2017 - GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI.pdf

Oluşturulma tarihi: 1.09.2026 15:27    Güncellendi: 1.09.2026 15:27

GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI 2017 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU Eylül 2018

İÇERİK GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI 2017 YILI SAYIŞTAY DÜZENLİLİK DENETİM RAPORU 1 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI TASFİYE HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DÖNER SERMAYE İŞLETMESİ 2017 YILI SAYIŞTAY DÜZENLİLİK DENETİM RAPORU 49 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI 2017 YILI SAYIŞTAY PERFORMANS DENETİM RAPORU 61

GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI 2017 YILI SAYIŞTAY DÜZENLİLİK DENETİM RAPORU

İÇİNDEKİLER

  1. KAMU İDARESİNİN MALİ YAPISI VE MALİ TABLOLARI HAKKINDA BİLGİ ......................... 1
  2. DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ............................................... 4
  3. SAYIŞTAYIN SORUMLULUĞU .............................................................................................................. 5
  4. DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI .......................................................... 5
  5. DENETİM GÖRÜŞÜNÜN DAYANAKLARI ........................................................................................... 6
  6. DENETİM GÖRÜŞÜ ................................................................................................................................. 30
  7. DENETİM GÖRÜŞÜNÜ ETKİLEMEYEN TESPİT VE DEĞERLENDİRMELER ......................... 31
  8. EKLER ........................................................................................................................................................ 43

TABLOLAR LİSTESİ Tablo 1: Gümrük ve Ticaret Bakanlığının 2017 Yılı Ödenek Kullanımı Tablosu 1 Tablo 2: Gümrük ve Ticaret Bakanlığının 2017 Yılı Harcamalarının Ekonomik Dağılımı Tablosu 1 Tablo 3: Gümrük ve Ticaret Bakanlığının 2017 Yılı Bütçe Gelirlerinin Ekonomik Sınıflandırılması Tablosu 2 Tablo 4: Gümrük ve Ticaret Bakanlığının 2017 Yılı Faaliyet Sonuçları Tablosu 2 Tablo 5: YİD Modeli İle Modernize Edilen Gümrük Kapıları Tablosu 15 Tablo 6: İç Ticaret Hizmetlerini Geliştirme Payı Hesabına Ait İcmal Tablosu 35 Tablo 7: İç Ticaret Hizmetlerini Geliştirme Payı Hesabından Yapılan Harcamalar 38

KISALTMALAR BKK Bakanlar Kurulu Kararı GTB Gümrük ve Ticaret Bakanlığı GTİ Gümrük ve Turizm İşletmeleri Ticaret Anonim Şirketi GYMY Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği MYMY Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği THGM Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü TOBB Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği TRT Türkiye Radyo Televizyon Kurumu YİD Yap İşlet Devret

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 1

  1. KAMU İDARESİNİN MALİ YAPISI VE MALİ TABLOLARI HAKKINDA BİLGİ Gümrük ve Ticaret Bakanlığı (GTB), 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli I sayılı Cetvelde yer alan genel bütçeli idarelerden olup, faaliyetlerini merkezi yönetim bütçe kanunlarıyla verilen ödeneklerle gerçekleştirmektedir. 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunuyla Bakanlığa 1.131.320.000,00 TL ödenek tahsis edilmiş olup, bu tutar genel bütçeli idarelere (I sayılı cetvel) verilen toplam ödenek tutarının % 0,18'ine tekabül etmektedir. Bakanlıkça, bütçeyle verilen ödenekler dışında, uluslararası antlaşmalar gereğince Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı kapsamında 2017 yılında sağlanan fonlardan 193.644,04 AVRO kaynak kullanılmıştır.
    Ayrıca Bakanlık faaliyetlerinin finansmanında, bütçe dışında kalan İç Ticaret Hizmetlerini Geliştirme Payından 16.362.478,72 TL ve Kantar Payı Gelirleri Hesabından 11.409.878,35 TL olmak üzere toplam 27.772.357,07 TL kaynak kullanılmıştır.
    Bakanlık tarafından sunulan Bütçe Giderleri ve Ödenekler Tablosuna göre 2017 yılı bütçe gideri ve ödenek kullanımı aşağıda belirtilmiştir. Tablo 1: Gümrük ve Ticaret Bakanlığının 2017 Yılı Ödenek Kullanımı Tablosu (TL) Yıl İçinde Alınan Yapılan Tenkisler Kalan Yılı İçindeki Ödemeler Mahsup Dönemi İçindeki Ödemeler Toplam 1.236.483.646,97 92.140.406,14 1.144.343.240,83 1.142.684.335,16 1.658.905,67 1.144.343.240,83 Yukarıdaki tabloda gösterilen harcamaların türleri itibariyle dağılımı ve bunların toplam harcamalar içerisindeki oranları aşağıda gösterilmektedir. Tablo 2:Gümrük ve Ticaret Bakanlığının 2017 Yılı Harcamalarının Ekonomik Dağılımı Tablosu Bütçe Gideri Türü Gider Toplamı (TL) Oranı (%) 01 Personel Giderleri 662.676.599,01 57,91 02 Sosyal Güvenlik Giderleri 105.522.495,77 9,22 03 Mal ve Hizmet Alım Giderleri 157.430.592,27 13,76 05 Cari Transferler 7.887.802,55 0,69 06 Sermaye Giderleri 210.825.751,23 18,42 Toplam 1.144.343.240,83 100,00

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 2 Bakanlık tarafından sunulan Bütçe Gelirlerinin Ekonomik Sınıflandırılması Tablosuna göre tahsil edilen 2017 yılı bütçe gelirleri, ret ve iade tutarları ile gelir türü itibariyle net bütçe gelirlerinin toplam net bütçe gelirine oranları aşağıdaki tabloda belirtilmektedir. Tablo 3: Gümrük ve Ticaret Bakanlığının 2017 Yılı Bütçe Gelirlerinin Ekonomik Sınıflandırılması Tablosu Bütçe Geliri Türü Gelir Toplamı (TL) Ret ve İadeler(TL) Net Bütçe Geliri(TL) Oranı (%) 01 Vergi Gelirleri 118.015.869.602,18 258.303.777,97 117.757.565.824,21 98,87 03 Teşebbüs ve Mülkiyet Gelirleri 27.839.557,35 40.892,45 27.798.664,90 0,02 04 Alınan Bağış ve Yardımlar ile Özel Gelirler 4.627.699,30 0 4.627.699,30 0,00 05 Diğer Gelirler 1.326.680.912,00 18.312.148,11 1.308.368.763,89 1,10 06 Sermaye Gelirleri 109,5 0 109,50 0,00 Toplam 119.375.017.880,33 276.656.818,53 119.098.361.061,80 100,00 Faaliyet Sonuçları Tablosuna göre Bakanlığın 2017 yılı faaliyet gelir ve giderleri ile faaliyet sonucu ise aşağıda belirtilmiştir. Tablo 4: Gümrük ve Ticaret Bakanlığının 2017 Yılı Faaliyet Sonuçları Tablosu (TL) Giderler Gelirler Dönem Olumlu Faaliyet Sonucu 1.387.859.585,42 119.443.073.059,16 118.055.213.473,74 Muhasebe ve Raporlama Sistemi Bakanlık mali işlemlerini 5018 sayılı Kanun ile belirlenmiş muhasebeleştirme ve raporlama kurallarına göre gerçekleştirmektedir. 5018 sayılı Kanun’un 49’uncu maddesinin ilk iki fıkrasında; “Muhasebe sistemi; karar, kontrol ve hesap verme süreçlerinin etkili çalışmasını sağlayacak ve malî raporların düzenlenmesi ile kesin hesabın çıkarılmasına temel olacak şekilde kurulur ve yürütülür. Kamu hesapları, kamu idarelerinin gelir, gider ve varlıkları ile malî sonuç doğuran ve öz kaynağın artmasına veya azalmasına neden olan her türlü işlemlerle garantilerin ve yükümlülüklerin belirlenmiş bir düzen içinde hesaplara kaydedilerek, yönetim ve denetim yetkilileriyle kamuoyuna gerekli bilgilerin sağlanması amacıyla tutulur.” denilmektedir. Çerçeve hesap planı ile düzenlenecek mali raporların şekil, süre ve türleri Kanun’un 49

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 3 ve 80’inci maddelerine dayanılarak düzenlenip Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) ile yürürlüğe konulan Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği (GYMY) ile belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre; muhasebe sistemi tahakkuk esaslıdır. Mali yıl esasına göre tutulmaktadır. Kamu İdaresinin bütün varlık ve yükümlülükleri, gelir ve giderleri ile garantileri gibi tüm mali işlemlerini kapsar. Mali raporlamanın amacı; yöneticilere, kamuoyuna ve denetim yetkililerine bilgi sunmaktır. Yönetmelik’in “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, hesap ve kayıt düzeninde saydamlık, hesap verilebilirlik ve tekdüzenin sağlanması, işlemlerinin kayıt dışında kalmasının önlenmesi, faaliyetlerinin gerçek mahiyetlerine uygun olarak sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirilmesi; mali tablolarının zamanında, doğru, muhasebenin temel kavramları ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri çerçevesinde, uluslararası standartlara uygun, yönetimin ve ilgili diğer kişilerin bilgi ihtiyaçlarını karşılayacak ve kesin hesabın çıkarılmasına temel olacak; karar, kontrol ve hesap verme süreçlerinin etkili çalışmasını sağlayacak şekilde hazırlanması ve yayımlanması ile mali istatistiklerin hazırlanması ve yayımlanmasına ilişkin usul, esas, ilke ve standartların belirlenmesidir.” hükmü yer almaktadır.
Bu amacın gerçekleştirilmesi için; işlemlerin kayıt dışında kalmasının önlenmesi ile birlikte muhasebenin temel kavramları ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri çerçevesinde, uluslararası standartlara uygun olarak hazırlanan mali tabloların belirlenen sürelerde yönetim ve ilgililerin bilgisine sunulması gerekmektedir. Yönetmelik’in 310’uncu maddesinde kendi adına ekonomik varlık edinebilen, yükümlülük üstlenebilen, diğer kamu idareleri veya üçüncü şahıslarla ekonomik ilişkilere girebilen kapsama dâhil her kamu idaresinin bir kurumsal birim ve her kurumsal birimin bir mali raporlama birimi olduğu; 311’inci maddesinde kapsama dâhil kamu idarelerinin mali hizmetler birim yöneticilerinin, mali raporlama kapsamındaki mali tabloların belirlenen standartlara uygun olarak hazırlanmasından, üst yöneticilerin de bu hususları gözetmekten ve belirlenen süreler içinde yayımlanmasından sorumlu olduğu; 312’nci maddesinde kamu idarelerince, detaylı hesap planlarında yer alan hesaplardan aylık mizan ve yıllık olarak geçici ve kesin mizanların düzenleneceği; 313’üncü maddesinde kamu idarelerince hazırlanacak temel mali tabloların Bilanço, Faaliyet Sonuçları Tablosu ve Nakit Akış Tablosu olduğu; 314-316’ncı

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 4 maddelerinde bu tabloların mahiyetleri ve nasıl düzenleneceği; 327’nci maddesinde de mali tabloların hangi dönemlerde hazırlanıp yayımlanacağı belirtilmiştir. Bakanlığın muhasebe hizmetleri merkezde Merkez Saymanlık Müdürlüğü, taşrada ise defterdarlıklara bağlı muhasebe birimleri tarafından yürütülmektedir. Kamu İdaresi Hesaplarının Sayıştaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esasların 5’inci maddesi gereğince hesap dönemi sonunda Sayıştaya gönderilmesi gereken defter, tablo ve belgelerden aşağıda yer alanlar denetime sunulmuş olup denetim bunlar ile Usul ve Esasların 8’inci maddesinde yer alan diğer belgeler dikkate alınarak yürütülüp sonuçlandırılmıştır.  Birleştirilmiş veriler defteri,  Geçici ve kesin mizan,  Bilanço,  İdare taşınır mal yönetimi ayrıntılı hesap cetveli ile idare taşınır mal yönetimi hesabı icmal cetveli,  Bütçe giderleri ve ödenekler tablosu,  Bütçe gelirleri ekonomik sınıflandırılması tablosu,  Faaliyet sonuçları tablosu Denetim görüşü, Bakanlığın temel mali tabloları olan Bilanço ve Faaliyet Sonuçları Tablosuna verilmiştir. 2. DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU Denetlenen kamu idaresinin yönetimi, tabi olduğu muhasebe standart ve ilkelerine uygun olarak mali rapor ve tabloların doğru ve güvenilir bilgi içerecek şekilde hazırlanarak kamuoyunun bilgisine ve denetim yetkililerine zamanında sunulmasından, bir bütün olarak sunulan bu mali tabloların kamu idaresinin faaliyet ve işlemlerinin sonucunu tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir olarak yansıtmasından ve ister hata isterse yolsuzluktan kaynaklansın bu mali rapor ve tabloların önemli hata veya yanlış beyanlar içermemesinden; kamu idaresinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğundan; mali yönetim ve iç kontrol sistemlerinin amacına uygun olarak oluşturulmasından, etkin olarak işletilmesinden ve izlenmesinden, mali tabloların

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 5 dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin denetime hazır hale getirilmesinden ve sunulmasından sorumludur. 3. SAYIŞTAYIN SORUMLULUĞU Sayıştay, denetimlerinin sonucunda hazırladığı raporlarla denetlenen kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, mali rapor ve tablolardan yararlanacak olanlara makul güvence vermek amacıyla mali raporların güvenilirliğine ve doğruluğuna ilişkin görüş bildirmek, kaynakların etkili ve ekonomik ve mevzuatına uygun kullanılmasının sağlanması amacıyla kurulup işletilmesi gereken mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmekle sorumludur. 4. DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI Denetimin dayanağı; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları, Sayıştay ikincil mevzuatı ve denetim rehberleridir. Denetim, mali saydamlığın ve hesap verilebilirliğin sağlanması amacıyla; kamu idaresinin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek ve mali rapor ve tablolarının kamu idaresinin tüm faaliyet ve işlemlerinin sonucunu doğru ve güvenilir olarak yansıttığına ilişkin makul güvence elde etmek ve mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmek amacıyla yürütülmüştür. Kamu idaresinin mali tabloları ile bunları oluşturan hesap ve işlemlerinin doğruluğu, güvenilirliği ve uygunluğuna ilişkin denetim kanıtı elde etmek üzere yürütülen denetimler; uygun denetim prosedürleri ve tekniklerinin uygulanması ile risk değerlendirmesi yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Risk değerlendirmesi sırasında, uygulanacak denetim prosedürünün belirlenmesine esas olmak üzere, mali tabloların üretildiği mali yönetim ve iç kontrol sistemleri de değerlendirilmiştir. Denetimin kapsamını, kamu idaresinin mali rapor ve tabloları ile gelir, gider ve mallarına ilişkin tüm mali faaliyet, karar ve işlemleri ve bunlara ilişkin kayıt, defter, bilgi, belge ve verileri (elektronik olanlar dâhil) ile mali yönetim ve iç kontrol sistemleri oluşturmaktadır. Denetim çalışmaları sırasında; Bakanlığın merkez ve taşra muhasebe hizmetlerinin yürütüldüğü muhasebe birimlerindeki cetvel ve belgeler ile bu birimlerdeki yevmiye kayıtları

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 6 ve yevmiye kayıtlarına esas belgeler ile bunlara dayanak oluşturan ilgili harcama birimleri arşivlerinde muhafaza edilen kanıtlayıcı belgeler; tamlık, doğruluk, tutarlılık ve tabi olduğu mevzuatına uygunluk açısından incelenmiştir. Bu hususlarla ilgili denetim sonucunda denetim görüşü oluşturmak üzere yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilmiştir. 5. DENETİM GÖRÜŞÜNÜN DAYANAKLARI BULGU 1: Ek Tahakkuk ve Ceza Tutarlarının Muhasebeleştirilmemesi Bakanlık, Bölge Müdürlükleri ve Gümrük Müdürlükleri tarafından denetim raporları, ikincil kontroller ve sonradan kontrol programı, vb. kapsamında gerçekleştirilen denetimler sonucunda tespit edilen ve buna istinaden gümrük idarelerince kesilen ek tahakkuk ve ceza tutarları ile bunlardan takibe alınan ya da tecil edilenlerin muhasebeleştirilmediği görülmüştür. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 73’üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, gümrük idarelerinin eşyanın tesliminden sonra ve beyannamedeki bilgilerin doğruluğunu saptamak amacıyla eşyanın ithal veya ihraç işlemlerini veya sonraki ticari işlemlere ilişkin ticari belge ve verileri kontrol etme yetkisi bulunmaktadır. Bu amaçla 27.10.2008 tarihli ve 27037 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Sonradan Kontrol ve Riskli İşlemlerin Kontrolü Yönetmeliği” ile sonradan kontrolün uygulama esas ve usulleri belirlenmiştir. Buna göre çeşitli risk analizi kriterlerine dayanılarak belirlenen kişi ve işlemler üzerinde merkezi denetim elemanları tarafından sonradan kontrol yapılmakta ve sonucunda varsa vergilendirme için önemli tespitler, muhtemel vergi tutarı değişiklikleri ve yol gösterici nitelikteki tespitlerin de yer aldığı değerlendirme raporu düzenlenmektedir. Diğer taraftan, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Taşra Teşkilatı Çalışma Yönetmeliği’nin 17’nci maddesi gereğince, gümrük idareleri tarafından işlemi tamamlanmış ve serbest dolaşıma girmiş ürünlerle ilgili olarak Gümrük Veri Ambarı Sistemi, Bilgisayarlı Gümrük Etkinlikleri Sistemi, Karar Destek Sistemi ve ilgili diğer programlar kullanılarak ve gerektiğinde yükümlünün ticari belge ve verileri üzerinden inceleme yapılması ve mevcut bulunması halinde eşyanın fiziki muayene yolu ile ikincil olarak kontrol edilmesi de mümkün bulunmaktadır. Bu kapsamda; Bölge Müdürlükleri bünyesinde yer alan Kontrol Şubelerince tarife, kıymet, menşei, sistem, beyan farkı, vergi oranları, vergi matrahları gibi vergilendirmeyi etkileyen muhtelif konularda incelemeler yapılmaktadır.

