TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU 2017 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU Eylül 2018
İÇERİK TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU 2017 YILI SAYIŞTAY DÜZENLİLİK DENETİM RAPORU 1 TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMUNA BAĞLI DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ 2017 YILI SAYIŞTAY DÜZENLİLİK DENETİM RAPORU 15
TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU 2017 YILI SAYIŞTAY DÜZENLİLİK DENETİM RAPORU
İÇİNDEKİLER
KISALTMALAR KHK Kanun Hükmünde Kararname THSK Türkiye Halk Sağlığı Kurumu KBS Kamu Harcama ve Muhasebe Bilişim Sistemi MYMY Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği KMYKK Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 1
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 2 şekilde kurulur ve yürütülür. Kamu hesapları, kamu idarelerinin gelir, gider ve varlıkları ile malî sonuç doğuran ve öz kaynağın artmasına veya azalmasına neden olan her türlü işlemlerle garantilerin ve yükümlülüklerin belirlenmiş bir düzen içinde hesaplara kaydedilerek, yönetim ve denetim yetkilileriyle kamuoyuna gerekli bilgilerin sağlanması amacıyla tutulur” denilmektedir. Çerçeve hesap planı ile düzenlenecek mali raporların şekil, süre ve türleri Kanun’un 49 ve 80’inci maddelerine dayanılarak düzenlenip Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ile belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre; muhasebe sistemi tahakkuk esaslıdır. Mali yıl esasına göre tutulmaktadır. Kamu İdaresinin bütün varlık ve yükümlülükleri, gelir ve giderleri ile garantileri gibi tüm mali işlemlerini kapsar. Mali raporlamanın amacı; yöneticilere, kamuoyuna ve denetim yetkililerine bilgi sunmaktır. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, hesap ve kayıt düzeninde saydamlık, hesap verilebilirlik ve tekdüzenin sağlanması, işlemlerinin kayıt dışında kalmasının önlenmesi, faaliyetlerinin gerçek mahiyetlerine uygun olarak sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirilmesi ile mali tablolarının zamanında, doğru, muhasebenin temel kavramları ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri çerçevesinde, uluslararası standartlara uygun, yönetimin ve ilgili diğer kişilerin bilgi ihtiyaçlarını karşılayacak ve kesin hesabın çıkarılmasına temel olacak ve karar, kontrol ve hesap verme süreçlerinin etkili çalışmasını sağlayacak şekilde hazırlanması ve yayımlanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir” hükmü yer almaktadır. Bu amacın gerçekleştirilmesi için; işlemlerin kayıt dışında kalmasının önlenmesi ile birlikte muhasebenin temel kavramları ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri çerçevesinde, uluslararası standartlara uygun olarak hazırlanan mali tabloların belirlenen sürelerde yönetim ve ilgililerin bilgisine sunulması gerekmektedir. Yönetmelik’in 310’uncu maddesinde kendi adına ekonomik varlık edinebilen, yükümlülük üstlenebilen, diğer kamu idareleri veya üçüncü şahıslarla ekonomik ilişkilere girebilen kapsama dâhil her kamu idaresinin bir kurumsal birim ve her kurumsal birimin bir
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 3 mali raporlama birimi olduğu; 311’inci maddesinde kapsama dâhil kamu idarelerinin mali hizmetler birim yöneticilerinin, mali raporlama kapsamındaki mali tabloların belirlenen standartlara uygun olarak hazırlanmasından, üst yöneticilerin de bu hususları gözetmekten ve belirlenen süreler içinde yayımlanmasından sorumlu olduğu; 312’nci maddesinde kamu idarelerince, detaylı hesap planlarında yer alan hesaplardan aylık mizan ve yıllık olarak geçici ve kesin mizanların düzenleneceği; 313’üncü maddesinde kamu idarelerince hazırlanacak temel mali tabloların Bilanço, Faaliyet Sonuçları Tablosu ve Nakit Akış Tablosu olduğu; 314-316’ncı maddelerinde bu tabloların mahiyetleri ve nasıl düzenleneceği; 327’nci maddesinde de mali tabloların hangi dönemlerde hazırlanıp yayımlanacağı belirtilmiştir. Türkiye Halk Sağlığı Kurumu muhasebe hizmetleri merkezde Merkez Saymanlık Müdürlüğü, taşrada ise defterdarlıklara bağlı muhasebe birimleri tarafından yürütülmektedir. Kamu İdaresi Hesaplarının Sayıştay’a Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslar’ın 5’inci maddesi gereğince hesap dönemi sonunda Sayıştaya gönderilmesi gereken defter, tablo ve belgeler zamanında sunulamamıştır. Denetim görüşü, bu çerçevede verilmiştir. 2. DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU Denetlenen kamu idaresinin yönetimi, tabi olduğu muhasebe standart ve ilkelerine uygun olarak mali rapor ve tabloların doğru ve güvenilir bilgi içerecek şekilde hazırlanarak kamuoyunun bilgisine ve denetim yetkililerine zamanında sunulmasından, bir bütün olarak sunulan bu mali tabloların kamu idaresinin faaliyet ve işlemlerinin sonucunu tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir olarak yansıtmasından ve ister hata isterse yolsuzluktan kaynaklansın bu mali rapor ve tabloların önemli hata veya yanlış beyanlar içermemesinden; kamu idaresinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğundan; mali yönetim ve iç kontrol sistemlerinin amacına uygun olarak oluşturulmasından, etkin olarak işletilmesinden ve izlenmesinden, mali tabloların dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin denetime hazır hale getirilmesinden ve sunulmasından sorumludur.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 4 3. SAYIŞTAYIN SORUMLULUĞU Sayıştay, denetimlerinin sonucunda hazırladığı raporlarla denetlenen kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, mali rapor ve tablolardan yararlanacak olanlara makul güvence vermek amacıyla mali raporların güvenilirliğine ve doğruluğuna ilişkin görüş bildirmek, kaynakların etkili ve ekonomik ve mevzuatına uygun kullanılmasının sağlanması amacıyla kurulup işletilmesi gereken mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmekle sorumludur. 4. DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI Denetimin dayanağı; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları, Sayıştay ikincil mevzuatı ve denetim rehberleridir. Denetim, mali saydamlığın ve hesap verilebilirliğin sağlanması amacıyla; kamu idaresinin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek ve mali rapor ve tablolarının kamu idaresinin tüm faaliyet ve işlemlerinin sonucunu doğru ve güvenilir olarak yansıttığına ilişkin makul güvence elde etmek ve mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmek amacıyla yürütülmüştür. Kamu idaresinin mali tabloları ile bunları oluşturan hesap ve işlemlerinin doğruluğu, güvenilirliği ve uygunluğuna ilişkin denetim kanıtı elde etmek üzere yürütülen denetimler; uygun denetim prosedürleri ve tekniklerinin uygulanması ile risk değerlendirmesi yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Risk değerlendirmesi sırasında, uygulanacak denetim prosedürünün belirlenmesine esas olmak üzere, mali tabloların üretildiği mali yönetim ve iç kontrol sistemleri de değerlendirilmiştir. Denetimin kapsamını, kamu idaresinin mali rapor ve tabloları ile gelir, gider ve mallarına ilişkin tüm mali faaliyet, karar ve işlemleri ve bunlara ilişkin kayıt, defter, bilgi, belge ve verileri (elektronik olanlar dâhil) ile mali yönetim ve iç kontrol sistemleri oluşturmaktadır. Denetim çalışmaları sırasında; Türkiye Halk Sağlığı Kurumu merkez ve taşra muhasebe hizmetlerinin yürütüldüğü muhasebe birimlerindeki cetvel ve belgeler ile bu birimlerdeki yevmiye kayıtları ve yevmiye kayıtlarına esas belgeler ile bunlara dayanak oluşturan ilgili harcama birimleri arşivlerinde muhafaza edilen kanıtlayıcı belgeler; tamlık, doğruluk, tutarlılık ve tabi olduğu mevzuatına uygunluk açısından incelenmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 5 Bu hususlarla ilgili denetim sonucunda denetim görüşü oluşturmak üzere yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilmiştir. 5. DENETİM GÖRÜŞÜNÜN DAYANAKLARI BULGU 1: 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Lağvedilen Kurumların Genel Bütçe Kapanış Mali Tablolarının Düzenlenememesi 694 sayılı KHK ile ayrı bütçeleri olan Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ile Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu kaldırılarak bunların yerine Sağlık Bakanlığı bünyesinde Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ve Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Ancak bu kurumların kaldırılma sonrası muhasebe işlemleri doğru yapılmadığından bunların kapanış mali tablolarının çıkarılması mümkün olmamıştır. Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan (KBS 20 ve 21) KBS duyurularından 06.10.2017 tarihli duyuruda personel devirlerinin harcama birimleri arasında toplu olarak muhasebe birimi tarafından yapılacağı, öncelikle muhasebe müdürlükleri ile harcama birimi taşınır hesapları olan 150, 253, 254 ve 255 hesaplarının işlenmemiş kayıtlar işlenerek eşitleneceği sonra taşınırların toplu olarak taşınır işlem fişi düzenlenerek yeni harcama birimlerine devredileceği, taşınır işlem fişlerinin muhasebe müdürlüğüne yollanacağı eski harcama biriminden çıkış yeni harcama birimine giriş kayıtları yapılacağı; bunlar dışındaki hesap bakiyelerinin ise eski kurumsal koddan yeni kurumsal koda defterdarlık muhasebe birimince aktarılacağı bildirilmiştir. Kaldırılan kurumların kapanış mali tablolarının düzenlenmesine ilişkin herhangi bir ifade KBS duyurularında yer almamıştır. Sağlık Bakanlığı tarafından 03.10.2017 tarihinde il müdürlüklerine gönderilen 15722819/841.99 sayılı yazıda ise tüm devir ve kuruluş işlemlerinin 31.10.2017 tarihine kadar tamamlaması gerektiği talimatı verilmiştir. Bu yazıda da belirli bir tarih verilerek kaldırılan kurumlar için kapanış mali tablolarının düzenleneceği ve bu tablolar üzerinden devirlerin yapılacağı gibi bir talimat bulunmamaktadır. Özellikle son devir tarihleri konusunda ne şekilde hareket edileceği belirlenmemiştir. Bakanlık Strateji Geliştirme Başkanlığından gönderilen yazıda da işlemlerin tamamlanması için en son 31.10.2017 tarihi belirlenmiş olmakla birlikte bu tarihten önce her muhasebe birimince farklı tarihlerde devir işlemlerinin yapılacağı tabiidir. İzmir İlinde Halk Sağlığı Müdürlüğü ve Kamu Hastaneleri Birliklerinin muhasebe
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 6 hizmetlerini yürüten ilgili mal Müdürlüklerinden alınan Sağlık Bakanlığı birimlerinin devir ve birleşme işlemlerini açıklayan yazılardan anlaşıldığı üzere; personel ödemeleri kısmen 15.75 kamu Hastaneleri kurumsal kodundan kısmen 15.01 sağlık bakanlığı kodundan ödenmiştir. Daha önceden satın alınarak taşınır işlem fişleri düzenlenmiş olan mal alımlarının ödemeleri ödenek sorunları nedeniyle yapılamadığı için muhasebe kayıtları yapılamamış, bu nedenle Sağlık Bakanlığı Malzeme Kaynak Yönetim Sistemi ile muhasebe kayıtları denkliği sağlanamadığı için taşınır devirleri tamamlanamamıştır. Ayrıca tüm birimlerce yapılacak devir işlemlerinin tamamlanması için belirli bir tarih-bilanço günü belirlenmediğinden taşınır malların devir işlemleri eş zamanlı yapılamamıştır. Bunun dışında incelenen mal müdürlüğü kayıtlarında kapatılan kurumların yevmiye defterlerinin 31.12.2017 tarihine kadar açık olduğu ve bunlara muhtelif muhasebe kayıtları yapılmaya devam edildiği, her mal müdürlüğünün kaldırılan kurumların hesaplarının devrini farklı tarihlerde gerçekleştirdiği görülmüştür. Devir ve kapanış işlemleri belirli bir dönem sonu günü belirlenmeyip farklı birimlerce farklı tarihlerde yapıldığından kaldırılan kurumlar ile Sağlık Bakanlığı muhasebe işlemleri birbirine karışmış, kaldırılan kurumlar için bu nedenle kapanış mali tabloları mevzuatın öngördüğü süre içerisinde hazırlanamamıştır. Kamu idaresi cevabında; özet olarak, uygulamanın fiilen bulguda belirtilen sonucu doğuracak şekilde geliştiği belirtilmiştir. Sonuç olarak kamu idaresi cevabı bulguda belirtilen hususları giderecek nitelikte görülmemiştir. Kamu idaresinin bu türden devir ve birleşmelere ilişkin düzenlemelerde zorunlu olmadıkça her zaman mali yılsonunu esas alması, mali yılsonu esas alınamadığında bir bilanço günü belirleyerek sadece ödenek ve maaş hesapları ile yetinilmeyip tüm hesapların aynı anda belirlenen tarihte devrinin yapılması gerekmektedir. 6. DENETİM GÖRÜŞÜ Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun 2017 yılına ilişkin ekte yer alan mali rapor ve tablolarının Denetim Görüşünün Dayanakları bölümünde belirtilen hesap alanları hariç tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi içerdiği kanaatine varılmıştır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 7 7. DENETİM GÖRÜŞÜNÜ ETKİLEMEYEN TESPİT VE DEĞERLENDİRMELER BULGU 1: Memur Maaş Ödemelerinde Hatalı İşlemler Yapılması Halk Sağlığı Kurumu'nda çalışan memur personelin Kamu Harcama ve Muhasebe Bilişim Sistemi (KBS)’nden indirilen ödemeye esas bordro verileri incelendiğinde; kişilerin hak ettikleri ek gösterge puanlarının öğrenim durumu değişimine göre güncellenmemesi sebebiyle maaş ödemelerinin hatalı yapıldığı tespit edilmiştir. 