Ancak olması gereken, üst yönetici güvence beyanına dayanak teşkil edecek, stratejik plan ve performans programı esaslı, alt kademelerden en üst kademeye kadar yayılmış bir raporlama modelidir. Mevcut sistemde üst yönetici sadece SGB tarafından merkezde derlenen bilgilere dayanarak eksik olma olasılığı yüksek bir güvence vermektedir. b) Bilgi Yönetimi ve Bilişim Sistemleri Açısından İç Kontrol Denetlenen İdarede 51 adet bilgi sistemi mevcut olup bunların 31 adedi eski ÇSGB 20 adedi ise eski ASPB tarafından kurulan sistemlerdir. İdarenin mali iş ve işlemleri ile muhasebesi Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından sağlanan MYS KBS sistemleri üzerinden yürütülmektedir. İdarenin mali yönetim karar alma süreçlerini destekleyecek yeterlilik ve düzenlilikte merkez ve çevre birimlerinin muhasebe ve mali tablolarına ilişkin bir değerlendirme ve analiz süreci bulunmamaktadır. Doğrudan temin işlemleri hariç mal ve hizmet alımları için EKAP sistemi kullanılmaktadır. İdarenin bütçesindeki en önemli transfer kalemlerinden olan sosyal yardım ödemeleri iki ana sistemden yapılmaktadır. Bunlardan birincisi genel bütçe ödemelerinin (2022 sayılı Kanun kapsamında olanlar hariç) tahakkuk ettirildiği YBS Yönetim Bilgi Sistemi ve 2022 sayılı kanun kapsamında olanlar ile SYDTF kaynaklarından ödenen yardımları ve muhasebesini içeren BSYBS Bütünleşik Sosyal Yardımlar Bilgi Sistemi'dir. YBS denetimlerde test edilmiş yetersiz olduğu ve önemli ölçüde risk içerdiği kanaatine varılmıştır. Çünkü bu sistem tasarlanırken bir gider tahakkuk sistemi olarak tasarlanmamış yapılan iş ve işlemlerin kaydedilmesi amaçlanmıştır. BSBYS sisteminin ise gelişmiş bir sistem olduğu ve karar destek sistemi olarak kullanıldığı görülmüştür.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 13 Bunların yanında diğer bazı küçük çaplı destek sistemleri bulunmakta; bunlar personel, araç ve ödenek işlemlerinde kullanılmaktadır. Bunların ana sistemlere entegresine ilişkin yürütülen bir proje bulunmamaktadır. YBS sisteminin Dünya Bankası Projesi ile geliştirilen ABS Aile Bilgi Sistemine zamanla modül modül devredilmesi düşünülmekte ise de bu herhangi bir projeye dönüştürülmüş değildir. Ayrıca ABS'nin gelişmiş bir sistem olup olmayacağı hatta YBS'den yapılan sosyal yardım tahakkuklarını içerip içermeyeceği tartışmalıdır. İdarenin birimleri arasında bu noktada bir uzlaşma ve ortak proje düşüncesi henüz oluşmamıştır. İdarenin bütüncül bir bilgi yönetim politikası olmadığı, tüm sistemlerin merkezi bir yapıda tasarlandığı ve geliştirildiği, sistemlerin maliyetlerinin ölçülmediği, getirilerinin karşılaştırılmadığı, düzenli olarak test edilip denetlenmediği, sistemlerin uygulama sonuçları ve risk yönetimi açısından standart raporlamalar yapılmadığı, kurumsal strateji ve performans hedefleri ile ilişkilendirilmiş değişiklik ve yenileme metodolojisinin bulunmadığı, sistemlerin genellikle farklı birimlerin farklı amaçları için birbirinden bağımsız olarak tasarlanarak işletildiği görülmüştür. c) Stratejik Planlama- Performans Bütçe Uygulaması ve Bunların Mali Yönetim ve Raporlaması Açısından İç Kontrol 5018 sayılı KMYKK iç kontrol sisteminin amaç ve niteliklerini belirlemiş ve bunun temel yapısını stratejik planlamaya dayalı performans bütçe uygulaması olarak belirlemiştir. Kaynak kullanım modelinin ve mali raporlamasının kanunun belirlediği bu işleyişe uygun olarak yürütülmesi gerekmektedir. Ancak mevcut bütçe uygulaması kanunun emredici hükümlerine rağmen performans bütçe olarak uygulanmamaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yeniden düzenlenen bütçe ve muahsebe sistemi olan MYS kurumsal kodları devreden çıkarmakta ve böylece saha birimlerinin bütçe ile ilişkisini kesmektedir. Saha birimlerinin performans programlarında belirtilen faaliyet ve projelerden hangilerine ne kadar kaynak harcadığı belirsizleşmektedir. Ödenek bir defa illere gönderildiğinde artık genel müdürlüklere ait bir bütçe kodunda görünmekte; bunun hangi birim tarafından hangi performans göstergesinde yer alan hangi proje ve faaliyetlere kullanıldığı tamamen belirsiz hale gelmekte ve dolayısıyla raporlanmamaktadır. Hal böyle iken aslında üst yönetici vermiş olacağı güvence beyanı dolayısıyla, yetki ve sorumluluklar ile bütçe arasında ilişkinin kopmuş olduğunu da beyan etmektedir. Sonuç olarak kamu kaynaklarının kullanımının planlanması, programlanması-
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 14 bütçelenmesi ve raporlanması şeklindeki 5018 sayılı Kanun sistematiği tamamen ortadan kaldırılmış olmaktadır. Aslında her harcama yetkilisinin kendi her bir harcama talimatı ile kurumun performans programı ve bütçesi arasındaki ilişkiyi somut ve açık bir şekilde kurduğu ve böylece kanunun öngördüğü hesap verme sorumluluğunu her yönüyle tam olarak yerine getirdiği ideal bir noktaya varılmasının hedeflenmesi gerekirken; Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından sistemin işleyişini belirleyen bilişim sistemleri tasarımı marifetiyle bunun tam tersi bir yapı ve işleyiş hayata geçirilmektedir. Bunun dışında gerek bütçe uygulaması gerekse mali iş ve işlemlerin yürütülmesine ilişkin olarak saha birimlerinde yapılan incelemelerde özellikle 5018 sayılı KMYKK İç Kontrol Sistemi bölümünde yer verilen yeterli bilgi ve tecrübeye sahip personelin bulunmadığı ve görevlendirilmediği, mali iş ve işlemlerin ağırlıkla 4/d statülü personel veya yeni atanmış memur personel tarafından yürütüldüğü görülmüştür. Yapılan denetim çalışmalarında İdare saha yöneticilerinin ve ilgili personelin 5018 sayılı KMYKK ve uygulaması hakkında yeterli bilgi sahibi olmadığı görülmüştür. Kamu idaresi bünyesinde mali sonuç doğuran iş ve işlemlerin düzenli olarak denetimi ve raporlanmasına ilişkin sistemli bir iç kontrol uygulaması da bulunmamaktadır. Binden fazla harcama birimi bulunan idarenin bu anlamda çevre birimlerinde harcama alanında iç kontrol son derece zayıftır. ç) Strateji Geliştirme Başkanlığının Durumu ve Çevre Birimleri Örgütlenmesi Açısından İç Kontrol İdarenin iç kontrol yönetimi mevzuat uyarınca SGB de olsa da uygulamada ana hizmet birimi genel müdürlüklerin kendi başlarına sisteme müdahil olduğu, bilgi sistemleri oluşturduğu veya değiştirdiği, mevzuat yaptığı ve değiştirdiği, bu müdahalelerde stratejik plan ve performans bütçe bağının ihmal edildiği görülmektedir. 5018 sayılı Kanun ve SGB görev ve yetkilerini belirleyen yönetmelik hükümlerine aykırılık teşkil eden bu uygulama nedeniyle kurumsal ve iyi işleyen bir iç kontrol sisteminin kurulması sağlanamamaktadır. Gerek uygulamayı ve yönetsel yapılanmayı değiştiren mevzuat değişiklikleri, gerekse uygulamayı değiştirecek nitelikteki bilgi sistemleri ve insan kaynağı değişiklikleri stratejik planlama ve performans bütçeleme ile ilişkilendirilmeksizin kontrolü zayıf bir şekilde gerçekleşmekte ve ortaya çıkan olumsuz sonuçların sonradan düzeltilmesi ve iyileştirilmesi son derece zor olmaktadır. Kamu idaresinde gerek merkezde gerekse illerde yöneticilerin sık değişmesi ve yönetim
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 15 kademelerinde vekil görevlendirme oranının yüksekliği nedenleriyle iç kontrolün bütünlüğü iyice bozulmakta aynı konuda birbirinden farklı uygulamalar ve sürüncemede kalan sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede kimi zaman İdare merkezi tarafından aynı konuda birbirine yakın zamanlarda verilen görüşler farklılaşmaktadır. Genel Müdür değişimlerinde yeni atanan yöneticiler uygulamaları önemli ölçüde değiştirecek nitelikte müdahalelerde bulunabilmektedir. Böylelikle iç kontrol zayıflamakta ve kurumsal riskler artmaktadır. Tüm bu sakıncaların giderilmesini sağlamak üzere mevcut işleyişi değiştiren her türlü girişimin SGB süzgecinden geçirilerek kurum stratejik planı ve performans bütçe uygulamasına uygunluğunun sağlanması, performans hedefleri ile ilişkilendirilmeyen müdahalelerin en aza indirilmesi, her türlü müdahalenin kaynak kullanımında oluşturacağı değişimlerin de verimlilik ve ekonomiklik açısından talep edenlerce ortaya konması gerekmektedir. Ancak uygulamada kamu yönetiminin genelinde görülen şekilde SGB nin bütçe uygulaması ve ödenek dağıtımına odaklandığı diğer alanlarda etkili olamadığı görülmüştür. Diğer yandan SGB nin il birimlerinde planlama, bütçeleme ve faaliyet raporlaması birimleri bulunmamaktadır. İl birimlerindeki idari ve mali işler şubeleri gider tahakkuk birimleri olarak çalışmaktadır. İl birimlerinin bütçe ve performans ölçüm ve değerlendirme sistemi ile bağlantısı bu nedenle kurulamamaktadır. Halbuki bütçede yer alan nakit kaynak kullanımları ile taşınır ve taşınmazların tükenme paylarından oluşan tüm kaynak kullanımları uygulamayı gerçekleştiren saha birimleri olan il birimleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Ancak fiili durumda bu saha birimleri de bütçe ödeneklerinin alınmasına ve harcanmasına odaklanmıştır. Çünkü İdare il birimlerinin stratejik planı ve performans programı çerçevesinde kendine ait planı, programı ve performans bütçesi bulunmamaktadır. Bu nedenle tüm İdare sathında iç kontrol sisteminde bütünlük, uygulama birliği ve hesap verme sorumluluğunun tam olarak gerçekleşmesi zorlaşmaktadır. Genel olarak değerlendirildiğinde Kamu İdaresinin iç kontrol sistemi 5018 sayılı KMYKK da belirlenen şartlar ve işleyiş açısından yeterli seviyede değildir. 6. DENETİM GÖRÜŞÜ Mali Yapı bölümünde açıklandığı üzere 2018 yılı sonunda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına tek bir bilanço ve faaliyet sonuçları tablosu düzenlenmemiş olup, mülga Bakanlıklar adına iki ayrı dönem sonu mali tabloları düzenlenmiş ve Sayıştay’a sunulmuştur. Bu nedenle denetim görüşümüz iki ayrı bakanlık adına düzenlenen tablolara göre
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 16 oluşturulmuştur. Mülga Bakanlıklara ait Mali Tablolara düzenlenen görüşlerimiz sırasıyla aşağıdadır. 1- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının 2018 yılına ilişkin mali rapor ve tabloları hakkında; denetim görüşü oluşturabilmek için gerekli olan, geçerli finansal raporlama çerçevesi kapsamındaki mali rapor ve tablolar ile bilgi ve belgeler, kamu idaresi yönetimi tarafından tam olarak ve mevzuata uygun şekilde sağlanamadığı için görüş bildirilememektedir. 2- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2018 yılına ilişkin geçerli finansal raporlama çerçevesi kapsamındaki mali rapor ve tablolarının "Denetim Görüşünün Dayanakları" bölümünde belirtilen hesap alanları hariç tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi içerdiği kanaatine varılmıştır. 7. DENETİM GÖRÜŞÜNÜN DAYANAKLARI BULGU 1: Kamu İdaresi Hesaplarının Zamanında ve Muhasebe Mevzuatına Uygun Düzenlenerek Verilmemesi Kamu İdaresi hesapları Sayıştay tarafından belirlenen usul ve esaslara uygun bir şekilde verilmemiş ve ayrıca kaldırılan İdarelerin hesaplarının Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına devir işlemleri doğru ve mevzuata uygun olarak yapılmamıştır. a) İdare Hesaplarının, Kamu İdaresi Hesaplarının Sayıştaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri İle Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslara Uygun Olarak Zamanında Verilmemesi Kamu İdaresi Hesaplarının Sayıştaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri İle Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esasların, “Verilecek defter, mali tablo, belge ve bilgilerin çeşitleri” başlıklı 5 inci maddesi, “Defter, mali tablo, belge ve bilgilerin verilme yeri ve süresi” başlıklı 6 ncı maddesi, “Defter, mali tablo, belge ve bilgilerin verilme usulü” başlıklı 7 nci maddesi ile Sayıştaya verilmesi gereken kamu idaresi hesaplarının içeriği ve bu hesapları oluşturan bilgi ve belgelerin verilme süre ve usulleri belirlenmiştir. Bu çerçevede anılan Usul ve Esasların 5 inci maddesinde, “(3) Hesap dönemi sonunda verilecek defter, mali tablo ve belgeler şunlardır: a) Birleştirilmiş veriler defteri. b) Geçici ve kesin mizan. c) Bilanço.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 17 ç) Belgeler;
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim
Raporu
18
dipnotlarında açıklanır.” hükmü yer almakta olup; 16.05.2019 tarihinde Sayıştay’a sunulan
mali tabloların aynı maddenin 1 inci fıkrasında belirlenen Nisan ayı sonuna kadar İdarece
açıklanması gereken mali tablolar olduğu kabul edilerek, yıl içi işlemlerin dönem sonundan
sonra düzeltilmesine ilişkin olarak hesaplarda yapılmış her türlü değişikliğin ayrıca açıklanması
gerekmektedir. Ancak idare tarafından bu kapsamda her hangi bir açıklama yapılmamıştır.
b) Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İle Mülga Aile ve Sosyal Politikalar
Bakanlığı Hesaplarının Mevzuata Uygun Olarak Devir İşlemlerinin Yapılmaması
703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 02.07.2018 tarihinde kaldırılan Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu tarihe kadar yapılmış
muhasebe işlemlerinin 10.07.2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak
yürürlüğe giren 1 no.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan Aile, Çalışma ve Sosyal
Hizmetler Bakanlığına devredilmesi işlemlerinin 31.12.2018’den önce yapılması
gerekmektedir.
GYMY’nin; “Mali raporlama” başlıklı Beşinci Bölümü, dönem sonu işlemleri ve
hesapların kapatılmasını düzenleyen 347 ve 348 inci maddeleri; MYMY’nin; “Muhasebe
dönemi, dönem başı işlemleri, dönem sonu işlemleri, kamu idaresi hesaplarının Sayıştaya
verilmesi ve belgelerin saklanması” başlıklı Onikinci Bölümü, “Mali raporlama” başlıklı
Onüçüncü Bölümü ile Muhasebe birimleri arası devir işlemlerini düzenleyen 547 nci maddesi
hükümleri gereğince; kaldırılan kurumlara ait kayıt ve hesapların, taşınır ve avans işlemleri
gibi henüz tamamlanmamış kısımları da tamamlanarak, 703 sayılı KHK’nin geçici 1 inci
maddesinin 1 inci 2 nci ve 22 nci fıkraları gereğince 31.12.2018 tarihinden önce tüm ülke
genelinde ve aynı günde yeni kurulan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına
devredilmesi gerekmektedir. İdare tarafından Temmuz 2018 sonrasında aylık olarak Sayıştay
Başkanlığına gönderilen belgelerin incelenmesinde 18 kurumsal kodu ile Mülga ÇSGB adına
muhasebe kayıtlarının yıl sonuna kadar yapılmaya devam edildiği; ayrıca herhangi bir devir
işlemi yapılmaksızın Mülga ASPB’ye ait 24 kurumsal kodunun doğrudan yeni kurulan Aile,
Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına kullanılmaya devam edildiği görülmüştür. Bu
işlemler ile Mülga İdare adına yapılan muhasebe kayıtları yeni kurulan İdare kayıtları ile devir
yapılmaksızın birleştirilmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 19 Mülga ASPB Merkez Muhasebe Müdürlüğü ile Mülga ÇSGB Merkez Muhasebe Müdürlüğü arasında 27.11.2018 tarihi itibariyle yapılan devir işlemleri kapsamında ilgili yönetmelik hükümleri gereğince düzenlenen devir mizanında devredilen hesaplara ilişkin bilgiler bölümü boş bırakılmıştır. Bunun yanında Mülga ASPB Merkez Muhasebe Müdürlüğüne ait banka hesaplarında bakiye bulunduğu halde banka mevcudu devir tutanağında banka mevcudu sıfır olarak gösterilmiştir. Banka hesabı borç/alacak toplamları için banka mevcudu tespit tutanağında yer alan toplam tutar 16 milyar 59 milyon 739 bin 58,43 TL iken; devir veren 28 muhasebe birim kodlu Mülga ASPB Merkez Muhasebe Müdürlüğü ve devir alan 24 muhasebe birim kodlu AÇSHB Merkez Muhasebe Müdürlüğüne ait olup idarece ilgili mevzuat gereği Sayıştaya gönderilen Kasım 2018 ayına ait mizanlarında yer alan banka hesabı borç tarafı toplamı 1 milyar 559 milyon 058 bin 054,08 TL, alacak toplamı ise 1 milyar 562 milyon 651 bin 530,80 TL olarak gösterilmiştir. Sözü edilen tespitlere göre Merkez Muhasebe Birimlerinin devir işlemlerinin doğru ve mevzuata uygun olarak yapılmadığı görülmüştür. 2) Mülga ASPB İl Birimlerine Ait Hesapların Devir İşlemlerinin Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği Hükümlerine Uygun Olarak Yapılmaması Kaldırılan kamu idarelerinin kaldırıldıkları tarih itibariyle muhasebe hizmetlerini yürüten (defterdarlık muhasebe müdürlükleri) ve ilçe muhasebe birimlerinin (Mal Müdürlükleri) MYMY’nin 547 nci maddesi hükümleri gereğince hesapların ve kontrollerinde bulunan değerlerin devirlerini yeni kamu idaresi hesaplarına ve belirlenen muhasebe yetkililerine yapması gerekirdi. Bu çerçevede İdarenin taşra birimlerinin muhasebe hizmetlerini yürüten Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı il ve ilçe muhasebe birimleri de devir için belirlenen bir günde, aynı anda Mülga İdarelerin hesaplarının yeni kurulan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına devrini 31.12.2018 tarihine kadar gerçekleştirememiştir. Bu devirlerin yeni kurulan idareye yeni bir kurumsal kod verilmesi ve hesapların eski koddan yeni koda devri şeklinde gerçekleştirilmesi gerekirdi. Böylelikle yeni kurulan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 1 yevmiye numaralı 2018 yılı açılış muhasebe fişi oluşturulmuş olacak ve sonraki tarihlerde yapılacak tüm muhasebe işlemleri yeni idare adına mevzuata uygun olarak yapılmış olacaktı. Kaldırılan kamu idarelerine ait kaldırıldıkları tarih itibariyle oluşmuş muhasebe kayıtları ve hesaplarda kayıtlı tutarların yeni kurulan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına devri, GYMY ve MYMY’nin yukarıda yer verilen hükümlerine uygun olarak yapılmamıştır. Bunun sonucunda hukuken varlığı sona eren, yöneticileri ve dolayısıyla 5018
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 20 sayılı KMYKK’da belirlenen mali raporlama sorumluları da değişmiş olan kamu idareleri adına; 01.01.2019 tarihine kadar kaldırılan idarelerin muhasebe defter ve hesaplarına kayıt yapılmaya devam edilmiştir. Sözü edilen tespitlere göre il ve ilçe muhasebe birimlerinin devir işlemlerinin de doğru ve mevzuata uygun olarak yapılmadığı görülmüştür. Kamu idaresi cevabında; özetle, Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiş kapsamında 10.07.2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 no.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çatısında birleştirildiği, Bakanlığın 5018 sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı cetvelde olması nedeniyle her türlü mali iş ve işlemlerinin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütüldüğü, bu nedenle, verilecek cevaba esas oluşturmak üzere Bakanlık Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından 14.06.2019 tarih ve 40 sayılı yazı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının (Muhasebat ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü) bulguya ilişkin görüş ve değerlendirmelerinin istenildiği, ilgili Bakanlıktan alınacak cevap doğrultusunda işlem yapılarak Sayıştay Başkanlığına ayrıca bilgi verileceği ifade edilmiştir. Sonuç olarak kamu idaresi cevabında, bulgu konusu hususlarda Hazine ve Maliye Bakanlığının (Muhasebat ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü) görüş ve değerlendirmelerinin istenildiği, ilgili Bakanlıktan alınacak cevap doğrultusunda işlem yapılarak Sayıştay Başkanlığına ayrıca bilgi verileceği belirtilmiş ise de Hazine ve Maliye Bakanlığının cevabi yazısı ve bu yazıya istinaden yapılan iş ve işlemler hakkında herhangi bir bilgi ve belge sunulmamıştır. BULGU 2: Banka Hesabının Kurumun Banka Mevduat Hesaplarında Bulunan Tutarları Göstermemesi Kamu İdaresi İstanbul İl Müdürlüğünde yapılan denetimlerde, harcama birimleri tarafından bankalarda açılan çok sayıda mevduat hesabının muhasebe müdürlüklerince sistem üzerinden izlenemediği ve harcama birimleri adına açılan bu banka hesaplarının bir kısmının il müdürlüğü yöneticilerinin bilgisi dahilinde olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, İstanbul İl Müdürlüğü harcama birimlerine ait toplam 210 adet banka hesabı olduğu ve bu hesaplarda 2018 yıl sonu itibariyle 3.663.843,60 TL tutarında bakiye bulunduğu görülmüştür. Genel bütçeli idarelerin muhasebe hizmetini yürüten Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı muhasebe müdürlüklerince engelli evde bakım, sosyal ve ekonomik destek, koruyucu aile vb. sosyal yardımlar ile maaş ödemeleri gibi toplu ödemelerin doğrudan hak sahiplerinin banka