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 7 Beyannamenin incelenmesi, eşyanın tesliminden sonraki kontroller veya yukarıda sayılan diğer incelemeler sonucunda, ilgili gümrük rejimine ilişkin hükümlerin yanlış veya eksik bilgilere dayanarak uygulandığının saptanması halinde ise gümrük idareleri tarafından ek tahakkuk ve ceza uygulanmaktadır. Kesilen ek tahakkuk ve ceza kararları mükellefe tebliğ edilmekte ve tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenmesi ya da itiraz edilmesi gerekmektedir. İtiraz edilmesi halinde konu İdare tarafından incelenerek karara bağlanmaktadır. Öte yandan yükümlünün uzlaşma ya da dava yoluna başvurma hakkı da bulunmaktadır. Bakanlıktan temin edilen veriler üzerinde yapılan incelemede, Bakanlık birimleri tarafından gerçekleştirilen denetimler sonucunda tespit edilen hususlara yönelik olarak gümrük idarelerince 2017 yılında 1.232.430.366,58 TL ek tahakkuk ve 2.517.905.801,81 TL ceza olmak üzere toplam 3.750.336.168,39 TL ek tahakkuk ve ceza kesildiği; bunlardan toplam 380.610.120,59 TL’lik kısmın ödeme veya herhangi bir sebeple kapanmış olduğu; 61.361.519,48 TL’lik ek tahakkuk/ceza tutarı ile ilgili süreçlerin tamamlanmış ve söz konusu tutarın kesinleşmiş olduğu; geriye kalan 3.308.364.528,32 TL’lik ek tahakkuk/ceza tutarı ile ilgili süreçlerin ise devam ettiği görülmüştür.
Öte yandan gümrük idarelerince daha önce verilmiş olan ek tahakkuk ve ceza tutarlarından 34.181.997,26 TL’nin borçlunun talebi üzerine Bakanlık, Bölge Müdürlükleri ve Gümrük Müdürlükleri tarafından 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında yapılandırma işlemine tabi tutulduğu ve bu tutarın 7.824.686,94 TL’sinin taksitlendirildiği anlaşılmıştır. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin (MYMY) 51, 54, 57, 138 ve 140’ıncı maddelerinde, mevzuatı gereğince gelir olarak tahakkuk ettirilen vergi gelirleri, teşebbüs ve mülkiyet gelirleri, alınan bağış ve yardımlar ile diğer gelirler ile bunlardan yapılan tahsilat veya terkinlerin 120 Gelirlerden Alacaklar Hesabında (bir yıldan uzun sürede tahsili gerekiyorsa 220 Gelirlerden Alacaklar Hesabında); tahakkuk ettirilen alacaklardan kesinleşerek takibe alınanlar ile bunlardan yapılan tahsilat, tecil ve terkinlerin 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabında; gelirlerden alacaklar veya gelirlerden takipli alacaklar hesaplarında kayıtlı tutarlardan her ne sebeple olursa olsun mevzuatı gereğince tecil veya tehir edilen tutarlar ile bunlardan tahsil edilen, tecil veya tehiri kaldırılanların ise 122 Gelirlerden Tecilli ve Tehirli Alacaklar Hesabında (bir yılı aşan bir süreyle tecil veya tehir edilen tutarların 222 Gelirlerden Tecilli ve

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 8 Tehirli Alacaklar Hesabında) muhasebeleştirilmesine ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Bu kapsamda tahakkuk ettirilen gelirler için bir yandan 120/220 Gelirlerden Alacaklar Hesabına borç, diğer yandan 600 Gelirler Hesabına alacak; tahakkuk ettirilen alacaklardan kesinleşerek takibe alınanlar için 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabına borç, ilgisine göre 120 Gelirlerden Alacaklar, 122/222 Gelirlerden Tecilli ve Tehirli Alacaklar, 127 Diğer Faaliyet Alacakları Hesabına alacak; tecil ve tehir edilen alacaklar için 122/222 Gelirlerden Tecilli ve Tehirli Alacaklar Hesabına borç, ilgisine göre 120 Gelirlerden Alacaklar, 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabına alacak kaydı yapılması gerekmektedir. Ancak yapılan incelemede;  Bakanlık birimleri tarafından gerçekleştirilen denetimler sonucunda tespit edilen hususlara yönelik olarak gümrük idarelerince 2017 yılında kesilen ve süreci devam eden toplam 3.308.364.528,32 TL ek tahakkuk ve ceza tutarının 120 Gelirlerden Alacaklar ve 600 Gelirler Hesabında,  Gümrük idareleri tarafından kesilen ek tahakkuk ve ceza tutarlarından 2017 yılı içerisinde kesinleşerek 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilmesine karar verilen toplam 61.361.519,48 TL’lik tutarın 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabında,  Gümrük idarelerince daha önce verilmiş olan ek tahakkuk ve ceza tutarlarından, borçlunun talebi üzerine Bakanlık, Bölge Müdürlükleri ve Gümrük Müdürlükleri tarafından 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında 2017 yılı içerisinde taksitlendirilmesine karar verilen 7.824.686,94 TL alacağın 122/222 Gelirlerden Tecilli ve Tehirli Alacaklar Hesabında, muhasebeleştirilmediği tespit edilmiştir. Hâlbuki yukarıda da açıklandığı üzere, mevzuatı gereğince gelir olarak tahakkuk ettirilen her türlü gelir ile bunlardan takip ve tecile konu edilenlerin ilgili alacak ve gelir hesaplarında izlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, Bakanlığa bağlı çeşitli birimler tarafından gerçekleştirilen denetimler sonucunda tespit edilen ve gümrük idarelerince yapılan ek tahakkuk ve ceza tutarları ile bunlardan takibe alınan ya da tecil edilenlerin sırasıyla 120/220 Gelirlerden Alacaklar, 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar, 122/222 Gelirlerden Tecilli ve Tehirli Alacaklar, 600 Gelirler

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 9 Hesabında muhasebeleştirilmemesi nedeniyle Bilanço ve Faaliyet Sonuçları Tablosunda toplam 3.377.550.734,74 TL’lik hataya neden olunmuştur. Kamu idaresi cevabında özetle; 640 sayılı KHK’nın 10’uncu maddesi kapsamında, “gümrük vergileri ile gümrüklerce tahsil edilen diğer vergi, fon ve malî yüklerin tahakkuk ve tahsilini sonradan kontrol etmek, eksik veya fazla tahsilat ve tecil ile ilgili işlemleri yapmak”ın Bakanlık görevleri arasında sayıldığı, Bakanlık, Bölge Müdürlükleri ve Gümrük Müdürlükleri tarafından denetim raporları, ikincil kontroller ve sonradan kontrol programı, vb. kapsamında gerçekleştirilen denetimler sonucunda tespit edilen ve gümrük idarelerince yapılan ek tahakkuk ve ceza tutarları ile bunlardan takibe alınan ya da tecil edilenlerin takibinin Tahsilat Takip Programında yapılmakta olduğu, Söz konusu ek tahakkuk ve ceza kararlarının Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlükleri ile bağlantı Gümrük Müdürlüklerince Tahsilat Takip Programında düzenlenerek yükümlüsüne tebliğ edilmekte olduğu ve tahsilat işlemlerinin ardından Bakanlık görevinin sona erdiği, Ve bu kapsamda, ek tahakkuk ve ceza tutarlarının muhasebeleştirilmesi gerektiğine ilişkin bulguya iştirak edilmediği belirtilerek, bulgu konusu hususla ilgili olarak Maliye Bakanlığına görüş sorulacağı ve alınan cevapla birlikte GTB tarafından yapılacak değerlendirmenin bilahare Sayıştay Başkanlığına sunulacağı, ifade edilmiştir. Sonuç olarak; İdare tarafından verilen cevapta, her ne kadar ek tahakkuk ve ceza kararlarının Tahsilat Takip Programında düzenlenerek yükümlüsüne tebliğ edildiği ve tahsilat işlemlerinin ardından Bakanlık görevinin sona erdiği ifade edilmişse de, 5018 sayılı Kanun'un 8'inci maddesi gereğince kabulü mümkün bulunmamaktadır. Mezkur maddeye göre, her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadırlar. Buna göre GTB, gümrük idarelerince verilen ek tahakkuk ve ceza kararlarının yalnızca tahakkuk, tebliğ yada tahsilinden değil, bu işlemlerin muhasebeleştirilmesi ve bu suretle mali tablolarda yer almasını temin etmekten de sorumlu bulunmaktadır. Her ne kadar genel bütçeli idarelerin muhasebe hizmetlerini yürütme görevi 5018 sayılı Kanunun 61'inci maddesi ile Maliye

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 10 Bakanlığına verilmişse de sözkonusu ek tahakkuk ve ceza kararlarının muhasebeleştirilmesi ve bu suretle mali tablolarda yer almasını temin etme sorumluluğu GTB'ye ait bulunmaktadır. Diğer taraftan, idare tarafından verilen cevapta ayrıca ek tahakkuk ve cezaların muhasebeleştirilmesi ile ilgili olarak Maliye Bakanlığına görüş sorulacağı ve alınan cevapla birlikte Bakanlık değerlendirmesinin Sayıştaya gönderileceği ifade edilmiş olup bu durum 2017 yılına ilişkin tespiti etkilememektedir. Bu itibarla, Bakanlığa bağlı çeşitli birimler tarafından gerçekleştirilen denetimler sonucunda tespit edilen ve gümrük idarelerince kesilen ek tahakkuk ve ceza tutarları ile bunlardan takibe alınan ya da tecil edilenlerin gelir ve alacak hesaplarında muhasebeleştirilmemesi nedeniyle Bilanço ve Faaliyet Sonuçları Tablosunda bulguda belirtilen hesaplar itibariyle toplam 3.377.550.734,74 TL’lik hataya neden olunduğuna yönelik değerlendirmemiz devam etmektedir. BULGU 2: Tahsisli Kullanılan Taşınmazların Varlık Hesaplarında İzlenmemesi Hazine mülkiyetinde bulunup Milli Emlak Genel Müdürlüğünce Gümrük ve Ticaret Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatındaki farklı birimlerine tahsis edilen taşınmazların muhasebe kayıtlarında yer almadığı görülmüştür. 5018 sayılı Kanun’un 44’üncü maddesinde, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerince, taşınır ve taşınmaz edinilmesi, yönetilmesi, trampası, elden çıkarılması, ecrimisilin tahsil ve takibinde izlenecek yöntem ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin yönetimi ve korunması, işgalli malların tahliyesi gibi hususların ilgili kanunlarında düzenleneceği ifade edilmiştir. Maddede ayrıca, bu malların kaydı ile taşınırların muhafazası, kullanımı, mal yönetim hesabının verilmesi ve mal yönetim sorumlularıyla bunlar adına görev yapacak olanların belirlenmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca hazırlanacak ve Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği belirtilmiştir. Maliye Bakanlığınca verilen yetkiye istinaden çıkarılan ve 13.09.2006 tarihli ve 2006/10970 sayılı BKK ile yürürlüğe konulan Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in 4’üncü maddesinde taşınmaz ve haklar, kamu idarelerinin mülkiyetinde, yönetiminde veya kullanımında bulunan, eklenti ve bütünleyici parçaları dâhil olmak üzere arazi, arsa, bina, yer altı ve yer üstü düzenleri ile sınırlı aynî haklar ve kişisel haklar olarak tanımlanmıştır.

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 11 Yönetmelik’in 5’inci maddesinde ise, taşınmazların kayıt ve kontrol işlemlerine ilişkin usul ve esaslar açıklanmıştır. Mezkûr maddenin ikinci fıkrasında; tapuda kayıtlı olan taşınmazların maliyet bedeli üzerinden, bu taşınmazlardan maliyet bedeli belirlenemeyenlerin ise rayiç değerleri üzerinden kayıtlara alınacağı; tapuda kayıtlı olan taşınmazlardan maliyet ve rayiç bedeli belirlenemeyen taşınmazlar ile tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlardan sadece ekonomik olarak değerlendirmeye konu olanlar ile kamusal ihtiyaçlarda kullanılan taşınmazların, orta mallarının, genel hizmet alanlarının ve Bakanlık tarafından iz bedeli ile takip edilmesine karar verilen diğer taşınmazların iz bedeli üzerinden kayıtlara alınacağı belirtilmiştir. Aynı maddenin devamında, kayıt işlemlerinin taşınmaz giriş ve çıkış kayıtlarının tutulması ve ilgili cetvellere kaydedilmesi süreçlerini kapsadığı ve genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin mülkiyetinde, yönetiminde ve kullanımında bulunan taşınmazların kaydı ve yönetimi ile ilgili olarak bu Yönetmelik gereğince yapılması gereken kayıt ve kontrol işlemlerinin kuruluş kanunları ile özel mevzuatlarındaki hükümler uyarınca, bu idarelerin yetkili ve görevli birimleri tarafından yapılması gerektiği belirtilmiştir. Anılan Yönetmelik’in 7’nci maddesinde de, tapu kütüğünde üçüncü kişiler adına tescilli veya diğer kamu idarelerinin yönetiminde olmakla birlikte irtifak hakkı tesisi, tahsis, kiralama, kullanma izni verilmesi gibi yollarla kullanım hakkı kendilerine verilen taşınmazların kaydının Ek 6’daki Sınırlı Aynî Haklar ile Kişisel Haklar ve Tahsis Formunda yer alan bilgileri içerecek şekilde yapılması öngörülmüştür. Yönetmelik’in Geçici 1’inci maddesinde ise, 5’inci maddenin ikinci fıkrasına göre maliyet bedeli veya rayiç değerleri üzerinden muhasebe kayıtlarına alınması gereken taşınmazların, bu değerler üzerinden kayıtlara alınıncaya kadar emlak vergi değerleri üzerinden kayıtlara alınacağı ifade edilmiştir. Bu düzenlemeye göre, 30.09.2014 tarihine kadar kayıt ve kontrol işlemleriyle görevli birimlerce taşınmazların fiili envanterinin tamamlanması, 01.10.2014 tarihi itibariyle bu taşınmazların ilgili muhasebe birimlerince fiili envanter bilgileri üzerinden muhasebe kayıtlarına alınması ve 31.12.2017 tarihine kadar rayiç değerlerin tespit edilerek muhasebe kayıtlarının bu değerler üzerinden güncellenmesi gerekirdi. Tahsis işleminde, tahsis işleminin konusu olan taşınmaz mal, kamu hizmetinin ifası amacıyla ilgili kamu idaresinin kullanımına bırakılmaktadır. Adına tahsis yapılan idarenin kullanımına bırakılan kamu kaynaklarının tam ve doğru olarak raporlanmasını teminen tahsis işleminin ilgili kamu idaresince muhasebeleştirilmesi gerekmektedir. Kendisine taşınmaz tahsis edilen kamu idaresinin tahsis işlemini nasıl

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 12 muhasebeleştireceği ise MYMY’nin 172, 174 ve 176’ncı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, kamu idaresine tahsis edilen taşınmazların niteliğine göre 250 Arazi ve Arsalar Hesabı, 251 Yeraltı ve Yerüstü Düzenleri Hesabı ve 252 Binalar Hesabında izlenmesi gerekmektedir. Öte yandan Yönetmelik’in 185–187’nci maddelerine göre de maddi duran varlık bedellerinin yararlanma süresi içerisinde giderleştirilmesi ve net ekonomik değerinin gösterilmesini sağlamak amacıyla 257 Birikmiş Amortismanlar Hesabının kullanılması gerekmektedir. Yapılan incelemede, Bakanlığa tahsis edilen taşınmazlara ilişkin olarak Yönetmeliğin 5’inci maddesine göre yapılması gereken fiili envanter çalışmalarının ve akabinde rayiç değerleri ile muhasebe kayıtlarına alma işlemlerinin 31.12.2017 tarihi itibariyle tamamlanmadığı ve söz konusu taşınmazların Bakanlık mali tablolarında yer almadığı tespit edilmiştir. Hâlbuki yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre, Bakanlığa tahsisli taşınmazların fiili envanterinin yapılarak maliyet bedeli veya rayiç değerleri üzerinden kayıtlara alınıncaya dek emlak vergi değerleri üzerinden 01.10.2014 tarihi itibariyle kayıtlara alınması, 2017 yılı sonuna kadar da rayiç değerleri üzerinden birikmiş amortismanları ile birlikte muhasebeleştirilmesi gerekirdi. Bu itibarla, GTB tarafından tahsisli kullanılan taşınmazların, 252.3 Tahsisli Kullanılan Taşınmazlar Hesabına borç, 500.12 Net Değer (Tahsisli Kullanılan Taşınmazlar) Hesabına alacak kaydı ile muhasebeleştirilmemesi ve bu taşınmazlara ilişkin olarak 257 Birikmiş Amortismanlar Hesabının kullanılmaması nedeniyle 2017 yılı Bilançosunda bu hesaplar itibariyle hataya neden olunmuştur. Kamu idaresi cevabında özetle; bulguya iştirak edildiği ve Bakanlığa tahsisli taşınmazlar ile bu taşınmazların birikmiş amortismanlarının muhasebeleştirilmesine ilişkin gerekli çalışmaların yapılacağı ifade edilmiştir. Sonuç olarak; Bakanlık tarafından bulgu konusu hususa iştirak edildiği ve bu yönde gerekli çalışmaların yapılacağı ifade edilmişse de, yapılacak çalışmalar izleyen yıllar mali tablolarına yansıyacağından, 2017 yılı Bilançosunda bulguda belirtilen hesaplar itibariyle hataya neden olunduğuna yönelik değerlendirmemiz devam etmektedir.

