EKONOMĠ BAKANLIĞI 2015 YILI SAYIġTAY DENETĠM RAPORU Ağustos 2016
ĠÇERĠK EKONOMĠ BAKANLIĞI 2015 YILI DÜZENLĠLĠK DENETĠM RAPORU 1 EKONOMĠ BAKANLIĞI DÖNER SERMAYE ĠġLETMESĠ 2015 YILI DÜZENLĠLĠK DENETĠM RAPORU 69 EKONOMĠ BAKANLIĞI 2015 YILI PERFORMANS DENETĠM RAPORU 79
EKONOMĠ BAKANLIĞI 2015 YILI DÜZENLĠLĠK DENETĠM RAPORU
ĠÇĠNDEKĠLER
KISALTMALAR B.K.Ġ. Bölge Kurucu ve ĠĢleticisi B.K.K. Bakanlar Kurulu Kararı DFĠF Destekleme ve Fiyat Ġstikrar Fonu DTÖ Dünya Ticaret Örgütü KHK Kanun Hükmünde Kararname KĠK Kamu Ġhale Kanunu TCMB Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası TĠM Türkiye Ġhracatçılar Meclisi T.T.K. Türk Ticaret Kanunu VRHĠB Vergi Resim ve Harç Ġstisna Belgesi
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 1
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 2 Muhasebe ve Raporlama Sistemi Bakanlık mali iĢlemlerini 5018 sayılı Kanun ile belirlenmiĢ muhasebeleĢtirme ve raporlama kurallarına göre gerçekleĢtirmektedir. 5018 sayılı Kanunun 49‟uncu maddesinin ilk iki fıkrasında; “Muhasebe sistemi; karar, kontrol ve hesap verme süreçlerinin etkili çalışmasını sağlayacak ve malî raporların düzenlenmesi ile kesin hesabın çıkarılmasına temel olacak şekilde kurulur ve yürütülür. Kamu hesapları, kamu idarelerinin gelir, gider ve varlıkları ile malî sonuç doğuran ve öz kaynağın artmasına veya azalmasına neden olan her türlü işlemlerle garantilerin ve yükümlülüklerin belirlenmiş bir düzen içinde hesaplara kaydedilerek, yönetim ve denetim yetkilileriyle kamuoyuna gerekli bilgilerin sağlanması amacıyla tutulur.” denilmektedir. Çerçeve hesap planı ile düzenlenecek mali raporların Ģekil, süre ve türleri Kanun‟un 49 ve 80‟inci maddelerine dayanılarak düzenlenip Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ile belirlenmiĢtir. Bu düzenlemelere göre; muhasebe sistemi tahakkuk esaslıdır. Mali yıl esasına göre tutulmaktadır. Kamu idaresinin bütün varlık ve yükümlülükleri, gelir ve giderleri ile garantileri gibi tüm mali iĢlemlerini kapsar. Mali raporlamanın amacı; yöneticilere, kamuoyuna ve denetim yetkililerine bilgi sunmaktır. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği‟nin “Amaç” baĢlıklı 1‟inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, hesap ve kayıt düzeninde saydamlık, hesap verilebilirlik ve tekdüzenin sağlanması, işlemlerinin kayıt dışında kalmasının önlenmesi, faaliyetlerinin gerçek mahiyetlerine uygun olarak sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirilmesi; mali tablolarının zamanında, doğru, muhasebenin temel kavramları ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri çerçevesinde, uluslararası standartlara uygun, yönetimin ve ilgili diğer kişilerin bilgi ihtiyaçlarını karşılayacak ve kesin hesabın çıkarılmasına temel olacak; karar, kontrol ve hesap verme süreçlerinin etkili çalışmasını sağlayacak şekilde hazırlanması ve yayımlanması ile mali istatistiklerin hazırlanması ve yayımlanmasına ilişkin usul, esas, ilke ve standartların belirlenmesidir.” hükmü yer
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı
Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 3
almaktadır.
Bu amacın gerçekleĢtirilmesi için, iĢlemlerin kayıt dıĢında kalmasının önlenmesi ile
birlikte muhasebenin temel kavramları ve genel kabul görmüĢ muhasebe ilkeleri çerçevesinde,
uluslararası standartlara uygun olarak hazırlanan mali tabloların belirlenen sürelerde yönetim
ve ilgililerin bilgisine sunulması gerekmektedir.
Yönetmeliğin 310‟uncu maddesinde kendi adına ekonomik varlık edinebilen,
yükümlülük üstlenebilen, diğer kamu idareleri veya üçüncü Ģahıslarla ekonomik iliĢkilere
girebilen kapsama dâhil her kamu idaresinin bir kurumsal birim ve her kurumsal birimin bir
mali raporlama birimi olduğu; 311‟inci maddesinde kapsama dâhil kamu idarelerinin mali
hizmetler birim yöneticilerinin, mali raporlama kapsamındaki mali tabloların belirlenen
standartlara uygun olarak hazırlanmasından, üst yöneticilerin de bu hususları gözetmekten ve
belirlenen süreler içinde yayımlanmasından sorumlu olduğu; 312‟nci maddesinde kamu
idarelerince, detaylı hesap planlarında yer alan hesaplardan aylık mizan ve yıllık olarak geçici
ve kesin mizanların düzenleneceği; 313‟üncü maddesinde kamu idarelerince hazırlanacak
temel mali tabloların Bilanço, Faaliyet Sonuçları Tablosu ve Nakit AkıĢ Tablosu olduğu; 314-
316‟ncı maddelerinde bu tabloların mahiyetleri ve nasıl düzenleneceği; 327‟nci maddesinde
de mali tabloların hangi dönemlerde hazırlanıp yayımlanacağı belirtilmiĢtir.
Bakanlığın muhasebe hizmetleri, merkezde Merkez Saymanlık Müdürlüğü, taĢrada ise
defterdarlıklar tarafından yürütülmektedir.
2. DENETLENEN KAMU ĠDARESĠ YÖNETĠMĠNĠN SORUMLULUĞU
Denetlenen kamu idaresinin yönetimi, tabi olduğu muhasebe standart ve ilkelerine
uygun olarak mali rapor ve tabloların doğru ve güvenilir bilgi içerecek Ģekilde hazırlanarak
kamuoyunun bilgisine ve denetim yetkililerine zamanında sunulmasından, bir bütün olarak
sunulan bu mali tabloların kamu idaresinin faaliyet ve iĢlemlerinin sonucunu tüm önemli
yönleriyle doğru ve güvenilir olarak yansıtmasından ve ister hata isterse yolsuzluktan
kaynaklansın bu mali rapor ve tabloların önemli hata veya yanlıĢ beyanlar içermemesinden;
kamu idaresinin gelir, gider ve malları ile bunlara iliĢkin hesap ve iĢlemlerinin kanunlara ve
diğer hukuki düzenlemelere uygunluğundan; mali yönetim ve iç kontrol sistemlerinin amacına
uygun olarak oluĢturulmasından, etkin olarak iĢletilmesinden ve izlenmesinden, mali
tabloların dayanağını oluĢturan bilgi ve belgelerin denetime hazır hale getirilmesinden ve
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 4 sunulmasından sorumludur. 3. SAYIġTAYIN SORUMLULUĞU SayıĢtay, denetimlerinin sonucunda hazırladığı raporlarla denetlenen kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara iliĢkin hesap ve iĢlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, mali rapor ve tablolardan yararlanacak olanlara makul güvence vermek amacıyla mali raporların güvenilirliğine ve doğruluğuna iliĢkin görüĢ bildirmek, kaynakların etkili ve ekonomik ve mevzuatına uygun kullanılmasının sağlanması amacıyla kurulup iĢletilmesi gereken mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmekle sorumludur. 4. DENETĠMĠN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMĠ VE KAPSAMI Denetimin dayanağı; 6085 sayılı SayıĢtay Kanunu, genel kabul görmüĢ uluslararası denetim standartları, SayıĢtay ikincil mevzuatı ve denetim rehberleridir. Denetim, mali saydamlığın ve hesap verilebilirliğin sağlanması amacıyla; kamu idaresinin hesap ve iĢlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek ve mali rapor ve tablolarının kamu idaresinin tüm faaliyet ve iĢlemlerinin sonucunu doğru ve güvenilir olarak yansıttığına iliĢkin makul güvence elde etmek ve mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmek amacıyla tasarlanmıĢtır. Kamu zararı iddialarına iliĢkin hususlara bu raporda değil yargılamaya esas raporda yer verilmektedir. Ekonomi Bakanlığı mali iĢlemlerini, 5018 sayılı Kanun‟un 49 ve 80‟inci maddelerine dayanılarak düzenlenip Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ile belirlenen esaslara uygun olarak raporlamak zorunda olup, denetim, mali tablolar dikkate alınarak gerçekleĢtirilmektedir. Denetimin kapsamını, kamu idaresinin mali rapor ve tabloları ile gelir, gider ve mallarına iliĢkin tüm mali faaliyet, karar ve iĢlemleri ve bunlara iliĢkin kayıt, defter, bilgi, belge ve verileri (elektronik olanlar dâhil) ile mali yönetim ve iç kontrol sistemleri oluĢturmaktadır. Kamu Ġdaresi Hesaplarının SayıĢtaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslar‟a 8/12/2013 tarih ve 28845 sayılı Resmi
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı
Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 5
Gazete‟de yayımlanan değiĢiklik ile eklenen geçici madde ile kurumsal mali tabloların
SayıĢtaya gönderilmesi 2013, 2014 ve 2015 yıllarını kapsamak üzere 2016 yılına kadar üç yıl
ötelenmiĢ iken, Maliye Bakanlığınca kamu idarelerine ait mali tabloların düzenlenebilmesine
esas olmak üzere Say2000i muhasebe otomasyon programı ve muhasebe yönetmeliklerinde
yapılan düzenlemeler çerçevesinde ilk defa 2015 yılı sonu itibarıyla kamu idaresi mali
tablolarının sunulabilmesi zemini hazırlanmıĢ ve KBS üzerinden kamu idarelerine sunulmaya
baĢlanmıĢtır.
Bu kapsamda, Usul ve Esaslar‟ın 5‟inci maddesine göre hesap dönemi sonunda
verilecek olan cetvel ve mali tablolardan daha önce sunulabilen bütçe giderleri ve ödenekler
tablosu ve taĢınır kesin hesap cetveli ile taĢınır hesabı icmal cetveline ilave olarak;
-Geçici ve kesin mizan,
-Bilanço,
-Bütçe gelirleri ekonomik sınıflandırması tablosu,
-Faaliyet sonuçları tablosu,
kurumsal bazda SayıĢtaya gönderilmiĢtir.
6085 sayılı Kanun uyarınca kamu idaresi esasına göre denetim yapılabilmesi ve
denetim görüĢü verilebilmesi için, anılan Usul ve Esaslar‟ın 5‟inci maddesinde belirtilen yıl
sonu kamu idaresi mali rapor ve tablolarının, kamu idaresince muhasebe hizmetlerinin
yürütüldüğü birimlerden alınacak kayıtlarla ve gerektiğinde envanter iĢlemleri de yapılarak
kamu idaresinin varlık ve yükümlülükleri ile mali yıla iliĢkin faaliyet sonuçlarının Genel
Yönetim Muhasebe Yönetmeliği‟nde belirlenen standartlarda sunulması gerekmektedir.
Ekonomi Bakanlığı, KBS üzerinden alınan verileri kendi kayıtları ile teyit ederek
tasarrufu altındaki varlık ve yükümlülükleri ile mali yıla iliĢkin faaliyet sonuçlarına iliĢkin
bilgileri, Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği‟nde belirlenen raporlama esaslarına uygun
olarak hazırlaması gerekirken kamu idaresi bazında ilk defa mali tablo düzenlenmesi ve 2015
yılının geçiĢ süreci olması sebebiyle sadece KBS üzerinden alınan mali tabloları sunmuĢtur.
Denetim çalıĢmaları, bu çerçevede hazırlanan mali tablolarla birlikte Ekonomi
Bakanlığının muhasebe hizmetlerinin yürütüldüğü muhasebe birimlerindeki cetvel, belgeler,
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 6 yevmiye kayıtları, yevmiye kayıtlarına esas belgeler ve bunlara dayanak oluĢturan ilgili harcama birimleri arĢivlerinde muhafaza edilen kanıtlayıcı belgeler esas alınarak bu belgelerin tamlık, doğruluk, tutarlılık ve tabi olduğu mevzuatına uygunluğu açısından yürütülmüĢtür.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 7 5. DENETĠM GÖRÜġÜNÜN DAYANAKLARI BULGU 1: Ekonomi Bakanlığına Tahsis Edilen TaĢınmazların Muhasebe Kayıtlarına Alınmaması Hazinenin mülkiyetinde olmakla birlikte Ekonomi Bakanlığına tahsis iĢlemine konu olan taĢınmazlara iliĢkin muhasebe kayıtlarının yapılmadığı ve Bakanlığın mali tablolarında gösterilmediği tespit edilmiĢtir. 5018 sayılı Kanunun 47‟nci maddesi hükmü uyarınca Maliye Bakanlığı, Hazinenin mülkiyetinde bulunan taĢınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri diğer kamu idarelerine bedelsiz olarak tahsis etmeye yetkilidir. Tahsis iĢleminin konusu olan taĢınmaz mal, kamu hizmetinin ifası amacıyla ilgili idarenin kullanımına bırakılmaktadır. Adına tahsis yapılan idarenin kullanımına bırakılan kamu kaynaklarını tam ve doğru olarak raporlanmasını teminen tahsis iĢleminin muhasebeleĢtirilmesi gerekmektedir. Nitekim 23.12.2014 tarih ve 29214 sayılı Resmi Gazete‟de yayımlanarak yürürlüğe giren Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği‟nin 130-132‟nci maddelerinde tahsis edilen taĢınmazların niteliğine göre 250 Arazi ve Arsalar Hesabı, 251 Yeraltı ve Yerüstü Düzenleri Hesabı ya da 252 Binalar Hesabında takip edileceği hükmüne yer verilmiĢtir. Bu düzenlemeye paralel olarak 27.12.2014 tarih ve 29218 mükerrer sayılı Resmi Gazete‟de yayımlanan Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği‟nin 172, 174 ve 176‟ncı maddelerinde tahsis eden kamu idaresinin hesaplarında, bu iĢlemin 250/251/ 252- Ġlgili Varlık Hesabın (Kayıtlı Değer) borç hesabına kaydedilmesi gerektiği ifade edilmiĢtir. Bu itibarla, Hazinenin mülkiyetinde bulunan ve Bakanlığın kullanımına tahsis edilen taĢınmazlara iliĢkin yukarıda bahsedilen mevzuat uyarınca muhasebe kayıtlarının yapılması ve bu taĢınmazların Bakanlığın mali tablolarına yansıtılması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; “5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun ilgili maddelerine dayanılarak hazırlanan ve 02/10/2006 tarihli ve 26307 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Ġdarelerine Ait TaĢınmazların Kaydına ĠliĢkin Yönetmelikte 03/06/2014 tarihli ve 2014/6455 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Yönetmelik ile yapılan değiĢiklikle Yönetmeliğe eklenen geçici 1‟ inci maddede, Yönetmeliğin 5 inci
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 8 maddesine göre yapılması gereken kayıt ve kontrol iĢlemlerinin 31/12/2016 tarihine kadar tamamlanması kararlaĢtırılmıĢtır. Konuyla ilgili olarak Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü ve Muhasebat Genel Müdürlüğü ile Bakanlığımız ilgili birim temsilcilerinin katılımıyla bir toplantı yapılmıĢtır. Toplantıda, ilk aĢamada “Milli Emlak Otomasyon Projesi”nde (MEOP) Bakanlığımıza yetkilendirme yapılması kararı alınmıĢtır. Bahse konu sistemde Bakanlığımıza tahsisli taĢınmazların görülebileceği, kayıt hataları var ise düzeltilmesinin talep edilebileceği ifade edilmiĢtir. MEOP‟ta yapılacak yetkilendirme sonrasında bedel tespiti ve gerekli diğer iĢlemler yerine getirilerek bahse konu taĢınmazların muhasebe kayıtlarına alınması sağlanacaktır. Bu çerçevede, Hazine mülkiyetinde bulunan ve Bakanlığımız kullanımına tahsis edilen taĢınmazların kaydına iliĢkin çalıĢmalar yürütülmekte olup, 31/12/2016 tarihine kadar tamamlanacaktır.” Denilmektedir. Sonuç olarak; Kamu idaresi cevabında, 02/10/2006 tarihli ve 26307 sayılı Resmi Gazete‟de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Ġdarelerine Ait TaĢınmazların Kaydına ĠliĢkin Yönetmelik‟te 03/06/2014 tarihli ve 2014/6455 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Yönetmelik ile yapılan değiĢiklikle Yönetmelik‟e eklenen geçici 1‟inci maddede, Yönetmelik‟in 5‟inci maddesine göre yapılması gereken kayıt ve kontrol iĢlemlerinin 31/12/2016 tarihine kadar tamamlanmasının kararlaĢtırıldığı belirtilmiĢse de, söz konusu tarih, taĢınmazların maliyet ve rayiç bedeller üzerinden muhasebe kayıtlarına alınmasının tamamlanması için verilen son tarihtir. 23.12.2014 tarih ve 29214 sayılı Resmi Gazete‟de yayımlanarak yürürlüğe giren Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ve 27.12.2014 tarih ve 29218 mükerrer sayılı Resmi Gazete‟de yayımlanan Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği‟nin bulguda belirtilen maddeleri doğrultusunda tahsisli kamu taĢınmazlarının kayıt altına alınması ve mali tablolarda gösterilmesi gerekmektedir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 9 BULGU 2: Tohumluk Kredilerinin Geri DönüĢlerinin Muhasebe Ġçerisinde Ġzlenmemesi Fonun gelir ve giderleri, 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5018 sayılı Kanun‟un Ek 2‟nci maddesi ile genel bütçe ile iliĢkilendirilmiĢtir. Ancak bu tarihten önce fon kaynaklarından Ziraat Bankası aracılığıyla kullandırılan tohumluk kredilerinin bulunduğu ve bu kredilerin henüz tahsil edilemediği görülmekte, tahsil edilemeyen bu kredilerden toplanan anapara ve faiz geri dönüĢlerinin bütçeye gelir yazılamayacağının mevzuatında düzenlenmiĢ olduğu anlaĢılmaktadır. Tahsil edilemeyen bu kredilerin hesaben devralınmadığı tespit edilmiĢtir. 1999 yılında kuraklık, don, dolu, sel, taĢkın, haĢere, yangın ve benzeri afetler nedeniyle ekiliĢ ve ürünleri en az % 40 oranında zarar gören ve durumları Ġl Ġhtiyaç Komisyonlarınca tespit edilmiĢ bulunan çiftçilere yardım etmek amacıyla, 23/7/1999 tarihli ve 99/13172 sayılı “Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Dağıtılacak Tohumluk Hakkında Karar” uyarınca, Hazine MüsteĢarlığı ile T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü arasında akdedilen protokol uyarınca Hazine MüsteĢarlığı bütçesinde yer alan ödenekten "Destekleme ve Fiyat Ġstikrar Fonu" (Fon) harcama kalemine aktarılan 30 trilyon Türk Lirası kadar olan tutardan T.C. Ziraat Bankasınca kredilendirme iĢlemi yapılmıĢtır. Bu hususta kredilendirme iĢlemi ve takip eden süreçlere iliĢkin Ekonomi Bakanlığı nezdinde bilgi ve belge mevcut değildir. Bakanlık tarafından sunulan yazıda, bu konuya iliĢkin bilgi ve belgelerin yukarıda anılan protokol çerçevesinde konuya muhatap kurum ve kuruluĢlardan istenmesi gerektiği ifade edilmektedir. Ancak protokolün tarafları, T.C. Ziraat Bankası ve o dönemde Destekleme ve Fiyat Ġstikrar Fonu ile ilgili her türlü iĢlemleri yürüten Hazine MüsteĢarlığı olsa da, 08.06.2011 tarih ve 27958 sayılı Resmi Gazete‟de yayımlanan 637 sayılı Ekonomi Bakanlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 37‟nci maddesine göre ihracata yönelik devlet destekleri kapsamında Destekleme ve Fiyat Ġstikrar Fonu ile ilgili yetki ve görevler ile her türlü iĢlemlerin artık Ekonomi Bakanlığınca yürütüleceği hükme bağlanmıĢtır. Bu itibarla, Ekonomi Bakanlığından alınan bilgiye göre; “Tohumluk Kredi Geri DönüĢlerinin izlendiği TCMB Ankara ġubesi 450 208 005 numaralı hesapta 75.889,15 Türk Lirası 2015 yılında olmak üzere 31.12.2015 tarihi itibariyle 5.238.958,45 Türk Lirası tutarında kredi geri dönüĢü gerçekleĢmiĢtir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı
Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 10
Tohumluk Kredilerinin;
31.12.2015 itibariyle gerçekleĢtirilen tahsilâtların ne kadarının anapara veya ferilerine
iliĢkin olduğuna dair Bakanlık nezdinde kayıt olmadığı,
Gerek kredi stoku gerekse de kredi geri dönüĢlerinin Bakanlık muhasebesinde
izlenmediği,
Fona iliĢkin envanter tutulmadığından kullandırılan krediler ve borçlular listesinin
bilinmediği ve takip edilmediği,
Hazine‟den alınmıĢ devir listesi bulunmadığı,
Maliye Bakanlığından, tohumluk kredilerinin tahsiline, takibine, tahsil edilen feri
tutarlara, geri ödemenin ne kadar süre devam edeceğine, kalan kredi stokunun
miktarına iliĢkin bilgi alınmadığı,
görülmüĢtür.
Dolayısıyla kullandırılan kredilerden halen tahsil edilmeyen tutarların bulunup
bulunmadığı, tahsil edilen tutarların ise, kredilerin tabi olduğu hukuka uygun gerçekleĢip
gerçekleĢmediğine iliĢkin bir inceleme yapılamadığı gibi, Bakanlıktan da bu hususta bir bilgi
alınamamaktadır.