657 sayılı Kanun’un 43’üncü maddesinde memurlara ödenecek ek göstergelere ilişkin hüküm ile Kanun’a ekli (I) ve (II) sayılı cetvelde de hizmet sınıfları itibariyle unvan veya aylık alınan derecelere göre ek gösterge puanları yer almaktadır. KBS’den alınan bordro verileri ve kişilerin kurumdaki bilgileri karşılaştırıldığında bazı kişilerin öğrenim durumlarının KBS’de bir alt veya bir üst öğrenim seviyesinde kaydedildiği, dolayısıyla derece/kademe bilgilerinin hatalı olduğu görülmüştür. Denetimler sonucunda tespit edilen sistemsel hatanın düzeltilerek bordro sisteminin güvenilir ve doğru veri sunmasının sağlanması, hatalı uygulamaların giderilmesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; özetle, bulguda yer alan hususlara ilişkin olarak gerekli uyarıların yapıldığı ve konunun titizlikle takip edileceği belirtilmiştir. Sonuç olarak Personelin ek göstergelerindeki sistemsel hataların düzeltilerek bordro sisteminin güvenilir ve doğru veri sunar hale getirilmesi önerilir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 8 8. EKLER
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 9 EK 1: KAMU İDARESİ MALİ TABLOLARI
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 10
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 11
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 12
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 13
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 14
TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMUNA BAĞLI DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ 2017 YILI SAYIŞTAY DÜZENLİLİK DENETİM RAPORU
İÇİNDEKİLER
KISALTMALAR DSİBMY Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği KHK Kanun Hükmünde Kararname LBYS Laboratuvar Bilgi Yönetim Sistemi MOSİP Mali Otomasyon Sistemi Projesi SGK Sosyal Güvenlik Kurumu TDMS Tek Düzen Muhasebe Sistemi THSK Türkiye Halk Sağlığı Kurumu TCMB Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 15
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 16 bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğundan; mali yönetim ve iç kontrol sistemlerinin amacına uygun olarak oluşturulmasından, etkin olarak işletilmesinden ve izlenmesinden, mali tabloların dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin denetime hazır hale getirilmesinden ve sunulmasından sorumludur. 3. SAYIŞTAYIN SORUMLULUĞU Sayıştay, denetimlerinin sonucunda hazırladığı raporlarla denetlenen kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, mali rapor ve tablolarının güvenilirliğine ve doğruluğuna ilişkin görüş bildirmek, mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmekle sorumludur. 4. DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI Denetimlerin dayanağı; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları, Sayıştay ikincil mevzuatı ve denetim rehberleridir. Denetimler, kamu idaresinin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek ve mali rapor ve tablolarının kamu idaresinin tüm faaliyet ve işlemlerinin sonucunu doğru ve güvenilir olarak yansıttığına ilişkin makul güvence elde etmek ve mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmek amacıyla yürütülmüştür. Kamu idaresinin mali tabloları ile bunları oluşturan hesap ve işlemlerinin doğruluğu, güvenilirliği ve uygunluğuna ilişkin denetim kanıtı elde etmek üzere yürütülen denetimler; uygun denetim prosedürleri ve tekniklerinin uygulanması ile risk değerlendirmesi yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Risk değerlendirmesi sırasında, uygulanacak denetim prosedürünün belirlenmesine esas olmak üzere, mali tabloların üretildiği mali yönetim ve iç kontrol sistemleri de değerlendirilmiştir. Denetimin kapsamını, kamu idaresinin mali rapor ve tabloları ile gelir, gider ve mallarına ilişkin tüm mali faaliyet, karar ve işlemleri ve bunlara ilişkin kayıt, defter, bilgi, belge ve verileri (elektronik olanlar dâhil) ile mali yönetim ve iç kontrol sistemleri oluşturmaktadır. Bu hususlarla ilgili denetim sonucunda denetim görüşü oluşturmak üzere yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 17 5. DENETİM GÖRÜŞÜNÜN DAYANAKLARI BULGU 1: Kurum Alacaklarının Muhasebe Kayıtları ile Alacakların Tahakkuk, Tahsil ve Takip İşlemlerinin Doğru Yapılmaması 2017 yılına ilişkin olarak yürütülen denetim çalışmalarında kurum alacaklarının muhasebesine ve yönetimine ilişkin olarak aşağıda yer verilen tespitler yapılmıştır. a) Türkiye genelinde laboratuvar tahlil ve analiz gelirlerinin tahsili için fatura her işlem için düzenlenmemekte, peşin ödeme yapan başvuruculara istemeleri halinde fatura düzenlenmektedir. Yani yapılan tahlil ve analiz işlemlerinin sadece bedeli sonra ödenmek üzere yapılanlar için fatura düzenlenmekte banka yoluyla ve nakden peşin ödemelerde ise her işlem için fatura bulunmamaktadır. b) Kurumdan alınan il düzeyindeki laboratuvar tahlil ve analiz gelirleri tahakkuk listesi ile İzmir ilinden alınan aynı tahakkuk bilgisi karşılaştırıldığında arada fark oluşmuştur. İZMİR İL MÜDÜRLÜĞÜNDEN ALINAN TAHAKKUK RAKAMI 01.01.2017-13.11.2017 DÖNEMİ HALK SAĞLIĞI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN ALINAN İZMİR İLİ TAHAKKUK RAKAMI 01.01.2017-13.11.2017 DÖNEMİ FARK 6.200.421,60 4.626.694,70 1.573.726,90 c) Aynı şekilde İzmir ili laboratuvar tahlil ve analiz gelirleri için Bakanlıktan alınan tahakkuk bilgisi ile TDMS sisteminde muhasebeleştirilen tahakkuk tutarı arasında fark oluşmuştur. İZMİR İLİ LABORATUVAR GELİRLERİ 2017 YILI TDMS (Muhasebe) TOPLAMI İZMİR İLİ LABORATUVAR GELİRLERİ 2017 YILI LBYS TOPLAMI FARK 6.638.785,69 5.530.948,40 1.107.837,29 d) 120 alacaklar da kayıtlı hesapların tasnifi borçluların statüsüne göre yapılmıştır ancak bunların önce gelir çeşidine sonra borçluya göre yardımcı hesaplara ayrılması gerekir. Sadece borçluya göre ayrım yapıldığında gelir türlerine göre ödeme ve borçluluk durumu izlenememektedir. e) Kurumun bu kapsamda bedelini nakit tahsil ettiği işlemlerin tamamına fatura