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 13 BULGU 3: Hizmet İmtiyaz Varlığı Olarak Aktifleştirilen Gümrük Kapıları İçin Amortisman Ayrılmaması Yap İşlet Devret (YİD) modeli ile yaptırılan/modernize edilen ve işletme süresi başladığı için varlık olarak aktifleştirilen gümrük kapıları için amortisman ayrılmadığı görülmüştür. YİD modeliyle yaptırılan/modernize edilen gümrük kapılarına dair iş ve işlemlerin muhasebeleştirilmesi, 23.12.2014 tarihli ve 29214 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.01.2015 tarihinden itibaren yürürlüğe giren GYMY, 27.12.2014 tarihli ve 29218 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.01.2015 tarihinden itibaren yürürlüğe giren MYMY ile 08.07.2015 tarihli ve 29410 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Kamu Özel İş Birliği Uygulamalarının Muhasebe İşlemleri” başlıklı 45 sıra No.lu Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Tebliğ) hükümlerine tabi bulunmaktadır. GYMY’nin 24’üncü maddesinde, hizmet imtiyaz sözleşmesine konu varlıkların maddi duran varlıklar hesap grubu içindeki hizmet imtiyaz varlıkları hesabında gerçeğe uygun değeriyle muhasebeleştirileceği, kamu idaresine ait olan varlıklardan hizmet imtiyaz sözleşmesine konu edilenlerin ise hizmet imtiyaz varlıkları hesabına kayıtlı değeri üzerinden kaydedileceği, Geçici 1’inci maddesinde ise, Yönetmelik’in yürürlüğe girdiği tarihte mevcut olan ya da yapımı süren kamu özel iş birliği modeli çerçevesindeki sözleşmelere konu varlıklar ile bunlara ilişkin yükümlülük, garanti ve taahhütlerin envanterinin 15.09.2015 tarihine kadar yapılacağı, MYMY’nin 184’üncü maddesinde de kamu idaresine ait maddi duran varlıklardan hizmet imtiyaz sözleşmesine konu edilenlerin işletme süresinin başladığı tarihte 256 Hizmet İmtiyaz Varlıkları Hesabına borç, ilgili maddi duran varlık hesabına alacak kaydedileceği, hükme bağlanmıştır. Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri tarafından Kamu Özel İş Birliği Modeli çerçevesinde yaptırılan yatırım ve hizmetlerin muhasebe işlemlerini düzenlemek amacıyla Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Tebliğ’de ise, bu kapsamda yaptırılan işlerin muhasebeleştirme usulü ayrıntılı olarak belirlenmiştir. Buna göre, yapımı tamamlanarak işletme süresi başlayan hizmet imtiyaz varlıklarının 256 Hizmet İmtiyaz Varlıkları Hesabına, işletme süresi sona erenlerin ise hizmet imtiyaz varlıklarından çıkartılarak ilgili maddi duran varlık hesabına kaydedilmesi, ayrıca GYMY’nin yürürlüğe girdiği tarihte mevcut olan ya da

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 14 yapımı süren kamu özel iş birliği modeli çerçevesindeki sözleşmelere konu varlıklar ile bunlara ilişkin yükümlülük, garanti ve taahhütlerin envanter işlemlerinin 31.08.2015, muhasebe kayıtlarının ise 15.09.2015 tarihine kadar yapılması; Tebliğ’in yayımı tarihinden önce yapımı tamamlanıp işletmeye alınan hizmet imtiyaz varlıklarının ise 256 Hizmet İmtiyaz Varlıkları Hesabına borç; içinde bulunulan faaliyet dönemini takip eden dönemlerde gelir kaydedilecek tutarların 480-Gelecek Yıllara Ait Gelirler Hesabına, sonraki aylarda tahakkuk ettirilmesi gereken tutarların 380-Gelecek Aylara Ait Gelirler Hesabına, geçmiş dönemler itibarıyla gelir kaydedilmesi gereken tutarların ise 500-Net Değer Hesabına alacak kaydedilerek muhasebeleştirilmesi gerekmektedir. Muhasebat Genel Müdürlüğünün konu ile ilgili 26.01.2016 tarihli ve 28165485- 210.05.02-746 sayılı Yazısı gereğince, ilgili hizmet imtiyaz varlığının bulunduğu ildeki defterdarlık personeli arasından defterdarca görevlendirilecek bir kişinin de yer aldığı en az 3 kişiden oluşacak komisyon tarafından gerçeğe uygun değer tespitinin yapılarak varlığın kayıtlı değeri de güncellenmelidir. Öte yandan, GYMY’nin 29’uncu maddesine dayanılarak hazırlanan ve 04.11.2015 tarihli ve 29522 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 47 sıra No.lu Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği’ne (Amortisman ve Tükenme Payları) göre, hizmet imtiyaz varlıkları duran varlık olarak amortisman ve tükenme payına tabi olup bunlara uygulanacak amortisman oranı ve süresi Tebliğ’e Ek-1’de yer alan Amortisman ve Tükenme Payı Süre ve Oranları Listesinde belirlenmiştir. Buna göre, hizmet imtiyaz varlığı niteliğinde olan ve 2017 yılı içerisinde Bakanlık kayıtlarına alınan gümrük kapılarına diğer yer altı ve yer üstü düzenleri için öngörülen %5 oranında amortisman ayrılması ve ayrılan amortisman tutarının da MYMY’nin 186’ncı maddesi gereğince 630 Giderler Hesabına borç 257 Birikmiş Amortismanlar Hesabına alacak kaydedilmek suretiyle muhasebeleştirilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, YİD modeli ile yaptırılan/modernize edilen ve hizmet imtiyaz varlığı niteliğinde olan gümrük kapıları ile bunlara ilişkin yükümlülüklerin 15.09.2015 tarihine kadar Tebliğ’e uygun şekilde muhasebeleştirilmesi, muhasebeleştirilen varlık için komisyon tarafından yapılacak gerçeğe uygun değer tespitine istinaden kayıtlı değerde güncelleme yapılması ve bu suretle oluşan gerçeğe uygun değeri üzerinden amortisman ayrılması gerekirdi. Bakanlık, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Gümrük ve Turizm İşletmeleri Ticaret AŞ (GTİ) arasında muhtelif tarihlerde imzalanan YİD sözleşmeleri ile Bakanlığa ait 11

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 15 adet gümrük kapısının YİD modeli ile modernize edilmesi/yaptırılması kararlaştırılmıştır. Bu kapsamda, aşağıdaki tabloda ayrıntılı olarak gösterildiği üzere toplam 470.247.916,00 TL’lik sözleşme bedelli gümrük kapılarının yapımı tamamlanmış ve 10 gümrük kapısı işletmeye açılarak işletme dönemi başlatılmıştır. Nusaybin Gümrük Kapısı Suriye’de yaşanan olaylar ve Suriye tarafında bir kapı yapılmamış olması nedeniyle faaliyete geçirilememiştir. Yapılan yatırımın atıl kalmaması amacıyla kapının iç gümrük olarak hizmet vermesi Yüksek Planlama Kurulunun 01.02.2013 tarihli ve 2013/T-3 sayılı Kararı ile onaylanmış olup 27.02.2013 tarihinde uygulama sözleşmesinde değişikliğe gidilerek kapının iç gümrük olarak işletilebilmesine imkân tanınmıştır. Cilvegözü Gümrük Kapısı da 13.06.2007 tarihinde işletmeye açılmasına rağmen, işletme süresi Suriye’de yaşanan olaylar nedeniyle Bakanlık Makamının 09.10.2012 tarihli ve 172 sayılı Olur’u ile 24.07.2012 tarihi itibariyle askıya alınmıştır. Söz konusu gümrük kapıları, 2017 yılı içerisinde hizmet imtiyaz varlığı olarak aşağıda belirtilen tutarlarda toplam 427.308.086,00 TL bedelle Bakanlık kayıtlarına alınmış ve akabinde 21.08.2017 tarihinde yapılan gerçeğe uygun değer tespitleri ile toplam 1.647.223.327,60 TL’lik varlık değerine ulaştırılmıştır.
Tablo 5: YİD Modeli İle Modernize Edilen Gümrük Kapıları Tablosu Sıra Gümrük Kapısı İşletmeye Açılış Tarihi Sözleşme/Yatırım Bedeli (TL) Aktife Alındığı Kayıtlı Değer (TL) Gerçeğe Uygun Değer Tespiti Sonrasında Artırılan Değer (TL) Toplam Değer (TL) 1 Gürbulak 01.11.2002 16.134.587,00 (10.800.000 USD) 16.134.587,00 60.461.927,00 76.596.514,00 2 Habur 10.07.2006 17.900.000,00 17.900.000,00 111.530.880,00 129.430.880,00 3 Cilvegözü 13.06.2007 11.563.850,00 0 52.983.883,00 52.983.883,00 4 Kapıkule 21.11.2008 131.980.003,00 131.980.003,00 380.866.891,00 512.846.894,00 5 Sarp 04.03.2009 40.747.398,00 40.474.398,00 86.275.602,00 126.750.000,00 6 Halkalı 21.03.2016 111.508.905,00 111.508.905,00 346.437.959,00 457.946.864,00 7 Nusaybin 31.000.000,00 0 52.832.010,00 52.832.010,00 8 Dilucu 16.10.2015 33.059.611,00 33.059.611,00 49.356.540,00 82.416.151,00 9 Çıldır Aktaş 12.11.2015 33.162.591,00 33.059.611,00 36.272.482,00 69.332.093,00 10 Esendere 09.09.2016 32.450.071,00 32.450.071,00 42.897.067,60 75.347.138,60 11 Hamzabeyli 10.740.900,00 10.740.900,00 0,00 10.740.900,00
470.247.916,00 427.308.086,00 1.219.915.241,60 1.647.223.327,60 Not: Hamzabeyli Gümrük Kapısı ile ilgili olarak 04.04.2017 tarihinde imzalanan 150.000.000,00 TL bedelli Uygulama sözleşmesi ile yeni yatırım dönemi başlatılmıştır. Gümrük kapılarına ilişkin sözleşme, muhasebe kayıtları ve eki belgeler üzerinde yapılan incelemelerde, Bakanlık aktifinde yer alan toplam 1.647.223.327,60 TL değerindeki gümrük

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 16 kapıları için ayrılması gereken 82.361.166,38 TL (1.647.223.327,60 X 0,05 =82.361.166,38) amortismanın ayrılmadığı tespit edilmiştir. Bu itibarla söz konusu varlıklara ilişkin olarak amortisman uygulamasının yapılmaması sonucunda 2017 yılı Bilanço ve Faaliyet Sonuçları Tablosunda 82.361.166,38 TL’lik hataya neden olunmuştur. Kamu idaresi cevabında özetle; Kamu-Özel İşbirliği yatırımlarının muhasebeleştirilmesi işlemlerinin, GTB ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından koordineli olarak yürütüldüğü, Bu kapsamda, inşası tamamlanarak işletme dönemine başlamış olan Yap-İşlet-Devret projelerine ilişkin hazırlanan Gerçeğe Uygun Değer Tespiti Raporlarında hesaplanan tutarların, GTB Merkez Saymanlık Müdürlüğüne iletilerek söz konusu varlıkların muhasebeleştirilmesinin sağlandığı, Amortisman işlemlerine ilişkin muhasebe işlemlerinin de anılan Saymanlık Müdürlüğünce yapılması gerektiği, Bununla birlikte, GTB Merkez Saymanlık Müdürlüğüne 23.05.2018 tarihli ve 34585060 sayılı yazı ile amortisman işlemlerine ilişkin muhasebe işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerektiğinin bildirildiği, GTB Merkez Saymanlık Müdürlüğünün 24.05.2018 tarihli ve 34608812 sayılı cevabi yazısında ise, amortisman kayıtlarının yevmiyeleştirildiğinin bildirilerek muhasebe fişi örneklerinin Bakanlığa sunulduğu, ifade edilmiştir. Sonuç olarak; Bakanlık tarafından hizmet imtiyaz varlığı olarak aktifleştirilen gümrük kapıları için amortisman kayıtlarının 24.05.2018 tarihli MİF'ler ile yevmiyeleştirildiği ifade edilmişse de, yapılan muhasebeleştirme işlemi 2018 yılı mali tablolarına yansıyacağından, 2017 yılı Bilanço ve Faaliyet Sonuçları Tablosunda bulguda belirtilen hesaplar itibariyle toplam 82.361.166,38 TL’lik hataya neden olunduğuna yönelik değerlendirmemiz devam etmektedir.

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 17 BULGU 4: Bakanlık Temsilcilerine Ödenecek Ücretlere İlişkin Olarak Açılan Banka Hesaplarından Gerçekleştirilen İşlemlerin Muhasebeleştirilmemesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre anonim şirketlerin genel kurullarına katılacak Bakanlık temsilcilerine ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’na göre esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının genel kurul toplantılarına katılacak Bakanlık temsilcisi veya Hükümet komiserine ödenecek ücretlerin tahsili ve ödemesinde kullanılmak üzere açılmış olan banka hesaplarına yatırılan tutarlar ile bu hesaplardan yapılan ödemelerin Bakanlık muhasebe kayıtlarında izlenmediği görülmüştür.
6102 sayılı Kanun’un anonim şirket genel kurullarına katılacak temsilcilere ödenecek ücretlerle ilgili olarak 407’nci maddesinin üçüncü fıkrasında, Kanun’un 333’üncü maddesi gereğince belirlenen şirketlerin genel kurul toplantılarında Bakanlık temsilcisinin de yer alacağı, diğer şirketlerde, hangi durumlarda Bakanlık temsilcisinin genel kurulda bulunacağı ve genel kurul toplantıları için temsilcilerin görevlendirilmelerine ilişkin usul ve esaslar ile bunların nitelik, görev ve yetkilerinin, ayrıca ücret tarifelerinin, GTB’ce çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği ve Bakanlık temsilcisinin toplantıya katılma giderleri ile ücretlerinin ilgili şirket tarafından karşılanacağı düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun’a dayanılarak çıkarılan Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik’in 38’inci maddesinde; şirketlerin yurt içinde yapılacak genel kurul toplantılarında görevlendirilen Bakanlık temsilcilerinin ücretlerinin, her yıl Bütçe Kanunu’nun (H) Cetveli’nin (I-B) bendi ile tespit edilen devlet memurlarına ödenen en yüksek yurtiçi gündelik tutarının üç katı; hafta tatili günleri için ise dört katı net olarak ödeneceği belirtilmiştir. Maddede ayrıca Bakanlık temsilcisi ücretlerinin, Genel Müdürlük/İl Müdürlükleri adına bankalarda açılacak hesaplara yatırılacağı ve bu kapsamda ödenecek ücretle ilgili tahakkuk edecek vergilerin süresi içerisinde şirket tarafından ilgili vergi dairesine ödeneceği de ifade edilmiştir. 5362 sayılı Kanun’un 47’inci maddesinde; esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının genel kurul toplantılarının geçerli olabilmesi için Bakanlık temsilcisinin veya hükümet komiserinin toplantı süresince bulunmasının ve kapanışa kadar toplantıya nezaretinin zorunlu olduğu ve genel kurul toplantılarında görevlendirilecek Bakanlık temsilcileri veya hükümet komiserlerinin Bakanlık tarafından belirlenecek zaruri masraf ve ücretlerinin, genel kurulu düzenleyen esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşu tarafından ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 18 Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşlarının Genel Kurul Toplantıları ve Bu Toplantılarda Bulundurulacak Bakanlık Temsilcileri veya Hükümet Komiserleri Yönetmeliği’nin 19’uncu maddesinde ise; temsilcilerin her birine ve her toplantı için ayrı ayrı olmak üzere iş günlerinde brüt asgari ücretin onda biri günlük ücretin net ödeneceği, iş günü dışında kalan tatil ve resmi bayram günlerine rastlayan diğer tatil günlerinde toplantı yapılması halinde ise, günlük ücretin %50 arttırılarak ödeneceği belirtilmiştir. Maddede ayrıca temsilcilere ödenecek ücretin görevlendirmeyi yapan kurumun bildirdiği banka hesabına görevlendirmenin yazılı olarak bildirilmesinden sonraki üç iş günü içinde yatırılacağı ve esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşunun, temsilci ücretlerinin ödenmesi ile bu ödeme nedeniyle doğacak vergi ve yükümlülüklerden sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine göre; anonim şirketler ile esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının, düzenleyecekleri genel kurul toplantılarına Bakanlık temsilcisi veya hükümet komiseri katılması için yazılı talepte bulunması ve Yönetmeliklerde belirlenen esaslar çerçevesinde temsilcilik ücretlerinin, Genel Müdürlük/İl Müdürlükleri adına açılmış banka hesaplarına yatırılması; yatırılan temsilcilik ücretlerinin de Genel Müdürlük/İl Müdürlükleri tarafından, usulüne uygun olarak görevlendirilen ve toplantıya katılan Bakanlık temsilcilerine/personeline ödenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda üç Gümrük ve Ticaret İl Müdürlüğünde yapılan incelemelerde, İl Müdürlükleri adına açılmış banka hesaplarına yatırılan temsilcilik ücretleri ile bu hesaplardan Bakanlık temsilcilerine yapılan ödemelerin muhasebeleştirilmediği tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kanun’un 49’uncu maddesinde; muhasebe sisteminin, karar, kontrol ve hesap verme süreçlerinin etkili çalışmasını sağlayacak ve malî raporların düzenlenmesi ile kesin hesabın çıkarılmasına temel olacak şekilde kurulup yürütüleceği; kamu hesaplarının ise, kamu idarelerinin gelir, gider ve varlıkları ile malî sonuç doğuran ve öz kaynağın artmasına veya azalmasına neden olan her türlü işlemlerle garantilerin ve yükümlülüklerin belirlenmiş bir düzen içinde hesaplara kaydedilerek, yönetim ve denetim yetkilileriyle kamuoyuna gerekli bilgilerin sağlanması amacıyla tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Bu mevzuat hükümleri ve açıklamalara göre, kamu hesaplarının kamu idarelerince gerçekleştirilen ve mali sonuç doğuran tüm işlemleri içermesi gerekmektedir. Bu nedenle, Bakanlık tarafından yapılan görevlendirmelere dayanılarak anonim şirket veya esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının genel kurul toplantılarına katılan temsilciler için Genel Müdürlük/İl Müdürlükleri adına açılmış banka hesaplarına yatırılan ücretler ile bu ücretlerin

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 19 söz konusu toplantıya katılan personele ödenmesine ilişkin tüm işlemlerin Bakanlık hesapları ve muhasebe sistemi içerisinde yer alması gerekmektedir. MYMY’nin 264’üncü maddesinde, emanet olarak nakden tahsil edilen tutarların, 333 Emanetler Hesabına alacak, 100 Kasa Hesabı veya 102 Banka Hesabı ya da ilgili diğer hesaplara borç; emanetler hesabında kayıtlı tutarlardan nakden yapılan ödeme ve göndermelerin, 333 Emanetler Hesabına borç, 100 Kasa Hesabı, 103 Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabı, 325 Nakit Talep ve Tahsisleri Hesabı ya da ilgili diğer hesaplara alacak kaydedileceği ifade edilmiştir. Bu itibarla, Bakanlık tarafından yapılan görevlendirmelere dayanılarak anonim şirket veya esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının genel kurul toplantılarına katılacak temsilciler için banka hesaplarına yatırılan ücretler emanet niteliği taşıdığından, ücretler banka hesaplarına yatırıldığında 102 Banka Hesabına borç 333 Emanetler Hesabına alacak, söz konusu ücretler toplantıya katılan temsilcilere/personele ödendiğinde ise 333 Emanetler Hesabına borç 103 Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabına alacak kaydı yapılmak suretiyle muhasebeleştirilmesinin sağlanması gerekmektedir. Ayrıca yönetmeliklerde söz konusu ücretlere ilişkin doğacak vergilerden ilgili oda ve anonim şirketlerin sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ancak bu ücretlerin anonim şirket veya odalar tarafından ödenmiş olması onlarla Bakanlık temsilcileri arasında bir iş ilişkisi doğurmamakta, temsilciler yalnızca Bakanlığı temsilen toplantılara katılmaktadırlar. Bu nedenle, Bakanlıkça personele ödenen temsilcilik ücretlerinin de, maaş ödemeleri, kooperatif temsilcilik ücretleri ve tüketici hakem heyeti huzur hakkı ödemeleri gibi kümülatif gelir vergisi matrahının takibinde dikkate alınması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında özetle; anonim şirketler ile esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşları tarafından temsilci ücretlerinin, Genel Müdürlük ya da İl Müdürlükleri adına bankalarda açılacak hesaplara yatırıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 407'nci maddesi ile 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun 75'inci maddesinin (b) fıkrasında, Bakanlık temsilcisine yapılacak söz konusu ödeme “ücret” olarak nitelendirildiği, bu kapsamda, anonim şirketlerin veya esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının genel kurul toplantılarına katılacak Bakanlık temsilcisi için ödenecek ücretin, ilgili şirket veya meslek kuruluşu tarafından İl Müdürlükleri hesabına yatırılmakta ve toplantıya katılan Bakanlık temsilcisine söz konusu genel kurul toplantısına katılması karşılığında ödendiği, böylece Bakanlık temsilcilerine genel kurul toplantısına katılım ücretinin elden ödenmesinin söz konusu olmadığı ve yapılan