Kamu idaresi cevabında; Bakanlık teĢkilat ve görevlerini düzenleyen 637 sayılı
Kanun Hükmünde Kararname‟nin 37‟nci maddesinin birinci fıkrası “Ġhracata Yönelik Devlet
Destekleri kapsamında Destekleme ve Fiyat Ġstikrar Fonu ile ilgili yetki ve görevler ile her
türlü iĢlemler Bakanlık tarafından yürütülür.” hükmüne istinaden DFĠF ile ilgili görev, yetki
ve her türlü iĢlemlerin 2011 yılından itibaren Bakanlığa devredildiği;
Ancak, 2015 yılı SayıĢtay denetimi kapsamında bilgi talep edilen 2011 yılı öncesinde
hak sahiplerine verilen Tohumluk Kredilerinin; 23.07.1999 tarihli ve 99/13172 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı gereğince, tabii afetlerden zarar gören çiftçilere dağıtılacak tohumluk
bedellerinin finansmanı amacıyla o dönemde T.C. BaĢbakanlık Hazine MüsteĢarlığı
sorumluluğunda olan Destekleme ve Fiyat Ġstikrar Fonu‟ndan T.C. Ziraat Bankasına
aktarıldığı ve Protokol ile Destekleme ve Fiyat Ġstikrar Fonu‟na geri dönüĢüne iliĢkin
esasların, T.C. Ziraat Bankası ile T.C. BaĢbakanlık Hazine MüsteĢarlığı arasında
kararlaĢtırıldığı ve ilgili kaynağın 2011 yılında yayımlanan 637 sayılı KHK ile Bakanlık yetki
ve sorumluluğuna verilen Ġhracata Yönelik Devlet Destekleri kapsamına girmediğini tespit
ettiklerini, bununla beraber geçmiĢ yıllardaki SayıĢtay denetimleri esnasında da hukuki durum
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 11 bu Ģekilde olmasına rağmen, SayıĢtay BaĢkanlığının konu hakkındaki talepleri sonucu, TCMB‟den temin edilme cihetine gidilerek BaĢkanlığa intikal ettirilmeye çalıĢıldığını, Bu itibarla, Tohumluk Kredilerine iliĢkin talep edilen bilgi ve belgelerin söz konusu Protokol de dikkate alınarak konuya muhatap kurum ve kuruluĢlardan talep edilmesinin gerektiği ifade edilmiĢtir. Sonuç olarak; Kamu idaresi cevabında hak sahiplerine verilen Tohumluk Kredilerinin 1999 yılında DFĠF kaynak aktarımının Hazine MüsteĢarlığı sorumluluğunda olduğunu, söz konusu aktarımın T.C. Ziraat Bankası ve Hazine MüsteĢarlığının taraf olduğu protokolle yapıldığını, Bakanlığa DFĠF ile ilgili yetki ve görevler 2011 yılında devredildiği için söz konusu bulguya iliĢkin muhatabın Bakanlık olmadığını ifade etmiĢlerdir. Ancak Kredilerin takip ve tahsilinden, aradan geçen zaman içerisinde farklı kurum ve kuruluĢlar yetkili ve sorumlu kılınmıĢ olsa da, Ekonomi Bakanlığı 2011 tarihinde DıĢ Ticaret MüsteĢarlığının tüm hizmet birimleri ile Hazine MüsteĢarlığının TeĢvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlükleri birleĢtirilerek kurulmuĢ olduğu için, bu tarihten itibaren mülga DıĢ Ticaret MüsteĢarlığından ve Hazine MüsteĢarlığından devredilen görevlere iliĢkin hususların akıbetinden de sorumludur. Aksi takdirde etkisi uzun yıllara sirayet eden faaliyetlerin denetimi, takibi ve değerlendirilmesi yapılamayacaktır. Bu itibarla DFĠF kaynaklarından kullandırılan bu Kredilerin alacaklısının, mevcut durumda Ekonomi Bakanlığı olması hasebiyle bunlara iliĢkin gerekli çalıĢmaların Bakanlıkça yapılması ve saymanlık hesabı muhasebe kayıtlarında izlenmesi ve raporlanması gerektiği açıktır. Öneri: DFĠF Gider Hesabına aktarılan Tohumluk Kredilerinin geçmiĢ yıllara ait tutar bilgilerine iliĢkin gerekli çalıĢmaların yapılması ve 5018 sayılı Kanun hükümlerine göre muhasebeleĢtirilmesi gerektiği düĢünülmektedir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 12 6. DENETĠM GÖRÜġÜ Ekonomi Bakanlığının 2015 yılına iliĢkin yukarıda belirtilen ve „„Denetimin Dayanağı Amacı, Yöntemi ve Kapsamı” bölümünde açıklanan çerçevede ekte sunulan mali rapor ve tablolarının “Denetim GörüĢünün Dayanakları” bölümünde açıklanan nedenlerden dolayı "Alacaklar" ve "Maddi Duran Varlıklar" hesap alanları hariç, doğru ve güvenilir bilgi içerdiği kanaatine varılmıĢtır.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 13 7. DENETĠM GÖRÜġÜNÜ ETKĠLEMEYEN TESPĠT VE DEĞERLENDĠRMELER BULGU 1: 2006/4 sayılı Türk Ürünlerinin YurtdıĢında MarkalaĢması, Türk Malı Ġmajının YerleĢtirilmesi ve TURQUALITY®’nin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ Kapsamında Desteklenen Firmaların, Çoğunluk Hisseleri Yabancı ġirketlere Satılan Markalarının Desteklenmesi TURQUALITY® destek programı kapsamına alınan Ģirketlerin desteklenmesi kapsamında ... markası ile desteklenen ... firmasının Japon ...‟e, ... markası ile desteklenen ... firmasının ise Belçikalı ...‟e, hisselerinin tamamına yakını olmak üzere çok büyük bir bölümünün satıldığı halde firmaların devlet desteğinden faydalanmaya devam ettiği tespit edilmiĢtir. Bu durumun, 2006/4 sayılı Türk Ürünlerinin YurtdıĢında MarkalaĢması, Türk Malı Ġmajının YerleĢtirilmesi ve TURQUALITY®‟nin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ‟in amacına uymadığı kanaatine varılmıĢtır. TURQUALITY® sistemi, devlet destekli bir markalaĢma programıdır ve ülkemizin rekabet avantajını elinde bulundurduğu ve markalaĢma potansiyeli olan ürün gruplarına sahip firmalarımızın, üretimlerinden pazarlamalarına, satıĢlarından satıĢ sonrası hizmetlerine kadar bütün süreçleri kapsayacak Ģekilde yönetsel bilgi birikimi, kurumsallaĢma ve geliĢimlerini sağlayarak uluslararası pazarlarda kendi markalarıyla global bir oyuncu olabilmeleri ve söz konusu markalar aracılığıyla olumlu Türk malı imajının oluĢturulması ve yerleĢtirilmesi amacıyla oluĢturulmuĢ devlet destekli ilk ve tek markalaĢma programıdır. Bu açıklamadan da anlaĢılacağı üzere amacı, global Türk markaları yaratmak olan programın hedefleri Ģunlardır: “Marka potansiyeli olan firmalara global bir marka olma yolunda finansal kaynak sağlamak. Global Türk markaları yaratabilmek için firmaların ve markalarının gelişimlerine yönelik strateji, operasyon, organizasyon ve teknoloji danışmanlığı çalışmaları ile destek olmak. Program kapsamında bulunan firmaların yönetim birimlerine yönelik eğitim desteği vermek.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 14 Yurtdışında olumlu Türk malı imajının oluşturulması ve tutundurulması için iletişim ve tanıtım faaliyetlerinde bulunmak. Türk firmalarının marka bilincini artırmak. Türk firmalarının pazar bilgisi dâhilinde aksiyon alabilmeleri için istihbarat desteği sağlamak. Seçilmiş Türk markaları için bir inkübatör ve katalizör olmak.” Hedefe dair açıklamalardan da anlaĢılacağı üzere, vurgulanan husus Türk firmaları ve Türk malıdır. Öte yandan, Marka Değerleme standardı olan ISO 10668 markayı Ģöyle tanımlar: “Ürünler, servisler veya kurumları tanımlamayı amaçlayan ve hissedarların akıllarında ayırt edici imaj ve çağrışımlar yaratan, böylece ekonomik değer/fayda sağlayan, pazarlama ile ilişkili isim, tanım, logo, sembol, işaret ve dizayn gibi fiziki olmayan varlık.” Bu tanımdan da anlaĢılacağı üzere markanın tanımladığı unsurlardan birisi ve belki de en önemlisi kurumdur. Bu çerçevede, çoğunluk hisseleri satılan markalar artık, yeni kurumsal çatıları altında tanımlanacak ve örneğimizde yer alan markalar bağlamında kurumsal çatılar ... ve ... olacaktır. Zaten, taĢıdığı potansiyeli kullanıp, aldığı devlet desteğinden de faydalanarak markalaĢmayı baĢaran ve bu haliyle golabal markalar tarafından dikkat çekecek noktaya gelen ve hatta onlar tarafından satın alınmak istenen Türk markaları için söz konusu destek programı, amacına ulaĢmıĢ ve görevini tamamlamıĢ sayılmalıdır. Öte yandan, yine destek mevzuatı arasında yer alan 2010/6 sayılı Yurt DıĢı Birim, Marka ve Tanıtım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ‟in 5.4‟üncü maddesinde yer alan “Destek ödemesi yurt dışı ortaklık oranına göre hesaplanır.” hükmü, destek ödemesinin, desteklenen firmanın hissesi oranında artıp azalacağını öngörmektedir. Bu nedenle, 2006/4 sayılı Türk Ürünlerinin YurtdıĢında MarkalaĢması, Türk Malı Ġmajının YerleĢtirilmesi ve TURQUALITY®‟nin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ kapsamında desteklenen firmaların çoğunluk hisseleri yabancı Ģirketlere satılan markalarına uygulanan destek politikalarının, Tebliğ‟in amaç ve hedefleri de dikkate alınarak, gözden geçirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 15 Kamu idaresi cevabında; 2006/4 Sayılı Tebliğ‟in amacı, Türkiye‟de ticari ve/veya sınai faaliyette bulunan Ģirketlerin ürünlerinin markalaĢması amacıyla gerçekleĢtirecekleri faaliyetlere iliĢkin giderlerinin ve Türk markalarının pazara giriĢ ve tutunmalarına yönelik gerçekleĢtireceği her türlü faaliyet ve organizasyonlara iliĢkin giderler ile olumlu Türk malı imajının oluĢturulması ve yerleĢtirilmesi için yurt içinde ve yurt dıĢında gerçekleĢtireceği her türlü harcamaların uluslararası kurallara göre desteklenmesidir. Tebliğ‟de Ģirket ifadesi, “Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde ticari ve/veya sınai faaliyette bulunan Ģirketler” Ģeklinde tanımlanmıĢtır. Burada temel husus, destek kapsamındaki Ģirketin TTK çerçevesinde kurulmuĢ bir Ģirket olmasıdır. Diğer taraftan, 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu‟nun “Doğrudan yabancı yatırımlara iliĢkin esaslar” baĢlıklı 3‟üncü maddesi‟nin a bendi; “ a) Yatırım serbestisi ve millî muamele Uluslararası anlaĢmalar ve özel kanun hükümleri tarafından aksi öngörülmedikçe; 1-Yabancı yatırımcılar tarafından Türkiye'de doğrudan yabancı yatırım yapılması serbesttir. 2- Yabancı yatırımcılar yerli yatırımcılarla eĢit muameleye tabidirler.” Hükmünü amirdir. Normlar hiyerarĢisi ilkesi gereğince, tebliğ uygulamasının kendinden üst bir norm olan kanun hükmüne aykırı olmaması gerekmektedir. Ancak, TTK çerçevesinde kurulmuĢ bir Ģirketin sahip olduğu veya sermayesine ortak olduğu bir markanın, 2006/4 Sayılı Tebliğ çerçevesinde desteklenmemesi, 4875 sayılı Kanunun anılan hükmünün hilafına bir iĢlem yapılması anlamına gelecek ve normlar hiyerarĢisine aykırı olacaktır. Buna ilaveten, sermaye yapısı değiĢen bir markanın destek kapsamından çıkarılması, 2006/4 Sayılı Tebliğ‟in dayanağı olan 27/12/1994 tarihli ve 94/6401 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren "Ġhracata Yönelik Devlet Yardımları Kararı"nın amaç bölümünde yer alan “Bu Karar'ın amacı, Kalkınma Planları ve Yıllık Programlarındaki toplumsal ve ekonomik hedeflerin gerçekleĢtirilmesi amacıyla yapılacak faaliyetlerin, uluslararası
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 16 kuruluĢlara olan yükümlülüklerimize aykırılık teĢkil etmeyecek yöntemlerle desteklenmesidir.” Ģeklinde ifade edilen amacına da aykırı bir iĢlem olacaktır. Bununla birlikte, Ģirketlere yönelik uygulamalarda, ülkemizin de taraf olduğu Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) AnlaĢmalarında temel bir kural olan (National Treatment) “Ulusal Muamele” prensibinin dikkate alınma zorunluluğu bulunmaktadır. Ülkemizin de taraf olduğu mal ticaretini konu alan Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel AnlaĢması (General Agreement On Tarrifs And Trade)(GATT)‟nın 3 üncü; hizmet ticaretini düzenleyen Hizmet Ticareti Genel AnlaĢması (General Agreement On Trade In Services) (GATS)‟ın 17 inci ve fikri mülkiyet haklarına konu ticareti düzenleyen Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları (Trade Related Aspects Of Intellectual Property Rights) (TRIPS) AnlaĢmasının 3‟ üncü maddeleri, ithal edilen ve yerli endüstri tarafından üretilen malların, sunulan hizmetlerin ve patent ve telif haklarının iç piyasada eĢit satıĢ Ģartlarında muamele görmesini öngörmektedir. Bu nedenle Türkiye de doğup büyümüĢ bir markanın yabancılara satılmasından dolayı Turquality destek kapsamından çıkarılması ulusal muamele ilkesine de aykırı olacaktır. Her hâlükârda marka sahibi ilgili Ģirket TTK çerçevesinde kurulmuĢ bir Ģirkettir ve mevzuat açısından desteğe hak kazanmıĢtır. Sermaye yapıları değiĢen markaların destek kapsamından çıkarılması hususu ülkemizin Dünya Ticaret Örgütü nezdindeki anlaĢmalarına da halel getirebilecektir. Diğer taraftan, denetim bulgularında atıfta bulunulan programın hedefleri hususu mevzuatta yer almayıp, Turquality internet sitesinde yer alan program hedefleridir. Program hedefleri detaylı bir Ģekilde incelendiğinde temel hedefin “Türk firmalarının marka bilincini artırmak, yurtdıĢında olumlu Türk malı imajını oluĢturmak ve global Türk markaları yaratma sürecinde seçilmiĢ Türk markaları için bir inkübatör ve katalizör fonksiyonunu icra etmek” olduğu anlaĢılacaktır. Burada vurgulanan husus destek kapsamındaki Ģirketlerin sermayesinin Türk olması hususu değildir. Bu hedefte ifade edilen husus Türk markaları ve sermaye yapılarına bakılmaksızın TTK‟ya göre kurulmuĢ firmalardır. Diğer taraftan, mezkûr Tebliğ‟de hiçbir Ģekilde destek kapsamına alınacak Ģirketlerin sermayesinin yerli veya yabancı olması gerektiği noktasında bir husus bulunmamaktadır. Bu
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı
Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 17
itibarla desteklerin sermaye yapısı üzerinden değerlendirilmesinin hukuki bir dayanağı
bulunmamaktadır.
Marka değerleme standardı olan ISO 10668‟de markanın tanımında yer alan kurum
ifadesi sermaye yapısından ziyade markanın kurumsal kimliğidir. Ve bu kurumsal kimlik,
markanın sermaye yapısını değil, iĢ yapma kültürü, yetkinliği ve fonksiyonu ifade eder ve bu
perspektiften değerlendirilir. Diğer bir ifade ile bir marka sermayesi değiĢince markanın
kurumsal kimliği iĢ yapma kültürü, yetkinliği ve fonksiyonu değiĢmez. Bu itibarla burada
esas olan markanın kendisidir.
2006/4 sayılı Tebliğ‟in 21‟nci maddesi “(1) Bu Tebliğ’in 11’inci maddesinde
düzenlenen desteklerden 5 (beş) yıl yararlandırılan şirketlerle ilgili olarak yapılacak
performans değerlendirmesi neticesinde belirli bir düzeyin üzerinde performans gösterdiği
belirlenen şirketlerin destek süresi, ilave 5 (beş) yıl süreyle uzatılabilir.” hükmü yer
almaktadır. Bu hükümden anlaĢılacağı üzere, markaların hukuken desteklerden yararlanma
süresi belirlenmiĢ olup, global markalar tarafından dikkat çekecek noktaya gelen ve satın
alınmak istenen markalar için desteğin amacına ulaĢtığı değerlendirmesi mer‟i mevzuatta
dayanağı olmayan yaklaĢım olacaktır.
2010/6 sayılı YurtdıĢı Birim, Marka ve Tanıtım Faaliyetlerinin Desteklenmesi
Hakkında Tebliğ‟in 5‟nci maddesinin 4‟üncü fıkrasında yer alan yurtdıĢı ortaklık oranından
kasıt destek kapsamındaki ana Ģirket olmayıp, destek kapsamındaki Ģirketin yurtdıĢında
gerçekleĢtireceği faaliyetlere iliĢkin kurduğu ve harcama yetkisi verilen Ģirketlerdir. Yurt
dıĢında kurulan Ģirketler tarafından gerçekleĢtirilen faaliyetlere iliĢkin destek ödemesi
yurtdıĢı ortalık oranına göre hesaplanır. Ana firma yurtdıĢı Ģirketin tamamına sahip ise destek
ödemesinde herhangi bir azaltma/oranlama yapılmaz ama ana Ģirket yurtdıĢındaki Ģirkete
%100‟den daha az bir oranda sahip ise destek ödemesi yurtdıĢı ortaklık oranına göre
hesaplanır. Burada temel amaç desteğin destek kapsamına alınmıĢ ana Ģirkete verilmesidir.
Fakat unutulmaması gerekir ki, destek kapsamındaki ana Ģirkete yapılan destek ödemesi her
hâlükârda ana Ģirketin sermayesine bakılmaksızın yapılır.
Sonuç olarak, 2006/4 sayılı Tebliğ'in amacı Türk malı imajını iyileĢtirmek ve Türk
markalarının uluslararası platformda yer almalarını sağlamaktır. Burada temel amaç Türkiye
de doğan ve Türk markası algısı ile büyüyen markaların desteklenmesidir. Destek
kapsamındaki markaya yabancı sermayeli hissedarların ortak olması veya yabancı sermaye
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 18 tarafından satın alınması o markanın Türk markası olduğu algısını değiĢtirmemektedir. Önemli olan markanın potansiyelinin ve birimlerinin Türkiye de kalmasıdır. Markanın üretim, pazarlama ve yönetim birimlerinin Türkiye'de kalması markanın sağladığı katma değerin Türkiye'de kalması ve Türk malı imajına katkıda bulunması demektir. Buna ilaveten, dünya markaları incelendiğinde sermayelerinde ciddi değiĢimler ve el değiĢtirmeler yaĢandığı görülecektir. Bir misal vermek gerekirse Apple veya Samsung markalarının sermayelerinin büyük bir kısmı uluslararası fonlara ve yabancılara satılmıĢ olmasına rağmen Apple‟ın Amerikan markası Samsung‟un ise Güney Kore markası algısını değiĢtirmemektedir. Bahse konu markaların ait oldukları Ģirketlerin sermaye yapıları değiĢmiĢ olsa bile bu markalar doğdukları ülkeye mal olmuĢlardır. Sonuç olarak; 2006/4 sayılı Türk Ürünlerinin YurtdıĢında MarkalaĢması, Türk Malı Ġmajının YerleĢtirilmesi ve TURQUALITY®‟nin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ‟in amacı ve bu çerçevede çizilen kapsamı çok nettir. Söz konusu Tebliğ, konunun sadece mevzuat boyutudur ki buna rağmen yeterli kanaati oluĢturmaktadır. Bununla birlikte, bu husus irdelenirken tam bir vukufiyet için, Turquality programının misyon ve hedeflerine de bakmakta fayda vardır. Zaten, Tebliğ‟in de bu misyon ve hedefler doğrultusunda Ģekillendiği aĢikârdır. Bulguda da yer verildiği üzere Turquality programı, “Küresel Türk markalarından yurtiçinde lokomotif oluşturmak”, “Şirketlerin marka gücü ve kurumsal altyapısını güçlendirmek”, “Yurtiçinde marka bilinci ve farkındalığı yaratmak” misyonu ile hayata geçirilmiĢ ve bu misyon çerçevesinde belirlenen hedefler, bulgumuzda tek tek sayılmıĢtır. Hiç kuĢkusuz belirlenen hedefler bir bütün olarak incelendiğinde “Global Türk markaları yaratabilmek için firmaların ve markalarının gelişimlerine yönelik strateji, operasyon, organizasyon ve teknoloji danışmanlığı çalışmaları ile destek olmak” hususu, programın gerçek amacına vurgu yapmaktadır. Bu hedef, “Marka potansiyeli olan firmalara global bir marka olma yolunda finansal kaynak sağlamak.” hedefi ile birlikte düĢünüldüğünde, finansal kaynak sağlanmasının, aslında nerede biteceği de anlaĢılmaktadır. Sektörünün uluslararası aktörlerinin teveccüh gösterdiği markalar için, murat edilen noktaya gelinmiĢ demektir ki o noktadan sonra, sağlanacak finansal destek, Tebliğ amacının dıĢına çıkılması olacaktır. Lakin buradaki asıl önemli husus, Türk firmalarına ait markaların, yabancı Ģirketlere satılması ile birlikte, artık Turquality programının misyon ve hedeflerinde vurgu yapılan
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 19 “Türk firması” ve “Türk markası” olgusunun sona ermesidir. Zira, Turquality programının hedefi, bu programda açıklandığı üzere, “Türk firmalarının marka bilincini artırmak.” ve “Seçilmiş Türk markaları için bir inkübatör ve katalizör olmak.”tır. Program bir bütün olarak ele alındığında, varlık sebebinin Türk firmaları ve bu firmalara ait Türk markalarının desteklenmesi olduğu kolaylıkla anlaĢılmaktadır. Kurum cevabında belirtilen husus Tebliğ‟in amacı ile uyumlu olmayıp, yabancı ülkelere ait Ģirketlerin sahip olduğu markaların da Türk Devleti tarafından desteklenmesi, 2006/4 Sayılı Tebliğ‟in öngördüğü bir husus değildir. Kurum cevabında, “Tebliğ‟de Ģirket ifadesi, „Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri çerçevesinde ticari ve/veya sınai faaliyette bulunan Ģirketler‟ Ģeklinde tanımlanmıĢtır. Burada temel husus, destek kapsamındaki Ģirketin TTK hükümleri çerçevesinde faaliyette bir Ģirket olmasıdır.” denilmiĢ olsa da, bu ifadede yer alan, TTK hükümleri çerçevesinde faaliyette bulunma zorunluluğu, Turquality programında öngörülen “Türk firması” Ģartı çerçevesinde kalmak üzere, desteklenecek firmaların kurumsal yapılar olmasını öngören ve bu çerçevede hukuki statülerini belirleyen bir ifadedir. Yabancı Ģirketlerin, Türkiye‟de faaliyet göstermesi halinde, kendi ülkelerinin kanunlarının ticaret unvanına iliĢkin hükümleri saklı kalmak Ģartıyla, yerli ticari iĢletmeler gibi tescil olunması, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu‟nun 40/4 maddesinin ortaya çıkarttığı bir zorunluluktur ve ihracata devlet desteği ile ilgili ölçü, TTK hükümleri çerçevesinde ticari ve/veya sınai faaliyette bulunan Ģirketlerin desteklenmesi değil, kendisi ya da markası desteklenecek Türk firmasının, TTK hükümleri çerçevesinde kurulmuĢ olmasıdır. Bu mevzu Kurumun cevabında belirttiği gibi olsaydı eğer, Türkiye‟de faaliyet gösteren gıdadan, içecek ve tütüne, tekstil ürünlerinden kimyasal maddeye ya da makine ve teçhizattan, elektrikli optik aletlere ve motorlu kara taĢıtlarına kadar geniĢ bir yelpazede üretim yapan yabancı firmaların ve/veya bu firmaların markalarının destekleniyor olması da gerekirdi. Oysaki, 118 firmanın 129 markasının “Turquality Destek Programı”ndan, aynı Tebliğ kapsamında 66 firmanın da 67 markasının “Marka Destek Programı”ndan faydalanmakta olduğu ve bunların hiçbirisinin yabancı firma olmadığı dikkate alındığında, ne demek istediğimiz daha iyi anlaĢılacaktır. Gerçekten de, bu 196 markanın hepsi 2006/4 sayılı Tebliğ kapsamına kabul ve dâhil edildiği dönemde yabancı bir firmaya ait değildir. Yukarıda da değindiğimiz gibi, birçok yabancı marka Türkiye‟de değiĢik sektörlerde faaliyet