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 21 hesaplarına değil de Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından 11.03.2015 tarih 29292 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hesaba Aktarma Suretiyle Ödeme başlıklı 43 sıra no.lu Genel Tebliğe göre harcama birimleri adına açılan banka hesaplarına aktarıldığı görülmüştür. Aktarma sonrasında hak sahiplerine ödeme yapılan bu banka hesaplarının muhasebe birimleri tarafından takip edilmediği, muhasebe birimlerince yalnızca harcama birimlerinin hesaplarına aktarılan tutarların muhasebeleştirildiği, bunun dışında harcama birimleri adına açılan banka hesaplarına ilişkin muhasebe kayıtlarının yapılmadığı anlaşılmıştır. Diğer bir deyişle harcama birimleri adına açılan banka hesaplarına dönen ödenemeyen tutarlar veya muhasebe biriminden aktarılan tutarlar hariç bu hesaplara yatırılan tutarlar ya da bu hesaplardan ödenen tutarlar olduğunda bu hesap hareketlerinin muhasebeleştirilmesini sağlamak üzere bankadan ertesi gün banka hesap özet cetveli alınarak muhasebe kayıtlarının yapılmadığı, muhasebe birimlerinin harcama birimlerinin banka hesap hareketlerinden ancak kurum yetkilileri bilgilendirirse haberdar olup muhasebe kayıtlarını yaptığı görülmüştür. Ayrıca yıl sonlarında muhasebe dışında açılan bu hesaplar için muhasebe birimlerince bankalar ile mutabakat yapılmamakta, yani bu hesaplardaki yıl sonu bakiye tutarları Banka Mevcudu Tespit Tutanağı ile tespit edilerek kayıtlara alınmamaktadır. Anılan nedenlerle 102 kodlu Banka Hesabının bu haliyle kamu idaresinin il harcama birimlerinin banka hesaplarında mevcut tutarları göstermesinin mümkün olmadığı ve İdareye ait banka mevduatının muhasebe kayıtları yapılmaksızın kullanılmasının mümkün olduğu görülmüştür. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ve Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdarelerinin Ödeme ve Tahsilat İşlemlerinin Elektronik Ortamda Gerçekleştirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar incelendiğinde muhasebe birimlerinin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdinde bulunan ödeme hesapları ve muhabir banka nezdinde bulunan tahsilat hesapları ile yine muhasebe birimleri adına açılan banka hesaplarının takibinin yapılması ile ilgili usul ve esasların belirlendiği görülmektedir. Anılan Yönetmelik ve Usul ve Esaslar gereğince muhasebe birimleri kendi adlarına açılan banka hesaplarının takibini yapmaktadır. Genel bütçeli idarelerin muhasebe hizmetleri ise Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı muhasebe müdürlüklerince yerine getirildiğinden, İdareye bağlı harcama birimleri adına açılan banka hesaplarının il harcama birimi yetkilileri ve bu birimlerin muhasebe hizmetlerini yürüten anılan Bakanlığına bağlı muhasebe birimlerince takip edilmesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; özetle, mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiş
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 22 kapsamında 10.07.2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 no.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çatısında birleştirildiği, Bakanlığın 5018 sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı cetvelde olması nedeniyle her türlü mali iş ve işlemlerinin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütüldüğü, bu nedenle, verilecek cevaba esas oluşturmak üzere Bakanlık Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından 14.06.2019 tarih ve 40 sayılı yazı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının (Muhasebat ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü) bulguya ilişkin görüş ve değerlendirmelerinin istenildiği, ilgili Bakanlıktan alınacak cevap doğrultusunda işlem yapılarak Sayıştay Başkanlığına ayrıca bilgi verileceği ifade edilmiştir. Sonuç olarak Kamu idaresi cevabında, bulgu konusu hususlarda Hazine ve Maliye Bakanlığının (Muhasebat ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü) görüş ve değerlendirmelerinin istenildiği, ilgili Bakanlıktan alınacak cevap doğrultusunda işlem yapılarak Sayıştay Başkanlığına ayrıca bilgi verileceği belirtilmiş ise de, Hazine ve Maliye Bakanlığının cevabi yazısı ve bu yazıya istinaden yapılan iş ve işlemler hakkında herhangi bir bilgi ve belge sunulmamıştır. BULGU 3: Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı Kapsamında Yararlanıcı Kuruluşlara Kullandırılan Fonların Bakanlık Muhasebe Sistemine Kaydedilmemesi Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) kapsamında “İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı”nın otoritesi konumunda olan Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığı yönetiminde kullandırılan Avrupa Birliği (AB) fonları ve ulusal katkı tutarlarının, Daire Başkanlığı hesaplarına girişi ve yararlanıcı kurum ve firmalara aktarımı işlemlerinin İdare muhasebe sistemine kaydedilmediği tespit edilmiştir. IPA 4’üncü bileşeni (İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Bileşeni) kapsamında tahsis edilen fonların yönetimi, Türkiye Cumhuriyeti ile AB Komisyonu arasında imzalanan ve 16.12.2011 tarihli ve 28144 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Finansman Anlaşması” nda belirlenmiş olup; Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığı (ABMYDB) 31 Ocak 2012 tarihinde, Avrupa Komisyonu tarafından “Ön-Kontrollü Merkezi Olmayan Uygulama Sistemi” içerisinde İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı çerçevesinde Program Otoritesi (İKGPRO) olarak akredite edilmiştir. Akreditasyon kararıyla birlikte, ABMYDB kendisinin ve başka kurumların yararlanıcı olduğu projelerde sözleşme makamı konumuna geçmiştir. AB tarafından finanse edilen İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi çerçevesinde gerçekleştirilen hibe projeleri ile mal ve hizmet
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 23 alımlarına ilişkin ihalelerin planlanması, ihaleye çıkılması, sözleşmelerin imzalanması ve yönetilmesi, ödemelerin gerçekleştirilmesi ile mali raporlamasından sorumlu kılınmıştır. Mal veya hizmet alımı sözleşmelerinde; %15 tutarındaki ulusal katkı, yararlanıcı kurum tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesindeki Ulusal Fon Dairesi’ne aktarılmakta, %85 tutarındaki AB katkısı ile beraber toplam tutar, Ulusal Fon Dairesi’nden ABMYDB’ye aktarılmaktadır. Daha sonrasında ABMYDB tarafından da firma veya kurumlara paralar aktarılmaktadır. Ancak bu işlemlerin muhasebe kayıtları sadece Presto isimli sistemde tutulmakta, İdare muhasebe kayıtlarında yer almamaktadır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun kapsam başlıklı 2’nci maddesinde yer alan; “Avrupa Birliği fonları ile yurt içi ve yurt dışından kamu idarelerine sağlanan kaynakların kullanımı ve kontrolü de uluslararası anlaşmaların hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu Kanun hükümlerine tâbidir.” ve tanımlar başlıklı 3’üncü maddesinin (g) bendinde yer alan “Kamu kaynakları: Borçlanma suretiyle elde edilen imkânlar dâhil kamuya ait gelirler, taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değerleri” şeklindeki hükümler gereğince; AB Fonları bir kamu kaynağıdır. Bu fonların kullanımı ve kontrolü ile ilgili olarak, uluslararası anlaşmalarda yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla, 5018 sayılı Kanunda kamu kaynaklarının elde edilmesi, kullanılması, muhasebeleştirilmesi, raporlanması, kontrolü vb. alanlarda öngörülen genel düzenlemeler geçerlidir. Katılım öncesi mali işbirliği kapsamında tahsis edilen yardımların kullanılmasını sağlayan uluslararası anlaşmalarda mezkur mevzuat hükümlerinin uygulanmasını kısıtlayacak herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Finansman Anlaşması’nın 61’inci maddesinde Hükümetin, operasyonların yönetim ve uygulamasında yer alan tüm kamu kuruluşlarının veya özel kuruluşların ayrı bir muhasebe sistemi veya yetkili mercilerin harcamayı doğrulamasını kolaylaştıracak yeterli bir muhasebe kodifikasyonunu temin edeceği kabul edilmiştir. Dolayısıyla, IPA fonlarının kullanımı sırasında gerçekleştirilen işlemlerin muhasebeleştirilmesinde esas olan, güvenilir ve takip edilebilir bir muhasebe sistemi kurulması olup bu şartlar sağlandığı sürece sistemin ulusal muhasebe sistemine entegrasyonu uluslararası anlaşmalara aykırı olmadığı gibi 5018 sayılı Kanunun da gereğidir. 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname öncesi (Mülga) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın teşkilat kanunu olan 3146 sayılı Kanunun 12/B maddesinde ve anılan KHK sonrası 1 no.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 80’inci maddesinde, desteklenecek proje ve faaliyetlere ilişkin olarak projelerin seçimini yapmak, önceliklendirmek, ihale ve sözleşmelerini yapmak ve yürütülmesini sağlamak, ödemelerini gerçekleştirmek ve
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 24 muhasebeleştirmek, buna ilişkin kontrol, izleme ve değerlendirmeleri yapmak, ABMYDB’nin görevleri arasında sayılmıştır. Ancak ABMYDB İdare bünyesinde yer alan bir daire başkanlığıdır ve dolayısıyla daire başkanlığının İdare hesaplarından ayrı olarak muhasebe işlemleri yapma yetkisi bulunmamaktadır. Söz konusu IPA fonlarının kullandırılması ile görevlendirilmiş bulunan ABMYDB’nin gerçekleştirmiş olduğu faaliyetlerin Bakanlık muhasebe kayıtlarında izlenmemesi, mevzuata aykırılık teşkil etmekte ve kamu kaynaklarının kayıt dışında kalmasına neden olmaktadır. Bu itibarla, dış finansman kaynağından sağlanarak, yararlanıcı kurum ve kuruluşlara kullandırılan IPA fonlarının, 5018 sayılı Kanuna uygun olarak İdare muhasebe sistemine kaydedilmesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; özetle, IPA Fonlarının kullanımını düzenleyen Finansman Anlaşmasının 61’inci maddesinde ‘AB ve ulusal kontrol otoritelerinin harcamayı doğrulamasını kolaylaştıracak ilgili tüm işlemler için yeterli bir muhasebe kodifikasyonu ya da ayrı bir muhasebe sistemi tutmasını temin eder’ hükmü ile ulusal muhasebe sisteminden bağımsız bir sistemin kullanılmasına cevaz verildiği; bu konuda Uluslararası Anlaşma ile tanınan seçim hakkının UYG tarafından ayrı bir muhasebe sisteminin kullanılması yönünde yapıldığını ve IPA fonlarının muhasebeleştirilmesinin 5018 sayılı Kanun kapsamı dışında bırakıldığı; söz konusu tercihin ödemeye ilişkin belgelerin İngilizce olması, para birimi olarak Avro kullanılması, AB denetçilerinin ve UYG’nin IPA muhasebesini takip ve denetimine olanak sağlaması yönünden aslında pratik bir zorunluluk olduğu; denetim raporunda bahsedildiği üzere ulusal muhasebe sistemimize entegre bir muhasebe sistemi kullanılmak istenseydi dahi, IPA Fonlarının 5018 sayılı Kanuna uygun olarak muhasebeleştirilebilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından Bakanlığımız nezdinde özel hesapların tanımlanması ve bu hesapların yönetimi için usul ve esasların belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Kamu idaresince ayrıca; konuyla ilgili mülga Maliye Bakanlığına 19 Ocak 2016 tarihli resmi yazı ile yazılı görüşleri ve muhasebeleştirme usulleri konusunda görüş sorulduğu, buna cevaben mülga Maliye Bakanlığının gerekli çalışmaların taraflarınca başlatılacağı ve ilgili kurumların katılımlarıyla yapılacak toplantı ve çalıştaylar neticesinde usul ve esasların belirleneceğine dair cevap yazısı ilettiği; 14 Aralık 2016 tarihinde, bahse konu çalışmaların ilk ayağı olarak mülga Maliye Bakanlığı ev sahipliğinde mülga Hazine Müsteşarlığı, mülga AB Bakanlığı ve Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığı temsilcilerinin katılımı ile bir toplantı gerçekleştirildiği, toplantıda AB fonları ve ödemeleri ile ilgili usul ve esaslar hakkında görüş alışverişinde bulunulduğu; ardından mülga Maliye Bakanlığı uzmanları tarafından Program Otoritelerine yapılan ziyaretler kapsamında detaylı şeklinde mevcut
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 25 sistemin işleyişi ve yeni yapılanma hakkında fikir teatisinde bulunulduğu; Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar uyarınca tutulacak muhasebe kayıtları sonucunda IPA fonlarının 5018 sayılı Kanuna uygun olarak muhasebeleştirilmesi hususundaki bulguya yönelik önlemin ilgili Bakanlığın görüşünün alınması sonrası uygulanacağı ifade edilmiştir. Sonuç olarak bulguda da ifade edildiği üzere; 5018 sayılı Kanunun 2 ve 3’üncü maddeleri gereği AB fonları bir kamu kaynağıdır, bu fonların kullanımı ve kontrolü ile ilgili olarak uluslararası anlaşmalarda yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla, 5018 sayılı Kanunda kamu kaynaklarının elde edilmesi, kullanılması, muhasebeleştirilmesi, raporlanması, kontrolü vb. alanlarda öngörülen genel düzenlemeler geçerlidir. Katılım öncesi mali işbirliği kapsamında tahsis edilen yardımların kullanılmasını sağlayan uluslararası anlaşmalarda mevzuat hükümlerinin uygulanmasını kısıtlayacak herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle sistemin ulusal muhasebe sistemine entegrasyonu uluslararası anlaşmalara aykırı olmadığı gibi 5018 sayılı KMYKK nın gereğidir. Kamu İdaresi geçmiş yıllarda mülga Maliye Bakanlığınca bahse konu mevzuat çalışmalarının başlatıldığını ifade etmiş olup, bu çalışmalara ilişkin yazışmalar ve toplantı notları sunulmuştur. Mülga Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 23.09.2016 tarih ve 28165485-210.09-19393 sayılı yazısında IPA kapsamında uluslararası çerçeve anlaşma hükümleri gereği ayrı bir muhasebe ve raporlama siseminde izlenilen AB fonlarının, bu fonları kullanan kamu idarelerinin mali raporlamalarına dahil edilmesine yönelik olarak Bakanlıkça kapsamlı bir çalışma başlatıldığı ifade edilmiştir. Bu çalışma kapsamında yapılan 23.02.2017 tarihli toplantı sonucunda, IPA Muhasebe kodları ile Genel Bütçe muhasebe kodlarını uyumlaştıracak dönüşüm tablolarının (Mülga) Maliye Bakanlığınca hazırlanması ve konuyla ilgili gerekli mevzuat çalışmalarının en kısa zamanda tamamlanması gerektiği kararlaştırılmış olmasına rağmen, çalışma devam ettirilmemiş ya da sonuçlandırılmamıştır. Dış finansman kaynağından sağlanarak, ABMYDB tarafından yararlanıcı kurum ve kuruluşlara kullandırılan IPA fonlarının, 5018 sayılı Kanuna uygun olarak ulusal muhasebe sistemine kaydedilmesi gerekmektedir. BULGU 4: Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı Kapsamında Yararlanıcı Olarak Kullanılan Fonların Avrupa Birliği ve Uluslararası Kuruluşların Kaynaklarından Kamu İdarelerine Proje Karşılığı Aktarılan Hibe Tutarlarının Harcanmasına ve Muhasebeleştirilmesine İlişkin Yönetmelik Hükümlerine Uygun Olarak Kaydedilmemesi “İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı Altındaki Giderlerin
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 26 Doğrudan Finansmanı Projesi” kapsamında kullanılan fonlar, Avrupa Birliği ve Uluslararası Kuruluşların Kaynaklarından Kamu İdarelerine Proje Karşılığı Aktarılan Hibe Tutarlarının Harcanmasına ve Muhasebeleştirilmesine İlişkin Yönetmelik (AB Hibe Yönetmeliği) hükümlerine uygun olarak izlenmemekte ve muhasebeleştirilmemektedir. IPA kapsamında “İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programının” otoritesi olan ABMYDB “Doğrudan Finansman Projesinin” yararlanıcı kurumu konumundadır. Söz konusu proje kapsamında hibe niteliğinde kullanılan fonlar AB Hibe Yönetmeliği hükümleri uyarınca İdarenin muhasebe hizmetlerini yürüten muhasebe birimleri aracılığı ile muhasebeleştirilip raporlanması gerekirken, ABMYDB tarafından kullanılan Presto muhasebe sistemi üzerinden yürütülmektedir. 5234 sayılı Kanunun verdiği yetkiye istinaden Hazine ve Maliye Bakanlığınca hazırlanan ve 27.11.2007 tarih ve 26713 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren AB Hibe Yönetmeliğinin 8’inci maddesinde; AB, uluslararası kuruluşlar veya uluslararası konsorsiyumlardan temin edilen proje karşılığı hibelerin bütçeye gelir veya gider kaydedilmeksizin gelir ve gider hesaplarında izleneceği hüküm altına alınmıştır. Yapılan incelemede;, ABMYDB’nin yararlanıcı kurum olduğu “İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı Altındaki Giderlerin Doğrudan Finansman Projesi” kapsamında kullandığı fonlar için; AB Hibe Yönetmeliği hükümlerine uygun kayıtları yapmadığı, muhasebe kayıtlarını yalnızca Presto muhasebe sisteminde tuttuğu ve dolayısıyla söz konusu kayıtların İdarenin muhasebe kayıtlarında takip edilmediği görülmüştür. Bu itibarla, dış finansman kaynağından sağlanarak, proje karşılığı aktarılan hibe niteliğindeki İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı Altındaki Giderlerin Doğrudan Finansmanı Projesinin 5018 sayılı Kanuna ve AB Hibe Yönetmeliği’ne uygun olarak izlenmesi, harcanması ve muhasebeleştirilmesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; özetle, Doğrudan Finansman Projesinin uygulama usullerinin, hizmet veya hibe sözleşmelerinden farklı olarak “Standart Avrupa Sosyal Fonu Yöntemi” denilen ayrı bir yönetim modeline dayandığı ve bu çerçevede hem hizmet hem de hibe sözleşmelerine ilişkin usullerden ayrıldığı; ilgili Yönetmeliğin 4’üncü maddesinde; “Proje sözleşmesi: Finanse edilmesi kabul edilen projenin yürütücüsü ile ilgili kamu idaresi yetkilisi ve Avrupa Birliği, uluslararası kuruluş veya uluslararası konsorsiyum arasında akdedilen idari ve mali hükümler ile diğer hususların belirlendiği ve eki, projenin kapsamı, çalışma programı, bütçe planı gibi hususların yer aldığı proje öneri formunu kapsayan yazılı anlaşmayı” ifade ettiği ve anılan projeye ilişkin bu şekilde bir sözleşme bulunmadığı; uygulanan proje
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 27 çerçevesinde Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığı uygulayıcı birimi (Bilgilendirme, Tanıtım ve Teknik Yardım Birimi) ile Program Otoritesi Başkanı arasında bir protokol imzalandığı; bu çerçevede Doğrudan Finansman Projesinin hem bütçesinin doğrudan Avrupa Birliği tarafından aktarılmaması ve Avrupa Komisyonu ile bir sözleşme imzalanmaması, hem de uygulama usulleri bakımından hibe ve hizmet sözleşmelerinden ayrılması nedeniyle söz konusu Projenin ilgili Yönetmelik kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği hususunda söz konusu yönetmeliğin yürütücüsü olan Maliye Bakanlığı’nın sorumlu biriminin 13.02.2013 tarihinde olumlu görüş bildirdiği; önceki bulguya yönelik açıklamalarda da belirtildiği üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar uyarınca ve ilgili Bakanlığın görüşünün alınması sonrası gerekli işlemlerin uygulanacağı ifade edilmiştir. Sonuç olarak IPA kapsamında İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programının otoritesi olan ABMYDB, “İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı Altındaki Giderlerin Doğrudan Finansmanı Projesi”nin yararlanıcı kurumu konumundadır. Kamu İdaresi her ne kadar anılan Projenin uygulama usullerinin Standart Avrupa Sosyal Fonu Yöntemi modeline dayandığını, bu yönüyle hibe sözleşmelerinden ayrıldığını, proje bütçesinin doğrudan AB’den aktarılmadığını, Avrupa Birliği ve Uluslararası Kuruluşların Kaynaklarından Kamu İdarelerine Proje Karşılığı Aktarılan Hibe Tutarlarının Harcanmasına ve Muhasebeleştirilmesine İlişkin Yönetmelik hükümlerine tabi olmaması gerektiğini ifade etmiş olsa da; İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı Altındaki Giderlerin Doğrudan Finansmanı Projesi, IPA kapsamında yürütülen diğer hibe projelerinden farklı bir özelliğe sahip değildir. IPA kapsamında yürütülen diğer hibe projeleri gibi %15 TR katkısı ve %85 AB katkısı şeklinde yürütülmektedir ve %15 TR katkısı 630 Giderler hesabında muhasebeleştirilirken %85 AB katkısı sadece Presto sisteminde görülmekte ve İdarenin muhasebe sisteminde izlenmemektedir. Söz konusu proje kapsamında hibe niteliğinde kullanılan fonların 5018 sayılı Kanun ile Avrupa Birliği ve Uluslararası Kuruluşların Kaynaklarından Kamu İdarelerine Proje Karşılığı Aktarılan Hibe Tutarlarının Harcanması ve Muhasebeleştirilmesine İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun olarak izlenmesi, harcanması ve muhasebeleştirilmesi gerekmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 28 8. DENETİM GÖRÜŞÜNÜ ETKİLEMEYEN TESPİT VE DEĞERLENDİRMELER BULGU 1: Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İle Mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Bütçelerinin Yeni Kurulan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bütçesine Devrinin Yapılmaması AÇSHB Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından merkez birimlere dağıtımlı yazılan 20.09.2018 tarih ve E.65398 sayılı yazıda, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından Mülga ÇSGB adına 18 kurumsal kodlu 2018 yılı ödeneklerinin 24 kurumsal kodlu AÇSHB tertiplerine aktarılmasının talep edildiği belirtilerek, 24.09.2018 tarihine kadar gerçekleşmiş giderlere ilişkin ödeme emri belgeleri ile 18 kodlu ödeneklerin tenkis belgelerinin düzenlenmesi istenmiştir. Bu yazıdan sonra yine AÇSHB Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından Bakan imzalı olarak Hazine ve Maliye Bakanlığına hitaben yazılan 12 Ekim 2018 tarih ve 60298293/841.02.06.68 sayılı yazı ile 2018 yılı Bütçe Kanunu’nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin; “Kamu İdarelerinin yeniden teşkilatlanması sonucu, bütçe kanunlarının uygulanması ve kesin hesapların hazırlanması ile ilgili olarak gerekli görülen her türlü bütçe ve muhasebe işlemleri için gerekli düzenlemeleri yapmaya Maliye Bakanı yetkilidir” şeklindeki hükmüne dayanılarak anılan Bakanlıktan, Mülga ÇSGB ve ASPB bütçelerinin yeni kurulan AÇSHB bütçesine devrinin yapılması talep edilmiştir. Bu yazının gereği Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yerine getirilmediğinden AÇSHB Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından Bakan yardımcısı (üst yönetici) imzalı olarak Hazine ve Maliye Bakanlığına hitaben yazılan 11 Kasım 2018 tarih ve 60298293/841.02.05- E.68783 sayılı yazı ile yurtdışında görevli personelin sağlık giderlerinin ödenebilmesi için çalışma Müşavirlikleri ve Ataşelikleri bütçesinde yer alan 18 kurumsal kodlu (ÇSGB) ödeneklerin 24 kurumsal kodlu Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesinin ilgili tertiplerine aktarılması talep edilmiştir. Yine AÇSHB Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından SGB Başkan Vekili imzası ile ilgili merkez birimlere hitaben yazılan 20.11.2018 tarih ve 60298293-841-01-01-E.672752 sayılı yazı ile Mülga ÇSGB ve ASPB 2018 yılı bütçelerinin birleştirilmesini teminen yeni vergi kimlik numaraları alınması gerektiği bildirilmiştir. Daha sonra AÇSHB Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından SGB Başkan Vekili imzası ile Hazine ve Maliye Bakanlığına hitaben yazılan 07.12.2018 tarih ve