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 20 ödemelerin belirli bir düzen ve kayıt altında takip edilebildiği, Diğer taraftan, ilgili yönetmeliklere göre belirlenen ücretlerin tamamının, katıldığı toplantı sayısı ne olursa olsun, anonim şirketlerin veya meslek kuruluşların genel kurul toplantılarında Bakanlık Temsilcisi olarak görev yapan kişilere ödendiği, bu itibarla, anonim şirketler veya meslek kuruluşları tarafından hesaba yatırılan ücret niteliğindeki tutarın, Bakanlığın gelir, gider ve varlıkları ile öz kaynağının artmasına neden olan bir kamu geliri niteliği taşımadığı, Bu nedenle, personele yapılan söz konusu ödemelerin kümülatif vergi matrahının hesabına dahil edilmemesi gerektiği değerlendirilmekle birlikte, yapılan işlemler ilgili yönetmeliklere uygun olarak gerçekleştirildiğinden söz konusu bulguya iştirak edilmediği, ifade edilmiştir. Sonuç olarak; İdare tarafından verilen cevapta Bakanlık temsilcilerine bahse konu genel kurul toplantılarına katılmaları karşılığında yapılan ücret niteliğindeki ödemelerin belirli bir düzen ve kayıt altında takip edildiği ifade edilmişse de, bulgu konusu edilen husus söz konusu ödemelerin kayıt ya da takip edilmesi değil Bakanlık tarafından muhasebeleştirilmemesidir. Bulguda da belirtildiği üzere 5018 sayılı Kanun'a göre, kamu idaresinin mali sonuç doğuran ve parasal tutar ifade eden tüm işlemlerinin muhasebe kayıtlarında yer alması gerekmektedir. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği'nin 1'inci maddesinde Yönetmeliğin amacının; merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, hesap ve kayıt düzeninde saydamlık, hesap verilebilirlik ve tekdüzenin sağlanması, işlemlerinin kayıt dışında kalmasının önlenmesi, faaliyetlerinin ve işlemlerinin gerçek mahiyetlerine uygun olarak, sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirilmesi, malî tablolarının zamanında, doğru, muhasebenin temel kavramları ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri çerçevesinde Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinde belirtilen standartlara uygun, yönetimin ve ilgili diğer kişilerin bilgi ihtiyaçlarını karşılayacak ve kesin hesabın çıkarılmasına temel olacak; karar, kontrol ve hesap verme süreçlerinin etkili çalışmasını sağlayacak şekilde hazırlanmasına ve yayımlanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu ifade edilmiştir. Buna göre, ilgili şirket veya meslek kuruluşu tarafından İl Müdürlükleri banka hesaplarına yatırılmak suretiyle ödenen temsilci ücretlerinin Bakanlık tarafından bulguda belirtildiği şekilde muhasebeleştirilmesi gerekmektedir. Nitekim normal çalışma saatleri dışında ve tatil günlerinde hizmet talebinde

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 21 bulunan ilgililerden tahsil edilen fazla çalışma yollukları da Bakanlık tarafından muhasebeleştirilmektedir. İdare tarafından verilen cevapta ayrıca anonim şirketler veya meslek kuruluşları tarafından hesaba yatırılan ücret niteliğindeki tutarların kamu geliri niteliği taşımadığı ifade edilmişse de, bulguda sözkonusu tutarın kamu geliri değil emanet niteliğindeki bir tutar olduğu belirtilmiştir. Diğer taraftan anonim şirket veya odalar tarafından ödenen temsilcilik ücretlerinin söz konusu tüzel kişiler tarafından karşılanması onlarla Bakanlık temsilcileri arasında bir iş ilişkisi doğurmamakta, temsilciler yalnızca Bakanlığı temsilen toplantılara katılmaktadırlar. Bu nedenle, Bakanlıkça personele ödenen temsilcilik ücretlerinin de, maaş ödemeleri, kooperatif temsilcilik ücretleri ve tüketici hakem heyeti huzur hakkı ödemeleri gibi kümülatif gelir vergisi matrahının takibinde dikkate alınması gerekmektedir. Bu itibarla, bulguda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca Bakanlık temsilcilik ücretlerinin tahsilat ve ödemelerinin mevzuatta öngörüldüğü şekilde muhasebe kayıtlarında izlenmesi ve kümülatif vergi matrahının takibinde dikkate alınması gerekmektedir. Sonuç olarak, bulguda da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Bakanlık temsilcilerine ödenecek ücretlere ilişkin olarak açılan banka hesaplarından gerçekleştirilen işlemlerin muhasebeleştirilmemesi neticesinde 2017 yılı Bilançosunda 102 Banka Hesabı ve 333 Emanetler Hesabı itibariyle hataya neden olunmuştur. BULGU 5: Bakanlık Adına Ayrılan Kantar Payı Gelirlerinin Mevzuat Hükümlerine Aykırı Olarak Özel Bir Şirket Hesabında Tutulması ve Bakanlık Harcamalarının Kamu İhale Kanunu Hükümlerine Uyulmadan Bu Hesaptan Yapılması Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, TOBB ve GTİ arasında gümrük kapılarının yap işlet devret modeliyle yaptırılması/modernize edilmesi amacıyla imzalanan uygulama sözleşmeleri kapsamında, işletme süresince elde edilen gelirlerden Bakanlık payına düşen kısmın yasal düzenlemelere aykırı olarak imzalanan protokolle GTİ adına açılan banka hesaplarında tutulduğu, bu gelirlerden yapılan harcamalarda 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine uyulmadığı ve yapılan harcamalardan şirketin sorumlu olmayacağınım protokolde düzenlendiği görülmüştür. Bakanlık, TOBB ve GTİ arasında Nusaybin, Hamzabeyli, Sarp, Habur, Kapıkule,

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 22 Cilvegözü, Dilucu, Çıldır, Halkalı ve Esendere Gümrük Kapılarının modernize edilmesine yönelik imzalanan uygulama sözleşmelerinin muhtelif maddelerinde; TOBB (veya şirket) tarafından, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 218’inci maddesi hükmü çerçevesinde, İdarenin talepleri doğrultusunda, gümrük idarelerinin büyük onarım, teknik donanım, kırtasiye ve demirbaş ile tefriş ihtiyaçlarını aynî olarak karşılamak ve yeni gümrük tesisleri inşa etmek üzere, sözleşme süresince her yıl elde edilecek kantar ücretinin %25’inin ayrılacağı ve ayrılan paya ilişkin işlemlerin usul ve esaslarının, Bakanlık ve Şirket arasında yapılacak bir protokolle belirleneceği ifade edilmiştir. Sözleşmelerde ayrıca, İdarece gerek duyulması veya Şirket tarafından teklif edilerek İdarece uygun görülmesi halinde, yatırım döneminde ticari işletmelere geçici olarak izin verilebileceği, bu süre içerisinde Şirket’in söz konusu ticari faaliyetlerden kendi payına düşen gelirlerin %25’inin Bakanlık payı olarak ayrılacağı ve ayrılan paya ilişkin işlemlerin usul ve esaslarının da Bakanlık ve Şirket arasında yapılacak bir protokolle belirleneceği bağıtlanmıştır. Yukarıdaki hükümlerden de anlaşılacağı üzere, YİD modeli ile yaptırılan/modernize edilen ve GTİ tarafından işletilen gümrük kapılarından sözleşme süresince elde edilecek kantar ücreti ile ticari faaliyetlerden elde edilecek gelirlerin %25’inin gümrük idarelerinin büyük onarım, teknik donanım, kırtasiye ve demirbaş ile tefriş ihtiyaçlarını aynî olarak karşılamak ve yeni gümrük tesisleri inşa etmek amacıyla Bakanlığa aktarılması gerekmektedir. Öte yandan ayrılan paylara ilişkin işlemlerin usul ve esaslarının da Bakanlık ve Şirket arasında yapılacak bir protokolle belirlenmesi gerekmektedir. Bahse konu paylara ilişkin işlemlerin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla Bakanlık, TOBB ve GTİ arasında 11.10.2011 tarihinde imzalanan Protokol’de ise; protokolün, gümrük kapılarının YİD Sözleşmeleri kapsamında yapımı, işletilmesi ve devrine ilişkin yürürlükte olan sözleşmeler ile imzalanacak sözleşmeleri kapsadığı, Protokol’ün süresinin sözleşme sürelerinin tamamının bittiği tarihe kadar devam edeceği, Şirket’in bu payı ayrı bir banka hesabında tutacağı, ayrılan payın yatırılacağı banka ve bankada açılacak hesabın türü, süresi, faiz oranı vb. hususların İdarenin onayı alınmak suretiyle Şirket tarafından belirleneceği, temin edilecek mal ve hizmetlerin şartname ve sözleşmeye uygunluğunun talep eden birimce muayene ve/veya kontrol edilerek tutanağa bağlanacağı, bu tutanakla uygun görülenlerin temin işlemlerinin Şirket tarafından yerine getirilerek talepte bulunan birime tesliminin sağlanacağı, payın kullanım yeri, şekli, zamanı vb. hususlara ilişkin usul ve esasların belirlenme yetkisinin idareye ait olduğu, harcama belgelerinin idare adına düzenleneceği, temin ve teslim edilen mal veya hizmetin bedelinin teslim işleminden sonra teslim ve tesellüm belgesinin şirkete intikalinden

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 23 itibaren takip eden on gün içerisinde Şirket tarafından ödeneceği, belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde düzenlenerek Şirket’e intikal ettirilmiş belgelere dayanılarak yapılan harcamalardan dolayı Şirket’in hiçbir şekilde sorumlu tutulmayacağı ifade edilmiştir. Buna göre kantar ücreti veya diğer gelirlerden Bakanlık adına ayrılan paylardan yapılacak harcamalara ilişkin yetki Bakanlıkta olmasına rağmen söz konusu paylar Şirket adına açılmış bulunan bir banka hesabında tutulmaktadır. 640 sayılı KHK’nın 15’inci maddesinde Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğünün (THGM) görevleri; “ … f) Gümrük idarelerinin denetimi altındaki alanlarda yükleme, boşaltma, nakletme, elleçleme, ambarlama, tartım ve benzeri hizmetleri yapmak veya yaptırmak. … j) (Ek: 8/8/2011-KHK-649/23 md.) Gümrük hizmetlerinin geliştirilmesi ve kaçakçılıkla etkin mücadele edilmesine yönelik faaliyetler kapsamında, modernizasyon, otomasyon; araç- gereç ve teknik cihazların temini; kurs, konferans, toplantı ve seminer düzenlenmesi; envanter, projelendirme, uygulama, araştırma-geliştirme, yayın, rehberlik, danışmanlık, yönetim, işletme, yurtdışı teşkilatının geliştirilmesi ve benzeri hizmetleri yapmak, yaptırmak veya bunlara katılmak; yap-işlet-devret sözleşmeleri kapsamında alınan Bakanlık payının bu fıkrada belirtilen alanlarda sözleşmelerde yer aldığı şekilde kullanımına yönelik işlemleri yapmak veya yaptırmak…” şeklinde sayılmıştır. Görüleceği üzere, gümrük idarelerinin denetimi altındaki alanlarda tartım ve benzeri hizmetleri yapmak veya yaptırmak THGM’nin görevleri arasında yer almaktadır. Ancak bu görev bazı gümrük alanlarında YİD sözleşmeleri ile işletmeci GTİ’ye devredilmiş bulunmaktadır. Sözleşme kapsamında işletilen alanlarda elde edilen kantar payı gelirlerinden ise % 25 Bakanlık payı ayrılmakta ve bu paylar, KHK’nın 15’inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde belirtilen ihtiyaçlarda kullanılmak üzere THGM yönetimine bırakılmaktadır. Bu bağlamda söz konusu Bakanlık payları, KHK’nın 15’inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde belirtilen ihtiyaçların karşılanması için tahsis edilmiş bir gelir niteliği taşımaktadır.
5018 sayılı Kanun’un 49’uncu maddesi ve buna dayanılarak çıkartılan yönetmeliklerde gelir ve giderlerin muhasebe sisteminde izlenmesine yönelik ayrıntılı açıklamalar yapılmıştır.

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 24 Bu kapsamda hazırlanan ve 17.10.2017 tarihli ve 30213 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Kamu İdarelerine Ait Özel Hesaplara İlişkin İşlemlerin Muhasebeleştirilmesine Dair Yönetmelik” ile yılları merkezi yönetim bütçe kanunu veya diğer kanunlar uyarınca, belirli faaliyetlerin gerçekleştirilmesi ya da projelerin desteklenmesi amacıyla oluşturulan özel hesaplardan yapılan işlemlerin muhasebeleştirilmesine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Buna göre, yılları merkezi yönetim bütçe kanunu ya da diğer kanun hükümleri gereğince belirli faaliyetlerin gerçekleştirilmesi veya projelerin desteklenmesi ve benzeri amaçlar için banka nezdinde kamu idaresi adına açılan ve işlemleri muhasebe birimi tarafından yürütülen hesaplar özel hesap olarak tanımlanmış ve bu Yönetmeliğe tabi kılınmıştır. Buna göre Bakanlık, TOBB ve GTİ arasında imzalanan uygulama sözleşmelerine dayanılarak kantar ücreti veya diğer gelirlerden Bakanlık adına ayrılan paylar Bakanlık açısından bir kamu geliri olup, bu payların Bakanlık adına açılacak bir banka hesabında izlenmesi ve bu hesaba yatırılan tutarlar ile bu hesaptan yapılan ödemelerin Kamu İdarelerine Ait Özel Hesaplara İlişkin İşlemlerin Muhasebeleştirilmesine Dair Yönetmelik hükümleri doğrultusunda muhasebeleştirilmesi ve bu suretle Bakanlık mali tablolarında yer alması gerekmektedir. Bu kapsamda, anılan Yönetmelik’in 6’ncı maddesi gereğince, bahse konu paylar Bakanlık adına açılan banka hesabına aktarıldığında 102 Banka Hesabına borç, 600- Gelirler Hesabına alacak; paydan harcama yapıldığında ise 630 Giderler Hesabı veya varlığa dönüştürülecek bir kullanım unsuru ise ilgili varlık hesabına borç 103 Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabı ya da ilgili diğer hesaplara alacak kaydedilmek suretiyle muhasebeleştirilmesinin sağlanması gerekmektedir. Diğer taraftan, Uygulama Sözleşmeleri, Protokol ve Bakanlık adına ayrılan paylardan yapılan harcamalar üzerinde yapılan incelemede aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir: A. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 27’nci maddesinde, Kanun’un emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu; sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olmasının, diğerlerinin geçerliliğini etkilemediği, ancak bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağının açıkça anlaşılması halinde, sözleşmenin tamamının kesin olarak hükümsüz olacağı ifade edilmiştir. Buna göre sözleşme hükümlerinin Kanunun emredici hükümlerine uygun olması gerekmektedir. YİD modeli ile yaptırılan/modernize edilen gümrük kapılarına ilişkin sözleşmelerde, işletme süresi, yukarıda bahsedilen Bakanlık paylarının İdare için ayrılacağı göz önünde

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 25 bulundurularak belirlenmektedir. Diğer bir ifadeyle, bu şekilde bir pay öngörülmeseydi işletme süreleri mevcut halinden daha kısa olacak ve gümrük kapıları belirlenen sürelerden daha önce İdareye devredilecekti. Bu itibarla, Bakanlık payı olarak adlandırılan tutar, idareye ait bir görevin devredilmesi sonucu ortaya çıkan ve kamu gücüne dayanılarak elde edilen bir gelir niteliği taşımaktadır. Bu şekilde elde edilmiş bir gelirin saklanması, kaydedilmesi ve harcanmasına ilişkin süreçler de yasal düzenlemelere uygun olmalıdır. Bu nedenle söz konusu sözleşmelerin Bakanlık payına ilişkin işlemlerinin protokolle düzenleneceğine ilişkin maddeleri mevzuata uygun bulunmamaktadır. B. Uygulama sözleşmelerinin Kanuna aykırı olduğu değerlendirilen maddelerine dayanılarak Bakanlık, TOBB ve GTİ arasında 11.10.2011 tarihinde imzalanan Protokol’e göre, kantar gelirlerinden Bakanlık adına ayrılan pay, banka nezdinde GTİ adına açılan bir hesapta tutulmaktadır. İdare tarafından talep edilen mal ve hizmetler, şirket tarafından temin edilmek suretiyle ödemeleri gerçekleştirilmektedir. Temin usulüne Şirket karar vermekte ve Protokol’ün 7’nci maddesi ile Şirket’e bu işlemden dolayı herhangi bir sorumluluk yüklenmemektedir.
Öncelikle Bakanlığa ait bir kamu kaynağının özel bir şirkete ait banka hesaplarında tutulması kamu maliyesinin temel ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca Bakanlık tarafından talep edilen işlerin temin işlemlerinin kamu harcama mevzuatına uyulmadan, özel bir şirket tarafından gerçekleştirilmesi ve protokolle şirketin bu işlemlerden sorumlu tutulamayacağının belirtilmesi, şeffaf, saydam ve hesap verebilir bir kamu yönetimi anlayışıyla bağdaşmamaktadır. C. Kantar payı gelirlerinin yıl içerisinde kullanımı Bakanlık Makamının 15.04.2014 tarihli ve 2014/25 sayılı Olur’unda belirtilen usul ve esaslara göre yapılmaktadır. Söz konusu Olur’da, kantar payı gelirlerinin tutulduğu hesaptan yapılacak mal ve hizmet teminine yönelik harcamaların, Bakanlık ile TOBB ve GTİ arasındaki protokol uyarınca yapılması gerektiği ifade edilmektedir. Aynı Olur’da ayrıca, talep edilen hizmetlerin öncelikle genel bütçede bulunan ödeneklerden karşılanması, ödeneklerin yeterli olmaması durumunda kantar payı hesabından karşılanmasının yerinde olacağı belirtilmektedir. THGM’den temin edilen belge ve bilgilerin incelenmesi sonucunda, 2017 yılı Aralık ayı sonu itibariyle Bakanlık payı hesabında kalan toplam tutarın 73.294.129,00 TL olduğu görülmüştür. Öte yandan 2017 yılı içerisinde Kantar Payı hesabından, 4734 sayılı Kanun hükümlerine ve herhangi bir denetime tabi olmadan Bakanlık ihtiyaçları için (toplantı, çalıştay, eğitim, taşınma, araç kiralama vb.) toplam 11.409.878,35 TL harcama yapılması onaylanmıştır. 5018 sayılı Kanun’a ekli I sayılı Cetvelde sayılan Gümrük ve Ticaret Bakanlığının gerek