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 18 düzenlenmemesi nedeniyle, yıl içi tahlil analiz gelirlerinin toplam tutarının doğru tespiti mümkün olmamakta ve bu nedenle alacak kayıtlarının doğru bir şekilde izlenmesi ve doğrulanması da mümkün olamamaktadır. Nitekim LBYS sistemine dahil olan illerden de sadece aşağıda tabloda gösterilenler yapmış oldukları tahlil ve analizler karşılığında tahakkuk eden gelirlerden tahsil edilen tutarları izlemekte ve kalan alacak tutarlarına ilişkin bilgiye sahip bulunmaktadır. Ayrıca kurumun muhasebe sistemi olan TDMS sisteminin incelenmesinde, sistemde önceki yıllardan devreden alacakların ancak toplu olarak görülebildiği, bu nedenle devreden toplam tutar içinde hangi yıldan ne tutarda devretmiş alacak olduğunun muhasebe yetkililerince tam olarak tespit edilemediği, bunun sonucunda alacak takip işlemlerinin yerine getirilemediği tespit edilmiştir. Özetle Merkez ve aşağıda sayılan on il dışındaki iller tahlil ve analiz gelirlerine ilişkin tahsilat ve alacaklarını takip etmemektedir. Tahakkuk eden alacakların vadelerinin takibi ve vadesinde ödenmeyenlere ilişkin takip işlemlerinin başlatılarak sonuçlandırılması esasen kurumun Strateji Geliştirme Başkanlığının sorumluluğunda olup; (Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik Madde 5/k) Sağlık Bakanlığı’na bağlı ve ilgili kuruluşların il birimlerinde bu amaçla görevlendirilmiş ayrı bir birim olmadığından il düzeyinde alacak takip ve tahsil sorumluluğu doğrudan harcama yetkililerine ait olmaktadır. Çünkü döner sermaye işletmelerinde bütçeden harcama yapılabilmesi için öncelikle döner sermaye gelirlerinin toplanması gerekmektedir. Dolayısıyla döner sermaye bütçesi harcama yetkililiği görevi döner sermaye gelirlerinin takip ve tahsilini de uhdesinde toplamaktadır. Muhasebe yetkililerince vadesi geçtiği halde ödenmediği tespit edilen tutarlar için gerekli takip ve tahsil işlemleri harcama yetkilisi talimatı ile yasal süreler dikkate alınarak başlatılmalıdır. Muhasebe Yetkilileri yıl içinde aylık olarak vadesinde ödenmeyen alacakları harcama yetkilisine bildirerek bunların takip işlemlerinin başlatılmasını talep etmelidir. Bu işleme cari yıl içinde zamanaşımına uğrayacak olanlardan başlanmalı alacakların zamanaşımına uğramasına imkan verilmemelidir. Ancak temelde tüm bu işlemlerin yapılabilmesi için ülke genelinde işleyecek bir alacak takip sistemi kurulmalı ve bu sistem bedeli peşin alınmayan her fatura için bir alacak takip no belirleyerek alacakları kaydetmeli ve burada yer alan kayıtları muhasebe yetkililerinin de erişebileceği şekilde raporlamalıdır. Sonradan vezne aracılığı ile veya banka üzerinden yapılacak tahsilatlar bu alacak numaraları üzerinden izlenmeli ve muhasebeleştirilmelidir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay
Düzenlilik Denetim Raporu
19
ALACAK TAKİBİ YAPAN
LABORATUVARLAR
Kesilen Fatura
Tutarı(Tahakkuk)
Tahsil Edilen
Tutar(Tahsilat)
KALAN-
ALACAK
01.01.2017-
31.12.2017
01.01.2017-
31.12.2018
HSGM MERKEZ 3.571.968,94 ₺ 1.908.443,30 ₺ 1.663.525,64 ₺
AFYON 2.587.123,00 ₺ 1.408.924,38 ₺ 1.178.198,62 ₺
AKSARAY 177.646,00 ₺ 19.805,00 ₺ 157.841,00 ₺
ANTALYA 1.833.944,00 ₺ 176.155,10 ₺ 1.657.788,90 ₺
BURSA 6.682.584,00 ₺ 4.207.225,13 ₺ 2.475.358,87 ₺
ERZURUM 7.161.815,30 ₺ 252.301,66 ₺ 6.909.513,64 ₺
KARAMAN 150.302,00 ₺ 121.025,00 ₺ 29.277,00 ₺
KONYA 2.082.903,00 ₺ 3.106,00 ₺ 2.079.797,00 ₺
SAMSUN 7.357.185,00 ₺ 1.851.126,00 ₺ 5.506.059,00 ₺
SİİRT 180.106,00 ₺ 47.918,00 ₺ 132.188,00 ₺
YALOVA 132.855,00 ₺ 97.144,37 ₺ 35.710,63 ₺
TOPLAM 31.918.432,24 ₺ 10.093.173,94 ₺ 21.825.258,30 ₺
Bunun yanında LBYS sisteminde tahsilat bilgisi bulunan illerin toplam tahlil ve analiz
geliri alacaklarının sadece %31’i yıl içinde tahsil edilebilmiştir. Tahsilat oranları döner
sermayenin düşük maliyetle finansmanı ve ülke sathındaki laboratuvarların ihtiyaçlarının
gerektiği şekilde karşılanması açılarından yeterli değildir.
f) Kurum alacaklarını gelir türlerine göre sınıflandırmak yerine borçlulara göre
yardımcı hesap açmış olduğundan 120 Alıcılar Hesabı içinde yer alan alacakların hangilerinin
laboratuvar tahlil ve analiz gelirlerinden alacaklar olduğu tam olarak bilinememekle birlikte;
kurumun işleyişi ve alacaklılar itibariyle bir değerlendirme yapıldığında aşağıda yer alan
mültecilere verilen hizmetlerden alacaklar ile aile hekimliği alacakları hariç alacakların
laboratuvar tahlil ve analiz gelirlerinden oluştuğu değerlendirilmektedir. Alacak hesaplarının
öncelikle gelir türlerine göre hesaplara kaydedilmesi daha sonra bunların borçlularına göre alt
hesaplara ayrılması sağlanmalıdır. Herhangi bir borçlunun alacak çeşidine göre ayrıntılı borç
durumu ve ödemeleri ise yukarıda bahsedilen alacak takip sisteminden izlenmelidir.
MÜLTECİLERE VERİLEN HİZMETLERDEN
ALACAKLAR İLE AİLE HEKİMLİĞİ
ALACAKLARI HARİÇ TOPLAM ALACAKLAR
(10.11.2017 Geçici Mizanı)
120.01 Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdarelerinden
Alacaklar 6.899.706,37
120.02 Özel Bütçe Kapsamındaki İdarelerden Alacaklar 962.054,82
120.03 Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlardan 0,00
120.04 Mahalli İdarelerden Alacaklar 102.604.518,89
120.06 KİT’lerden Alacaklar 242.019,96
120.07 Diğer Kamu Tüzel Kişilerden Alacaklar 8.069.812,40
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay
Düzenlilik Denetim Raporu
20
120.08 Sigorta Şirketlerinden Alacaklar 32.889,53
120.09 Özel Sektör Şirketlerinden Alacaklar 2.610.043,70
120.10 Dernek ve Kamuya Yararlı Kuruluşlardan Alacaklar 153,00
120.11 Gerçek Kişilerden Alacaklar 1.173.103,71
120.12 Elçiliklerden Alacaklar 121,20
120.15 Bağlı Sağlık Kurumlarına Verilen Sağlık
Hizmetlerinden Alacaklar 17.567.235,74
120.16 Özel Sağlık Kurumlarına Verilen Sağlık
Hizmetlerinden Alacaklar Hesabı 19.400,40
TOPLAM 140.181.059,72
g) Aynı alacak hesaplarına ait 2017 yılı açılış kaydı tutarları ise yine belirtilen alan
mültecilere verilen hizmetlerden alacaklar ile aile hekimliği alacakları hariç olmak üzere
132.309.349,01 TL tutarında iken 2018 yılı açılış kayıtlarında söz konusu tutar 140.181.059,72
olarak gerçekleşmiştir. Görüldüğü üzere 2016 yılından 2017 yılına devreden tahlil ve analiz
gelirlerinden alacak tutarı ile 2017 yılından 2018 yılına devreden tahlil ve analiz gelirlerinden
alacak tutarı arasında %5,6 oranında bir artış söz konusudur. Kurumun alacak stokunda artış
olmuştur. Kurum alacaklarını tahsil etmekte zorlanmaktadır.