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 29 60298293/841.99.-E.852688 sayılı yazı ile kurumsal kodu değişen birimler için alınan Vergi kimlik Numaraları bildirilerek 01.01.2019 tarihi itibariyle 2019 yılı bütçe ve muhasebe işlemlerinde bunların kullanılacağı belirtilmiştir. Son olarak AÇSHB Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından SGB Başkan Vekili imzası ile Hazine ve Maliye Bakanlığına hitaben yazılan 11.12.2018 tarih ve 60298293/841.99.- E.868143 sayılı yazı ile kurumsal kodu değişen birimler için alınan ve daha önce bildirilen vergi kimlik numaralarında revizyona gidildiği belirtilerek yeni vergi kimlik numaraları tekrar bildirilmiştir. Yukarıda belirtilen yazılara Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yazılı olarak yanıt verilmemiştir. Bu kapsamda, yeni kurulan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 yılında kendi adına bütçe ödeneği kullanamamış, Mülga Bakanlıklar adına bütçe işlemleri gerçekleştirilerek 2018 yılı sona ermiştir. Bu duruma Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ilk defa 2018 yılında devreye alınan ve bütçe ve muhasebe işlemlerinde eski sistemdeki kurumsal kod yerine Vergi Kimlik Numarasına dayalı kayıt ve tasnif uygulamasının neden olduğu değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, Bakanlıkların kaldırılması ve yeni bir yapıda birleştirilmesi sonucunda VKN bazında defterleri tutulmuş ancak kaldırılmış olan birimlere ait bu muhasebe kayıtlarının ne zaman, hangi yöntemle ve hangi birimlere ait defterlere devredildiği ve ilgili tüm bu işlemlerin muhasebe yetkililerince mevzuata göre düzenlenmesi gereken muhasebe işlem fişleri düzenlenerek onaylanıp onaylanmadığı denetime sunulan bilgi ve belgelerden anlaşılamamıştır. 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 02.07.2018 tarihinde kaldırılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu tarihe kadar yapılmış muhasebe işlemlerinin 10.07.2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 no.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına devredilmesi işlemlerinin 31.12.2018’den önce yapılması gerekirdi. Kamu idaresi cevabında; özetle, Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiş kapsamında 10.07.2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 no.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çatısında birleştirildiği, Bakanlığın 5018 sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı cetvelde olması nedeniyle her türlü mali iş ve işlemlerinin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütüldüğü, bu nedenle, verilecek cevaba esas oluşturmak üzere Bakanlık Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 30 14.06.2019 tarih ve 40 sayılı yazı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının (Muhasebat ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü) bulguya ilişkin görüş ve değerlendirmelerinin istenildiği, ilgili Bakanlıktan alınacak cevap doğrultusunda işlem yapılarak Sayıştay Başkanlığına ayrıca bilgi verileceği ifade edilmiştir. Sonuç olarak kamu idaresi cevabında, bulgu konusu hususlarda Hazine ve Maliye Bakanlığının (Muhasebat ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü) görüş ve değerlendirmelerinin istenildiği, ilgili Bakanlıktan alınacak cevap doğrultusunda işlem yapılarak Sayıştay Başkanlığına ayrıca bilgi verileceği belirtilmiş ise de, Hazine ve Maliye Bakanlığının cevabi yazısı ve bu yazıya istinaden yapılan iş ve işlemler hakkında herhangi bir bilgi ve belge sunulmamıştır BULGU 2: Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İle Mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Yeni Kurulan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İçin 2018 Yılı Sonunda Dönem Sonu Muhasebe İşlemleri ile Düzeltme İşlemlerinin Mevzuata Uygun Olarak Yapılmaması 703 sayılı KHK’nın geçici 1 inci maddesinin 22 nci fıkrası gereğince 2018 yılı içinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı muhasebe kayıtları ve mali tabloları GYMY ve MYMY hükümleri doğrultusunda doğru ve düzenli bir şekilde oluşturulamamış ve dolayısıyla yıl sonunda yine aynı mevzuat hükümlerine göre yapılması gereken dönem sonu işlemleri zamanında yapılamamıştır. Zira kaldırılan ve yeni kurulan kamu idarelerinin üst yöneticilerinin 5018 sayılı KMYKK’nın 11 inci maddesi gereğince, yapılacak devir işlemlerine ve bu kapsamda düzenlenen mali tablolara onay vermesi de sağlanamamıştır. Bilanço gününde mizanların çıkarılması ve dönem sonu işlemlerinin aynı günde yapılarak sona eren dönemin hesaplarının kapatılması ve yeni yılın ilk iş gününde bu kayıtlara dayanılarak açılış kayıtlarının 1 numaralı yevmiye ile yapılması işlemleri yapılmaksızın, kamu idaresi adına 2018 yılına ait kabul edilebilir bir mali tablonun oluştuğundan bahsedilmesi mümkün değildir. Zira bilanço gününde gerçekleştirilmeyen işlemlerin sonraki yılın belirsiz bir tarihine sarkıtılması, yıl içinde yapılmamış, tamamlanamamış yahut yanlış yapılmış ancak düzeltilememiş işlemlerin varlığına karine teşkil etmektedir. Bu şekilde yapılan işlemler ile muhasebenin en temel kavramı olan dönemsellik kavramı ihlal edilmiş olmaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından Mülga Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile yeni kurulan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına yapılan 2018 yılı muhasebe işlemlerine ilişkin olarak, dönem sonundan sonra
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 31 Sayıştay Başkanlığına farklı tarihlerde sunulan geçici mizanların birbirinden farklı olduğu görülmüş, böylece dönem sonu işlemlerinin Mayıs ayına kadar tamamlanmadığı anlaşılmıştır. Sunulan geçici mizanlarda oluşan bu farklılıklar temelde dönem sonu işlemleri yapılmadan yıl içinde yapılan kayıtlara ilaveler yapıldığı ve/veya düzeltme işlemleri yapıldığını göstermektedir. Ancak GYMY’nin 18 inci maddesinin; “Muhasebe kayıtları ancak yeni bir muhasebe kaydı ile düzeltilir. Muhasebe belgesinde düzeltme işleminin gerekçesine yer verilir” hükmü gereğince 2018 yılı sona erdikten sonra 2018 yılına ilişkin olarak geriye dönük yapılacak tüm düzeltmelerin ilgili muhasebe yetkilileri veya düzeltilecek muhasebe kayıtlarının niteliğine göre muhasebe yetkilileri ile birlikte harcama yetkilileri tarafından düzenlenmiş muhasebe işlem fişleri ile yapılması gerekmektedir. Bu yapılmaksızın sistem üzerinden eski kayıtların yenisinin girilmesi şeklinde yapılacak düzeltmeler anılan Yönetmelik hükmüne aykırılık teşkil edecektir. Zira yapılan bu tür değişikliklere ilişkin olarak düzenlenen muhasebe belgelerinin yapılan değişikliklere ilişkin açıklamalar ile birlikte denetime ayrıca ibraz edilmesi gerekmektedir. Çünkü normal koşullarda sona eren döneme ilişkin muhasebe kayıtlarının 31.12.2018 tarihinden sonra yapılması mümkün değildir. Raporlama Tarihinden Sonraki Olaylar adlı 14 numaralı Devlet Muhasebesi Standardında belirlenen istisnalar da dönem muhasebe kayıtlarında değişiklik yapılabileceği anlamına gelmemektedir. 31 Aralıktan sonra ancak mali tablolar yayımlanmadan önce yapılacak bu düzeltmeler mizanlar çıkarılarak kapatılmış olan hesaplara ek olmak üzere yine 31.12.2018 tarihli ve en son yevmiye numarasına ekleme suretiyle yevmiye numarası verilmiş düzeltme fişi ile ayrıca muhasebeleştirilecektir. Bu çerçevede GYMY 344/A da düzenlenen değişikliklerin, dönem sonu işlemleri yapılarak düzenlenmiş mali tablolarda değişiklik yapılması olarak anlaşılması gerekmektedir. Söz konusu hüküm dönem sonu işlemlerinin 31.12.2018 tarihinden sonra yapılmasına imkan vermemektedir. Dolayısıyla dönem sonu işlemlerinin 31.12.2018 tarihinde tamamlanmış olması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; özetle, Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiş kapsamında 10.07.2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 no.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çatısında birleştirildiği, Bakanlığın 5018 sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı cetvelde olması nedeniyle her türlü mali iş ve işlemlerinin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütüldüğü, bu nedenle,
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim
Raporu
32
verilecek cevaba esas oluşturmak üzere Bakanlık Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından
14.06.2019 tarih ve 40 sayılı yazı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının (Muhasebat ve Mali
Kontrol Genel Müdürlüğü) bulguya ilişkin görüş ve değerlendirmelerinin istenildiği, ilgili
Bakanlıktan alınacak cevap doğrultusunda işlem yapılarak Sayıştay Başkanlığına ayrıca bilgi
verileceği ifade edilmiştir.
Sonuç olarak Kamu idaresi cevabında, bulgu konusu hususlarda Hazine ve Maliye
Bakanlığının (Muhasebat ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü) görüş ve değerlendirmelerinin
istenildiği, ilgili Bakanlıktan alınacak cevap doğrultusunda işlem yapılarak Sayıştay
Başkanlığına ayrıca bilgi verileceği belirtilmiş ise de, Hazine ve Maliye Bakanlığının cevabi
yazısı ve bu yazıya istinaden yapılan iş ve işlemler hakkında herhangi bir bilgi ve belge
sunulmamıştır.
BULGU 3: Dönem İçinde Taşınırların Devir İşlemlerinin Mevzuata Uygun Olarak
Yapılmaması ve Taşınır Kayıtları ile Muhasebe Kayıtları Arasında Tutarsızlık
Bulunması
Mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı harcama birimleri için Taşınır Mal Yönetmeliğinin 29 uncu ve 33 üncü maddeleri ile
703 sayılı KHK’nın geçici 1 inci maddesi kapsamında taşınır hesaplarının devredilmesine
ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığı gibi Yeni Harcama Yönetim Sistemi-Mali Yönetim
Sistemi (MYS) ile Taşınır Kayıt ve Yönetim Sistemi (TKYS) arasında entegrasyon
sağlanamadığından Kamu İdaresi bünyesindeki harcama birimlerinde muhasebe ile taşınır
kayıtları arasında tutarsızlık da olduğu tespit edilmiştir.
Taşınır Mal Yönetmeliğinin “Bölünen, birleşen veya kaldırılan harcama birimlerine ait
taşınırlar hakkında yapılacak işlemler” başlıklı 29 uncu maddesinde; kamu idarelerinin yeniden
yapılanmaları sonucu teşkilat yapılarında meydana gelen değişiklikler nedeniyle bölünmesine,
birleşmesine veya kaldırılmasına karar verilen harcama birimlerine ait taşınırlarının, kaldırılan
harcama biriminin kayıtlarına çıkış, devredilmesi kararlaştırılan harcama biriminin kayıtlarına
giriş kaydedileceği; giriş ve çıkış kayıtlarının Taşınır İşlem Fişi ile yapılacağı, düzenlenen
fişlerin birer nüshasının muhasebe birimine gönderileceği ifade edilmiştir. “Devir İşlemleri”
başlıklı 33 üncü maddesinde ise; taşınır kayıt yetkililerinin devre ilişkin yapması gerekenler
ayrıntılı olarak açıklanmakla birlikte, ambarların devrinin Ambar Devir ve Teslim Tutanağı
düzenlenerek yapılacağı ifade edilmiştir. Ancak Bakanlığın merkez ve il birimlerinde yukarıya
alınan mevzuat hükümlerinin öngördüğü şekilde bir devir işlemi yapmadığı tespit edilmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim
Raporu
33
2018 yılında Hazine ve Maliye Bakanlığınca uygulamaya konulan Bütünleşik Kamu
Mali Yönetim Bilişim Sistemi (BKMYBS) içinde yer alan Yeni Harcama Yönetim Sistemi-
Mali Yönetim Sistemi (MYS) ile Kamu Harcama ve Muhasebe Bilgi Sistemi (KBS) içinde yer
alan Taşınır Kayıt ve Yönetim Sistemi (TKYS) arasında entegrasyon sağlanamamıştır.
15.02.2019 tarihinde İdarenin KBS’den aldığı Harcama Birimi ve Muhasebe Birimi
Karşılaştırmalı Taşınır Tutarları Raporunun incelenmesi sonucunda; 1252 adet harcama
biriminden sadece 147’sinde muhasebe ile mutabakat sağlandığı, geriye kalan 1105 harcama
biriminde ise muhasebe birimi ile taşınır kayıtları arasında tutarsızlık olduğu görülmüştür.
16.05.2019 tarihinde gönderilen dönem sonu mali tablolarından Bilanço ile Taşınır
Cetvellerinin incelenmesi neticesinde 150 İlk Madde ve Malzeme Hesabında 600.448,86 TL;
253 Tesis, Makine ve Cihazlar Hesabında 142.735,17 TL; 254 Taşıtlar Hesabında 21.674,05
TL ve 255 Demirbaşlar Hesabında 1.570.049,92 TL olmak üzere toplamda 2.334.908,00 TL'lik
(muhasebe kayıtları ile taşınır kayıtları arasında) fark bulunduğu tespit edilmiştir.
Taşınırların devir işlemlerinin mevzuata uygun olarak yapılması ve taşınır kayıtları ile
muhasebe kayıtları arasındaki tutarsızlıkların giderilmesi gerekmektedir.
Kamu idaresi cevabında; özetle, Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile
mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının 1 no.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Aile,
Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çatısında yeniden oluşturulduğu, ancak bütçelerinin
birleştirme işlemlerinin 5018 sayılı Kanun gereği Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından
yapılmaması nedeniyle taşır devir işlemlerinin de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
adına gerçekleştirilemediği; İdarenin 5018 sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı cetvelde olması
nedeniyle her türlü mali iş ve işlemlerinin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütüldüğü;
ilgili Bakanlıktan alınan 28.05.2019 tarihli yazıda, “Hazine ve Maliye Bakanlığının Bütünleşik
Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi (BKMYBS) projesi kapsamında yürütülen Yeni Devlet
Muhasebesi Bilişim Sistemine geçiş sürecinde Taşınır Kayıt Yönetim Sisteminin (TKYS)
muhasebe sistemine entegrasyonunun 2018 yılı Kasım ayında tamamlandığının anlaşıldığı;
bahsedilen geçiş sürecinde taşınırlara ait kayıtların muhasebe sistemine manuel olarak girildiği;
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2018 yılı İdare Taşınır Mal Yönetimi Hesap
Cetvelinin muhasebe kayıtlarıyla uyumsuzluğunun nedeninin entegrasyon süreci
tamamlanıncaya kadar geçen süre zarfında yapılan manuel işlemler sebebiyle oluşan kullanıcı
hatalarından kaynaklandığı ifade edilmiştir.
Bu çerçevede, alınan yazıda “TKYS’de yer alan verilerin doğru olduğu, muhasebe
kayıtlarındaki uyumsuzlukların 2019 yılı içerisinde Bakanlığınız Strateji Birimi ile muhasebe
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 34 birimlerince koordineli bir şekilde düzeltilebilecektir.” denildiği ve söz konusu hataların 2019 yılı içerisinde düzeltileceğinin belirtildiği, ayrıca taşır kayıtları ile muhasebe kayıtları arasındaki tutarsızlıkların düzeltilmesinin, Strateji Geliştirme Başkanlığınca 18.06.2019 tarihli ve 1500415 sayılı yazı ile İdare İl Müdürlüklerine bildirildiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak Kamu idaresi cevabında, mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçelerinin birleştirme işlemlerinin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılmaması nedeniyle taşınır devir işlemlerinin de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına gerçekleştirilemediği, taşınır kayıtları ile muhasebe kayıtları arasında tutarsızlıkların Hazine ve Maliye Bakanlığınca 2019 yılı içerisinde düzeltileceğinin belirtildiği; ayrıca Strateji Geliştirme Başkanlığınca 18.06.2019 tarihli ve 1500415 sayılı yazı ile Bakanlık İl Müdürlüklerine söz konusu tutarsızlıkların düzeltilmesinin bildirildiği ifade edilmiştir. Ancak 2018 yılı itibariyle taşınır kayıtları ile muhasebe kayıtları arasında tutarsızlık giderilmemiş, bu konuda gerekli düzeltme kayıtları yapılmamıştır. BULGU 4: Kamu İdaresi Bütçesinden Yapılan Sosyal Yardım Ödemelerinin Hak Sahiplerine Ödenmesine İlişkin İşlemlerin Mevzuata Uygun Olmaması Kamu İdaresinde yürütülen denetimlerde kamu idaresi bütçesinden ödenmek üzere genel müdürlük ve il müdürlüğü tarafından tahakkuk ettirilen sosyal yardım ödemelerine ilişkin çeşitli ödemeler bordroları ile banka listelerinin ödeme emri düzenleme aşamalarında gerçekleştirme görevlilerince Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 2018 yılında kullanıma açılan Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi (BKMYBS) içinde yer alan Yeni Harcama Yönetim Sistemi- Mali Yönetim Sistemine (MYS) yüklenemediği; bu nedenle söz konusu listelerin basılı olarak ödeme emirlerine eklenerek ilgili muhasebe birimlerine gönderildiği görülmüştür. 5018 sayılı KMYKK’nın “Mali hizmetler” birimi başlıklı 60 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Harcama yetkilisi ile muhasebe yetkilisi görevi aynı kişide birleşemez. Malî hizmetler biriminde ön malî kontrol görevini yürütenler malî işlem sürecinde görev alamazlar.” şeklindeki hükmü ile aynı Kanunun “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61 inci maddesinde,“Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir. Muhasebe yetkilisi, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim
Raporu
35
şekilde tutulmasından sorumludur. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin muhasebe
hizmetleri Hazine ve Maliye Bakanlığınca yürütülür. Muhasebe yetkilileri gerekli bilgi ve
raporları düzenli olarak kamu idarelerine verirler.
Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;
a) Yetkililerin imzasını,
b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,
c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,
d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,
Kontrol etmekle yükümlüdür.”
hükümleri yer almaktadır.
Anılan yasa hükümlerinde açıkça düzenlendiği üzere, önce hak sahibinin kimliğine
ilişkin bilgilerin kontrol edilmesi sonra da giderlerin kimliği doğrulanmış hak sahiplerine
ödenmesi muhasebe yetkililerince yapılması gereken devredilemeyecek bir görevdir. Kanunun
60 ıncı maddesi hükmü de muhasebe yetkilisine verilmiş görevlerin harcama yetkilisince yerine
getirilemeyeceğini düzenlemektedir.
Ancak uygulamada harcama birimlerince ilgili muhasebe birimlerine gönderilen ödeme
emirlerinin onaylanması ve ödeme aşamasına geçilmesi ile birlikte ilgili muhasebe birimi
ödenecek toplam meblağı harcama birimlerine ait banka hesaplarına aktarmaktadır. Daha sonra
harcama birimlerince elektronik formatta düzenlenen listeler ilgili banka şubesine gönderilerek
hak sahibi vatandaşlara ait banka hesaplarına harcama biriminin kendi hesaplarından aktarma
yapılarak süreç tamamlanmaktadır. Yani süreç sonunda gideri gerçekleştiren harcama birimi
aynı zamanda hak sahiplerine ödemeyi de gerçekleştirmektedir. Bu uygulama anılan yasa
hükümlerine uygun değildir.
Yasaya uygun uygulama, listelerin, ödeme emri düzenlenmesi aşamasında doğrudan
anılan sistemlere aktarılması ve bu tutarların muhasebe yetkilileri tarafından incelenmesi
sonrasında yine muhasebe yetkilisinin talimatı ile hak sahiplerine ait banka hesaplarına
aktarılması şeklinde olmalıdır.
Söz konusu listelere eklenecek ya da çıkarılacak kişilere ait ilgili mevzuat gereğince
ödemeye esas olmak üzere düzenlenen belgelerin aylık ödeme emirleri ekinde muhasebe
birimlerince alınması suretiyle ödeme yapılacak veya listelerden çıkarılacak hak sahiplerinin
kimliklerinin kontrolü sağlanacaktır. Ayrıca varsa bunun dışında yapılmış hak sahibi kimlik
bilgisi ile banka hesap bilgilerindeki değişiklikler de kontrol edilebilecektir.
Uygulamanın anılan yasa hükümlerine uygun hale getirilmemesi halinde, gideri
gerçekleştiren harcama biriminin aynı zamanda hak sahiplerine ödemeyi de gerçekleştirmesi,
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 36 ödeme listelerine müdahale riskini barındırdığından Kamu İdaresinin gerekli tedbirleri alması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; özetle, Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi (BKMYBS) içinde yer alan Mali Yönetim Sistemine kamu bütçesinden gerçekleştirilen sosyal yardım ödemelerinin entegrasyonuna ilişkin olarak bu sistemin kurgulanmasından ve koordinasyonundan sorumlu olan Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü ile 2018 yılı içinde yapılan görüşmelerde, harcama birimlerinin sisteme entegre edilmesine ilişkin altyapı çalışmalarının devam ettiğinin belirtildiği, 2018 yılı Sayıştay Denetim Raporu sonrası İlgili Genel Müdürlük ile yapılan görüşmelerde; banka listelerinin tekilleştirilmesi, elektronik ortama aktarılması işlemlerinin devam ettiği ve sistem altyapısının tamamlanmaması nedeniyle sosyal yardım ödemelerinin entegrasyonunun yapılamadığının belirtildiği, söz konusu sistem altyapısının kurulmasını müteakip gerekli entegrasyon çalışmalarının yapılmasının hedeflendiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak İdare bütçesinden yapılan sosyal yardım ödemelerinin hak sahiplerine ödenmesine ilişkin işlemlerin mevzuata uygun hale getirilmesi için başlatılacağı ifade edilen çalışmalar sonraki denetim çalışmalarında izlenecektir. BULGU 5: Kamu İdaresi Bütçesinden Ödenecek Sosyal Yardımlara Ait Ödeme Listelerinin İlgili Muhasebe Müdürlüklerine Basılı Evrak Olarak Gönderilmesi Nedeniyle, Bu Listelere Sistem Dışında Müdahale Edilmesinin Mümkün Olması Kamu İdaresi il birimlerince genel bütçeden yapılan sosyal yardım ödemelerinin gerçekleştirilmesinde kullanılan gider gerçekleştirme ve tahakkuk sistemi niteliğindeki Yönetim Bilgi Sisteminde ödemeye esas olarak oluşturulan Çeşitli Ödemeler Bordroları ve Banka Listelerinin doğrudan sistemler arası aktarması yapılamamaktadır. Ayrıca bu aktarma yapılamadığı için YBS’den ilgili gerçekleştirme görevlilerince alınan listeler Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi (BKMYBS) içinde yer alan Yeni Harcama Yönetim Sistemi- Mali Yönetim Sistemine (MYS) ödeme emri düzenlenmesi aşamasında yüklenememektedir. Bu nedenle, ödemeye esas listeler sistemden alındıktan sonra üzerlerinde değişiklik yapılması her zaman mümkündür. Ayrıca hak sahiplerinin banka hesaplarına aktarılamadığı ilgili harcama birimi banka hesaplarına geri dönen tutarların muhasebe yetkililerince izlenmesi ve muhasebeleştirilmesi de sağlanamamaktadır. Dolayısıyla muhasebe yetkililerinin ödeme listelerini, hak sahiplerinin sayısı ve buna bağlı olarak TCKN bilgisi, hak sahibinin banka hesap numarası ve ödeme tutarı bilgisi gibi
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 37 unsurlar bakımından kontrol edememesi ile ödemeleri fiilen harcama birimlerinin yapması durumu birlikte göz önüne alındığında, binlerce hak sahibinin yer aldığı ödeme listelerinde yanlışlıklar olması veya bu listelere sonradan müdahalede bulunulması riski yüksek bulunmaktadır. Yukarıda açıklanan riski ortadan kaldırmak üzere, ödeme listelerinin YBS de kesinleştirilmesi sonrasında doğrudan Yeni Harcama Yönetim Sistemi- Mali Yönetim Sisteminde (MYS) ödeme emri düzenlenmesi aşamasında bu sisteme aktarılmasının sağlanması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; özetle, Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi (BKMYBS) içinde yer alan Mali Yönetim Sistemine kamu bütçesinden gerçekleştirilen sosyal yardım ödemelerinin entegrasyonuna ilişkin olarak bu sistemin kurgulanmasından ve koordinasyonundan sorumlu olan Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü ile 2018 yılı içinde yapılan görüşmelerde, harcama birimlerinin sisteme entegre edilmesine ilişkin altyapı çalışmalarının devam ettiğinin belirtildiği, 2018 yılı Sayıştay Denetim Raporu sonrası İlgili Genel Müdürlük ile yapılan görüşmelerde; banka listelerinin tekilleştirilmesi, elektronik ortama aktarılması işlemlerinin devam ettiği ve sistem altyapısının tamamlanmaması nedeniyle sosyal yardım ödemelerinin entegrasyonunun yapılamadığının belirtildiği, söz konusu sistem altyapısının kurulmasını müteakip gerekli entegrasyon çalışmalarının yapılmasının hedeflendiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak İdare bütçesinden ödenecek sosyal yardımlara ait ödeme listelerine sistem dışında müdahale edilmesinin engellenmesi için başlatılacağı ifade edilen çalışmalar sonraki denetim çalışmalarında izlenecektir. BULGU 6: Sosyal Ekonomik Destek Ödemelerinde, İdarece Bu Ödemelerin Gerçekleştirilmesi İçin Kullanılan Yönetim Bilgi Sisteminde Yer Alan Tutarlar İle Ödeme Tutarları Arasında Uyumsuzluk Bulunması Kamu İdaresi, 1 no.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 65 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (c) ve (ğ) bentleri gereğince, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun 26 ncı maddesine dayanılarak yayımlanan Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmetleri Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda muhtaç ailelerin çocukları için “sosyal ve ekonomik destek” ödemelerini yapmaktadır. Kamu idaresi İstanbul İl Müdürlüğü tarafından bu kapsamda yapılan ödemelerde YBS ile uyumsuzluklar tespit edilmiştir. Aylık olarak yapılan SED ödemeleri, idarenin gider gerçekleştirme sistemi olarak
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim
Raporu
38
kullandığı YBS sisteminden alınan aynı aylara ait çeşitli ödemeler bordrosu ve banka listeleri
tutarlarından aşağıdaki tabloda gösterilen tutarlarda fazla gerçekleşmiştir.
Tablo 6: Sosyal ve Ekonomik Destek Ödemeleri Fark Tablosu
ÖDEME YILI ÖDEME AYI
MUHASEBE
İŞLEM FİŞİ
ÖDEME TUTARI
₺
BAKANLIK YBS
ÖDEME TUTARI
₺
FARK ₺
2018 OCAK 13.265.540,86 13.100.752,34 164.788,52
2018 ŞUBAT 14.324.932,61 14.251.537,60 73.395,01
2018 MART 14.793.601,32 14.636.287,96 157.313,36
2018 NİSAN 14.696.613,59 14.561.626,27 134.987,32
2018 MAYIS 14.585.125,67 14.463.349,86 121.775,81
2018 HAZİRAN 14.317.120,20 14.204.561,95 112.558,25
2018 TEMMUZ 15.975.654,11 15.866.066,40 109.587,71
2018 AĞUSTOS 16.102.533,37 16.016.260,31 86.273,06
2018 EYLÜL 15.850.157,14 15.782.595,22 67.561,92
2018 EKİM 16.048.864,56 15.994.243,62 54.620,94
2018 KASIM 16.450.426,43 16.422.527,75 27.898,68
2018 ARALIK 16.673.448,07 16.655.465,17 17.982,90
TOPLAM FARK 1.128.743,48
İstanbul İl Müdürlüğü ve Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünden konuya ilişkin yazılı
olarak açıklama istenmiş ancak aylar itibariyle fark tutarları izah edilememiştir. Genel
Müdürlük tarafından yapılan genel nitelikli açıklamada söz konusu farkların YBS dışında
listeye sonradan eklemeler yapılmış olması ya da YBS’de yapılmış hataların ödeme aşamasında
doğrudan banka listesi üzerinde manuel olarak düzeltilmiş olmasından kaynaklanabileceği
belirtmiştir. Ancak fark tutarlarının ne kadarının hangi hak sahiplerine yapılan bu tür
düzeltmelerden kaynaklandığı açıklanmamıştır. YBS aracılığı ile tahakkuk ettirilen SED
ödemelerinde uygulamanın sistemi kullanan diğer illerde de benzer sorunlara yol açtığı
değerlendirilmektedir.
Yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere, SED ödemelerinde Çocuk Hizmetleri Genel
Müdürlüğünce YBS ödeme listeleri belirli bir tarih itibariyle sabitlenmemekte ve sistemde yer
alan sabitlenmiş liste tutarları yapılan ödeme tutarları ile karşılaştırılarak kontrol
sağlanmamaktadır. Bu nedenle uygulamada il müdürlükleri gider gerçekleştirme birimlerinin
SED ödemelerine sonradan ek tahakkuk yapabildiği veya YBS’den alınmış olan banka
listelerini ödeme aşamasında değiştirebildiği anlaşılmaktadır. Bu uygulama biçimi ile YBS
sisteminin sağladığı kontroller manuel olarak devreden çıkarılabilmekte ve ödemelerde kontrol
sağlanamamaktadır. Dolayısıyla SED ödemelerinde ödemelerin tarih ve tutar olarak
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim
Raporu
39
sabitlenmemesi nedeniyle YBS’nin yeterli bir kontrol güvencesi sağlamadığı görülmüştür.
Bu çerçevede, bir gider gerçekleştirme ve tahakkuk sistemi olarak yapılandırılan
YBS’nin içerdiği sosyal yardım ödemelerine ilişkin işlemlerde yeterli kontrolü sağlaması için
ödeme listelerinin belirli tarihlerde harcama yetkililerinin onayı ile sabitlenmesi, ilgili aya
ilişkin ödeme ve muhasebe işlemlerinin sabitlenmiş bu listelerde değişiklik yapılmadan
tamamlanması gerekmektedir.
Kamu idaresi cevabında; “İstanbul İl Müdürlüğünün, Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmeti
ödemeleri ile YBS “Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmeti Modülü” ve MİF kayıtları
karşılaştırılmıştır. Yapılan karşılaştırma sonucunda;
1-) Sosyal ve ekonomik destek hizmeti, çocukların ailesi yanında bakımı ve desteklenmesi
amacıyla sunulan sosyal hizmet desteği ve ekonomik destek ödemelerini kapsayan bir hizmet
modelidir. SED hizmeti kapsamında süreli ekonomik destekler (1 ve 2 yıllık ödemeleri içine
alan aylık ödemeler) ve tek seferlik geçici ekonomik destek ödemeleri yapılmaktadır. Yapılan
bu ödemeler memur maaş katsayısındaki değişikliklere göre düzenli olarak Ocak ve Temmuz
aylarında artış göstermektedir.
2-) İstanbul İl Müdürlüğünce 2018 yılında aylık olarak yaklaşık 19.000 çocuk dosyasına
YBS modülünde işlem yapılmış, desteği sonlandırılanlar, nakil olanlar ve sisteme yeni girişi
yapılanlarla birlikte 34.365 çocuğa ulaşılmıştır.
3-) Daha önce Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından Sayıştay Denetçilerine sunulan
YBS verileri ile İstanbul İl Müdürlüğü MİF (Ödeme belgesi düzenlenerek yapılan harcama)
ödeme tutarlarına ilişkin karşılaştırmada ortaya çıkan ciddi farkın, verilerin alındığı tarihte SED
alan kişilere ilişkin süzülen bilgilerin amaca uygun parametreler girilerek oluşturulmadığından
kaynaklandığı tespit edilmiştir. Yine; Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca Sayıştay Denetçilerine
sunulan YBS dökümü ile ÇHGM banka kontrol listesinin karşılaştırmasında ortaya çıkan ciddi
farkın ise (989.411,91 TL) verilerin alındığı tarihte SED alan kişilerden nakil olanların ödeme
bilgisinin yapılan süzmede veri kaydına alınmamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bilgi
işlem Dairesi Başkanlığında görev yapan personel ile yapılan değerlendirme ve analizlerde de
bu durum teyit edilmiştir.
4-)Verilerdeki bu farklılıklar üzerine İstanbul İli SED ödemeleri YBS modülünden her bir
banka ödeme listesi sistemden süzülerek (ÇHGM Sisteminden Alınan Banka Kontrol Listesi)
belge olarak kodlanmıştır. Ödeme tutarları ise ayrı ayrı dökülmüştür. (EK:9-63 Ay içinde banka
ödeme listeleri ve ödenmeyen desteğin ödenmesi işlemleri) Bunların toplamları dikkate
alındığında MİF ödeme tutarları ile YBS modülü arasındaki farkın daha az olduğu görülmüştür.
Yapılan karşılaştırmada; YBS modülü ile MİF arasındaki farkın Sayıştay Denetçisi tarafından
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim
Raporu
40
tespit edilen 1.128.743,48 TL olmayıp 882.943,62 TL olmakla birlikte 770.227,13 TL’lik fark
ödemesi de bu tutardan çıkarıldığında 139.331,57 TL olduğunun, ancak banka hesabında kalan
ve bütçeye gelir kaydedilmek üzere saymanlığa yatırılan tutarlar da düştüğünde bu farkın
108.849,39 TL olduğu tespit edilmiştir. (EK:66)
5-) Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünce öncelikli olarak Sayıştay Denetçileri tarafından
istenen farkın nedenleri araştırılmış; bu amaçla İstanbul ödemelerinde MİF’e esas teşkil eden
ödeme listesiyle YBS modülünden alınan ödeme listeleri bilgisayar programıyla
karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma neticesinde; YBS modülünde bulunmayıp MİF belgesinde
bulunan ve fazla ödeme olarak aradaki farkın açılmasına neden olan işlemler ile YBS modülü
ile MİF belgesinde isimleri bulunup tutar farklılıkları olan ödemelerle ilgili işlemler kişi kişi
tespit edilmiştir. Yapılan incelemede il dışına taşınması nedeniyle desteği sonlandırılacakların
(yıl içinde toplam 31 çocuk) sehven desteğinin devam etmesinden kaynaklı olarak 140.418,84
TL’lik bir fark olduğu; ödemelerin YBS’deki tutarlarının düzeltilmesinden kaynaklı olarak ise
40.942,45 TL’lik bir fark bulunmuştur. Diğer taraftan YBS modülünde yer alıp MİF belgesinde
yer almayan ödeme yapılmamış olan 60.833,60 TL’lik bir meblağ da farkın oluşmasına neden
olmuştur. Söz konusu farklar tabloda belirtilmiş olup son olarak yıl içerisinde toplam -
11.678,29 TL’lik fark bulunmaktadır. (EK-65 Kişi Listeleri ve Fark Ödemeleri)
6-)Farkın oluşmasındaki bir diğer önemli etken ise memur maaş katsayısındaki artış
nedeniyle yapılmak zorunda bulunan fark ödemeleridir. Ancak burada katsayı değişimlerinde
YBS modülünün hatalı tutar göstermesi nedeniyle Ocak ayında eksik tutarlı olarak bu ödemeler
vatandaşa yapılmıştır. Şubat ayında mevcut MİF ödemelerinin dışında 855.819,22 TL ödeme
görülmektedir.(EK:66). Yapılan incelemede EK-66’da yer alan fark ödeme listesindeki ilk 397
kişinin kayıtları Ocak ayı YBS dökümlerinde mevcuttur. Şubat ayına gelindiğinde bu 397 kişiye
fark olarak 770.227,13 TL ödeme yapılmış, bu kişilerin doğru tutardan ödeme alması İstanbul
İl Müdürlüğünce sağlanmıştır. Diğer taraftan toplam 855.819,22 TL’lik ödemenin kalanı olan
85.592,09 TL’lik ödeme ise Şubat ayı YBS dökümünde bulunmaktadır. Ancak İstanbul İl
Müdürlüğü tarafından Şubat ayı büyük MİF listesinden ödenmemiş, fark ödemeleriyle birlikte
bu listede ödenmiştir. Bu nedenle Şubat ayında YBS dökümü ve MİF arasında 790.419,23 TL
fark, bu hizmetin işleyişinde zorunlu olarak başvurulan bir yol olmuştur. Farkların oluştuğu
Ocak ve Temmuz aylarından sonra her zaman bu tür farklar oluşabilmektedir. Dolayısıyla
770.227,13 TL’lik farkta ortadan kaldırılınca Şubat ayında 20.192,10 TL’lik fark
bulunmaktadır.
7-) İstanbul İl Müdürlüğü ile yapılan görüşmelerde İl Müdürlüğü hesabında çeşitli
nedenlerle banka hesaplarına aktarılamayan ödenekler (müracaatçının ölümü, hesabın
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 41 kapanması, desteklenen çocuğun ölümü veya kurum bakımına alınması) zaman zaman saymanlık hesaplarına gelir olarak kaydedilmektedir. Bu kapsamda 30.482,18 TL’nin gelir olarak kaydedildiği belirtilmiştir. Bu da farklardan biri olarak karşımıza çıkmış, tabloda yer verilmiştir. 8-) İstanbul İl Müdürlüğünce MİF ödeme tutarlarının 183.951.253,71 TL olduğu e-Bütçe sisteminde yer alan harcamanın ise 183.959.328,65 TL, farkın ise 8.074,94 TL olduğu görülmüştür. 9-) Detaylı olarak yapılan çalışmaların neticesinde ortaya çıkan farkların nedeni olarak, YBS dökümünde yer almamasına rağmen adresi il dışında olan ve desteğin sonlandırılması gereken kişilerin listede tutularak ödemesinin yapıldığı (EK: 65) ve MİF belgesinde yer almaya devam ettiği (140.414,84 TL);diğer taraftan YBS sisteminden alınan listedeki hatalı verilerin ise sadece ödeme listesinden düzeltmeler yapılarak ödendiği (40.942,39TL) görülmüş; EK-67 ve EK-68’de yer alan talimat yazılarına rağmen YBS dışında ödeme listesi hazırlandığı anlaşılmıştır. YBS sistemi ödemelerinde ve veri girişlerinde suistimal yaşanmaması için İl müdürlüklerine yazılan Müsteşar imzalı 10.03.2016 tarih ve 36234 sayılı talimat yazısında (EK:67) “YBS kaydı yapılmayan hiçbir vakaya ödeme yapılmaması” talimatlandırılmıştır. Ayrıca YBS, SED veri girişi yapan kişilerde aynı yetki ile her işlemin yapılabiliyor olması nedeniyle Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı ile ortak çalışma yürütülerek 27.06.2018 tarih ve 68958 sayılı yazımız (EK:68) ile tüm yetkiler iptal edilerek yeniden düzenleme yapılmıştır. Ödeme yetkisi ile veri giriş yetkisi ayrılmıştır. Ödeme yetkisi bulunan personele veri girişi yetkisi verilemeyeceği açıkça vurgulanmış ve talimatlandırılmıştır. İl Müdürlüklerince YBS dışında ödeme yapılmasının tek istisnası ise fark ödemeleri olup bu hususta hizmetin doğası gereği ödeme tutarlarının farkından oluşan tutarlar zorunlu olarak daha sonra ödenmektedir. 10-) Sorunun YBS boyutuyla ilgili olarak; YBS Modülü Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu döneminde yazılımı yapılmış, ancak zorunlu ihtiyaçlar bazında revizeler yapılabilmiştir. Sistemin köklü değişimler için altyapısının uygun olmadığı çeşitli zamanlarda Bilgi İşlem Daire Başkanlığınca belirtilmiştir. Bu nedenle Aile Bilgi Sistemi (ABS)’nin oluşturulmasına yönelik çalışmalar Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca devam etmekte olup SED hizmetiyle ilgili iş ve işlemlerin ABS modülü üzerinden yürütülmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Bulguya ilişkin olarak Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünce İstanbul Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün SED ödemelerine ilişkin tablo hazırlanmıştır. (EK-69) Ayrıca konu ile ilgili, İstanbul ilinde Başkanlığımız Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca da inceleme yapılacaktır.” denilmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim
Raporu
42
Sonuç olarak Kamu İdaresinin yaptığı açıklamalardan anlaşıldığı ve bulguda da ifade
edildiği üzere, SED ödemelerinde YBS modülünün gerekli kontrolleri yapamadığı, Çocuk
Hizmetleri Genel Müdürlüğünce YBS ödeme listelerinin belirli bir tarih itibariyle
sabitlenmediği, sonradan ek tahakkuk yapılabildiği veya YBS’den alınmış olan banka
listelerinin ödeme aşamasında değiştirilebildiği görülmektedir. Kamu idaresi cevabında
bahsedilen SED ödemelerinin ABS modülü üzerinden yürütülmesine ilişkin çalışmalar ile
modülün iç kontrollerinin güçlendirilmesi ve sistemin suistimale mahal vermeyecek
güvenilirlikte olması sağlanmalıdır.
BULGU 7: Engelli Evde Bakım Ödemeleri Usul ve Esaslarına ilişkin Yönetmeliğin
Bakanlıkça Yayımlanmaması
Bakıma muhtaç engellilerin tespiti ve değerlendirilmesi ile bakım hizmetlerine, bakım
ücretlerine ve ödemelerine ilişkin usul ve esasları belirleyen Bakıma Muhtaç Özürlülerin
Tesbiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik 2016 yılında
yürürlükten kaldırılmış olmasına rağmen, Kamu İdaresi evde bakım ödemelerine ilişkin yeni
usul ve esasları düzenleyen yönetmeliği halen yayımlamamıştır.
2011 yılında, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Sosyal
Kurumu Genel Müdürlüğü, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Araştırmalar
Genel Müdürlüğü ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğünün birleşmesiyle
kurulan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, sosyal hizmetler ve yardımlara ilişkin olarak geniş
bir alana hizmet vermeye başlamış ve bu nedenle 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu da dahil
olmak üzere, sosyal yardım ve hizmet alanındaki mevzuatta önemli değişiklikler yapılmıştır.
04.11.2016 tarih ve 29878 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Engelli Bireylere
Yönelik Özel Bakım Merkezleri Yönetmeliğinin 67 inci maddesi ile; 30.07.2006 tarihli ve
26244 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve bakıma muhtaç engellilerin
tespiti, değerlendirilmesi ve bakım hizmet türlerini belirleyen Bakıma Muhtaç Özürlülerin
Tesbiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik yürürlükten
kaldırılmış ancak Engelli Bireylere Yönelik Özel Bakım Merkezleri Yönetmeliğinin geçici 1
inci maddesi ile, kaldırılan Yönetmeliğin 2828 sayılı Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin
uygulanmasına yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar devam olunacağı ifade edilmiştir.
Engelli evde bakım ödemelerinin usul ve esaslarını belirleyen yukarıda anılan
Yönetmelik 2006 tarihinde yayımlanmış bir yönetmelik olup, Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü döneminde hazırlanmıştır. Ancak Kamu İdaresinin, 2016
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 43 yılında yürürlükten kaldırdığı söz konusu yönetmelik sonrasında gelişen yeni ihtiyaçlar ve yasal değişiklikler nedeniyle ortaya çıkan sorunları ve boşlukları o tarihten bu yana Genelgeler yayımlayarak çözmeye çalıştığı görülmüştür. Bu nedenle, engellilere yönelik önemli bir destek hizmeti olan evde bakım hizmeti dolayısıyla yapılan ödemelerin usul ve esaslarının, yasalarda yapılan değişikliklere uygun olarak hazırlanacak yeni bir yönetmelik ile belirlenmesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; özetle, engelli evde bakım ödemelerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin yönetmelik çalışmalarına başlandığı ancak yönetmeliğin henüz yayımlanmadığı, yapılan bu taslak yönetmelik çalışması ile evde bakım aylığına ilişkin başvuru, değerlendirme, karar ve ödemeler ile ilgili iş süreçlerinin açıkça tanımlandığı uygulamada tespit edilen sorunların ve muğlaklıkların giderildiği, aylığın durdurulması ve kesilmesi süreçlerinin netleştirildiği; taslak yönetmelik ve buna göre yapılacak bilişim altyapısına ilişkin çalışmaların devam ettiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak evde bakım hizmeti dolayısıyla yapılan ödemelerin usul ve esaslarına ilişkin düzenlemenin, yasalarda yapılan değişikliklere ve gelişen yeni ihtiyaçlara uygun olarak, uygulamada yaşanan boşlukları ve sıkıntıları giderecek şekilde yayımlanması gerekmektedir. BULGU 8: Engelli Sağlık Kurulu Rapor Bilgilerinin Sağlık Bakanlığından Elektronik Ortamda Alınmasına İlişkin Usul ve Esasların Belirlenip Yayımlanmaması Sosyal yardım ve hizmetlerin tutar olarak önemli bir payını teşkil eden 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’na göre yapılan engelli evde bakım ödemeleri ile 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’a göre yapılan aylık ödemelerinde aranan engelli sağlık kurulu raporlarının, Kamu İdaresinin veri tabanına aktarılmasına ilişkin olarak belirlenmesi gereken usul ve esaslar 31.12.2018 tarihi itibarıyla hazırlanıp yayımlanmamıştır. 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 14’üncü maddesinde, özürlü sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kurumlarının özürlü sağlık kurulu raporlarına ait bilgileri Sağlık Bakanlığı veri tabanına aktaracağı; Sağlık Bakanlığının, veri tabanındaki bu bilgileri, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının belirlediği veri yapısında Ulusal Özürlüler Veri tabanına aktarılmak üzere her ayın ilk haftası Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na elektronik ortamda göndereceği; özürlülük bilgilerinin Ulusal Özürlüler Veri tabanına aktarılmasına yönelik teknik yöntem ile özürlülük bilgilerinin
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 44 elektronik ortamda alınmasına ilişkin usul ve esasların Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirleneceği ifade edilmiştir. 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’a göre yapılan engelli aylıklarında, ağır engel şartı aranmayıp, farklı engel oranlarına göre farklı gösterge rakamları üzerinden ödeme yapılmakta; 2828 sayılı Kanuna göre yapılan ödemelerde ise ağır engel şartına sahip engelli vatandaşlar için, farklı engel oranlarına tek gösterge rakamı üzerinden ödeme yapılmaktadır. Kamu İdaresinde yapılan denetim çalışmalarında, anılan Yönetmelikte bahsi geçen kamu idareleri arasında elektronik ortamda aylık olarak herhangi bir veri akışı olmadığı ve bununla birlikte aynı kişi için farklı tarihlerde, farklı sağlık kurumlarından, farklı engel oranlarında ve engellilik ölçütlerinde (ağır engel ya da ağır engel değil), farklı geçerlilik sürelerinde sağlık raporları düzenlendiği görülmüştür. Sonradan alınan ve engellinin durumunda ödemeden yararlanmasına ilişkin değişiklik olduğunu (ağır engelin ortadan kalkması gibi) gösteren sağlık kurulu raporlarının engelli bakıcısı tarafından idareye ibraz edilmediği durumlarda, idarenin eski tarihli rapora göre ödemelere devam edebileceği görülmüştür. Sözü edilen idareler arası veri paylaşımının uygulanmasıyla birlikte sahte veya tahrif edilmiş engelli sağlık kurulu raporu kullanılması, süresi dolan raporların tespit edilememesi veya ödemeden yararlanma şartlarını sağlamayan yeni tarihli sağlık kurulu raporu olmasına rağmen eski tarihli rapora göre ödemelere devam edilmesi gibi önemli riskler en aza indirilecektir. Bu itibarla, sosyal yardım ve hizmetlerin önemli bir payını oluşturan evde bakım hizmeti dolayısıyla alınan sağlık kurulu raporlarının, mevzuatın öngördüğü şekilde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının veri tabanına aylık olarak aktarılmasına ilişkin teknik yöntem ile usul ve esasların ivedilikle hazırlanacak bir yönetmelik ile yürürlüğe konulması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; özetle, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Sağlık Bakanlığı işbirliğinde engellilerin çeşitli hak ve hizmetlerden yararlanmalarında temel belirleyici niteliği taşıyan engelli sağlık kurulu raporu düzenlenmesi sürecinin iyileştirilmesi ve kalitesinin arttırılması amacına yönelik olarak bir dizi çalışma gerçekleştirildiği; çocukların ve yetişkinlerin farklı ihtiyaçlarının olması dikkate alınarak Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ÇÖZGER) ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ESKR) olmak üzere iki ayrı yönetmelik hazırlandığı; her iki yönetmelikte de engel oranının özel gereksinim düzeylerinin belirlenmesinin standart hale getirilmesi, ağır engellilik değerlendirmesi ve raporların güvenliğinin sağlanarak
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 45 elektronik ortamda hazırlanması ve depolanması ile ilgili kurumlarla paylaşılması konularında önlemler alınmasının amaçlandığı; ÇÖZGER Yönetmeliği ile engel oranları, ağır engellilik değerlendirmelerinin standartlaştırılması, elektronik ortamda raporun hazırlanıp depolanarak diğer kurumlarla paylaşılmasının amaçlandığı; erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinde (ESKR) ise daha önceki yönetmelik kapsamında olmayan bazı hastalıkların eklenmesi, ağır engellik değerlendirmesinde yaşanan güçlükler ve veri paylaşımında yaşanan sorunları gidererek çeşitli önlemlerin alınmasının amaçlandığı; ayrıca engellilerin bakım hizmetlerinden yararlanmalarında kullanılan “ağır engelli” değerlendirilmesinde önemli değişikliğe gidilmesinin amaçlandığı, bu sebeple “kısmi bağımlı engelli birey” ve “tam bağımlı engelli birey” tanımlarının yapıldığı; engelli sağlık kurulu raporların da aynı kişi için engel oranlarının ve ağır engellilik tespitlerinin değişimi, verilerin toplanması ve kurumlar arasında paylaşım alanlarındaki sorunların ÇÖZGER ve ESKR Yönetmelikleri ile en aza indirgenebileceğinin düşünüldüğü; bu amaçla hazırlanan, ÇÖZGER ve ESKR Yönetmeliklerinin 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak bulguda da bahsedildiği üzere 30.03.2013 tarihinde yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’in ilgili maddesinde; özürlü sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kurumlarınca özürlü sağlık kurulu raporlarına ait bilgilerin Sağlık Bakanlığı veri tabanına aktarılacağı; veri tabanındaki bu bilgilerin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının belirlediği veri yapısında her ayın ilk haftasında Sağlık Bakanlığınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na elektronik ortamda gönderileceği; özürlülük bilgilerinin aktarılmasına yönelik usul ve esasların Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirleneceği ifade edilmiş olmasına rağmen, geçen bu kadar sürede özürlülük bilgilerinin alınmasına yönelik olarak Bakanlık tarafından mevzuatın öngördüğü (usul ve esasların belirlenmesine dair) herhangi bir çalışma yapılmamış ve engelli sağlık kurulu raporlarına ait veriler elde edilmeye çalışılmamıştır. Bununla birlikte, anılan Yönetmeliği yürürlükten kaldıran Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’te, yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren rapor vermeye yetkili sağlık kurum ve kuruluşlarının raporların elektronik ortamda düzenlenmesine dair sistemlerini bir yıl içerisinde tamamlayacağı ve raporların sistem üzerinden, ilgili kamu kurumlarınca paylaşılacağı ifade edildiğinden, sosyal yardım ve hizmetlerin önemli bir payını oluşturan evde bakım ödemesine dayanak teşkil eden sağlık kurulu raporlarına ilişkin veri aktarımının sağlanmasına ilişkin gerekli çalışmaların yapılması ve tedbirlerin alınması gerekmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim
Raporu
46
BULGU 9: Sağlık Bakanlığı Engelli Sağlık Kurulu Raporu Veri Tabanında Kaydı
Bulunmayan Kişiler ile Kaydı Olup Ağır Engelli Olmayan Kişiler İçin Evde Bakım
Ödemesi Yapılması
Sağlık Bakanlığının engelli sağlık kurulu raporu (ESKR) veri tabanında kaydı olmayan
kişiler için ve Sağlık Bakanlığının ESKR veri tabanında kaydı olup da ağır engeli bulunmayan
kişiler için 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’na göre bu kişilerin bakıcılarına engelli evde
bakım ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir.
2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun ek 7 inci maddesi uyarınca yapılan evde
bakım ödemeleri için aynı Kanunun 3 üncü maddesi ile belirlenen “bakıma ihtiyacı olan
engelli” olma şartı, ağır engel kaydı içeren ESKR alınmasına bağlanmıştır. Söz konusu raporlar
Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan ve 31.12.2018 itibariyle yürürlükte olan Özürlülük
Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik
hükümlerine göre düzenlenmektedir.
Yapılan denetimlerde, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek
Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 14 üncü maddesi gereğince, engelli sağlık
kurulu raporlarına ilişkin verilerin Sağlık Bakanlığından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığına, aylık olarak aktarılması gerektiği halde bunun yapılmadığı görülmüştür.
Bunun yanında yapılan dosya denetimlerinde aynı kişi için farklı tarihlerde, farklı sağlık
kurumlarından, farklı engel oranlarında ve engellilik ölçütlerinde, farklı geçerlilik sürelerinde
sağlık raporları düzenlendiği tespit edilmiştir. Sonradan alınan ve engellinin destek
ödemesinden yararlanma şartını ortadan kaldıran sağlık kurulu raporlarının idareye ibraz
edilmediği durumlarda, idarenin geçerliliğini yitirmiş eski tarihli rapora göre ödemelere devam
edebileceği görülmüştür.
Anılan hususların incelenmesi amacıyla Sağlık Bakanlığından ESKR verileri alınmış ve
bunlar Sayıştay Başkanlığı Veri Analizi Programı (VERA) sistemine aktarılmıştır. Bu
kapsamda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından alınan 2018 yılı engelli evde
bakım destek ödemelerine ilişkin veri ile Sağlık Bakanlığından alınan ESKR verisi VERA
programı vasıtasıyla karşılaştırılmıştır. Bu çalışmalarda ödeme alan kişilerin anılan Yönetmelik
uyarınca almış oldukları ve sistemde kaydı bulunan en son tarihli raporları esas alınmıştır.
Karşılaştırma sonucunda, Sağlık Bakanlığının ESKR veri tabanında kaydı olmayan
aylık ortalama 62.807 kişi için (Tablo 7) ve Sağlık Bakanlığının ESKR veri tabanında kaydı
olup da ağır engeli bulunmayan aylık ortalama 35.554 kişi (Tablo 8) için ödeme yapıldığı tespit
edilmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim
Raporu
47
Tablo 7: Sağlık Bakanlığı Sisteminde ESKR Olmadığı Halde Engelli Evde Bakım Ödemesi
Alanlar
Ödeme Ayı Sağlık Bakanlığı Sisteminde Kayıtlı
ESKR Olmayıp Ödeme Alan Kişi Sayısı
Ocak 62.556
Şubat 62.643
Mart 65.854
Nisan 65.691
Mayıs 65.433
Haziran 65.053
Temmuz 64.732
Ağustos 64.380
Eylül 63.211
Ekim 63.285
Kasım 63.764
Aralık 47.087
Aylık Ortalama = 62.807 kişi
Tablo 8: Sağlık Bakanlığı Sisteminde ESKR Olup, Raporunda Ağır Engel Bulunmadığı Halde
Engelli Evde Bakım Ödemesi Alanlar
Ödeme Ayı
Ağır Engel Kayıtlı ESKR
Bulunmayıp Ödeme Alan
Kişi Sayısı
Ocak 34.845
Şubat 35.162
Mart 36.398
Nisan 36.483
Mayıs 36.832
Haziran 36.597
Temmuz 36.329
Ağustos 36.418
Eylül 35.318
Ekim 35.552
Kasım 36.226
Aralık 30.489
Aylık Ortalama = 35.554 kişi
Tablo 7’de aylık olarak gösterilen sayıdaki kişilerin 2828 sayılı Kanun kapsamında
engelli evde bakım ödemesi almaları için adlarına düzenlenmiş Sağlık Bakanlığı ESKR veri
tabanında kayıtlı bir sağlık kurulu raporu olmadığı; Tablo 8’de aylık olarak gösterilen sayıdaki
kişilerin ise ESKR’de ağır engel kaydı olmadığı halde bakıcılarına destek ödemesi yapıldığı
anlaşılmaktadır.
Sağlık Bakanlığı sisteminde kayıtlı ESKR’sinde ağır engelli olmadığı halde engelli evde
bakım ödemesi alanlar ile Sağlık Bakanlığı sisteminde kayıtlı ESKR’si olmadığı halde engelli
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 48 evde bakım ödemesi alanlara ilişkin gerekli incelemeler yapılarak, geri alınması gereken tutarların ilgili kişiler adına alacak hesaplarına kayıtları yapıldıktan sonra takip ve tahsil edilmesi gerekmektedir. Bunun yanında, hak sahiplerinin haklarının korunması, engellilerin hizmete erişimin kolaylaştırılması ile fazla ve yersiz ödemelerin önlenmesi için başvuru işlemleri de dahil tüm süreçlerin elektronik ortamda yürütülmesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; evde bakım aylığı alan kişilerin engelli sağlık kurulu raporlarının elektronik ortamda temin ve teyidine yönelik olarak; düzenlenen tüm raporların veri tabanına işlenmesi ile ilgili çalışmaların Sağlık Bakanlığınca devam ettiği; bu nedenle veri tabanında yer almayan raporların düzenlenmediği sonucunun çıkarılmaması; veri tabanında yer almamakla birlikte raporun aslını, noter onaylı suretini veya hastane başhekimliği tarafından onaylanmış suretini ibraz eden kişilerin başvurularının değerlendirilmeye alındığı; bununla birlikte 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin Geçici 1’inci maddesinde raporların elektronik ortamda düzenlenmesine dair sistemlerin bir yıl içerisinde tamamlanacağı hükmünün yer aldığı; bu doğrultuda, ilgili Bakanlıkça 1(bir) yıl içinde, tüm raporların elektronik ortamda düzenleneceği; Yönetmelikte hükme bağlanan bu durumun gerçekleşmesiyle birlikte sistemsel entegrasyon sağlanacağı ve vatandaştan rapor talep edilmeyerek rapor durumlarındaki değişikliklerin anlık olarak takip edileceği ifade edilmiştir. Sonuç olarak bulguda da bahsedildiği üzere 30.03.2013 tarihinde yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’in ilgili maddesinde; özürlü sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kurumlarının özürlü sağlık kurulu raporlarına ait bilgileri Sağlık Bakanlığı veri tabanına aktaracağı; Sağlık Bakanlığının, veri tabanındaki bu bilgileri, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının belirlediği veri yapısında her ayın ilk haftası Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na elektronik ortamda göndereceği; özürlülük bilgilerinin aktarılmasına yönelik teknik yöntem ile özürlülük bilgilerinin elektronik ortamda alınmasına ilişkin usul ve esasların Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirleneceği ifade edilmiş olmasına rağmen, şimdiye değin özürlülük bilgilerinin alınmasına yönelik olarak usul ve esasların belirlenmesi kapsamında herhangi bir çalışma yapılmamış ve engelli sağlık kurulu raporlarına ait veriler alınmamıştır. Bu verilerin elde edilmemesi, yapılan dosya denetimlerinde, aynı kişi için farklı tarihlerde, farklı sağlık kurumlarından, farklı engel oranlarında ve engellilik ölçütlerinde, farklı geçerlilik sürelerinde sağlık raporları düzenlenmesine rağmen ödemelerin devam ettirilmesi yahut eski tarihli rapordaki geçerlililiğini yitirmiş engellilik ölçütlerine göre ödemelerin devam
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 49 ettirilmesi gibi sonuçların doğmasına ve bu alanın oldukça riskli ve kontrolsüz kalmasına neden olmuştur. Bu itibarla, usulsüz ödeme yapılması suretiyle kamu zararına neden olunmaması için Sağlık Bakanlığı sisteminde kayıtlı ESKR’sinde ağır engelli olmadığı halde engelli evde bakım ödemesi alanlar ile Sağlık Bakanlığı sisteminde kayıtlı ESKR’si olmadığı halde engelli evde bakım ödemesi alanlara ilişkin gerekli incelemeler yapılarak, geri alınması gereken tutarların ilgili kişiler adına alacak hesaplarına kayıtları yapıldıktan sonra takip ve tahsil edilmesi gerekmektedir. BULGU 10: Sağlık Bakanlığı Engelli Sağlık Kurulu Raporu Veri Tabanında Kaydı Bulunmayan Kişiler ile Kaydı Olup Engel Oranı %40’ın Altında Olan Kişiler İçin Engelli Aylığı ve 18 Yaşından Küçük Engelli Yakını Aylığı Ödemesi Yapılması Kamu İdaresinde yapılan denetimlerde Sağlık Bakanlığının sağlık kurulu raporu veri tabanında kaydı olmayan kişilere ve Sağlık Bakanlığının sağlık kurulu raporu veri tabanında kaydı olup engel oranı % 40’ın altında olan kişilere, 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’a göre engelli aylığı ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir. Söz konusu ödemelerin yapılması 2022 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile belirlenen engelli olma şartı ile yine anılan Kanuna dayanılarak yürürlüğe konulan “65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin” 2 nci maddesi gereğince % 40 ve üzeri engelli kaydı içeren engelli sağlık kurulu raporu alınmasına bağlanmıştır. Söz konusu raporlar Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan ve 31.12.2018 tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmektedir. Yapılan denetimlerde, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 14 üncü maddesi gereğince engelli sağlık kurulu raporlarına ilişkin verilerin Sağlık Bakanlığından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına aylık olarak aktarılması gerektiği halde bunun yapılmadığı görülmüştür. Bunun yanında yapılan dosya denetimlerinde aynı kişi için farklı tarihlerde, farklı sağlık kurumlarından, farklı engel oranlarında ve engellilik ölçütlerinde, farklı geçerlilik sürelerinde sağlık raporları düzenlendiği tespit edilmiştir. Sonradan alınan ve engellinin sosyal yardım ödemesinden yararlanma şartını ortadan kaldıran sağlık kurulu raporlarının idareye ibraz edilmediği durumlarda, idarenin geçerliliğini yitirmiş eski tarihli rapora göre ödemelere devam
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim
Raporu
50
ettiği görülmüştür.
Anılan hususların incelenmesi amacıyla Sağlık Bakanlığından engelli sağlık kurulu
raporlarına ilişkin veri alınmış ve bunlar Sayıştay Başkanlığı Veri Analiz Programı (VERA)
sistemine aktarılmıştır. Bu kapsamda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından alınan
2018 yılı engelli aylık (bakıma muhtaç engelli aylığı, engelli aylığı, engelli yakını aylığı)
ödemelerine ilişkin veri ile Sağlık Bakanlığından alınan engelli sağlık kurulu raporları verisi
VERA programı vasıtasıyla karşılaştırılmıştır. Bu çalışmalarda ödeme alan kişilerin anılan
Yönetmelik uyarınca almış oldukları ve sistemde kaydı bulunan en son tarihli raporları esas
alınmıştır. Yapılan karşılaştırmanın sonuçları Tablo 9 ve Tablo 10’da gösterilmiştir.1
Tablo 9: Sağlık Bakanlığı Sisteminde Kayıtlı Sağlık Kurulu Raporu Olmadığı Halde Engelli Aylığı
Ödemesi Alanlar
Ödeme Ayı
Sağlık Bakanlığı ESKR Kayıt
Sisteminde Olmayıp Ödeme Alan
Kişi Sayısı
Mart Ödemesi 138.458
Haziran Ödemesi 132.216
Eylül Ödemesi 130.033
Ekim Ödemesi 122.151
Kasım Ödemesi 120.390
Tablo 10: Sağlık Bakanlığı Sisteminde Kayıtlı Sağlık Kurulu Raporu Olup, Raporunda Engel
Oranı %40’ın Altında Olduğu Halde Engelli Aylığı Ödemesi Alanlar
Ödeme Ayı
Sağlık Bakanlığı ESKR Kayıt
Sisteminde Engel Oranı %40 Altı
Olduğu Halde Ödeme Alan Kişi Sayısı
Mart Ödemesi 15.791
Haziran Ödemesi 16.145
Eylül Ödemesi 15.701
Ekim Ödemesi 14.476
Kasım Ödemesi 14.516
Tablo 9’da ödeme ayları itibariyle gösterilen sayıdaki kişilerin 2022 sayılı Kanun
1 Engelli Aylığı 3 ayda bir ödenmekteyken yapılan değişiklikle Eylül ayından itibaren aylık olarak ödenmeye
başlanmıştır. Aralık ödemesi ise 2019 yılı Ocak ayında yapılmaktadır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 51 kapsamında aylık almaları için Sağlık Bakanlığı veri tabanında kayıtlı adlarına düzenlenmiş bir sağlık kurulu raporu olmadığı; Tablo 10’da ödeme ayları itibariyle gösterilen sayıdaki kişilerin ise Sağlık Bakanlığı veri tabanında adlarına düzenlenen ESKR’de % 40 ve üzeri engelli kaydı olmadığı halde aylık aldığı anlaşılmaktadır. Sağlık Bakanlığı veri tabanında kayıtlı ESKR’sinde engel oranı % 40 ve üzeri olmadığı halde engelli aylık ödemesi alanlar ile Sağlık Bakanlığı veri tabanında kayıtlı ESKR’si olmadığı halde engelli aylık ödemesi alanlara ilişkin gerekli incelemeler yapılarak, geri alınması gereken tutarların ilgili kişiler adına alacak hesaplarına kayıtları yapıldıktan sonra takip ve tahsil edilmesi gerekmektedir. Bunun yanında, hak sahiplerinin haklarının korunması, engellilerin hizmete erişimin kolaylaştırılması ile fazla ve yersiz ödemelerin önlenmesi için başvuru işlemleri de dahil tüm süreçlerin elektronik ortamda yürütülmesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; özetle, evde bakım aylığı alan kişilerin engelli sağlık kurulu raporlarının elektronik ortamda temin ve teyidine yönelik olarak; düzenlenen tüm raporların veri tabanına işlenmesi ile ilgili çalışmaların Sağlık Bakanlığınca devam ettiği; bu nedenle veri tabanında yer almayan raporların düzenlenmediği sonucunun çıkarılmaması; veri tabanında yer almamakla birlikte raporun aslını, noter onaylı suretini veya hastane başhekimliği tarafından onaylanmış suretini ibraz eden kişilerin başvurularının değerlendirilmeye alındığı; bununla birlikte 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin Geçici 1’inci maddesinde raporların elektronik ortamda düzenlenmesine dair sistemlerin bir yıl içerisinde tamamlanacağı hükmünün yer aldığı; bu doğrultuda, ilgili Bakanlıkça 1(bir) yıl içinde, tüm raporların elektronik ortamda düzenleneceği; Yönetmelikte hükme bağlanan bu durumun gerçekleşmesiyle birlikte sistemsel entegrasyon sağlanacağı ve vatandaştan rapor talep edilmeyerek rapor durumlarındaki değişikliklerin anlık olarak takip edileceği ifade edilmiştir. Sonuç olarak bulguda da bahsedildiği üzere 30.03.2013 tarihinde yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’in ilgili maddesinde; özürlü sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kurumlarının özürlü sağlık kurulu raporlarına ait bilgileri Sağlık Bakanlığı veri tabanına aktaracağı; Sağlık Bakanlığının, veri tabanındaki bu bilgileri, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının belirlediği veri yapısında her ayın ilk haftası Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na elektronik ortamda göndereceği; özürlülük bilgilerinin aktarılmasına yönelik teknik yöntem ile özürlülük bilgilerinin elektronik ortamda alınmasına ilişkin usul ve esasların
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 52 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirleneceği ifade edilmiş olmasına rağmen geçen bu kadar sürede özürlülük bilgilerinin alınmasına yönelik olarak Bakanlık tarafından mevzuatın öngördüğü (usul ve esasların belirlenmesine dair) herhangi bir çalışma yapılmamış ve engelli sağlık kurulu raporlarına ait veriler elde edilmeye çalışılmamıştır. Bu verilerin elde edilmemesi, yapılan dosya denetimlerinde, aynı kişi için farklı tarihlerde, farklı sağlık kurumlarından, farklı engel oranlarında ve engellilik ölçütlerinde, farklı geçerlilik sürelerinde sağlık raporları düzenlenmesine rağmen ödemelerin devam ettirilmesi yahut eski tarihli rapordaki geçerlililiğini yitirmiş engellilik ölçütlerine göre ödemelerin devam ettirilmesi gibi sonuçların doğmasına ve bu alanın oldukça riskli ve kontrolsüz kalmasına neden olmuştur. Bu itibarla, usulsüz ödeme yapılması suretiyle kamu zararına neden olunmaması için Sağlık Bakanlığı veri tabanında kayıtlı ESKR’sinde engel oranı % 40 ve üzeri olmadığı halde engelli aylık ödemesi alanlar ile Sağlık Bakanlığı veri tabanında kayıtlı ESKR’si olmadığı halde engelli aylık ödemesi alanlara ilişkin gerekli incelemeler yapılarak, geri alınması gereken tutarların ilgili kişiler adına alacak hesaplarına kayıtları yapıldıktan sonra takip ve tahsil edilmesi gerekmektedir. BULGU 11: Kamu İdaresince Fazla ve Yersiz Ödendiği Tespit Edilen Alacakların Mevzuata Aykırı Olarak Silinmesi ve Bu İşlemlerin Kişilerden Alacaklar Hesabında İzlenmemesi a) Kamu İdaresince Fazla ve Yersiz Ödendiği Tespit Edilen Alacakların Mevzuata Aykırı Olarak Silinmesi Engelli evde bakım ödemeleri 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun ek 7 nci maddesi uyarınca yapılmaktadır. Söz konusu maddenin son fıkrasında birinci fıkra ile belirlenen hane halkı gelir ölçütünü aşan gelir değişikliğinin tespiti hâlinde bu madde kapsamında yapılan ödemelerin durdurulacağı ve değişikliğin meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte genel hükümlere göre takip ve tahsil edileceği belirtilmiştir. Görüldüğü üzere yasa hükmü ile engelli evde bakım yardımı alma şartlarını taşımadığı anlaşılan kişilerden yersiz ödenen tutarların geri alınacağına ilişkin düzenleme yapılmıştır. Bu haliyle söz konusu alacaklar yasadan doğan kamu alacağıdır. Dolayısıyla söz konusu alacakların takip ve tahsilatının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılması gerekmektedir. Bu kapsamdaki alacakların silinmesi yine 6183 sayılı Kanunu’nun 106 ncı maddesindeki terkin sınırı (2018 yılı için 20 TL) kapsamında
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 53 yapılabilecektir. Bunun dışında bu alacakların takip ve tahsilinden vazgeçilebilmesi ancak bu yönde yapılacak yasal bir düzenleme ile mümkün olacaktır. Nitekim 18.01.2017 tarih ve 6770 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’na geçici 15 inci madde eklenmiş ve bu maddede; “Gerçeğe uygun olmayan belge ve sağlık kurulu raporu kullanımı nedeniyle yapılan ödemeler hariç olmak üzere, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar bu Kanunun Ek 7 nci maddesi kapsamında fazla ve yersiz ödenen ve geri alınması gereken tutarlar ile bunlardan doğan faizler terkin olunur. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu kapsamda tahsil edilmiş olan tutarlar bakımından ilgili kişiler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğmaz ve yapılmış olan tahsilatlar iade edilmez. Açılmış olan davalarda yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmolunmaz, hükmolunanlar tahsil edilmez.” hükmüne yer verilerek anılan alacakların silinmesi yasal düzenleme yapılarak gerçekleştirilmiştir. Ancak Kamu İdaresinde yapılan denetimlerde 18.01.2017 tarihinden sonra 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun ek 7 nci maddesi kapsamında yersiz ödenen ve geri alınması gereken 675 milyon 285 bin 400,56 TL tutarındaki kamu alacağının herhangi bir kanuni düzenleme olmaksızın, Valilik, Kaymakamlık veya İl Müdürlüğü oluru alınarak takip ve tahsilinden vazgeçildiği görülmüştür. Her ne kadar bu kararların Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 11 inci maddesine dayanılarak alındığı belirtilmiş ise de ilgili maddenin başlığı “Adli uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri”dir ve madde içeriğinde idarelerin herhangi bir sözleşmeye dayanıp dayanmadığına, yargıya intikal edip etmediğine bakılmaksızın gerçek veya tüzel kişilerle aralarında çıkan her türlü hukuki uyuşmazlıktan kaynaklanan alacakların takip ve tahsilinden vazgeçilmesine dair düzenleme yapılmıştır. Ancak söz konusu alacaklar herhangi bir hukuki uyuşmazlıktan değil doğrudan yasa hükümlerinden doğmuş olduğundan, bunların takip ve tahsil edilmesi yasal bir yükümlülüktür. Bu kapsamda, gerçeğe uygun olmayan belge ve sağlık kurulu raporu kullanımı nedeniyle yapılan ödemeler hariç olmak üzere, Kanunun ek 7 nci maddesi kapsamında fazla ve yersiz ödenen ve geri alınması gereken tutarlar ile bunlardan doğan faizlerin borçluların ödeme gücü de dikkate alınarak terkin edilebilmesi için yasal düzenleme yapılması gerekmektedir. b) Kamu İdaresince Fazla ve Yersiz Ödendiği Tespit Edilen Alacakların Kişilerden Alacaklar Hesabında İzlenmemesi Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 84 üncü maddesine göre bütçe giderleri hesabına borç kaydedilmek suretiyle fazla ve yersiz verildiği, gerek yılı içinde, gerekse yılı geçtikten sonra tespit edilenler; Sayıştay, adlî, idarî ve askerî mahkemelerce tazmin
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 54 hükmedilenler ile zamanaşımına uğratılan alacaklardan dolayı Sayıştay tarafından sorumluları adına tazmin hükmedilen tutarların 140- Kişilerden Alacaklar Hesabına borç, tahsilinde bütçeye gelir kaydedilmek üzere 600 - Gelirler Hesabına alacak kaydedilmesi gerekmektedir. Ayrıca yine anılan hükme göre herhangi bir yasa veya karar gereğince bu hesapta kayıtlı alacaklardan kısmen veya tamamen silinmesi gerekenlerin 140-Kişilerden Alacaklar Hesabına alacak, 630- Giderler Hesabına borç kaydedilmesi gerekmektedir. Kamu İdaresinde yapılan denetimlerde, il müdürlüklerince yapılan engelli evde bakım yardımı ödemelerinden yersiz ödendiği anlaşılarak geri alınması gerektiği tespit edilen tutarların tam olarak 140-Kişilerden Alacaklar Hesabına kaydedilmediği, fazla ve yersiz ödemelerden doğan bu alacakların muhasebe dışında takip edilmeye çalışıldığı, ilgili muhasebe kayıtlarına ilişkin bilgi ve belgelere ise Kamu İdaresi tarafından tam olarak ulaşılamadığı görülmüştür. Ayrıca bu kapsamdaki alacakların tüm harcama birimleri genelinde anapara ve faiz tahsilatlarının ne şekilde gerçekleştirildiğine ilişkin Kamu İdaresinin herhangi bir bilgisi olmadığı anlaşılmıştır. Kamu İdaresinden, bu kapsamdaki alacaklardan, Valilik, Kaymakamlık veya il müdürlüğü olurlarıyla terkin edilmesine karar verilenlere ilişkin olarak tüm il birimlerinden tablo halinde bilgi alınmıştır. Bu tabloda borçlu bilgileri, alacağın tutarı, alacağın oluştuğu tarih, alacağın terkinine ilişkin olurun tarihi, ödemenin yapıldığı il bilgisi bulunmaktadır. Söz konusu tabloda yer verilen silinmiş alacakların 2017 ve 2018 yılı toplam tutarı 675 milyon 285 bin 400,56 TL olmuştur. Kamu İdaresinden, bu kapsamda yapılan alacak tahakkuk kaydı ve alınan olurlara dayanılarak yapılan terkin kayıtları ile bu işlemlere ilişkin muhasebe işlem fişlerinin temini istenmiştir. Ancak İdarece, söz konusu muhasebe kayıtlarının ve muhasebe işlem fişlerinin bir kısmının kendilerine verilmediği, listede yer alan kişilerden bir kısmına ilişkin olarak ise alacak tahakkuk kaydı olmaması nedeniyle terkin kaydı da olmadığı belirtilmiştir. Diğer yandan, Hazine ve Maliye Bakanlığından alınan idareye ait muhasebe verilerinin incelenmesinde, İdarenin bazı il müdürlüklerine ait 140-Kişilerden Alacaklar Hesabına kayıtlı toplam tutarların o illerde Valilik, Kaymakamlık veya İl Müdürlüğü oluruyla terkin edilen tutardan oldukça az olduğu görülmüştür. Böylelikle silinen alacakların idare alacağı olarak ilgili hesaba kaydedilmeden doğrudan terkin edildiği anlaşılmıştır. Kamu İdaresince fazla ve yersiz ödendiği tespit edilen alacakların anılan mevzuata uygun olarak 140- Kişilerden Alacaklar Hesabında izlenmesi gerekmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 55 Kamu idaresi cevabında; a) özetle, 6183 sayılı Kanunun 1’inci maddesi ve 2828 sayılı Kanunun ek 7’nci maddesi, uyarınca yersiz veya fazla ödendiği tespit edilen evde bakım aylıklarının tahsilatının 6183 sayılı Kanuna göre değil, genel hükümlere göre gerçekleştirilmesi gerektiği; bahsi geçen alacakların Borçlar Kanunu’na tabi olduğu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İmza Yetkileri ve Yetki Devri Yönergesinin 10’uncu maddesinin beşinci fıkrasının (c) bendi ile 659 sayılı KHK’nın 11’inci maddesinin ikinci fıkrasındaki yetkilerin, illerde valilere, ilçelerde kaymakamlara devredildiği; 10.06.1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 4’üncü maddesinin birinci fıkrası doğrultusunda da; evde bakım yardımına ilişkin iş ve işlemlerin il müdürlüğü onayı ile yürütülmekte olduğu ve söz konusu işlemlerin valilik işlemi veya valilik onayına tabi işlem olduğu, ifade edilmiştir. b) özetle, engelli evde bakım yardımı ödemelerinden yersiz ödendiği anlaşılarak geri alınması gerektiği tespit edilen tutarların, “Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar HakkındaYönetmelik” hükümleri kapsamında muhasebe kayıtlarınının yapılması, takip ve tahsil edilmesine ilişkin İl müdürlüklerince gerekli tedbirlerin alınması amacıyla Strateji Geliştirme Başkanlığı ile Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünce bilgilendirme yapıldığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak a) Bulguda da detaylı olarak bahsedildiği üzere, engelli evde bakım ödemeleri 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun ek 7 nci maddesi uyarınca yapılmaktadır. Söz konusu maddenin son fıkrasında ise birinci fıkra ile belirlenen hane halkı gelir ölçütünü aşan gelir değişikliğinin tespiti hâlinde bu madde kapsamında yapılan ödemelerin durdurulacağı ve değişikliğin meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte genel hükümlere göre takip ve tahsil edileceği belirtilmiştir. Görüldüğü üzere yasa hükmü ile engelli evde bakım yardımı alma şartlarını taşımadığı anlaşılan kişilerden yersiz ödenen tutarların geri alınacağına ilişkin düzenleme yapılmıştır. Bu haliyle söz konusu alacaklar yasadan doğan kamu alacağıdır. Dolayısıyla söz konusu alacakların takip ve tahsilatının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılması gerekmektedir. Bu kapsamdaki alacakların silinmesi yine 6183 sayılı Kanunu’nun 106 ncı maddesindeki terkin sınırı (2018 yılı için 20 TL) kapsamında yapılabilecektir. Bunun dışında bu alacakların takip ve tahsilinden vazgeçilebilmesi ancak bu yönde yapılacak yasal bir düzenleme ile mümkündür. İdare cevabında belirtildiği üzere bu alacakların genel hükümlere yani Borçlar Kanununa göre tahsili söz konusu değildir. Zira bir borcun Borçlar Kanunu hükümlerine göre doğması
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 56 için sözleşmeden, haksız fiilden veya sebebsiz zenginleşmeden doğmuş olması gerekmektedir. Halbuki engelli evde bakım ödemeleri merkezi yönetim bütçesinden yasa hükümlerine göre yapılan sosyal yardım ödemeleri olup, bu nedenle bunların yasa hükümlerine aykırı olarak alınmış olması doğrudan bir amme alacağı doğurmaktadır. Engelli evde bakım ödemelerinin yasaya aykırı olarak alınıp alınmadığının denetimi yardım ödemesini yapan idarenin yetkisinde olup, bu yetki yine yasa hükümleri ile düzenlenmiştir. Bu itibarla, yasaya aykırı ödeme alındığı tespit edildikten sonra sözleşme, haksız fiil veya sebebsiz zenginleşme olup olmadığının değerlendirilmesi ve bu yönde Borçlar Kanunu kapsamında bir mahkeme ilamı alınması mevzuata uyumlu bir uygulama değildir. Diğer yandan İdarece iddia edildiği üzere söz konusu alacakların Borçlar Kanunu kapsamında olduğu kabul edildiğinde, bu alacakların Borçlar Kanunu hükümleri gereğince ancak ilamlı icra yoluyla takibi mümkün olabilecektir. Ancak bahsedilen ilamlı icra hükümlerinin düzenlendiği İcra İflas Kanunu'nun "Hukuku amme boçları" başlıklı 47 nci maddesinin "Para cezasiyle diğer hukuku amme borçlarının takibi hakkındaki kanunlar hükmü mahfuzdur. Şu kadar ki, Devletin bir akitten veya haksız bir fiilden doğan alacakları hakkında bu kanunun hükümleri cereyan eder." şeklindeki hükmü ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu'nun kapsam maddesine uyumlu bir düzenleme yapılmış, devletin sadece akit veya haksız fiilden doğan alacaklarının İcra İflas Kanunu hükümleri dairesinde takip ve tahsilinin yapılabileceği, bunun dışındaki tüm alacakların 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edileceği hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede, sözü edilen her iki Kanunun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, devletin sosyal yardım ödemelerinden doğan bulgu konusu alacaklar için genel hükümlerden anlaşılması gerekenin 6183 sayılı Kanun hükümleri olduğu açıktır. Bu itibarla, 18.01.2017 tarih ve 6770 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’na geçici 15 inci madde eklenmiş ve bu maddede; “Gerçeğe uygun olmayan belge ve sağlık kurulu raporu kullanımı nedeniyle yapılan ödemeler hariç olmak üzere, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar bu Kanunun Ek 7 nci maddesi kapsamında fazla ve yersiz ödenen ve geri alınması gereken tutarlar ile bunlardan doğan faizler terkin olunur. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu kapsamda tahsil edilmiş olan tutarlar bakımından ilgili kişiler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğmaz ve yapılmış olan tahsilatlar iade edilmez. Açılmış olan davalarda yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmolunmaz, hükmolunanlar tahsil edilmez.” hükmüne yer verilerek 18.01.2017 tarihine kadar fazla ve yersiz ödenen ve geri alınması gereken tutarlar ile bunlardan doğan faizlerin silinmesi yasal
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 57 düzenleme yapılarak gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla 18.01.2017 tarihinden sonra fazla ve yersiz ödenen ve geri alınması gereken tutarlar ile bunlardan doğan faizlerin silinmesi de ancak kanuni düzenleme ile mümkün olabilir. Diğer yandan Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 11 inci maddesinin başlığı “Adli uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri”şeklindedir ve madde içeriğinde idarelerin herhangi bir sözleşmeye dayanıp dayanmadığına, yargıya intikal edip etmediğine bakılmaksızın gerçek veya tüzel kişilerle aralarında çıkan her türlü hukuki uyuşmazlıktan kaynaklanan alacakların takip ve tahsilinden vazgeçilmesine dair düzenleme yapılmıştır. Ancak bulgu konusu alacaklar herhangi bir hukuki uyuşmazlıktan değil, doğrudan sosyal yardım ödemelerine ilişkin yasa hükümlerinden doğmuş olduğundan, bunların 6183 sayılı kanun hükümleri doğrultusunda takip ve tahsil edilmesi yasal bir yükümlülüktür. Bu nedenle, gerçeğe uygun olmayan belge ve sağlık kurulu raporu kullanımı nedeniyle yapılan ödemeler hariç olmak üzere, 2828 sayılı Kanun’un ek 7 nci maddesi kapsamında fazla ve yersiz ödenen ve geri alınması gereken tutarlar ile bunlardan doğan faizlerin borçluların ödeme gücü de dikkate alınarak terkin edilebilmesi buna cevaz veren bir yasal düzenleme olmadan mümkün değildir. Kaymakamlık ve Valilik onayıyla takip ve tahsilinden vazgeçilen bulgu konusu kamu alacaklarının kamu idaresi muhasebe kayıtlarına alınması ve takip ve tahsilinin sağlanması gerekmektedir. b) Kamu İdaresince fazla ve yersiz ödendiği tespit edilen bulgu konusu tutarların, 6183 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda borçlularından takip ve tahsil edilmesi gerekmekte olup, takip ve tahsili yapılacak bu tutarların ilgili birimlerin alacak hesaplarında izlenip izlenmediği sonraki denetim çalışmalarında izlenecektir. BULGU 12: Engellilere Destek Amacıyla Yapılan Çeşitli Ödemelerde Değerlendirme Ölçütleri ve Uygulama Birimi Farklılıkları Olması Sosyal yardım ve hizmetlere ilişkin ödemelerin önemli bir payını teşkil eden 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’na göre yapılan engelli evde bakım ödemeleri ile 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’a göre yapılan engelli aylık ödemelerinde, farklı değerlendirme ölçütleri bulunmaktadır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 58 08.06.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 633 sayılı KHK kapsamında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının kurulmasıyla, farklı kurum ve kuruluşlarca farklı mevzuat hükümlerine göre yürütülen sosyal yardım ve hizmetler tek bir kurum çatısı altında toplanmıştır. 2828 sayılı Kanuna göre yapılan engelli evde bakım ödemeleri 2007 yılında Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından; 2022 sayılı Kanuna göre yapılan engelli ve yaşlı aylıkları ise 1976 yılında T.C. Emekli Sandığı aracılığıyla ödenmeye başlanmıştır. Söz konusu ödemeler halen devam etmekte olup, bunlar kamu idaresinin bütçesinden yaptığı en yüksek tutardaki sosyal yardım ve hizmet kalemlerinden ikisini oluşturmaktadır. Kamu İdaresinde yapılan denetimlerde desteğe muhtaç engellilere yönelik olarak yapılan bu ödemelerin farklı koşullara göre değerlendirildiği görülmüştür. 2828 sayılı Kanun uygulaması ile 2022 sayılı Kanun uygulamasında mevzuattan kaynaklanan değerlendirme ölçütleri ile uygulama farklılıkları aşağıda sıralanmıştır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 59 gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden az olanlar olarak belirlenmiştir. 3) Muhtaçlığın belirlenmesinde farklılık; 2828 sayılı Kanuna göre yapılan ödemelerde muhtaçlığın belirlenmesinde sadece gelire bakılıp, servet ve harcamalar değerlendirilmeyi etkilemez iken; 2022 sayılı Kanuna göre yapılan ödemelerde muhtaçlığın belirlenmesinde gelir ile birlikte servet ve harcamalar da esas alınarak değerlendirme yapılmaktadır. 2022 sayılı Kanuna dayanarak çıkarılan “65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin” 7 nci maddesinin 8 inci fıkrasında engelli aylığına hak kazanma durumları uygun olanların muhtaçlığının; gelir, servet ve harcamalar esas alınarak belirleneceği ifade edilmiştir. Anılan yönetmeliğin ilgili maddesinde, hangi servet kalemlerinin gelire ekleneceği, bu servet kalemlerinin rayiç değerlerinin kaçta kaçının gelire ekleneceği, hangi harcamaların muhtaçlığın belirlemesinde göz önüne alınacağı gibi konular detaylı olarak hüküm altına alınmıştır. Kamu idaresinde yapılan engelli evde bakım ödemelerine ilişkin dosya incelemelerinde, sadece hane içindeki kişi başına düşen gelir tutarına bakıldığı için üzerine kayıtlı evi, arabası, arsası olanlara 2828 sayılı Kanun uyarınca engelli evde bakım ödemesi yapıldığı; bununla birlikte oturduğu ev kira olan ve kira gideri ödemek zorunda olan ancak asgari ücret gelir şartını az da olsa aştığı için başvurusu reddedilen kişiler olduğu görülmüştür. 4) Kamu idaresi bütçesinden yapılan aynı kapsamdaki ödemelerin farklı birimlerce değerlendirilip yürütülmesi; 2828 sayılı Kanuna göre yapılan ödemeler, kamu idaresinin il müdürlükleri ve sosyal hizmet merkezleri tarafından değerlendirilip yürütülmekte iken, 2022 sayılı Kanuna göre yapılan ödemeler 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’na göre kurulan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları (SYDV) tarafından değerlendirilip yürütülmektedir. SYDV’nin başkanı mülki idare amiridir, karar organı ise Mütevelli Heyetidir. Ancak her iki ödeme de kamu idaresinin bütçesinden gerçekleştirilmektedir. Yukarıda yer verilen açıklamalardan ve açıklamaların dayandığı mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, 2828 sayılı Kanunun engelli evde bakımına ilişkin hükümleri ile 2022 sayılı Kanunun engelli vatandaşlara ilişkin hükümleri temelde aynı amaca hizmet etmek için düzenlenmiş iken mevzuattaki farklılıklar ve eksiklikler nedeniyle uygulamada adil olmayan durumlar ortaya çıkabilmektedir. Bakıma muhtaç engelli vatandaşlara yönelik sosyal yardım ve sosyal hizmet programlarının daha etkin ve daha adil bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla, sözü edilen uygulama birimi farklılığı ile değerlendirme
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 60 ölçütleri farklılıklarının giderilmesi gerekmektedir Kamu idaresi cevabında; özetle, engellilere destek amacıyla yapılan ödemelerin ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütüldüğü; raporda belirtilen farklılıkların bahsi geçen mevzuat hükümlerinden kaynaklanmakta olduğu; bununla birlikte, engelli vatandaşlara yönelik sosyal yardım ve sosyal hizmet programlarının daha etkin bir şekilde yürütülebilmesi ve sözü edilen uygulama birimi farklılığı ile değerlendirme ölçütleri farklılıklarının giderilmesine yönelik olarak, hazırlanan evde bakım aylığına ilişkin taslak yönetmeliğin 2022 sayılı Kanun kapsamındaki aylıklar için uygulanan değerlendirme kriterleriyle uyumlaştırılması ve uygulama birimi farklılıklarının giderilmesinin hedeflendiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak bulguda da bahsedildiği üzere 2828 sayılı Kanunun engelli evde bakımına ilişkin hükümleri ile 2022 sayılı Kanunun engelli vatandaşlara ilişkin hükümleri temelde aynı amaca hizmet etmek için düzenlenmiş iken, mevzuattaki farklılıklar ve eksiklikler nedeniyle uygulamada adil olmayan durumlar ortaya çıkabilmektedir. Sözü edilen uygulama birimi farklılığı ile değerlendirme ölçütleri farklılıklarının giderilmesine ilişkin çalışmalar tamamlanıp sosyal yardım ve sosyal hizmet programlarının daha etkin ve daha adil bir şekilde yürütülmesi sağlanmalıdır. BULGU 13: 2022 sayılı Kanun Kapsamında Aile Çalışma Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bütçesinden Yapılan Ödemelerin Gerçekleştirme Aşamalarının Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları Tarafından Yapılmasının 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu İle Kurulan Mali Yönetim ve Kontrol Sistemine Uygun Olmaması Kamu İdaresi Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü bütçesinden ödenen 2022 sayılı “65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun” kapsamındaki aylık ödemelerinde hak sahiplerinin başvuru yaptığı ve bu başvurularının değerlendirilerek sonuçlandırıldığı yerler İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarıdır. Bu vakıflar özel hukuk tüzel kişisi olarak kurulmuş olup, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu kapsamında ve bütçe dışındaki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu kaynakları ile finanse edilen yardım programlarını yürütmektedir. Genel bütçe ödeneklerinden merkezi olarak yapılan bu ödemeler, 2018 yılında 6.270.340.586 TL olarak gerçekleşmiştir. 5018 sayılı KMYKK ile genel bütçe ödeneklerinin kullanımından doğan hesap verme sorumluluğu kamu idaresi üst yöneticisine verilmiş ve üst yöneticilerin bu sorumluluğunu harcama yetkilileri eliyle kullanacağı hüküm altına alınmıştır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 61 Kamu idaresinin ülke sathında harcama yetkilisi ve gider gerçekleştirme görevlisi olarak görev yapan il müdürlükleri ve sosyal hizmet merkezleri bulunmaktadır ve bu birimler genel bütçe ödeneklerinden yapılan diğer sosyal yardım ödemelerini gerçekleştirmektedir. 2022 sayılı Kanun kapsamında genel bütçe ödeneklerinden yapılan giderlerin gerçekleştirme işlemlerinin anılan vakıflar tarafından yerine getirilmesinin, 5018 sayılı KMYKK’da kurulan sorumluluklara ilişkin yapıya aykırı olduğu; bu yasa kapsamında olmayan ve bu nedenle yapılan ödemelerden sorumlu tutulamayacak olan vakıf görevlilerinin gerçekleştirme görevlisi olarak görev yapmasının ortaya çıkabilecek yanlış veya usulsüz ödemelerin sorumlularının tespiti ve Anayasada ve 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nda düzenlenen Sayıştay yargılaması açısından sorunlar yaratacağı değerlendirilmektedir. Bunun dışında, tümü engellilere yönelik yardım ve destek programlarının iki ayrı birim tarafından ayrı iç kontrol sistemleri kullanılarak ve önceki bulgularda açıklandığı şekliyle farklı uygulamalar ile yürütülmesi; söz konusu programlarda mükerrer çalışmaların engellenmesini, eşgüdümün sağlanmasını ve iç kontrollerin doğru yapılandırılmasını zorlaştırmakta ve sonuç olarak engellilere yönelik son derece önemli olan yardım ve desteklerin verimliliğini olumsuz etkilemektedir. Genel bütçeden ödemesi yapılan söz konusu aylık ödemelerinin gider gerçekleştirme işlemlerinin 5018 sayılı KMYKK hükümlerine uygun hale getirilmesi, mükerrer çalışmaların engellenmesi, eşgüdümün sağlanması ve iç kontrollerin doğru yapılandırılması için İdarece gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının kamu yönetimi sistemimiz içinde “sui generis (kendine özgü)” bir yapı olarak yer aldığı; bu Vakıfların özel hukuk tüzel kişiliğe haiz olmakla birlikte kanunla kurulmakta, kamu görevi icra etmekte ve kamu kaynağı kullanmakta olduğu; söz konusu vakıfların karar organının, vakıf personeli değil mütevelli heyetleri olduğu; bu heyetlerin başkanının ise mülki idare amirleri, heyet üyelerinin çoğunun kamu görevlilerinden oluştuğu; bununla birlikte 2022 sayılı Kanunun 1’inci ve 2’nci maddelerinde “ Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilen …(4.860) gösterge rakamının memur aylık katsayısı çarpımından bulunacak tutarda aylık bağlanır.” hükmünün yer aldığı; 2022 sayılı Kanun kapsamındaki aylıklara ilişkin ödemelerin, SYD Vakıfları tarafından değil yukarıda yer alan Kanun hükmü çerçevesinde SYD Vakıfları tarafından yapılan işlemler ve alınan kararlara göre Bakanlık tarafından gerçekleştirildiği; diğer taraftan SYD Vakıfları tarafından gerçekleştirilen tüm iş ve işlemlerin Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinden anlık olarak izlenebildiği ve bu sistemde log kayıtlarının tutulduğu ifade edilmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 62 Sonuç olarak bulguda ayrıntılı olarak bahsedildiği üzere 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamındaki aylık ödemelerinde hak sahiplerinin başvuru yaptığı ve bu başvurularının değerlendirilerek sonuçlandırıldığı yerler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları olup, ödemeler Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü bütçesinden yapılmaktadır. Yani genel bütçe ödeneklerinden gider yapılmakta, ancak giderin gerçekleştirme işlemleri anılan vakıflar tarafından yerine getirilmektedir. Söz konusu durum 5018 sayılı KMYKK’da kurulan sorumluluklara ilişkin yapıya aykırı olduğu gibi, yanlış veya usulsüz ödemelerde sorumlularının tespiti noktasında sorunlar yaratacaktır. Bununla birlikte, engellilere yönelik yardım ve destek programlarının iki ayrı birim tarafından ayrı iç kontrol sistemleri kullanılarak farklı uygulamalar ile yürütülmesi; söz konusu programlarda mükerrer çalışmalara neden olabilecek, koordinasyon sağlanmasını ve iç kontrollerin doğru işlemesini güçleştirecektir. Bu sebeplerle, genel bütçeden ödemesi yapılan söz konusu aylık ödemelerinin gider gerçekleştirme işlemlerinin 5018 sayılı KMYKK hükümlerine uygun hale getirilmesi, mükerrer çalışmaların engellenmesi, koordinasyonun sağlanması ve iç kontrollerin doğru yapılandırılması için gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. BULGU 14: Prim Teşvik Ödemeleri Kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumuna Yapılan Transfer Ödemelerinin Gerçekleştirme Belgelerine Dayanmaksızın Yapılması İdare bütçesine Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) aktarılmak üzere tahsis edilen ödenekler dahilinde yapılan prim teşvik ödemeleri, harcamalarda aranacak kanıtlayıcı belgelere dayanmaksızın gerçekleştirilmektedir. 4857 sayılı İş Kanununda, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nda Hazinece karşılanacak olan prim teşvikleri hüküm altına alınmış olup Hazinece karşılanacak olan tutarlar, İdarenin transfer ödemeleri kaleminden gerçekleştirilmektedir. 4857 sayılı İş Kanununun 30 uncu maddesinin altıncı fıkrasında, “Özel sektör işverenlerince bu madde kapsamında çalıştırılan 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi engelli sigortalılar ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen korumalı işyerlerinde çalıştırılan engelli sigortalıların, aynı Kanunun 72 nci ve 73 üncü maddelerinde sayılan ve 78 inci maddesiyle belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı, kontenjan fazlası engelli çalıştıran, yükümlü olmadıkları halde engelli çalıştıran işverenlerin
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 63 bu şekilde çalıştırdıkları her bir engelli için prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı Hazinece karşılanır….” denilmekte ve işveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde SGK’ya verilmesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarının ödenmiş olması şartları sayılmıştır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde, “Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır…..” denilmekte ve İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde SGK’ya, muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini ise Hazine ve Maliye Bakanlığına vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şartları sayılmıştır. 6486 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesine eklenen ve 6663 sayılı Kanun ve 703 sayılı KHK ile değişen ikinci fıkrasında, “Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran özel sektör işyerlerine uygulanmak üzere, birinci fıkranın (ı) bendinde belirtilen ve Hazinece karşılanan puana, prime esas kazanç alt sınırı üzerinden altı puana kadar ilave puan eklemeye, sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksini dikkate almak suretiyle ilave puan uygulanacak illeri ve uygulama süresini belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.” denilmiş ve sigorta primine esas kazanç alt sınırı üzerinden uygulanacak ilave puan, ilave puan uygulanacak iller ve uygulama süresi hakkındaki 2013/4966 sayılı BKK, 14.07.2013 tarih ve 28707 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. 6745 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesine eklenen (j) bendinde “İsteğe bağlı sigortalılar ve muhtar sigortalılar hariç bu Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır….” denilmekte ve sigortalıların bu prim indiriminden yararlanabilmeleri için primlerin Hazinece karşılanmayan kısmının yasal süresi içinde ödenmesi, Kuruma kendi sigortalılıklarından kaynaklanan prim,
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim
Raporu
64
idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunmaması
şartları sayılmıştır.
7143 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesine eklenen (k) bendinde
“31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesi
kapsamında genç girişimcilerde kazanç istisnasından faydalanan ve mükellefiyet başlangıç
tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurmuş ve 29 yaşını doldurmamış olanlardan, bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında 1/6/2018
tarihinden itibaren ilk defa sigortalı sayılan gerçek kişilerin primleri, 1 yıl süreyle 82 nci madde
uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınır üzerinden Hazinece karşılanır….” denilmekte
ve bu kapsamda prim teşvik ödemeleri yapılmaktadır.
6518 sayılı Kanun ile 2828 sayılı Kanunun değiştirilen Ek 1 inci maddesinin altıncı
fıkrasında “Birinci fıkra kapsamına giren kişilerin özel sektörde çalıştırılmaları hâlinde,
31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci
maddesine göre ödenmesi gereken ve aynı Kanunun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime
esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, kısa
vadeli sigorta kolları primi ve genel sağlık sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesi
primlerinin tamamı ile 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 49 uncu
maddesinin birinci fıkrasına göre ödenmesi gereken işsizlik sigortası primi, sigortalı ve işveren
hissesinin tamamı sigortalının işe giriş tarihinden itibaren beş yıl süre ile Hazine tarafından
karşılanır….”denilmekte ve işveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için,
SGK’ya verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde verilmesi ve
Hazinece karşılanmayan primlerin yasal süresi içinde ödenmesi şartları sayılmıştır
Uygulamada, yasal olarak Hazinece karşılanması gereken 4857 sayılı Kanunun 30 uncu
maddesi, 2828 sayılı Kanun’un Ek 1 inci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi
kapsamında yukarıda bahsi geçen teşvikler, SGK tarafından tespit edilmekte ve bu tespit
sonucunda hesaplanan prim toplamları bir yazı ile Bakanlıktan talep edilmektedir. SGK’nın
Bakanlığa gönderdiği yazıya ekli tabloda ise sadece teşvikin dayandığı kanun maddesi ile talep
edilen toplam tutar yer almakta olup, 2018 yılında teşvikler kapsamında Bakanlık bütçesinin
18.01.00.23-10.9.9.49-1-05.1 tertibinden SGK’ya 17.288.202.629,00 TL aktarılmıştır.
5018 sayılı Kanuna göre, Merkezi Yönetim Bütçesi; anılan Kanuna ekli (I), (II) ve (III)
sayılı cetvellerde yer alan kamu idarelerinin bütçelerinden oluşmaktadır. Anılan Kanun’un 13
üncü maddesinde “Bütçelerde, ödenekler belirli amaçları gerçekleştirmek üzere tahsis edilir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 65 Kamu hizmetleri, bütçelere konulacak ödeneklerle, mevzuatla belirlenmiş yöntem, ilke ve amaçlara uygun olarak gerçekleştirilir” ve 33 üncü maddesinde “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir.” denilerek bütçeye belli amaçla konulan ödeneklerin amacına uygun bir şekilde gerçekleşip gerçekleşmediğinin de belgeyle doğrulanması gerektiği ifade edilmiştir. 33 üncü maddeye dayanılarak çıkarılan Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 56 ıncı maddesinde; “b) Sosyal güvenlik kurumlarına kendi mevzuatları ile verilen görevler dışında bir görev verilmesi durumunda verilen bu görevin ifası sonucu oluşan bedelin Hazinece karşılanması için yapılacak ödemelerde;
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim
Raporu
66
Sonuç olarak bulguda da bahsedildiği üzere bütçeye belli amaçla konulan ödeneklerin
amacına uygun bir şekilde gerçekleşip gerçekleşmediğinin belgeyle doğrulanması 5018 sayılı
Kanunun gereğidir. Bununla birlikte MYMY’nin 56’ıncı maddesi, Hazinece karşılanan
ödemelerde sosyal güvenlik kuruluşunca düzenlenecek ödenecek miktarın hesaplanmasını
gösteren belgenin ödeme emrine bağlanacağını hüküm altına almıştır. Bu itibarla, belirtilen
mevzuat hükümlerine uygun olarak söz konusu ödemelerin, harcamalarda aranacak kanıtlayıcı
belgeler ile gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır.
BULGU 15: İşverene Asgari Ücret Destek Ödemeleri İle İşveren Prim Teşviki
Ödemelerinin Hatalı Raporlanması
Önceki dönemlere ait olup 2018 yılında tahakkuku yapılarak ödemesi gerçekleştirilen
işverene asgari ücret desteği ödemelerinin, ayrı bir tertipten yapılması gerekirken; ödemelerin
işverene prim teşvik ödemeleri tertibinden ve iptallerin de işverene prim teşvik ödemelerinden
mahsubu yapılarak muhasebeleştirildiği ve raporlandığı görülmüştür.
İşverene asgari ücret desteği, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununa 6661 sayılı Kanunla eklenen Geçici 68 inci madde ile 2016 yılında uygulanmaya
başlanmış olup; 2017 yılı için 5510 sayılı Kanuna 6770 sayılı Kanunla eklenen Geçici 71 inci
madde ve 2018 yılı için 7103 sayılı Kanunla eklenen Geçici 75 inci madde ile uygulanmaya
devam edilmiştir.
5510 sayılı Kanunun Geçici 71 inci maddesinde “Bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri
uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce;
a) 2016 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde
prime esas günlük kazancı Bakanlar Kurulunca belirlenen tutar ve altında bildirilen
sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2017 yılında cari aya ilişkin
verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde
bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,
b) 2017 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen
sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,
2017 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemleri için Bakanlar Kurulunca tespit edilen günlük
tutar ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim
Raporu
67
primlerinden mahsup edilir ve bu tutar Hazinece karşılanır……” denilmekte ve maddenin
devamında bu destekten yararlanmanın şartları sayılmaktadır. Anılan madde kapsamınca
yararlanacak olanlar Sosyal Güvenlik Kurumu’nca belirlenip Bakanlıktan talep edilmekte idi.
2018 yılı için uygulamayı belirleyen Geçici 75 inci maddede ise; 2018 yılı Ocak ila Eylül
ayları/dönemleri için Cumhurbaşkanlığınca tespit edilen günlük tutar ile çarpımı sonucu
bulunacak tutarın, bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri sigorta
primlerinden mahsup edileceği ve bu tutarın İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacağı hüküm
altına alınmıştır. Bu nedenle 2018 dönemine ait asgari ücret destek ödemeleri, madde hükmü
gereği artık İdarece yapılmamaktadır.
Yapılan incelemelerde, geçici 71 inci madde gereğince, 2017 dönemine ait olup 2018
yılının ilk aylarında SGK tarafından tahakkuk ettirilen ve İdarece ödemesi yapılan tutarlar
aşağıda listelenmiştir.
Tablo 11: 2018 yılı öncesine ait asgari ücret destek ödemeleri kapsamında ödeme emrine bağlanan
tutarlar
Tarihi Tertibi Tutarı(TL)
18.01.2018 18.01.00.23-10.9.9.74-1-05.1 878.094.782,91
12.02.2018 18.01.00.23-10.9.9.74-1-05.1 877.451.516,33
14.03.2018 18.01.00.23-10.9.9.74-1-05.1 866.294.934,36
TOPLAM 2.621.841.233,60 TL
Daha sonraki aylarda ise, geçmiş dönemlere ait olup 2018 yılında tahakkuk eden
işverene asgari ücret destek ödemeleri için ayrı ödeme emirleri düzenlenmemiş olup, bu
ödemeler işveren prim teşvik ödemelerine ilişkin olarak SGK’ya yapılan ödemeler içinde
muhasebeleştirilmiş ve iptal edilen tutarlar da prim teşvik ödemelerinden mahsup edilmiştir.
Bu durum, yılsonunda işverene asgari ücret destek ödemeleri ile işveren prim teşviki
ödemelerinin hatalı raporlanmasına neden olmuştur.
Bu itibarla, istihdam politikasını yürüten İdarenin, yürüttüğü politikalara ilişkin
sonuçları doğru raporlaması için söz konusu ödemelerin ilgili tertiplerden yapılması
gerekmektedir.
Kamu idaresi cevabında; Geçmiş dönemlere ait tahakkuk eden asgari ücret desteği
ödemelerinin gerçekleştirilebilmesi için İdare bütçesinde yeni tertip açılması ve gerekli
ödeneğin tahsis edilmesi için gerekli çalışmaların yapıldığı; Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe
Başkanlığına 19.06.2019 tarih ve 44 sayılı yazı ile yeni tertip açılması konusunun yazıldığı
ifade edilmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 68 Sonuç olarak geçmiş dönemlere ait olup 2018 yılında tahakkuk eden işverene asgari ücret destek ödemeleri için ayrı ödeme emirleri düzenlenmeyip, bu ödemeler işveren prim teşvik ödemelerine ilişkin olarak SGK’ya yapılan ödemeler içinde muhasebeleştirilip iptal edilen tutarlar da prim teşvik ödemelerinden mahsup edildiğinden; bu durum, yılsonunda işverene asgari ücret destek ödemeleri ile işveren prim teşviki ödemelerinin hatalı raporlanmasına neden olmuştur. Söz konusu ödemelerin ilgili tertiplerden yapılıp teşvik ödemelerinin doğru raporlanması hususu sonraki dönem denetimlerinde izlenecektir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 69 T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI 06520 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 48 00 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr http://www.sayistay.gov.tr
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 70 9. EKLER EK 1: KAMU İDARESİ TARAFINDAN SUNULAN MALİ TABLOLAR
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 71
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 72
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 73
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 74
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 75
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 76
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 77
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 78 EK 2: İZLEME Önceki Yıl/Yıllar Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin İzleme Tablosu Bulgu Adı Yıl/ Yıllar İdare Tarafından Yapılan İşlem Açıklama Bakanlık Bünyesinde Faaliyet Gösteren Döner Sermaye İşletmelerinin 5018 Sayılı Kanun'da Tasarlanan Mali Yönetim Sistemi ile Uyumsuz Olması 2017 Kısmen Yerine Getirildi GYMY'nin 311'inci maddesinde 08.01.2018 tarihinde yapılan değişikliklikle Kamu idaresinin kontrolü altında olan ve faaliyetlerinden doğrudan yararlanılan döner sermayeli işletmeler ile sosyal tesislerin mali tablolarının ilgili kamu idaresince konsolide edileceği hükme alındığından ve ilgili madde 1.1.2020 de yürürlüğe gireceğinden bulgu kısmen yerine getirilmiş bulunmaktadır. Bakanlık Bünyesindeki Sosyal Tesislerin Mali İşlemlerinin 5018 Sayılı Kanunda Öngörülen Biçimde DüzenlenmemesiVe Raporlanmaması 2017 Kısmen Yerine Getirildi GYMY'nin 311'inci maddesinde 08.01.2018 tarihinde yapılan değişikliklikle Kamu idaresinin kontrolü altında olan ve faaliyetlerinden doğrudan yararlanılan döner sermayeli işletmeler ile sosyal tesislerin mali tablolarının ilgili kamu idaresince konsolide edileceği hükme alındığından ve ilgili madde 1.1.2020 de yürürlüğe gireceğinden bulgu
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 79 kısmen yerine getirilmiş bulunmaktadır. SGK ve Özel Sandıklar Aracılığıyla Gerçekleştirilen Teşvik Ödemelerinin, Gerçekleştirme Belgelerine Dayanmaksızın Yapılması 2017 Yerine Getirilmedi Denetim Görüşünü Etkilemeyen Tespit ve Değerlendirmeler Bölümünde 14. Bulgu olarak yer almaktadır. Bakanlığa Tahsisli Taşınmazlar İçin Yönetmelikte Belirtilen Yükümlülüklerin Yerine Getirilmemesi 2017 Tam Olarak Yerine Getirildi Maliye Bakanlığının Uygun Görüş Verdiği Sayıdan Daha Fazla Sayıda Araç Kiralanması 2017 Tam Olarak Yerine Getirildi Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) Kapsamında Kullandırılan Fonların Bakanlık Mali Tablolarında Yer Almaması 2017 Yerine Getirilmedi Denetim Görüşünün Dayanakları Bölümünde 3. ve 4. Bulgu olarak yer almaktadır. Mali Tablolarda Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabının Hatalı Raporlanması 2017 Tam Olarak Yerine Getirildi
AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI 2018 YILI SAYIŞTAY PERFORMANS DENETİM RAPORU
İÇİNDEKİLER
BULGU LİSTESİ A. Denetim Bulguları
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Performans Denetim Raporu 82