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 26 genel bütçeden yapacağı harcamalar ve gerekse özel hesaplarından yapacağı harcamalar, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi bulunmaktadır. Bu nedenle 640 sayılı KHK’nın 15’inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendine göre özel bir gelir niteliği taşıyan Bakanlık payı gelirlerinden, Bakanlık adına yapılacak harcamaların Protokol hükümlerine göre değil 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre yapılması ve bu suretle denetime tabi kılınması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında özetle; 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin YİD Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun'un 4'üncü maddesinde yer alan “Bu Kanun kapsamında yap-işlet-devret modeli çerçevesinde gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlere ilişkin uygulama sözleşmeleri; yetkili idarelerin bağlı, ilgili veya ilişkili olduğu Bakanın onayı alınarak sermaye şirketi veya yabancı şirket ile imzalanır.” hükmüne istinaden Gümrük ve Turizm İşletmeleri Tic. A.Ş. ile (mülga) Gümrük Müsteşarlığı arasında sözleşmeler imzalandığı, Anılan Kanun'un 5'inci maddesinde; “Yüksek Planlama Kurulunca belirlenen idare ile sermaye şirketi veya yabancı şirket arasında yapılacak sözleşme, özel hukuk hükümlerine tabidir” hükmünün yer aldığı, Anılan hükümlere dayanarak, Bakanlık (mülga Gümrük Müsteşarlığı) ile Gümrük ve Turizm İşletmeleri Tic. A.Ş. arasında YİD sözleşmelerinin imzalandığı ve onayların alındığı, 3996 sayılı Kanun kapsamında özel hukuk hükümlerine tabii kılınan; bununla birlikte Kanunun ve ilgili Kararın verdiği yetki ile sözleşmelere ilişkin hükümlerin düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununa uygun olarak imzalandığı ve Yüksek Planlama Kurulunun onayını almış olan söz konusu sözleşmelerin hükümlerinin; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 27'nci maddesinde sayılan, Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırılık teşkil etmediği, ayrıca 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri kapsamında değerlendirilemeyeceği düşünüldüğü, Sözleşmelerin özel hukuk hükümlerine tabi olması ve Sarp, Cilvegözü, Habur, Kapıkule Gümrük Kapılarına ait uygulama sözleşmelerinin muhtelif maddelerinde "TOBB (veya şirket) tarafından, 4458 sayılı “Gümrük Kanununun 218'inci maddesi hükmü çerçevesinde, gümrük idarelerinin büyük onarım, teknik donanım, kırtasiye ve demirbaş ile tefriş ihtiyaçlarını ayni olarak karşılamak ve yeni gümrük tesisleri inşa etmek üzere sözleşme süresince her yıl elde

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 27 edilecek kantar ücretinin %25'i ayrıldığı, Ayrılan paya ilişkin işlemlerin usul ve esasları Gümrük Müsteşarlığı ve TOBB arasında yapılacak bir protokolle belirlenir." hükümleri olması nedeniyle, Bakanlık ile Gümrük ve Turizm İşletmeleri Tic. A.Ş ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği arasında 11.10.2011 tarihinde protokol imzalandığı, 3996 sayılı Kanun hükümlerine göre yatırım programları çerçevesinde, devlet kurumlarının sermaye şirketleri ile yapacağı YİD sözleşmelerinin Yüksek Planlama Kurulunca belirlendiği, dolayısıyla, Yap-İşlet-Devret sözleşmelerin özel hukuk hükümlerine tabi ve bu mevzuatın uygulanmasını gerektirdiğinden, genel hukuk düzenlemesini içeren 5018 sayılı Kanun hükümlerinin bu sözleşmelerde uygulanmaması gerektiği, Ayrıca, 640 sayılı KHK'nın 15/1-j maddesinin özel bir düzenleme olduğu, Bu madde ile “Gümrük hizmetlerinin geliştirilmesi ve kaçakçılıkla etkin mücadele edilmesine yönelik faaliyetler kapsamında, modernizasyon, otomasyon, araç-gereç ve teknik cihazların temini; kurs, konferans, toplantı ve seminer düzenlenmesi; envanter, projelendirme, uygulama, araştırma-geliştirme, yayın, rehberlik, danışmanlık, yönetim, işletme, yurtdışı teşkilatının geliştirilmesi ve benzeri hizmetleri yapmak, yaptırmak veya bunlara katılmak; yap-işlet-devret sözleşmeleri kapsamında alınan Bakanlık payının bu fıkrada belirtilen alanlarda sözleşmelerde yer aldığı şekilde kullanımına yönelik işlemleri yapmak veya yaptırmak” görevinin yer aldığı, Bu özel hukuk düzenlemesinin, 5018 sayılı Kanun kapsamında olmayıp, 3996 sayılı Kanunla getirilen düzenleme çerçevesinde özel hukuk bağlamında değerlendirilmesi gereken hukuki bir durum olduğu, Bu nedenle sözleşmeye bağlı yapılan protokol düzenlemesinin de özel hukuk düzenlemesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, 640 sayılı KHK'nın 15/1-j maddesi kapsamında da belirtilen faaliyetleri yerine getirmek üzere düzenlenen protokol hükümlerinin uygulanması ve kantar gelirlerinden ayrılan %25'lik Bakanlık payı gelirlerinin ve harcamalarının 5018 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilerek işlemlerin yürütülmemesi sonucunun ortaya çıktığı, Kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan TOBB tarafından Bakanlık payı gelirlerinin Bakanlık adına bankada tutulmasının kanuna aykırılık teşkil etmediği, Bakanlık olarak da gelirlerin aylık olarak ayrı ayrı sözleşmelere bağlı kanuni faizinde en yüksek faiz oranlarına göre izlenerek takip ve kontrolünün yapıldığı, protokol ve Bakanlık Makamı onayları çerçevesinde 640 sayılı KHK'nın 15-1/j maddesine göre yapılan harcamalara ait giderlerin takip edilmekte olunduğu, Bakanlık payından elde edilen gelirler ve yapılan harcamaların özel hukuk

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 28 düzenlemelerine uygun şekilde yerine getirildiği, gelirlerin ve harcamaların da her zaman denetime açık bulunduğunun değerlendirildiği, Hesapta biriken kantar payı gelirlerinin yıl içinde kullanımının Bakanlık Makamının 15.04.2014 tarihli ve 2014/25 sayılı Olurunda belirtilen usul ve esaslara göre yapıldığı, Sonuç olarak, YİD sözleşmeleri ile elde edilen gelirlerin harcanmayan kısmı sözleşme süresi sonunda Hazineye aktarıldığı, Bahse konu sözleşmelerin, özel hukuk sözleşmeleri olduğundan mevcut uygulamaya devam edilmesinin uygun olacağının düşünüldüğü, ifade edilmiştir. Sonuç olarak; Kamu idaresi cevabında kantar payı gelirlerinin bir özel hukuk sözleşmesi olan YİD sözleşmeleri kapsamında değerlendirildiği ve bu nedenle kamu hukuku hükümlerine tabi olmayıp özel hukuk hükümlerine tabi olması gerektiği ifade edilmiştir. Öncelikle idarenin bir özel hukuk sözleşmesine taraf olması, idarenin kamu idaresi vasfını ve yapacağı iş ve işlemlerde mevzuat hükümlerine uyması zorunluluğunu değiştirmeyecektir. İdare, bir özel hukuk sözleşmesi olan YİD sözleşmeleri imzalayarak yalnızca işin konusu ile ilgili düzenlemeleri yapabilecektir. Nitekim YİD sözleşmelerinin sözleşmenin konusu başlıklı maddelerinde de sözleşmelerin konusunun gümrük kapılarının modernizasyonu, mekanik cihazların ve demirbaşların temini, tesislerin inşaası ve benzeri mal ve işlerin temini, yapımı ve işletilmesi olduğu ifade edilmiştir. Buna göre, sözleşmeden kaynaklanan ve bulguda da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere kamu geliri niteliğine haiz olan Bakanlık payı gelirlerinin kullanımına ilişkin usul ve esasların protokolle belirlenmesi mümkün bulunmamaktadır. Bilindiği üzere, kamu gelirlerine ilişkin usul ve esaslar ilgili olduğu yasal düzenlemelerde ayrıntılı olarak belirlenmiştir. Öte yandan kamu gelirlerinin harcanmasında uyulacak kurallar da yine kamu harcama mevzuatında ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Dolayısıyla kamu idaresi ile özel bir şirket arasında kamu gelirinin toplanması ve harcanmasına ilişkin düzenleme yapılması mümkün bulunmamaktadır. İdare payı olarak adlandırılan tutar, idareye ait bir görevin devredilmesi sonucu ortaya çıkan, kamu gücüne dayanılarak elde edilen bir gelirdir. Bu şekilde elde edilmiş olan bir kaynağın saklanması, kaydedilmesi, harcanmasına ait süreçler mevzuata uygun olmalıdır. Esasen YİD sözleşmelerinde kantar payı gelirlerinin izlenmesi ve kullanımı ile ilgili ayrıntılı bir düzenleme bulunmamakta, sadece ayrılan paya ilişkin usul ve esasların protokolle belirleneceği belirtilmektedir. Ancak YİD sözleşmeleri ile öngörülen bu protokol

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 29 düzenlemesinin kamu idare gelirlerine ilişkin bir düzenleme olduğu, sözleşme amaç ve kapsamı ile ilgisi olmadığı, kamu mali yapısına ilişkin bir düzenlemenin YİD sözleşmeleri ile yapılamayacağı gerekçeleri ile bu hükümlerin mevzuata aykırı olduğu değerlendirilmektedir. Uygulama sözleşmelerinin kanuna aykırı olarak düzenlenen bahsi geçen maddelerinin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 27’nci maddesinde yer alan; “Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur” hükmü karşısında geçerliliği bulunmamaktadır. Cevapta ayrıca Bakanlık payının kamu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan TOBB tarafından Bakanlık adına bankada tutulduğu ifade edilmişse de bulguda da belirtildiği üzere Bakanlık payı özel bir şirket olan GTİ A.Ş. adına açılmış banka hesaplarında tutulmaktadır. Bakanlık tarafından verilen cevapta ayrıca, İdare tarafından talep edilen mal ve hizmetlerin, Şirket tarafından temin edilmek suretiyle ödemelerinin gerçekleştirilmesi, temin usulüne Şirket’in karar vermesi ve Protokol’ün 7’nci maddesi ile Şirket’in bu işlemden dolayı herhangi bir sorumluluk yüklenmemesi konularına ilişkin bir açıklama yapılmamış olup, sadece Bakanlık payı gelirlerinin ve harcamalarının denetime açık olduğu ifade edilmiştir. Ancak İdare tarafından talep edilen mal ve hizmetlerin temin usulünün belirlenmesi ile temin işlemlerinin Şirket tarafından yerine getirildiği dikkate alındığında, bu durumda yapılacak denetim yalnızca İdare tarafından talep edilen mal ve hizmetin fiilen temin edilip edilmediğinden ibaret olacaktır. Yoksa temin usulünün doğru belirlenip belirlenmediği, satın alma sürecinin doğru işletilip işletilmediği yada fiyatın doğru belirlenip belirlenmediğinin denetlenmesi mümkün bulunmamaktadır. Halbuki kamu ihale mevzuatında, kamu idareleri tarafından talep edilen mal ve hizmetlerin temin usulleri ile İdareler tarafından uyulacak kurallar açıkça belirlenmiştir ve İdareler bu kurallara uymak zorundadırlar. Bu nedenle, özel bir şirket tarafından serbestçe belirlenen usulle yapılan ve bu işlemlerden dolayı sorumlu olmayacağı Protokolde açıkça ifade edilmiş olan harcamaların hangi idare tarafından hangi mevzuata uygunluğunun denetleneceği hususu izaha muhtaçtır. İdare cevabında ayrıca 640 sayılı KHK’nın 15/1-j maddesinde belirtilen ve Tasfiye

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 30 Hizmetleri Genel Müdürlüğünün (THGM) görevleri arasında sayılan düzenlemeyi bir özel hukuk düzenlemesi olarak değerlendirmiştir. 640 sayılı KHK ile, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları düzenlenmektedir. İdarenin görev, yetki ve sorumluluklarını düzenleyen KHK’da THGM’nin görevleri arasında sayılan bir hükmün “özel hukuk düzenlemesi” olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Kamu idaresi cevabında YİD sözleşmeleri ile elde edilen gelirlerin harcanmayan kısmının sözleşme süresi sonunda Hazineye aktarıldığı belirtilmiş olup, harcanmayan payların süre sonunda Hazineye aktarılacak olması da bu payların bir kamu geliri olduğunu göstermektedir. Bu itibarla, Bakanlığa ait 2015 ve 2016 yılı Sayıştay Denetim Raporlarında da yer alan bulgu konusu hususla ilgili olarak yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, YİD sözleşmeleri ile Bakanlık adına ayrılan payların Bakanlık adına açılan banka hesaplarında izlenmesi ve Kamu İdarelerine Ait Özel Hesaplara İlişkin İşlemlerin Muhasebeleştirilmesine Dair Yönetmelik hükümlerine göre muhasebeleştirilerek, kamu ihale mevzuatı ve ilgili diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda kullanılması gerekmektedir. Sonuç olarak; TOBB'a ait hesaplarda tutulmakta olan kantar payı gelirlerinin %25'inden oluşan İdare payının yıllar itibariyle Bakanlık hesabına aktarılmaması neticesinde 2017 yılı Bilanço ve Faaliyet Sonuçları Tablosunda bulguda belirtilen hesaplar itibariyle hataya neden olunmuştur. 6. DENETİM GÖRÜŞÜ Gümrük ve Ticaret Bakanlığının 2017 yılına ilişkin ekte yer alan mali rapor ve tablolarının “Denetim Görüşünün Dayanakları” bölümünde belirtilen hesap alanları hariç tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi içerdiği kanaatine varılmıştır.

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 31 7. DENETİM GÖRÜŞÜNÜ ETKİLEMEYEN TESPİT VE DEĞERLENDİRMELER BULGU 1: Fazla Çalışma Yolluğu Tahsilatı ve Ödemelerinde Hatalı Uygulamalarda Bulunulması Gümrük personelinden normal çalışma saatleri dışında ve tatil günlerinde hizmet talebinde bulunan ilgililerden mevzuata aykırı biçimde global olarak yolluk tahsilatı yapıldığı ve bu tutarın personel arasında belirli bir oran dahilinde eşit olarak paylaştırıldığı, mesai saatleri dahilinde gerçekleştirilen işlemler için de yolluk tahsil edildiği ve personelin asli görevlerine benzer nitelikte olmayan işlerde görevlendirilmesi suretiyle yolluk ödemesinden faydalandırıldığı görülmüştür. 4458 sayılı Kanun’un 221’inci maddesinde, yolcuların ve taşıt araçlarının giriş ve çıkışlarına ait işlemler dışında, yükleme ve boşaltma ile her türlü gümrük işlemlerinin normal çalışma saatleri içinde yapılması gerektiği, bu saatler dışında veya tatil zamanlarında hizmet talebinde bulunulması halinde çalışacak personelin fazla çalışma ücreti ve varsa hak sahibine ödenecek kanunî yollukları karşılığı tutarların talep sahipleri tarafından ilgili muhasebe birimi hesabına yatırılması şartıyla bu talebin kabul edileceği ve ilgililerden tahsil edilecek fazla çalışma ücretlerinin miktarı ve tahsiline ilişkin usul ve esasların Bakanlar Kurulunca tespit edileceği ifade edilmiştir. Bu maddeye istinaden çıkarılan 2009/15481 sayılı 4458 sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı’nın; 121’inci maddesinde, yükümlünün talebi halinde global olarak fazla çalışma ücreti yatırılması ve her fazla çalışma talep dilekçesi konusu tutarın toplam miktardan mahsup edilmek suretiyle işlem tesisinin mümkün olduğu, global olarak tahakkuk ettirilen ve tahsil edilen fazla çalışma ücretlerinin mahsup işlemlerinin izleyen ayın en geç üçüncü günü mesai bitimine kadar yapılacağı; 122’nci maddesinde, fazla çalışma yapacak personelin işlem mahalline götürülüp getirilmesinin talep edenler tarafından sağlanmaması halinde yol masraflarının da bu kişilerce karşılanacağı ve yol masraflarının global olarak tahsil edilmeyeceği; 124’üncü maddesinde, fazla çalışma ücretleri ile varsa yollukların doğrudan saymanlıklara veya gümrük vergilerinin tahsiline yetkili bankalardaki ilgili saymanlık hesabına yatırılacağı, emanete alınan ve tahakkukları kesinleşen fazla çalışma ücretlerinin Kanun’un 221’inci maddesine istinaden en geç izleyen ayın üçüncü günü mesai bitimine kadar, izleyen ayın üçüncü gününün resmi tatile rastlaması halinde,

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 32 tatilden sonraki ilk iş günü, Ankara Gümrük Muhasebe Birimi hesabına aktarılacağı ve yollukların tamamının ise ilgili hükümler çerçevesinde hak sahibi personele ödeneceği ifade edilmiştir. Diğer taraftan 21.11.2009 tarihli ve 27413 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 74 Seri No.lu Gümrük Genel Tebliği’nin 5’inci maddesinde ise, fazla çalışma yapacak personelin işlem mahalline götürülüp getirilmesinin talep edenler tarafından sağlanmaması halinde yol masraflarının da bu kişilerce karşılanacağı ve yol masraflarının global olarak tahsil edilmeyeceği, yollukların hesaplanmasında objektif değerlendirme yapılması gerektiği ve muhasebe birimi hesabına yatırılan yollukların bizzat fazla çalışmada görevlendirilen hak sahibi personele ödeneceği belirtilmiştir. Bu hükümlerden de anlaşılacağı üzere, fazla çalışma ücretlerinin global (toptan) olarak tahsil edilmesi mümkün olup tahsil edilen tutarların ilgili saymanlık tarafından Ankara Gümrük Muhasebe Birimine aktarılması gerekmektedir. Buna karşın yol masraflarının ise global olarak tahsili mümkün olmayıp, saymanlıkça yol masraflarının karşılığı olarak yapılan tahsilatların Ankara Gümrük Muhasebe Birimine aktarılmadan doğrudan hak sahibi personele ödenmesi gerekmektedir. Öte yandan 4458 sayılı Kanun’un 221’inci maddesine göre, yolcuların ve taşıt araçlarının giriş ve çıkışlarına ait işlemler dışında, yükleme ve boşaltma ile her türlü gümrük işlemlerinin normal çalışma saatleri içinde yapılması esas olup, bu çalışmalar için yolluk ödenmesi mümkün bulunmamaktadır. Her ne kadar 2010/45 sayılı Genelge’de Gümrük Yönetmeliği’nin 87’nci maddesi kapsamında normal çalışma saatleri içinde görevlendirilen personele de yolluk ödenebileceği belirtilmişse de rutin gümrük işlemlerine ait yolluk tahsilat ve ödemelerinin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Anılan hükme göre eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmadan önce incelenmesi ve eşyadan numune alınması ile ilgili işlemlerin gümrük idarelerinin gözetimi altında gerçekleştirilmesi gerekmekte olup eşyanın incelenmesi, numune alınması, tahlil ve ekspertize tabi tutulması ile ilgili sorumluluk ve masraflar yükümlüye ait bulunmaktadır. Rutin gümrük işlemlerinin, bu kapsamda gümrükçe onaylanmış bir işlem öncesi eşya incelenmesi ve numune alınması şeklinde değerlendirilmesi ve bu suretle yükümlüden yolluk tahsil edilerek bu işlerde görev yapan personele ödenmesi mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Taşra Teşkilatı Çalışma Yönetmeliği’nin “Müdürlükler ve Hukuk Birimlerinin Görevleri” başlıklı dördüncü bölümünde yer alan 23 ve

