TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU 2015 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU Ağustos 2016
İÇERİK TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU 2015 YILI DÜZENLİLİK DENETİM RAPORU 1 TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMUNA BAĞLI DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ 2015 YILI DÜZENLİLİK DENETİM RAPORU 23 TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU 2015 YILI PERFORMANS DENETİM RAPORU 53
TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU 2015 YILI DÜZENLİLİK DENETİM RAPORU
İÇİNDEKİLER
KISALTMALAR KURUM Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ÖEB Ödeme Emri Belgeleri
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 1
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 2 Muhasebe ve Raporlama Sistemi Türkiye Halk Sağlığı Kurumu mali işlemlerini 5018 sayılı Kanun ile belirlenmiş muhasebeleştirme ve raporlama kurallarına göre gerçekleştirmektedir. 5018 sayılı Kanunun 49’uncu maddesinin ilk iki fıkrasında; “Muhasebe sistemi; karar, kontrol ve hesap verme süreçlerinin etkili çalışmasını sağlayacak ve malî raporların düzenlenmesi ile kesin hesabın çıkarılmasına temel olacak şekilde kurulur ve yürütülür. Kamu hesapları, kamu idarelerinin gelir, gider ve varlıkları ile malî sonuç doğuran ve öz kaynağın artmasına veya azalmasına neden olan her türlü işlemlerle garantilerin ve yükümlülüklerin belirlenmiş bir düzen içinde hesaplara kaydedilerek, yönetim ve denetim yetkilileriyle kamuoyuna gerekli bilgilerin sağlanması amacıyla tutulur.” denilmektedir. Çerçeve hesap planı ile düzenlenecek mali raporların şekil, süre ve türleri Kanun’un 49 ve 80’inci maddelerine dayanılarak düzenlenip Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ile belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre; muhasebe sistemi tahakkuk esaslıdır. Mali yıl esasına göre tutulmaktadır. Kamu İdaresinin bütün varlık ve yükümlülükleri, gelir ve giderleri ile garantileri gibi tüm mali işlemlerini kapsar. Mali raporlamanın amacı; yöneticilere, kamuoyuna ve denetim yetkililerine bilgi sunmaktır. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, hesap ve kayıt düzeninde saydamlık, hesap verilebilirlik ve tekdüzenin sağlanması, işlemlerinin kayıt dışında kalmasının önlenmesi, faaliyetlerinin gerçek mahiyetlerine uygun olarak sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirilmesi; mali tablolarının zamanında, doğru, muhasebenin temel kavramları ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri çerçevesinde, uluslararası standartlara uygun, yönetimin ve ilgili diğer kişilerin bilgi ihtiyaçlarını karşılayacak ve kesin hesabın çıkarılmasına temel olacak; karar, kontrol ve hesap verme süreçlerinin etkili çalışmasını
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 3
sağlayacak şekilde hazırlanması ve yayımlanması ile mali istatistiklerin hazırlanması ve
yayımlanmasına ilişkin usul, esas, ilke ve standartların belirlenmesidir.” hükmü yer
almaktadır.
Bu amacın gerçekleştirilmesi için; işlemlerin kayıt dışında kalmasının önlenmesi ile
birlikte muhasebenin temel kavramları ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri çerçevesinde,
uluslararası standartlara uygun olarak hazırlanan mali tabloların belirlenen sürelerde yönetim
ve ilgililerin bilgisine sunulması gerekmektedir.
Yönetmeliğin 310’uncu maddesinde kendi adına ekonomik varlık edinebilen,
yükümlülük üstlenebilen, diğer kamu idareleri veya üçüncü şahıslarla ekonomik ilişkilere
girebilen kapsama dâhil her kamu idaresinin bir kurumsal birim ve her kurumsal birimin bir
mali raporlama birimi olduğu; 311’inci maddesinde kapsama dâhil kamu idarelerinin mali
hizmetler birim yöneticilerinin, mali raporlama kapsamındaki mali tabloların belirlenen
standartlara uygun olarak hazırlanmasından, üst yöneticilerin de bu hususları gözetmekten ve
belirlenen süreler içinde yayımlanmasından sorumlu olduğu; 312’nci maddesinde kamu
idarelerince, detaylı hesap planlarında yer alan hesaplardan aylık mizan ve yıllık olarak geçici
ve kesin mizanların düzenleneceği; 313’üncü maddesinde kamu idarelerince hazırlanacak
temel mali tabloların Bilanço, Faaliyet Sonuçları Tablosu ve Nakit Akış Tablosu olduğu; 314-
316’ncı maddelerinde bu tabloların mahiyetleri ve nasıl düzenleneceği; 327’nci maddesinde
de mali tabloların hangi dönemlerde hazırlanıp yayımlanacağı belirtilmiştir.
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu muhasebe hizmetleri merkezde Merkez Saymanlık
Müdürlüğü, taşrada ise defterdarlıklar tarafından yürütülmektedir.
2. DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU
Denetlenen kamu idaresinin yönetimi, tabi olduğu muhasebe standart ve ilkelerine
uygun olarak mali rapor ve tabloların doğru ve güvenilir bilgi içerecek şekilde hazırlanarak
kamuoyunun bilgisine ve denetim yetkililerine zamanında sunulmasından, bir bütün olarak
sunulan bu mali tabloların kamu idaresinin faaliyet ve işlemlerinin sonucunu tüm önemli
yönleriyle doğru ve güvenilir olarak yansıtmasından ve ister hata isterse yolsuzluktan
kaynaklansın bu mali rapor ve tabloların önemli hata veya yanlış beyanlar içermemesinden;
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 4 kamu idaresinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğundan; mali yönetim ve iç kontrol sistemlerinin amacına uygun olarak oluşturulmasından, etkin olarak işletilmesinden ve izlenmesinden, mali tabloların dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin denetime hazır hale getirilmesinden ve sunulmasından sorumludur. 3. SAYIŞTAYIN SORUMLULUĞU Sayıştay, denetimlerinin sonucunda hazırladığı raporlarla denetlenen kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, mali rapor ve tablolardan yararlanacak olanlara makul güvence vermek amacıyla mali raporların güvenilirliğine ve doğruluğuna ilişkin görüş bildirmek, kaynakların etkili ve ekonomik ve mevzuatına uygun kullanılmasının sağlanması amacıyla kurulup işletilmesi gereken mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmekle sorumludur. 4. DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI Denetimin dayanağı; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları, Sayıştay ikincil mevzuatı ve denetim rehberleridir. Denetim, mali saydamlığın ve hesap verilebilirliğin sağlanması amacıyla; kamu idaresinin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek ve mali rapor ve tablolarının kamu idaresinin tüm faaliyet ve işlemlerinin sonucunu doğru ve güvenilir olarak yansıttığına ilişkin makul güvence elde etmek ve mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmek amacıyla tasarlanmıştır. Kamu zararı iddialarına ilişkin hususlara bu raporda değil yargılamaya esas raporda yer verilmektedir. Türkiye Halk Sağlığı Kurumu mali işlemlerini, 5018 sayılı Kanun’un 49 ve 80’ inci maddelerine dayanılarak düzenlenip Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ile belirlenen esaslara uygun olarak raporlamak zorunda olup, denetim, mali tablolar dikkate alınarak gerçekleştirilmektedir. Denetimin kapsamını, kamu idaresinin mali rapor ve tabloları ile gelir, gider ve
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 5 mallarına ilişkin tüm mali faaliyet, karar ve işlemleri ve bunlara ilişkin kayıt, defter, bilgi, belge ve verileri (elektronik olanlar dâhil) ile mali yönetim ve iç kontrol sistemleri oluşturmaktadır. Kamu İdaresi Hesaplarının Sayıştaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslar’a 8/12/2013 tarih ve 28845 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik ile eklenen geçici madde ile kurumsal mali tabloların Sayıştaya gönderilmesi 2013, 2014 ve 2015 yıllarını kapsamak üzere 2016 yılına kadar üç yıl ötelenmiş iken, Maliye Bakanlığınca kamu idarelerine ait mali tabloların düzenlenebilmesine esas olmak üzere Say2000i muhasebe otomasyon programı ve muhasebe yönetmeliklerinde yapılan düzenlemeler çerçevesinde ilk defa 2015 yılı sonu itibarıyla kamu idaresi mali tablolarının sunulabilmesi zemini hazırlanmış ve KBS üzerinden kamu idarelerine sunulmaya başlanmıştır. Bu kapsamda, Usul ve Esaslar’ın 5’inci maddesine göre hesap dönemi sonunda verilecek olan cetvel ve mali tablolardan daha önce sunulabilen bütçe giderleri ve ödenekler tablosu ve taşınır kesin hesap cetveli ile taşınır hesabı icmal cetveline ilave olarak;
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 6 sunmuştur. Birimlere ait faaliyet sonuçları konsolide edilmeden birleştirildiği için bilançoda, aynı anda olumlu ve olumsuz faaliyet sonucu ortaya çıkmaktadır. Farklı muhasebe birimleri tarafından gerçekleştirilen işlemler yıl sonu itibariyle konsolide edilemediğinden, verilen tablolar farklı birimlerce hazırlanan veri setlerinin alt alta toplamlarından oluşmaktadır. Bu nedenle yukarıda Sayıştaya verildiği belirtilen tablolar, farklı muhasebe birimlerince oluşturulan yevmiye kayıtlarının bir araya getirilmiş halidir. Denetim çalışmaları, bu çerçevede hazırlanan mali tablolarla birlikte Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun muhasebe hizmetlerinin yürütüldüğü muhasebe birimlerindeki cetvel, belgeler, yevmiye kayıtları, yevmiye kayıtlarına esas belgeler ve bunlara dayanak oluşturan ilgili harcama birimleri arşivlerinde muhafaza edilen kanıtlayıcı belgeler esas alınarak bu belgelerin tamlık, doğruluk, tutarlılık ve tabi olduğu mevzuatına uygunluğu açısından yürütülmüştür.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 7 5. DENETİM GÖRÜŞÜ Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 yılına ilişkin yukarıda belirtilen ve ‘‘Denetimin Dayanağı Amacı, Yöntemi ve Kapsamı” bölümünde açıklanan çerçevede ekte sunulan mali rapor ve tablolarının doğru ve güvenilir bilgi içerdiği kanaatine varılmıştır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 8 6. DENETİM GÖRÜŞÜNÜ ETKİLEMEYEN TESPİT VE DEĞERLENDİRMELER BULGU 1: Sosyal Tesislerin Mali İşlemlerinin 5018 Sayılı Kanun’a Uygun Biçimde Yürütülmemesi ve Raporlanmaması İdare bünyesinde faaliyet göstermekte olan sosyal tesislerin mali işlemlerinin 5018 Sayılı Kanun’a uygun biçimde yürütülmediği ve raporlanmadığı tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçe türleri ve kapsamı” başlıklı 12’nci maddesinde: “Genel yönetim kapsamındaki idarelerin bütçeleri; merkezî yönetim bütçesi, sosyal güvenlik kurumları bütçeleri ve mahallî idareler bütçeleri olarak hazırlanır ve uygulanır. Kamu idarelerince bunlar dışında herhangi bir ad altında bütçe oluşturulamaz. Merkezî yönetim bütçesi, bu Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idarelerinin bütçelerinden oluşur” hükmü yer almıştır. Sözkonusu maddede; (I) sayılı cetvelde genel bütçeli idarelerin; (II) sayılı cetvelde özel bütçeli idarelerin; (III) sayılı cetvelde de düzenleyici ve denetleyici kurumların yer aldığı belirtilmektedir. Kanun’un 31’inci maddesinde ise “harcama yetkisi ve yetkilisi”ne ilişkin düzenleme yapılmıştır. Maddeye göre, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir. Harcama yetkilileri, bütçede öngörülen ödenekleri kadar; ödenek gönderme belgesiyle kendisine ödenek verilen harcama yetkilileri ise tahsis edilen ödenek tutarında harcama yapabilir. Kanun’un 33’üncü maddesinde ise; bütçeden bir giderin nasıl yapılabileceği hususu düzenlenmiştir. Giderin gerçekleştirilmesi için harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması gerekmekte olup, tutarın hak sahibine ödenmesiyle süreç tamamlanmaktadır. Süreçte, ödeme işini gerçekleştiren muhasebe yetkilisine ilişkin düzenlemeler ise Kanun’un 61 ve 62’nci maddelerinde aşağıdaki biçimde yapılmıştır: “Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 9
ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması,
ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve
raporlanması işlemleridir. Bu işlemleri yürütenler muhasebe yetkilisidir”.
“Muhasebe yetkilisi adına ve hesabına para ve parayla ifade edilebilen değerleri
geçici olarak almaya, vermeye ve göndermeye yetkili olanlar muhasebe yetkilisi mutemedidir.
Muhasebe yetkilisi mutemetleri doğrudan muhasebe yetkilisine karşı sorumludur. Muhasebe
yetkilisi mutemetlerinin görevlendirilmeleri, yetkileri, denetimi, tutacakları defter ve belgeler
ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir”.
Kanun’un 62’nci maddesinde, muhasebe yetkilisi görevini yürütmek üzere
atanacakların taşıması gereken şartlar düzenlenmiştir.
“Muhasebe yetkilisi görevini yürütmek üzere atanacakların, 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun 48’inci maddesinde belirtilenler ile aşağıdaki şartları taşıması
gerekir:
a) En az dört yıllık yüksek öğrenim görmüş olmak.
b) Kamu idarelerinin muhasebe hizmetlerinde en az dört yıl çalışmış olmak koşuluyla
bu idarelerde muhasebe yetkilisi yardımcısı veya eşiti görevlerde bulunmak.
c) Muhasebe yetkilisi sertifikası almış olmak.
d) Son üç yıl içerisinde olumsuz sicil almamış olmak.
e) Aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almamış olmak.
f) Görevin gerektirdiği bilgi ve temsil yeteneğine sahip olmak.”
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; bütçenin sadece kamu
idarelerince hazırlanabileceği, bütçeden harcama yapılabilmesi için bütçeyle ödenek tahsis
edilen bir harcama birimi olmasının zorunlu olduğu, harcama yapılabilmesi için de harcama
talimatı sonrasında Kanun’da belirtilen nitelikleri haiz muhasebe yetkililerince ödeme
yapılabileceği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, gelirlerin ve alacakların tahsili, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 10 emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması da sadece Kanun’un 62’nci maddesindeki muhasebe yetkilileri tarafından yapılabilmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 191’inci maddesinde, memurların sosyal tesis ihtiyaçları hususu düzenlenmiş; “Devlet Memurları için lüzum ve ihtiyaç görülen yerlerde çocuk bakımevi ve sosyal tesisler kurulabilir. Bunların kuruluş ve işletme esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nca birlikte hazırlanacak genel yönetmelikle belirlenir” hükmüne yer verilmiştir. İdare bünyesinde, “Gündüz Çocuk Bakımevi” ve “Yemekhane” olmak üzere iki adet sosyal tesis faaliyet göstermektedir ve sözkonusu sosyal tesislerin, 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname gereğince çıkarılan Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin Tebliğ ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca İşletilen Sosyal Tesislerin Muhasebe Uygulamalarına Dair Esas ve Usuller gereğince işlemlerini gerçekleştirdikleri tespit edilmiştir. Tebliğ’de: Merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsleri, kamu bankaları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının tasarrufunda bulunan eğitim ve dinlenme tesisi, misafirhane, kreş, çocuk bakımevi, spor tesisi ve benzeri sosyal ve destek amaçlı tesislerden dinlenme amacıyla veya diğer amaçlarla yararlanacaklardan alınacak yemek, konaklama ve diğer hizmet bedellerinin tespitinde ve elde edilen gelirlerin kullanımında uyulması gereken esas ve usuller, Kamu kurum ve kuruluşlarınca işletilen kreş ve çocuk bakımevi gibi tesislerin sosyal tesis kapsamında olması nedeniyle, bu tesislerin giderlerine bütçeden katkıda bulunulmayacağı, dolayısıyla bunların her türlü giderlerinin (temizlik hizmeti alımı dahil) kreş ve çocuk bakımevlerinin kendi gelirlerinden karşılanacağı, Sosyal tesislerle ilgili olarak yapılacak ödeme ve tahsilatın banka vasıtasıyla yapılacağı; sosyal tesis paralarının, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait bankalarda muhafaza edileceği ve görevliler nezdinde kurum amirleri tarafından belirlenen miktarın üzerinde nakit bulundurulmayacağı
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 11 hususları düzenlenmiştir. Esas ve Usuller, kamu kurum ve kuruluşlarınca işletilen sosyal tesislerin hesap ve kayıt düzeninde saydamlık, hesap verilebilirlik ve tekdüzenin sağlanması; işlemlerinin kayıt altına alınması, faaliyetlerinin gerçek mahiyetlerine uygun olarak sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirilmesi, mali tablolarının zamanında, doğru, muhasebenin temel kavramları ve genel kabul görmüş ilkeleri çerçevesinde, yönetimin ve diğer ilgili kişilerin bilgi ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hazırlanması ve raporlanması amacıyla tanzim edilmiştir. Esas ve Usuller’de ayrıca, muhasebe işlemlerinin yürütülmesinden ve kayıtlara alınmasından, muhasebe görevlisinin sorumlu olduğu; hesapların mali yıl esasına göre tutulacağı; kapsama dahil her bir sosyal tesisin raporlama birimi olduğu ve kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı sosyal tesislerin mali raporlarının bu kurumların merkezinde konsolide edilip belirlenen sürelerde Bakanlığa gönderileceği belirtilmektedir. Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Gündüz Çocuk Bakımevi ile ilgili olarak yapılan incelemede; Gündüz Çocuk Bakımevi’nin kendine mahsus bütçesinin olmadığı, Genel Bütçe ve Döner Sermaye ödeneklerinden herhangi bir ödenek tahsis edilmediği, velilerden toplanan paraların kreşin gelirlerini oluşturduğu, bunların Bakımevi adına Ziraat Bankası hesabına yatırıldığı, kira ödenmediği, elektirik, su ve ısınma giderlerinin kurumdan karşılandığı, personel giderlerinin bir bölümü (13 Sözleşmeli Personel), gıda, kırtasiye ve eğitim materyalleri, oyuncak, temizlik giderlerinin Gündüz Çocuk Bakımevi gelirlerinden karşılandığı, Kreş için yapılacak mal ve malzeme alımlarının; kreş müdürü, kreş muhasebe kayıtlarını tutmakla görevli kişi ile komisyon üyesi olarak belirlenen bir kişiden oluşan üç kişilik kreş komisyonu tarafından yapılmakta olduğu, Ancak söz konusu alımların, kreş komisyonu tarafından yapılmasına ilişkin resmi bir görevlendirme yazısını bulunmadığı, Gelir ve giderlerin Sosyal Tesis Muhasebe Takip Sistemi’ne düzenli olarak kaydedilmekte ve dosyalanmakta olduğu, 3 aylık tablolar halinde Sosyal Tesis Muhasebe Takip Sistemi’nden Maliye Bakanlığına gönderildiği, yılsonunda gelirlerin giderlerden fazla olması durumunda, bu paranın banka hesabında kaldığı ve gelecek yıl harcamaları için
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 12 kullanıldığı; söz konusu paranın, Kurum bütçesine aktarılmadığı, tespit edilmiştir. Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Yemekhanesi ile ilgili olarak yapılan incelemede; Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne, Türkiye Tıbbi Cihaz ve İlaç Kurumu’na, Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğü’ne protokol karşılığı yemek verilmekte olduğu; ulaşım, yemek dağıtımı ve diğer işlerin yemek hizmeti alan kurumlara ait olduğu, Yemek servisi giderleri için kurum bütçesine ödenek konulduğu; Genel Bütçe’den alınan katkı paylarının, personelin maaşından kesilen tutarlar ile birlikte Yemekhane’nin Ziraat Bankası hesabına aktarıldığı; bütçeden aktarılan ve memurlardan toplanan paranın yemekhanenin gelirini oluşturduğu; yılsonunda kalan paranın vadesiz hesapta tutulduğu ve Kurum bütçesine aktarılmadığı, tespit edilmiştir. Mevcut durumda sosyal tesislerin faaliyetleri, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda belirtilen temel mali çerçeve ile uyumlu değildir. Tesislerden faydalanan kişilerden tahsil edilecek tutarlar her yıl yukarıda belirtilen tebliğler ile belirlenmesine rağmen, gelir ve giderleri ile bunlara ilişkin belgeler, kamu idaresi muhasebe belgeleri ve bütçelerinden ayrı tutulmaktadır. Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği’ne göre; sosyal tesisler adına, kamu idaresi hesaplarından ayrı olarak, kamu ve özel bankalarda hesap açtırılabilmektedir. Bu düzenlemelere göre sözkonusu tesisler, kamu idaresi bünyesinde olup aynı zamanda kamu idaresinden ayrı hesap takibi yaptığından, yıl sonunda mevcut ise işletme kârının ne yapılacağı veya zararlarının ne şekilde karşılanacağı hususu belirsizdir. Diğer taraftan, sosyal tesisler adına açılan banka hesapları, kamu idaresi hesaplarına aktarılmamakta ve bu hesaplar içerisine dahil edilmemektedir. İdare’nin mali tablolarında gösterilmeyen 2 adet sosyal tesisin gelir ve giderlerine ilişkin bilgiler aşağıda gösterilmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 13 Tablo: Sosyal Tesis Gelir-Gider Durumu Sosyal Tesis Sayısı : 2 01.01.2015–31.12.2015 Dönemi Sosyal Tesislerin Gelir-Gider Tablosu Bilanço Hesabı Esasına Tabi Sosyal Tesis Gider (1) Gelir (2) Fark (2-1) Yemekhane 3.198.442,31 3.298.746,49 100.304,18 İşletme Hesabı Esasına Tabi Olan Sosyal Tesis Gider (1) Gelir (2) Fark (2-1) Gündüz Çocuk Bakımevi 363.507,28 366.379,11 2.871,83 Kamu idaresi cevabında; Merkez teşkilatında hali hazırda 2 adet (gündüz çocuk bakımevi ve yemekhane) sosyal tesis bulunduğu, Sosyal tesislerden birisi olan yemekhanenin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK) “Yiyecek Yardımı Yönetmeliği”ne göre çalışanlara öğle yemeği hizmeti verilmesi için açılmış olup, söz konusu Yönetmelik kapsamında çıkarılan Usul ve Esaslar çerçevesinde işletildiği, Yemekhane gelirlerinin ise, Genel bütçenin memurların öğle yemeğine yardım kalemi ile DMK nun 212 inci maddesine dayanılarak hazırlanan ve Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Tebliğe istinaden hizmetten faydalananlardan alınan katkı paylarından oluştuğu, Kurumda hizmet veren diğer bir sosyal tesisin ise “Gündüz Çocuk Bakımevi” olduğu, “Kamu Kuruluşlarında Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmeliğe” uygun olarak
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 14 açıldığı “THSK Gündüz Çocuk Bakımevi İşletilmesine İlişkin Usul ve Esaslar” çerçevesinde diğer kamu kurumlarına da hizmet verdiği, Sosyal tesislerin muhasebe işlemlerinin, 178 sayılı “Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK” nın 11 inci Maddesine istinaden hazırlanan “Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca İşletilen Sosyal Tesislerin Muhasebe Uygulamalarına Dair Esas ve Usuller”e uygun olarak yürütüldüğü ve söz konusu işlemlerin Sosyal Tesisler Muhasebe Takip Modülü üzerinden geçekleştirilerek, hazırlanan raporların Maliye Bakanlığına gönderildiği, Bulguya konu Gündüz Çocuk ve Bakımevi alımlarıyla ilgili olarak ise mal ve malzeme alımları komisyonu oluşturulduğu, Yönetmeliğe uygun olarak oluşturulan “satınalma komisyonu”nun alımlara yönelik süreci daha iyi yönetmesi konusunda gerekli tedbirlerin alınacağı, ayrıca muhasebe takip modülünü kullanmakla görevli personelin, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanunu’nun 62 inci maddesine uygun kişilerden seçileceği, yıl sonu kalan ödeneğin ilgili tebliğe göre (Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin Tebliğ) tadilat, kıdem tazminatı vb. giderler ayrıldıktan sonra mali tablolarda raporlanabilmesi için genel bütçeye aktarılması hususunda gerekli hassasiyetin gösterileceği bildirilmiştir. Sonuç olarak 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçe türleri ve kapsamı” başlıklı 12’nci maddesinde, genel yönetim kapsamındaki idarelerin bütçelerinin merkezî yönetim bütçesi, sosyal güvenlik kurumları bütçeleri ve mahallî idareler bütçeleri olarak hazırlanacağı ve uygulanacağı, kamu idarelerince bunlar dışında herhangi bir ad altında bütçe oluşturulamayacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıca 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve ikincil mevzuatı bütçeden harcama yapılabilmesi için, bütçeyle ödenek tahsis edilen bir harcama birimini zorunlu kıldığı gibi, harcama yapabilme yetkisinin harcama yetkililerinde olduğunu, muhasebe hizmetlerini muhasebe yetkilisinin gerçekleştireceğini ve muhasebe yetkilisinin görev ve sorumlulukları, atanmasına ilişkin usul ve esasları net bir şekilde belirlemiştir. Kurum bünyesinde faaliyet gösteren sosyal tesislerin, kurum bütçesinden ayrı bir gelir ve giderinin olması, muhasebe hizmetlerinin muhasebe yetkilisi tarafından yürütülmemesi, mali işlemlerin Kurum mali raporlarında yer almaması 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na aykırılık teşkil etmektedir. Sosyal tesislerce gerçekleştirilen işlemlerin, 5018 sayılı Kanun kapsamındaki işlemler olduğu göz önünde bulundurulduğunda; bütçe, muhasebeleştirme, yetki ve sorumlulukların
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 15 5018 sayılı Kanuna paralel bir biçimde düzenlenmesi ile sosyal tesislerin mali işlemlerinin, Bakanlığın mali tablolarında raporlanması gerekmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 16 7. EKLER Ek 1: Kamu İdaresi Mali Tabloları Faaliyet Sonuçları Tablosu Ekonomik Kodlar GİDERİN TÜRÜ Cari Yıl (N) Ekonomik Kodlar GELİRİN TÜRÜ Cari Yıl (N) 630 GİDERLER HESABI 7.596.771.745,37 600 GELİRLER HESABI 954.427.380,00 630 01 Personel Giderleri 1.571.813.843,93 600 01 Vergi Gelirleri 869.325.562,98 630 01 01 Memurlar 1.468.549.231,61 600 01 01 Gelir ve Kazanç Üzerinden Alınan Vergiler 812.009.021,86 630 01 02 Sözleşmeli Personel 14.925.159,20 600 01 03 Dahilde Alınan Mal ve Hizmet Vergileri 6.170.165,70 630 01 03 İşçiler 66.943.905,38 600 01 05 Damga Vergisi 51.110.631,60 630 01 04 Geçici Personel 21.395.547,74 600 01 06 Harçlar 35.743,82 630 02 Sosyal Güvenlik Kurumlarına Devlet Primi Giderleri 370.170.020,56 600 03 Teşebbüs ve Mülkiyet Gelirleri 10.618.282,48 630 02 01 Memurlar 352.665.106,11 600 03 01 Mal ve Hizmet Satış Gelirleri 250.593,88 630 02 02 Sözleşmeli Personel 1.820.484,82 600 03 04 Kurumlar Hasılatı 674.698,35 630 02 03 İşçiler 12.460.207,46 600 03 05 Kurumlar Karları 3.956.383,99 630 02 04 Geçici Personel 3.208.732,22 600 03 06 Kira Gelirleri 5.736.606,26 630 02 99 Sosyal Güvenlik Primi Ödemeleri Gecikme Cezası ve Zamları 15.489,95 600 04 Alınan Bağış ve Yardımlar ile Özel Gelirler 13.186.001,95 630 03 Mal ve Hizmet Alım Giderleri 4.886.573.418,34 600 04 01 Yurt Dışından Alınan Bağış ve Yardımlar 43.459,50 630 03 02 Tüketime Yönelik Mal ve Malzeme Alımları 28.656.945,06 600 04 03 Diğer İdarelerden Alınan Bağış ve Yardımlar 337.744,08 630 03 03 Yolluklar 28.529.412,55 600 04 04 Kurumlardan ve Kişilerden Alınan Yardım ve Bağışla 12.793.497,99 630 03 04 Görev Giderleri 1.566.007,01 600 04 05 Proje Yardımları 11.300,38 630 03 05 Hizmet Alımları 4.820.927.012,86 600 05 Diğer Gelirler 56.473.274,95
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 17 Ekonomik Kodlar GİDERİN TÜRÜ Cari Yıl (N) Ekonomik Kodlar GELİRİN TÜRÜ Cari Yıl (N) 630 03 06 Temsil ve Tanıtma Giderleri 17.569,80 600 05 01 Faiz Gelirleri 238.425,72 630 03 07 Menkul Mal, Gayrimaddi Hak Alım, Bakım ve Onarım 3.233.660,23 600 05 02 Kişi ve Kurumlardan Alınan Paylar 213.368,63 630 03 08 Gayrimenkul Mal Bakım ve Onarım Giderleri 3.642.810,83 600 05 03 Para Cezaları 16.048.760,50 630 05 Cari Transferler 9.015.614,50 600 05 09 Diğer Çeşitli Gelirler 39.972.720,10 630 05 03 Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara Yapılan Transferler 9.015.614,50 600 11 Değer ve Miktar Değişimleri Gelirleri 512,16 630 07 Sermaye Transferleri 10.417.436,31 600 11 01 Döviz Mevcudunun Değerlenmesinde Oluşan Olumlu Kur 90,47 630 07 01 Yurtiçi Sermaye Transferleri 10.417.436,31 600 11 08 Kur Değişikliği Dışındaki Değ.ve Mik.Değişiml.Kaynak. Gelir 421,69 630 12 Gelirlerin Ret ve İadesinden Kaynaklanan Giderler 119.276.403,51 600 25 Kamu İd Bedelsiz Olarak Alınan Mali Olmayan VElEd Gel 4.823.745,48 630 12 01 Vergi Gelirlerilerinin Ret ve İadesinden Kaynaklan 119.070.796,76 600 25 01 Gen BütKap Kamu İdBedelsiz Olarak Al Mali Olmayan VElEd Gel 2.170.850,49 630 12 03 Teşebbüs ve Mülkiyet Gelirlerinin Ret ve İadesinde 57.562,75 600 25 02 Özel BütKap Kamu İd Bedelsiz Ol Al Mali Olmayan VElEd Gel 2.212.368,27 630 12 05 Diğer Gelirlerin Ret ve İadesinden Kaynaklanan Gid 148.044,00 600 25 03 Düz ve Den Kur Bedelsiz Olarak Alınan Mali OlmayanVElEd Gel 59.863,00 630 13 Amortisman Giderleri 31.414.331,93 600 25 04 Sosyal Güv Kur Bedelsiz Olarak Alınan Mali Olmayan VElEd Gel 173.624,02 630 13 01 Maddi Duran Varlıkların Amortisman Giderleri 30.863.753,06 600 25 05 Mahalli İd Bedelsiz Olarak Alınan Mali Olmayan VElEd Gel 207.039,70 630 13 02 Maddi Olmayan Duran Varlıkların Amortisman Giderle 70.728,88 630 13 03 Diğer Duran Varlıkların Amortisman Giderleri 479.849,99 630 14 İlk Madde ve Malzeme Giderleri 539.635.359,33 630 14 01 Kırtasiye Malzemeleri 17.772.999,72 630 14 02 Beslenme, Gıda Amaçlı ve Mutfakta Kullanılan Tüketim Malzeme 85.171,51 630 14 03 Tıbbi ve Laboratuar Sarf Malzemeleri 410.106.851,88 630 14 04 Yakıtlar, Yakıt Katkıları ve Katkı Yağlar 3.319.599,38 630 14 05 Temizleme Ekipmanları 1.339.696,96 630 14 06 Giyecek, Mefruşat ve Tuhafiye Malzemeleri 539.130,21
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 18 Ekonomik Kodlar GİDERİN TÜRÜ Cari Yıl (N) Ekonomik Kodlar GELİRİN TÜRÜ Cari Yıl (N) 630 14 07 Yiyecek 82.272,60 630 14 08 İçecek 7.533,77 630 14 09 Canlı Hayvanlar 72,50 630 14 10 Zirai Maddeler 253.701,95 630 14 11 Yem 261.183,26 630 14 12 Bakım Onarım ve Üretim Malzemeleri 1.221.164,25 630 14 13 Yedek Parçalar 722.425,10 630 14 14 Nakil Vasıtaları Lastikleri 72.412,05 630 14 15 Değişim, Bağış ve Satış Amaçlı Yayınlar 322.454,48 630 14 16 Spor Malzemeleri Grubu 0,81 630 14 17 Basınçlı Ekipmanlar 8.793,00 630 14 99 Diğer Tüketim Amaçlı Malzemeler 103.519.895,90 630 20 Silinen Alacaklardan Kaynaklanan Giderler 111.370,85 630 20 02 Kişilerden Alacaklardan Silinenler 111.370,85 630 25 Kamu İd Bedelsiz Ol Devr Mali Olmayan Varlıklardan Kay Gid 12.033.662,73 630 25 01 Genel BütKap Kamu İdarelerine Bedelsiz Olarak Dev Var KayGid 3.020.720,12 630 25 02 Özel Bütçe Kap Kamu İd Bedelsiz Olarak Dev Var KayGid 8.903.903,33 630 25 03 Düz ve Den Kurumlara Bedelsiz Olarak Dev Var KayGid 108.992,84 630 25 04 Sosyal Güvenik Kurumlarına Bedelsiz Olarak Dev Var KayGid 46,44 630 30 Proje Kapsamında Yapılan Cari Giderler 41.252.872,32 630 30 06 Proje Kapsamında Yapılan Cari Giderler 41.252.872,32 630 99 Diğer Giderler 5.057.411,06 630 99 99 Yukarıda Tanımlanmayan Diğer Giderler 5.057.411,06
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 19
GİDERLER TOPLAMI( A) 7.596.771.745,37
GELİRLER TOPLAMI( B) 954.427.380,00
İNDİRİM ;İADE;İSKONTO TOPLAMI (C) 0,00 NET GELİR ( D= B- C) 954.427.380,00 FAALİYET SONUCU D- A -6.642.344.365,37
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 20 BİLANÇO Kurum Kodu : 15.76 Adı: TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU Yıl : 2015 AKTİF HESAPLAR N Yılı2015 10 HAZIR DEĞERLER -1.278.721,15 102BANKA HESABI 103VERİLEN ÇEKLER VE GÖNDERME EMİRLERİHESABI ( -) 104PROJE ÖZEL HESABI 67.416,33 -1.346.412,47 274,99 12 FAALİYET ALACAKLARI 54.658,84 126 VERİLEN DEPOZİTO VE TEMİNATLAR HESABI 54.658,84 14 DİĞER ALACAKLAR 3.390.204,91 140 KİŞİLERDEN ALACAKLAR HESABI 3.390.204,91 15 STOKLAR 889.203.971,34 150 İLK MADDE VE MALZEME HESABI 889.203.971,34 16 ÖN ÖDEMELER 105.454.700,67 162 BÜTÇE DIŞI AVANS VE KREDİLER HESABI 164 AKREDİTİFLER HESABI 79.101.634,13 26.353.066,54 2 DURAN VARLIKLAR 61.962.809,97 22 FAALİYET ALACAKLARI 51.122,00 226 VERİLEN DEPOZİTO VE TEMİNATLAR HESABI 51.122,00 24 MALİDURAN VARLIKLAR 43.082.385,55 242 DÖNER SERMAYELİKURULUŞLARA YATIRILAN SERMAYELER H 43.082.385,55 25 MADDİDURAN VARLIKLAR 18.773.244,47 252BİNALAR HESABI 253TESİS, MAKİNE VE CİHAZLAR HESABI 254TAŞITLAR HESABI 255DEMİRBAŞLAR HESABI 257BİRİKMİŞAMORTİSMANLAR HESABI ( -) 258YAPILMAKTA OLAN YATIRIMLAR HESABI 5.413.827,52 130.999.399,10 55.780.203,17 91.793.699,56 -268.031.715,27 2.817.830,39 26 MADDİOLMAYAN DURAN VARLIKLAR 0,00 260 HAKLAR HESABI 268 BİRİKMİŞAMORTİSMANLAR HESABI ( -) 321.485,02 -321.485,02 29 DİĞER DURAN VARLIKLAR 56.057,95 294 ELDEN ÇIKARILACAK STOKLAR VE MADDİDURAN VARLIKLAR 299 BİRİKMİŞAMORTİSMANLAR HESABI ( -) 24.143.717,64 -24.087.659,69 PASİF HESAPLAR N Yılı2015 3 KISA VADELİYABANCI KAYNAKLAR 14.285.658,33 32 FAALİYET BORÇLARI 10.833.101,37 320 BÜTÇE EMANETLERİHESABI 2.118.901,82 325 NAKIT TALEP VE TAHSİSLERİHESABI 8.714.199,55 33 EMANET YABANCI KAYNAKLAR 2.250.177,40 330 ALINAN DEPOZİTO VE TEMİNATLAR HESABI 1.174.062,46 333 EMANETLER HESABI 1.076.114,94 36 ÖDENECEK DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLER 1.202.379,56 361 ÖDENECEK SOSYAL GÜVENLİK KESİNTİLERİHESABI 1.146.044,77 362 FONLAR VEYA DİĞER KAMU İDARELERİADINA YAPILAN TA 56.334,79 4 UZUN VADELİYABANCI KAYNAKLAR 7,20 43 DİĞER BORÇLAR 7,20 430 ALINAN DEPOZİTO VE TEMİNATLAR HESABI 7,20 5 ÖZ KAYNAKLAR 1.044.501.959,05 50 NET DEĞER 762.065.884,48 500 NET DEĞER HESABI 762.065.884,48 51 DEĞER HAREKETLERİ 12.951.175.259,51 519 DEĞER HAREKETLERİSONUÇHESABI 12.951.175.259,51 58 GEÇMİŞYILLAR OLUMSUZ FAALİYET SONUÇLARI -6.026.394.819,57 580 GEÇMİŞYILLAR OLUMSUZ FAALİYET SONUÇLARI HESABI ( -6.026.394.819,57 59 DÖNEM FAALİYET SONUÇLARI -6.642.344.365,37 590 DÖNEM OLUMLU FAALİYET SONUCU HESABI 1.737.999,71 591 DÖNEM OLUMSUZ FAALİYET SONUCU HESABI ( -) -6.644.082.365,08 AKTİF TOPLAMI 1.058.787.624,58 PASİF TOPLAMI 1.058.787.624,58
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 21 T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI 06520 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 48 00 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr http://www.sayistay.gov.tr
TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMUNA BAĞLI DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ 2015 YILI DÜZENLİLİK DENETİM RAPORU
İÇİNDEKİLER
KISALTMALAR KHK Kanun Hükmünde Kararname TDMS Tek Düzen Muhasebe Sistemi THSK Türkiye Halk Sağlığı Kurumu
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 23
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik
Denetim Raporu
24
Tablo 1: Bütçe ve Harcamaların Ekonomik Sınıflandırmaya Göre Dağılımı
(2015)
Gider Detayı Toplam Bütçe
(TL)
Harcanan
(TL)
G.Oranı
(%)
Yatırım Giderleri 162.454.062 143.517.490 88
Personel Giderleri 935.380.550 913.478.151 98
Kanuni Yükümlülükler 50.744.628 43.699.899 86
Diğer İşletme Giderleri 124.415.430 116.394.030 94
Tıbbi Malz. - İlaç - Lab. Giderleri 77.262.150 68.067.782 88
Hizmet Alım Giderleri 327.827.392 317.203.463 97
Toplam 1.678.084.212 1.602.360.815 95
Gider Bütçesi Denge Payı 83.345.971 - -
Genel Toplam 1.761.430.183 1.602.360.815 91
Tablo incelendiğinde; %53’lük dilimle toplam döner sermaye bütçesinin yarısından
fazlasını personele ayrılan ödenekler teşkil etmekte; temizlik, güvenlik veri hazırlama
personeline yapılan ve hizmet alım giderlerinin %36’sına isabet eden 113.200.000 TL
tutarındaki ödeme de dahil edildiğinde tüm gider bütçesi içerisinde toplam personel giderinin
payı %64 olarak hesaplanmaktadır.
Kurumun 2013-2015 yılları itibariyle döner sermaye bütçesine ait detaylı gelir durumu
mukayesesi ise aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.
Tablo 2: THSK Mukayeseli Gelir Durum Tablosu
Gelir Detayı
2013 2014 2015
Toplam Gelir
(TL)
Ger. Or.
(%)
Toplam Gelir
(TL)
Ger.
Or.
(%)
Toplam
Gelir
(TL)
Ger.
Or.
(%)
A Global Bütçe Geliri 702.700.000 59 790.500.000 57 1.023.200.00
0 60
B Aile ve İşyeri Hek. 354.680.837 30 417.471.145 30 444.892.319 26
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik
Denetim Raporu
25
Kamu İdaresi Hesaplarının Sayıştaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe
Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslar'ın 5'inci maddesi gereğince hesap
dönemi sonunda Sayıştaya gönderilmesi gereken defter, tablo ve belgelerden aşağıda yer
alanlar denetime sunulmuş olup denetim bunlar ile usul ve esasların 8'inci maddesinde yer
alan diğer belgeler dikkate alınarak yürütülüp sonuçlandırılmıştır.
Birleştirilmiş veriler defteri,
Geçici ve kesin mizan,
Bilanço,
Kasa sayım tutanağı,
Banka mevcudu tespit tutanağı,
Alınan çekler sayım tutanağı,
Menkul kıymet ve varlıklar sayım tutanağı,
Teminat mektupları sayım tutanağı,
Değerli kağıtlar sayım tutanağı,
Taşınır kesin hesap cetveli ile taşınır hesabı icmal cetveli veya envanter defteri,
Bütçe giderleri ve ödenekler tablosu,
Bütçe gelirleri ekonomik sınıflandırılması tablosu,
Faaliyet sonuçları tablosu veya gelir tablosu.
Denetim görüşü, kamu idaresinin temel mali tabloları olan bilanço ve Gelir Tablosuna
göre verilecektir.
Lab. Gel.