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Performans Denetim Raporu 83 yansıtmasından; kamu idaresinin amaç, hedef, gösterge ve faaliyetlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğundan; performans yönetimi ve faaliyet sonuçlarının ölçülmesine ilişkin sistemlerin amacına uygun olarak oluşturulmasından, etkin olarak işletilmesinden ve izlenmesinden; performans bilgisinin dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin denetime hazır hale getirilmesinden ve sunulmasından sorumludur. 3. SAYIŞTAYIN SORUMLULUĞU Sayıştay, denetimlerinin sonucunda hazırladığı raporlarla denetlenen kamu idarelerinin amaç, hedef, gösterge ve faaliyetlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, kamu idaresinin raporladığı performans bilgisinin güvenilirliğine ilişkin değerlendirme yapmak, performans yönetimi ve faaliyet sonuçlarını ölçen sistemleri değerlendirmekle sorumludur. 4. DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI Denetimin dayanağı; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları ve Sayıştay ikincil mevzuatıdır. Denetimin amacı, bütçe hakkının gereği olarak kamu idarelerinin faaliyet sonuçları hakkında TBMM ve kamuoyuna güvenilir ve yeterli bilgi sunulması, kamu idarelerinin performansının değerlendirilmesi ile hesap verme sorumluluğu ve saydamlığın yerleştirilmesi ve yaygınlaştırılmasıdır. Denetim, kamu idaresinin faaliyet raporunda yer alan performans bilgilerinin ve bunları oluşturan kayıt ve belgelerin doğruluğu ve güvenilirliğine ilişkin denetim kanıtı elde etmek üzere; uygun denetim prosedürleri ve tekniklerinin uygulanması ile gerçekleştirilir. Bu çerçevede, Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yayımladığı 2017-2021 dönemine ait Stratejik Plan, 2018 yılı Performans Programı ile Mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının yayımladığı 2018-2022 dönemine ait Stratejik Plan, 2018 yılı Performans Programı ve 2018 yılı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Faaliyet Raporu incelenmiştir. 5. GENEL DEĞERLENDİRME 09.07.2018 tarih ve 30473 sayılı 3 üncü mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Çalışma ve
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Performans Denetim Raporu 84 Sosyal Güvenlik Bakanlığının görev alanına giren tüm faaliyetler Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı altında birleştirilmiştir. 04.08.2018 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 15 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Bakanlığın adı “Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı” olarak değiştirilmiştir. 2018 yılı performans denetimi kapsamında, Mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının yayımladığı 2018-2022 dönemine ait Stratejik Plan ile 2018 yılı Performans Programı, Mülga Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yayımladığı 2017-2021 dönemine ait Stratejik Plan ile 2018 yılı Performans Programı ve her iki mülga Bakanlığın faaliyetlerini de içerecek şekilde hazırlanan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2018 yılı Faaliyet Raporu incelenerek faaliyet sonuçlarının ölçülmesine yönelik olarak üretilen performans bilgisinin güvenilir olup olmadığı değerlendirilmiştir. Son derece geniş ve yoğun nitelikli sosyal hizmetler ile çalışma hayatına dair hizmetlerin yürütülmesinde kamu kaynaklarının verimli, etkili ve ekonomik olarak kullanımının sağlanması toplumun refahı açısından büyük önem taşımaktadır. Bu bakımdan söz konusu hizmetlerin yürütülmesinde stratejik planlama, performans esaslı bütçeleme ile doğru ve şeffaf bir faaliyet raporlamasının gerekliliği daha belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Diğer yandan İdarenin görev alanına giren, bireyi ve aileyi güçlendirerek sosyo- ekonomik kalkınmaya katkı sağlamak, istihdamı arttırmak ve çalışma hayatını düzenlemek temelindeki kamu hizmetlerinin çok yönlü, yedi gün yirmi dört saat kesintisiz şekilde sürdürülmekte olması, bu hizmetlerin yönetiminde uzun vadeli stratejik yönetim anlayışının güçlü bir şekilde uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. Yapılan denetimlerde İdarenin stratejik planlama, performans esaslı bütçeleme ve faaliyet raporlaması uygulamalarında geliştirmeye açık yanları olduğu değerlendirilmiş ve bunlar ana hatlarıyla aşağıda gösterilmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Performans Denetim Raporu 85
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Performans Denetim Raporu 86 B. Performans Programının Değerlendirilmesi Herhangi bir denetim bulgusu tespit edilmemiştir. C. Faaliyet Raporunun Değerlendirilmesi BULGU 1: İdarelerin Performans Göstergelerine Ait Gerçekleşme Verilerinin Hizmet Süreçlerinde Kullanılan Bilgi Sistemlerinden Doğrudan Raporlanmaması ve Kontrol Edilmemesi Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının aile ve sosyal hizmetlere ilişkin performans göstergelerine ait gerçekleşmeler mevcut YBS, ABS ve Bütünleşik Sosyal Yardımlar Bilgi Sistemi (BSYBS) sistemlerinden doğrudan alınarak raporlanmamaktadır. İdeal bir sistemde birim faaliyet raporlarında yer alan performans hedef ve gerçekleşme verilerinin yapılacak sistemsel düzenlemeler ile doğrudan SGB’ye raporlanması; SGB’nin bunlar üzerindeki inceleme ve değerlendirmeleri yaparak üçer aylık periyodlar ile izlemesi, gerekirse sorumlu birimlerden ek açıklama ve bilgi talep etmesi ve sonucunda üst yöneticiye tüm birimlerin faaliyet raporlarına ilişkin değerlendirme raporları hazırlaması gerekmektedir. Ancak uygulamada diğer kamu idarelerinde uygulanan süreçlere benzer bir şekilde SGB tarafından performans hedef ve göstergelerinden sorumlu birimlerden yazışma suretiyle bilgi alındığı, birim faaliyet raporlarının alınması sonrasında bu raporlarda yer alan bilgilerin İdare Faaliyet Raporuna esas olmak üzere e-bütçe sistemine SGB tarafından aktarıldığı görülmüştür. Faaliyet raporlarında yer verilen bilgiler, sorumlu birimlerce doldurulan formlar ve yazılan bilgilendirme yazıları ile belirlenmektedir. Sorumlu birimlerden form ya da yazı ile bilgi alındığı bu gibi durumlarda ise SGB’nin bu bilgileri ayrıca sözü edilen temel sistemlerde yer alan bilgiler ile teyit etmek üzere gerekli raporları önceden belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde doğrudan alabilme imkanına sahip olması gerekmektedir. Çünkü kamu idaresinin geçmiş yıldaki bütün faaliyetlerini ve mali tablolarını içeren ve üst yöneticiler tarafından güvence beyanı verilerek kamuoyuna açıklanan İdare Faaliyet Raporları en temel hesap verme sorumluluğu belgesi konumundadır. Bu nedenle, bunlarda yer verilecek her türlü bilginin mevcut bilgi sistemleri tarafından doğrulanan gerçeğe uygun veriler olması için; bunlara ilişkin doğruluk, uygunluk, zamanlılık ve tamlık kontrollerinin SGB tarafından ayrıca yapılması ve gerekli güvenceler elde edildikten sonra idare faaliyet raporlarının üst yönetimin imzasına sunulması sağlanmalıdır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Performans Denetim Raporu 87 Nihai olarak, İdarenin Türkiye Büyük Millet Meclisine, kamuoyuna ve dış denetim otoritesi olan Sayıştaya en temel beyanını teşkil eden bu raporlarda doğrulanmamış ve sabitlenmemiş hiçbir bilgiye yer verilmemesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; özetle, İdare performans göstergelerine ilişkin gerçekleşme verilerinin otomasyona dayalı bir sistemde izlenip değerlendirilebilmesi için gerekli çalışmaların yürütüleceği belirtilmiştir. Sonuç olarak Bulguda belirtilen hususların giderilmesi amacıyla İdare tarafından başlatılacak çalışmalar gelecek yıllara ilişkin denetim çalışmalarında izlenecektir. Ancak bunun yapılabilmesi için öncelikle belirtilen mevcut sistemler üzerinden performans sonuç ve gerçekleşmelerini ölçen yapının kurulmasına ilişkin stratejik hedeflerin ve bunlara uygun olarak performans hedef ve göstergelerinin katılımcı yöntemlerle belirlenerek mevcut stratejik planın ve performans programının buna göre revize edilmesi önerilir. BULGU 2: İdarenin İç Kontrol Sistemi ve Risk Yönetim Yapısının Geliştirmeye Açık Yanlarının Olması Kamu İdaresinin önceki bulgularda açıklandığı üzere çok geniş, değişken koşullara sahip ve hassasiyeti yüksek hizmet alanı yapısal riskler yanında önemli iç kontrol riskleri oluşturmaktadır. İdarenin aile ve sosyal hizmetler alanı 08.06.2011 tarihinde yayımlanan 633 sayılı KHK ile Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu, Aile Araştırma Kurumu, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü, Özürlüler İdaresi Başkanlığı gibi birbirinden yönetsel olarak ayrı düzenlenmiş olan kamu idarelerinin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı çatısı altında birleştirilmesi ile yeniden düzenlenmiştir. Bu nedenle birleştirilen idarelerin yapısal sorunları da birleşerek yeni yapıya aktarılmıştır. Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemine geçiş sonrasında yapılan yeni düzenlemeler ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da bu yapıyla birleştirilmiştir. Bu birleşme ile Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye İş Kurumu İdarenin ilgili kuruluşları haline gelmiştir. Gelinen noktada İdarenin görev alanı tüm sosyal alan olarak genişlemiştir. Sadece Aile ve Sosyal Hizmetler alanında 2018 yılı sonu itibarıyla yurt sathında faaliyet gösteren 3505 adet kuruluş ve birim (2403 adet Bakanlık birimi ve 1002 adet Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfı) bulunmakta olup, bu sayıya SGK ve İŞKUR birimleri dahil değildir. Bu geniş sosyal alan uygulamada istihdam, çalışma, sosyal güvenlik, sosyal hizmetler olarak temel alanlara ayrılmaktadır. Tüm bu alanlar arasında doğası gereği çok yönlü ve güçlü etkileşimler bulunmaktadır. Bu alanlarda yürütülen politikalar bütünü ise devletin sosyal politikasını oluşturmaktadır. Bu nedenle, vatandaşların refahı üzerinde son derece önemli etkileri bulunan
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Performans Denetim Raporu 88 sosyal politikaların uygulayıcısı olan İdarenin çok güçlü bir iç kontrol sistemine sahip olması yaşamsal önemdedir. Ülkenin sosyal politikalarının doğru uygulanması ve bu alandaki risklerin yönetilebilir olması, bu güçlü iç kontrol yapısının oluşturulmasına bağlıdır. Bu çerçevede öncelikle ele alınarak geliştirilmesi gereken temel iç kontrol alanları aşağıda değerlendirilmiştir. a) Bilişim sistemlerinin mevcut yapısının geliştirilmesi ve bütünlüğünün sağlanması: Merkez birimlerde yürütülen çalışmalarda Mülga Bakanlıkların AÇSH Bakanlığı çatısı altında birleşmesi sonucunda kullanılan 51 adet bilgi sistemi bulunduğu görülmüştür. Yapılan incelemelerde; Yeni sistem kurulumu veya mevcut olanlarda değişiklik yapılması kararlarının SGB görüşü alınmadan yapıldığı, Bu sistemlerin kurumsal olarak geliştirme- güncelleme ve değişiklik metodolojisinin belirlenmediği, bu çerçevede birimler arası görev ve yetki paylaşımının belirsiz olduğu, Sistemlerin sorumlusu olan birimlerin belirlenmediği, bu nedenle sistem yönetimlerinin zorunlu olarak Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı (BİDB) tarafından üstlenildiği, sistemlerden İdare ödemelerinde önemli bir payı bulunan Yönetim Bilgi Sistemi’nin yazılım dilinin güncelliğini yitirmekte olduğu ve bu nedenle yazılımın güncellenmesinde ve geliştirilmesinde ciddi sıkıntılar yaşandığı, YBS yerine düşünülen ABS sisteminin ise henüz geliştirme aşamasında olduğu ve sosyal yardım ödemelerine ilişkin bir modülünün olmadığı, görülmüştür. Kurumun yazılım geliştirme ve yenilemeye ilişkin orta ve uzun vadeli bir planlamasının olmadığı bu nedenle iç kontrol sisteminin omurgasını oluşturan bilgi sistemlerinin kurumun stratejik planının uygulanmasını ve plan uygulamasına ilişkin risk yönetim kontrollerini içermediği anlaşılmıştır. Esasen her hizmet biriminin kendi bilgi sistem ihtiyaçlarına göre bir sistemin tasarımını kendi başına planlaması ve bu talebi üst yönetime doğrudan sunması ve bu şekilde yeni sistemlerin uygulamaya alınması yukarıda özetlenen mevcut tablonun esas nedenidir. İdarenin sistem değişimi ve yeniden sistem kurulumuna ilişkin metodolojisinin belirlenmesi, burada öncelikle SGB’nin daha sonra Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığının görüşlerinin alınmasının
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Performans Denetim Raporu 89 zorunlu olması; hizmet süreçlerini ve dolayısıyla bilgi sistemlerini değiştirecek her türlü mevzuat değişiklik önerilerinin de aynı şekilde SGB tarafından ve sonrasında sistemlere etkilerinin değerlendirilmesi ve sistemlerde gerekli hazırlıkların projelendirilmesi yönüyle BİDB tarafından değerlendirilmesi önerilir. b) Denetim sisteminin kurumsal stratejinin hayata geçirilmesinde etkili olmasının sağlanması: Kurum iç denetiminin risk esaslı denetimler yaptığı ancak bu denetimlerin sonuçlarından il müdürlükleri ve bunlara bağlı kuruluşların yeterince bilgi sahibi olamadığı görülmüştür. Düzenlenen raporların üst yöneticiye sunulması sonrasında denetim çalışması yapılan birimlere de verilmesi denetimden beklenen rehberlik işlevinin gereğidir. Uygulamada görülen bu eksikliğin raporların denetlenen ilgili birimlere gönderilmesi ile giderilmesi önerilir. Bununla birlikte iç denetim önerilerinin uygulanmasının zorunlu tutulmadığı ve ilgili merkez birimlerince uygulanmayan öneriler olduğu görülmüştür. Önerileri uygulanmayan iç denetim biriminin kurumun iç kontrol sistemini düzeltici ve geliştirici bir işlev görmesi beklenemez. Bu nedenle uygulamanın iç denetim önerilerinin üst yönetim onayı sonrasında ilgili birimlerce belirli bir takvim içinde uygulamaya geçirilmesinin zorunlu tutulması ve önerileri yerine getirmeyen yöneticiler hakkında bu yönüyle bir değerlendirme yapılması önerilir. c) İdarenin aile ve sosyal hizmetler alanındaki rehberlik ve teftiş yaklaşım ve yöntemlerinin bu alandaki stratejik plan uygulaması ve iç kontrol sistemlerinin düzeltilmesi ve geliştirilmesine yönelik hale getirilmesi: Mevcut uygulamada yıl sonlarında, o yıl içinde yapılan bütün denetimlerin değerlendirildiği ve buradan yola çıkarak önemli ve genel nitelikli tespitlere ve önerilere yer verilen yıllık bir rapor düzenlenmemektedir. 2017 öncesinde genel denetim adı altında teftiş çalışmaları yapıldığı ancak bu çalışmaların içeriğinin genel nitelikli olduğu, kuruluşları önceden belirlenmiş standartlara göre değerlendiren ayrıntılı ve sistematik bir yaklaşım olmadığı görülmüştür. 2017 yılında Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından yapılan 233 denetim çalışmasında ise ön inceleme, inceleme ve soruşturma olarak tanımlanmış denetimler dışında beş adet araştırma ve değerlendirme, iki adet de özel denetim çalışması; 2018 yılında yapılan
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Performans Denetim Raporu 90 262 adet denetim çalışmasında ise bir adet özel denetim bulunduğu görülmüştür. Bunlar dışında il müdürlükleri ve kuruluşların gerek stratejik plan uygulaması yani performans programlarının uygulanmasına ilişkin faaliyet ve projelerinin değerlendirilmesine, gerekse bu değerlendirmelere göre iç kontrol sistemlerinin test edilmesine ilişkin özel bir denetim çalışmasına rastlanmamıştır. Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen 2017-2018 yıllarında yapılan denetimleri gösteren listenin incelenmesinde, yapılan denetimlerin neredeyse tamamının kişi ve olayların disiplin hükümleri veya ceza hukuku açısından değerlendirildiği inceleme ve soruşturmalar olduğu, sistematik ve önceden belirlenmiş standartlara göre birim veya kuruluş denetimlerinin olmadığı görülmüştür. Esasen sistematik teftiş çalışması yapılmaması, uygulamada soruşturma ve incelemelerin artmasına neden olan asıl etkenlerden biridir. Sonradan soruşturma ve incelemeye konu olan pek çok kural ihlalini önleyecek temel denetim yaklaşımı olarak; belirli periyodlar ile risk değerlendirmeleri kapsamında düzenli kuruluş ve birim denetim programlarının uygulanması önerilir. Düzenli denetlenmediği için iç kontrolü zayıflayan hizmet birimlerinde ihmal ve suiistimal olaylarının artma eğiliminde olması beklenen bir durumdur. d) İdare birimlerinde yönetsel geri bildirim-raporlama sisteminin kurulması: İdare birimlerinde yapılan denetimlerde il müdürlükleri ile hizmet kuruluşlarında kurulmuş bir yönetsel raporlama sistemi olmadığı görülmüştür. İl müdürlükleri ve kuruluşlar uygulama sorunları ve bunların çözümüne ilişkin taleplerini genellikle sözlü iletişim araçları ile dile getirmekte, nadiren yazışma suretiyle üst makamlara bildirimde bulunmakta ancak bunlar bir sistem içinde olmadığından görüşmeler ve yazışmalar sonunda ne şekilde sonuç alındığının tespiti tam olarak mümkün olmamaktadır. Bununla birlikte il müdürlüklerinden İdare genel müdürlüklerine de sistematik bir raporlama yapılmamaktadır. Uygulamada kurulu bilgi sistemlerinden merkez birimlerince çeşitli raporlar alınması veya il müdürlüklerinden yazışma yapılarak özel olarak bilgi ve belge talep edilmesi şeklinde yürütülmektedir. Bunlar da sistematik bir yapıda olmayıp çoğunlukla duruma göre oluşan gereksinimlerin karşılanması amacıyla anlık cereyan etmektedir. Bazı illerde il yönetimleri kendiliğinden kendine bağlı hizmet kuruluşlarını genel olarak denetlemiş ancak bu yaklaşım tüm illeri ve tüm kuruluşları kapsayan bir model şeklinde uygulanmamıştır. İdarenin sahada bütün hizmetlerini üreten kuruluşların uygulamada karşılaştıkları sorunları ve bunlara ilişkin çözüm önerilerini üst makamlara sırası ile
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Performans Denetim Raporu 91 raporlayacak kademeli bir raporlama sisteminin kurulması hem stratejik plan ve performans programının uygulanabilirliğinin sağlanması, hem de iç kontrollerin sürekli gözden geçirilerek kontrol açıklarının kapatılması suretiyle güçlü bir risk ve kalite yönetim yapısının kurulması için gereklidir. Önceki bulgularda ifade edildiği üzere il müdürlükleri ve bağlı birimlerinin kurum stratejik planı ve performans programı çerçevesinde düzenleyecekleri üst yönetim tarafından onaylanmış yıllık performans programları ve buna uygun performans bütçelerinin hazırlanması ve bu doğrultuda bu birimlerin sorumluluklarında bulunan performans hedeflerinin gerçekleşmelerine ilişkin olarak yıl içinde faaliyet raporlamalarının olması ve sözü edilen yönetsel raporlamaların da bu sistem içinde konumlandırılması gerekmektedir. Yönetsel raporlama parametrelerinin, kamuoyu ile paylaşılmayacak ancak performans hedef ve gerçekleşmeleri ile ilişkili hususları kapsayacak şekilde standart hale getirilmesi ve İdarenin aile ve sosyal hizmetler alanında başarılı bir şekilde uyguladığı toplam kalite yönetimi sistemi üzerine yapılandırılması önerilir. Sistemin ayrıca, sorunlar ve çözüm önerilerine ilişkin düzenli raporlamaya imkan vermesi, muhatap alınan bir üst yöneticinin bir karar vermesi ve bu karar doğrultusunda talimat vermesi için gerekli alt yapıyı da sağlaması gerektiği düşünülmektedir. Bu çerçevede İl müdürlüğü şube yöneticileri ve il müdür yardımcıları ve il müdürleri tarafından çözülemeyecek nitelikte gerek mevzuat değişikliği gerekse ek insan kaynağı ve parasal kaynak gerektiren hususların sistem üzerinden doğrudan ilgili merkez birimlerine raporlanmasının sağlanması; bu sistem içinde gerek il gerekse merkez birimlerce çözülemeyen ve performans gerçekleşmelerinde hedeflere nazaran sapma doğuran hususların zamanlı olarak üst yöneticiye raporlanması ve bu konuda üst yönetici tarafından verilecek talimatlara göre hareket edilmesini sağlayan bir işleyiş önerilir. Sistem içerisinde her birimin kendi faaliyet raporuna ek olarak belirtilen çerçevede yönetsel raporlarını hazırlayarak bir öz değerlendirme yapması ve bunu bağlı bulunduğu üst makama sunması sağlanmalıdır. İdare içindeki denetim çalışmaları ise bu değerlendirmeler ve birim faaliyet raporları temel alınarak standart bir biçimde uygulanması ve yine sistem üzerinden standart bir şekilde raporlanması önerilir. Böylece tüm sistem bütüncül, açık, şeffaf ve dinamik bir yapıya kavuşturulacak aynı zamanda hızlı, düşük maliyetli, etkili ve yaygın bir denetim modeli de oluşturulabilecektir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Performans Denetim Raporu 92 Kamu idaresi cevabında; özetle, 2017 yılında geliştirilen İç Kontrol Tabanlı Etkili Yönetim Sistemi Kurulması Projesine ilişkin çalışmaların devam ettiği, bu amaçla yeni bir iç kontrol ve risk yönetim sistemi yazlımı alındığı, stratejik plana ilişkin risklerin ve bunlara ilişkin sorumlu birimlerce yapılacak çalışmaların bu yazılıma aktarıldığı, bakanlıkların birleşmesi nedeniyle iç kontrol sistemlerinin ortaklaştırılması çalışmalarının devam ettiği, yapılan bu çalışmalar sonucunda süreç bazlı risk esaslı iç kontrol yazlımı üzerinden merkez ve çevre birimlerinin süreç bazlı risk haritalarının oluşturulacağı, bu sistemden alınacak raporlar aracılığı ile bilgi akışının dinamik olarak sağlanması ve risk yönetiminin etkinleştirilmesinin sağlanacağı belirtilmiştir. Bunun yanında bulgunun alt başlıkları çerçvesinde; a) Halen YBS sisteminde tahakkuku yapılan ve her biri genel bütçe sosyal yardım ödemeleri olan SED, engelli evde bakımı ve koruyucu aile ödemelerine ilişkin ABS modüllerinin geliştirilme aşamasında olduğu, b) İç denetim raporlarının ilgili merkezi birimlere ve SGB ye verildiği, c) İdare Rehberlik ve Teftiş başkanlığınca genel denetimlerin programlı olarak yürütüldüğü ve raporların il valiliklerine ve merkez birimlere gönderildiği, d) 2017 yılında geliştirilen İç Kontrol Tabanlı Etkili Yönetim Sistemi Kurulması Projesine ilişkin çalışmaların devam ettiği, bu amaçla yeni bir iç kontrol ve risk yönetim sistemi yazlımı alındığı, stratejik plana ilişkin risklerin ve bunlara ilişkin sorumlu birimlerce yapılacak çalışmaların bu yazılıma aktarıldığı, bakanlıkların birleşmesi nedeniyle iç kontrol sistemlerinin ortaklaştırılması çalışmalarının devam ettiği, yapılan bu çalışmalar sonucunda süreç bazlı risk esaslı iç kontrol yazlımı üzerinden merkez ve çevre birimlerinin süreç bazlı risk haritalarının oluşturulacağı, bu sistemden alınacak raporlar aracılığı ile bilgi akışının dinamik olarak sağlanması ve risk yönetiminin etkinleştirilmesinin ve süreçlerde meydana gelen risklerin ve alınacak tedbirlerin üst yönetim tarafından görülerek onay verilmesinin sağlanacağı belirtilmiştir. Sonuç olarak Bulguda belirtilen hususların giderilmesi amacıyla İdare tarafından başlatılacak çalışmalar gelecek yıllara ilişkin denetim çalışmalarında izlenecektir. Ancak bunun yapılabilmesi için öncelikle belirtilen mevcut ve yeni temin edilen sistemler üzerinden süreç odaklı ve risk tabanlı olarak performans sonuç ve gerçekleşmelerini ölçen ve gerçekleşmeler, bunlara ilişkin riskler ve alınacak tedbirleri hiyerarşik yöneticiler ile üst yönetime raporlayan yapının kurulmasına ilişkin stratejik hedeflerin ve bunlara uygun olarak performans hedef ve göstergeleri ile faaliyet ve projelerin katılımcı yöntemlerle belirlenerek mevcut stratejik planın ve performans programının buna göre revize edilmesi önerilir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Performans Denetim Raporu 93 Bunun yanında iç denetim birimi ile rehberlik ve teftiş birimlerince yapılan denetim çalışmalarının iç kontrol sistemine entegre edilmesi, böylelikle denetim çalışmalarının stratejik plan başarısına ve bu çerçevede risk yönetimine odaklanması, raporlarda yer verilen hususlara ilişkin alınacak tedbirlerin ve yapılması gereken işlerin ilgili birimlere açıkça bildirilmesi ve bunların yerine getirilip getirilmediğinin yukarıda açıklanan iç kontrol sistem yazılımı ile izlenerek üst yönetime ayrıca bir genel rapor ile raporlanması önerilir. D. Faaliyet Sonuçlarının Ölçülmesi Ve Değerlendirilmesi Herhangi bir denetim bulgusu tespit edilmemiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Performans Denetim Raporu 94 T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI 06520 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 48 00 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr http://www.sayistay.gov.tr
T.C. Sayıştay Başkanlığı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2018 Yılı Sayıştay Performans Denetim Raporu 95