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 33 29’uncu maddeleri arasında ilgili birimlerin görevleri sayılmıştır. Bu bölümdeki her bir maddede müdürlük ve hukuk birimlerinin görevleri sıralandıktan sonra “Bölge müdürü tarafından verilen benzeri görevleri yapmak” şeklinde bir görev tanımı yapılmıştır. Bu maddelerde belirtilen “benzeri görev” ifadesi, ilgili maddelerde ayrıntılı olarak belirtilen görevlere yakın görevleri ifade etmektedir. Yine ilgili Yönetmeliğin yedinci bölümünde unvanlar itibariyle personelin görev, yetki ve sorumlulukları sayılmış ve “verilen benzer görevleri yapmak” bentleri bu maddelere de eklenmiştir. Benzer görev, adından da anlaşılacağı üzere, ilgili maddelerde sayılan görevlere yakın olmalıdır. Bu bağlamda, Yönetmelik’te sayılan şubelerde yer alan personele verilecek benzer görevin asli görevine yakın nitelikte olması gerekmektedir. Aksi takdirde bu personelin yolluk ödenmesini gerektiren bir işte görevlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu kapsamda dört Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünde yapılan incelemelerde;  Fazla çalışma talebinde bulunan ilgililerden mevzuata aykırı olarak global/toptan olarak yolluk tahsilatı yapıldığı ve tahsil edilen tutarın personel arasında belirli bir oran dahilinde eşit olarak paylaştırıldığı,  Normal çalışma saatleri içerisinde yapılan rutin gümrük işlemleri için de yolluk tahsil edilip personele dağıtıldığı,  Bazı personelin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Taşra Teşkilatı Çalışma Yönetmeliği’nde belirtilen görev, yetki ve sorumluluk alanlarına benzer olmayan görevlerde, yolluk gerektiren gümrük işlemleri için görevlendirildiği, tespit edilmiştir. Hâlbuki yukarda da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, normal çalışma saatleri dışında fazla çalışma talebinde bulunan ilgililer tarafından fiili çalışma ve gerçek yol masrafı karşılığında fazla çalışma yolluğu yatırılması ve yatırılan bu tutarların fazla çalışmayı yapan personele ödenmesi gerekmektedir. Diğer taraftan normal çalışma saatleri içerisinde yapılan rutin gümrük işlemleri için yolluk tahsil edilip ödenmesinin yasal dayanağı olmadığı gibi personelin asli görevi ile doğrudan ilgili olmayan işlerde görevlendirilmesi suretiyle yolluk ödemesinden faydalandırılması da mümkün bulunmamaktadır. Kamu idaresi cevabında özetle; Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüklerine gönderilen 15.05.2018 tarihli ve 34254882 sayılı yazı ile yolluk işlemlerinin tekemmülünde 4458 sayılı

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 34 Gümrük Kanunu'nun 221'inci maddesi, 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 122- 124'üncü maddeleri, 74 Seri No.lu Gümrük Genel Tebliği ve 2010/45 sayılı Genelge hükümlerine, gümrük idarelerince kati surette uyulmasının sağlanması ile konunun Bölge Müdürlüklerince titizlikle takip edilmesi hususunda gerekli talimat verildiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak; İdare tarafından verilen cevapta, bulguda yer verilen tespitlere ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmemiş, belirtilen mevzuat çerçevesinde işlemlerin tekemmülü için Bölge Müdürlüklerine yazı ile talimat verildiği belirtilmiştir. Ayrıca bulguda eleştiri konusu yapılan 2010/45 sayılı Genelge hükümleri kapsamında mesai saatleri içerisinde rutin gümrük işlemleri için yolluk ödenemeyeceği hususuna ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamış aksine söz konusu Genelge Bölge Müdürlüklerine gönderilen talimatta yer almıştır. Bu itibarla, yolluk tahsilat ve ödemelerinin bulguda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. BULGU 2: İç Ticaret Hizmetlerini Geliştirme Payı Hesabından Yapılan İşlemlerin Muhasebeleştirilmemesi ve Paydan Mevzuat Hükümlerine Aykırı Olarak Harcama Yapılması Bakanlığın iç ticaret hizmetlerini geliştirmek üzere odalar, borsalar ve TOBB bütçelerinden her yıl ayrılan paylardan oluşan İç Ticaret Hizmetlerini Geliştirme Payı hesabında biriken tutarların, Bakanlık yerine TOBB adına açılan bir banka hesabında tutulduğu ve bu hesaptan yapılan işlemlerin muhasebeleştirilmediği, ayrıca Bakanlık bütçesinde ödenek bulunmasına rağmen temsil ağırlama giderlerinin bir kısmının İç Ticaret Hizmetlerini Geliştirme Payının Kullanılması Hakkında Yönetmelik’e aykırı olarak bu paydan karşılandığı görülmüştür. A- İç Ticaret Hizmetlerini Geliştirme Payı Hesabından Yapılan İşlemlerin Bakanlık Muhasebe Kayıtlarında Yer Almaması 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 78’inci maddesinde, Bakanlık iç ticaret hizmetlerini geliştirmek üzere odalar, borsalar ve birlik olarak ifade edilen TOBB tarafından hazırlanan bütçelerin her yıl %1’ini geçmemek üzere pay ayrılacağı ifade edilmiştir. Maddede ayrıca bu şekilde ayrılacak payların kullanılma esasları ile uygulanmasının yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. Buna dayanılarak TOBB tarafından çıkartılan ve 27.06.2008 tarihli ve 26919 sayılı

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 35 Resmi Gazete’de yayımlanan İç Ticaret Hizmetlerini Geliştirme Payının Kullanılması Hakkında Yönetmelik’te; amacın, Bakanlık iç ticaret hizmetlerini geliştirmek üzere odalar, borsalar ve TOBB bütçelerinden ayrılan payın kullanılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu; payın kaynaklarının odalar, borsalar ve TOBB bütçelerinden her yıl %1 oranında ayrılan tutarlar ile bunların değerlendirilmesinden elde edilen kazanç ve iratlardan oluşacağı; bu payların odalar, borsalar ve TOBB tarafından Yönetim Kurulunun belirleyeceği ve TOBB adına açılacak banka hesabına mart ve eylül aylarında eşit iki taksitle yatırılacağı; payın yatırılmasında ve değerlendirilmesinde TOBB Yönetim Kurulunun yetkili olduğu; paydan harcamaların TOBB tarafından yapılacağı, harcamalarda Bakan onayının aranacağı ve paydan yapılacak satın alma ve yapım işlerinde TOBB’un satın alma usullerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Yönetmelik’te ayrıca payın muhasebesinin TOBB tarafından ayrı bir hesapta tutulacağı, paydan yapılan harcamaların TOBB hesaplarının tabi olduğu usulle denetleneceği ve paydan yapılan harcamalar ile gelirlere ilişkin bilgilerin her 3 ayda bir Bakanlığa bildirileceği ifade edilmiştir. Yukarıdaki Kanun ve Yönetmelik hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iç ticaret hizmetlerini geliştirme payının amacı Bakanlık iç ticaret hizmetlerini geliştirmektir. Bunu gerçekleştirmek amacıyla odalar, borsalar ve TOBB bütçelerinden her yıl %1’i geçmemek üzere pay ayrılmaktadır. Söz konusu pay ise TOBB adına açılan bir banka hesabında tutulmakta ve harcamalar TOBB tarafından kendi satın alma usulleri uygulanarak yapılmaktadır. 2017 yılında iç ticaret hizmetleri geliştirme payında biriken tutarlar ile paydan yapılan harcamalara ilişkin ayrıntılı bilgi aşağıdaki tabloda yer almaktadır: Tablo 6: İç Ticaret Hizmetlerini Geliştirme Payı Hesabına Ait İcmal Tablosu İç Ticaret Hizmetlerini Geliştirme Payı Hesabı Tutar (TL) 31.12.2016 Dönemi İtibariyle Pay Mevcudu 24.878.493,33 2017 Yılında TOBB, Oda ve Borsalardan Yapılan Pay Tahsilatı 18.092.009,70 2017 Yılında Paya İşleyen Toplam Nema Getirisi 2.937.211,81 2017 Yılı Gelir Toplamı (2016 yılından devir dâhil) 45.907.714,84 2017 Yılında Paydan Yapılan Harcamalar 16.362.478,72 31.12.2017 Dönemi İtibariyle Pay Mevcudu 29.545.236,12 Tablodan da anlaşılacağı üzere, 2017 yılı içerisinde pay hesabında toplam 45.907.714,84 TL’lik tutar birikmiş olup yıl içerisinde bunun 16.362.478,72 TL’si harcanmıştır. Bu tutar 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile Bakanlığa tahsis edilen 1.131.320.000,00 TL ödeneğin %1,44’üne tekabül etmektedir. Diğer taraftan 2017 yılı sonu

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 36 itibariyle pay hesabında toplam 29.545.236,12 TL kalmıştır. 5018 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesinde kamu geliri, kanunlarına dayanılarak toplanan vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay veya benzeri gelirler, faiz, zam ve ceza gelirleri, taşınır ve taşınmazlardan elde edilen her türlü gelirler ile hizmet karşılığı elde edilen gelirler, borçlanma araçlarının primli satışı suretiyle elde edilen gelirler, sosyal güvenlik primi kesintileri, alınan bağış ve yardımlar ile diğer gelirler olarak tanımlanmıştır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere, kanunlarına dayanılarak toplanan pay ve benzeri gelirler kamu geliridir. Bu nedenle, 5174 sayılı Kanun’un 78’inci maddesine dayanılarak Bakanlık iç ticaret hizmetlerini geliştirmek amacıyla odalar, borsalar ve TOBB tarafından hazırlanan bütçelerin her yıl %1’ini geçmemek üzere ayrılan paylar da Bakanlık açısından kamu geliri niteliği taşımaktadır. Ayrıca söz konusu payların kamu gücüne dayanılarak toplanması, Bakanlık iç ticaret hizmetlerini geliştirmek amacıyla kullanılması ve yapılan harcamaların Bakan onayına tabi olması kamu geliri niteliğine haiz olduğunu göstermektedir. 5018 sayılı Kanun’un 49’uncu maddesi ve buna dayanılarak çıkartılan yönetmeliklerde gelir ve giderlerin muhasebe sisteminde izlenmesine yönelik ayrıntılı açıklamalar yapılmıştır. Bu kapsamda hazırlanan ve 17.10.2017 tarihli ve 30213 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Kamu İdarelerine Ait Özel Hesaplara İlişkin İşlemlerin Muhasebeleştirilmesine Dair Yönetmelik” ile yılları merkezi yönetim bütçe kanunu veya diğer kanunlar uyarınca, belirli faaliyetlerin gerçekleştirilmesi ya da projelerin desteklenmesi amacıyla oluşturulan özel hesaplardan yapılan işlemlerin muhasebeleştirilmesine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Buna göre, yılları merkezi yönetim bütçe kanunu ya da diğer kanun hükümleri gereğince belirli faaliyetlerin gerçekleştirilmesi veya projelerin desteklenmesi ve benzeri amaçlar için banka nezdinde kamu idaresi adına açılan ve işlemleri muhasebe birimi tarafından yürütülen hesaplar özel hesap olarak tanımlanmış ve bu Yönetmelik’e tabi kılınmıştır. Tüm bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere 5174 sayılı Kanun’un 78’inci maddesine dayanılarak Bakanlık iç ticaret hizmetlerini geliştirmek amacıyla odalar, borsalar ve TOBB tarafından hazırlanan bütçelerin her yıl %1’ini geçmemek üzere ayrılan paylar, Bakanlık açısından bir kamu geliri olup, bunların TOBB yerine Bakanlık adına açılacak bir banka hesabında izlenmesi, hem yatırılan payların hem de paydan yapılan harcamaların, Kamu İdarelerine Ait Özel Hesaplara İlişkin İşlemlerin Muhasebeleştirilmesine Dair Yönetmelik hükümleri doğrultusunda muhasebeleştirilmesi ve bu suretle Bakanlık mali tablolarında yer

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 37 alması gerekmektedir. Bu kapsamda, anılan Yönetmelik’in 6’ncı maddesi uyarınca bahse konu paylar, Bakanlık adına açılan banka hesabına aktarıldığında 102 Banka Hesabına borç, 600 Gelirler Hesabına alacak; paydan harcama yapıldığında ise 630 Giderler Hesabı veya varlığa dönüştürülecek bir kullanım unsuru ise ilgili varlık hesabına borç, 103 Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabı ya da ilgili diğer hesaplara alacak kaydı yapılmak suretiyle muhasebeleştirilmelidir. Ancak yapılan incelemede, bahse konu payların TOBB adına açılan bir banka hesabında tutulduğu ve yatırılan paylar ile bu paylardan yapılan harcamaların Bakanlık muhasebe kayıtları ve mali tablolarında yer almadığı tespit edilmiştir.
B- Bakanlık Bütçesinde Ödeneği Olan “Temsil ve Ağırlama Giderlerinin” İç Ticaret Hizmetlerini Geliştirme Payından Karşılanması 5174 sayılı Kanun’un 78’inci maddesinde, odalar, borsalar ve TOBB tarafından hazırlanan bütçelerin %1’ini geçmemek üzere her yıl Bakanlık iç ticaret hizmetlerini geliştirmek amacıyla pay ayrılacağı ifade edilmiştir. Maddede ayrıca bu şekilde ayrılacak payların kullanılma esasları ile uygulanmasının yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. İç Ticaret Hizmetlerini Geliştirme Payının Kullanılması Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde payın kullanım yerleri ayrıntılı olarak sayılmıştır. Buna göre payın, a) Büro ve işyeri donatımı ve döşenmesinde kullanılacak eşyaların alımı, hizmetin gerektirdiği inşaat, tadilat, plan, projelerin yapılması ile ihtiyaç duyulan mal ve malzemelerin, taşıt, makine ve teçhizatın alımı, taşıt ve hizmet binası kiralanması, bunların bakım, kullanım, onarım ve benzeri her türlü giderlerinin karşılanması, hizmet alımlarının yapılması, b) Bilgisayar, yazıcı, tarayıcı, donanım, yazılım alınması, kiralanması, bakım ve onarımlarının yapılması, bu sistemlerin kurulması ve işletilmesi için gereken her türlü harcamaların yapılması, c) Matbu kâğıt, belge, broşür, afiş, poster, kitap, dergi ve benzerlerinin bastırılması, basım ve yayın hakları ile ilgili her türlü ödemelerin yapılması, tercüme ve tercümanlık hizmetlerinin alınması, ç) Yurt içi ve yurt dışı geçici görev yollukları ve gündelikleri ile, yolculuğun

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 38 gerektirdiği ulaşım ve diğer her türlü giderlerin karşılanması, düzenlenecek ve iştirak edilecek kurs, seminer, eğitim ve toplantılarla ilgili giderler ve personelin yetiştirilmesi amacıyla yurt içi ve yurt dışı kurs, staj ve öğrenimle ilgili gerekli olan giderlerin karşılanması, d) Yapılacak piyasa araştırmaları, teknik inceleme, araştırma, istatistiki bilgi toplama ve envanter çalışmalarıyla ilgili giderlerin karşılanması, e) Bu Yönetmelik kapsamında yapılacak harcamalarla ilgili ilan, keşif bedeli ve benzeri giderlerin karşılanması, f) Bakanlığın iç ticaret hizmetlerini geliştirme faaliyetleri kapsamında, (a), (b), (c), (ç), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan iş ve işlemlerin dışındaki mal ve hizmet alımları ile yapım işleri konusundaki harcamaların karşılanması, için kullanılması mümkün bulunmaktadır. Bu hükümlerden de anlaşılacağı üzere, iç ticaret hizmetlerini geliştirme payında biriken tutarların Bakanlık iç ticaret hizmetlerini geliştirmek amacıyla yukarıda sayılan faaliyetler için kullanılması gerekmektedir. Yapılan incelemede, 01.01.2017-31.12.2017 tarihleri arasında iç ticaret hizmetlerini geliştirme payı hesabından Bakanlık adına yapılan harcamaların aşağıdaki gibi olduğu anlaşılmıştır: Tablo 7: İç Ticaret Hizmetlerini Geliştirme Payı Hesabından Yapılan Harcamalar Harcama Türü Tutar (TL) Bakanlık Data Hattı Hizmeti Giderleri 3.649.276,12 Bakanlık Çağrı Merkezi Hizmeti Giderleri 2.699.236,54 Bakanlık ESBİS-MERSİS-HKS Yazılımları Teknik Personel Giderleri 2.611.143,31 Bakanlık Makamı Temsil ve Ağırlama Giderleri 2.378.461,37 Bakanlık Araç Kiralama Hizmeti Giderleri 1.844.220,95 Bakanlık Hizmet Binası Temizlik Hizmeti Giderleri 1.350.353,98 Bakanlık Ek Hizmet Binası Kira Giderleri 920.400,00 Toplantı ve Konferans Katılım ve Organizasyon Giderleri 565.077,94 Bakanlık Araçları Akaryakıt Giderleri 271.562,78 Bakanlık Araçları Sigorta Giderleri 55.548,95 Sair Giderler 17.196,78 TOPLAM 16.362.478,72 Tablodan da anlaşılacağı üzere, pay hesabından 2017 yılında toplam 16.362.478,72 TL harcama yapılmış olup bunun 2.378.461,37 TL’si temsil ağırlama gideri niteliğindedir. Hâlbuki