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 20 göstermektedir ve eğer Turquality programı ile murat edilen Ģey, TTK hükümleri çerçevesinde ticari ve/veya sınai faaliyette bulunan Ģirketlerin desteklenmesi olsaydı, desteklenen Ģirketler arasında bu Ģirketler de yer alırdı. Bu nedenle, destek programı kapsamına alındıktan sonra yabancılara satıĢı gerçekleĢen Ģirketler ve/veya markaların desteklenmesine devam edilmesinin sebebinin, Tebliğin, Turquality programın amaç ve hedefleri ile birlikte değerlendirilmemiĢ olmasından kaynaklandığı düĢünülmektedir. Eğer, yabancılara ait Ģirketlerin/markaların desteklenmesinin, TTK ve 4875 sayılı Kanun‟un getirdiği bir zorunluluk olduğu kanaatine varılacak olursa, örneğin Güney Kore markası olan ve Türkiye‟de de üretilen otomobil markasının ya da yine Türkiye‟de de üretim yapan Alman ya da Ġsviçreli çikolata markalarının destek baĢvurusu yapması halinde desteklenmesi gerekecektir ki, anılan Tebliğ ile Turquality programın amaç ve hedeflerinin böyle bir öngörüsünün olmadığı açıktır. Yukarıda belirttiğimiz bu husus, Kurumun cevabında belirttiği 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu‟na iliĢkin savunmayı da geçersiz kılmaktadır. Cevapta belirtilen “yatırım serbestisi” ve “yerli yatırımcılarla eĢit muamele” kavramları bu anlamda kullanılmıĢ olsaydı eğer, Türkiye‟de üretim yapan markaların da bu destek programından faydalandırılması gerekirdi. Her Ģeyden evvel 4875 sayılı Kanunun, 2006/4 sayılı Tebliğ‟in, kapsamını irdelediğimiz bu bahiste zikredilmesi bir hayli anlamsız ve gereksizdir. Zira söz konusu Tebliğ, yabancı yatırımların Türkiye‟ye geliĢini özendirmeye iliĢkin bir düzenleme olmayıp, amacı Tebliğ‟in adında tezahür etmektedir. Kanunun 3‟üncü maddesinde zikredilen “yerli yatırımcılarla eĢit muamele” hususu, bu Kanun ile TTK ve ĠĢ Kanunu vs. kapsamında, yerli yatırımcılarla eĢit haklar ve yükümlülükler çerçevesinde faaliyet göstermelerine iliĢkindir. Ġhracatta devlet yardımı, Ģirketler ya da onların markaları bağlamında bir hak olmayıp, kamu açısından tercihe dayalı, kriterleri belli bir destek programıdır ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti‟nin, yabancı ülkelere ait firmaların sahip olduğu markalara kamu bütçesinden nakdi yardım yapmasını hiçbir mevzuat zorunlu kılmamaktadır. Kaldı ki, Türk Ģirketlerinin satın aldığı yabancı markaların da, bir zamanlar sahibi olan ülkeler tarafından herhangi bir Ģekilde desteklendiğine dair bir örnek de yoktur ki zaten bu öngörülen destek politikasına da uygun olmazdı. Diğer yandan Kurum, “...sermaye yapısı değiĢen bir markanın destek kapsamından çıkarılması, 2006/4 Sayılı Tebliğ‟in dayanağı olan 27/12/1994 tarihli ve 94/6401 sayılı
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 21 Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren „Ġhracata Yönelik Devlet Yardımları Kararı‟nın amaç bölümünde yer alan „Bu Karar'ın amacı, Kalkınma Planları ve Yıllık Programlarındaki toplumsal ve ekonomik hedeflerin gerçekleĢtirilmesi amacıyla yapılacak faaliyetlerin, uluslararası kuruluĢlara olan yükümlülüklerimize aykırılık teĢkil etmeyecek yöntemlerle desteklenmesidir.‟ Ģeklinde ifade edilen amacına da aykırı bir iĢlem olacaktır.” demiĢ olsa da, 2006/4 sayılı Tebliğ kapsamında yapılan ihracata yönelik destekler, ele aldığımız manada uluslararası kuruluĢlara karĢı bir yükümlülük değildir ve desteğin baĢladığı anda firma Türk firmasıdır. Kaldı ki, Ġhracata Yönelik Devlet Yardımları Kararı‟nın Amaç bölümünde zikredilen “faaliyetlerin, uluslararası kuruluĢlara olan yükümlülüklerimize aykırılık teĢkil etmeyecek yöntem”den kastın, özellikle Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ile yapılmıĢ olan Anti- Damping AnlaĢması ile üstlenilmiĢ yükümlülükler olduğu düĢünülmektedir. Zira, özellikle tarım ve demir-çelik gibi sektörler, bu AnlaĢmanın ihlal edildiği sık karĢılaĢılan örnekler sunmaktadır. Yani, yabancılara satıĢı yapılan markaların ya da Ģirketlerin destek kapsamından çıkartılması ile söz konusu Kararda vazedilen hükümler arasında bir ilinti kurulması mümkün değildir. Verilen cevapta değinilen DTÖ AnlaĢmalarında temel bir kural olan “Ulusal Muamele Ġlkesi”nin dikkate alınma zorunluluğu bulunduğu hususu da, bu bağlamda ilkenin amacına uygun olmayıp, bu ilke yalnızca, bir mal, hizmet ve fikri mülkiyet pazara girdikten sonra uygulanmakta olup, “iç pazara ilişkin düzenleme ve uygulamalar yönünden ithal ve yerli mallar arasında ayrım yapılmamasını öngörmektedir.” Burada ele aldığımız mevzu iç pazar ile iliĢkili olmayıp, ihracata iliĢkin devlet desteği ile ilgilidir. Anılan diğer uluslararası düzenlemeler de, konumuzla doğrudan ilgili olmayıp burada vazedilmesi, kamuyu hiç de öngörülmeyen yükümlülüklerin altına sokma gayretinden baĢka bir Ģey değildir. Öte yandan verilen cevapta, “denetim bulgularında atıfta bulunulan programın hedefleri hususu mevzuatta yer almayıp, Turquality internet sitesinde yer alan program hedefleri” olduğu ifade edilmektedir. Bu yadırganacak bir yaklaĢımdır. Zira, 2006/4 sayılı Tebliğ, 24/05/2006 tarihli ve 26177 sayılı Resmi Gazete‟de yayımlanarak yürürlüğü girmiĢtir. Turquality programı ise, 23 Kasım 2004 tarihinde baĢlatılmıĢtır. Bunu Bakanlık da çok iyi bilmektedir. Zira, Turquality Projesinin tarihçesine bakıldığında, projeyle ilgili teknik çalıĢmaları yürütmek üzere Ekonomi Bakanlığı (DıĢ Ticaret MüsteĢarlığı), Türkiye Ġhracatçılar Meclisi ve Ġhracatçı Birlikleri ile özel sektör temsilcilerinin bir araya geldiği Turquality ÇalıĢma Grubu ile Turquality Sekretaryasının oluĢturulduğu ve Turquality
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 22 ÇalıĢma Grubu tarafından proje kapsamında izlenecek stratejinin belirlendiği anlaĢılmaktadır. Bu çerçevede, pilot sektör seçiminin yapılıp firmaların incelendiği, “MarkalaĢma Yol Haritası” dokümanının oluĢturulduğu, pilot sektör dıĢında da sektörlerden firmaların programa dâhil edildiği ve Bakanlığın, belirtilen bu aĢamalardaki çalıĢmaları yapan danıĢman firma raporları üzerinden Turquality ÇalıĢma Grubu‟nun oluĢturmuĢ olduğu kriterler doğrultusunda firmaların hangi destek programına hak kazandığına iliĢkin nihai kararı vererek, 24/05/2006 tarihinde 2006/4 sayılı Tebliğ‟i yayımladığı görülmektedir. Bu sebeple, ifade edildiği gibi olmayıp, anılan Tebliğ, Turquality destek programı manzumesinin son halkasıdır. Cevapta belirtildiği gibi, mezkûr Tebliğ‟de destek kapsamına alınacak Ģirketlerin sermayesinin yerli veya yabancı olması gerektiği noktasında bir husus bulunmamaktadır. Lakin, bulunmasının da gerekli olmadığı değerlendirilmektedir. Zira, yukarıda yer verilen Turquality destek programı oluĢum sürecindeki iradenin amacı Tebliğ‟de, sadece Türk firmaları ve bu firmaların markaları olarak tecelli etmiĢtir. Aslında yukarıda da değindiğimiz gibi, Türkiye‟de sınai ve ticari faaliyet gösteren yabancı markaların hiçbirisine bu destek kapsamında yer verilmemiĢ olması ve bulguda yer verdiğimiz, yine destek mevzuatı arasında yer alan 2010/6 sayılı Yurt DıĢı Birim, Marka ve Tanıtım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ‟in 5.4‟üncü maddesinde yer alan “Destek ödemesi yurt dışı ortaklık oranına göre hesaplanır.” hükmü, değerlendirmemizi doğrulayan Bakanlık uygulamalarıdır. Bu çerçevede, 2010/6 sayılı Tebliğ ile ilgili olmak üzere cevapta ifade edilen ana Ģirket/harcama yetkisi verilen Ģirket bağlamındaki açıklamalar da konunun özüne temas eder nitelikte bulunmamıĢtır. Zira, oradaki yabancı bir Ģirketle ortaklık kuran Türk Ģirketinin destek miktarının bu ortaklık oranında düĢürülmesi, tam da konumuzun esasına iliĢkindir. 2010/6 sayılı Tebliğ için, “Burada temel amaç desteğin destek kapsamına alınmıĢ ana Ģirkete verilmesidir.” Ģeklinde tezahür eden yaklaĢımın, 2006/4 sayılı Tebliğ için düĢünülmemesi ve temel amacın değiĢerek, destek kapsamına alınmıĢ ana Ģirketin değil de, markayı satın alan yabancı Ģirketlerin desteklenmesi anlaĢılamamıĢtır. Kurum cevabında yer alan ISO 10668‟e istinaden yapılan değerlendirme bulguda belirtilen hususları karĢılar nitelikte değildir. Zira söz konusu standart, markaların değerlerine iliĢkin kriterler sunmakta ve markayı finansal, yasal ve davranıĢsal açılardan incelemeyi sağlayan metotlar öngörmektedir. Bu bağlamda Standarttan hareketle, “çoğunluk hisseleri satılan markaların artık yeni kurumsal çatılar altında olacağı” ifadesi, yalnızca markaların
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 23 aidiyetine dair bir durum tespitidir. Tam da burada ifade ettiğimiz husus, yeni kurumsal çatının yabancı ülke Ģirketine ait olması nedeniyle, söz konusu markanın artık destek programı kapsamında mütalaa edilemeyeceğidir. 2006/4 sayılı Tebliğ‟in 21‟inci maddesine istinaden yapılan ve “...markaların hukuken desteklerden yararlanma süresi belirlenmiĢ olup, global markalar tarafından dikkat çekecek noktaya gelen ve satın alınmak istenen markalar için desteğin amacına ulaĢtığı değerlendirmesi mer‟i mevzuatta dayanağı olmayan yaklaĢım olacaktır.” değerlendirmesi de anlamlı bulunmamıĢtır. Zira burada iĢaret edilen husus, meri mevzuat olarak kastedilen 2006/4 sayılı Tebliğ‟de düzenlenmemiĢ olmasıdır. Hisseleri, neredeyse tamamına yakın oranlarda yabancı Ģirketlere satılan markaların, Bütçe Kanunuyla verilen ödenekler ile desteklenmesinin, Bakanlığın destek politikaları arasında çeliĢki yaratan ve mer‟i mevzuatta dayanağı olmayan yaklaĢım olacaktır. Verilen cevapta yer alan “Destek kapsamındaki markaya yabancı sermayeli hissedarların ortak olması veya yabancı sermaye tarafından satın alınması o markanın Türk markası olduğu algısını değiĢtirmemektedir.” ifadesi de, mer‟i mevzuatta dayanağı olmayan sübjektif bir değerlendirmedir. Eğer, yabancılara satılan markaların desteklenmesini bu düĢünceye dayandıracak olursak, Türk Ģirketlerinin yabancılardan aldığı marka ile destek kapsamına dâhil olmasını açıklayamayız. Zira, artık Türk Ģirketlerine ait olmakla birlikte hâlâ Alman ya da Ġngiliz malı zannedilen ve bu yöndeki algının yıllar boyunca hiç değiĢmediği markaların, ifade edilen bu yaklaĢım çerçevesinde destek programına kabul edilmemesi gerekecektir. Cevabın bu bölümünde değinilen ve büyük dünya markalarının satılmıĢ olsa da menĢei olarak bilinen ülkelere mal edildiği hususu bu manada doğru bir yaklaĢım değildir. Bulguda ifade edilen asıl husus, destek kapsamındaki markaların satıĢının eleĢtirilmesi değil, satıĢtan sonra desteğin devam ettirilmesidir. Bu izahat çerçevesinde, yabancı Ģirketlere satılan Türk markalarına anılan Tebliğ kapsamında sağlanan desteklerin devam ettirilmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 24 BULGU 2: Devlete KarĢı Mali Yükümlülüklerini Yerine Getirmeyen Firmaların Desteklenmesi Devlete karĢı mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen firmalara devlet desteği verildiği görülmüĢtür. Yapılan incelemede, bazı firmaların (... DıĢ Tic. ve Tek. San. A.ġ./...) devlete karĢı olan vergi ve sigorta gibi mükellefiyetlerini yerine getirmediği ve bunun kurumsal bir alıĢkanlık haline geldiği ve destek kapsamına alınıĢından itibaren, firmanın istisnasız tüm destek alacaklarının bu borçlarına mahsuben kamu kurumlarına ödendiği görülmüĢtür. KuĢkusuz ki 2006/4 sayılı 2006/4 sayılı Türk Ürünlerinin YurtdıĢında MarkalaĢması, Türk Malı Ġmajının YerleĢtirilmesi ve TURQUALITY®‟nin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ‟de söz konusu hususa iliĢkin düzenleme yer almamakla birlikte, bu Tebliğ‟e iliĢkin Usul ve Esaslar Genelgesi ile destek ödemesi yapılabilmesi için, destek kapsamındaki Ģirketin veya kuruluĢun, Maliye Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumuna vadesi geçmiĢ vergi ve sosyal güvenlik borcu bulunup bulunmadığını sorgulamayı yeterli görmüĢtür. Bu yaklaĢımın, arızi durumların varlığını dikkate aldığı ve firma tarafından ödenmesi aksatılmıĢ vergi ve sigorta prim borcunun mahsuben tahsilini hedeflediği değerlendirilmektedir. Bu bağlamda istisnai aksamalardan değil, alıĢkanlığa dönüĢmesinden kaynaklanan ve istismara dönüĢen benzeri hallerin önüne baĢka türlü önlemlerle geçilmesinin zaruri olduğu düĢünülmektedir. Aksi halde, ihracat rakamlarından mali yapısının güçlü olduğu anlaĢılan Ģirketlerin dahi, devlete karĢı yükümlülüklerini yerine getirmezken, ihracatın arttırılması odaklı bir yaklaĢım içerisinde yine devlet tarafından desteklenmesinin, bu çerçevede arttırılmaya çalıĢılan ekonomik performans ile mali performans arasında bir çeliĢkiye yol açacağı muhakkaktır. Birbirinden bağımsız yapılar gibi görünse de ekonomik ve mali yapı, bir bütünün bir birine sıkı bağlarla bağlı temel unsurları olup, politikaları birbirine ters düĢecek mahiyet arz etmemelidir. Kaldı ki, bu türden uygulamaların alıĢkanlık hâline gelmesi, destek programını amacından uzaklaĢtıracak ve zamanla destek algısının, sigorta primi ve/veya vergi desteğine dönüĢmesine yol açacak, bu durum da hedef küçülmesini kaçınılmaz kılacaktır.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 25 Hiç kuĢku yok ki, böylesi bir durumun, devlete karĢı yükümlülükleri konusunda hassasiyet gösteren firmalardan, destek kapsamında olanlara haksızlık ama destek kapsamında olmayanlara daha büyük bir haksızlık anlamına da geleceği düĢünülmektedir. Kamu idaresi cevabında; 2006/4 sayılı Tebliğ‟e iliĢkin Uygulama Usul ve Esasları Genelgesinin 31'inci maddesinde yer alan "Maliye Bakanlığından ve/veya Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan alınan söz konusu yazılardan destek ödemesi yapılacak tarafın borcunun bulunduğunun tespit edilmesi halinde, mahsup işlemi yapılır.” hükmünün amacı, Ģirketler tarafından ödemesi aksatılmıĢ vergi ve prim borçlarının mahsuben tahsil edilmesi ve devlete borcu olan Ģirketlerin yine devlet tarafından finanse edilmesinin önlenmesidir. Bununla birlikte, firmalara ait hak ediĢlere iliĢkin destek ödemelerinin, devlete karĢı mali yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde gerçekleĢtirilmemesi mezkûr mevzuat kapsamında herhangi bir Ģekilde düzenlenmemiĢtir. Öte yandan, Marka ve Turquality Destek Programları kapsamında 4 veya 5+5 yıllık süreçler için destek kapsamına alınan ve mevzuat dâhilinde destek kalemleri faydalanmalarına açılan Ģirketler, belirtilen 4 veya 5+5 yıllık süreçlerdeki ekonomik planlarını, 2006/4 sayılı Tebliğ çerçevesinde kullanacakları öngörülen meblağı da dikkate almak suretiyle hazırlamaktadırlar. Bu süreç içerisinde Ģirket veya Ģirket dıĢı kaynaklı ekonomik dalgalanmalar olması durumunda, Ģirketlerce finansal zorluklarla karĢılaĢılması mümkün olmakta vergi ve prim ödemelerinde aksamalar yaĢanabilmektedir. Bu durumlarda, devlete olan borçlar nedeniyle destek alacaklarının ödenmemesi halinde, Ģirketlerin finansal sorunları derinleĢebilecek ve özellikle yurtdıĢı operasyonları olumsuz etkilenebilecektir. Bu ise destek mevzuatı ile amaçlanan durumun tam tersi sonuç doğurma riski taĢımaktadır. Bununla birlikte, destek kapsamında yer alan Ģirketlerin yazılı ve Ģifahi olarak bahse konu hususta daha titiz olmaları yönünde bilgilendirilmelerinin faydalı olacağı düĢünülmektedir. Sonuç olarak; Kurumun verdiği cevabın, nesnel değil öznel bir değerlendirme olduğu görülmektedir. Öte yandan, benzer birçok örnek olmasına rağmen, o örneklerde, devlete karĢı yükümlülüklerin yerine getirilmemiĢ olması arızi bir nitelik taĢıdığı için, bulguya konu edilmemiĢ ve sadece yükümlülüklerini yerine getirmemeyi alıĢkanlık haline getiren firmalar ele alınmıĢtır.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 26 Söz konusu firmanın dikkat çekici bu durumu ayrıntılı incelenmiĢ ve konunun finansman sorununa dayalı olup olmadığının anlaĢılması için, Ģirketin ihracat rakamlarına bakılmıĢ ve yüksek olduğu görülmüĢtür. Aynı Ģekilde yapılan inceleme ile toplam vergi ve sigorta prim borcunun, mahsuben ödenen tutarların çok üzerinde olduğu da anlaĢılmıĢtır. Bu tespitler bizi, söz konusu firmanın, devlete karĢı taahhütlerini yerine getirmeme alıĢkanlığı edindiği düĢüncesine götürmüĢtür. Yani, söz konusu ġirket, mali yapısı ile, cevapta belirtilen, “...Ģirket veya Ģirket dıĢı kaynaklı ekonomik dalgalanmalar olması durumunda Ģirketlerce finansal zorluklarla karĢılaĢılması mümkün olmakta vergi ve prim ödemelerinde aksamalar yaĢanabilmektedir.” yaklaĢımına örnek teĢkil edecek bir Ģirket değildir. Bakanlığın, Ģirketin mali yapısına iliĢkin gerçek durumu tespit ederek, somut kanıtlar ile değil, varsayımlara dayalı olarak cevap verdiği anlaĢılmaktadır. Ne var ki bulguda, yukarıda da değindiğimiz gibi arızi örnekleri de kapsayan genel bir değerlendirme değil, alıĢkanlığa dönüĢmüĢ, Ģirket bazlı bir değerlendirme yapılmıĢtır. Fakat bu cevaptaki en kritik husus, vergi ve sigorta prim borçlarını ödeyemeyecek ölçüde, reel sektörü değil sadece firmayı etkileyen bireysel finansal kriz yaĢayan firmaların, nasıl olup da küresel Türk markası kabul edilip, yurtiçinde lokomotif görevi göreceğidir. Bu sebeple, mali yapısı zayıf Ģirketlerin Turquality programına kabul edilmesi ya da kabul edildikten sonra bu program içindeki varlığını sürdürmesini, programın misyon ve hedefleri ile bağdaĢtırmak hiç de kolay olmayacaktır. Verilen cevapta, “Bununla birlikte, destek kapsamında yer alan Ģirketlerin yazılı ve Ģifahi olarak bahse konu hususta daha titiz olmaları yönünde bilgilendirilmelerinin faydalı olacağı düĢünülmektedir.” denilmekteyse de, bunun yeterli olmadığı ve Tebliğ‟de, bu konuya iliĢkin, paylaĢılan kaygıları giderici düzenlemeler yapılmasının ve istisnai aksamalardan değil, yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin alıĢkanlığa varan biçimiyle istismara dönüĢen benzeri hallerin önüne baĢka türlü önlemlerle geçilmesinin zaruri olduğu düĢünülmektedir. Bu bağlamda firmaların, bu hallerinin ortaya çıkması durumunda Tebliğ kapsamındaki desteğin sona ereceğini ve/veya 5 yıllık destek süresi sonunda yeniden programa kabul edilmeyeceğini bilmesinin etkili bir yöntem olacağı düĢünülmektedir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 27 BULGU 3: Destekleme ve Fiyat Ġstikrar Fonu Gider Hesabına Ait ĠĢlemlerin Herhangi Bir Muhasebe Birimi Hesabına Dahil Edilmemesinden Dolayı Hesapta Bulunan Paranın Atıl Bir ġekilde Bekletilmesi ve Bu Hesaptan Gider Olarak MuhasebeleĢtirilmeden 964.572,45 Türk Lirasının Kullanılması TCMB Ankara ġubesindeki Destekleme ve Fiyat Ġstikrar Fonu (DFĠF) Gelir ve Gider hesapları üzerinde yapılan incelemelerde; DFĠF‟in, 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5018 sayılı Kanunun ek 2‟nci maddesi ile fon niteliğinin kaldırıldığı, gelir ve giderlerin genel bütçe ile iliĢkilendirildiği anlaĢılmaktadır. Ancak bu tarihten önce fon kaynaklarından kullandırılan kredilerden toplanan nakdin herhangi bir muhasebe birimi hesaplarında izlenmediği ve atıl olarak bekletildiği anlaĢılmıĢtır. Ekonomi Bakanlığının TCMB Ankara ġubesindeki 450.408.002 No.lu (DFĠF Gider) hesabına ait iĢlemler muhasebeleĢtirilmemekte ve raporlanmamaktadır. Söz konusu hesapta 2015 yılında, önceki yıl devirleri ve yıl içerisinde eklenen tutarla beraber 10.306.680,43 Türk Lirası birikmiĢtir. Dönem içinde söz konusu hesaptan 2015 yılında mahkeme kararı sonucu DFĠF‟e iliĢkin firmalara yapılan ödemeler 964.572,45 Türk Lirasıdır. Bu tutar ödeme emrine bağlanmadan kullanılmıĢ ve hesapta 9.342.107,98 Türk Lirası bakiye kalmıĢtır. A) 2015 yılı içerisinde Bakanlık tarafından, DFĠF Gider hesabından 964.572,45 Türk Lirasının, gider olarak muhasebeleĢtirilmeden ve ödeme emri belgesine bağlanmadan kullanılması mevzuata aykırılık teĢkil etmektedir. 5018 sayılı Kanun‟un muhasebe sisteminin anlatıldığı 49‟ncu maddesinde; kamu hesaplarının, kamu idarelerinin gelir, gider ve varlıkları ile malî sonuç doğuran ve öz kaynağın artmasına veya azalmasına neden olan her türlü iĢlemler ile garantilerin ve yükümlülüklerin, belirlenmiĢ bir düzen içinde hesaplara kaydedilerek, yönetim ve denetim yetkilileriyle kamuoyuna gerekli bilgilerin sağlanması amacıyla tutulacağı ifade edilmiĢtir. 637 Sayılı Ekonomi Bakanlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname‟nin DFĠF‟in anlatıldığı 37‟nci maddesinin ikinci fıkrasında bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ihracata yönelik devlet destekleri kapsamında yapılan ödemelere iliĢkin olarak ortaya çıkmıĢ veya çıkacak hukukî ihtilaflar sonucunda
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 28 mahkemelerce hak sahiplerine ödenmesine karar verilen devlet destekleri kapsamındaki ödemelerin Bakanlıkça Destekleme ve Fiyat Ġstikrar Fonundan yapılacağı; Üçüncü fıkrasında ise; Destekleme ve Fiyat Ġstikrar Fonundan yapılan ihracata yönelik devlet desteklerinin harcanması, belgelendirilmesi, muhasebeleĢtirilmesi, belgelerin muhafazası ve ibrazı, raporlanması, kontrolü ile Türkiye Ġhracatçılar Meclisi, Ġhracatçı Birlikleri, Türkiye Teknoloji GeliĢtirme Vakfı ile Bakanlık tarafından bu madde çerçevesinde görevlendirilen ilgili diğer kurum ve kuruluĢların denetimine iliĢkin usul ve esasların Bakanlıkça belirleneceği ifade edilmiĢtir. Dolayısıyla 637 sayılı KHK uyarınca Bakanlık tarafından DFĠF‟den yapılacak ihracata yönelik devlet desteklerinin harcanması, belgelendirilmesi, muhasebeleĢtirilmesine yönelik usul ve esaslara dair bir düzenleme yapılmadan ve DFĠF Gider Hesabından mahkeme kararı sonucu yapılan 964.572,45 Türk Liralık ödemenin muhasebeleĢtirilmeden ödeme emrine bağlanmadan harcanması, 5018 sayılı Kanunun 49‟ncu ve 637 sayılı KHK‟nın 37‟nci maddelerinin yanısıra harcamalarda ödeme belgesine bağlanacak kanıtlayıcı belgeleri düzenleyen Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği‟ne de aykırıdır. B) 9.342.107,98 Türk Lirası, 450 408 002 No.lu (DFĠF Gider) hesabının herhangi bir muhasebe birimi hesabına dâhil edilmemesinden dolayı bu hesapta atıl bir Ģekilde bekletilmektedir. Bu hesabın Destekleme Fiyat Ġstikrar Fonunun (DFĠF) kurulması ile fonun giderlerinin izlenmesi amacı ile açıldığı;
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 29 GörülmüĢtür. Ancak bu hesapta biriken paralar herhangi bir muhasebe birimi kayıtlarına dâhil edilememektedir. Dolayısıyla hesapta bulunan 9.342.107,98 Türk Lirası atıl bir Ģekilde bekletilmekte ve hesaba iliĢkin dönemsel bildirimler ile ancak muhasebe dıĢı birimlerce izlenebilmektedir. Kamu idaresi cevabında; A) Anayasa‟nın 138‟inci maddesi uyarınca, idarelerin mahkeme kararlarına uymak zorunluluğu olduğundan ve mahkeme kararlarının yerine getirilmesi geciktirilemeyeceğinden, 2015 yılı içerisinde mahkeme kararı sonucu DFĠF‟e iliĢkin firmalara, muhasebeleĢtirilmeden ödenen 964.572,45 TL‟lik tutarın, 637 sayılı KHK'nın 37'nci maddesinde yer alan hüküm çerçevesinde ödendiği, B) 450 408 002 No.lu (DFĠF Gider) hesabının herhangi bir muhasebe birimi hesabına dâhil edilmemesinden dolayı bu hesapta atıl bir Ģekilde bekletilen 9.342.107,98 Türk Lirası ile ilgili olarak, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu‟nun 80‟inci maddesinde yer alan “Bu Kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri yapmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir…” hükmüne istinaden, SayıĢtay denetimlerine konu olan DFĠF Gider Hesabından kullanılan söz konusu meblağ ile atıl durumda bekleyen meblağın yönetilebilmesi için 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu‟nun “MüĢterek Fon Hesabı” baĢlıklı Ek 2‟nci maddesinin 2‟nci fıkrasında değiĢiklik yapılmasına iliĢkin olarak, “(2) Destekleme ve Fiyat Ġstikrar Fonunun gelirleri, yapılan kesintilerden sonra kalan tutarlar üzerinden genel bütçenin (B) iĢaretli cetveline gelir kaydedilir. Bu Fon, hizmetlerini bütçenin (A) iĢaretli cetveline konulan ödeneklerle yerine getirir. Bu Fonun gelirlerinden kredi anapara geri dönüĢleri, kredi faizleri, Fona yapılan iadeler, borçlanma ve satıĢ hasılatı bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beĢ iĢgünü içinde, müteakiben bu kapsamda oluĢacak gelirler ise ilgili ayı takip eden beĢ iĢgünü içinde, genel bütçenin (B) iĢaretli cetveline gelir kaydedilir. Ayrıca, bu Fonun Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) nezdinde bulunan 450408 – Destekleme ve Fiyat Ġstikrar Fonu Gider Hesabından bu kanun değiĢikliği öncesinde yapılan ödeme tutarları ise Ekonomi Bakanlığının ilgili mizan hesabına gider kaydedilir.” Ģeklinde düzenleme yapılması hususunun Maliye Bakanlığından muhatap 05.04.2016 tarih ve 33792 sayılı yazıyla talep edildiği,
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 30 Bu itibarla, Maliye Bakanlığınca 5018 sayılı Kanun‟un Ek 2‟nci maddesinin ikinci fıkrasında yapılacak olan mezkûr değiĢiklik sonrasında, DFĠF‟ten yapılan ihracata yönelik devlet yardımlarının harcanmasına iliĢkin iĢ ve iĢlemlere iliĢkin usul ve esasların belirlendiği 06/12/2011 tarihli ve 28134 sayılı Resmi Gazete‟de yayımlanan “Ġhracata Yönelik Devlet Yardımları Kapsamında Destekleme ve Fiyat Ġstikrar Fonundan Yapılan Ödemelere ĠliĢkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”te, yapılacak değiĢiklikleri müteakip, mahkeme kararları sonucu yapılacak olan ödemelerin, Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin ilgili hükümleri çerçevesinde (ödeme emri belgesine bağlanarak) gerçekleĢtirilebileceği ifade edilmiĢtir. Sonuç olarak; A) Bulgudaki DFĠF Gider Hesabından mahkeme kararı sonucu yapılan 964.572,45 Türk Liralık ödemenin, 637 sayılı KHK uyarınca Bakanlık tarafından DFĠF‟den yapılacak ihracata yönelik devlet desteklerinin harcanması, belgelendirilmesi, muhasebeleĢtirilmesine yönelik usul ve esaslara dair bir düzenleme yapılmadan, muhasebeleĢtirilmeden ve ödeme emrine bağlanmadan harcanmasının, 5018 sayılı Kanun, 637 sayılı KHK ve Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği‟ne de aykırı olduğu yönündeki tespite iliĢkin olarak kamu idaresi tarafından gönderilen cevapta, Anayasa‟nın 138‟nci maddesi gereğince idarenin mahkeme kararlarını yerine getirme zorunluluğundan dolayı ödemenin yapıldığı ifade edilmiĢtir. Bununla birlikte anılan ödemenin de harcanması, belgelendirilmesi ve muhasebeleĢtirilmesine yönelik de usul ve esaslara ihtiyaç bulunmaktadır. Bulguda ele alınan husus, yapılan ödemenin nev‟i değil, ödeme için kullanılan DFĠF Gider Hesabının kullanımına iliĢkin olarak mevzuatta düzenleme yapılmadan, bu hesaptan harcama yapılmasıdır. Söz konusu düzenleme yapılmadığı için bu hesaptan kullanılan tutara iliĢkin bilgi, muhasebe dıĢı kaynaklardan elde edilebilmektedir. Dolayısıyla burada ifade edilen mahkeme kararlarının neden ödendiği değil, DFĠF Gider Hesabının kullanımı ve bu hesaptan kullanılan tutarın muhasebeleĢtirilerek Bakanlık mali tablolarına yansıtılamamasıdır. B) Bulguda 450 408 002 No.lu (DFĠF Gider) hesabının herhangi bir muhasebe birimi hesabına dâhil edilmemesinden dolayı bu hesapta atıl bir Ģekilde 9.342.107,98 Türk Lirasının bekletildiği ifade edilmiĢti. Kamu idaresi tarafından gönderilen cevapta, DFĠF Gider Hesabından kullanılan söz konusu meblağ ile atıl durumda bekleyen meblağın yönetilebilmesi için 5018 sayılı Kamu
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 31 Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun‟un “MüĢterek Fon Hesabı” baĢlıklı Ek 2‟nci maddesinin 2‟nci fıkrasında düzenleme yapılması hususunun Maliye Bakanlığından resmi yazıyla talep edildiği belirtilmiĢtir. Her ne kadar konunun çözümüne iliĢkin Bakanlıkça Kanun değiĢikliği resmi yazıyla talep edilmiĢ olsa da henüz değiĢiklik yönünde bir geliĢme olmamıĢtır. Öneri: DFĠF Gider Hesabından yapılacak ihracata yönelik devlet desteklerinin harcanmasının, belgelendirilmesine ve muhasebeleĢtirilmesine yönelik düzenleme yapılmasının uygun olacağı düĢünülmektedir. BULGU 4: Ekonomi Bakanlığı tarafından Ġhracatçı Birlikleri MüĢterek Hesabından Kullanılan Tutarın Bakanlık Mali Tablolarında Gösterilmemesi Ekonomi Bakanlığı tarafından, 01.01.2015–31.12.2015 tarihleri arasında 5910 Sayılı Türkiye Ġhracatçılar Meclisi ile Ġhracatçı Birliklerinin KuruluĢ ve Görevleri Hakkında Kanuna dayanılarak düzenlenen yönetmeliğe istinaden oluĢturulan Ġhracatçı Birlikleri MüĢterek Hesabından toplam 16.685.051,00 Türk Lirası kullanılmıĢtır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu‟nun 7'nci maddesinde ele alınan mali saydamlık ilkesine göre her türlü kamu kaynağının elde edilmesinde ve kullanılmasında, denetimin sağlanması amacıyla kamuoyunun zamanında bilgilendirilmesi öngörülmüĢtür. Mali saydamlık ilkesi gereğince devletin görev ve fonksiyonları, kamu ekonomisine ve kamu maliyesine iliĢkin bilgiler ve hesaplar, kamu mali yönetimi ve denetimi ile temel iktisat politikalarına iliĢkin planlar, niyet ve projeksiyonlar açık ve anlaĢılır bir Ģekilde kamuoyunun bilgisine sunulmalıdır. Kanunun 6‟ncı maddesine göre, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin gelir, gider, tahsilât, ödeme, nakit planlaması ve borç yönetimi hazine birliğini sağlayacak Ģekilde yürütülür. Bu Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinin tüm gelirleri hazine veznelerine girer, giderleri bu veznelerden ödenir. Bu idareler özel vezne açamaz. Muhasebe sisteminin anlatıldığı 49‟uncu maddesinde kamu hesaplarının, kamu idarelerinin gelir, gider ve varlıkları ile malî sonuç doğuran ve öz kaynağın artmasına veya
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 32 azalmasına neden olan her türlü iĢlemler ile garantilerin ve yükümlülüklerin belirlenmiĢ bir düzen içinde hesaplara kaydedilerek, yönetim ve denetim yetkilileriyle kamuoyuna gerekli bilgilerin sağlanması amacıyla tutulacağı ifade edilmiĢtir. 3/7/2009 tarih ve 27277 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5910 Sayılı Türkiye Ġhracatçılar Meclisi ile Ġhracatçı Birliklerinin KuruluĢ ve Görevleri Hakkında Kanun‟un 19‟uncu maddesinin beĢinci fıkrasına binaen çıkarılan “Türkiye Ġhracatçılar Meclisi ile Ġhracatçı Birliklerinin KuruluĢ ve Görevleri Hakkında Yönetmeliğin” 48‟inci maddesinin altıncı fıkrasına dayanılarak düzenlenen yönergeyle Ġhracatçı Birlikleri MüĢterek Hesabı oluĢturulmuĢtur. 2015 yılında Ekonomi Bakanlığı görev alanına giren faaliyetlere iliĢkin yapılan 16.685.051,00 Türk Lirası harcama müĢterek hesaptan karĢılanmıĢtır. 5910 sayılı Kanun‟un “Amaç ve Kapsam baĢlıklı” 1‟inci maddesinde bu kanunun ihracatçıları örgütlendirmek ve iĢbirliğini geliĢtirmek suretiyle ihracatı artırarak ekonomik geliĢmeye katkıda bulunmak üzere ihracatçı birlikleri ile Türkiye Ġhracatçılar Meclisinin kuruluĢu, iĢleyiĢi, görevleri, organları, gelirleri, harcamaları ve denetimleri ile üyelerinin hak ve yükümlülüklerine iliĢkin usul ve esasları düzenleyeceği belirtilmiĢtir. “Bütçe ve giderlerin” anlatıldığı 19‟uncu maddesinin beĢinci fıkrasında; “ Birlikler tarafından, dış ticaret hizmetleri ve alt yapısının geliştirilmesi ve yürütülebilmesi için tayin ve tespit olunacak işlerin, faaliyetlerin, projelerin ve amaçların gerçekleştirilmesine yönelik ortaya çıkan giderler ile bu amaçla yapılan hizmet ve idari giderlerin karşılanmasını teminen, bir önceki yılın birlik gelirlerinden hesap edilerek izleyen yılın Ocak ve Temmuz aylarında iki eşit taksit halinde ödenmek üzere yüzde sekiz oranında pay ayrılır. Bu hususa ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.” denilmektedir. Bu hüküm çerçevesinde 03.09.2009 tarih ve 27338 sayılı Resmi Gazete‟de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Ġhracatçılar Meclisi (TĠM) ile Ġhracatçı Birliklerinin KuruluĢ ve Görevleri Hakkında Yönetmeliğin “Ġhracatçı birlikleri müĢterek hesabı”nın anlatıldığı 48‟inci maddenin üçüncü fıkrasında, dıĢ ticaret hizmetleri ve altyapısının geliĢtirilmesi ve yürütülebilmesini teminen oluĢturulan Ġhracatçı Birlikleri MüĢterek Hesabından karĢılanan giderler anlatılmıĢtır. 6‟ncı fıkrasında, Ġhracatçı Birlikleri MüĢterek Hesabından harcamaların MüsteĢarlık onayı ile yapılacağı ve bu hesaba iliĢkin diğer hususların MüsteĢarlık tarafından belirleneceği, “Denetim” baĢlıklı 50‟nci maddede; TĠM ve birlikler ile bunların kurduğu vakıf, Ģirket, iĢletmeler ve iĢtirakler idari ve mali yönden
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 33 MüsteĢarlığın denetimine tabi olduğu, denetime iliĢkin usul ve esasların, MüsteĢarlık tarafından belirleneceği belirtilmiĢtir. Bu çerçevede yönetmeliğin 48‟inci maddesi altıncı fıkrasına dayanılarak çıkarılan “Ġhracatçı Birlikleri MüĢterek Hesabına ĠliĢkin Yönerge” de 11.09.2009 tarih ve 2009/1234 sayılı Ekonomi Bakanlığı MüsteĢarlık makamı onayıyla yürürlüğe girmiĢtir. Yönergenin 6, 7 ve 8‟inci maddesinde müĢterek hesaptan karĢılanacak giderler anlatılmıĢtır. Bu maddelerde Yönetmelik‟in 48‟inci maddesi üçüncü fıkrasına atıfta bulunarak (özellikle 7 ve 8‟nci maddelerde) Ekonomi Bakanlığının görev alanı içerisine giren ve maddelerde ayrıntısı verilen konulara iliĢkin giderlerin karĢılanabileceği belirtilmiĢtir. Mevzuatta belirtilen bu hükümlere binaen 2015 yılında Ekonomi Bakanlığı tarafından müĢterek hesaptan toplam 16.685.051,00 Türk Lirası kullanılmıĢtır. Ayrıca 28.03.2002 tarih ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanuna dayanılarak, BaĢbakanlık (Hazine MüsteĢarlığı) ve Maliye Bakanlığınca yayımlanan Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği‟nin 1‟inci maddesinde bu Tebliğin amacının kapsamda yer alan kurumların mali kaynaklarının etkin ve verimli kullanabilmesi ve izlenebilmesini teminen kamu haznedarliğı uygulamasına iliĢkin esas ve usullerin belirlemek olduğu, “Kapsam” baĢlıklı 2‟nci maddesinin üçüncü bendine göre genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin fon, hesap, özel hesap, havuz ve benzeri adlarla yönettikleri her türlü banka hesabının bu Tebliğ hükümlerine tabi olduğu belirtilmiĢtir. Mezkûr Tebliğ‟in 5‟inci maddesinin a bendine göre genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri kendi bütçeleri veya tasarrufları altında bulunan her türlü mali kaynaklarını TCMB veya muhabiri olan bankada açılacak TL cinsi vadesiz hesaplarda tutmakla yükümlüdür. Söz konusu Tebliğ hükümleri göz önüne alındığında Ekonomi Bakanlığının yönetim ve denetim yetkisinin olduğu müĢterek hesaba iliĢkin olarak, Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği‟ne tabi olduğu ve bu Tebliğ‟in kaynakların değerlendirilmesi ve nemalandırılması hükümlerine de uyması gerektiği anlaĢılmaktadır. Bu itibarla Ekonomi Bakanlığının denetim ve yönetim yetkisinin olduğu Ġhracatçı Birlikleri MüĢterek Hesabı‟ndan, Bakanlığın faaliyet alanına giren giderlerinin karĢılanması amacıyla 16.685.051,00 Türk Lirası kullanılmıĢ ancak Bakanlık mali tablolarında gösterilmemiĢ olması, 5018 sayılı Kanunun 6‟ncı maddesinde bahsedilen hazine birliğine, 7‟nci maddesinde belirtilen mali saydamlık ilkesine ve 49‟uncu maddesinde belirtilen
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 34 yönetim ve denetim yetkilileriyle kamuoyuna gerekli bilgilerin sağlanması amacıyla tutulacağı ifade edilen muhasebe sistemine aykırılık teĢkil etmektedir. Kamu idaresi cevabında; 03/07/2009 tarih ve 27277 sayılı Resmi Gazete‟de yayımlanan 5910 sayılı “Türkiye Ġhracatçılar Meclisi ile Ġhracatçı Birliklerinin KuruluĢ ve Görevleri Hakkında Kanun”un 19‟uncu maddesinin beĢinci fıkrasında, birlikler tarafından dıĢ ticaret hizmetleri ve altyapısının geliĢtirilmesi ve yürütülebilmesi için tayin ve tespit olunacak iĢlerin, faaliyetlerin, projelerin ve amaçların gerçekleĢtirilmesine yönelik ortaya çıkan giderler ile bu amaçla yapılan hizmet ve idari giderlerin karĢılanmasını teminen, bir önceki yılın birlik gelirlerinden hesap edilerek izleyen yılın ocak ve temmuz aylarında iki eĢit taksit halinde ödenmek üzere % sekiz oranında pay ayrıldığı, bu kanuna dayanılarak çıkarılan Yönetmelik‟te tahsis olunan kaynağın harcama çerçevesinin belirlenerek, dıĢ ticaret hizmetleri ve altyapısının geliĢtirilmesi ve yürütülmesini teminen oluĢturulan Ġhracatçı Birlikleri MüĢterek Hesabından karĢılanacak giderlerin sayıldığı, Ġhracatçı Birlikleri ve bu Birliklerin üst kuruluĢu durumundaki özel bir kuruluĢ olan TĠM'in görevlerinde, ihracatın artırılmasının ana nüveyi oluĢturduğu ve Destekleme ve Fiyat Ġstikrar Fonu (DFĠF) kaynakları ile finanse edilen çok sayıda devlet yardımı programının incelemeci kuruluĢu/yararlanıcısı olarak aktif rol üstlendiği, Bakanlıkça kamu hizmetlerinin bütçe ödeneği ile finanse edilmesine yönelik asli kurala uyulduğu, MüĢterek Hesaba Bakanlık bütçesinden herhangi bir aktarma yapılmadığı gibi, bu Hesaptan Bakanlık bütçesine de herhangi bir kaynak aktarılmadığı, MüĢterek Hesap kapsamında esasen TĠM‟in önerisi doğrultusunda Ġhracatçı Birliklerinin müĢterek ihtiyaçları ile tüm ihracatçılara hizmet niteliğindeki bazı iĢlemlerin finanse edildiği, ödeme iĢlemi OAĠB tarafından yapılan, TĠM nezdinde bulunan ve kamu kaynağı olmayan MüĢterek Hesabın kullanılarak gerçekleĢtirildiği, Bakanlık geliri olmayan, TĠM adına bankalarda açılmıĢ hesaplarda bulunan ve ödeme iĢlemi de yine bir Birlik (OAĠB) tarafından yerine getirilen bu Hesaba iliĢkin verilerin Bakanlık mali tablolarında gösterilmesinde hukuken imkânsızlık bulunduğu ifade edilmiĢtir. Ayrıca “Ġhracatçı Birlikleri MüĢterek Hesabına ĠliĢkin Yönerge” hükümleri gereğince anılan Hesaptan yapılacak mal ve hizmet alımlarına iliĢkin harcamalarda, bütçe uygulama esaslarının dikkate alınmasına titizlik gösterildiği belirtilmiĢtir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 35 Sonuç olarak; Bulguda Ekonomi Bakanlığının denetim ve yönetim yetkisinin olduğu Ġhracatçı Birlikleri MüĢterek Hesabı‟ndan, Bakanlık faaliyet giderlerinde kullanılan kısmının Bakanlık mali tablolarında gösterilmemiĢ olması nedeniyle, 5018 sayılı Kanun‟un mali saydamlık, hazine birliği ve muhasebe sisteminin anlatıldığı hükümlerine aykırılık teĢkil ettiği vurgulanmıĢtı. Kamu idaresi tarafından gönderilen cevapta, özel bir kuruluĢ olan TĠM nezdinde bulunan, sekreteryasını OAĠB‟nin yaptığı ve kamu kaynağı olmayan MüĢterek Hesaptan Ġhracatçı Birliklerinin müĢterek ihtiyaçları ile tüm ihracatçılara hizmet niteliğindeki bazı iĢlemlerin finanse edildiği belirtilerek bu hesaba iliĢkin verilerin Bakanlık mali tablolarında gösterilmesinde hukuken imkânsızlık bulunduğu ifade edilmiĢtir. Ancak MüĢterek Hesap her ne kadar özel bir kuruluĢ olan TĠM nezdinde olsa da “Türkiye Ġhracatçılar Meclisi (TĠM) ile Ġhracatçı Birliklerinin KuruluĢ ve Görevleri Hakkında Yönetmeliğin” 48‟inci maddesinde, Ġhracatçı Birlikleri MüĢterek Hesabından harcamaların MüsteĢarlık onayı ile yapılacağı ve bu hesaba iliĢkin diğer hususların MüsteĢarlık tarafından belirleneceği, 50‟nci maddesinde; TĠM ve birlikler ile bunların kurduğu vakıf, Ģirket, iĢletmeler ve iĢtiraklerin idari ve mali yönden MüsteĢarlığın denetimine tabi olduğu, denetime iliĢkin usul ve esasların, MüsteĢarlık tarafından belirleneceği belirtilmiĢtir. Dolayısıyla bu hesabın denetim ve yönetim yetkisinin Ekonomi Bakanlığında olduğu açıktır. Kaldı ki Bakanlık tarafından MüĢterek Hesaptan 2015 yılı içinde 16.685.051,00 Türk Lirası personel giderleri, ulaĢım gideri, konaklama gideri gibi ana faaliyetlere iliĢkin hizmetlerin finansmanında kullanılmıĢtır. Bakanlıkça, kamu hizmetlerinin görülmesine iliĢkin yapılan tüm harcamaların, mali sonuç doğuran diğer iĢlemler gibi hesaplara kaydedilmesi, kamuoyuna gerekli bilgilerin sağlanması ve mali tablolarda gösterilmesi gerekmektedir. Öneri: MüĢterek Fon Hesabından Bakanlık tarafından kullanılan tutarın, Bakanlığın mali tablolarında gösterilmesine iliĢkin düzenlemelerin yapılmasının uygun olacağı düĢünülmektedir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 36 BULGU 5: Serbest Bölgelerde Tahakkuk Eden ve Tahsil Edilmeyen Kira Gelir Paylarının MuhasebeleĢtirilmemesi Serbest Bölge ĠĢletici/B.K.Ġ‟ler tarafından aylık olarak tahakkuk eden ve tahsil edilemeyen kira gelirlerinin, mahiyetlerine uygun hesaplarda tahakkuk ve takip kaydının yapılması gerekirken, bu kayıtların yapılmadığı ve raporlanmadığı anlaĢılmıĢtır. 5018 sayılı Kanunun “Kayıt Zamanı” baĢlıklı 50‟nci maddesi, “Kamu Gelir Ve Giderlerinin Yılı ve Mahsup Dönemi” baĢlıklı 51‟inci maddesi ile Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği‟nin “Kayıt Zamanı, Kamu Gelir ve Giderleri Ġle Bütçe Gelir Ve Giderlerinin Yılı” baĢlıklı 16‟ncı maddesinde ifade edildiği üzere, genel yönetim kapsamında yer alan kamu idarelerinin kayıt yöntemi olarak tahakkuk esaslı muhasebe uygulanmaktadır. 23.12.2014 tarih ve 29214 sayılı Resmi Gazete‟de yayınlanarak yürürlüğe giren Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği‟nin 6‟ncı maddesinin a bendinde, “gelir ve gider iĢlemlerinin tahakkuk esasına dayalı olarak gelir ve gider hesaplarında izlendiği”; 315‟inci maddesinde, “bütün gelir ve giderlerin tahakkuk ettikleri dönemin faaliyet sonuçları tablosunda gösterileceği”; 346‟ncı maddesinde ise “Kamu idarelerine ait gelir ve giderler tahakkuk ettirildikleri malî yılın hesaplarında gösterileceği” ifade edilmektedir. 2015 yılı içerisinde, serbest bölgelerde 11.624.648,19 ABD Doları kira geliri tahakkuk ederken, bu tutarın 39.335,00 ABD Doları tahsil edilememiĢtir. Yine, 2015 yılı içerisinde 51.148,00 ABD Doları gecikme faizi tahakkuk ederken, bu tutarın 4.385,00 ABD Doları tahsil edilememiĢ, anılan tutarlar muhasebe içerisinde izlenmemiĢtir. 2013 ve 2014 yılı SayıĢtay Denetim Raporunda yer alan bu konu hakkında 2015 yılında herhangi bir iĢlem yapılmadığı görülmüĢtür. Bu itibarla, tahakkuk ve tahsil sorumluluğu Bakanlığa ait olan kira gelir paylarından tahakkuk eden ve tahsilatı gerçekleĢtirilemeyen tutarlar ile gecikme faizi, alacak hesaplarında muhasebeleĢtirilmemiĢ ve mali tablolarda gösterilmemiĢtir. Kamu idaresi cevabında; 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu‟nun 7‟nci maddesi ve Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği‟nin 40‟ıncı maddesine atıfta bulunulmuĢtur. Serbest Bölge ĠĢletici/ B.K.Ġ. Ģirketlerin serbest bölge kullanıcılarından tahsil ettiği kira tutarlarının adı geçen mevzuat hükümleri çerçevesinde tahsilatının yapıldığı; ödenmeyen kira gelir
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 37 tutarlarının da aynı kanun hükümlerinde belirtildiği gibi 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takibinin yapıldığı ve tahsilatının sağlandığı ifade edilmiĢtir. Serbest Bölge ĠĢletici/ B.K.Ġ. Ģirketlerin serbest bölge kullanıcılarından tahsil ettiği ve/veya 6183 sayılı kanuna göre takip ve tahsil ettiği tutarların Serbest Bölgeler Özel Hesabı‟na ait kısmının merkez saymanlık hesabına yatırılmasına müteakiben ilgili meblağın bütçeye gelir kaydedildiği; ancak Serbest bölgelerin sahip olduğu dinamik yapı sebebiyle bölge kullanıcılarının sayısı yıl içerisinde sürekli olarak değiĢim gösterdiğinden cari yılbaĢında sabit bir kira payı borç tahakkuk matrahı tespit edilemediği belirtilmektedir. Bununla birlikte kamu idaresi cevabında; Serbest bölgelerde 2015 yılında tahakkuku yapılan kira payı tutarının %99,64‟ünün tahsil edildiği ve geri kalan %0,36 oranındaki tutarın 2016 yılında ĠĢletici/B.K.Ġ.‟ler tarafından yatırıldığı, Yapılan tahsilatların tamamının Ekonomi Bakanlığı Merkez Saymanlığı tarafından kayıt altına alınarak muhasebeleĢtirildiği, Tüm süreçlerin iliĢkili mevzuata uygun Ģekilde devam ve takip edildiği, Serbest Bölgeler Kanunu ve Yönetmeliği'nin “Serbest Bölgeler Özel Hesabı”na iliĢkin maddelerindeki değiĢiklik Maliye Bakanlığı ve SayıĢtay‟dan alınan görüĢlere istinaden ve “5018 sayılı Kamu Mali ve Kontrol Kanunu”nun yayımlandığı tarihten sonra yürürlüğe girdiği, SayıĢtay raporuna konu edilen tahsilatı henüz gerçekleĢmemiĢ tutarlara ait bilgiler Bakanlığın Borç Takip Tabloları‟nda yer almakta olup, söz konusu tutarların takibi 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında ilgili vergi daireleri tarafından yapıldığı, hususlarına yer verilmiĢtir. Son olarak, serbest bölgelerin dinamik yapısı nedeniyle kira tahakkuk matrahının yıl içerisinde sürekli değiĢim göstermesi sonucu tahakkuk esasına göre muhasebe kayıtlarının sağlıklı bir Ģekilde tutulmasının mümkün bulunmadığı ifade edilmiĢtir. Sonuç olarak; Kamu idaresinin cevabında bulguda yer verilen tespit ile mutabık kalınmadığı ifade edilmiĢtir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 38 5018 sayılı Kanunun "Kayıt Zamanı" baĢlıklı 50'nci maddesi ile genel yönetim kapsamında yer alan kamu idarelerinin kayıt yöntemi olarak tahakkuk esaslı muhasebe benimsenmiĢtir ve Serbest Bölgeler Özel Hesabı yönünden bir muafiyet veya istisna hali mevcut değildir. Kamu idaresi cevabında, Serbest Bölgeler Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği‟nin 5018 sayılı Kanun'dan sonra yayımlandığı belirtilmiĢse de Serbest Bölgeler Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği‟nde Serbest Bölge Özel Hesabı için nasıl bir muhasebe sistemi uygulanacağı belirtilmemiĢtir. Dolayısıyla (I) sayılı cetvelde yer alan Ekonomi Bakanlığı tüm gelir ve giderleri bakımından herhangi bir muafiyet ve/veya istisna olmadığı müddetçe söz konusu kanuna uymakla yükümlüdür. Ayrıca, özel hesaba iliĢkin tahakkuk, tahsilat ve takibinin mevcut Ģekilde yürütülmesi iĢlemsel açıdan ilgili Serbest Bölgeler, YurtdıĢı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğü tarafından sağlıklı bir Ģekilde gerçekleĢtirilse dahi, Bakanlık saymanlığı tarafından iĢlemlerin muhasebe içerisinde izlenmemesi, kamu idaresi yönetimi ve ilgili diğer kiĢilerin bilgi ihtiyaçlarını karĢılayacak, kamu görevlilerinin sorumlulukları altındaki kaynaklara iliĢkin karar, kontrol ve hesap verme süreçlerinin etkili çalıĢmasını sağlayacak bir sisteme izin vermemektir. Sonuç olarak da mali tablolar, muhasebe sistemi içinde kaydedilen bilgileri, bu bilgileri kullanacak olan kiĢilere doğru ve gerçekçi olarak iletemeyecektir. Kamu idaresi cevabında her ne kadar serbest bölgelerin dinamik yapısından dolayı, serbest bölge kira gelirlerinden Serbest Bölge Özel Hesabına aktarılan payların muhasebeleĢtirilmesinde, 5018 sayılı Kanun hükümlerinde belirtilen tahakkuk esaslı muhasebe sisteminin uygulanamayacağı ifade edilmiĢse de; 08.06.2015 tarihinde yayımlanan 2015/2 sayılı “Serbest Bölge ĠĢletici Ve Bölge Kurucu Ve ĠĢletici (B.K.Ġ.) ġirketlerince Özel Hesaba Yapılacak Ödemelerin Yeminli Mali MüĢavir Denetimine Tabi Tutulmasına ĠliĢkin Genelge”de, ifade edilen dinamik yapıya ilgili, Bakanlığın taĢrası olan bölge müdürlüklerine sistematik bilgi akıĢının sağlanmasına ve bu bilgilerin kontrolüne iliĢkin hükümler bulunmaktadır. Adı geçen Genelgenin “Arazisi Hazineye Ait Serbest Bölgelerde Arazi, Bina, Tesis ve ĠĢyerlerinin Kiralanmasına ĠliĢkin Gelir Tahakkuk ve Tahsilâtlarının Ayrı Hesapta Ġzlenmesi, Bildirimi ve Özel Hesap Aylık Kiralama Gelir Payı” baĢlıklı 5‟inci maddesinin ilk fıkrasında; “ razisi Hazineye ait serbest bölgelerde şletici veya B.K. . şirketler, kullanıcılara kiraladıkları arazi, bina, tesis ve işyerlerine ilişkin gelir tahakkukları ve tahsilâtlarını takip
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 39 etmek ve Ek:2 ve Ek:3’te yer alan tablolara uygun olarak, ay sonlarında ve toplam olarak yıl sonlarında Bölge Müdürlüğüne bildirmek zorundadır.”, “Özel Arazili Serbest Bölgelerde Arazi, Bina, Tesis ve ĠĢyerlerinin Kiralama Gelirleri Tahakkuk ve Tahsilâtlarının Ayrı Hesapta Ġzlenmesi, Bildirimi ve Özel Hesap Aylık Kiralama Geliri Payı” baĢlıklı 6‟ncı maddesinin ilk fıkrasında; “Özel arazili serbest bölgelerde B.K. . şirketler, B.K. . faaliyet ruhsatı kapsamında sahibi bulundukları arazi, bina, tesis ve işyerlerin kiralanmasına ilişkin gelir tahakkukları ve tahsilâtlarını ayrı takip etmek ve Ek:2 ve Ek:3’te yer alan tablolara uygun olarak, ay sonlarında ve toplam olarak yıl sonlarında Bölge Müdürlüğüne bildirmek zorundadır.”, “Yeminli Mali MüĢavirlik Tasdik Raporunda Yer Verilecek Hususlar” baĢlıklı 15‟inci maddesinin ilk fıkrasında; “Yeminli mali müşavir tarafından düzenlenecek olan Tasdik Raporu, Ek:8’de yer alan rapor kapağı örneği ile rapor dispozisyonuna uygun olarak hazırlanacaktır. Düzenlenecek rapora, Bakanlık ile imzalanan Sözleşmenin örneği, şletici veya B.K. . şirketlerin faaliyet ruhsatı örneği, yıllık kâr payı bildirimleri, aylık gelir payı bildirimleri, kira gelirleri bildirimleri (tahakkuk/tahsilât), satış gelirleri bildirimleri (tahakkuk/tahsilât), depozito bildirimleri, ödeme dekont örnekleri, tasdik yapılan yıla ait bu Genelgenin ikinci bölümünde belirtilen mali tablolar ile ayrıntılı bilanço ve gelir tablosu, yeminli mali müşavirin gerekli gördüğü inceleme ile ilgili diğer belgeler, yeminli mali müşavir ile imzalanan tasdik sözleşmesi ile YMM Faaliyet Belgesinin eklenmesi gerekmektedir.” Ġfadeleri yer almaktadır. Söz konusu Genelge‟nin yürürlük tarihinin 31.12.2015 olmasına rağmen genelge hükümlerinden anlaĢılan “Serbest Bölgelerin dinamik yapısının” Serbest Bölge ĠĢletici/ B.K.Ġ.‟lerden aylık ve yıllık olarak alınabilecek bildirimler doğrultusunda tahakkuk esaslı muhasebe sistemine uygun hale getirilebileceğidir. Bakanlık, mevcut durumda da, Serbest Bölge ĠĢletici/ B.K.Ġ.‟lerden, bölge kullanıcılarından tahsil edecekleri kira gelirlerinin tahakkuk ve tahsil tutarlarını aylık ve yıllık olarak isteyebilecekken, Genelge yürürlüğe girdikten sonra söz konusu bildirimler Serbest Bölge ĠĢletici/ B.K.Ġ.‟ler için bir yükümlülük olacaktır.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 40 Ayrıca bu bildirimlerin yıllık olarak yeminli mali müĢavir tarafından incelenmesi de zorunlu hale gelecektir. Dolayısıyla kurum cevabında belirtilen Serbest Bölgelerin dinamik yapısı, genelge hükümlerinde belirtilen veri akıĢı ile aylık ve yıllık olarak takip edilebilmektedir. Bu anlamda her cari yılbaĢında, bir önceki yıl sonu itibariyle Serbest Bölge ĠĢletici/ B.K.Ġ.‟lerden Bakanlık bölge müdürlüklerine gelen tablolar doğrultusunda, tahakkuk esaslı muhasebe sistemine uygun olarak kira gelirlerinden özel hesaba aktırılacak tutar hesaplanarak tahakkuk kaydının yapılabileceği ve yıl içinde her ay gelen tablolar ile tahakkuk eden tutardan ne kadarı tahsil edildi ise tahsilat veya tahakkuk tutarında artma/azalma oldu ise tahakkuk tutarının düzeltme kaydı yapılabileceği düĢünülmektedir. Öneri: Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği‟nde aylık kira gelir paylarının 5018 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak, tahakkuk, tahsil ve takip aĢamalarının muhasebeleĢtirilmesine iliĢkin düzenleme yapılmasının uygun olacağı düĢünülmektedir. BULGU 6: 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar’a Ġstinaden Çıkarılan 2012/1 sayılı Tebliğ’e göre Yatırımcılar Tarafından Ödenen Ekspertiz Ücretlerinin Bakanlık Mali Tablolarında Gösterilmemesi Yapılan incelemede, 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar‟a istinaden çıkarılan 2012/1 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına ĠliĢkin Tebliğ‟e göre yatırımcılar tarafından, teĢvik belgesi kapsamındaki yatırımların tamamlama vizesinin yapılması amacıyla ödenen ekspertiz ücretlerinin yatırıldığı banka hesabındaki tutarın, Bakanlığın mali tablolarında gösterilmediği tespit edilmiĢtir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu‟nun “Tanımlar” baĢlıklı 3‟üncü maddesinin i bendinde kamu gelirinin, “Kanunlarına dayanılarak toplanan vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay veya benzeri gelirler, faiz, zam ve ceza gelirleri, taşınır ve taşınmazlardan elde edilen her türlü gelirler ile hizmet karşılığı elde edilen gelirler, borçlanma araçlarının primli satışı suretiyle elde edilen gelirler, sosyal güvenlik primi kesintileri, alınan bağış ve yardımlar ile diğer gelirleri,” ifade edeceği belirtilmiĢtir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu‟nun 7'nci maddesinde ele alınan mali saydamlık ilkesine göre, her türlü kamu kaynağının elde edilmesinde ve kullanılmasında,
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 41 denetimin sağlanması amacıyla kamuoyunun zamanında bilgilendirilmesi öngörülmüĢtür. Kanunun 6‟ncı maddesine göre, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin gelir, gider, tahsilât, ödeme, nakit planlaması ve borç yönetimi hazine birliğini sağlayacak Ģekilde yürütülür. Bu Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinin tüm gelirleri hazine veznelerine girer, giderleri bu veznelerden ödenir. Bu idareler özel vezne açamaz. Kanunun “Muhasebe Sistemi” baĢlıklı 49‟uncu maddesinin ikinci bendinde; “Kamu hesapları, kamu idarelerinin gelir, gider ve varlıkları ile malî sonuç doğuran ve öz kaynağın artmasına veya azalmasına neden olan her türlü işlemlerle garantilerin ve yükümlülüklerin belirlenmiş bir düzen içinde hesaplara kaydedilerek, yönetim ve denetim yetkilileriyle kamuoyuna gerekli bilgilerin sağlanması amacıyla tutulur.” ifadesi bulunmaktadır. 23.12.2014 tarih ve 29214 sayılı Resmi Gazete‟de yayınlanarak yürürlüğe giren Genel Muhasebe Yönetmeliği‟nin “Faaliyet Sonuçları Tablosu Ġlkeleri” baĢlıklı 6‟ncı maddesinin a bendinde: “Kamu idarelerinin faaliyetlerine ilişkin gelir ve gider işlemlerinin, tahakkuk esasına dayalı olarak gelir ve gider hesaplarında izleneceği; gelir ve gider hesapları, bütçe ile ilgili olsun veya olmasın, genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri gereği tahakkuk eden her türlü gelir ve giderin kaydına mahsus olacağı” ifade edilmiĢtir. 2012/3305 sayılı sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar‟a istinaden çıkan 2012/1 sayılı Tebliğ‟in 23‟üncü maddesinin beĢinci bendinde; “Daha önceki Kararlara istinaden düzenlenen teşvik belgeleri de dahil olmak üzere, ekspertiz işlemleri için görevlendirilecek personelin her birine ödenecek ekspertiz ücreti yüz Türk Lirasıdır. Bu görevlendirmelerde ekspertiz ücreti, yol ve konaklama giderleri yatırımcı tarafından karşılanır. Yatırımcılardan, başka hiçbir ad altında ilave ücret talep edilemez.” denilmektedir. Yatırımcılar, teĢvik belgesi düzenlenen yatırımları tamamlandığı tarihten itibaren 6 ay içinde tamamlama vizesi düzenlenmesi için Bakanlığa baĢvurmak zorundadırlar. Bakanlık, yatırımcıların baĢvurusuna istinaden Bakanlık personelini, tamamlama vizesi düzenlemeleri için görevlendirmektedir. Tamamlama vizesi için yatırımın bulunduğu yere gidilmeden önce, yatırımcının, yukarıdaki bent hükmüne göre 38192890-5001 hesap numaralı vadesiz Ziraat Bankası hesabına, tamamlama vizesini gerçekleĢtirecek her bir personel için 100 TL yatırması gerekmektedir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 42 Söz konusu ekspertiz ücretlerinin yatırıldığı 38192890-5001 hesap numaralı vadesiz Ziraat Bankası hesabı ve bu müĢteri numarasına bağlı 38192890-5006 hesap numaralı vadeli hesabının 5018 sayılı Kanunun yukarıda değinilen maddelerine aykırı olarak Bakanlığın mali tablolarında gösterilmediği anlaĢılmıĢtır. Söz konusu hesapların yıllar itibariyle yıl sonu devir bakiyeleri (TL) aĢağıda tabloda gösterilmiĢtir: 31.12.2011 31.12.2012 31.12.2013 31.12.2014 31.12.2015 38192890-5001 hesap no.lu vadesiz hesap 157.504,74 36.171,70 83.225,70 83.154,62 33.914,62 38192890-5006 hesap no.lu vadeli hesap 0 180.802,62 188.952,74 227.883,66 241.471,26 Bir mevzuat hükmü çerçevesinde kamu gücüne dayanılarak alınan ekspertiz ücretleri 5018 sayılı Kanunun yukarıda açıklanan 3‟üncü maddesindeki “Kamu Geliri” tanımı ile örtüĢmektedir. Anılan kanunun 7‟nci maddesinde belirtilen mali saydamlık ilkesi gereği, her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında kamuoyunun bilgilendirilmesi ve 6‟ncı maddesi gereği, ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinin tüm gelirlerinin hazine birliğini sağlayacak Ģekilde hazine veznelerine girmesi gerekmektedir. Ayrıca Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği‟nin 6‟ncı maddesinde bütçe geliri olup olmadığına bakılmaksızın tahakkuk eden her türlü gelirin muhasebe kaydının yapılması zorunluluğu hüküm altına alınmıĢtır. Dolayısıyla, 5018 sayılı Kanunun bahsedilen hükümleri göz önüne alındığında, bir kamu geliri olarak değerlendirilmesi gereken ekspertiz ücretlerinin yatırıldığı banka hesaplarının Ekonomi Bakanlığının mali tablolarında gösterilmemesi, mali saydamlığa, hazine birliğine ve Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği‟ne aykırılık teĢkil etmektedir. Bu itibarla, ekspertiz ücretlerinin yatırıldığı 38192890-5001 hesap numaralı vadesiz Ziraat Bankası hesabı ve bu müĢteri numarasına bağlı 38192890-5006 hesap numaralı vadeli Ziraat Bankası hesabının Ekonomi Bakanlığının mali tablolarında gösterilmesi gerekmektedir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı
Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 43
Kamu idaresi cevabında; 15/6/2012 tarihli ve 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı eki Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın uygulanmasına iliĢkin 2012/1
sayılı Tebliğin 23‟üncü maddesinin ikinci ve beĢinci bendine değinilmiĢ ve yatırım
tamamlama vizesi iĢlemlerinin sürecinden bahsedilmiĢtir. Ayrıca cevapta;
“Bu kapsamda, eksperlerin yaptıkları iĢlem karĢılığı, ekspertize konu firma tarafından
eksperler adına ilgili banka hesabına yatırılan tutar; uzmanlığına ihtiyaç duyulan Bakanlık
personelinin mesai gözetmeksizin mevcut görevlerine ek olarak, ilgili mevzuatında belirtilen
ve yatırım teĢvik belgesinde kayıtlı Ģartlara uygun bir Ģekilde yatırımların tamamlanıp
tamamlanmadığının tespitine yönelik olarak yatırım yerinde yaptıkları incelemeye istinaden
ödenmektedir.
Bu çerçevede, anılan mevzuatla miktarı ve kaynağı belirlenmiĢ bulunan söz konusu
meblağ, hizmet karĢılığı eksperlere yapılan bir ödeme olup, bu ödemenin 5018 sayılı Kamu
Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu‟nun 3‟üncü maddesinde belirtilen kamu gelirleri
kapsamında olmadığı değerlendirilmektedir.
Diğer taraftan, her ne kadar ilgili mevzuatınca yukarıda belirtilen tutarın karĢılanması
ekspertize konu firmalara bırakılmıĢsa da, firmaların söz konusu meblağı doğrudan Bakanlık
personeline ödemesi yerine; ödemelerin dosya bazında takip edilebilmesi, tamamlama vizesi
iĢlemlerinin süratle sonuçlandırılması, hizmet ve ödeme arasındaki iliĢkinin sağlanabilmesi
gibi nedenler göz önünde bulundurularak ekspertize konu firmalarca söz konusu tutarın
Bakanlığımız TeĢvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünün T.C. Ziraat
Bankası nezdindeki hesabına yatırılması ve tamamlama vizesi iĢlemlerinin tamamlanmasının
ardından Bakanlığımız yazısı üzerine Bankaca ilgili Bakanlığımız personelinin hesaplarına
yatırılması Ģeklinde uygulama yapılmaktadır.
Ekspertize iliĢkin olarak mesai gözetmeksizin gerçekleĢtirilen yerinde tespit iĢleminin
sağlıklı bir Ģekilde yerine getirilmesini sağlamak amacıyla mevzuatta yer alan bu tutar, devlet
desteklerinden yararlanan firmaların zorunlu olmamakla birlikte ekspertiz iĢlemlerini
Bakanlığımız personelinin gerçekleĢtirmesini talep etmeleri halinde bu talepleri karĢılığı söz
konusu eksperlik görevini icra eden Bakanlığımız personeline ödedikleri bir tutardır.
Yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde, tamamlama vizesi iĢleminin yapılması
yatırımcı açısından yasal bir zorunluluk olsa da ekspertiz iĢleminin yalnızca Bakanlığımız
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı
Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 44
personelince yapılması zorunlu değildir. Bu açıdan söz konusu hizmet doğrudan
Bakanlığımızca değil, Bakanlığımız personeli olan ya da olmayan kiĢilerce sunulmakta
olduğundan söz konusu tutar kamu tarafından sunulan bir hizmet sonucu elde edilen bir gelir
niteliği taĢımamaktadır.
Ayrıca, yapılan değerlendirme neticesinde; 2010 yılı ve öncesinde tamamlama vizesi
müracaatları yapılmıĢ ve ekspertiz ücretleri yukarıda belirtilen hesaba yatırılmıĢ olmakla
birlikte, 6015 sayılı Devlet Desteklerinin Ġzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Kanun'un
Geçici 5‟inci maddesi gereğince, 31/12/2001 tarihinden önce düzenlenmiĢ olup, yatırım süresi
bitmiĢ yatırım teĢvik belgelerinin herhangi bir iĢlem yapılmaksızın gerçekleĢmiĢ haliyle
tamamlanmıĢ sayılması nedeniyle, tamamlanmıĢ sayılan yatırım teĢvik belgelerinden iĢlemleri
devam etmekte olanların dıĢındakilere ait tutarlar ile bu tutarlara iliĢkin nema gelirlerinden ve
sair nedenlerle anılan hesapta hareketsiz beklemekte olan tutarlardan oluĢan ve yukarıda
belirtilen ana hesap altındaki vadeli hesapta tutulmakta olan mevduatın 130.000 TL
tutarındaki kısmı zaman aĢımı süreleri dikkate alınarak bütçeye gelir kaydedilmek üzere
Bakanlığımız Merkez Saymanlık Müdürlüğü tahsilat hesabına aktarılmıĢ ve söz konusu vadeli
hesap kapatılmıĢtır.
Sonuç olarak, Genel Müdürlüğümüze ait hesapta, hizmetin takibi açısından geçici
tutulan ve yatırım yerinde ifa edilen hizmet karĢılığı olarak eksperlere yapılan bir ödeme
olması nedeniyle tamamlama vizesi iĢleminin gerçekleĢtirilmesini müteakip bankaya verilen
talimatla doğrudan eksperlerin hesabına aktarılan ve kamu geliri niteliğinde olmayan tutarlara
iliĢkin hesapların mali tablolarda yer almasının mümkün olamayacağı değerlendirilmektedir.”
Denilmektedir.
Sonuç olarak; Kamu idaresi cevabında, ekspertiz ücretinin bir kamu geliri olmadığı,
personelin mevcut görevlerine ek olarak gerçekleĢtirdiği bir görev olduğu ve hatta bu görevin
Bakanlık personeli dıĢındaki kiĢilerce de icra edildiği ifade edildiği ve bu sebeplerden dolayı
bulguda bahsedilen banka hesaplarının mali tablolarda gösterilemeyeceği ifade edilmiĢtir.
Kamu idaresi tarafından ekspertiz ücretinin bir kamu geliri olmadığı belirtilse dahi,
bulgu maddesinde asıl vurgulan husus mali tablolarda yer almayan banka hesaplarının 5018
sayılı Kanun‟un ilgili maddelerinde belirtilen mali saydamlık ve hesap verilebilirlik
hükümlerine uygun olarak muhasebe kayıtlarına alınmasının gerekliliğidir. Ekspertiz ücreti,
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 45 personele ödemek için geçici olarak ilgili Genel Müdürlüğe ait banka hesaplarında tutulsa dahi, banka hesabına yatırılan ve ödenen tutarların, hesap planında yer alan ilgili hesap kodlarında takip edilmesi gerekmektedir. Ayrıca Bakanlık, ekspertiz ücretini her ne kadar banka hesaplarında geçici tutulan bir personel ödemesi olduğunu belirtse de, bulgu maddesinde yer alan tablo incelendiğinde söz konusu vadeli ve vadesiz hesapta bulunan tutarların toplamının yıllar itibariyle genel olarak arttığı görülmüĢtür. Dolayısıyla firmalarca yatırılan ve çeĢitli sebeplerle personele ödenmeyen veya ilgililerine iade edilmeyen ekspertiz ücretleri, yıllar itibariyle banka hesaplarında birikmiĢtir. Kurumun cevabında, TeĢvik ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğüne ait, bulguda adı geçen Ziraat Bankasındaki vadeli ve vadesiz hesaplarda biriken paradan, kurumun yazısı üzerine, para aktarımı yapıldığı ifade edilmiĢtir. Buna ek olarak kurum, çeĢitli hesaplamalar sonucu tespit edilen ve vadeli hesapta bulunan 130.000 TL‟yi gelir kaydederek vadeli hesabın kapatıldığını da bildirmiĢtir. Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği‟nin, “Kapsam” baĢlıklı 2‟nci maddesinin üçüncü bendine göre genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin fon, hesap, özel hesap, havuz ve benzeri adlarla yönettikleri her türlü banka hesabının bu Tebliğ hükümlerine tabi olduğu belirtilmiĢtir. Dolayısıyla Ekonomi Bakanlığının yönetim ve denetim yetkisinin olduğu adı geçen hesap, Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği‟ne tabi olup, Tebliğ‟in kaynakların değerlendirilmesi ve nemalandırılması hükümlerine uyulması gerekmektedir. Ayrıca kurum cevabının ekinde bütçeye gelir kaydedildiği ifade edilen 130.000 TL‟nin nasıl hesaplandığı veya bu tutara nasıl ulaĢıldığına dair bir bilgi bulunmamaktadır. Bununla birlikte ilgili banka hesapları muhasebe kayıtlarında izlenmiĢ olsaydı, bütçeye gelir kaydedilen tutar, dayanakları ile birlikte mali tablolarda görülebilecekti. Neticede, TeĢvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünün yönetim ve kontrolünde olan ve yıllar itibariyle bakiyesi artan banka hesaplarının muhasebe kayıtlarına alınması gerekmektedir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 46 BULGU 7: Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Çıkartılan 666 Sayılı KHK'nın Uygulanmasına ĠliĢkin Olarak Yapılan Hesaplamaya TeĢvik Ġkramiyesinin de Dâhil Edilmesi 666 sayılı KHK‟ye geçiĢ sırasında MüsteĢarlıkça yapılan eski ve yeni maaĢ hesabı kıyaslamasında, 637 sayılı Ekonomi Bakanlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname‟nin mülga 35i‟nci maddesinin birinci fıkrası ile geçici 3‟ncü maddesinin dokuzuncu ve onuncu fıkraları uyarınca ödenmekte olan teĢvik ikramiyesi söz konusu KHK‟ya aykırı olarak hesaplamaya dâhil edilmiĢtir. 666 sayılı KHK‟nın 2'nci maddesi ile 375 sayılı KHK‟ya eklenen geçici 12'nci madde hükmü uyarınca yapılan karĢılaĢtırma sonucu kiĢinin hangi mevzuat hükümlerine göre ödeme alacağı belirlenmektedir. Bu kapsamda Ekonomi Bakanlığı çalıĢanları için bu karĢılaĢtırma yapılmıĢ ve kadro karĢılığı sözleĢmeli olarak ödeme alan personelin bir kısmına eski mevzuat hükümlerine göre ödeme yapılması gerektiği tespit edilmiĢtir. Ancak, bu karĢılaĢtırma yapılırken 637 sayılı Ekonomi Bakanlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname‟nin mülga 35‟inci maddesinin birinci fıkrası ile geçici 3‟üncü maddesinin dokuzuncu ve onuncu fıkraları uyarınca ödenmekte olan teĢvik ikramiyesi de hesaplamaya dâhil edilmiĢtir. Ödemenin dayanağı olan söz konusu maddede “.....üstün gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı çalışma yaptıkları tespit edilenlere Müsteşarın teklifi, ilgili Bakanın (…) onayı ile haziran ve aralık aylarında birer aylık sözleşme ücreti tutarına kadar teşvik ikramiyesi ödenebilir.” denilmektedir. Madde metninden de görüleceği üzere, teĢvik ikramiyesinin, 375 sayılı KHK‟nın geçici 12'nci maddesinde “fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç olmak üzere kadrolarına bağlı olarak mali haklar kapsamında fiilen yapılan her türlü ödemeler” kapsamında ele alınması hatalıdır. Çünkü bu ödeme, 637 sayılı KHK ve atıfta bulunduğu mevzuata göre ancak üstün gayret gösterme ile Bakan onayı Ģartlarına bağlanmıĢtır. TeĢvik ikramiyesi her bir ödeme için ayrı ayrı alınan Bakan onayına istinaden yapılan arızi bir ödemedir. Dolayısıyla kadroya bağlı bir hak olarak değerlendirilemez. 666 sayılı KHK‟ya iliĢkin olarak çıkartılan 161 Seri No.lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde verilen örneklerde de teĢvik ikramiyesinin de kıyaslamaya dâhil edileceği belirtilmiĢtir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 47 Ekonomi Bakanlığı tarafından düzenlenen eski ve yeni maaĢ hesaplama tabloları ile teĢvik ikramiyesinin hariç tutulması halinde hangi kadro unvanlarının 666 sayılı KHK‟ye göre maaĢ alması gerektiği incelenmiĢtir. Ġnceleme sonucunda 666 sayılı KHK‟nin yürürlüğe girmesinden önceki mevzuat hükümlerine göre ödeme yapılan kadro karĢılığı sözleĢmeli 1‟inci derece daire baĢkanı ile 1 ve 2‟nci derece dıĢ ticaret uzmanı ve ihracatı geliĢtirme uzmanı kadrolarında bulunanlara yapılan ödemelerde hata yapılmıĢtır. Toplam hata tutarı 2015 yılı için 203.161,22 TL‟dir. Bu itibarla, teĢvik ikramiyesinin 666 sayılı KHK‟ya göre yapılan eski ve yeni maaĢ karĢılaĢtırmasında dikkate alınmaması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; Bakanlıkça her yıl Ocak ayında yapılan eski ve yeni maaĢ karĢılaĢtırmaları, gerek 666 sayılı KHK‟nin 2‟nci maddesiyle 375 sayılı KHK‟ye eklenen geçici 12‟ nci maddesi gerekse 161 Seri No.lu Tebliğ'de verilen örnekler çerçevesinde teĢvik ikramiyesi dâhil edilerek yapıldığı belirtilmiĢtir. 637 sayılı KHK‟nın “Mali Haklar” baĢlıklı mülga 35‟inci maddesinin birinci fıkrasında sayılan personele iliĢkin 11/01/2012 tarihli ve 28170 sayılı Resmi Gazete‟de yayımlanarak yürürlüğe giren Hizmet SözleĢmesi Esasları‟nın 8‟inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “... Bunlardan üstün gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı çalışma yaptıkları tespit edilenlere, Bakanın onayı ile Haziran ve ralık aylarında birer aylık sözleşme ücreti tutarına kadar teşvik ikramiyesi ödenebilir.” hükmünün bulunduğu, Mülga DıĢ Ticaret MüsteĢarlığı döneminde sözleĢmeli olup 637 sayılı KHK‟nın 35‟inci maddesinde sayılan unvanlar arasında yer almayan ancak sözleĢmeli statüleri anılan KHK‟nın geçici 3‟üncü maddesinin dokuzuncu ve onuncu fıkraları uyarınca devam eden personele (ġube Müdürü, Programcı, Çözümleyici ve SözleĢmeli Personel) teĢvik ikramiyesi ödenmesine iliĢkin 01/01/2004 tarihli Usul ve Esasaslarda; haziran ve aralık aylarında teĢvik ikramiyesinin ödenebilmesi için 1 Haziran ve 1 Aralık tarihlerinden geriye dönük 60 gün fiilen kesintisiz olarak çalıĢmıĢ olmak Ģartı ile bir takvim yılı içinde toplam 30 günden fazla sıhhi izin kullananlara (heyet raporu, yatarak tedavi görenler kadın memura doğumdan önce ve doğumdan sonra verilen mazeret izinleri hariç) sadece bir adet teĢvik ikramiyesi ödenmesi koĢuluna yer verildiği,
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 48 Bu nedenle yukarıda belirtilen kriterler de göz önüne alınarak birim amirlerinin teklifi üzerine Bakan onayı ile haziran ve aralık aylarında teĢvik ikramiyesinin ödendiği, Yukarıda belirtilen hususlar ile denetim raporunda ifade edilen tespitler bir arada değerlendirildiğinde, 1 Ocak tarihinde geçerli olan katsayılarla yapılan karĢılaĢtırma iĢlemi sırasında hangi personelin, içinde bulunulan yılda hangi aylarda teĢvik ikramiyesinden yararlanıp yararlanamayacağının belirlenmesi ve/veya öngörülmesinin olanaklı olmadığı, kaldı ki söz konusu maaĢ kıyaslamasının personel bazında yapılmadığı unvan bazında yapıldığı bu sebepten, personelin hak kaybına uğramamasını teminen 161 Seri No.lu Tebliğ‟de yer alan örnekleme ve açıklamalar çerçevesinde teĢvik ikramiyesi dâhil edilmek suretiyle kıyas hesabının gerçekleĢtirildiği ifade edilmiĢtir. Sonuç olarak; Kamu idaresi cevabında Bakanlığın her yıl ocak ayında yapılan eski ve yeni maaĢ karĢılaĢtırmaları, gerek 666 sayılı KHK‟nin 2‟nci maddesiyle 375 sayılı KHK‟ye eklenen geçici 12‟nci maddesi gerekse 161 Seri No.lu Tebliğ‟de verilen örnekler çerçevesinde teĢvik ikramiyesi dâhil edilerek yapıldığı, 637 sayılı KHK‟nin 35‟inci maddesinin birinci fıkrasında sayılan personele ve bu maddede sayılmayan ancak sözleĢmeli statüleri anılan KHK‟nin geçici 3‟üncü maddesinin dokuzuncu ve onuncu fıkraları uyarınca devam eden personele belirlenen Hizmet SözleĢmesi Esasları ile Usul ve Esaslara göre birim amirlerinin teklifi üzerine, Bakan onayı ile haziran ve aralık aylarında teĢvik ikramiyesinin ödendiği, 1 Ocak tarihinde geçerli olan katsayılarla karĢılaĢtırma iĢlemi sırasında hangi personelin, içinde bulunulan yılda hangi aylarda teĢvik ikramiyesinden yararlanıp yararlanamayacağının belirlenmesi ve/veya öngörülmesinin olanaklı olmadığı, personelin hak kaybına uğramamasını teminen de 161 Seri No.lu Tebliğ‟de yer alan örnekleme ve açıklamalar çerçevesinde teĢvik ikramiyesi dâhil edilmek suretiyle kıyas hesabının gerçekleĢtirildiği ifade edilmiĢtir. Ancak TeĢvik Ġkramiyesi, 637 sayılı KHK‟nın 37‟nci maddesinde belirtilenler için “üstün gayret gösterme” ve “Bakan onayı” Ģartlarına bağlanmıĢtır. Bu maddede belirtilmeyen KHK‟nın geçici 3‟üncü maddesinin dokuzuncu ve onuncu fıkraları uyarınca devam eden personel için 4059 sayılı Kanuna atıfta bulunulmuĢtur. Atıfta bulunulan mezkûr Kanunun 7-e maddesinde belirtilen sözleĢmeli personel için de teĢvik ikramiyesi “üstün gayret gösterme” ve “Bakan onayı” Ģartlarına bağlanmıĢtır. TeĢvik ikramiyesinin ödenmesine iliĢkin koĢullar hem 637 sayılı KHK‟da hem de 4059 sayılı Kanunda açık ve nettir. Bunlara istinaden çıkarılan hizmet sözleĢmesi esasları ile usul ve esaslar bahsedilen bu mevzuatta çerçevesi
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 49 belirtilen teĢvik ikramiyesinin ödenmesine iliĢkin ayrıntıyı düzenlemektedir. Bu düzenlemeler, teĢvik ikramiyesinin, “üstün gayret gösterme” ve “Bakan onayı” Ģartlarına bağlı arızi bir ödeme niteliğini değiĢtirmemektedir. Ayrıca Kamu idaresi cevabında, her ne kadar yapılan ödemenin hesabına, 666 sayılı KHK‟nin 2‟nci maddesiyle 375 sayılı KHK‟ye eklenen geçici 12‟nci maddeye ve 161 Seri No.lu Tebliğ‟e uygun olarak, teĢvik ikramiyesinin de dâhil edildiği ifade edilmiĢ olsa da, teĢvik ikramiyesinin 375 sayılı KHK‟nın geçici 12'nci maddesinde “fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç olmak üzere kadrolarına bağlı olarak mali haklar kapsamında fiilen yapılan her türlü ödemeler” kapsamında ele alınması hatalıdır. Çünkü bu ödeme, 637 sayılı KHK ve atıfta bulunduğu mevzuata göre ancak “üstün gayret gösterme” ve “Bakan onayı” Ģartlarına bağlanmıĢtır. TeĢvik ikramiyesi her bir ödeme için ayrı ayrı alınan bakan onayına istinaden yapılan arızi bir ödemedir. Dolayısıyla kadroya bağlı bir hak olarak değerlendirilemez. Kaldı ki kamu idaresi tarafından gönderilen cevapta, hesaplamaların 161 Seri No.lu Tebliğ‟de verilen örnekler çerçevesinde teĢvik ikramiyesi dâhil edilerek yapıldığı ifade edilmiĢ olsa bile Tebliğ, daha üst bir hukuki norm olan KHK‟ya aykırı olamaz. Öneri: TeĢvik ikramiyesinin, yukarıda yer verilen açıklamalar uyarınca, eski-yeni maaĢ kıyas hesabı yapılırken dikkate alınmamasının uygun olacağı düĢünülmektedir. BULGU 8: Ekonomi Bakanlığı Tarafından Vergi Resim ve Harç Ġstisnası Belgesinin Mevzuata Aykırı Olarak Düzenlenmesi Ekonomi Bakanlığınca düzenlenen Vergi Resim ve Harç Ġstisnası Belgesine (VRHĠB) iliĢkin dosyalar incelendiğinde; a) VRHĠB talep eden firmalara 4734 sayılı Kamu Ġhale Kanunun 21‟nci maddesinin (b) ve (c) bentlerine göre pazarlık usulü ile yapılan ihale neticesinde VRHĠB verildiği, b) Bakanlık tarafından 2008/6 Sayılı Tebliğin 6/3-e maddesine göre düzenlenen VRHĠB‟nin bu maddede belirtilen Ģartı taĢımadığı, c) Alt yükleniciye istisna belgesi verilirken mevzuata uygun hareket edilmediği, tespit edilmiĢ olup, ayrıntılı değerlendirmeler aĢağıda açıklanmıĢtır.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 50 Ekonomi Bakanlığı tarafından verilen VRHĠB düzenlemesine esas teĢkil eden yasal çerçeve genel olarak Ģöyledir: 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu‟nun Ek 2‟nci maddesinde ve 492 sayılı Harçlar Kanunu‟nun Ek 1‟nci maddesinde belirtilen hükümler çerçevesinde döviz kazandırıcı faaliyetlerle ilgili iĢlem ve kâğıtlar yönünden, damga vergisi ve harç istisnası getirilmiĢtir. Damga Vergisi Kanunu'nun Ek 2‟nci maddesi ile Harçlar Kanunu‟nun Ek 1‟inci maddesine istinaden, döviz kazandırıcı faaliyetlere iliĢkin iĢlemlerle ilgili damga vergisi ve harç istisnası uygulamasının usul ve esaslarının belirlenmesi amacıyla hazırlanan 1 Seri No.lu Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç Ġstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğ 27/02/2004 tarihli ve 25386 sayılı Resmi Gazete‟de yayımlanmıĢtır. Ayrıca DıĢ Ticaret MüsteĢarlığınca, ihracatı arttırmak, ihraç ürünlerine uluslararası piyasalarda rekabet gücü kazandırmak ve ihraç pazarlarını geliĢtirmek amacıyla 23/12/1999 tarih ve 99/13812 Sayılı Ġhracat, Ġhracat Sayılan SatıĢ ve Teslimler Ġle Döviz Kazandırıcı Hizmet Ve Faaliyetlerde Vergi, Resim ve Harç Ġstisnası Hakkında Karar yayımlanmıĢtır. Bu Karara istinaden hazırlanan “Ġhracat: 2008/6 No.lu Ġhracat, Transit Ticaret, Ġhracat Sayılan SatıĢ ve Teslimler Ġle Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi, Resim ve Harç Ġstisnası Hakkında Tebliğ” 05/12/2008 tarihli ve 27075 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıĢtır. Mezkur Tebliğ'de; ihracatı arttırmak, ihraç ürünlerine uluslararası piyasalarda rekabet gücü kazandırmak ve ihraç pazarlarını geliĢtirmek amacıyla ihracat, ihracat sayılan satıĢ ve teslimler, döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler ile diğer benzeri faaliyetlere yönelik olarak uygulanacak vergi, resim ve harç istisnalarının kapsamı ile bu istisnalar kapsamında yapılması gereken iĢ ve iĢlemelere yönelik uygulama usul ve esasları düzenlenmiĢtir. Tebliğ'de, “Belgeli ĠĢlemler” kapsamında anlatılan “Ġhracat sayılan satıĢ ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler” aĢağıdaki Ģekilde sıralanmıĢtır: “a) (Değişik: R.G.- 21.03.2012-28240) Kalkınma Bakanlığınca yayımlanan cari yıl yatırım programında yer alan yatırımlardan ve Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının bu programda yer almayan kamu yatırımlarından uluslararası ihaleye çıkarılanların (Yerli ve yabancı firmaların ayrı ayrı
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 51 veya birlikte iştirakine açık olmak üzere) ihalesini kazanan veya yabancı para ile finanse edilenlerin yapımını üstlenen firmaların,
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 52 A) VRHĠB Talep Eden Firmalara 4734 Sayılı Kamu Ġhale Kanunun 21/b ve 21/c Maddesine Göre Yapılan Pazarlık Usulü Ġle Ġhale Neticesinde VRHĠB’nin Verilmesi Ekonomi Bakanlığının VRHĠB düzenlenme sürecine bakılacak olursa; VRHĠB‟ye mesnet teĢkil eden iĢin ihalesi üzerinde kalan firmaların Ekonomi Bakanlığına müracaat edebilmeleri için 2008/6 sayılı Tebliğ uyarınca, ihaleyi gerçekleĢtiren kamu kurumundan, ihale sonucu ve iĢe iliĢkin bilgiler ile ihalenin yerli ve yabancı istekliye açık olduğuna iliĢkin bilgileri içeren onaylı bilgilendirme yazısı gerekmektedir. Ġlgili kamu kurumu tarafından Bakanlığa verilmek üzere firmaya verilen yazıda, VRHĠB‟nin uygulanacağı iĢe iliĢkin bilgiler ile sadece idari Ģartnamenin 8‟inci maddesinde yer alan düzenlemeye yer verilerek Ģartname hükümlerine göre ihalenin yerli ve yabancı isteklilere açık olduğu bildirilmektedir. Firmalar bu yazı ve diğer gerekli belgeler ile birlikte Ekonomi Bakanlığına müracaat ederek söz konusu iĢ kapsamında vergi, resim ve harç istisnasından faydalanmak üzere VRHĠB temin etmektedir. Ancak bu süreçte, Ekonomi Bakanlığı idari Ģartnamede 8‟nci maddedeki mutat metni yeterli görüp ihaleyi yapan kurum tarafından davet edilen yerli yabancı firmalara iliĢkin bir bilgi talep etmemektedir. Kamu Ġhale Kanunu‟na göre 21/b ve 21/c‟ye göre yapılan ihalelerde ilan yapılması zorunlu değildir. Ġlan yapılmayan hallerde en az üç istekli davet edilerek, yeterlik belgelerini ve fiyat tekliflerini birlikte vermeleri istenmektedir. Ancak yukarıda belirtilen VRHĠB düzenlenmesine iliĢkin mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; yatırım projelerini üstlenen firmaların yapacakları mal, malzeme, hizmet satıĢ ve teslimleri ile bu firmalara veya proje sahibi kamu kurumlarına yapılacak teknik müĢavirlik, mühendislik vb. hizmet satıĢlarının vergi, resim ve harç istisnasından faydalandırılması, söz konusu ihalelerin yerli ve yabancı firmaların ayrı ayrı veya birlikte iĢtirakine açık olması durumunda mümkün olabilecektir. Dolayısıyla VRHĠB almaya temel teĢkil eden iĢe iliĢkin ihalelerin, yerli ve yabancı firmaların ayrı ayrı veya birlikte iĢtirakine açık olması gerektiğinden ihalenin ya Kanunu‟nun 19‟uncu maddesinde belirtilen açık ihale usulü veya 20‟nci maddesinde belirtilen belli istekliler arasında ihaleye göre yapılması gerekmektedir. Zira Kanunu‟nun 19 ve 20‟nci maddelerine göre yapılan ihalelerde ilan zorunluluğu olup, yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır. Ancak Kanun'un 21/b ve 21/c maddelerine pazarlık usulü ile göre yapılan ihalelerde ilan zorunluluğu bulunmamakta, katılımcıları, ihaleyi yapan kurum davet ederek belirlemektedir. Bu itibarla, 21/b ve 21/c maddelerine göre yapılan ihalelerde ilgili kurum
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 53 tarafından verilen bilgilendirme yazısında, ihaleye davet edilen firmaların da belirtilmesi VRHĠB‟nin düzenlenmesine iliĢkin mevzuatta belirtilen uluslararası ihale Ģartının belirlenmesi bakımından gereklilik arz etmektedir. Yapılan incelemede, Ekonomi Bakanlığınca 2015 yılında 2008/6 sayılı tebliğin 6/3- a.1 maddesi kapsamında firmalara verilen 19 adet VRHĠB dosyasında, firmalara 4734 sayılı Kanunun 21/b ve 21/c maddelerine göre yapılan ihale neticesinde VRHĠB verildiği tespit edilmiĢtir. Ekonomi Bakanlığının, firmanın diğer kamu kurumlarından aldığı belgelerdeki bilgilerin doğruluğuna iliĢkin kanıtlayıcı belge aramadan VRHĠB vermesi, bu belgenin düzenlenmesine esas teĢkil eden 2008/6 sayılı Tebliğ‟in yukarıda belirtilen hükümlerine aykırıdır. Çünkü söz konusu iĢlerin ihale onay belgesi ekindeki davetli listelerinde yer alan firmaların tamamının yerli firma olduğu, yerli firmalar dıĢında yabancı firmaların davet edilmediği ve ihale dokümanının sadece bu firmalar tarafından satın alındığı anlaĢılmıĢtır. Ġhale dokümanı içerisinde yer alan idari Ģartnamelerin 8‟inci maddesi, “ hale, yeterlik kriterlerini taşıyan yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.” Ģeklinde düzenlenmiĢtir. Her ne kadar belirtilen düzenlemeye idari Ģartnamelerde yer verilse de, 4734 sayılı Kanun‟un 28‟inci maddesinin birinci fıkrasına göre ilan yapılmayan ihalelere davet edilen firmalar dıĢında herhangi bir firmanın ihale dokümanı satın alma imkânı bulunmamaktadır. Bu nedenle belirtilen ihalelerde davetli listesi ile davet edilen istekliler dıĢında baĢka firmaların teklif verebilmeleri mümkün değildir. Bu itibarla 1 Seri No‟lu Tebliğ‟in 3‟üncü maddesinin ikinci bölümündeki hükümler ile 2008/6 No‟lu Tebliğ‟in 6‟ncı maddesinde belirtilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde; Ekonomi Bakanlığının VRHĠB düzenlenirken firmadan talep etmiĢ olduğu, kurum tarafından verilen bilgilendirme yazısındaki idari Ģartnamenin 8‟nci maddesinde belirtilen " hale, yeterlik kriterlerini taşıyan yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.” ibaresinin, ilgili kamu kurumunun Kanun‟un 21/b ve 21/c maddesi kapsamında yaptığı ihalelerde yeterli olmadığı anlaĢılmaktadır. Bu madde kapsamında ilansız pazarlık usulü ile ihale edilen ve ihalesine sadece yerli firmaların davet edildiği yatırım projeleri ve hizmet iĢleri ihalelerinde, idari Ģartnamede ihalenin yerli ve yabancı isteklilere açık olduğu belirtilmiĢ olsa da, ihalenin yabancı isteklilerin katılımına açık olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Bu nedenle sadece yerli istekliler davet edilerek Kanun'un 21/b ve 21/c
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 54 maddelerine göre pazarlık usulü ile ihalesi yapılan iĢlerde VRHĠB düzenlenmemesi gerekmektedir. B) Bakanlık Tarafından 2008/6 Sayılı Tebliğ’in 6/3-e Maddesine Göre Düzenlenen VRHĠB’nin Bu Maddede Belirtilen ġartı TaĢımaması 2008/6 sayılı Tebliğin 6/3-e maddesinde aynen, “Kamu kurum ve kuruluşlarınca uluslararası ihaleye (sabit sermaye yatırımı nitelikli olanlar) çıkarılan, yatırım malına, sınai mamullere ve yazılım hizmetlerine yönelik ihaleleri kazanan yerli imalatçı firmaların üreterek yapacakları satış ve teslimleri” denilmektedir. Yapılan incelemede, Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğüne 902.000 kg 1 Türk Lirası madeni para pulu, 480.000 kg 25 kuruĢ madeni para pulu ve 22.000 kg 1 kuruĢ madeni para pulu teslimine iliĢkin olarak ihaleyi alan firmaya, Bakanlık tarafından, 6/3-e maddesi kapsamında VRHĠB düzenlenmiĢtir. Ancak mezkûr maddede, uluslararası ihaleye çıkan sabit sermaye yatırımı nitelikli olan yatırım malı ve sınai mamullerinin satıĢ ve teslimi için VRHĠB verilmesi öngörülmüĢtür. Sabit sermaye yatırımı bina, makine gibi üretim sırasında uzun süre kullanılabilen dayanıklı malların üretilmesi için yapılan harcamalardır. Burada VRHĠB‟ye mesnet teĢkil eden teslimler sabit sermaye yatırımı nitelikli sınai mamul teslimi değildir. Dolayısıyla sabit sermaye yatırımı niteliğinde sınai mamul olmayan satıĢ ve teslimler için Tebliğin 6/3-e maddesi kapsamında VRHĠB düzenlenmesi mümkün değildir. C) Alt Yükleniciye VRHĠB Verilirken Gerekli Bilgi ve Belgelerin Ġstenmemesi Yapılan incelemede VRHĠB sahibi ana firmaya çalıĢan alt yüklenici firmaya, yapmıĢ olduğu hizmet ve teslim karĢılığı VRHĠB verildiği, ancak iĢin yapıldığı kamu kurumundan yapılan iĢin adı, süresi, ihale usulü vb. bilgilerin yer aldığı onaylı bilgilendirme yazısının alınmadığı görülmüĢtür. Hâlbuki, 2008/6 sayılı Tebliğ‟e göre, “VRHĠB almak için gerekli bilgi ve belgeler” bu belgeyi talep eden tüm firmalardan istenmektedir. Dolayısıyla Bakanlık tarafından alt yüklenicilere VRHĠB verilirken, Tebliğ‟de sayılan bilgi ve belgelerin istenmesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; A) Bakanlıkça VRHĠB düzenleme sürecinde, baĢvuruya konu iĢin, baĢvuru sahibi firma tarafından üstlenildiği hususunun firma tarafından ilgili kamu
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 55 kurumundan alınan bilgilendirme yazısı ile tevsik edildiği, bu çerçevede, bir kamu kurumu tarafından düzenlenmiĢ olan ve Ģekil Ģartlarını sağlayan resmi nitelikli belgelerin içeriklerinin doğru olup olmadığına iliĢkin baĢkaca bir soruĢturma yapılmasının bakanlık idare sistemleri açısından uygun olmadığı ve böyle bir imkân da bulunmadığı, dolayısıyla bir kamu kurumu yazısı ile yerli ve yabancı isteklilerin katılımına açık olduğu bildirilen ihalelerin uluslararası ihale olduğu kabul edildiği ifade edilmiĢtir. Bahse konu tespitin Bakanlığa iletildiği tarihten itibaren, baĢvuru konusu iĢin baĢvuru sahibi firma tarafından üstlenildiğini tevsik etmek üzere sunulan kamu kurumu yazılarında, ihalenin hangi usulde (açık ihale, belli istekliler arasında veya pazarlık usulü) yapıldığının da belirtilmesi Ģartı aranmaya baĢlandığı, pazarlık usulü ile yapıldığı bildirilen fakat yabancı katılımcı davet edilmiĢ olduğu tevsik edilemeyen ihale konusu iĢler için VRHĠB düzenlenmediği belirtilmiĢtir. Ayrıca konuya iliĢkin olarak, açmıĢ oldukları ihalelerin önemli bölümü vergi, resim ve harç istisnası uygulamasına konu olan kamu kurumlarının da, pazarlık usulüyle gerçekleĢtirecekleri ihalelere teklif verecek isteklilere ihale öncesinde uyarıda bulunmaları ve ihaleyi kazanan firmaya verilecek yazılarda ihaleye davet edilen firmalar arasında yabancı firma bulunup bulunmadığına iliĢkin bilgiye yer vermeleri yönünde yazılı olarak bilgilendirildiği ifade edilmiĢtir. Diğer yandan, pazarlık usulü ile ilansız olarak gerçekleĢtirilen ve yabancı katılımcı davet edilmeyen ihale konusu bir iĢle ilgili olarak Bakanlığa yapılan VRHĠB baĢvurusunun reddi üzerine, baĢvuru sahibi firma tarafından Bakanlık aleyhine dava açıldığı, söz konusu davada, Bakanlığın, ihalenin, pazarlık usulüyle yabancı firma davet edilmeden gerçekleĢtirilmiĢ olduğu için uluslararası ihale olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle VRHĠB baĢvurusunun reddi yönündeki iĢleminin, Ankara 13. Ġdare Mahkemesi tarafından hukuka uygun bulunmayarak 31.12.2015 tarihinde verilen karar ile iptal edildiği, idari Ģartnamede “ hale, yeterlilik kriterlerini taşıyan tüm yerli ve yabancı isteklilere açıktır.” ibaresinin olmasından, ihalenin yabancı isteklilerin katılımına açık olduğunun anlaĢılması gerektiği belirtilmiĢtir. Bu Mahkemece verilen iptal kararına iliĢkin temyiz sürecinin devam ettiği ancak T.C. Anayasası‟nın 138‟inci maddesinin son fıkrası ve 2577 sayılı Ġdari Yargılama Usulü Kanunu‟nun 28‟inci maddesi hükümleri de dikkate alındığında, Mahkeme
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 56 tarafından iptal edilen ret iĢleminde Bakanlığın direnme imkânının bulunmadığı hususunun da altı çizilmiĢtir. B) Belge düzenlenmesi uygun bulunmayan “madeni para pulu teslimine” iliĢkin VRHĠB‟nin kapatılmasına yönelik iĢlemlerin baĢlatılacağı ifade edilmiĢtir. C) 2008/6 sayılı Tebliğ‟in 6/3 maddesi a ve b alt bentlerinde tanımlanan faaliyetler kapsamında yerli firmaların “mükerrer olmamak kaydıyla bahse konu iĢte kullanılmak üzere bu iĢin yapımını yüklenen firmaya üreterek yapacakları mal ve malzeme ile hizmet satıĢ ve teslimleri” için vergi resim ve harç istisnası belgesi düzenlenebileceğinin hükme bağlandığı, bu kapsamda ilgili madde kapsamında belge düzenlenen firmanın altyüklenici firma değil, belgeye konu iĢin yapımında kullanılacak malzeme/ekipman/teknoloji üreticisi tedarikçi firmalar olduğu, bu doğrultuda belge düzenlenmesi için baĢvuru yapan firmalardan istenen belgeler arasında Kapasite Raporunun da yer aldığı belirtilmiĢtir. Sonuç olarak; A) Bulguda, 2008/6 sayılı tebliğ uyarınca 6/3-a kapsamında VRHĠB verilebilmesi için gerekli unsurlardan biri olan, firmanın kazandığı ihalenin yerli yabancı isteklilere açık olması hükmüne aykırı olarak, 4734 sayılı Kamu Ġhale Kanunu‟nun 21/b ve 21/c maddelerine göre pazarlık usulü ile yapılan ihalelerde, isteklilere ilan yapılmaması, sadece belli firmaların davet edilmesi ve davet edilen firmaların da yerli firma olmasına rağmen Bakanlıkça VRHĠB düzenlendiği ifade edilmiĢti. Kamu idaresi tarafından gönderilen cevapta, bulguya mutabık kalınarak, 4734 sayılı Kanun‟un 21/b ve 21/c maddelerine göre pazarlık usulü ile ve ilansız gerçekleĢtirilen ihale neticesinde VRHĠB talep eden firmalara bu belgenin verilebilmesi için, ilgili kamu kurumundan ihaleyi kazanan firmaya verilecek yazılarda, ihaleye davet edilen firmalar arasında yabancı firma bulunup bulunmadığına iliĢkin bilgilerin de bulunması zorunlu tutulmuĢ, konuya iliĢkin resmi yazının, ihale yapan kamu kurumlarına gönderildiği belirtilmiĢtir. Diğer yandan gönderilen cevapta pazarlık usulü ile ilansız olarak gerçekleĢtirilen ve yabancı katılımcı davet edilmeyen ihale konusu bir iĢle ilgili olarak Bakanlığa yapılan VRHĠB baĢvurusunun reddi üzerine, baĢvuru sahibi firma tarafından Bakanlık aleyhine dava açıldığı, idari Ģartnamede “ hale, yeterlilik kriterlerini taşıyan tüm yerli ve yabancı isteklilere açıktır.” ibaresinin olmasından, ihalenin yabancı isteklilerin katılımına da açık olduğu
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 57 Ģeklinde yorumlanması sonucunda VRHĠB baĢvurusunun reddi yönündeki iĢlemin mahkemece hukuka uygun bulunmayarak verilen karar ile iptal edildiği belirtilmiĢtir. 4734 sayılı Kanunun 21/b ve 21/c maddesine göre pazarlık usulü ile yapılan ihalelerde ilan yapma zorunluluğu yoktur. Ayrıca 04/07/2012 tarihinde, 4734 sayılı Kanunun 28‟inci maddesinde yapılan değiĢiklik çerçevesinde, ilan yapılmayan ihalelerde, ihale dokümanının sadece idare tarafından davet edilenlere satılacağı hükmü getirilmiĢtir. Dolayısıyla istekliler ancak ihaleyi yapan kurum davet ederse ihaleye katılabilecektir. Ayrıca ihale dokümanının bir unsurunu oluĢturan Tip Ġdari ġartnamenin ihalenin yabancı isteklilere açıklığını düzenleyen 8‟nci maddesine iliĢkin dipnot uyarınca, yaklaĢık maliyeti eĢik değere eĢit veya eĢik değerin üzerindeki ihalelerde “ihale yeterlik kriterlerini taşıyan yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.” Ġfadesine, Ġdari ġartnamelerde yer verilmesi gerekmektedir. Yani baĢka bir deyiĢle yaklaĢık maliyeti, eĢik değere eĢit veya eĢik değerin üzerindeki ilansız ihalelerde Kamu Ġhale Kurumunca yapılan Tip Ġdari ġartname düzenlemesi gereğince yerli ve yabancı istekli katılıp katılmadığına bakılmaksızın bu ifade bulunmaktadır. Dolayısıyla Ġdari ġartnamede yer alan “yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır” ifadesi 4734 sayılı Kanunun 28‟nci maddesinde yapılan değiĢiklik çerçevesinde değerlendirildiğinde ilan dokümanının sadece ihaleye davet edilenlere satılacak olması göz önüne alındığında, yalnızca yerli isteklinin davet edildiği ilansız ihalelerin Tebliğ‟deki yerli ve yabancı isteklilerin katılımının olduğu uluslararası ihale Ģartını yerine getirmediği açıktır. B) Kamu idaresinin, 2008/6 sayılı Tebliğin 6/3-e maddesinde belirtilen Ģartlardan biri olan, sabit sermaye yatırımı niteliğinde olmayan mala iliĢkin olarak firmaya VRHĠB düzenlenmesinin mevzuata aykırı olduğu yönündeki bulguyla mutabık kaldığı anlaĢılmıĢtır. Tebliğ‟in vergi resim harç istisnası belgesinin iptalinin anlatıldığı 18‟inci maddesinde, Tebliğ ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının ilgili genelgeleri hükümlerine uyulmadığının, tespiti halinde; ilgili belge MüsteĢarlıkça iptal edileceği ve ilgililer hakkında kanuni iĢlem yapılacağı; “Müeyyide” baĢlıklı 19‟uncu maddesinde ise, vergi resim harç istisnası belgesinin iptal edilmesi halinde, belge kapsamında uygulanan istisnaların, 213 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği, bu Tebliğe uymayan, yanlıĢ iĢlem yapma gibi nedenlerden dolayı vergi kaybına veya verginin tahsilinde gecikmelere sebep olan kiĢilerin, asıl borçludan alınamayan alacağın ödenmesinden müĢtereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, bu çerçevede amme alacağının, gecikme süresi de dikkate
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 58 alınarak 213 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği, hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Tebliğ‟in yukarıda belirtilen hükümleriyle kamu idaresi tarafından gönderilen cevapta belge düzenlenmesi uygun bulunmayan “madeni para pulu teslimine” iliĢkin VRHĠB‟nin kapatılmasına yönelik iĢlemler birlikte değerlendirildiğinde, idare tarafından belgenin kapatılması yerine iptal edilmesi gerektiği düĢünülmektedir. C) Bulguda yer alan, VRHĠB sahibi ana firmaya çalıĢan tedarikçi firmaya, yapmıĢ olduğu hizmet ve teslim karĢılığı VRHĠB verildiği, ancak iĢin yapıldığı kamu kurumundan yapılan iĢin adı, süresi, ihale usulü vb. bilgilerin yer aldığı onaylı bilgilendirme yazısının alınmadığı tespitine kamu idaresi, hukuken eksiklik olarak değerlendirilmemesine rağmen bundan sonra, tespit doğrultusunda alt yükleniciden gerekli yazıların isteneceğini belirtmiĢtir. Kamu idaresince, 2008/6 sayılı Tebliğ‟in 6/3 maddesi a ve b alt bentlerinde tanımlanan faaliyetler kapsamında yerli firmaların “mükerrer olmamak kaydıyla bahse konu iĢte kullanılmak üzere bu iĢin yapımını yüklenen firmaya üreterek yapacakları mal ve malzeme ile hizmet satıĢ ve teslimleri” için vergi resim ve harç istisnası belgesi düzenlenebileceği hükmü uyarınca, söz konusu faaliyetlere düzenlenen belgeler için ilgili idareden ana yüklenici ve tedarikçi arasında yapılan iĢ akdini teyit eder bilgilerin talep edileceği ifade edilmiĢtir. Tedarikçi firmaya VRHĠB düzenlenirken, 2008/6 sayılı Tebliğ‟e göre, diğer belge düzenlenen firmalardan talep edilen belgelerin talep edilmesinin gerektiği düĢünülmektedir. Öneri: A) 04/07/2012 tarihinde 4734 sayılı Kanunun 28‟inci maddesinde yapılan değiĢiklik çerçevesinde ilan yapılmayan ihalelerde, ihale dokümanının sadece idare tarafından davet edilenlere satılacağı hükmü dikkate alınarak yaklaĢık maliyeti eĢik değere eĢit veya eĢik değerin üzerinde olan ihalelere sadece idare tarafından davet edilenlerin katılabilmesine imkan verecek Ģekilde Kamu Ġhale Kurumunca Tip Ġdari ġartnamelerde düzenleme yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Ayrıca, uygulamada idarelerin yaĢadığı sıkıntılar ile konuyla ilgili yargı kararları dikkate alınarak, kamu ihale mevzuatından bağımsız bir Ģekilde döviz kazandırıcı faaliyetlerin
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı
Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 59
kapsamının gereği olarak, uygulanacak Vergi, Resim ve Harç istisnalarının amacına uygun
olacak Ģekilde uluslararası ihale tanımının yapılmasına ihtiyaç olduğu değerlendirilmektedir.
BULGU 9: Ekonomi Bakanlığının Ġç Denetim Birimi Tarafından Ġç Denetim
Planı, Programı ve Faaliyet Raporunun Hazırlanmaması
Yapılan incelemede, Ġç Denetim Birimi tarafından 2015 yılı için iç denetim planı ve
programı hazırlanmadığı ve buna bağlı olarak iç denetim faaliyet raporu üretilmediği tespit
edilmiĢtir.
5018 sayılı Kanunun “Ġç Denetim” baĢlıklı 63‟üncü maddesinde;
“ ç denetim, kamu idaresinin çalışmalarına değer katmak ve geliştirmek için
kaynakların ekonomiklik, etkililik ve verimlilik esaslarına göre yönetilip yönetilmediğini
değerlendirmek ve rehberlik yapmak amacıyla yapılan bağımsız, nesnel güvence sağlama ve
danışmanlık faaliyetidir. Bu faaliyetler, idarelerin yönetim ve kontrol yapıları ile malî
işlemlerinin risk yönetimi, yönetim ve kontrol süreçlerinin etkinliğini değerlendirmek ve
geliştirmek yönünde sistematik, sürekli ve disiplinli bir yaklaşımla ve genel kabul görmüş
standartlara uygun olarak gerçekleştirilir.
ç denetim, iç denetçiler tarafından yapılır. Kamu idarelerinin yapısı ve personel
sayısı dikkate alınmak suretiyle, ç Denetim Koordinasyon Kurulunun uygun görüşü üzerine,
doğrudan üst yöneticiye bağlı iç denetim birimi başkanlıkları kurulabilir.”
Ġfadesi yer almaktadır.
12.07.2006 tarih ve 26226 sayılı Resmi Gazete‟de yayınlanarak yürürlüğe giren “Ġç
Denetçilerin ÇalıĢma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”in 39‟uncu maddesinde üç yılı
kapsayan iç denetim planı yapılması; 40‟ıncı maddesinde iç denetim planı ile uyumlu ve en
fazla bir yıl süreli iç denetim programı yapılması gerektiği düzenlenmiĢtir. Aynı yönetmeliğin
43‟üncü maddesinde ise iç denetim faaliyet sonuçlarının bir raporla kayıt altına alınacağı
belirtilmiĢtir.
Yukarıda değinilen mevzuat hükümlerinin aksine Bakanlığın Ġç Denetim Birimi
tarafından 2015 yılında iç denetim planı, programı ve raporunun hazırlanmadığı tespit
edilmiĢtir. Bununla birlikte 2013/4625 sayılı BKK ile Bakanlığa 5 iç denetçi kadrosu tahsis
edilmiĢ olup, 2015 yılbaĢı itibariyle sadece 1 kadrosunun dolu olduğu, 05.08.2015 tarihinde
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 60 bu personelin de istifa etmesi sebebiyle Ġç Denetim Birimi‟nde çalıĢan kimsenin kalmadığı anlaĢılmıĢtır. Hâlbuki, iç kontrol sisteminin temel unsuru olan ve aynı zamanda sistemin yeterli ve etkin bir Ģekilde iĢleyip iĢlemediği hususlarında değerlendirme ve önerilerde bulunan iç denetim, idarelerde üst yöneticilerin yönetim ve hesap verme sorumluluklarının yerine getirilmesinde önemli bir yardımcıdır. Ġç kontrol sisteminin idarelerde yeterli ve etkin bir seviyede hayata geçirilmesi ancak iç denetim faaliyetlerinin varlığına ve etkinliğine bağlıdır. Bu itibarla, iç kontrolün temel unsuru olan iç denetim faaliyetinin yukarıda değinilen mevzuat hükümleri de göz önüne alınarak Bakanlık tarafından faal hale getirilmesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; "4.12.2007 tarihinde Ġç Denetçi olarak atanan 6 kiĢinin çeĢitli tarihlerde ve çeĢitli sebeplerle kendi istekleri ile Ġç Denetçi kadrosundan Bakanlığımızda bulunan baĢka kadrolara atanmak veya memuriyetten ayrılmak sureti ile Ġç Denetçi kadrosundan ayrıldığı, 05.08.2015 tarihi itibariyle kurumda iç denetçi unvanı ile çalıĢan personelin kalmadığı, Ġç Denetim Birim BaĢkanlığı‟nda en son olarak 2009-2011 yılı Denetim Planı ve bu yıllara iliĢkin Denetim Programlarının hazırlandığı ve ilgili Makam Onayı ile uygulamaya konulduğu, Hâlihazırda ilgili birime gelen evrakların takibi açısından Denetim Hizmetleri BaĢkanlığı tarafından Ġç Denetim Birim BaĢkanlığı görevi tedviren yürütülmekte olup, birimde çalıĢan herhangi bir personel bulunmaması nedeni ile birim iĢlerinin büro hizmetleri Denetim Hizmetleri BaĢkanlığı personelince sağlandığı," Ġfade edilmiĢtir. Sonuç olarak; kamu idaresinin cevabından anlaĢılacağı üzere, Bakanlıkta 5018 sayılı Kanunun 63‟üncü maddesinde belirtilen iç denetim sistemi faal olarak çalıĢmamaktadır. Bakanlık tarafından iç denetim sisteminin, 5018 sayılı Kanun ve Ġç Denetçilerin ÇalıĢma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri göz önüne alınarak faal hale getirilmesinin uygun olacağı düĢünülmektedir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 61 8. EKLER Ek 1: Kamu Ġdaresi Mali Tabloları
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 62
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 63
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 64
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 65
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 66 T.C. SAYIġTAY BAġKANLIĞI 06520 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 48 00 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr http://www.sayistay.gov.tr
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 67
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 68
EKONOMĠ BAKANLIĞI DÖNER SERMAYE ĠġLETMESĠ 2015 YILI DÜZENLĠLĠK DENETĠM RAPORU
ĠÇĠNDEKĠLER
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye ĠĢletmesi 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 69
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye ĠĢletmesi 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 70 • Alınan çekler sayım tutanağı • Döner sermayeli iĢletmeler yıllık gayrisafi hasılat ve kar bildirimi • Sermaye hareketleri tablosu • Bilanço • Gelir tablosu • Nakit akım tablosu • Gelirlerin döküm cetveli • Giderlerin döküm cetveli • Borçlar döküm cetveli • Alacaklar döküm cetveli • SatıĢların maliyeti tablosu • SayıĢtay ilamları cetveli • TaĢınır Yönetim hesabı cetveli, sayım ve döküm cetveli, amortisman cetveli • Yönetim döneminde görev yapan muhasebe yetkililerine ait liste Denetim görüĢü, kamu idaresinin temel mali tabloları olan bilanço, gelir tablosu ve nakit akım tablosuna verilmiĢtir. 2. DENETLENEN KAMU ĠDARESĠ YÖNETĠMĠNĠN SORUMLULUĞU Denetlenen kamu idaresinin yönetimi, tabi olduğu muhasebe standart ve ilkelerine uygun olarak hazırlanmıĢ olan mali rapor ve tabloların doğru ve güvenilir bilgi içerecek Ģekilde zamanında SayıĢtaya sunulmasından, bir bütün olarak sunulan bu mali tabloların kamu idaresinin faaliyet ve iĢlemlerinin sonucunu tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir olarak yansıtmasından ve ister hata isterse yolsuzluktan kaynaklansın bu mali rapor ve tabloların önemli hata veya yanlıĢ beyanlar içermemesinden; kamu idaresinin gelir, gider ve malları ile bunlara iliĢkin hesap ve iĢlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğundan; mali yönetim ve iç kontrol sistemlerinin amacına uygun olarak oluĢturulmasından, etkin olarak iĢletilmesinden ve izlenmesinden, mali tabloların dayanağını oluĢturan bilgi ve belgelerin denetime hazır hale getirilmesinden ve sunulmasından sorumludur.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye ĠĢletmesi 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 71 3. SAYIġTAYIN SORUMLULUĞU SayıĢtay, denetimlerinin sonucunda hazırladığı raporlarla denetlenen kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara iliĢkin hesap ve iĢlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, mali rapor ve tablolarının güvenilirliğine ve doğruluğuna iliĢkin görüĢ bildirmek, mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmekle sorumludur. 4. DENETĠMĠN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMĠ VE KAPSAMI Denetimlerin dayanağı; 6085 sayılı SayıĢtay Kanunu, genel kabul görmüĢ uluslararası denetim standartları, SayıĢtay ikincil mevzuatı ve denetim rehberleridir. Denetimler, kamu idaresinin hesap ve iĢlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek ve mali rapor ve tablolarının kamu idaresinin tüm faaliyet ve iĢlemlerinin sonucunu doğru ve güvenilir olarak yansıttığına iliĢkin makul güvence elde etmek ve mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmek amacıyla yürütülmüĢtür. Kamu idaresinin mali tabloları ile bunları oluĢturan hesap ve iĢlemlerinin doğruluğu, güvenilirliği ve uygunluğuna iliĢkin denetim kanıtı elde etmek üzere yürütülen denetimler; uygun denetim prosedürleri ve tekniklerinin uygulanması ile risk değerlendirmesi yöntemiyle gerçekleĢtirilmiĢtir. Risk değerlendirmesi sırasında, uygulanacak denetim prosedürünün belirlenmesine esas olmak üzere, mali tabloların üretildiği mali yönetim ve iç kontrol sistemleri de değerlendirilmiĢtir. Denetimin kapsamını, kamu idaresinin mali rapor ve tabloları ile gelir, gider ve mallarına iliĢkin tüm mali faaliyet, karar ve iĢlemleri ve bunlara iliĢkin kayıt, defter, bilgi, belge ve verileri (elektronik olanlar dâhil) ile mali yönetim ve iç kontrol sistemleri oluĢturmaktadır. Bu hususlarla ilgili denetim sonucunda denetim görüĢü oluĢturmak üzere yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilmiĢtir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye ĠĢletmesi 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 72 5. DENETĠM GÖRÜġÜ Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye ĠĢletmesinin 2015 yılına iliĢkin yukarıda belirtilen ve ekte yer alan mali rapor ve tablolarının tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi içerdiği kanaatine varılmıĢtır.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye ĠĢletmesi 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 73 6. EKLER Ek 1: Kamu Ġdaresi Mali Tabloları
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye ĠĢletmesi 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 74
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye ĠĢletmesi 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 75
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye ĠĢletmesi 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 76
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye ĠĢletmesi 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 77 T.C. SAYIġTAY BAġKANLIĞI 06520 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 48 00 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr http://www.sayistay.gov.t
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye ĠĢletmesi 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 78
EKONOMĠ BAKANLIĞI 2015 YILI PERFORMANS DENETĠM RAPORU
ĠÇĠNDEKĠLER
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 79
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 80 yönetmelik ve kılavuzlara uygun olarak hazırlanmıĢ olan performans bilgisi raporlarının doğru ve güvenilir bilgi içerecek Ģekilde zamanında SayıĢtay‟a sunulmasından; bir bütün olarak sunulan bu raporların kamu idaresinin faaliyet ve iĢlemlerinin sonucunu tam ve doğru olarak yansıtmasından; kamu idaresinin amaç, hedef, gösterge ve faaliyetlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğundan; performans yönetimi ve faaliyet sonuçlarının ölçülmesine iliĢkin sistemlerin amacına uygun olarak oluĢturulmasından, etkin olarak iĢletilmesinden ve izlenmesinden; performans bilgisinin dayanağını oluĢturan bilgi ve belgelerin denetime hazır hale getirilmesinden ve sunulmasından sorumludur. 3. SAYIġTAYIN SORUMLULUĞU SayıĢtay, denetimlerinin sonucunda hazırladığı raporlarla denetlenen kamu idarelerinin amaç, hedef, gösterge ve faaliyetlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, kamu idaresinin raporladığı performans bilgisinin güvenilirliğine iliĢkin değerlendirme yapmak, performans yönetimi ve faaliyet sonuçlarını ölçen sistemleri değerlendirmekle sorumludur. 4. DENETĠMĠN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMĠ VE KAPSAMI Denetimin dayanağı; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 6085 sayılı SayıĢtay Kanunu, genel kabul görmüĢ uluslararası denetim standartları ve SayıĢtay ikincil mevzuatıdır. Denetimin amacı, bütçe hakkının gereği olarak kamu idarelerinin faaliyet sonuçları hakkında TBMM ve kamuoyuna güvenilir ve yeterli bilgi sunulması, kamu idarelerinin performansının değerlendirilmesi ile hesap verme sorumluluğu ve saydamlığın yerleĢtirilmesi ve yaygınlaĢtırılmasıdır. Denetim, kamu idaresinin faaliyet raporunda yer alan performans bilgilerinin ve bunları oluĢturan kayıt ve belgelerin doğruluğu ve güvenilirliğine iliĢkin denetim kanıtı elde etmek üzere; uygun denetim prosedürleri ve tekniklerinin uygulanması ile gerçekleĢtirilmiĢtir. Bu çerçevede, Ekonomi Bakanlığının yayımladığı 2013-2017 dönemine ait Stratejik Plan, 2015 yılı Performans Programı ve 2015 yılı Ġdare Faaliyet Raporu incelenmiĢtir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 81 5. GENEL DEĞERLENDĠRME 2015 yılı performans denetimi kapsamında Ekonomi Bakanlığının yayımladığı 2013- 2017 dönemine ait Stratejik Plan, 2015 yılı Performans Programı ve 2015 yılı Ġdare Faaliyet Raporu incelenerek faaliyet sonuçlarının ölçülmesine yönelik olarak üretilen performans bilgisinin güvenilir olup olmadığı değerlendirilmiĢtir. Ekonomi Bakanlığının 2013-2017 dönemine ait Stratejik Planı, 2014 yılı performans denetiminde gözden geçirildiği ve eksiklikleri bulgu konusu edildiği için tekrar incelenmemiĢtir. Ekonomi Bakanlığı, misyon ve vizyonu gerçekleĢtirmek üzere 7 amaç, bu amaçların altında 27 hedef ve bu hedeflere yönelik 93 performans göstergesi belirlemiĢtir. Kurum stratejik planını hazırlarken amaçlarını üst politika belgelerine uygun Ģekilde belirlemiĢ ve hedeflerini de bu amaçları gerçekleĢtirecek Ģekilde tespit etmiĢtir. Ekonomi Bakanlığının 2015 yılı Faaliyet Raporu değerlendirildiğinde, Faaliyet Raporunda, performans programında yer verilen performans hedef ve göstergelerine tutarlı bir Ģekilde yer verildiği görülmüĢtür. Ayrıca, Kurumca tutarlı ve doğrulanabilir olduğu değerlendirilen hedef ve göstergelere iliĢkin, denetim bulgularında yer alan hususlar dıĢında, gerçekleĢmelerde meydana gelen sapmalar hakkında faaliyet raporunda geçerli ve ikna edici gerekçeler sunulmuĢtur. Faaliyet Raporunun raporlama gerekliliklerine kısmen uyduğu sonucuna varılmıĢtır. Ekonomi Bakanlığının, performansını ölçmek için kullandığı sistemin değerlendirilmesi amacıyla 2015 yılı Performans Programında yer alan göstergelerden dört tanesi seçilmiĢ, seçilen gösterge ve hedefler çerçevesinde veri kayıt sisteminin incelenmesinde, ilgili performans hedeflerinin gerçekleĢmesine iliĢkin verilerin, denetim bulgularında yer alan hususlar dıĢında, güvenilir Ģekilde toplandığı ve raporlandığı görülmüĢtür.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 82 6. DENETĠM BULGULARI A. Stratejik Planın Değerlendirilmesine ĠliĢkin Bulgular Herhangi bir denetim bulgusu tespit edilmemiĢtir. B. Performans Programının Değerlendirilmesine ĠliĢkin Bulgular Herhangi bir denetim bulgusu tespit edilmemiĢtir. C. Faaliyet Raporunun Değerlendirilmesine ĠliĢkin Bulgular BULGU 1: Ekonomi Bakanlığı Tarafından Kullanılan Kaynaklarda, TCMB DFĠF Gider Hesabında Atıl Duran ve 5018 Sayılı Kanunun Ek 2'nci Maddesine Aykırı Olarak Ödeneğe Bağlanmadan Kullanılan ve de Gider Olarak MuhasebeleĢtirilemeyen 964.572,45 Türk Lirası Kaynağa Yer Verilmemesi Kamu Ġdarelerince Hazırlanacak Faaliyet Raporları Hakkında Yönetmelik‟in 18'inci maddesinde; “c) Faaliyetlere ilişkin bilgi ve değerlendirmeler: Bu bölümde, mali bilgiler ile performans bilgilerine detaylı olarak yer verilir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 83 06/12/2011 tarihli ve 28134 sayılı Resmi Gazete‟de yayımlanan “Ġhracata Yönelik Devlet Yardımları Kapsamında Destekleme ve Fiyat Ġstikrar Fonundan Yapılan Ödemelere ĠliĢkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”te yapılacak değiĢikliğe müteakip adı geçen tutarın Faaliyet Raporunun mali bilgiler kısmında gösterilebileceği, Ġfade edilmektedir. Sonuç olarak; Kamu Ġdarelerince Hazırlanacak Faaliyet Raporları Hakkında Yönetmelik‟in 18'inci maddesinde, “Mali bilgiler başlığı altında, kullanılan kaynaklara …. yer verilir.” ifadesi bulunmaktadır. Dolayısıyla faaliyet raporunda genel bütçe ödeneği olmasına bakılmaksızın kullanılan tüm kaynakların belirtilmesi gerekmektedir. Kaldı ki Bakanlığın müĢterek hesabına iliĢkin bilgiler de müĢterek hesabın genel bütçe ödeneği kapsamında olmamasına karĢın faaliyet raporunda yer almıĢtır. DFĠF gider hesabından yapılan ödemelerin de faaliyet raporunda yer almasının uygun olacağı düĢünülmektedir. BULGU 2: Faaliyet Raporu’nda Mali Bilgiler BaĢlığı Altında DıĢ Mali Denetim Sonuçları Hakkında Özet Bilgilere Yeterince Yer Verilmemesi Kamu Ġdarelerince Hazırlanacak Faaliyet Raporları Hakkında Yönetmelik‟in 18'inci maddesinde; “c) Faaliyetlere ilişkin bilgi ve değerlendirmeler: Bu bölümde, mali bilgiler ile performans bilgilerine detaylı olarak yer verilir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 84 görüĢülerek, bulgulara iliĢkin gerekli mevzuat değiĢikliği çalıĢmaları anlamında takip edildiği ifade edilmektedir. Neticede 2015 yılı Faaliyet Raporu‟nda dıĢ denetim sonuçlarına dair sadece bulgu maddelerinin sayısı belirtilmiĢtir. 2014 yılı dıĢ denetim sonucu olarak hazırlanan raporda yer alan bulgu maddelerinin sonuçlarına iliĢkin özet bilginin de Faaliyet Raporu‟nda bulunması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; Ġzleyen yıllarda hazırlanacak olan idare faaliyet raporlarında, söz konusu bulgu doğrultusunda yapılan tespit ve değerlendirilmelere yer verileceği ifade edilmiĢtir. Sonuç olarak; Kamu idaresinin cevabında, bulguda yer alan hususlarla mutabık kalındığı, izleyen yıllarda hazırlanacak olan idare faaliyet raporlarında, dıĢ mali denetim sonuçları hakkında özet bilgilere yer verileceği belirtilmiĢtir. BULGU 3: Faaliyet Raporu’nda Yer Alan Bazı Sayısal Verilerin KesinleĢmemiĢ Rakamlar Üzerinden Ġfade Edilmesi Faaliyet Raporu‟nda “Performans Bilgileri” baĢlığı altında yer alan bilgilerin doğrulama kaynaklarından elde edilen son verilerle uyumlu olması gerekmektedir. Doğrulamanın amacı, veri kayıt sistemlerinden elde edilen verilerin faaliyet raporuna doğru biçimde aktarılmasının sağlanmasıdır. Kamu Ġdarelerince Hazırlanacak Faaliyet Raporları Hakkında Yönetmeliğin 18‟inci maddesinde; “c) Faaliyetlere ilişkin bilgi ve değerlendirmeler: Bu bölümde, mali bilgiler ile performans bilgilerine detaylı olarak yer verilir… 2) Performans bilgileri başlığı altında, idarenin stratejik plan ve performans programı uyarınca yürütülen faaliyet ve projelerine, performans programında yer alan performans hedef ve göstergelerinin gerçekleşme durumu ile meydana gelen sapmaların nedenlerine, diğer performans bilgilerine ve bunlara ilişkin değerlendirmelere yer verilir.” Hükümleri yer almaktadır. Ekonomi Bakanlığının Faaliyet Raporu‟nda yer alan “Performans Bilgileri” baĢlığının “Ortadoğu ve Körfez Ülkeleri ile Ticari ve Ekonomik ĠliĢkilerin GeliĢtirilmesi” alt baĢlığında;
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 85 “Ülkemiz müteahhitlik firmaları Ortadoğu ve Körfez ülkelerinde 2014 yılında 7 milyar dolar, 2015 yılında ise 6 milyar dolar tutarında proje üstlenmişlerdir. 2015 yılında müteahhitlik firmalarımız Suudi rabistan’da 1 milyar dolar tutarında 5 proje, Irak’ta ise 391 milyon dolar tutarında 19 proje üstlenmişlerdir. 2015 yılında bölgede üstlenilen toplam proje sayısı 32’dir.” Ġfadesi yer almaktadır. Ancak yapılan incelemede yukarıdaki paragrafta yer alan bilgilerin kesinleĢmiĢ veriler olmadığı tespit edilmiĢtir. Bakanlıktan konuya iliĢkin tarafımıza sunulan tabloda Suudi Arabistan‟a 7 proje olmak üzere toplamda 34 projenin Ortadoğu ve Körfez ülkelerine gerçekleĢtirildiği anlaĢılmıĢtır. Bu durum, Faaliyet Raporu vasıtasıyla kamuoyuna doğru bilgi aktarılmasına engel olmaktadır. Kamu idaresi cevabında; “Malumları olduğu üzere, müteahhitlik hizmetlerine yönelik proje verilerinin toplanması sürecinde, Bakanlığımızca verilen iĢ alındı belgeleri, firmaların projelerine iliĢkin belgeye dayalı bilgilendirmeleri ve revizeleri, Büyükelçilik ve/veya Ticaret MüĢavirliklerimizin duyumları kullanılmaktadır. Bu kapsamda müteahhitlik verileri; temin edilen yeni bilgiler çerçevesinde geçmiĢe yönelik olarak da değiĢebilmektedir. Örneğin, bir projenin bir firmamızca ilk üstlenildiği tarihte imzalanan sözleĢme çerçevesinde hazırlanan ĠĢ Alındı Belgesinde yer alan proje bedeli, projenin ilerleyen dönemlerinde, iĢveren idareden/firmadan kaynaklanan nedenlerle veya iĢi üstlenen firmadan kaynaklanan nedenlerle değiĢebilmekte ve rakam artabilmekte ya da azalabilmektedir. Aynı Ģekilde, proje iptal edilebilmekte veya firmamızdan alınabilmektedir. Ayrıca, yılsonunda (Kasım-Aralık aylarında) firmalarımızca imzalanan sözleĢmelerin büyük bir kısmı, takip eden yılın Ocak veya ġubat aylarında ĠĢ Alındı Belgesi almak üzere firmalarımızca Ticaret MüĢavirliklerimize intikal ettirilmekte olup, bu durum da, yıl sonunda bütçe görüĢmeleri ve/veya yıl sonu değerlendirme/faaliyet raporları kapsamında Bakanlığımızca üretilen istatistiklerin yılbaĢında geniĢ çaplı bir revizyona uğramasına neden olmaktadır. Projeler doğal olarak iĢveren idarelerle sözleĢmenin imzalandığı yılın istatistiklerine eklenmektedir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 86 Nitekim Ocak 2016 baĢı itibariyle Bakanlığımıza ulaĢan 2015 yılı proje toplam bedeli 19,4 milyar dolar iken, bu rakam gelen yeni proje bilgileriyle 22 milyar dolara yükselmiĢtir. Suudi Arabistan istatistiklerinde, 2015 yılı toplam müteahhitlik proje sayısı ve bedelinde değiĢikliğin nedeni de Ocak-ġubat 2016 tarihlerinde Bakanlığımıza intikal eden 2015 yılına ait 2 projenin istatistiklere eklenmesinden kaynaklanmıĢtır. Gümrük beyannamesi ile gerçekleĢen ihracat ve ithalat iĢlemlerinde yer alan rakamlarda dahi zaman içerisinde revizyon yapıldığı dikkate alındığında, “canlı” bir süreç olan müteahhitlik hizmetleri istatistiklerinde revizyon yapılması gereği gayet doğal karĢılanmalıdır. Bu kapsamda, söz konusu revizyonların kamuoyunu yanılttığı Ģeklinde yoruma katılınmamakta olup, aksine istatistik güncellemeleri kamuoyuna daha doğru ve güncel bilgiler vermeyi sağlamaktadır. Söz konusu istatistiklerin revizyona muhtaç istatistikler olduğu ve geçmiĢe yönelik olarak değiĢtiği gerçeği, sektör rakamlarını takip eden firmalar, kamu kuruluĢları ve sivil toplum örgütleri tarafından bilinmektedir.” DenilmiĢtir. Sonuç olarak; Müteahhitlik hizmetlerine yönelik proje verilerine iliĢkin bilgiler yıl sonu itibariyle kesinleĢmiyorsa, bu durumun faaliyet raporunda bir dipnotla belirtilerek söz konusu verilerin daha sonra güncellenebileceğinin ifade edilmesinin uygun olacağı düĢünülmektedir. BULGU 4: Faaliyet Raporu'nda Açıklanan Performans Göstergelerinin Bazılarında Sapmalara ĠliĢkin Açıklamalara Yer Verilmemesi Kamu Ġdarelerince Hazırlanacak Faaliyet Raporları Hakkında Yönetmelik‟in 18‟inci maddesinde; “c) Faaliyetlere ilişkin bilgi ve değerlendirmeler: Bu bölümde, mali bilgiler ile performans bilgilerine detaylı olarak yer verilir… 2) Performans bilgileri başlığı altında, idarenin stratejik plan ve performans programı uyarınca yürütülen faaliyet ve projelerine, performans programında yer alan performans hedef ve göstergelerinin gerçekleşme durumu ile meydana gelen sapmaların nedenlerine, diğer performans bilgilerine ve bunlara ilişkin değerlendirmelere yer verilir.” hükümleri yer almaktadır.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı
Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 87
Yukarıdaki mevzuat doğrultusunda, performans hedeflerinin gerçekleĢme durumu ile
meydana gelen sapmalara iliĢkin nedenlerin objektif ve makul bir çerçevede izah edilmesi
gerekmektedir.
Ekonomi Bakanlığının 2015 yılı Faaliyet Raporunun incelenmesinde; bazı performans
göstergelerinde meydana gelen sapmalara iliĢkin olarak açıklamaların yer almadığı tespit
edilmiĢtir.
Sapma Nedenlerinin Açıklanmaması
Gösterge Hedeflenen
Sayı
GerçekleĢen
Sayı
Sapmaya Yönelik Açıklama
1.1.1.2.
Marka Destek
Programı
kapsamında
desteklenen marka
sayısı
54 62
Denetim kanaati Kurum sapmaya iliĢkin herhangi bir açıklama yapmamıĢtır.
Gösterge Hedeflenen
Sayı
GerçekleĢen
Sayı
Sapmaya Yönelik Açıklama
1.1.1.5.
Yurt DıĢı Birim,
Marka ve Tanıtım
(Ofis-Mağaza)
Destek Programı
kapsamında
desteklenen firma
sayısı
1009 1371
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı
Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 88
Denetim kanaati Kurum sapmaya iliĢkin herhangi bir açıklama yapmamıĢtır.
Gösterge Hedeflenen
Sayı
GerçekleĢen
Sayı
Sapmaya Yönelik Açıklama
1.1.2.2.
Mevcut serbest
bölgeler ve bunların
dönüĢtürüleceği yeni
nesil serbest
bölgelerin tanıtımına
yönelik faaliyet
sayısı
15 19
Denetim kanaati Kurum sapmaya iliĢkin herhangi bir açıklama yapmamıĢtır.
Gösterge Hedeflenen
Sayı
GerçekleĢen
Sayı
Sapmaya Yönelik Açıklama
1.3.1.1.
Sektörel ticaret
heyeti sayısı (UR-
GE Desteği
kapsamındaki
YurtdıĢı Pazarlama
Programları dahil)
120 173
Denetim kanaati Kurum sapmaya iliĢkin herhangi bir açıklama yapmamıĢtır.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı
Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 89
Gösterge Hedeflenen
Sayı
GerçekleĢen
Sayı
Sapmaya Yönelik Açıklama
1.3.1.4.
Uluslararası
Rekabetçiliğin
Desteklenmesi
Hakkında Tebliğ
kapsamında
desteklenen proje
sayısı
150 162
Denetim kanaati Kurum sapmaya iliĢkin herhangi bir açıklama yapmamıĢtır.
Gösterge Hedeflenen
Sayı
GerçekleĢen
Sayı
Sapmaya Yönelik Açıklama
1.5.1.1.
Tespit edilen
uyumsuzlukların
giderilmesinde
ülkemiz lehine
sonuç alma oranı
50 58
Denetim kanaati Kurum sapmaya iliĢkin herhangi bir açıklama yapmamıĢtır.
Gösterge Hedeflenen
Sayı
GerçekleĢen
Sayı
Sapmaya Yönelik Açıklama
2.1.1.2.
Uluslararası
doğrudan
15 32
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı
Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 90
yatırımların artıĢ
oranı
Denetim kanaati Kurum sapmaya iliĢkin herhangi bir açıklama yapmamıĢtır.
Gösterge Hedeflenen
Sayı
GerçekleĢen
Sayı
Sapmaya Yönelik Açıklama
2.1.1.4
GĠTES kapsamında
ön plana çıkan ara
malların üretimine
dönük ve/veya
teknoloji transferi
sağlayacak
uluslararası
doğrudan
yatırımların
ülkemize
çekilmesine iliĢkin
oluĢturulan ürün
bazlı özel proje
sayısı
5 6
Denetim kanaati Kurum sapmaya iliĢkin herhangi bir açıklama yapmamıĢtır.
Gösterge Hedeflenen
Sayı
GerçekleĢen
Sayı
Sapmaya Yönelik Açıklama
2.3.1.1.
Yatırım Ortamının
60 71
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı
Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 91
ĠyileĢtirme
Koordinasyon
Kurulu (YOĠKK)
eylem planlarının
gerçekleĢme oranı
Denetim kanaati Kurum sapmaya iliĢkin herhangi bir açıklama yapmamıĢtır.
Gösterge Hedeflenen
Sayı
GerçekleĢen
Sayı
Sapmaya Yönelik Açıklama
5.3.1.2.
Ġkili ticari sorunlar
kapsamında ülkemiz
görüĢ ve taleplerinin
aktarılabilmesini
teminen Avrupa
Birliği Komisyonu
nezdinde
gerçekleĢtirilen
giriĢim sayısı
31 35
Denetim kanaati Kurum sapmaya iliĢkin herhangi bir açıklama yapmamıĢtır.
Gösterge Hedeflenen
Sayı
GerçekleĢen
Sayı
Sapmaya Yönelik Açıklama
5.5.1.1.
Ġkili ve bölgesel
düzeyde ülkemizce
sağlanan teknik
3 4
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 92 yardım ve eğitim programlarının sayısı Denetim kanaati Kurum sapmaya iliĢkin herhangi bir açıklama yapmamıĢtır. Her ne kadar yukarıdaki tabloda belirtilen performans göstergeleri, hedeflenen sayıdan yukarı doğru bir sapma göstermiĢse de adı geçen yönetmeliğin ilgili maddesinde “meydana gelen sapma” ifadesi yer aldığından dolayı performans göstergelerindeki hedef ve gerçekleĢme durumu arasındaki her türlü sapmanın nedenlerine faaliyet raporlarında yer verilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte tabloda belirtilen göstergeler dıĢında yukarı doğru sapma gösteren diğer performans göstergelerinin nedenleri faaliyet raporunda açıklanırken adı geçen performans göstergelerindeki sapmaların nedenlerinin açıklanmaması faaliyet raporunun bütünlüğü ve düzeni açısından da çeliĢki yaratmaktadır. Kamu idaresi cevabında; Performans göstergelerinde meydana gelen sapmalara iliĢkin, Faaliyet Raporunda açıklamaların bulunmadığı hususlarda açıklamalar yer almaktadır. Sonuç olarak; Performans göstergelerindeki sapmalara iliĢkin açıklamaların faaliyet raporunda gösterilmesinin uygun olacağı düĢünülmektedir. BULGU 5: Faaliyet Raporu'nda Açıklanan Performans Göstergelerinin Bazılarında Sapmalara ĠliĢkin Açıklamaların Ġkna Edicilik Kriterini KarĢılamaması Kamu Ġdarelerince Hazırlanacak Faaliyet Raporları Hakkında Yönetmelik'in 18‟inci maddesinde; “c) Faaliyetlere ilişkin bilgi ve değerlendirmeler: Bu bölümde, mali bilgiler ile performans bilgilerine detaylı olarak yer verilir… 2) Performans bilgileri başlığı altında, idarenin stratejik plan ve performans programı uyarınca yürütülen faaliyet ve projelerine, performans programında yer alan performans hedef ve
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı
Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 93
göstergelerinin gerçekleşme durumu ile meydana gelen sapmaların nedenlerine, diğer performans
bilgilerine ve bunlara ilişkin değerlendirmelere yer verilir.” hükümleri yer almaktadır.
Bütçe ve performans hedeflerinin gerçekleĢme durumu ile meydana gelen sapmalara iliĢkin
kamu idaresinin gösterdiği nedenlerin inandırıcı olması gerekmektedir.
Ekonomi Bakanlığının 2015 yılı Faaliyet Raporu‟nun incelenmesinde; bazı performans
göstergelerinde meydana gelen sapmalara iliĢkin olarak açıklamaların performans denetim
rehberinde yer alan ikna edicilik kriterini karĢılamadığı tespit edilmiĢtir.
Gösterge Hedeflenen
Sayı
GerçekleĢen
Sayı
Sapmaya Yönelik Açıklama
3.1.1.1
Ġthalatın ülke
yararına
gerçekleĢtirilmesini
sağlamak amacıyla
ürün, sektör ve ülke
bazında yapılacak
inceleme sayısı
48 60
2015 yılı içerisinde yapılması
planlanan inceleme sayısı, tespit
edilen hedefin üzerinde
gerçekleĢmiĢtir.
Denetim kanaati
Farklara yönelik olarak ikna edici açıklamalar yer almamaktadır.
Açıklamada neden hedefin üstünde gerçekleĢtiği
açıklanmamaktadır.
Gösterge Hedeflenen
Sayı
GerçekleĢen
Sayı
Sapmaya Yönelik Açıklama
5.3.1.1
AB pazarına giriĢte
karĢılaĢılan
sorunların
çözümüne yönelik
22 20
AB pazarına giriĢte karĢılaĢılan
sorunların çözümüne yönelik olarak
gerek AB nezdinde gerekse yurt
içinde kurum ve kuruluĢlarımız ile
faaliyetler gerçekleĢtirilmiĢtir. Ancak,
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı
Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 94
olarak
gerçekleĢtirilen
faaliyet sayısı
gerçekleĢtirilen faaliyet sayısı bir çok
dıĢ faktöre (yurt içi/yurt dıĢı) bağlı
olduğundan 2015 hedefi
tutturulamamıĢtır. Ayrıca, Gümrük
Birliği‟nin güncellenmesi çalıĢmaları
kapsamında, bazı sistemik sorunların
global bir anlayıĢla çözüme
kavuĢturulması yönünde daha
kapsamlı ancak sayıca daha az
faaliyetlerde bulunulmuĢtur.
Denetim kanaati
Farklara yönelik olarak ikna edici açıklamalar yer
almamaktadır.
Sapmalara hangi dıĢ faktörlerin ne Ģekilde sebebiyet
verdiği anlaĢılmamaktadır.
Gösterge Hedeflenen
Sayı
GerçekleĢen
Sayı
Sapmaya Yönelik Açıklama
5.5.1.2
DTÖ'ye katılım
aĢamasındaki
geliĢmekte olan
ülkelerle
imzalanacak katılım
protokolü sayısı
3 0
2015 yılı içerisinde Afganistan,
Kazakistan ve Liberya‟nın DTÖ‟ye
katılım süreci ülkemizin de
destekleriyle tamamlanmıĢtır.
Kazakistan ile 2005 yılında katılım
protokolü imzalanmıĢ olup, diğer
ülkeler henüz imzalanamamıĢtır.
Denetim kanaati
Farklara yönelik olarak ikna edici açıklamalar yer
almamaktadır.
Açıklamada mevcut durum anlatılmıĢ olup hedefin
neden tutturulmadığı yer almamaktadır.
Gösterge Hedeflenen
Sayı
GerçekleĢen
Sayı
Sapmaya Yönelik Açıklama
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı
Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 95
6.1.1.5
STA‟lar konusunda
hazırlanacak tanıtıcı
broĢür sayısı
4 1
Yürürlüğe giren Malezya STA‟sı ile
ilgili kapsamlı bir değerlendirme
hazırlanmıĢ ve ilgili taraflar ile
paylaĢılmıĢtır. Ġç onay sürecinde
bulunan Serbest Ticaret
AnlaĢmalarının yürürlüğe giriĢinin
gecikmesi söz konusu hedeflere
ulaĢılmasını engellemiĢtir. Diğer
taraftan, STA‟lar yürürlüğe girse
dahi, bu konuda hazırlanacak
raporlar, gerçekleĢtirilecek seminerler
aracılığıyla çeĢitli bilgilendirme
faaliyetleri yürütülmekte ancak,
Genel Müdürlüğümüz tarafından
Serbest Ticaret AnlaĢmalarına iliĢkin
düzenli olarak tanıtıcı broĢür
hazırlanmamaktadır
Denetim kanaati
Kurumca bu yönde bir faaliyet olmadığı, STA‟lar
yürürlüğe girse de hazırlanan raporların “6.1.1.1
bilgilendirme faaliyeti” performans göstergesi
kapsamında olduğu ifade edilmiĢtir.
Gösterge Hedeflenen
Sayı
GerçekleĢen
Sayı
Sapmaya Yönelik Açıklama
6.1.1.6
Tanıtım materyali
sayısı
52 44
ĠBP web sitesinde “tanıtım
metaryalleri” (sektör broĢürleri),
Bakanlığımız web portalının hizmete
baĢlaması ile birlikte buradan
yayınlanmaya baĢlamıĢ olup, 2015
yılında Bakanlığımız web sitesinde
44 rapor yer almaktadır.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı
Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 96
Denetim kanaati Açıklamada kurum, mevcut durumu anlatmıĢ olup
farklara yönelik olarak ikna edici açıklamalarda
bulunmamıĢtır.
Gösterge Hedeflenen
Sayı
GerçekleĢen
Sayı
Sapmaya Yönelik Açıklama
7.2.1.6
Serbest bölgelerin
sınır, ada, parsel ve
üst yapı
koordinatlarının
tespit edilerek bu
bilgilerin veri
tabanında toplanma
oranı
40 34
Proje süresi uzatıldığından 2016
yılında tamamlanması
öngörülmektedir.
Denetim kanaati Farklara yönelik olarak ikna edici açıklamalar yer
almamaktadır.
Kamu idaresi cevabında; Performans göstergelerinde meydana gelen sapmalara iliĢkin,
Faaliyet Raporunda yer verilen açıklamaların, ikna edicilik kriterini karĢılamadığı hususlarda daha
ayrıntılı açıklamalar yer almaktadır.
Sonuç olarak; Performans göstergelerinin gerçekleĢme durumu ile meydana gelen
sapmalara iliĢkin nedenlerin objektif ve makul bir Ģekilde izahının faaliyet raporunda yer
almasının uygun olacağı düĢünülmektedir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 97 BULGU 6: Faaliyet Raporunda Yer Alan Kimi Performans Bilgisine ĠliĢkin Rakamların KesinleĢmemiĢ Rakamlar Olması Faaliyet Raporu‟nda yer alan performans bilgisinin, doğrulama kaynaklarından elde edilen son verilerle uyumlu olması gerekmektedir. Doğrulamanın amacı, veri kayıt sistemlerinden elde edilen verilerin faaliyet raporuna doğru biçimde aktarılmasının sağlanmasıdır. Ancak, Ekonomi Bakanlığının aĢağıdaki tabloda belirtilen performans hedefi için belirlediği performans göstergesinin veri kaynağı, Merkez Bankası tarafından aylık yayımlanan “Ödemeler Dengesi Ġstatistikleri” raporudur. Bu raporda, 2015 yılı gerçekleĢmelerinin geçici rakamlar olduğu, henüz kesinleĢmediği belirtilmesine rağmen Faaliyet Raporu‟na geçici rakamların alındığı görülmüĢtür. Bu durum, Faaliyet Raporu‟ndaki göstergeye iliĢkin performans bilgisinin kamuoyuna doğru bilgi aktarmasına engel olmaktadır. Hedef Performans Göstergesi 2015 Hedefi 2015 GerçekleĢen Hedef 2.1: Yatırımların teĢvikine ve uluslararası doğrudan yatırımların arttırılmasına yönelik destek mekanizmaları geliĢtirilecek; uygulamaya iliĢkin kapasite ve koordinasyon güçlendirilecek; uluslararası doğrudan yatırımların ülkemiz ihtiyacının en belirgin olduğu alanlara yönlendirilmesi sağlanacaktır P.G. – 2 Uluslararası doğrudan yatırımların artıĢ oranı % 15 %32
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 98 Denetim kanaati Belirtilen performans göstergesine iliĢkin veri kaynağı TCMB‟nin aylık olarak yayımladığı “Ödemeler Dengesi Ġstatistikleri” raporudur. Anılan Rapor‟da 2014 yılı uluslararası doğrudan yatırım tutarı 12.523 milyon ABD Doları iken 2015 yılı verisi 16.583 milyon ABD Dolarıdır. Ancak 2015 yılı için açıklanan verinin geçici bir veri olduğu ilgili raporda belirtilmiĢtir. Yıl içerisinde kesin rakamların alınmasıyla veri değiĢebilecektir. Sonuç olarak, veri kaynağından alınan son veri kesinleĢmiĢ olmadığından, sonuç doğrulanamamaktadır Kamu idaresi cevabında; Uluslararası doğrudan yatırım giriĢlerine iliĢkin verilerin sadece Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayınlanmakta olduğu, verilerin yıl içinde TCMB tarafından revize edildiği, bu nedenle kesinleĢmiĢ veri sunulmasının mümkün olmadığı, ancak önümüzdeki yıllarda hazırlanacak Faaliyet Raporlarında verinin geçici olduğu dipnot olarak belirtileceği ifade edilmiĢtir. Sonuç olarak; Kurumun cevabında belirtildiği üzere, söz konusu veriler yıl sonu itibariyle kesinleĢmiyorsa, bu durumun faaliyet raporunda bir dipnotla gösterilerek, verilerin daha sonra güncellenebileceğinin ifade edilmesinin uygun olacağı düĢünülmektedir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 99 D. Faaliyet Sonuçlarının Ölçülmesi ve Değerlendirilmesine ĠliĢkin Bulgular Herhangi bir denetim bulgusu tespit edilmemiĢtir.
T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı Ekonomi Bakanlığı 2015 Yılı Performans Denetim Raporu 100 T.C. SAYIġTAY BAġKANLIĞI 06520 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 48 00 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr http://www.sayistay.gov.tr