C Kira Gelirleri 34.905.714 3 36.981.148 3 40.881.659 2
D Diğer Gelirler 140.208.589 12 171.361.029 12 235.555.640 14
E İadeler, iskontolar
(-) 42.008.405 4 31.156.651 2 35.745.722 2
Toplam 1.190.486.735 100 1.385.156.671 100 1.708.783.89
6 100
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 26 2. DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU Denetlenen kamu idaresinin yönetimi, tabi olduğu muhasebe standart ve ilkelerine uygun olarak hazırlanmış olan mali rapor ve tabloların doğru ve güvenilir bilgi içerecek şekilde zamanında Sayıştaya sunulmasından, bir bütün olarak sunulan bu mali tabloların kamu idaresinin faaliyet ve işlemlerinin sonucunu tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir olarak yansıtmasından ve ister hata isterse yolsuzluktan kaynaklansın bu mali rapor ve tabloların önemli hata veya yanlış beyanlar içermemesinden; kamu idaresinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğundan; mali yönetim ve iç kontrol sistemlerinin amacına uygun olarak oluşturulmasından, etkin olarak işletilmesinden ve izlenmesinden, mali tabloların dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin denetime hazır hale getirilmesinden ve sunulmasından sorumludur. 3. SAYIŞTAYIN SORUMLULUĞU Sayıştay, denetimlerinin sonucunda hazırladığı raporlarla denetlenen kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, mali rapor ve tablolarının güvenilirliğine ve doğruluğuna ilişkin görüş bildirmek, mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmekle sorumludur. 4. DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI Denetimlerin dayanağı; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları, Sayıştay ikincil mevzuatı ve denetim rehberleridir. Denetimler, kamu idaresinin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek ve mali rapor ve tablolarının kamu idaresinin tüm faaliyet ve işlemlerinin sonucunu doğru ve güvenilir olarak yansıttığına ilişkin makul güvence elde etmek ve mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmek amacıyla yürütülmüştür.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 27 Kamu idaresinin mali tabloları ile bunları oluşturan hesap ve işlemlerinin doğruluğu, güvenilirliği ve uygunluğuna ilişkin denetim kanıtı elde etmek üzere yürütülen denetimler; uygun denetim prosedürleri ve tekniklerinin uygulanması ile risk değerlendirmesi yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Risk değerlendirmesi sırasında, uygulanacak denetim prosedürünün belirlenmesine esas olmak üzere, mali tabloların üretildiği mali yönetim ve iç kontrol sistemleri de değerlendirilmiştir. Denetimin kapsamını, kamu idaresinin mali rapor ve tabloları ile gelir, gider ve mallarına ilişkin tüm mali faaliyet, karar ve işlemleri ve bunlara ilişkin kayıt, defter, bilgi, belge ve verileri (elektronik olanlar dâhil) ile mali yönetim ve iç kontrol sistemleri oluşturmaktadır. Bu hususlarla ilgili denetim sonucunda denetim görüşü oluşturmak üzere yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 28 5. DENETİM GÖRÜŞÜNÜN DAYANAKLARI BULGU 1: Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Hizmetlerinden Doğan Alacakların Takip ve Tahsil İşlemlerinin Yapılmaması Kurum’un “su analiz” hizmetlerinden doğan tahlil ücretlerinin tahsil edilmediği tespit edilmiştir. 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun (THSK) görev ve yetkileri tanzim edilmiştir. Söz konusu Kararname’nin 26’ncı maddesinde: “Birey, toplum ve çevre sağlığını etkileyen ve genel sağlığı ilgilendiren her tür etkeni incelemek, teşhis etmek, değerlendirmek ve kontrol etmek üzere gerekli laboratuvar hizmetlerinin organizasyonunu sağlamak ve ulusal referans laboratuvarı kurmak ve işletmek, içme suları, biyosidal ürünler gibi görev alanına giren konularda tüketici güvenliği ile ilgili tedbirleri almak ve buna yönelik her türlü iş ve işlemi tesis etmek” görevi THSK’ye verilmiştir. Sözkonusu maddeye istinaden, insan sağlığını doğrudan ilgilendiren içme ve kullanma sularının her türlü denetim ve kontrolü Kurum tarafından yerine getirilmektedir. 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun “Sularla ilgili hükümler” başlıklı 27’nci maddesinde; Sağlık Bakanlığı ve THSK’nin içme ve kullanma sularına dönük hizmetleri neticesinde tahakkuk edecek gelirlerin kimlerden ve hangi usullerle tahsil edileceğine dair hükümlere yer verilmiştir. Buna göre; “ …. kaynak suları, içme suları, doğal mineralli sular ve tıbbi amaçlı suların üretimi, uygun şekilde ambalajlanması, satışı, ithalat ve ihracatına ilişkin usul ve esaslar ile içme-kullanma sularının teknik ve hijyenik şartlara uygunluğu, kalite standartlarının sağlanması, kalite standartlarının izlenmesi ve denetimi ile ilgili usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca belirlenir.(Ek iki cümle: 2/1/2014-6514/53 md.) Bu esaslara uygunluk bakımından belediye veya il özel idarelerinin sorumluluğunda bulunan içme sularının THSK tarafından yapılacak veya yaptırılacak her türlü tetkik ve tahlil bedelleri ilgili belediye veya il özel idaresince karşılanır. Belediyelerce ödenecek tetkik ve
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 29 tahlil bedelleri, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarına belediyelerce tahakkuk ettirilecek su kullanım bedellerinden mahsup edilir” maddesi, mahalli idarelerin sorumluluğunda bulunan içme sularının tedkik ve tahlillerinin belirli ücretler karşılığında Kurum tarafından yapılacağını ve bu bedellerin analizleri yaptıran idarelerce ödenmesi gerektiğini hüküm altına almıştır. Ancak, THSK’nin 2015 Yılı mali tablolarının incelenmesi neticesinde; 5996 sayılı Kanun değişikliği ile 18.01.2014 tarihinden sonra yapılan tedkik ve analiz hizmetlerinden doğan alacakların tahsiline engel bir durum olmamasına rağmen, Tek Düzen Hesap Planı’nda (TDMS) “120.04.99 Mahalli İdarelerden Alacaklar Hesabı”nda muhasebeleştirilen 57.158.564 TL alacağın tahsilatının yapılmadığı, su kullanım bedellerinden de mahsup edilmediği görülmüştür. Herhangi bir sebeple hizmetin sunulduğu dönemde tahsil edilemeyen alacağın sonraki dönemlerde takip ve tahsilinin yapılmaması sorumluluğu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri gereğince kamu görevlilerine aittir. Kanun’un “Gelirlerin Toplanması Sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde yer alan; “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur” hükmü, alacakların tahsiline ilişkin sorumluluğa işaret etmektedir. Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “Gelirlerin Tahakkuku, Takibi ve Tahsili” başlıklı 8’inci maddesinde ise, Döner Sermaye İşletmeleri’nde tahakkuk ettirilmiş alacakların ne şekilde ve kimler tarafından takibinin yapılacağına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, THSK tarafından mahalli idarelere yönelik gerçekleştirilen su tedkik ve tahlil hizmetlerinden doğan alacakların takip ve tahsilinde yetersiz kalındığı, tahsili yapılmayan 57.158.564 TL’nin Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Döner Sermaye İşletmeleri mali tablolarında “120.04.99 Mahalli İdarelerden Alacaklar Hesabı”nda yer aldığı tespit edilmiştir. Su tedkik ve tahlil ücretlerinden doğan alacakların usulüne uygun takip ve tahsil edilebilmesi amacıyla alacakların ayrıntılarını gösterecek şekilde yardımcı defterlerde
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik
Denetim Raporu
30
izlenmesi,
18.01.2014 tarihinden sonra doğan alacakların tahsilini sağlamak üzere, Halk Sağlığı
Müdürlükleri ile borçlu olan Belediyeler ve mevcut ise İl Özel idareleri arasında, tarafların
karşılıklı hak ve mükellefiyetleri, alacak ve borçlarının esas ve usullerini, tahakkuk, takip,
tahsili ve zamanaşımına uğratılmamasını ihtiva edecek birer sözleşmeye konu edilmesi
gerekir.
Kamu idaresi cevabında; 03/05/2016 tarihli TDMS kayıtları itibariyle; geçmiş dönem
devir borcu ile birlikte “120.04 Mahalli İdarelerden Alacaklar” hesabının borcunda 82 Milyon
TL bulunduğu, Söz konusu tutarın yaklaşık 7 Milyon TL’sinin 2015 yılında terkin hazırlıkları
bitmediğinden 2016 mali yılı içerisinde terkin edildiği, diğer taraftan 2016 yılı itibariyle nakit
ve mahsuplaşma suretiyle 8 Milyon TL tahsilat gerçekleştirildiği belirtilen tarih itibariyle
halen 67 Milyon TL Kurum alacağının bulunmakta olduğu ve bu tutarın yaklaşık 30 Milyon
TL’sinin Özel İdarelerden olan alacakların oluşturduğu,
Belediyelerden olan alacaklar ile ilgili olarak, resmi yazışma ve kurumsal düzenlemeler
çerçevesinde gerekli tahsilat, mahsuplaşma ve diğer işlemlerin devam ettiği ancak bazı
illerden alınan geri bildirimlerde, bir kısım belediyelerin bölgesel olarak yaşanan (terör vb.)
problemlerden dolayı hiçbir şekilde ödemeye yanaşmadıkları, mahsuplaşma komisyonu için
üye vermedikleri bu yüzden tahsilatın düşük kaldığı,
Özel İdarelerden olan alacaklarla ilgili olarak ise sürecin biraz daha sıkıntılı işlemekte
olduğu, tahsilat ve takibatın yetersiz kaldığı,
Gerek Belediyelerden, gerekse özel idarelerden olan alacakların tahsilatına yönelik
işlemlerin müdürlüklerce geciktirilmeksizin yapılabilmesi için resmi uyarıların devam
edeceği, diğer taraftan istenilen düzeyde ve daha etkin bir takibatın sağlanabilmesi amacıyla
Kurum Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliği nezdinde yeni stratejiler ve
çözüm önerileri üzerindeki çalışmalara da devam edileceği bildirilmiştir.
Sonuç olarak; su tedkik ve analiz hizmetlerinden doğan alacaklardan 5996 sayılı
Kanun değişikliğinden sonra tahakkuk etmiş olanlara ilişkin takip ve tahsil çalışmalarının
yürütüldüğü, borcunu ödemeyen belediyeler ve özel idareler için de Kurum Strateji Geliştirme
Daire Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliği nezdinde süreci hızlandırma konusunda yeni
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 31 stratejilere ve çözüm önerilerine ilişkin çalışmaların yapılacağı bildirildiğinden, takip eden denetim döneminde tetkik ve analiz hizmetlerinden doğan alacaklara ilişkin takip ve tahsilat süreçlerinin izlenmesinin yerinde olacağı değerlendirilmektedir. Ayrıca bundan sonraki uygulamalarda, su tedkik ve tahlil ücretlerinden doğan alacakların usulüne uygun takip ve tahsil edilebilmesi amacıyla alacakların ayrıntılarını gösterecek şekilde yardımcı defterlerde izlenmesi ve Halk Sağlığı Müdürlükleri ile borçlu olan Belediyeler ve mevcut ise İl Özel idareleri arasında, tarafların karşılıklı hak ve mükellefiyetleri, alacak ve borçlarının esas ve usullerini, tahakkuk, takip, tahsili ve zamanaşımına uğratılmamasını ihtiva edecek sözleşmelerin uygulamaya geçirilmesi gerekir. BULGU 2: 663 sayılı KHK Hükümleri Gereğince Kurum’a Devri Gereken Alacakların Devir İşlemlerinin Yapılmaması 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) hükümleri gereğince, 02.11.2011 tarihinden önceki döneme ait İl Sağlık Müdürlükleri tarafından tahakkuk ettirilmiş alacakların Halk Sağlığı Müdürlüklerine devir işlemlerinin yapılmadığı tespit edilmiştir. Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat Görev Yetki ve Sorumlulukları’nı düzenleyen 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 11.10.2011 tarihinde Bakanlar Kurulunca kararlaştırılmış, 02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Temel sağlık hizmetlerini yürütmek üzere kurulan Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun (THSK) görevleri, sözkonusu KHK’nin 26’ncı maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; “Birey, toplum ve çevre sağlığını etkileyen ve genel sağlığı ilgilendiren her tür etkeni incelemek, teşhis etmek, değerlendirmek ve kontrol etmek üzere gerekli laboratuvar hizmetlerinin organizasyonunu sağlamak ve ulusal referans laboratuvarı kurmak ve işletmek, içme suları, biyosidal ürünler gibi görev alanına giren konularda tüketici güvenliği ile ilgili tedbirleri almak ve buna yönelik her türlü iş ve işlemi tesis etmek” Kurum’a görev olarak verilmiştir. Kurum, bu görevlerini ifa ederken; birey, toplum ve çevre sağlığını ilgilendiren alanlarda faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşlarından, ayrıca özel sektör kuruluşlarından
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik
Denetim Raporu
32
sunmuş olduğu bu hizmetlerden dolayı gelir elde etmektedir.
Bu sebeple, Bakanlığın ve bağlı kuruluşlarının yeniden yapılandırılmasını sağlayan
663 sayılı KHK öncesinde Sağlık Bakanlığı bünyesinde yürütülen hizmetlerden doğan
alacakların THSK’ye devri, takip ve tahsil işlemlerinin de Kurum tarafından yürütülmesi
gerekmektedir.
Bu gerekliliğe esas olarak, Kararname’nin Geçici 3’üncü maddesinde; “Bu Kanun
Hükmünde Kararname ile yeniden yapılandırılan Bakanlık, kaldırılan Refik Saydam
Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı ve Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğünün üçüncü
kişilerle yapmış olduğu veya taraf olduğu her türlü taahhüt, sözleşme, hak, alacak ve borçları
ile dava ve icra tâkipleri, teşkilatlarını bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine uygun
hale getirdikten sonra Bakanlık ve ilgisine göre bağlı kuruluşlara devredilmiş sayılır”
denilerek yeniden yapılandırma sonrasında görev alanlarına ilişkin borç ve alacakların ilgili
kuruluşlara devri hüküm altına alınmıştır.
Mali tabloların tedkik edilmesi neticesinde; İl Sağlık Müdürlükleri döner sermaye
işletmeleri hesaplarında Kurum’a devredilmesi gerektiği halde devredilmeyen alacakların
olduğu tespit edilmiştir.
Bu alacakların Tek Düzen Muhasebe Sistemi’nde (TDMS) “120.09 Özel Şirketlerden
Alacaklar” ve “120.04.99 Mahalli İdarelerden Alacaklar” olarak muhasebeleştirilerek İl
Sağlık Müdürlükleri hesaplarında bekletildiği görülmüştür.
Herhangi bir sebeple hizmetin sunulduğu dönemde tahsil edilemeyen alacağın sonraki
dönemlerde takip ve tahsilinin yapılmaması, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol
Kanunu hükümleri gereğince kamu görevlilerinin sorumluluğunu beraberinde getirmektedir.
5018 sayılı Kanun’un “Gelirlerin Toplanması Sorumluluğu” başlıklı 38’inci
maddesinde yer alan; “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar,
ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak
yapılmasından sorumludur” hükmü, alacakların tahsiline ilişkin sorumluluğa işaret
etmektedir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Tahsil
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 33 zamanaşımı” başlıklı 102’nci maddesindeki; “Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmez ise zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur” hükmüne istinaden yukarıda hesap kodu itibariyle belirtilen alacaklardan 6183 sayılı Kanun kapsamında olanların zamanaşımına uğratılma ihtimali de dikkate alınarak tahsili önem arz etmektedir. THSK tarafından takip ve tahsili gereken ancak İl Sağlık Müdürlükleri hesaplarında bekletilen “120.09 Özel Şirketlerden Alacaklar Hesabı”nda kayıtlı 2.169.170 TL, “120.04.99 Mahalli İdarelerden Alacaklar Hesabı”nda kayıtlı 5.351.262 TL olmak üzere toplam 7.520.432 TL’nin, Kurum’un 2015 yılı alacak hesaplarında yer almadığı görülmüştür. Alacakların zamanaşımına uğratılmasının önlenmesi, zamanında takip ve tahsil edilebilmesi için İl Sağlık Müdürlüklerinden Halk Sağlığı Müdürlüklerine geciktirilmeksizin devir işlemlerinin tamamlanması, Alacakların ayrıntılarını gösterecek şekilde yardımcı defterlerde izlenmesi, Devir esnasında zamanaşımına uğrayan gelir mevcut ise, zamanaşımına uğratan görevliler hakkında kanunî takip işlemlerinin başlatılması gerekir. Kamu idaresi cevabında; muhteviyatı açısından konunun Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ile Sağlık Bakanlığı arasında müşterek çalışmayı gerektirdiği, buna göre;
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 34 yapılmayan alacaklara ilişkin olarak Sağlık Bakanlığı ile müşterek çalışmanın başlatıldığı, resmi yazıların gerekli birimlere gönderildiği anlaşıldığından, devir işlemlerine ilişkin süreçlerin takip eden denetim döneminde izlenmesinin yerinde olacağı değerlendirilmektedir. Ayrıca, alacakların ayrıntılarını gösterecek şekilde yardımcı defterlerde izlenmesi, devir esnasında zamanaşımına uğrayan gelir mevcut ise, zamanaşımına uğratan görevliler hakkında kanunî takip işlemlerinin başlatılması gerekir. 6. DENETİM GÖRÜŞÜ Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 yılına ilişkin yukarıda belirtilen ve ‘‘Denetimin Dayanağı Amacı, Yöntemi ve Kapsamı” bölümünde açıklanan çerçevede ekte sunulan mali rapor ve tablolarının “Denetim Görüşünün Dayanakları” bölümünde açıklanan nedenlerden dolayı bulgularda yer alan hesap alanları hariç doğru ve güvenilir bilgi içerdiği kanaatine varılmıştır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 35 7. DENETİM GÖRÜŞÜNÜ ETKİLEMEYEN TESPİT VE DEĞERLENDİRMELER BULGU 1: Tabip Dışı Personel Sabit Ödemelerinde Hatalı Uygulama ve Muhasebeleştirme Yapılması Tabip dışı personel için yapılan sabit ödemelerde hatalı uygulama yapıldığı, muhasebeleştirme işlemlerinde bu hatalı uygulamanın esas alındığı tespit edilmiştir. Ek ödeme, 209 sayılı Sağlık Bakanlığı’na Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’un 5’inci maddesine istinaden yapılmakta olup, elde edilen döner sermaye geliri üzerinden, bu gelirin elde edilmesinde katkı sağlayan personele, katkısı oranında yapılan bir ödemedir. Ödemenin aylık net tutarı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 9’uncu maddesi gereğince, kadro görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme net tutarından az olamaz. Ek ödeme, 01.06.2012 tarihine kadar belirtilen esaslar çerçevesinde bir defada ve asgari 375 sayılı KHK ek 9 emsali kadar olmak üzere ödenmiştir. Ancak 1. Dönem Toplu Sözleşme ile Kanun’a yapılan atıfla; “01.06.2012 tarihinden geçerli olmak üzere 209 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının beşinci cümlesi hükmü uyarınca yapılacak ödemeler, tabip dışı personele herhangi bir katkıya bağlı olmaksızın aylıklara ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle her ay aylıklarıyla birlikte ödenir. Bu şekilde yapılan ek ödeme tutarı, anılan madde uyarınca yürürlüğe konulan yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak ek ödeme tutarından mahsup edilir” hükmü getirilerek (izleyen toplu sözleşmelerde de devam etmiştir) ek ödemenin bir kısmının her ayın 15’inde “sabit ek ödeme” adı altında, performansa ve gelire bağlı olmaksızın ödenmesi ve izleyen ay başı, yapılan ek ödemeden mahsup edilmesi uygulaması (iki aşamalı ödeme) başlatılmıştır. Bu hükümden sonra sabit ödenen kısım için mevzuatın yorumlanması, uygulaması ve muhasebeleştirilmesinde aşağıda belirtilen hatalı uygulama yapılmıştır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 36 İlk olarak; Kanun’da 375 sayılı KHK madde ek 9’a yapılan atıf ile ek ödemenin bir “alt eşik tanımlanarak (asgari ek 9 emsali kadar) ödenmesi” hükmünün toplu sözleşmede ayrı bir ödeme gibi ifade edilmesi, mevzuattan ne anlaşılacağı hususunda tereddüt oluşturmuştur. Zira toplu sözleşmede belirtilen “beşinci cümle hükmü uyarınca yapılacak ödeme” ek ödemenin kendisidir. Ayın 1-30 dönemini kapsayan ve ay sonunda tutarı kesinleşerek izleyen ay içerisinde ödenen ek ödemenin aylıklara ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle ayın 15’inde ödenmesi, tutarı henüz belirli olmadığından, fiilen mümkün değildir. Nitekim uygulamada bu hüküm ile asgari eşiğin (ek 9 emsali kadarın) ayın 15’inde ödenmesi gerektiği anlaşılarak “sabit ve performans ek ödemesi” adı altında ikili bir ödeme sistemi (ayın 15 inde asgari eşiğin sabit ödenmesi, izleyen ayın ilk günlerinde ödenen ve performansa bağlı değişkenlik gösteren ek ödemeden bu tutarın mahsubu) doğmuştur. Bu uygulama ile “sabit ödeme”, “sabit ödemenin performans ödemesinden mahsubu” ve “vergi farkları mahsubu” olmak üzere 3’lü bir bordro hazırlama süreci başlamış, buna genel bütçe maaş ödemesi de eklendiğinde sadece ücretlerden kaynaklanan 4 farklı ödeme, mahsuplaşma, vergi takip işlemleriyle birlikte uygulanması, anlaşılması, takibi ve denetimi güç bir ödeme sistemi ortaya çıkmıştır. İkinci olarak; toplu sözleşmeye göre “aylıklara ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle her ay aylıklarıyla birlikte” yapılacak ödemenin toplu sözleşmeden kaynaklanan (ayın 15 inden 15 ini kapsayan) ayrı bir ödeme olduğu değerlendirilmiştir. İdare buna göre, önce yürürlük tarihi 01.06.2012 ile 14.06.2012 dönemini kapsayan 14 günlük bir kıst ödeme, hemen ardından ayın onbeşinde bir aylık sabit ödeme yapmıştır. Dolayısıyla 44 günü kapsayan ödemesi için mahsuplaşma hesaplarında karışıklık yaşanmış, önce kıst ve yarım aylık olmak üzere aynı ayın 30 günlük mahsuplaşması yapılmış, sonra 2013 yılında yayınladığı genelge uygulama değişikliğine giderek ayın 15-15 dönemini kapsayan mahsuplaşmaya geçilmiş ancak bu durumda da 14 günlük süre için mahsuplaşma halen gerçekleştirilememiştir. Ayrıca açıktan atamalarda halen ayın 15’ine kadar olan süre için bazı illerde kıst
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 37 ödemeler yapılmakta olduğu görülmektedir. Yılın 8 ay’ı 15’inden önce göreve başlayanlar bu tarihten başlayarak ek ödemeye hak kazandıkları için ayın 15’inde sabit ek ödeme alacak olmakla birlikte ayın 1-14 günleri için kıst ödemeye hak kazanmadıkları değerlendirilmektedir. “Bu şekilde yapılan ek ödeme tutarı, …aynı aya ilişkin yapılacak ek ödeme tutarından mahsup edilir” hükmünden, yapılan ödemenin 209 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde belirtilen ek ödeme olduğu ve ek ödemenin ayın 15’inde ödenen sabit kısmının aynı aya ilişkin (ayın 1-30 gerçekleşmesine göre hesaplanarak izleyen ay içinde ödenen) ek ödemeden mahsup edileceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla yürürlük tarihi 01.06.2012, ek ödemenin dönem başını ifade etmekte olup bu tarihten itibaren hesaplanan aylık ek ödeme için ayın 15’inde sabit ödeme yapılması ve izleyen ay içerisinde aynı aya ilişkin ek ödemeden mahsup yapılmasının doğru olacağı değerlendirilmektedir. Ayrıca toplu sözleşme ile ayrı bir ödeme öngörülse idi bu ödemeden “sigorta prim kesintileri”nin de yapılması gerekirdi. Zira ek ödemede sigorta primlerine getirilen muafiyet 209 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde; “bu madde uyarınca” yapılacak ödemelere ilişkindir. Dolayısıyla toplu sözleşmeden kaynaklanan ve aylıklara ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle (ayın 15’ inden 15’ine) ayrı bir ödeme yapıldığı değerlendirilmekte ise bu ödemeden sigorta primi kesilmesi gerekmektedir. Söz konusu yorum farkı, muhasebe kayıtlarında da hatalı olduğu değerlendirilen bir kayda sebep olmaktadır. Aralık ayının 15’inde yapılan sabit ödemenin izleyen yıl Ocak ayına ait 14 günlük dönemi de kapsadığı değerlendirilerek, 14 günlük tutarın 180.04 Gelecek Aylara Ait Sabit Ek Ödeme Giderleri Hesabına kaydedildiği görülmektedir (28.786.946,35 TL). Ek ödemenin sabit ödenen kısmının (ek ödemenin asgari tutarı olarak ödenmesi ve ek ödemeye hak kazanılmasa da geri alınmayacak olması sebebiyle) ilgili yıla gider kaydedilmesi gerektiği yönündedir. Dolayısıyla, 14 günlük mahsup edilmeyen tutarın 135 nolu hesapta takip ve tahsil edilmesi veya fiilen mahsubu yapılamayan bu tutarın mevzuatta değişiklik yapılarak düzeltilmesi ve 180.04 nolu hesabın sabit ödemeler için kullanılmaması
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 38 gerektiği değerlendirilmiştir. Buna göre: Ek ödeme sürecinin yönetilebilir, kontrol edilebilir ve denetlenebilirliğinin sağlaması amacıyla sadeleştirilmesi, yapılan düzenlemelerin net ve anlaşılır olmasının temin edilmesi, Toplu sözleşme ile yapılan düzenlemeler Anayasa’nın 128’inci maddesi gereği Kanun gibi düzenleme yetkisi verdiğinden bu düzenlemelerin hazırlık sürecinde mali mevzuat ile uyumu hususuna özen gösterilmesi, Ek ödemenin sabit ödenen kısmının ayın 15’inden 15’ine ayrı bir ödeme olarak değerlendirilmeden aylıklarla birlikte ödenmesi ve aynı aya ait ek ödemeden mahsup edilmesi, 2012/24 sayılı Genelge’ye dayanak gösterilerek yapılan her ayın 1-14 arası döneme ait kıst ödeme uygulamasına son verilmesi, Mahsuplaşma suretiyle taşınan 14 günlük farkın 135-Personelden Alacaklar hesabında takip ve tahsili veya mahsuplaşılamayacak durumdaki bu tutarın mevzuatta düzenleme ile giderilmesi ve akabinde 180.04 Gelecek Aylara Ait Sabit Ek Ödeme Giderleri Hesabının kullanılmaması gerekir. Kamu idaresi cevabında; Kamu Görevlileri Hakem Heyeti Kararı ve Ek Ödeme Yönetmeliğinde yer alan ve bulguda da belirtilen hükümler sıralanarak toplu sözleşme hükmü niteliği taşıyan söz konusu hükümün uygulandığı belirtilmiştir. Bu hükmün 2012/24 sayılı Bakanlık Genelgesi ile açıklandığı belirtilerek bu genelge çerçevesinde Haziran ayının ilk yarısı içerisinde 01-14 Haziran dönemine ilişkin sabit ek ödemesi yapıldığı, 15 haziranda ise 15 Haziran-14 Temmuz arası olmak üzere 30 günlük peşin sabit ek ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Temmuz ayının ilk haftası ise, döner sermaye performans ödemesi çalışıldıktan sonra ödendiğinden Haziran ayına ait performansa dayalı ek ödemeden 01-14 Haziran 2012
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 39 tarihleri arasına ait 14 günlük kıst sabit ödemesi ve 15-30 Haziran 2012 tarihleri arasına ait 16 günlük sabit ödemesi olmak üzere toplam 30 günlük sabit ödeme mahsup edilmiştir. 01-14 Temmuz tarihleri arasına ait sabit ek ödemenin ise henüz döner sermaye ödemesi bakımından mahsup dönemi oluşmadığından Haziran 2012 dönemine ait performansa dayalı ek ödemeden mevzuat gereği mahsup edilememiş, takip eden aya ait performansa dayalı ek ödemeden mahsup edilmek üzere işlem tesis edilmiştir. Ancak, daha sonra mahsup işlemine ilişkin olarak uygulamada sorunlar çıktığının fark edilmesi ve süregelen şekilde 14 günlük mahsup dönemi oluşmayan sabit ek ödeme tutarın bulunması ve tabip döner sermaye sabit ödemesinde mahsup takviminin farklı olması nedeniyle mahsup şeklinin tekrar değerlendirilmesi sonucunu doğurmuştur. Netice olarak, tabip unvanlı personel ile tabip dışı personel arasındaki sabit ek ödeme mahsubuna ilişkin uygulama farklılığı nedeni ile yaşanılan sorunları bertaraf etmek ve uygulamada yaşanılan sorunları gidermek amacıyla 2013/8 nolu Genelge ile 2012/24 nolu Genelge’nin 10 uncu maddesi hükmünün 01 Haziran 2013 tarihinden farklı şekilde uygulanması öngörülmüştür. Buna göre 15 Haziran – 14 Temmuz 2013 tarihleri arasındaki sabit ek ödeme (bir aylık), 2013 yılı Temmuz ayının ilk haftasında hesaplamaları yapılacak olan 2013 yılı Haziran ayına ilişkin performansa dayalı ek ödeme tutarından mahsup edilmiştir. Uygulamanın bu şekilde yürütülmesine ilişkin idari işlemler nedeniyle ortaya çıkan var ise düzensizliklerin ya da uygulama farklılıklarının giderilmesine yönelik çalışmalara başlanılmıştır. Sonuç olarak Kanunda 375 sayılı KHK madde ek 9’a yapılan atıf ile ek ödemenin bir alt eşik tanımlanarak (asgari ek 9 emsali kadar) ödenmesi hükmünün toplu sözleşmede ayrı bir ödeme gibi ifade edilmesi, mevzuattan ne anlaşılacağı hususunda tereddüt oluşturmuştur. Zira toplu sözleşmede belirtilen “beşinci cümle hükmü uyarınca yapılacak ödeme” ek ödemenin kendisidir. Ayın 1-30 dönemini kapsayan ve ay sonunda tutarı kesinleşerek izleyen ay içerisinde ödenen ek ödemenin aylıklara ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle ayın 15 inde ödenmesi, tutarı henüz belirli olmadığından, fiilen mümkün değildir. Nitekim uygulamada bu hüküm ile asgari eşiğin (ek 9 emsali kadarın) ayın 15 inde ödenmesi gerektiği
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 40 anlaşılarak sabit ve performans ek ödemesi adı altında ikili bir ödeme sistemi (ayın 15 inde asgari eşiğin sabit ödenmesi, izleyen ayın ilk günlerinde ödenen ve performansa bağlı değişkenlik gösteren ek ödemeden bu tutarın mahsubu) doğmuştur. Ancak bulgu ve kamu idaresi cevabından da anlaşılacağı üzere söz konusu hükmün uygulanması mahsuplu ve karmaşık bir ödeme sisteminin ve mahsuplaşma sorunun (başta 15 günülük bir ödeme yapıldığından) ortaya çıkarmasına neden olmuştur. Uygulamaya ilişkin idari işlemler nedeniyle ortaya çıkan var ise düzensizliklerin ya da uygulama farklılıklarının giderilmesine yönelik çalışmalara başlandığı belirtilmiş ise de bu hususta bir ilerleme kaydedilmemiştir. Ek ödeme sürecinin yönetilebilir, kontrol edilebilir ve denetlenebilirliğinin sağlaması amacıyla sadeleştirilmesi, yapılan düzenlemelerin net ve anlaşılır olmasının temin edilmesi, -Toplu sözleşme ile yapılan düzenlemeler Anayasanın 128 inci maddesi gereği kanun gibi düzenleme yetkisi verdiğinden bu düzenlemelerin hazırlık sürecinde mali mevzuat ile uyumu hususuna özen gösterilmesi, -Performasa dayalı olmayan sabit nitelikteki ödemelerin genel bütçeden karşılanması ve bu suretle sabit ile performans mahsuplaşma uygulamasının sona erdirilmesi için mevzuatta düzenleme yapılması, -Ek ödemenin sabit ödenen kısmının ayın 15 inden 15 ine ayrı bir ödeme olarak değerlendirilmeden aylıklarla birlikte ödenmesi ve aynı aya ait ek ödemeden mahsup edilmesi, -2012/24 sayılı Genelge dayanak gösterilerek yapılan her ayın 1-14 arası döneme ait kıst ödeme uygulamasına son verilmesi, -Mahsuplaşma suretiyle taşınan 14 günlük farkın 135 Personelden Alacaklar hesabında takip ve tahsili veya mahsuplaşılamayacak durumdaki bu tutarın mevzuatta düzenleme ile giderilmesi ve akabinde 180.04 Gelecek Aylara Ait Sabit Ek Ödeme Giderleri Hesabının kullanılmaması, Önerilir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik
Denetim Raporu
41
BULGU 2: Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Olarak Kurulan Döner Sermaye
İşletmelerinin Bütçe Hakkı Çerçevesinde Değerlendirilmesi
Döner sermaye bütçeleri ilk defa 23.02.1925 tarih ve 549 sayılı “Ziraat Müesseselerine
Sabit Sermaye Vaz’ına Dair Kanun” ile kurulmuş, 27.01.1927 tarih ve 968 sayılı “Milli
Matbaa Tahsisatının Mütedavil Sermaye Halinde İstimaline Dair Kanun” ile iktisadi faaliyete
başlanmasına cevaz verilmiştir.
26.05.1927 tarih ve 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu’nun 49’uncu
maddesiyle tarif yapılarak; genel bütçe içinde yönetilen sınai ve ticari kurum ve idarelerin ilk
madde ve malzeme alım bedelleriyle uzman ve işçi ücretleri döner sermaye adıyla bütçelere
konulan ödenekler ile karşılanıp ödeneceği, bu kurum ve idarelerin döner sermaye
ödeneklerinden kullanılmayan tutarların yıl sonunda iptal edileceği, kullanılan sermayeden
doğan gelir fazlalarının gelir yazılacağı kaydedilmiş,
09.10.1984 tarih ve 3046 sayılı Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları Hakkında
Kanun’un 40’ıncı maddesiyle her bakanlık ve bağlı kuruluşlarının ihtiyaç halinde döner
sermaye işletmesi kurulabileceğine dair hüküm kabul edilmiştir.
Tarihsel sürece bakıldığında; döner sermaye bütçelerinin daha kolay gelir toplamak ve
harcama yapmak, personel istihdam etmek, daha hızlı karar alınması vs sebeplerle tercih
edildiği anlaşılmaktadır. Ancak mevcut yapıda gerek ihale, gerek ödeme, gerekse personel
istihdamı açısından döner sermaye bütçesi ile merkezi yönetim bütçesi arasında dikkate değer
bir farklılık kalmamıştır.
Döner sermaye işletmelerinin mevcut yapısı 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve
Kontrol Kanunu'nda belirlenen temel ilkeler ve bütçe esasları ile uyumlu değildir.
5018 sayılı Kanun ile kamu mali yönetimde “kamu idaresi” esası benimsenmiş, mali
yönetimin yapısı, işleyişi, muhasebe, raporlama, denetim ve hesap verme sorumluluğu kamu
idareleri temelinde ele alınmıştır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 42 Döner sermaye işletmelerinin bu yeni mali yönetim sistemi içerisinde bir zemine oturtulması amacıyla 5018 sayılı Kanun'un geçici 11'inci maddesinde bir düzenleme yapılarak; "Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine bağlı olarak kurulan döner sermaye işletmeleri ve fonların bütçeleri, ilgili idarelerin bütçeleri içinde yer alır. Bu Kanun kapsamındaki kamu idarelerinde kurulmuş döner sermaye işletmeleri ile fonlar, 31.12.2007 tarihine kadar tasfiye edilir. Bu süre sonuna kadar döner sermaye işletmeleri ile fonların borç ve yükümlülüklerinin tasfiyesi için ilgili idarelerce gerekli tedbirler alınır. Bu süre sonunda varlıkları ve kadroları ilgili kamu idaresine devredilir. Döner sermaye işletmeleri ve fonların tasfiyesine ilişkin esas ve usuller, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir" hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümle genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine bağlı olarak kurulan döner sermaye işletmeleri bütçelerinin, bağlı oldukları idarelerin bütçeleri içine alınması ve bütçenin kamu idaresinin her türlü kaynağını kapsaması amaçlanmıştır. Ancak Kanun'un geçici 11'nci maddesinin 1'nci fıkrası 24.7.2008 tarih ve 5793 sayılı Kanun'un 38'nci maddesiyle ilga edilmiştir. 2'nci ve 3'üncü fıkraları ise 22.12.2005 tarihli 5436 sayılı Kanun'un 10'ncu maddesi ile "Bu Kanun kapsamında kamu idarelerinde kurulmuş döner sermaye işletmeleri 31.12.2007 tarihine kadar yeniden yapılandırılır. Döner sermaye işletmeleri yeniden yapılandırılıncaya kadar bunların bütçelerinin hazırlanması, uygulanması, sonuçlandırılması ve muhasebesi ile kontrol ve denetimi Maliye Bakanlığınca yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir. Fonların muhasebesi de bu Kanunun öngördüğü muhasebe sistemine göre yürütülür" şeklinde değiştirilmiş ve döner sermaye işletmelerinin tasfiyesinden vazgeçilerek yeniden yapılandırılmalarına karar verilmiştir. Sonraki süreçte yeniden yapılandırılma tarihinde ertelemeler yapılmış, önce
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 43 14.12.2007 tarih ve 5724 sayılı 2008 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'nun 28'inci maddesiyle "31.12.2007" ibaresinin "31.12.2008" olarak uygulanacağı hüküm altına alınmış, daha sonra 2008 yılında tekrar değişikliğe gidilerek 24.7.2008 tarih ve 5793 sayılı Kanun'un 38'inci maddesiyle yeniden yapılandırılma tarihi "31.12.2010" olarak değiştirilmiştir. 5018 sayılı Kanun'un ilk hali ile sonraki değişiklikler değerlendirildiğinde, döner sermaye işletmeleri açısından önemli farklılıklar bulunduğu görülmektedir. 31.12.2007 tarihine kadar tasfiye edilmesi düşünülen döner sermaye işletmelerinin, değişiklikler sonrası 31.10.2010 tarihine kadar yeniden yapılandırılması öngörülmüştür. Yukarıda yer alan hükümler çerçevesinde döner sermaye işletmelerinin yeniden yapılandırılmasının 2010 yılı sonuna kadar tamamlanması gerekmesine rağmen döner sermaye işletmelerini yeni kamu mali yönetim sistemine uyarlayacak yasal düzenlemeler henüz yapılmamıştır. Döner sermayeli işletmelerin yeniden yapılandırılması çerçevesinde Maliye Bakanlığınca 2007 yılı başından geçerli olmak üzere Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği yayınlanmış ve bu yönetmelikle döner sermaye işletmelerinin bütçelerinin hazırlanması, uygulanması, sonuçlandırılması, muhasebesi, kontrol ve denetimi ile muhasebe yetkililerinin niteliklerine ilişkin usul ve esaslarla ilgili düzenlemeler yapılarak 5018 sayılı Kanun paralelinde uygulamalar getirilmiştir. Ancak bu düzenlemeler 5018 sayılı Kanun'un temel ilkelerinden biri olan bütçe birliğinin sağlanmasında, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin olarak belirlenen genel esaslardan mali saydamlığın ve hesap verme sorumluluğunun gerçekleştirilmesinde yeterli olmamıştır. 5018 sayılı Kanun'un 12'nci maddesinde bütçe türleri tanımlanmış, genel yönetim kapsamındaki idarelerin bütçelerinin merkezi yönetim bütçesi, sosyal güvenlik kurumları bütçeleri ve mahalli idareler bütçeleri olarak hazırlanacağı belirtilmiştir. Kamu idarelerince bunlar dışında herhangi bir ad altında bütçe oluşturulamayacağı da hüküm altına alınmıştır. "Bütçe ilkeleri" başlıklı 13'üncü maddede, bütçelerin ait olduğu yıl
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 44 başlamadan önce Türkiye Büyük Millet Meclisi veya yetkili organlarca kabul edilmedikçe veya onaylanmadıkça uygulanamayacağı; kamu idarelerinin tüm gelir ve giderlerinin bütçelerinde gösterileceği belirtilmiştir. Döner sermaye işletme bütçeleri 5018 sayılı Kanun'un 12'nci maddesinde belirlenen bütçe türleri içinde sayılmadığı gibi 13'üncü maddesindeki kamu idarelerinin bütün gelir ve giderlerinin bütçelerinde gösterilmesi ilkesine de aykırılık teşkil ettiği görülmektedir. Döner sermayeli işletmeler ayrı bir tüzel kişiliği bulunmayan, ilgili olduğu idarenin bünyesinde faaliyet gösteren kuruluşlardır. Bünyesinde döner sermaye işletmesi bulunan kamu idarelerinin bütçeleri tüm gelir ve giderlerini göstermemektedir. Kamu idaresi bünyesinde döner sermaye geliri adı altında bir gelir elde edilmekte ve elde edilen gelirden çeşitli giderler yapılmakta, hizmetlerin bir kısmı döner sermaye bütçelerinden finanse edilmektedir. Döner sermayeli işletmelerin genel ve özel bütçeli idareler bünyesinde faaliyet göstermesi ve kamu idaresi bütçesi ile döner sermaye bütçesi arasında gider anlamında net bir ayrım bulunmaması nedeniyle hizmetler ikili bir bütçe yapısı içinde iç içe geçmiş bir biçimde sürdürülmektedir. Bu durumda mal ve hizmet alımları, yapım, bakım, onarım işleri, yolluk ödemeleri, elektrik, su, yakıt giderleri ve benzeri birçok ödemenin bir kısmı kamu idaresi bütçesinden bir kısmı ise döner sermayeden karşılanmaktadır. Dolayısıyla kamu idaresi ve döner sermaye bütçelerine ilişkin mali tablolar ayrı ayrı incelendiğinde faaliyetlerin ancak bir kısmı hakkında bilgi edinilmektedir. Bu durumda kamu idarelerinin faaliyetleri, idare bütçesi ve döner sermaye bütçesi kapsamında anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde raporlanamamaktadır. Bu durum Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından verilen bütçe yetkisi ve raporlanan bütçe uygulama sonuçlarının, idarelerin gelir ve giderlerinin bir kısmını içermemesi sonucunu doğurmaktadır. Kamu idarelerinin döner sermaye kaynaklarından karşılanan gelir ve giderleri Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından verilen bütçe yetkisi dışında gerçekleşmekte olup hesap
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 45 verme sorumluluğu kamu idaresi temelinde yerine getirilememektedir. Örnek olarak, THSK tarafından yürütülen “Fiziksel aktiviteyi teşvik projesi 2015- 2018” projesi gösterilebilir. Proje kapsamında fiziksel aktiviteye özendirmek, daha sağlıklı bir yaşam sürmeyi teşvik etmek amacıyla “bisiklet dağıtımı” uygulaması çerçevesinde, İl Milli Eğitim Müdürlükleri ve üniversite rektörlükleriyle imzalanan protokoller uyarınca dağıtımlar gerçekleştirilmektedir. THSK 2015 yılı denetimi kapsamında, söz konusu projeye istinaden bisikletlerin bir kısmının Merkez Döner Sermaye İşletmesince Devlet Malzeme Ofisi’nden temin edilerek, önemli bir kısmının ise, illerde Halk Sağlığı Müdürlükleri Döner Sermaye İşletmeleri tarafından temin edilerek dağıtıldığı görülmüştür. Merkez Döner Sermaye Müdürlüğünce Devlet Malzeme Ofisi’nden alınan bisikletlere ilişkin tutar 3.392.795,00 TL, İllerde Halk Sağlığı Müdürlükleri Döner Sermaye İşletmelerince dağıtılan bisikletlere ilişkin tutar ise 6.009.288,98 TL’dir. Görüleceği üzere Kurumun “Fiziksel aktiviteyi teşvik projesi 2015- 2018” çerçevesinde yürüttüğü ve birden fazla yılı kapsayan önemli bir faaliyete ilişkin giderlerin Döner Sermaye İşletmelerinden yapılması, kamu idaresi bütçesi ile döner sermaye bütçesi arasında gider anlamında net bir ayrım bulunmadığını, hizmetlerin ikili bir bütçe yapısı içinde, iç içe geçmiş bir biçimde sürdürüldüğünü, Döner Sermayelerin kuruluş amaçlarına uygun olarak gelir elde etme ve bu gelirlerden mevzuatla düzenlenmiş hizmet ve faaliyetler için harcama yapma fonksiyonunu yerine getirmediğini göstermektedir. Yukarıda yer alan hususlar çerçevesinde döner sermaye bütçelerinin kuruluşuna sebep olan nedenlerin büyük kısmının ortadan kalkmasıyla THSK nezdinde döner sermaye bütçesi uygulamasının kaldırılması ve iki başlı bütçe anlayışına son verilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne hesap verilebilirliği sağlama açısından, merkezi yönetim bütçesinin esas alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 46 Kamu idaresi cevabında; 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları İle Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanununun 1 inci maddesi ve 663 Sayılı KHK’nin 58 inci maddesine istinaden 20.02.2012 tarih ve 7 sayılı Makam Oluru ile; Kurum merkezinde THSK Merkez Döner Sermaye İşletmesi, taşrada ise Halk Sağlığı Müdürlüklerine bağlı 81 il döner sermaye işletmesi oluşturulduğu ve her bir işletme adına açılış sermayesi tahsis edilerek kuruluş onaylarının illere gönderildiği, Diğer taraftan Kurumun, “Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları İle Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkındaki 209 Sayılı Kanun Gereğince İşletme, İdare Ve Muhasebe İşlerine Dair Yönetmelik” ile “Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği” hükümlerine tabi olduğu, bu kapsamda Kurumun talebine istinaden Maliye Bakanlığının verdiği onayla merkez ve taşra işletmeleri için bağlı muhasebe birimleri oluşturulduğu, İşletmelerin muhasebe iş ve işlemlerinin söz konusu döner sermaye saymanlıkları aracılığıyla yürütülmekte olduğu, mali tabloların oluşturulması ve raporlanması ile ilgili olarak Sayıştay Başkanlığına ve Maliye Bakanlığına olan sorumlulukların birlikte ve müteselsilen ifa edildiği, 209 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının Döner sermaye kapsamındaki hizmet sunum alanlarına, gelir ve gider faaliyetlerine işaret etmekte olduğu, “birinci basamak sağlık hizmeti sunan kuruluşlar da dahil olmak üzere” ifadesinin bu kapsama Türkiye Halk Sağlığı Kurumunu da almış olduğunu, bu nedenle Kurumun 663 sayılı KHK ile birlikte gelen ve koruyucu sağlık alanında üstlenmiş olduğu vazgeçilmez sorumluluğu çerçevesinde birinci basamak sağlık hizmetleri sunduğu ve bu hizmetlerin etkin bir şekilde sürdürülmesi için döner sermaye işletmelerince gelir ve gider faaliyetleri yürütüldüğü, Döner sermaye bütçe gelir kalemlerinin; global bütçe geliri (Sağlık Bakanlığı ve SGK arasında yapılan götürü bedel üzerinden sağlık hizmeti alım sözleşmesi), aile hekimliği laboratuvar gelirleri, işyeri hekimliği ve işyeri güvenliği gelirleri, kira ve diğer gelirlerinden oluştuğu; gider kalemleri arasında ise yatırım giderleri, tıbbi malzeme ve ilaç giderleri, hizmet alım giderleri, personel giderleri, kanuni yükümlülükler ve işletme giderlerinin yer aldığı,
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik
Denetim Raporu
47
Ayrıca 09/05/2016 tarihli ve 2016/1 numaralı “Mali Yönetim Uygulamaları”
genelgesinin “8.11” inci maddesi ile döner sermaye bütçesinden ödenebilecek harcama
kalemlerinin sayma yoluyla belirlenmiş olduğu, bu genelge ile söz konusu kalemler dışındaki
harcamaların genel bütçeden yapılması ve döner sermaye bütçesinin kullanılmaması, böylece
genel bir prensip olarak harcama yönetiminde mali disiplinin sağlanmasının amaçlanlandığı,
Kurum döner sermaye kaynaklarının kullanımı ve bunlara ilişkin iş ve işlemlerinin
mer’i mevzuata uygun bir şekilde yürütüldüğü, buna göre ilgili mevzuat düzenlemeleri
çerçevesinde oluşturulan Kurum döner sermaye işletmelerinin birinci basamak sağlık hizmet
sunumuna yönelik gelir-gider takibi, tahsil vb faaliyetlerine devam etmesi gerektiği, ayrıca bu
hususun, Sayıştay’a, Maliye Bakanlığına ve TBMM’ne hesap verme açısından herhangi bir
olumsuz durum oluşturmadığı bildirilmiştir.
Sonuç olarak Kurum'a bağlı döner sermaye işletmeleri 209 sayılı Kanun ve bu
Kanun'a göre düzenelenen yönetmeliklere tabi olarak faaliyetlerini sürdürüyor olsa da, 5018
sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 12 nci maddesinde belirtilen bütçe türleri
arasında sayılmadığı gibi, yine aynı Kanun'un "Bütçe ilkeleri" başlıklı 13'üncü maddesinde
yer alan , bütçelerin ait olduğu yıl başlamadan önce Türkiye Büyük Millet Meclisi veya
yetkili organlarca kabul edilmedikçe veya onaylanmadıkça uygulanamayacağı; kamu
idarelerinin tüm gelir ve giderlerinin bütçelerinde gösterileceği ilkesine de aykırılık teşkil
etmektedir.
Ayrıca, 09.05.2016 tarih ve 2016/1 sayılı "Mali Yönetim Uygulamaları"
genelgesinde sayılan gider kalemleri dışında bir harcama yapılmadığı, genelgede belirtilen
kalemler dışındaki diğer harcamaların genel bütçeden yapılmasının amaçlandığı ifade edilmiş
olsa da, bazı harcamaların genel bütçeden yapılması gerekirken, döner sermaye bütçeleri
aracılığıyla yapıldığı görülmektedir. Bulguda da yer aldığı üzere, “Fiziksel aktiviteyi teşvik
projesi 2015- 2018” kapsamında gerçekleştirilen bisiklet alımları, gider anlamında genel
bütçe ile döner sermaye bütçesinin iç içe geçtiğini ve ikili bir yapının oluştuğunu
göstermektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 48 Bu nedenlerle, iki başlı bütçe anlayışına son verilmesi, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na uygun olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne hesap verilebilirliği sağlama açısından, merkezi yönetim bütçesinin esas alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 49 8. EKLER Ek 1: Kamu İdaresi Mali Tabloları Gelir Tablosu Bilanço
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 50
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 51 T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI 06520 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 48 00 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr http://www.sayistay.gov.tr
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 52
TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU 2015 YILI PERFORMANS DENETİM RAPORU
İÇİNDEKİLER
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 53
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 54 sunulmasından; bir bütün olarak sunulan bu raporların kamu idaresinin faaliyet ve işlemlerinin sonucunu tam ve doğru olarak yansıtmasından; kamu idaresinin amaç, hedef, gösterge ve faaliyetlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğundan; performans yönetimi ve faaliyet sonuçlarının ölçülmesine ilişkin sistemlerin amacına uygun olarak oluşturulmasından, etkin olarak işletilmesinden ve izlenmesinden; performans bilgisinin dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin denetime hazır hale getirilmesinden ve sunulmasından sorumludur. 3. SAYIŞTAYIN SORUMLULUĞU Sayıştay, denetimlerinin sonucunda hazırladığı raporlarla denetlenen kamu idarelerinin amaç, hedef, gösterge ve faaliyetlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, kamu idaresinin raporladığı performans bilgisinin güvenilirliğine ilişkin değerlendirme yapmak, performans yönetimi ve faaliyet sonuçlarını ölçen sistemleri değerlendirmekle sorumludur. 4. DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI Denetimin dayanağı; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları ve Sayıştay ikincil mevzuatıdır. Denetimin amacı, bütçe hakkının gereği olarak kamu idarelerinin faaliyet sonuçları hakkında TBMM ve kamuoyuna güvenilir ve yeterli bilgi sunulması, kamu idarelerinin performansının değerlendirilmesi ile hesap verme sorumluluğu ve saydamlığın yerleştirilmesi ve yaygınlaştırılmasıdır. Denetim, kamu idaresinin faaliyet raporunda yer alan performans bilgilerinin ve bunları oluşturan kayıt ve belgelerin doğruluğu ve güvenilirliğine ilişkin denetim kanıtı elde etmek üzere; uygun denetim prosedürleri ve tekniklerinin uygulanması ile gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede, Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun yayımladığı 2014-2017 dönemine ait Stratejik Plan, 2015 yılı Performans Programı incelenmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 55 5. GENEL DEĞERLENDİRME 2015 yılı performans denetimi kapsamında, Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun 2014- 2017 dönemine ait Stratejik Planı, 2015 yılı Performans Programı incelenerek faaliyet sonuçlarının ölçülmesine yönelik olarak üretilen performans bilgisinin güvenilir olup olmadığı değerlendirilmiştir. Performans Denetimi yukarıda sayılan belgeler üzerinden kamu idaresinin raporlama gerekliliklerine uyumunun değerlendirilmesi, bu belgelerde sunulan performans bilgisinin değerlendirilmesi ve performans bilgisinin üretilmesi için kullanılan veri kayıt sistemlerinin değerlendirilmesi yoluyla gerçekleştirilmiştir. Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2014-2017 Stratejik Planı, 21.06.2014 tarihi itibariyle hazırlanmış olup ve 30 Temmuz 2014 tarihinde yayımlanmıştır. Bu nedenle 2014-2017 Stratejik Planı mevcudiyet kriterini karşılamaktadır. Kamu İdarelerinde Stratejik Planlamaya İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7’nci maddesinin 1’inci bendinde, stratejik planların beş yıllık dönemi kapsadığı hüküm altına alınmıştır. Ancak 2014-2017 yıllarını kapsayacak şekilde dört yıl olarak planlanan Stratejik Plan, 30.07.2014 tarihinde yayınlandığından ,üç buçuk yıllık bir dönemi kapsamaktadır. Stratejik planda yer alan göstergelerin mevcut durumlarının sayısal olarak belirlenmediği tespit edilmiştir. Kuruluşun geleceğe yönelik amaç, hedef ve stratejiler geliştirebilmesi için öncelikle, mevcut durumda hangi kaynaklara sahip olduğunu ya da hangi yönlerinin eksik olduğunu, kuruluşun kontrolü dışındaki olumlu ya da olumsuz gelişmeleri değerlendirmesi gerekir. Mevcut durum tespiti iyi yapılmadığı takdirde, hedef ve gösterge de doğru bir şekilde belirlenemeyecektir. Mevcut durum ölçülmeden 5 yıl sonrasında ulaşılması hedeflenen düzeylerin sağlıklı şekilde belirlenemeyeceği değerlendirilmektedir. Hedefler ve göstergeler tanımlandıktan sonra, bunların sayısal olarak tespit edilmemesinin, stratejik plan için önemli bir eksiklik olduğu düşünülmektedir. Stratejik Planda Kılavuz'da öngörülen Durum Analizi, Kuruluşun Geleceğe Bakışı, Maliyetlendirme, İzleme ve Değerlendirme başlıklandırma yapısına genel olarak uyulduğu görülmüştür. Ancak Kılavuz'a göre “Maliyetlendirme” bölümünde Maliyet Tablosu ( Tablo 4) ile Kaynak Tablosu (Tablo 5) yer almalıdır. Stratejik Planda “Hedef-Birim İlişkisi ve Tahmini Bütçe” başlığı altında “Maliyet Tablosu” yer almakla birlikte “Kaynak Tablosu” bulunmamaktadır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 56 Kılavuz'da, Maliyet Tablosunda öngörülen maliyetler ile tahmin edilen kaynakların örtüşmesinin gerekli olduğu ifade edilmiştir. Öngörülen maliyetlerin tahsis edilen kaynakları aşması durumunda daha düşük maliyetli stratejiler seçilmesi, hedeflerin küçültülmesi, amaç ve hedeflerin zamanlamasının değiştirilmesi veya amaç ve hedeflerin önceliklendirilerek bazı amaç ve hedeflerden vazgeçilmesi gibi yöntemlerin izlenebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda, stratejik planda kaynak tablosuna yer verilmemesi maliyetler ile tahmin edilen kaynakların kıyaslanamamasına, maliyetlerin kaynakları aşması durumunda amaç ve hedeflere ilişkin yeni düzenleme yapılamamasına neden olmaktadır. Bu itibarla, Stratejik Planda "Kaynak Tablosuna" yer verilmesi gerekmektedir. Kurum tarafından 2014 – 2017 dönemi Stratejik Planı esas alınarak “2015 yılı Performans Programı” hazırlanmış ve Ocak 2015 tarihinde yayımlanmıştır. 2015 yılı performans programında; 39 performans hedefi, 117 gösterge ve 156 faaliyet yer almaktadır. Program döneminde faaliyetlerin ve performans hedeflerinin gerçekleştirilmesi için toplam 9.032.829.780 TL kaynak kullanılması öngörülmüştür. Öngörülen toplam 9.032.829.780 TL kaynağın % 67,86’i (6.129.591.000 TL) faaliyetlerle ilişkilendirilirken %32,14’ü (2.903.238.780TL) genel yönetim giderleri başlığı altında toplanmıştır. Bütçe içi kaynağın ise %73,24’ü (5.484.636.000 TL) faaliyetlerle ilişkilendirilmiş %26,75’i (2.003.936.000 TL) genel yönetim giderleri olarak belirlenmiştir. 15 Mart 2016 tarihi itibariyle, idarece faaliyet raporunun yayınlanmadığı görülmüş olup, bu hususa ilişkin değerlendirme yapılamamıştır. Kurumca stratejik plan, performans programını hazırlanmış olmasına rağmen, faaliyet raporunun yayımlanmamış olması performans esaslı bütçeleme siteminin uygulanmasına ilişkin önemli bir eksiklik olarak değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, mali saydamlık ve hesap verilebilirlik ilkesi gereğince faaliyet raporunun ilgili mevzuat uyarınca hazırlanıp yayımlanmasının gerekli olduğu düşünülmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 57 6. DENETİM BULGULARI A. Stratejik Planın Değerlendirilmesine İlişkin Bulgular BULGU 1: 2014-2017 Stratejik Planı’nın beş yıllık dönemi kapsamaması Kamu İdarelerinde Stratejik Planlamaya İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 7’nci maddesinin 1’inci bendinde, stratejik planların beş yıllık dönemi kapsadığı hüküm altına alınmıştır. Ancak söz konusu Stratejik Planın 2014-2017 yıllarını kapsayacak şekilde dört yıl olarak planlandığı görülmüştür. Bu nedenle Stratejik Planı zamanlılık kriterini karşılamamaktadır. Kamu idaresi cevabında; Kurumun, 02.11.2011 tarihinde 663 sayılı KHK ile bağlı kuruluş olarak kurulduğu, Kurumun Stratejik Plan çalışmalarının, Bakanlık Stratejik Planının yayımlanmasından sonra başlatıldığı, Bakanlık Stratejik Planında yer alan amaç ve hedeflerin %60’ının Kurum hizmet alanıyla ilgili olması nedeniyle, Kurum 2014-2017 Stratejik Planının, Bakanlık 2013-2017 Stratejik Planıyla aynı dönemi içerecek şekilde dört yıllık olarak hazırlandığı belirtilmiştir. Sonuç olarak Kamu idaresi cevabında her ne kadar Bakanlık Stratejik Planıyla uyumlu olması için Stratejik Planın beş yıllık dönemi kapsamadığı belirtilmişse de; Kamu İdarelerinde Stratejik Planlamaya İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 7’nci maddesinin 1’inci bendinde, stratejik planların beş yıllık dönemi kapsadığı hüküm altına alınmıştır. Bu hükme göre, stratejik planlar beş yıllık olarak hazırlanmalıdır. BULGU 2: Performans Göstergelerinde Mevcut Durumun Belirlenmemiş Olması Kamu İdarelerince Hazırlanacak Stratejik Planlara Dair Tebliğ’de, hedeflere yönelik performans göstergelerinin, bu göstergeler cinsinden mevcut durumun ve plan döneminde ulaşılması arzulanan seviyenin belirtilmesi gerektiği belirtilmiştir. Stratejik planlama sürecinin ilk adımı olan durum analizi, kuruluşun “neredeyiz?” sorusuna cevap verir. Kuruluşun geleceğe yönelik amaç, hedef ve stratejiler geliştirebilmesi için öncelikle, mevcut durumda hangi kaynaklara sahip olduğunu ya da hangi yönlerinin eksik olduğunu, kuruluşun kontrolü dışındaki olumlu ya da olumsuz gelişmeleri değerlendirmesi gerekir. Mevcut durum tespiti iyi yapılmadığı takdirde, hedef ve gösterge de doğru bir şekilde belirlenemeyecektir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 58 Stratejik planda yer alan bazı göstergelerin mevcut durumlarının sayısal olarak belirlenmediği tespit edilmiştir. Örneğin Amaç 1 kapsamındaki “Hedef 1.3: Koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetlerini geliştirerek sürdürmek.”e ilişkin “Diş taraması yapılan ana sınıfı ve birinci kademe 1. Sınıf çocuk (%)” olarak tanımlanan performans göstergesinin mevcut durum bilgisi hanesinde “tespit aşamasında” ifadesine yer verilmiş olup, 2017’de de ise %100 düzeyine ulaşılması hedeflenmiştir. Amaç 4 kapsamındaki “Hedef 4.2: Aile hekimliği uygulaması kapsamında yer alan hizmet sunucularının ve hizmet alan hasta ve hasta yakınlarının memnuniyet düzeyini yükseltmek”e ilişkin “Birinci basamak sağlık çalışanlarının memnuniyet oranı (%)” olarak tanımlanan performans göstergesinin mevcut durum bilgisi hanesinde “mevcut durum analizi” ifadesine yer verilmiş olup, her yıl %2’lik bir artış hedeflenmiştir. Mevcut durum ölçülmeden 5 yıl sonrasında ulaşılması hedeflenen düzeylerin sağlıklı şekilde belirlenemeyeceği değerlendirilmektedir. Hedefler ve göstergeler tanımlandıktan sonra, bunların sayısal olarak tespit edilmemesinin, stratejik plan için önemli bir eksiklik olduğu düşünülmektedir. Kamu idaresi cevabında; Kurumun yeni kurulan bir kurum olması ve yapılanma sürecinin devam etmesi dikkate alındığında, bazı performans göstergelerinin mevcut durumlarının planın ilk uygulama yılında yapılacak araştırma çalışmaları ile belirlenmesinin uygun olacağının değerlendirildiği, bu durumun Kalkınma Bakanlığınca da uygun görüldüğü, yeni dönemde hazırlanacak Stratejik Planda bu hususa dikkat edileceği belirtilmiştir. Sonuç olarak Kamu İdaresi daha sonra hazırlanacak olan stratejik planda bulgu konusu hususa dikkat edileceğini belirtmiş olup bir sonraki stratejik plan değerlendirmesinde bu husus gözden geçirilecektir. BULGU 3: Stratejik Planın Zamanında Kalkınma Bakanlığına Gönderilmemesi Kamu İdarelerinde Stratejik Planlamaya İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 13’üncü maddesinde; mahallî idareler dışındaki kamu idarelerinin, stratejik planlarını değerlendirilmek üzere stratejik planın kapsadığı dönemin ilk yılından önceki yılın
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 59 Ocak ayında Müsteşarlığa (Kalkınma Bakanlığına) göndermesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak 2014-2017 dönemine ait Stratejik Plan, görüş alınmak üzere Kalkınma Bakanlığı’na Ocak 2013’te gönderilmesi gerekirken, 10.03.2014’te gönderilmiştir. 2014-2017 yıllarını kapsayan Stratejik Plan, 30.07.2014 tarihinde yayınlanmıştır. Bu durum göz önüne alındığında, söz konusu Stratejik Plan üç buçuk yıllık bir dönemi kapsamaktadır. Kamu idaresi cevabında; Kurum Stratejik Plan çalışmalarının, Bakanlık Strateji Geliştirme Başkanlığı’nın 19.03.2013 tarih ve 16045527/600/908 sayılı yazıları gereği, 02.04.2013 tarih ve 36428 sayılı Başkanlık onayı ile başlatıldığı, bu kapsamda hazırlanan plan 13.03.2014 tarihinde Kalkınma Bakanlığı’na görüşe gönderildiği, Kalkınma Bakanlığı’ndan 10.06.2014 tarihinde alınan görüşler çerçevesinde gerekli düzeltmelerin yapıldığı ve 06.08.2014 tarih ve 1555 sayılı Bakan onayı ile yürürlüğe konulduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak Kamu idaresi cevabında her ne kadar Stratejik Planın hazırlanma süreci anlatılmışsa da; Kamu İdarelerinde Stratejik Planlamaya İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 13’üncü maddesinde; mahallî idareler dışındaki kamu idarelerinin, stratejik planlarını değerlendirilmek üzere stratejik planın kapsadığı dönemin ilk yılından önceki yılın Ocak ayında Müsteşarlığa (Kalkınma Bakanlığına) göndermesi gerektiği belirtilmiştir. Stratejik Plan, görüş alınmak üzere Kalkınma Bakanlığı’na Ocak 2013’te gönderilmesi gerekirken, 10.03.2014’te gönderilmiştir. Stratejik Planın zamanında yayımlanması için mevzuatta belirtilen tarihlere uyulması gerektiği düşünülmektedir. BULGU 4: Stratejik Planının Maliyetlendirme Bölümünün, Kamu İdareleri İçin Stratejik Planlama Kılavuzuna Uygun Olmaması Stratejik Planda Kılavuzda öngörülen Durum Analizi, Kuruluşun Geleceğe Bakışı, Maliyetlendirme, İzleme ve Değerlendirme başlıklandırma yapısına genel olarak uyulduğu görülmüştür. Ancak Kılavuza göre “Maliyetlendirme” bölümünde Maliyet Tablosu ( Tablo 4) ile Kaynak Tablosu (Tablo 5) yer almalıdır. Stratejik Planda “Hedef-Birim İlişkisi ve Tahmini Bütçe” başlığı altında “Maliyet Tablosu” yer almakla birlikte “Kaynak Tablosu” bulunmamaktadır. Kılavuzda, Maliyet Tablosunda öngörülen maliyetler ile tahmin edilen kaynakların örtüşmesinin gerekli olduğu ifade edilmiştir. Öngörülen maliyetlerin tahsis edilen kaynakları
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 60 aşması durumunda daha düşük maliyetli stratejiler seçilmesi, hedeflerin küçültülmesi, amaç ve hedeflerin zamanlamasının değiştirilmesi veya amaç ve hedeflerin önceliklendirilerek bazı amaç ve hedeflerden vazgeçilmesi gibi yöntemlerin izlenebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda, stratejik planda kaynak tablosuna yer verilmemesi maliyetler ile tahmin edilen kaynakların kıyaslanamamasına, maliyetlerin kaynakları aşması durumunda amaç ve hedeflere ilişkin yeni düzenleme yapılamamasına neden olmaktadır. Bu itibarla, Stratejik Planda “Kaynak Tablosuna” yer verilmesi gerekmektedir. Stratejik Planın Kılavuza uygun olarak hazırlanmasının Planın daha kolay izlenmesi ve değerlendirilmesine hizmet edeceği düşünülmektedir. Kamu idaresi cevabında; 2014-2017 Stratejik Planının maliyetlendirme bölümünde hedeflere yönelik maliyetlendirmelerin yapıldığı, söz konusu maliyetlerde genel bütçe, döner sermaye bütçesi ve Dünya Bankası kaynaklarının göz önünde bulundurulduğu, öngörülen maliyetler ile kaynaklar örtüşmekte olduğu ve yeni dönem için hazırlanacak Stratejik Planda “Kaynak Tablosu”na yer verileceği belirtilmiştir. Sonuç olarak Kamu İdaresi daha sonra hazırlanacak olan stratejik planda bulgu konusu hususa dikkat edileceğini belirtmiş olup bir sonraki stratejik plan değerlendirmesinde bu husus gözden geçirilecektir. B. Performans Programının Değerlendirilmesine İlişkin Bulgular BULGU 5: Performans Programı dönemine ait kurumun insan kaynakları ihtiyacı ve bunun karşılanmasına yönelik izlenecek istihdam politikalarına yer verilmemesi. Maliye Bakanlığınca hazırlanan Performans Programı Hazırlama Rehberinin “İnsan Kaynakları” bölümünde; idarenin mevcut insan kaynakları, istihdam şekli, hizmet sınıfları, kadro unvanları, istihdam politikası ve benzeri bilgilere bu bölümde yer verilmesi gerektiği, ayrıca program dönemindeki insan kaynakları ihtiyacı ve bunun karşılanmasına yönelik izlenecek politikaların da açıklanması gerektiği belirtilmiştir. Performans Programının “İnsan Kaynakları” bölümünde kurumun program dönemindeki insan kaynakları ihtiyacı ve bunun karşılanmasına yönelik izlenecek istihdam politikalarına yer verilmemiştir. Performans Programı Hazırlama Rehberi gereğince, Performans Programının “İnsan Kaynakları”
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 61
bölümünde kurumun program dönemindeki insan kaynakları ihtiyacı ve bunun karşılanmasına
yönelik izlenecek istihdam politikalarına ilişkin bilgilere yer verilmesi gerekmektedir.
Kamu idaresi cevabında; Kurumca ilk defa hazırlanan 2015 yılı performans
programında insan kaynaklarına yönelik olarak mevcut durum bilgisi verildiği, Program
dönemindeki insan kaynakları ihtiyacı ve bunun karşılanmasına yönelik izlenecek istihdam
politikalarının kurumca belirlenmiş olup, Maliye Bakanlığı ile yapılan görüşme sürecinin
uzaması nedeniyle 2015 yılı Performans Programına dahil edilemediği, 2016 yılı Performans
Programında bu hususa dikkat edileceği belirtilmiştir.
Sonuç olarak Kamu İdaresi daha sonra hazırlanacak olan performans programında
bulgu konusu hususa dikkat edileceğini belirtmiş olup bir sonraki performans programı
değerlendirmesinde bu husus gözden geçirilecektir.
C. Faaliyet Raporunun Değerlendirilmesine İlişkin Bulgular
BULGU 6: Faaliyet raporunun zamanında yayınlanmaması
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 41’inci maddesi ile üst
yöneticiler ve bütçeyle ödenek tahsis edilen harcama yetkililerine idari sorumlulukları
çerçevesinde her yıl faaliyet raporları düzenleme yükümlülüğü getirilmiştir. Bu raporlar,
stratejik planlama ve performans programları uyarınca yürütülen faaliyetleri, belirlenmiş
performans göstergelerine göre hedef ve gerçekleşme durumu ile meydana gelen sapmaların
nedenlerini açıklayacak şekilde hazırlanır.
Bu raporlarda yer alacak hususları, raporların hazırlanması, ilgili idarelere verilmesi,
kamuoyuna açıklanması ve bu işlemlere ilişkin süreler ile diğer usul ve esasları belirlemeye
Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır. Maliye Bakanlığı 5018 sayılı Kanunla verilen bu yetkiye
dayanılarak “Kamu İdarelerince Hazırlanacak Faaliyet Raporları Hakkında Yönetmelik” ile
“Gelir İdaresi Başkanlığı İdare/Birim Faaliyet Raporu Hazırlama Rehberi”ni hazırlamıştır.
Yönetmeliğin “İdare Faaliyet Raporu” başlıklı 11’inci maddesi uyarınca genel bütçe
kapsamındaki kamu idareleri tarafından faaliyet raporlarının Şubat ayı sonuna kadar
kamuoyuna açıklanacağı hükme bağlanmıştır.
Ancak, 15 Mart 2016 tarihi itibariyle, idarece faaliyet raporunun yayınlanmadığı
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 62 görülmüş olup, bu hususa ilişkin değerlendirme yapılamamıştır. Kamu idaresi cevabında; 5018 sayılı Kanunun 41 inci maddesi gereği, 16.12.2015 tarih ve 4013 sayılı yazı ile Harcama Birimlerinin, Birim Faaliyet Raporlarını 22 Ocak 2016 tarihine kadar hazırlamalarının istendiği, harcama birimlerince gönderilen Birim Faaliyet Raporlarının konsolide edilerek şubat ayı sonunda tamamlandığı, İdare Faaliyet Raporlarında yer alan verilerin güvenilir, tam ve doğru olması ilkesi gereği, bazı gösterge verilerinin şubat sonu itibariyle alınamaması nedeniyle İdare Faaliyet Raporunun Kurum internet sitesinde geç yayımlandığı, 2016 yılı Faaliyet Raporunun yayımlanmasında bu hususa dikkat edileceği belirtilmiştir. Sonuç olarak Kamu idaresi cevabında her ne kadar İdare Faaliyet Raporunun, harcama birimlerince gönderilen Birim Faaliyet Raporlarının konsolide edilerek şubat ayı sonunda tamamlandığı belirtilmişse de; Kamu İdarelerince Hazırlanacak Faaliyet Raporları Hakkında Yönetmeliğin “İdare Faaliyet Raporu” başlıklı 11’inci maddesi uyarınca genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri tarafından faaliyet raporlarının Şubat ayı sonuna kadar kamuoyuna açıklanacağı hükme bağlanmıştır. Ancak yukarıdaki hükme aykırı olarak 01 Nisan 2016 tarihinde İdare Faaliyet Raporunun kurumun internet sitesinde yayınlandığı görülmüştür. Kamu İdaresi 2016 yılı Faaliyet Raporunun yayımlanmasında bu hususa dikkat edileceğini belirtmiş olup bir sonraki faaliyet raporu değerlendirmesinde bu husus gözden geçirilecektir. D. Faaliyet Sonuçlarının Ölçülmesi ve Değerlendirilmesine İlişkin Bulgular Herhangi bir denetim bulgusu tespit edilmemiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 63
T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 64 T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI 06520 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 48 00 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr http://www.sayistay.gov.tr