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 39 temsil ağırlama giderleri, Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde sayılan giderler arasında da yer almadığı gibi iç ticaret hizmetlerini geliştirmeye yönelik bir gider de değildir. Diğer taraftan 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile Bakanlık Özel Kalem Müdürlüğüne 2.212.000,00 TL “Temsil ve tanıtma giderleri” adı altında ödenek verilmiş olup söz konusu giderlerin öncelikle bu harcama kaleminden karşılanması yetmediği takdirde bütçe içerisindeki ödenek aktarım işlemleri ile ihtiyacın karşılanması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında özetle; A- 640 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2’nci maddesinin birinci fıkrasının (b), (c) ve (i) bentleriyle, iç ticaret hizmetlerine ilişkin ana hedef ve politikaların belirlenmesine yardımcı olmak, belirlenen ticaret politikasını uygulamak, gerekli koordinasyonu sağlamak, ticaret ve sanayi odaları ile esnaf ve sanatkâr meslek kuruluşlarına ait hizmetleri ilgili diğer bakanlıklarla işbirliği suretiyle yürütmek görevlerinin Gümrük ve Ticaret Bakanlığına verildiği, tacir ve sanayicilerin aidatlarıyla oluşturulan bu Payın, doğrudan veya dolaylı olarak TOBB tarafından yine bu hizmetlerin muhatapları olan tacir ve sanayicilere harcandığı, harcama onayı ve denetim yetkisinin Gümrük ve Ticaret Bakanlığının uhdesinde olmasından hareketle TOBB hesabında ve kullanımında olan Payın kullanımının Bakanlığa ait olduğu sonucuna varılması ve Payın kamu kaynağı ve geliri olduğu düşüncesine ulaşılmasının mümkün görülmediği, Payın gelirlerinin kanun gücüyle zorunlu olarak ayrılan bir pay olduğundan hareketle “Kamu Geliri” tanımındaki “Kanunlarına dayanılarak toplanılan pay” ibaresine uygun olduğu yaklaşımının yerinde olmadığı, zira 5174 sayılı Kanun uyarınca Payda olduğu gibi TOBB’un gelirlerinin tamamının Kanun gücüyle toplandığı ancak Sayıştay denetimine tabi olmadığı, Söz konusu Pay hesabının TOBB tarafından açıldığı ve Bakanlığın uhdesinde bulunmadığı, Payın muhasebesinin TOBB bütçe ve muhasebe esaslarına göre TOBB tarafından yapıldığı hususları değerlendirildiğinde Kamu İdarelerine Ait Özel Hesaplara İlişkin İşlemlerin Muhasebeleştirilmesine Dair Yönetmelik kapsamında işlem yapılamayacağı, ifade edilmiştir. B- Gerek Bakanlık birimlerinin gerekse Bakanlık Makamının gerçekleştirdiği eylemlerin ve yaptığı harcamaların tamamının doğrudan veya dolaylı olarak ülkemiz iç ticaretini geliştirmek amacıyla yapıldığı, bu kapsamdaki tüm mal ve hizmet alımlarının İç Ticaret Hizmetlerini Geliştirme Payının Kullanılması Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinin (f) bendinde de tadadî olarak sayılmaması nedeniyle 01.01.2017-31.12.2017

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 40 dönemi iç ticaret hizmetlerini geliştirme payı harcama listesinde yer alan Bakanlık Makamı Temsil ve Ağırlama Giderlerinin söz konusu listede yer alan diğer harcama kalemlerinden farklı bir nitelikte olmadığı, Bakanlık Makamı onayıyla yapılan harcamanın diğer bütün harcamalar gibi iç ticaret hizmetlerini geliştirme amacına matuf olduğu ifade edilmiştir. Sonuç olarak; A- İdare tarafından verilen cevapta, İç Ticaret Hizmetlerini Geliştirme Payının harcama onayı ve denetim yetkisinin Bakanlık uhdesinde olması ve kullanımının Bakanlığa ait olduğu düşüncesinden hareketle Payın bir kamu kaynağı ve geliri olduğu kanaatine varılmasının mümkün olmadığı, zira 5174 sayılı Kanun uyarınca TOBB’un gelirlerinin tamamının Kanun gücüyle toplandığı ancak Sayıştay denetimine tabi olmadığı belirtilmiştir. Ancak bulguda da ifade edildiği üzere, 5018 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesi, kanunlarına dayanılarak toplanan pay ve benzeri gelirleri kamu geliri olarak tanımlamıştır. 5174 sayılı Kanun’un 78’inci maddesi uyarınca toplanan bu Pay da 5018 sayılı Kanun’a göre kamu geliri niteliğine haiz olmakla birlikte, TOBB adına açılan bir hesapta tutuluyor olsa da paydan iç ticaret hizmetlerini geliştirmek maksadıyla Bakanlık (kamu) yararına Bakan onayıyla harcama yapılıyor olması bu Payın bir kamu kaynağı olduğu gerçeğini de güçlendirmektedir. Her ne kadar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan TOBB 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Denetim Alanı” başlıklı 4’üncü maddesi ile Sayıştay denetiminin dışında yer alsa da, bu kuruluşun bünyesinde toplanarak kamu kurumu yararına harcanan bir kaynak söz konusu olduğunda bu kaynak elbette Sayıştay denetim alanı içerisinde yer alacaktır. Aksi takdirde, yani bu Pay bütçe dışında tutulduğu sürece, 5018 sayılı Kanun’un amacına aykırı hareket edilmiş olacak ve hesap verme sorumluluğu bu kamu kaynağı için ortadan kalkacaktır. Bu sorumluluğun işlerlik kazanabilmesi için, bulguda da belirtildiği üzere, Bakanlık açısından bir kamu geliri olan bu Payın TOBB yerine Bakanlık adına açılacak bir hesapta izlenmesi sağlanmalıdır. Bu kapsamda, 5174 sayılı Kanun’un 78’inci maddesine dayanılarak ayrılan bu Paydan yapılan harcamaların, Kamu İdarelerine Ait Özel Hesaplara İlişkin İşlemlerin Muhasebeleştirilmesine Dair Yönetmelik hükümleri doğrultusunda muhasebeleştirilmesi ve bu suretle Bakanlık mali tablolarında yer alması gerekmektedir.

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 41 Bu itibarla, iç ticaret hizmetlerini geliştirme payı hesabından yapılan işlemlerin muhasebeleştirilmemesi sonucunda 2017 yılı Bilanço ve Faaliyet Sonuçları Tablosunda bulguda belirtilen hesaplar itibariyle hataya neden olunmuştur. B- İç Ticaret Hizmetlerini Geliştirme Payı’ndan yapılacak olan harcamalar bulguda da belirtildiği üzere “İç Ticaret Hizmetlerini Geliştirme Payının Kullanılması Hakkında Yönetmelik”in “Payın Kullanım Yerleri” başlıklı 6’ncı maddesinde ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. Söz konusu 6’ncı maddenin sıralanan bentlerinde ilgili paydan hangi tür harcamaların yapılabileceği belirtilmiş ve “Bakanlık Makamı Temsil ve Ağırlama Giderleri”nden ise bahsedilmemiştir. Kamu idaresi cevabında, her ne kadar yapılmış olan “Bakanlık Makamı Temsil ve Ağırlama Giderlerinin” iç ticaret hizmetini geliştirmeye yönelik olduğu ifade edilse de, bu durum paydan mevzuatta sayılan kullanım amaçları dışında bir gider yapıldığı gerçeğini ortadan kaldırmamaktadır. Dolayısıyla mezkûr yönetmelik hükümlerine açıkça aykırılık teşkil eden ve Bakanlığa ait 2015 ve 2016 yılı Sayıştay Denetim Raporlarında da yer alan bulgu konusu uygulamaya yönelik Bakanlık tarafından sunulan gerekçeler yerinde görülmemiştir. İç Ticaret Hizmetlerini Geliştirme Payından sadece “İç Ticaret Hizmetlerini Geliştirme Payının Kullanılması Hakkında Yönetmelik”in 6’ncı maddesinde sayılan harcamalar yapılmalı, bunun dışında yapılacak olan harcamalar ise Bakanlık bütçesinden karşılanmalıdır.

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 42

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 43 8. EKLER EK 1: KAMU İDARESİ MALİ TABLOLARI

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 44

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 45

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 46

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 47

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 48

GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI TASFİYE HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DÖNER SERMAYE İŞLETMESİ 2017 YILI SAYIŞTAY DÜZENLİLİK DENETİM RAPORU

İÇİNDEKİLER

  1. KAMU İDARESİNİN MALİ YAPISI VE MALİ TABLOLARI HAKKINDA BİLGİ ....................... 49
  2. DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ............................................. 50
  3. SAYIŞTAYIN SORUMLULUĞU ............................................................................................................ 51
  4. DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI ........................................................ 51
  5. DENETİM GÖRÜŞÜ ................................................................................................................................. 51
  6. DENETİM GÖRÜŞÜNÜ ETKİLEMEYEN TESPİT VE DEĞERLENDİRMELER ......................... 52
  7. EKLER ........................................................................................................................................................ 56

TABLOLAR LİSTESİ Tablo 1: 2017 yılı Ödeneklerinin Dağılımı Tablosu 49

KISALTMALAR BKK Bakanlar Kurulu Kararı THGM Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 49

  1. KAMU İDARESİNİN MALİ YAPISI VE MALİ TABLOLARI HAKKINDA BİLGİ 640 sayılı Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 08.06.2011 tarihli ve 27958 sayılı Resmi Gazete'de (Mükerrer 1’inci) yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve bu Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile gümrük teşkilatı Bakanlık düzeyinde yapılandırılmıştır. Söz konusu KHK’nın 15’inci maddesi ile Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğüne (THGM) verilen görevler kapsamında yapılması gerekli olan bir kısım faaliyetler, idari ve mali yönden THGM tarafından yönetilen ve Bakanlık bünyesinde faaliyet gösteren 20 tasfiye işletme müdürlüğü tarafından yerine getirilmektedir. 22.12.2011 tarihli ve 28150 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararı ile Bakanlığın taşra teşkilatına ilişkin düzenleme yapılmıştır. Yapılan bu düzenlemelere göre Bakanlık bünyesinde bulunan işletme müdürlükleri, 17 farklı Bölge Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyetlerini yürütmektedir. 29.12.2016 tarihli Bakan Olur’u ile 01.01.2017 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe giren GTB Bölge Müdürlükleri 2017 Yılı Döner Sermaye Bütçesi ile Bölge Müdürlüklerine bağlı işletme müdürlüklerine 129.425.000,00 TL ödenek verilmiş ve bunun karşılığında 148.983.000,00 TL gelir tahmin edilmiştir. Ödeneklerin türleri itibariyle dağılımı aşağıdaki gibidir: Tablo 1: 2017 yılı Ödeneklerinin Dağılımı Tablosu Türü Tutar (TL) Oran (%) Personel Giderleri 28.015.000,00 21,65 Sosyal Güvenlik Devlet Primi Giderleri 6.625.000,00 5,12 Mal ve Hizmet Alım Giderleri 39.990.000,00 30,90 Cari Transferler 24.495.000,00 18,93 Sermaye Gideri 30.300.000,00 23,41 TOPLAM 129.425.000,00 100,00 Öte yandan döner sermaye işletmelerinin 2017 yılı faaliyetleri neticesinde 82.636.965,40 TL dönem karı elde edilmiş olup, bu tutardan 16.824.244,85 TL vergi ve diğer yasal yükümlülükler karşılığı ayrıldıktan sonra kalan 65.812.720,55 TL işletmelerin dönem net karını oluşturmuştur. Kamu İdaresi Hesaplarının Sayıştaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esasların 5’inci maddesi gereğince, hesap dönemi

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 50 sonunda Sayıştaya gönderilmesi gereken defter, tablo ve belgelerden aşağıda yer alanlar denetime sunulmuş olup denetim bunlar ile Usul ve Esasların 8’inci maddesinde yer alan diğer belgeler dikkate alınarak yürütülüp sonuçlandırılmıştır. Yevmiye Defteri,  Geçici ve kesin mizan,  Bilanço, Gelir Tablosu, Kasa sayım tutanağı, Banka mevcudu tespit tutanağı, Teminat mektupları sayım tutanağı, Denetim görüşü, kamu idaresinin temel mali tabloları olan Bilanço, Gelir Tablosu ve Nakit Akım Tablosuna verilmiştir. 2. DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU Denetlenen kamu idaresinin yönetimi, tabi olduğu muhasebe standart ve ilkelerine uygun olarak hazırlanmış olan mali rapor ve tabloların doğru ve güvenilir bilgi içerecek şekilde zamanında Sayıştaya sunulmasından, bir bütün olarak sunulan bu mali tabloların kamu idaresinin faaliyet ve işlemlerinin sonucunu tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir olarak yansıtmasından ve ister hata isterse yolsuzluktan kaynaklansın bu mali rapor ve tabloların önemli hata veya yanlış beyanlar içermemesinden; kamu idaresinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğundan; mali yönetim ve iç kontrol sistemlerinin amacına uygun olarak oluşturulmasından, etkin olarak işletilmesinden ve izlenmesinden, mali tabloların dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin denetime hazır hale getirilmesinden ve sunulmasından sorumludur.

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 51 3. SAYIŞTAYIN SORUMLULUĞU Sayıştay, denetimlerinin sonucunda hazırladığı raporlarla denetlenen kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, mali rapor ve tablolarının güvenilirliğine ve doğruluğuna ilişkin görüş bildirmek, mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmekle sorumludur. 4. DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI Denetimlerin dayanağı; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları, Sayıştay ikincil mevzuatı ve denetim rehberleridir. Denetimler, kamu idaresinin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek ve mali rapor ve tablolarının kamu idaresinin tüm faaliyet ve işlemlerinin sonucunu doğru ve güvenilir olarak yansıttığına ilişkin makul güvence elde etmek ve mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmek amacıyla yürütülmüştür. Kamu idaresinin mali tabloları ile bunları oluşturan hesap ve işlemlerinin doğruluğu, güvenilirliği ve uygunluğuna ilişkin denetim kanıtı elde etmek üzere yürütülen denetimler; uygun denetim prosedürleri ve tekniklerinin uygulanması ile risk değerlendirmesi yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Risk değerlendirmesi sırasında, uygulanacak denetim prosedürünün belirlenmesine esas olmak üzere, mali tabloların üretildiği mali yönetim ve iç kontrol sistemleri de değerlendirilmiştir. Denetimin kapsamını, kamu idaresinin mali rapor ve tabloları ile gelir, gider ve mallarına ilişkin tüm mali faaliyet, karar ve işlemleri ve bunlara ilişkin kayıt, defter, bilgi, belge ve verileri (elektronik olanlar dâhil) ile mali yönetim ve iç kontrol sistemleri oluşturmaktadır. Bu hususlarla ilgili denetim sonucunda denetim görüşü oluşturmak üzere yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilmiştir. 5. DENETİM GÖRÜŞÜ Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesinin 2017 yılına ilişkin ekte yer alan mali rapor ve tablolarının tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi içerdiği kanaatine varılmıştır.

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 52 6. DENETİM GÖRÜŞÜNÜ ETKİLEMEYEN TESPİT VE DEĞERLENDİRMELER BULGU 1: Satış Yoluyla Tasfiye Edilen Eşya ve Araçlar İçin Özel İşletmelerden Alınan Muhafaza Hizmetleri Karşılığı Olarak Fiili Hizmet Süresi Dikkate Alınmadan Ücret Ödenmesi Satış yoluyla tasfiye edilen eşya ve araçlar için özel işletmelerden sağlanan ardiye hizmeti bedeli olarak fiili hizmet süreleri dikkate alınmadan satış bedelinin %15’i oranında ödeme yapıldığı görülmüştür. Tasfiye Yönetmeliği’nin, 30’uncu maddesinin onuncu fıkrasında, tasfiyelik eşyanın belgelerin geliş tarihinden itibaren otuz gün içinde işletme müdürlüklerince teslim alınacağı, ancak taşınması güç, masraflı, hacimce büyük, ekonomik olmayan, bekletilmeyecek veya özel tesis ve tertibat gerektiren eşyanın bulundukları yerde tasfiye edileceği, yerinde tasfiye edilecek eşyanın tasfiye süresinin altı ayı geçemeyeceği, bu sürede tasfiye edilemeyenlerin fiziken mümkün olması halinde işletme müdürlüklerince teslim alınacağı, 64 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 177’nci maddesinin birinci fıkrasının (b), (e), (f), (g) ve (k) bentlerinde ve ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen eşyanın satış bedelinden hizmet karşılığı alacaklar ve yapılmış masraflar karşılığı olarak %15’inin ayrılarak hak sahiplerine dağıtılacağı, altıncı fıkrasında ise gümrük idaresi ve diğer işletmeciler tarafından verilmiş olan ardiye ve diğer hizmetler karşılığı ücretler için ödeme yapılması gereken durumlarda, satış bedelinden ayrılacak tutarın satış bedelinin %15’ini geçemeyeceği, hüküm altına alınmıştır. Bu hükümlerden de anlaşılacağı üzere, tasfiyelik hale gelen eşya veya araçların tasfiye işletme müdürlüklerinin depo ve muhafaza alanlarına alınması gerekmektedir. Ancak taşınması güç, masraflı, hacimce büyük olan eşyalar için ve/veya işletme müdürlüklerinin yeterli alanı olmadığı durumlarda, eşya veya araçların bulundukları yerde tasfiye işlemlerine tabi tutulması mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, tasfiyelik hale gelen eşya veya araçların satışı halinde satış bedelinden hizmet karşılığı alacaklar ve yapılmış masraflar karşılığı olarak %15’inin ayrılarak hak sahiplerine dağıtılması düzenlenmiştir. Görüleceği üzere, Tasfiye Yönetmeliği’nde satış yoluyla tasfiye edilen eşyalar için satış bedelinin %15’inin hizmet