h) Ayrıca buna göre hangi borçlunun hangi vadelerde ödenmemiş alacağı olduğu
ve bunların hangi yıllardan kalan alacaklar olduğu da tespit edilmemiş olduğundan, kurumun
geç ödenen alacaklardan doğan yasal faiz alacakları da hesaplanamamakta ve fer’i alacak olarak
kaydedilememektedir. Kurumun 2017 yılı (01/01/2017-10/11/2017 dönemi) tahlil ve analiz
gelirleri toplamının 72.853.640,31 TL olduğu göz önüne alındığında, bir yıllık gelirinin
yaklaşık iki katı tutarında birikmiş alacağı olduğu görülmekte ve böylelikle alacak takip ve
tahsilinin yapılmadığı, borçluların ihtiyaren yaptıkları ödemelerin alınması ile yetinildiği
anlaşılmaktadır.
i) Kurumun LBYS sisteminde kayıtlı tahlil ve analiz geliri tahakkuk tutarları ve
kayıtlarını LBYS dışında tutan illerin tahlil ve analiz geliri tahakkuk tutarları ile TDMS
sisteminde muhasebeleştirilmiş aynı neviden tahakkuk tutarlar arasındaki fark aşağıda
gösterilmiştir. Tabloda gösterildiği üzere 14.252.362,62 TL tutarında laboratuvar tahlil ve
analiz geliri Tek Düzen Muhasebe Sisteminde ilgili gelir hesaplarına kaydedilmemiştir.
TAHLİL VE ANALİZ GELİRLERİ TAHAKKUK TUTARININ
KAYNAĞI TUTARI
10.11.2017 Merkez ve 36 il laboratuvarın LBYS sisteminde kayıtlı Tahlil
ve Analiz Gelirleri 54.748.897,08
10.11.2017 LBYS sistemine dahil olmayan 45 il laboratuvarın Tahlil ve
Analiz Gelirleri 32.357.105,85
Toplam Muhasebe Dışı Tahakkuk 87.106.002,93
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 21 10.11.2017 tarihli THSK Geçici Mizan- 600.12.03 Tahlil ve Analiz Gelirleri Hesabı Tahakkuk Tutarı 72.853.640,31 FARK Gelir Kaydedilmeyen Tahakkuk Tutarı 14.252.362,62 Yukarıda açıklanan tespitler ışığında, kurumun alacak yönetimine ilişkin yapılan önerileri dikkate alarak, ilgili mevzuata uygun bir iç kontrol sistemi kurması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; özetle, alacakların takibine ilişkin olarak bulguda belirtilen hususların giderilmesi için gerekli talimatların verildiği ve çalışmaların yürütüldüğü belirtilmiştir. Sonuç olarak bulgu üzerinde idare ile mutabakat sağlanmış olmakla birlikte bu kapsamda yürütüleceği belirtilen çalışmalar takip eden denetimlerde izlenecektir. BULGU 2: Kuruma Ait Alacakların Kayıt, Takip ve Muhasebeleştirilmesinin Sağlıklı Bir Şekilde Yapılmaması ve Alacaklara Faiz İşletilmemesi Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun Mali Tablolarında Alacaklar Hesap Grubuna ilişkin yapılan inceleme neticesinde alacakların gerçeği tam ve doğru yansıttığı hususunda yeterli kanıt elde edilememiştir. Ayrıca Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun bazı alacaklarına faiz işletmediği tespit edilmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 22 oluşturulacak sayım kurulu tarafından düzenleneceği ifade edilmiştir. Ancak Halk Sağlığı Müdürlüklerine ilişkin olarak TDMS sisteminde elektronik olarak bu cetvel yer almakla birlikte, cetvelde yer alan bilgiler yönetmeliğin amaçladığı verileri sağlamaktan uzaktır. Örneğin alacağın doğuş tarihinin alacağın ilk doğduğu zamanı göstermesi gerekirken, ilgili alacak, içinde bulunulan yılda (2017) kaydedilmiş gibi yer almakta, açılış kaydında gösterilen tutar bir önceki yılda tahsil olunmayarak ertesi yıla devreden alacak rakamı toplamından oluşmakta yani çok sayıda alacak tek bir rakam olarak cetvelde yer almaktadır. Doğal olarak borçlunun kimlik bilgileri cetvelde yer almamaktadır. Bu itibarla Borçlar/Alacaklar Döküm Cetveli yönetmelikte öngörülen amacı gerçekleştirmekten uzak bir şekilde düzenlenmiştir. Cetvel bu açıdan alacakların sistemli ve düzenli bir şekilde ilk tahakkuk ettiği tarihten başlamak üzere tahsil ya da terkin edilinceye kadar ilgililer tarafından tam olarak görülebilmesinin önünde engel teşkil etmektedir. Bu husus alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, faiz tahakkukuna esas tarihin tam olarak tespit edilememesi, hangi kişi ya da kurumdan ne kadar miktarda alacaklarının olduğunun tam olarak bilinememesi sonucunu doğurmaktadır. Bu durum kurumun alacaklarının mevcut olup olmadığı, gerçek bir işleme dayanıp dayanmadığı noktasında yeterli bilgi sağlanmasına engel teşkil etmekte ve alacakların takip ve tahsilinde zaafiyetlere neden olmaktadır. Alacakların takibi konusunda personel yeteri kadar bilgi sahibi değildir. Farklı mevzuatlara tabi alacakların hepsi Kamu Zararının Tahsiline İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca takip edilmekte, bazı alacaklar ise idare tarafından takip edilmemektedir. Yerinde yapılan denetimlerde alacakların tahakkuk, takip ve tahsilinde yaşanan problemlere örnek olarak aşağıdaki hususlar verilebilir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 23 alacağına karşılık tahsilat yapıldığı halde, emanete (336.99.01) alınan bu tutar alacak rakamlardan düşülmemiştir (Halk Sağlığı Kurumu Merkez Döner Sermaye adına alacak).
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 24 2. 5596 Sayılı Kanun Çerçevesinde Mahsuplaşma Yoluyla Tahsil Edilmesi Gereken Alacakların Tahsilinde Yaşanan Problemler Halk Sağlığı Laboratuvarlarınca Belediyelerin Su İdarelerine yapılan analizlerden doğan alacakların mahsuplaşmasında problem yaşanmaktadır. 5596 sayılı Kanun'un 27'nci maddesine göre Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarınca belediyelere ödenecek su kullanım bedelleri ile belediyelerce Sağlık Bakanlığına ödenecek tetkik ve tahlil bedellerinin mahsuplaşılmasına cevaz verilmiştir. Bu çerçevede yayımlanan Su Analiz Ücretlerinin Mahsuplaşmasına İlişkin Usul ve Esaslarda mahsuplaşma işleminin nasıl yapılacağı, hem aynı şehirdeki hem de farklı şehirdeki laboratuvarlar için açıklanmıştır. Ancak bazı müdürlüklerce mahsuplaşma işlemi yapılmamış ve su bedelleri ödenmeye devam ederken ilgili belediyelerden alacaklar tahsil edilememiştir. Bu idareler kanunun verdiği yetkiyi kullanmamışlardır. Öte yandan bazı müdürlükler de çevre illerdeki müdürlüklerden alacağının mahsuplaşma yoluyla tahsilini talep etmelerine rağmen, alacağın mahsuplaşma yoluyla tahsili talep edilen müdürlükler bu yönde adım atmayarak kendilerine fatura edilen su bedellerini ilgili belediyelere ödemeye devam etmişlerdir. 2017 yılı kesin mizanında mahalli idarelerden 102,604,518.89 TL alacak olduğu ve yıl içinde tahsilat oranının %29 olarak gerçekleştiği düşünüldüğünde 5596 sayılı Kanun’un verdiği yetkiyi kullanmak suretiyle alacakların tahsili yoluna gidilmesinde fayda mülahaza edilmektedir. Bu neviden verilen hizmetlere ait fatura tutarlarının tahsil edilebilmesi amacıyla; öncelikle bakanlığın yeniden yapılanması dolayısıyla daha önceden kabul edilmiş olan usul ve esasların yeni yapıya uygun olacak şekilde yeniden yayınlanması, usul ve esaslar yeniden yayınlanıncaya kadar 5596 sayılı Kanun’un verdiği yetkilerin İl Sağlık Müdürlükleri tarafından kullanılması, öncelikle mahsuplaşmayı yapacak komisyonun oluşturulması, alacağını nakit ödemeyi taahhüt etmeyen belediyelere ait su faturalarının İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki hiçbir kurum tarafından ödenmeyerek mahsuplaşılması için İl Sağlık Müdürlüğü hesabına yatırılması ve durumun karşı tarafa bildirilmesi, alacağın bu şekilde erimesi mümkün görünmüyorsa yasal takibatın başlatılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir. 3. Kuruma Ait Alacaklara Faiz İşletilmemesi Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun Mali Tablolarında Alacaklar Hesap Grubuna ilişkin yapılan inceleme neticesinde bazı alacaklara faiz işletilmediği tespit edilmiştir. Nasıl diğer kamu idareleri, belediyeler, il özel idareleri, sosyal güvenlik kurumu vs. alacağının vadesinde
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 25 ödenmemesi durumunda faiz istemekteyseler, Halk Sağlığı Müdürlükleri de bir hizmet karşılığı tahakkuk eden alacağına faiz istemelidir. Faiz isteyebilmek için alacağın ne zaman muaccel olacağı faturada açıkça belirtilmeli, TDMS sistemi ayrıntılı olarak takip yapamadığı için ya TDMS sisteminde alacakların takibini sağlıklı bir şekilde kaydedecek değişikliğe gidilmeli ya da müdürlükler nezdinde bu kayıtlar ayrıntılı bir şekilde tutulmalıdır. 2017 yılı için 12’li hesap grubunda yer alan alacaklara ilişkin faiz alındığına dair kesin mizanda herhangi bir veri olmamakla birlikte, 13’lü hesap grubunda yer alan alacaklara ilişkin faiz tahakkuku yapılmıştır. Ancak alınması gereken faiz tutarı veri yetersizliği nedeniyle tespit edilememektedir. Bazı müdürlüklerde faiz tutarının da alacak bakiyesine eklenmesi ve alacağın aslı ile faizin toplamının alacak rakamından indirilmesi hususu da tespit edilmiştir. Bu husus hem ne kadar faiz alındığı noktasında sağlıklı bilgi vermemekte hem de alacak rakamını olması gerekenden fazla azalttığı için alacak takip sürecini zaafa uğratmaktadır. Bu hususlar, Sağlık Bakanlığı’nın 2017 yılı Mali Tablolarında yer alan 120 Alıcılar ve 649 Diğer Olağan Gelir ve Karlar Hesabının eksik gösterilmesine sebep olunmuştur. Alacak hesap grubuna faiz işletilmesinin sağlanması amacıyla; ayrıntılı kayıt ve takip yapmaya elverişli alacak sistemi kurulması, faturalarda son ödeme tarihi vb bilgilerin olmasının sağlanması, Sağlık Bakanlığı tarafından alacak takibi ve faiz tahakkukunun hangi mevzuat hükümlerine göre ve nasıl yapılacağını ayrıntılı olarak gösteren bir düzenlemenin hayata geçirilmesi bu minvalde akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmeti verilmesinden kaynaklanan sağlık hizmeti alacaklarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun çerçevesinde, akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğan alacakların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde ve kamu zararından doğan alacakların Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik çerçevesinde takip edilmesi ve tahsilattan sorumlu personelin bu bakımdan eğitilmesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; özet olarak, bulguda yer alan her bir konuya ilişkin bakanlık nezdinde gerekli talimatların yazılı olarak verildiğini ifade etmiştir. Sonuç olarak Kurum ile bulguda belirtilen hususlarda mutabık kalınmakla birlikte bulguda yer alan öneriler yerine getirilmeli ve eksiklikler giderilmelidir. Bu konuda yapılan çalışmalar sonraki denetim çalışmalarında izlenecektir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 26 BULGU 3: Kurum Tarafından, “Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmeleri”ne İstinaden Çalıştırılan İşçilerin Kıdem Tazminatlarına İlişkin Yükümlülüklerinin Mali Tablolarda Gösterilmemesi Kurumun Döner Sermaye İşletmelerinin muhasebe verileri üzerinden yapılan incelemelerde, “Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmeleri”ne istinaden çalıştırılan işçiler için ayrılması gereken kıdem tazminatı karşılıklarının muhasebeleştirilmesinde hatalar yapıldığı tespit edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112’nci maddesine 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun’un 8’inci maddesiyle yeni fıkralar eklenmiştir. Eklenen fıkralarda; 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarına esas hizmet sürelerinin tespiti ve iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14'üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatlarının hangi kamu kurum ve kuruluşu tarafından ödeneceği açıklanmaktadır. Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin (DSİBMY) 311’inci maddesinde, bir yıl içinde ödeneceği öngörülen kıdem tazminatları karşılıklarının izlenmesi için 372 Kıdem Karşılıkları Hesabının, 354’üncü maddesinde ise bir yıldan uzun vadeli kıdem tazminatı karşılıklarının izlenmesi için 472 Kıdem Tazminatı Karşılıkları Hesabının kullanılması gerektiği ifade edilmektedir. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine aykırı olarak bazı işletmelerde işçilere ödenen kıdem tazminatlarına ilişkin karşılık ayrılmaması sebebiyle 372 ve 472 Kıdem Tazminatı Karşılıkları Hesapları kullanılmadan doğrudan 740.04.01.02.03 Hizmet Alımı Yolu İle Çalıştırılan İşçilerin İhbar ve Kıdem Tazminatları Hesabına yapılan borç kaydı ile ödeme gerçekleştirilmiştir. Bazı işletmelerde dönemsellik ilkesine aykırı olarak işçilere yıl içinde ödenecek olan kıdem tazminatlarında 472 Kıdem Tazminatı Karşılıkları Hesabı ile 372 Kıdem Tazminatı Karşılıkları Hesabı arasında aktarım yapılmadan ödeme yapılmıştır. Bazı işletmelerde ise, bir yıldan uzun vadeli kıdem tazminatı karşılıklarının izlenmesi için kullanılması gereken 472 Kıdem Tazminatı Karşılıkları Hesabına yapılmış herhangi bir kayıt olmadığı görülmüştür.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 27 4857 sayılı Kanun uyarınca personel çalıştırmasına dayalı hizmet sözleşmelerinde kıdem tazminatı mükellefiyeti kamu idarelerine verilmektedir. Bu nedenle personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı suretiyle çalıştırılan personele kıdem tazminatının yükümlülüklerinin ilgili hesaplarda muhasebeleştirilmesi ve raporlanması gerekir. Kamu idaresi cevabında; özetle, İl Sağlık Müdürlüklerine 17.05.2018 ve E.172 sayılı yazıyla, idare tarafından çalıştırılan işçiler için kıdem tazminatı hesaplaması yapılması ve muhasebeleştirmelerde DSİBMY’ye uygun olarak muhasebeleştirme yapılması için talimat verildiği belirtilmiştir. Sonuç olarak kamu idaresi bulguda yer alan hususlara katılmakta ve işçiler için kıdem tazminatı hesaplamasına ve muhasebeleştirilmesine dikkat edileceği belirtilmektedir. Bu şekilde personel istihdamı 696 sayılı KHK ile son bulmuş olsa da daha önce 4734 sayılı Kanun’un 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında istihdam edilen personelin büyük çoğunluğunun daimi işçi kadrosuna geçişi ile birlikte bu personele ait kıdem tazminatı karşılıklarının kamu idarelerinin mali tablolarında izlenmesi daha da önem arz eder hale gelmiştir. Kamu idaresi işçilerine ait kıdem tazminatı karşılıklarının hesaplanması ve mali tablolarda doğru hesaplarda muhasebeleştirilmesinin, sonraki yıllarda izlenmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. 6. DENETİM GÖRÜŞÜ Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna bağlı Döner Sermaye İşletmelerinin 2017 yılına ilişkin ekte yer alan mali rapor ve tablolarının Denetim Görüşünün Dayanakları bölümünde belirtilen hesap alanları hariç tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi içerdiği kanaatine varılmıştır. 7. DENETİM GÖRÜŞÜNÜ ETKİLEMEYEN TESPİT VE DEĞERLENDİRMELER BULGU 1: Kuruma Ait Banka Mevduatlarının Nemalandırılmaması veya Düşük Faiz Oranıyla Nemalandırılması 8 Aralık 2016 tarih ve 29912 sayılı Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği hükümlerine aykırı olarak bankalarda Mülga Halk Sağlığı İl Müdürlüklerine ait hesapların bazılarının vadesiz mevduat hesaplarında yıl boyu tutulduğu, bazılarının ise oldukça düşük faiz oranları ile
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 28 değerlendirildiği tespit edilmiştir. Yapılan incelemeler neticesinde il müdürlükleri döner sermaye işletmelerine ait vadesiz banka hesaplarında faiz işletilmeksizin nakit tutulduğu görülmüştür. Örneğin Trabzon Mülga Halk Sağlığı Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi banka hesaplarında mevduat için bankaya herhangi bir talimat verilmemesi neticesinde hiç faiz geliri elde edilmemiştir. Kurumun banka hesabında yerinde denetimde bulunduğumuz tarih itibari ile faiz oranı uygulanarak değerlendirilmeyen 225.503,03 TL bulunmaktadır. İstanbul Mülga Halk Sağlığı Döner Sermaye İşletmesi banka hesapları 2017 yılı için Vakıfbank’da değerlendirilmiştir. Halk Sağlığı ile Vakıfbank arasında 06/10/2016 tarihinde protokol imzalanmış ve 1 yıl geçerli kılınmıştır. Ancak yapılan incelemede protokol döneminden sonra Kamu Haznedarlığı Tebliği değişmesi ile birlikte Vakıfbank’ın yeni tebliğe göre faiz ödemesi yaptığı anlaşılmıştır. Yeni tebliğ önceden imzalanan protokol hükümlerinin geçerli olduğuna vurgu yapmasına rağmen banka protokol hükümlerinden daha düşük faiz işletmiştir. Bursa Mülga Halk Sağlığı Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi banka hesaplarında mevduat için bankaya herhangi bir talimat verilmemesi neticesinde faiz geliri elde edilmemiştir. Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği’nin amacı kapsamda yer alan kurumların mali kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması ve izlenebilmesini teminen esas ve usulleri belirlemektir. Tebliğ’in 2’nci maddesinde hangi kurumların bu tebliğ hükümlerine tabi, 11’inci maddesinde ise hangi kurumların tebliğin hükümlerinden istisna olduğu belirtilmiştir. Aynı Tebliğ’in 5’inci maddesinde “Hazine Müsteşarlığı dışında kalan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri; a) Kendi bütçeleri veya tasarrufları altında bulunan her türlü mali kaynaklarını TCMB veya muhabiri olan bankada açılacak TL cinsi vadesiz hesaplarda tutmakla yükümlüdür “denilmekte ve kaynakların değerlendirilmesi ve nemalandırması başlıklı 6’ncı maddesinde ise “kurumların mevduat ve katılma hesabı olarak değerlendirmeyi öngördükleri mali kaynakları için uygulanacak vadeli mevduat faiz oranı ve katılma hesabı beklenen/tahmini getiri oranı, Ek 1’de yer alan ve ilgili vadelere karşılık gelen oranlardan daha yüksek olamaz” denilmektedir. Kurumların banka hesaplarındaki mevduatlarını tebliğde belirtilen faiz oranlarıyla değerlendirilmesi gerekmektedir. Mülga Halk Sağlığı Müdürlüklerinin mevduatlarını vadesiz hesaplarda tutarak faiz geliri elde etmemeleri mevzuata aykırıdır. Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği kapsamında yer alan kurum harcama yetkilileri ve muhasebe yetkilileri tebliğ hükümlerine uygun olarak banka işlemleri yapmakla yükümlü olup
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 29 kurum mevduatlarına tebliğe uygun oranda faiz uygulanmasını sağlayarak gelir kayıplarını engellemek üzere gerekli işlemlerin yapılması ve yürütülen banka işlemlerinin tebliğe uygun olup olmadığının izlenmesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; özetle, bulgu konusu hususun düzeltilmesi için gerekli çalışmaların yapılacağı belirtilmiştir. Sonuç olarak kamu idaresi ile bulguda belirtilen hususlarda mutabık kalınmakla birlikte bulguda yer alan öneriler yerine getirilmeli ve eksiklikler giderilmelidir. Bu konuda yapılan çalışmalar sonraki denetimlerde izlenecektir. BULGU 2: Ek Karşılık Primlerinin Hatalı Hesaplanması ve Raporlanması Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna (THSK) bağlı Döner Sermaye İşletmelerinin bütçe uygulama sonuçları tablosunun incelenmesi sonucunda; işletmelerin bütçelerinde gösterilmesi gereken ek karşılık primlerinin hatalı hesaplandığı tespit edilmiştir. Ayrıca bazı işletmelerin ek karşılık primine bütçe raporlarında yer vermediği veya yanlış hesap kodlarıyla takip ettiği görülmüştür. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun “Prim oranları ve Devlet katkısı” başlıklı 81’inci maddesinin (h) bendinde; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılara bağlanan veya bağlanacak vazife malullük aylıkları ile bunların hak sahiplerine bağlanacak ölüm aylıklarının karşılığı olmak üzere, bu kapsamdaki sigortalılar için kamu idarelerinin bütçelerinden ayrılan sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi ödeneklerinin % 20’si oranında ek karşılık primi alınır. Ayrılan ek karşılık priminin tamamı kurum bütçelerinin yetkili makamlarca onaylanarak yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşlarından itibaren altı ay içinde ve aylık eşit taksitlerle ödenir. Genel bütçe kapsamındaki idarelerin ek karşılık primleri Maliye Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır” denilmektedir. A) Ek Karşılık Priminin Hesaplanmasında Yaşanan Sorunlar Kamu idarelerinde ilk defa 5510 sayılı Kanun kapsamında çalışan personel için %11 oranında sosyal güvenlik primi, %7,5 oranında genel sağlık sigortası primi olmak üzere toplam da idarenin bütçesinden %18,5 oranında devlet prim ödeneği ayrılmaktadır. 5510 sayılı Kanunun geçici madde hükümlerince 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi personel için ayrılan sosyal güvenlik prim oranı %20’dir. Ayrıca %12
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 30 oranında genel sağlık sigortası primi ayrılmaktadır. Fakat 5510 sayılı Kanunun geçici 4’üncü maddesinde %12 oranında genel sağlık sigortası priminin ek karşılık hesabında dikkate alınmayacağı belirtilmiştir. Kurumun ödemesi gereken 5510 sayılı Kanun’a ilk kez tabi personel için %18,5 ve 5434 sayılı Kanun’dan gelen personel için %20 oranındaki primlerinin %20'sini alarak ek karşılık primini bütçesinde ilgili kodda göstermesi gerekmektedir. Bütçe yürürlüğe girdikten sonra 10 iş günü içerisinde SGK’nın MOSİP Bilgi Sisteminde yer alan Ek Karşılık Yeni Kayıt bölümüne girerek ek karşılık prim ödemesini tahakkuk ettirmesi gerekmektedir. Tahakkukun yapılmaması veya eksik yapılması durumunda 5510 sayılı Kanun’un 102’nci maddesinde belirtilen idari para cezasının ilgili kuruma uygulanması gerekmektedir. 2017 yılında döner sermaye işletmelerinin verileri üzerinde yapılan incelemelerde, ek karşılık prim hesaplamasında tercih edilen genel uygulama bütçe de yer alan temel maaş hesabının %20’si alınarak sosyal güvenlik primi kurum karşılığı ödeneğinin bulunması daha sonrasında da bu tutarın %20’si alınarak ek karşılık priminin hesaplanmasıdır. THSK'ya bağlı; 49 işletmede temel maaşlar kaleminin %20’sinin sosyal güvenlik primi kurum karşılığı ödeneği olarak konulduğu ve bu ödeneğin %20’si alınarak ek karşılık primlerinin hesaplandığı görülmüştür. 5510 sayılı Kanun’a ilk kez tabi olarak çalışan personelin uzun vadeli sigorta kolları ve genel sağlık sigortası primi kurum karşılıkları dikkate alınmadan yapılan bu hesaplama hatalı bir işlemdir. Ek karşılık priminin doğru hesaplanmasını sağlamak açısından 5510 sayılı Kanuna ilk kez tabi olarak çalışan personelin genel sağlık sigortası kurum karşılığı olan %7,5 oranındaki primin 5434 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan personelin genel sağlık sigortası kurum karşılığı olan %12 oranındaki primin ayrıştırılarak, ek karşılık prim hesabına sadece %7,5 oranındaki genel sağlık sigortası kurum karşılığı priminin dahil edilmesi gerekmektedir. Yapılması gereken, ek karşılık primini kamu idareleri bütçelerinde hesaplarken öncelikle 4/1-c kapsamındaki personelin temel maaşlarını hesaplamalıdır. Hesaplanan maaşlar üzerinden %11 ve %20 oranlarına göre ayrılan sosyal güvenlik primi kurum karşılıkları ödemeleri bütçesi oluşturulmalıdır. Bu oluşturulan tutarın %20’si alınarak ek karşılık prim bütçesine yazılmalıdır. Bunun yanında %7,5 ve %12 oranında genel sağlık sigortası primi
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 31 kurum karşılıkları bütçesi belirlemelidir. Fakat genel sağlık sigortasının %7,5 oranındaki kısmı ek karşılık priminde kullanılacağından bu tutar ayrıca belirtilerek %20’si alınmak suretiyle ek karşılık primi bütçe koduna yazılması gerekmektedir. Bu sayede ek karşılık primi sosyal güvenlik primi kurum karşılıkları bütçesi ile genel sağlık sigortası primi kurum karşılıkları bütçesinin %20 ek karşılığı alınarak bulunan tutara eşit olacaktır. B) İşletmelerin Bütçelerinde Yer Alan Primlerin Raporlanmasına İlişkin Karşılaşılan Sorunlar İşletmelerin SGK’ya ödemesi gereken sigorta primi kurum karşılıklarını bütçe ve bütçe uygulama sonuçları tablolarında raporlaması gerekmektedir. Mali tabloların incelenmesi sonucunda aşağıda sayısı verilen işletmelerin ilgili prim ödemelerini mali tablolarında raporlamadığı veya eksik raporladığı görülmüştür. İşletmelerin bütçe hesapları incelendiğinde 8 işletmenin sosyal güvenlik primini 970.02.01.06.01 bütçe kodunda, 11 işletmenin sağlık primi ödemelerinin 970.02.01.06.02 bütçe kodunda, 10 işletmenin ek karşılık primlerini 970.02.01.06.03 bütçe kodunda raporlamadığı görülmüştür. İşletmelerin bütçe uygulama sonuçları incelendiğinde 10 işletmenin sosyal güvenlik primi ödemelerinin 830.02.01.06.01 kodunda, 11 işletmenin sağlık primi ödemelerinin 830.02.01.06.02 kodunda, 11 işletmenin ek karşılık primlerini 830.02.01.06.03 bütçe kodunda raporlamadığı görülmüştür. 5510 sayılı Kanun gereğince döner sermaye işletmeleri ek karşılık primlerini doğru bir biçimde hesaplayarak bütçeleştirip, SGK'ya karşı yükümlülüklerini mevzuata uygun şekilde yerine getirmelidir. Kamu idaresi cevabında; özetle, bulguda belirtilen hususlara katıldıklarını belirterek, ek karşılık primlerinin hesaplanması ve raporlanması hususunun kurumca takibinin yapılacağını, il sağlık müdürlüklerine gerekli talimatların verildiği, 2019-2020 ve 2021 yılları bütçe çağrısında da ek karşılıklara ilişkin hususlara yer verileceği belirtilmiştir. Sonuç olarak ek karşılık primlerinin hesaplanması ve raporlanması hususuna bulguda ayrıntılı olarak yer verilmiştir. Bulguda belirtilen ek karşılık priminin mevzuata uygun olarak hesaplanması ve raporlanması hususunun ivedilikle uygulamaya geçirilmesi ve konunun izleyen yıllarda izlenmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 32 8. EKLER
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 33 EK 1: KAMU İDARESİ MALİ TABLOLARI
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 34
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 35
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 36
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 37
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 38