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 53 karşılığı alacaklar ve yapılmış masraflar karşılığı olarak hak sahiplerine ödeneceği belirtilmiş ancak bu tutarın birden fazla masraf için nasıl dağıtılacağı veya fiili hizmet sürelerinin dikkate alınıp alınmayacağı düzenlenmemiştir. Nitekim uygulamada özel işletmelerde muhafaza edilip satılan eşya ve araçlar için fiili hizmet süreleri ve yapılmış olan masraflar dikkate alınmadan, satış bedelinin % 15’inin özel işletmelere ardiye ücreti olarak ödendiği görülmüştür. 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Göre Elkonulan Eşya ve Alıkonulan Taşıtlara İlişkin Uygulama Yönetmeliği’nin 11’inci maddesinde ise, 5607 sayılı Kanun uyarınca kaçak zannı ile el konulan eşya ile alıkonulan taşıtın muhafaza edileceği yere teslim edildiği tarihten itibaren, eşya veya taşıtın satış suretiyle tasfiye edilmesi durumunda, satın alanın teslim alması için geçen ek süreler hariç, teslim alma tarihine kadar geçen sürenin eşyanın muhafaza süresi olduğu ifade edilmiştir. Maddede ayrıca eşyanın muhafaza ücretinin ise; eşyanın değeri üzerinden günlük %0,1 olarak uygulanacağı; korunması, soğuk hava deposu gibi özel tesis ve tertibat gerektiren eşyanın muhafazasında muhafaza ücreti olarak eşyanın değerinin %0,4’ünün uygulanacağı; muhafaza edilen motorlu araçlar için maktu olarak araç cinsine göre belirlenmiş günlük tutarın dikkate alınacağı düzenlenmiştir. Ayrıca altı aydan sonraki muhafaza süresi için bu ücretlerin yarısı oranında uygulanacağı ve muhafaza ücretinin eşya veya taşıtın değerinin %30’unu geçemeyeceği belirtilmiştir. Mezkûr Yönetmelik’in 12’nci maddesinde ise; gümrük idaresi dışında muhafaza edilen eşya veya taşıtın satış suretiyle tasfiyesi halinde, alıcısına teslim tarihine kadar muhafaza ücreti karşılığı olarak satış bedelinin %15’inin döner sermaye işletmesi bütçesinden ödeneceği, ödenecek bu tutarın hiçbir şekilde 11’inci maddeye göre ödenecek azami haddi geçemeyeceği, eşya veya taşıtın farklı depolama yerlerinde muhafaza edilmesi durumunda söz konusu ücretin, muhafaza süreleri dikkate alınarak paylaştırılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre 11’inci maddede muhafaza süresi ve günlük ücretler dikkate alınarak muhafaza ücretinin hesaplanacağı ifade edilmişken, 12’nci maddede herhangi bir hesaplama yapılmadan satış bedelinin % 15’inin muhafaza ücreti olarak ödeneceği düzenlenmiştir. Nitekim bu çelişki uygulamaya da yansımış ve bazı işletme müdürlükleri 11’inci maddede belirtilen usule göre ödenecek muhafaza ücretini hesaplayarak % 15 oranını üst sınır olarak belirlemişken diğer birçok işletme müdürlüğü ise doğrudan satış bedelinin % 15’ini muhafaza ücreti olarak ödemiştir. 25.04.2014 tarihli ve 28982 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tasfiye Genel Tebliği

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 54 (Elektronik ihale seri no:1) ile Bakanlık tasfiye işlemlerinde e-ihale üzerinden satış işlemlerine başlamıştır. 2016 yılı itibariyle tasfiye işletme müdürlükleri tarafından ihale yoluyla gerçekleştirilen tüm eşya ve araç satışları elektronik ortama aktarılmıştır. Bu uygulamalar ile tasfiye süreçleri hızlanmış ve birkaç ay gibi kısa sürelere indirilmiştir. Bu uygulama satış yolu ile tasfiye edilen eşya ve araçlar için dışardan sağlanan muhafaza hizmet süresini kısaltacak ve bu suretle ödenecek muhafaza ücretlerinin azalması sonucunu doğuracaktır. Bu itibarla, satış yoluyla tasfiye edilen eşya ve taşıtlar için fiili hizmet süresi dikkate alınmadan satış bedelinin % 15’i oranında muhafaza ücreti ödenmesi 5018 sayılı Kanun’un kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılması amaçlarına aykırılık teşkil etmektedir. Kamu idaresi cevabında özetle; Tasfiye Yönetmeliği'nin 64'üncü maddesinin altıncı fıkrasında, gümrük idaresi ve diğer işletmeciler tarafından verilmiş olan ardiye ve diğer hizmetler karşılığı ücretler için ödeme yapılması gereken durumlarda, satış bedelinden ayrılacak tutarın satış bedelinin %15'ini geçemeyeceği, 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Göre Elkonulan Eşya ve Alıkonulan Taşıtlara İlişkin Uygulama Yönetmeliği'nin 12'nci maddesinde ise, gümrük idaresi dışında muhafaza edilen eşya ve taşıtın satış suretiyle tasfiyesi halinde, alıcısına teslim tarihine kadar muhafaza ücreti karşılığı olarak satış bedelinin % 15'inin döner sermaye işletmesi bütçesinden ödeneceğinin hüküm altına alındığı, Satış bedelinin %15'inin ödenmesi uygulamasına alternatif olarak, satışa sunulan her eşyanın gün hesabından muhafaza ücretinin hesaplanması uygulamasının, eşyanın grup olarak satışa sunulduğu da dikkate alındığında uygulanabilirliği mümkün olmadığı gibi, muhafaza ücretinin hesabında farklı eşyaya farklı muhafaza yerleri için farklı ücret hesabının uygulamasının iş ve işlem süreçlerini artırmakla kalmayıp gereksiz iş yoğunluğuna, zaman ve iş gücü kaybına neden olacağından; söz konusu eşya/taşıtın muhafaza edene teslim edildiği tarih ile satılarak teslim alınması arasında geçen sürenin kısa süreler olmadığından, çoğunluğu kaçak olan eşya/taşıtın mahkeme süreci sebebiyle uzun süreler bekletilebildiği, Raporda belirtildiği gibi fiili hizmet süresi dikkate alınarak hesaplama yapılması halinde, muhafaza ücreti eşya/taşıtın değerinin %30'unu geçemeyeceğinden muhafaza eden açısından hak kaybına neden olacağı, araçlar açısından ortalama satış süresi göz önüne alındığında %15'e göre hesaplanan değerin günlük hesaplanacak değerden yüksek olmadığı, hatta çoğu zaman düşük kaldığı durumların olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, satış

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 55 bedelinin %15'inin muhafaza ücreti olarak ödenmesi uygulamasının, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılması amaçlarına aykırılık teşkil etmediğinin değerlendirildiği, ifade edilmiştir. Sonuç olarak; Kamu idaresi cevabında belirtilen eşyanın grup olarak satılması uygulaması, miktar ve tutar olarak küçük olan eşyaların grup olarak satılması şeklinde olup istisnai bir uygulamadır. Taşıt satışları ve yüksek tutarlı eşya satışlarında satış ihaleleri e-ihale sistemi üzerinden toplu olarak yapılabilmekle birlikte, her bir araç veya eşya için ayrı ayrı ihale yapılmaktadır. Ayrıca Bakanlıkça gerçekleştirilen tasfiye işlemleri Tasfiye İşleri Otomasyon Projesi üzerinden takip edilmektedir. Fiili hizmet sürelerinin takibinin bu sistem üzerinden çok fazla işgücü ve işlem zamanı gerektirmeden otomasyon programı dahilinde yapılabileceği değerlendirilmektedir. Cevapta belirtilen özellikle kaçak eşyanın birden çok depolama yerinde muhafaza edilmesi durumunda ise zaten 5607 sayılı Kanuna ilişkin Uygulama Yönetmeliği'nin 11’inci maddesine göre eşya veya taşıtın özel bir muhafaza yerinden başka bir özel muhafaza yerine veya Tasfiye Müdürlüğü ambarlarına nakledilmesi durumunda ilk muhafaza yerine muhafaza ücretinin ödenmesi yükümlülüğü ortaya çıkmaktadır. Ayrıca bulguda da belirtildiği üzere özellikle Tasfiye Yönetmeliği kapsamındaki tasfiye süreçleri e-ihale uygulamasıyla hızlanmış ve muhafaza süreleri kısalmış bulunmaktadır. 5607 Sayılı Kanuna ilişkin Uygulama Yönetmeliği'nin 11’inci maddesinde belirtilen % 30’luk üst sınır mevcut yönetmelikte açıkça düzenlenmiştir. Fiili süreler dikkate alınsın ya da alınmasın idarenin muhafaza ücreti ödemesinde bu üst sınırı geçmesi mümkün değildir. Fiili hizmet süresinin dikkate alındığında % 30’luk üst sınır nedeniyle hizmet sunanların nasıl bir hak kaybına uğrayacakları anlaşılamamıştır. Bilakis mevcut uygulama ile örneğin beş yıl muhafaza hizmeti vermiş bir hizmet sunucusuyla bir gün muhafaza hizmeti sunmuş bir hizmet sunucusuna aynı oranda ödeme yapılarak muhafaza hizmeti sunanlar arasında bir adaletsizliğe neden olunmaktadır. Bu itibarla, satış yoluyla tasfiye edilen eşya ve taşıtlar için fiili hizmet süresi dikkate alınmadan satış bedelinin % 15’i oranında muhafaza ücreti ödenmesi uygulaması, 5018 Sayılı Kanun’un kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılması amaçlarına aykırılık teşkil etmektedir.

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 56 7. EKLER EK 1: KAMU İDARESİ MALİ TABLOLARI

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 57

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 58

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 59

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 60

GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI 2017 YILI SAYIŞTAY PERFORMANS DENETİM RAPORU

İÇİNDEKİLER

  1. ÖZET ........................................................................................................................................................... 61
  2. DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ............................................. 62
  3. SAYIŞTAYIN SORUMLULUĞU ............................................................................................................ 62
  4. DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI ........................................................ 62
  5. GENEL DEĞERLENDİRME ................................................................................................................... 63
  6. DENETİM BULGULARI .......................................................................................................................... 64

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Performans Denetim Raporu 61

  1. ÖZET Bu rapor, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın performans denetimi sonuçlarını ve bulgularını içermektedir. 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 36’ncı maddesi uyarınca, Sayıştay “hesap verme sorumluluğu çerçevesinde idarelerce belirlenen hedef ve göstergelerle ilgili olarak faaliyet sonuçlarının ölçülmesi suretiyle gerçekleştirilen denetim” olarak tanımlanan performans denetimini yapmakla görevli ve yetkilidir. Bakanlığın hedef ve göstergeleriyle ilgili olarak faaliyet sonuçlarının değerlendirmesini sağlamak amacıyla aşağıdakiler denetlenmiştir:  2017 yılı Performans Programı,  2017 yılı İdare Faaliyet Raporu ve  Faaliyet sonuçları ölçümü yapan veri kayıt sistemleri. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2016–2017 dönemine ait Stratejik Plan 2016 yılında incelendiğinden, bu yıl yeniden değerlendirilmemiştir. Yukarıda sayılan belgelerin mevzuatta belirtilen zamanlara uyularak yayımlandığı görülmüştür. Performans bilgisi izleme sistemi kurulmuş ve bilgilerin izlenmesi, derlenmesi ve analiz edilmesi için sorumlu birim ve kişiler belirlenmiştir. Stratejik Planın iki yıllık dönem için güncellenerek hazırlandığı, performans hedef ve göstergelerinin, performans programı ve faaliyet raporu ile uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Performans programında, faaliyet maliyetleri tablolarında açıklamalar bölümünün doldurulmadığı, dolayısıyla faaliyetlerin gerekçesi ve önemine ilişkin bilgiler ile faaliyet maliyetinin hesaplanmasına ilişkin hususlara yer verilmediği anlaşılmıştır. Faaliyet raporunda, mevzuatta belirlenen şekil şartlarına uyularak hazırlandığı, mali bilgiler başlığı altında temel mali tablolara yer verildiği, performans hedef ve göstergelerine performans programı ile tutarlı bir şekilde yer verilerek, hedef düzeylere ulaşamama durumlarında meydana gelen sapmaların nedenlerinin de açıklandığı görülmüştür. Bu itibarla Bakanlığın, raporun genel değerlendirme ve denetim bulguları kısmında yer

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Performans Denetim Raporu 62 alan değerlendirme ve önerileri dikkate alarak gerekli tedbirleri alması gerektiği düşünülmektedir. 2. DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU Denetlenen kamu idaresi yönetimi, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve bu Kanun uyarınca yayımlanan Stratejik Plan, Performans Programı ve İdare Faaliyet Raporlarının hazırlanmasına ilişkin yönetmelik ve kılavuzlara uygun olarak hazırlanmış olan performans bilgisi raporlarının doğru ve güvenilir bilgi içerecek şekilde zamanında Sayıştaya sunulmasından; bir bütün olarak sunulan bu raporların kamu idaresinin faaliyet ve işlemlerinin sonucunu tam ve doğru olarak yansıtmasından; kamu idaresinin amaç, hedef, gösterge ve faaliyetlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğundan; performans yönetimi ve faaliyet sonuçlarının ölçülmesine ilişkin sistemlerin amacına uygun olarak oluşturulmasından, etkin olarak işletilmesinden ve izlenmesinden; performans bilgisinin dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin denetime hazır hale getirilmesinden ve sunulmasından sorumludur. 3. SAYIŞTAYIN SORUMLULUĞU Sayıştay, denetimlerinin sonucunda hazırladığı raporlarla denetlenen kamu idarelerinin amaç, hedef, gösterge ve faaliyetlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, kamu idaresinin raporladığı performans bilgisinin güvenilirliğine ilişkin değerlendirme yapmak, performans yönetimi ve faaliyet sonuçlarını ölçen sistemleri değerlendirmekle sorumludur. 4. DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI Denetimin dayanağı; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları ve Sayıştay ikincil mevzuatıdır. Denetimin amacı, bütçe hakkının gereği olarak kamu idarelerinin faaliyet sonuçları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisine ve kamuoyuna güvenilir ve yeterli bilgi sunulması, kamu idarelerinin performansının değerlendirilmesi ile hesap verme sorumluluğu ve saydamlığın yerleştirilmesi ve yaygınlaştırılmasıdır.

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Performans Denetim Raporu 63 Denetim, kamu idaresinin faaliyet raporunda yer alan performans bilgilerinin ve bunları oluşturan kayıt ve belgelerin doğruluğu ve güvenilirliğine ilişkin denetim kanıtı elde etmek üzere; uygun denetim prosedürleri ve tekniklerinin uygulanması ile gerçekleştirilir. Bu çerçevede, Bakanlığın yayımladığı 2017 yılı Performans Programı ve 2017 yılı İdare Faaliyet Raporu incelenmiştir. 5. GENEL DEĞERLENDİRME 2017 yılı performans denetimi kapsamında Bakanlığın yayımladığı 2016-2017 dönemine ait Stratejik Plan, 2017 yılı Performans Programı ve 2017 yılı İdare Faaliyet Raporu incelenerek faaliyet sonuçlarının ölçülmesine yönelik olarak üretilen performans bilgisinin güvenilir olup olmadığı değerlendirilmiştir. Bahsi geçen dokümanlar üzerinde yapılan incelemelerde, ilgili belgelerin mevcut olduğu ve mevzuatta belirtilen zamanlarda hazırlanarak yayımlandığı görülmüştür. Performans bilgisi izleme sistemi kurulmuş ve bilgilerin izlenmesi, derlenmesi ve analiz edilmesi için sorumlu birim ve kişiler tayin edilmiştir. Stratejik plana ilişkin yapılan değerlendirmede, iki yıllık olarak hazırlanan planın ikinci yarısı olan 2017 yılı için son dönemi olduğu, belirlenen performans göstergelerine ait hedeflerden % 41’ine ulaşıldığı, %17’sine ulaşılamadığı ve % 42’sinin ise aşıldığı görülmüştür. Performans programı üzerinde yapılan incelemelerde, faaliyet maliyetleri tablolarında açıklamalar bölümünün doldurulmadığı, dolayısıyla faaliyetlerin gerekçesi ve önemine ilişkin bilgiler ile faaliyet maliyetinin hesaplanmasına ilişkin hususlara yer verilmediği anlaşılmıştır. Faaliyet raporuna ilişkin yapılan incelemelerde ise, raporun mevzuatta belirlenen şekil şartlarına uyularak hazırlandığı, mali bilgiler başlığı altında temel mali tablolara yer verildiği, performans hedef ve göstergelerine performans programı ile tutarlı bir şekilde yer verilerek, hedef düzeylere ulaşamama durumlarında meydana gelen sapmaların nedenlerinin de açıklandığı görülmüştür. Performans yönetim sistemi genel olarak, performans bilgisinin yönetimi ve raporlanmasına ilişkin idareye ait iç politikaları, yapıları ve süreçleri ifade etmektedir. İdare bu bilginin yönetilmesi ve raporlanmasına ilişkin politikaları, yapıları, görev ve sorumlulukları net bir şekilde ortaya koymuştur. Ancak sistemin iyileştirilmesi için raporun denetim bulguları

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Performans Denetim Raporu 64 bölümünde yer verilen tespit ve önerileri dikkate alarak gerekli tedbirlerin alınması gerektiği düşünülmektedir. 6. DENETİM BULGULARI A. Stratejik Planın Değerlendirilmesi Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2016–2017 dönemine ait Stratejik Plan 2016 yılında incelendiğinden, bu yıl yeniden değerlendirilmemiştir. B. Performans Programının Değerlendirilmesi BULGU 1: Faaliyet Maliyetleri Tablolarında Açıklamalara Yer Verilmemesi Performans Programı Hazırlama Rehberi ekinde yer alan ve İdare tarafından hazırlanarak Performans Programında yer verilmesi gereken Faaliyet Maliyetleri Tablolarının “Açıklamalar” bölümlerinin doldurulmadığı dolayısıyla eksik hazırlandığı görülmüştür. 05.07.2008 tarihli ve 26927 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu İdarelerince Hazırlanacak Performans Programları Hakkında Yönetmelik'in 4’üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden Performans Programlarının, bu Yönetmelik, Performans Programı Hazırlama Rehberi ve Maliye Bakanlığınca performans esaslı bütçelemeye ilişkin yapılacak diğer düzenlemelere uygun olarak hazırlanması gerekmektedir. Performans Programı Hazırlama Rehberi'nin ekinde yer alan Tablo 2-Faaliyet Maliyetleri Tablosunun “Açıklamalar” bölümünde, ilgili faaliyetin kapsamı, gerekçesi ve önemine ilişkin bilgiler ile faaliyet maliyetinin hesaplanmasına ilişkin hususlara yer verilmelidir. Ancak idarenin hazırlamış olduğu Faaliyet Maliyeti Tablolarında, “Açıklamalar” bölümüne yer verilmemiştir. Dolayısıyla söz konusu faaliyetlerin kapsamı, gerekçesi ve maliyetlerinin nasıl hesaplandığı anlaşılamamaktadır. Kamu idaresi cevabında özetle; bulguda yer verilen açıklamalara iştirak edildiği ve Bakanlıkça hazırlanacak olan 2019 Yılı Performans Programında yer verilen Faaliyet Maliyetleri Tablolarındaki “Açıklamalar” bölümünün doldurulacağı ifade edilmiştir.

T.C. Sayıştay Başkanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2017 Yılı Sayıştay Performans Denetim Raporu 65 Sonuç olarak; İştirak edilen bulguya ilişkin olarak İdare tarafından yerine getirileceği ifade edilen işlemler takip eden denetimlerde izlenecektir. C. Faaliyet Raporunun Değerlendirilmesi Herhangi bir denetim bulgusu tespit edilmemiştir. D. Faaliyet Sonuçlarının Ölçülmesi Ve Değerlendirilmesi Herhangi bir denetim bulgusu tespit edilmemiştir.

Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri