2014 - DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI.pdf

Oluşturulma tarihi: 1.09.2026 15:12    Güncellendi: 1.09.2026 15:12

DIġĠġLERĠ BAKANLIĞI 2014 YILI SAYIġTAY DENETĠM RAPORU Ağustos 2015

ĠÇERĠK DIġĠġLERĠ BAKANLIĞI 2014 YILI DÜZENLĠLĠK DENETĠM RAPORU 1 DIġĠġLERĠ BAKANLIĞI ANKARA DEVLET KONUKEVLERĠ DÖNER SERMAYE ĠġLETMESĠ 2014 YILI DÜZENLĠLĠK DENETĠM RAPORU 37

DIġĠġLERĠ BAKANLIĞI 2014 YILI DÜZENLĠLĠK DENETĠM RAPORU

ĠÇĠNDEKĠLER

  1. KAMU ĠDARESĠNĠN MALĠ YAPISI VE MALĠ TABLOLARI HAKKINDA BĠLGĠ ......................... 1
  2. DENETLENEN KAMU ĠDARESĠ YÖNETĠMĠNĠN SORUMLULUĞU ............................................... 3
  3. SAYIġTAYIN SORUMLULUĞU............................................................................................................... 3
  4. DENETĠMĠN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMĠ VE KAPSAMI .......................................................... 3
  5. DENETĠM GÖRÜġÜ ................................................................................................................................... 5
  6. TESPĠT VE DEĞERLENDĠRMELER ...................................................................................................... 6

KISALTMALAR Bakanlık DıĢiĢleri Bakanlığı BE Büyükelçilik BK BaĢkonsolosluk SGK Sosyal Güvenlik Kurumu

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 1

  1. KAMU ĠDARESĠNĠN MALĠ YAPISI VE MALĠ TABLOLARI HAKKINDA BĠLGĠ Mali Yapı DıĢiĢleri Bakanlığı 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanuna ekli I sayılı cetvelde yer alan genel bütçeli idarelerden olup, faaliyetlerini merkezi yönetim bütçe kanunlarıyla verilen ödeneklerle gerçekleĢtirmektedir. 2014 yılı bütçesiyle DıĢiĢleri Bakanlığına 1.868.612.000-TL ödenek tahsis edilmiĢ olup, bu tutar Merkezi Yönetim Bütçesinin %4,3 üne tekabül etmektedir. Bakanlıkça sunulan Bütçe Giderleri ve Ödenekler Tablosuna göre idarenin 2014 yılı bütçe gerçekleĢmeleri (TL) aĢağıdaki tabloda sunulmuĢtur. BaĢlangıç Ödeneği Ek Ödenek Toplam Ödenek Bütçe Gideri Ġptal Edilen Ödenek Devreden Ödenek 1.868.612.000 220.901.061 2.089.513.061 1.910.921.375 143.149.500 35.442.185 Muhasebe ve Raporlama Sistemi Bakanlık mali iĢlemlerini 5018 sayılı Kanun ile belirlenmiĢ muhasebeleĢtirme ve raporlama kurallarına göre gerçekleĢtirmektedir. 5018 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin ilk iki fıkrasında; “Muhasebe sistemi; karar, kontrol ve hesap verme süreçlerinin etkili çalışmasını sağlayacak ve malî raporların düzenlenmesi ile kesin hesabın çıkarılmasına temel olacak şekilde kurulur ve yürütülür. Kamu hesapları, kamu idarelerinin gelir, gider ve varlıkları ile malî sonuç doğuran ve öz kaynağın artmasına veya azalmasına neden olan her türlü işlemlerle garantilerin ve yükümlülüklerin belirlenmiş bir düzen içinde hesaplara kaydedilerek, yönetim ve denetim yetkilileriyle kamuoyuna gerekli bilgilerin sağlanması amacıyla tutulur” denilmektedir. Çerçeve hesap planı ile düzenlenecek mali raporların Ģekil, süre ve türleri Kanunun 49 ve 50 nci maddelerine dayanılarak düzenlenip Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ile belirlenmiĢtir.

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 2 Bu düzenlemelere göre; muhasebe sistemi tahakkuk esaslıdır. Mali yıl esasına göre tutulmaktadır. Kamu Ġdaresinin bütün varlık ve yükümlülükleri, gelir ve giderleri ile garantileri gibi tüm mali iĢlemlerini kapsar. Mali raporlamanın amacı; yöneticilere, kamuoyuna ve denetim yetkililerine bilgi sunmaktır. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin “Amaç” baĢlıklı 1 inci maddesinde; “Bu yönetmeliğin amacı genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, hesap ve kayıt düzeninde saydamlık, hesap verilebilirlik ve tekdüzenin sağlanması, işlemlerinin kayıt dışında kalmasının önlenmesi, faaliyetlerinin gerçek mahiyetlerine uygun olarak sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirilmesi; mali tablolarının zamanında, doğru, muhasebenin temel kavramları ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri çerçevesinde, uluslararası standartlara uygun, yönetimin ve ilgili diğer kişilerin bilgi ihtiyaçlarını karşılayacak ve kesin hesabın çıkarılmasına temel olacak; karar, kontrol ve hesap verme süreçlerinin etkili çalışmasını sağlayacak şekilde hazırlanması ve yayımlanmasına ilişkin esas, usul, ilke ve standartların belirlenmesidir.” hükmü yer almaktadır.
Bu amacın gerçekleĢtirilmesi için; iĢlemlerin kayıt dıĢında kalmasının önlenmesi ile birlikte muhasebenin temel kavramları ve genel kabul görmüĢ muhasebe ilkeleri çerçevesinde, uluslararası standartlara uygun olarak hazırlanan mali tabloların belirlenen sürelerde yönetim ve ilgililerin bilgisine sunulması gerekmektedir. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 117 inci maddesinde kapsama dahil kamu idarelerince düzenlenecek mali tablolar ile bu tabloların Ģekil ve türleri belirlenmiĢtir. Yönetmeliğin 118-135 inci maddelerinde bu tabloların “her bir kamu idaresi” esasına göre düzenleneceği; 144 üncü maddesinde muhasebe birimlerinin ve kamu idarelerinin yöneticilerinin mali raporlar ve tabloların düzenli olarak hazırlanmasından sorumlu olduğu; 136 ncı maddesinde ise ihtiyaca göre aylık üç aylık ve yıllık olarak hazırlanarak, altı aylık ve yıllık dönemler itibarıyla ilgili olduğu dönemi izleyen üç ay içerisinde Resmi Gazetede yayınlanacağı belirtilmiĢtir. Bakanlık muhasebe hizmetleri merkezde Merkez Saymanlık Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 3 2. DENETLENEN KAMU ĠDARESĠ YÖNETĠMĠNĠN SORUMLULUĞU Denetlenen kamu idaresinin yönetimi, tabi olduğu muhasebe standart ve ilkelerine uygun olarak mali rapor ve tabloların doğru ve güvenilir bilgi içerecek Ģekilde hazırlanarak kamuoyunun bilgisine ve denetim yetkililerine zamanında sunulmasından, bir bütün olarak sunulan bu mali tabloların kamu idaresinin faaliyet ve iĢlemlerinin sonucunu tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir olarak yansıtmasından ve ister hata isterse yolsuzluktan kaynaklansın bu mali rapor ve tabloların önemli hata veya yanlıĢ beyanlar içermemesinden; kamu idaresinin gelir, gider ve malları ile bunlara iliĢkin hesap ve iĢlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğundan; mali yönetim ve iç kontrol sistemlerinin amacına uygun olarak oluĢturulmasından, etkin olarak iĢletilmesinden ve izlenmesinden, mali tabloların dayanağını oluĢturan bilgi ve belgelerin denetime hazır hale getirilmesinden ve sunulmasından sorumludur. 3. SAYIġTAYIN SORUMLULUĞU SayıĢtay, denetimlerinin sonucunda hazırladığı raporlarla denetlenen kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara iliĢkin hesap ve iĢlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, mali rapor ve tablolardan yararlanacak olanlara makul güvence vermek amacıyla mali raporların güvenilirliğine ve doğruluğuna iliĢkin görüĢ bildirmek, kaynakların etkili ve ekonomik ve mevzuatına uygun kullanılmasının sağlanması amacıyla kurulup iĢletilmesi gereken mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmekle sorumludur. 4. DENETĠMĠN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMĠ VE KAPSAMI Denetimlerin dayanağı; 6085 sayılı SayıĢtay Kanunu, genel kabul görmüĢ uluslararası denetim standartları, SayıĢtay ikincil mevzuatı ve denetim rehberleridir. Denetimin kapsamını, kamu idaresinin mali rapor ve tabloları ile gelir, gider ve mallarına iliĢkin tüm mali faaliyet, karar ve iĢlemleri ve bunlara iliĢkin kayıt, defter, bilgi, belge ve verileri (elektronik olanlar dâhil) ile mali yönetim ve iç kontrol sistemleri oluĢturmaktadır.

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 4 Denetimler, mali saydamlığın ve hesap verilebilirliğin sağlanması amacıyla; kamu idaresinin hesap ve iĢlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek ve mali rapor ve tablolarının kamu idaresinin tüm faaliyet ve iĢlemlerinin sonucunu doğru ve güvenilir olarak yansıttığına iliĢkin makul güvence elde etmek ve mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmek amacıyla tasarlanmıĢtır. DıĢiĢleri Bakanlığı mali iĢlemlerini, 5018 sayılı Kanunun 49 ve 50 nci maddelerine dayanılarak düzenlenip Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ile belirlenen esaslara uygun olarak raporlamak zorunda olup, tarafımızca yürütülecek denetimlerin mali tablolar dikkate alınarak gerçekleĢtirilmesi hedeflenmekle birlikte; Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin, muhasebe ve raporlama sisteminin kurulması için, Kamu Ġdaresi Hesaplarının SayıĢtaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslara 8/12/2013 tarih ve 28845 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan değiĢiklik ile eklenen geçici maddede, hesap dönemi sonunda verilecek defter, mali tablo ve belgelerden bütçe giderleri ve ödenekler tablosu ve taĢınır kesin hesap cetveli ve taĢınır hesabı icmal cetveli dıĢında, düzenlenmesi gereken diğer mali raporların SayıĢtay‟a gönderilmesi 2013, 2014 ve 2015 yıllarını kapsamak üzere üç yıl ötelenmiĢtir. Bu nedenlerle DıĢiĢleri Bakanlığına iliĢkin denetimlerimiz, hazırlanması gereken temel mali raporların düzenlenememesi sebebiyle, bütçe giderleri ile taĢınırlara ait iĢlemlerin mevzuata uygunluğuna dönük olarak gerçekleĢtirilmiĢtir. Denetim çalıĢmalarında ayrıca; Bakanlığın merkez muhasebe hizmetlerinin yürütüldüğü muhasebe birimlerindeki cetvel ve belgeler ile bu birimlerdeki yevmiye kayıtları ve bunlara esas belgeler; harcama birimlerinde gerçekleĢen mali iĢ, iĢlem ve kararlara ait belgeler tamlık, doğruluk, tutarlılık ve tabi olduğu mevzuatına uygunluk açısından incelenmiĢtir.

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 5 5. DENETĠM GÖRÜġÜ “Kamu Ġdaresi Hesaplarının SayıĢtaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslar”da 8 Aralık 2013 tarihinde yapılan değiĢiklikle eklenen Geçici 1 inci maddesi uyarınca, Kamu Ġdaresi tarafından 2014 yılına iliĢkin olarak SayıĢtaya sunulan bütçe giderleri ve ödenekler tablosu, taĢınır kesin hesap cetveli ve taĢınır hesabı icmal cetveli ile “Denetimin Dayanağı, Amacı, Yöntemi ve Kapsamı” bölümünde belirlenen çerçevede gelir, gider ve malları ile bunlara iliĢkin hesap ve iĢlemlerinin, kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğuna iliĢkin yapılan denetimi sonucunda tespit edilen hususlar ile mali yönetim ve iç kontrol sistemlerine iliĢkin değerlendirmeler “Tespit ve Değerlendirmeler” bölümünde gösterilmiĢtir. Kamu zararı iddialarına iliĢkin hususlara yargılamaya esas raporda yer verilecek olup TBMM‟nin bilgisine sunulacak önemde baĢka bir husus bulunmamaktadır.

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 6 6. TESPĠT VE DEĞERLENDĠRMELER BULGU 1: Ġdarenin YurtdıĢı Temsilciliklerinin Adına AçılmıĢ Banka Hesaplarında Var Olan ÇeĢitli Ülkelere Ait Yüksek Miktardaki Dövizin (Nakdin) Yönetilememesi YurtdıĢı temsilciliklerin hasılat hesaplarında oluĢan yüksek miktardaki nakit fazlası ile yurtdıĢı temsilciliklerin kaynak ihtiyaçları yer ve zaman olarak eĢleĢtirilememiĢtir. Dolayısıyla bazı misyon hesaplarında nakit fazlalığı oluĢurken diğer misyonlar için sürekli merkezden kaynak aktarımına mecbur kalınmıĢtır. Hazine iĢlemlerinin iki temel bileĢeninden birisi olan ve genel olarak devletin gelir ve giderlerinin yer ve zaman açısından denkleĢtirilmesi faaliyetlerini içeren nakit yönetimi Hazine MüsteĢarlığı (Hazine) tarafından yürütülmektedir. Hazine MüsteĢarlığı genel olarak bu faaliyetlerini yayımladığı Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği esas ve usulleri ile gerçekleĢtirmektedir. Fakat 11 Eylül 2013 tarihli ve 28762 sayılı Resmi Gazete‟ de yayınlanan Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği‟nin Ġstisnalar ve Muafiyetler baĢlıklı 11 inci maddesinde yapılan düzenleme ile 2/(h) bendinde “Bulundukları ülkenin bankacılık sektörü veya kambiyo mevzuatından kaynaklanan sorunlar nedeniyle kurumların yurt dışı temsilciliklerince yurt içinde kendi nam ve hesaplarına açtırdıkları banka hesapları,” hükmü ile 2 (ı) bendinde ise “Kurumların yurtdışı temsilciliklerine ait olan ve yurtdışında yerleşik bankalar nezdinde açılan hesaplar” hükmüne yer verilmiĢ ve dıĢ temsilciliklerin belirtilen sebeplere bağlı olarak yurt içinde ve her halükarda yurt dıĢında açtıkları hesaplar istisna kapsamına alınmıĢtır. Kapsam dıĢına çıkarılan söz konusu hesaplara iliĢkin ise nakit yönetiminin nasıl yapılacağına dair bir belirleme yapılmamıĢtır. Dolayısıyla yurtdıĢı temsilcilikler için ihtiyaç duyulan nakit yönetimi Ġdarenin uhdesine bırakılmıĢtır. Bu noktada söz konusu hesapların Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği istisnası olarak belirmesinde ilgili hesapların bir nakit yönetimine ihtiyacının bulunmamasından değil, bu hesaplara iliĢkin nakit yönetimi ihtiyacının yurtiçindeki usul ve esaslar ile karĢılanamayacağından kaynaklandığı değerlendirilmektedir. Zira, 2014 yılı kayıtlarına göre Ġdare merkezinden yurtdıĢı temsilciliklere 867.765.000 TL„nin gönderildiği, yurtdıĢı temsilciliklerin yapmıĢ oldukları konsolosluk hizmetlerinden dolayı 478.158.000 TL kaynağın (bütçe geliri) oluĢtuğu ve bu sirkülasyon sonucunda 232.420.765 Türk Lirası değerindeki

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 7 muhtelif dövizlerin (konvertible olan ve olmayan) temsilcilik hasılatlarında bakiye kaldığı (nakit olarak beklediği) bir yapının aktif bir nakit yönetimine ihtiyaç duyduğu açıktır.
Bu noktada en dikkat çekici hususlardan bir tanesi, yılsonları itibariyle konsolosluk hasılat hesaplarında kalan bakiye tutarlardır. 2014 yılı Yönetim Dönemi Hesabına ekli tutanak ve cetvellerden ve muhasebe kayıtlarından edinilen bilgiye göre, 2014 yılı sonu itibariyle yurtdıĢı temsilciliklerin hasılat hesaplarında toplam 232.420.765 Türk Lirası değerinde muhtelif dövizler (konvertible olan ve olmayan) bulunmaktadır. Bu tutarın 16.834.626‟sı Avro, 21.083.607‟si Dolar ve geri kalanı ise farklı (konvertible olan ve olmayan) para birimlerine ait nakittir. Konvertible olmayan hasılat gelirlerine iliĢkin yılsonu bakiyesi ise 109.670.638 Türk Lirası değerindeki muhtelif dövizlerdir. Hasılat gelirlerinin temel olarak konvertible olan ve konvertible olmayan olarak ikiye ayrılmasındaki temel yaklaĢım, T.C. Merkez Bankası mevzuatı ve uygulamalarıdır. Merkez Bankasının alım ve satıma konu ettiği ve her gün gösterge niteliğinde ilan ettiği 12 adet para birimi (ABD Dolar, Ġsveç Kronu, Japon Yeni vs) konvertible olarak kabul edilmektedir. Diğer para birimleri ise, konvertible olmayan olarak kabul edilmekte ve bu birimler üzerinden elde edilen konsolosluk hasılatları ise konvertible olmayan hasılatlar olarak iĢlem görmektedir. Bu noktada belirtmek gerekir ki; bir para biriminin ülkemizde konvertible olmaması, o para biriminin kendi ülkesinde baĢka para birimlerine (mesela dolara) dönüĢebilmesine (konvertibilitesine) engel değildir. Katar Riyali ülkemizde konvertible değilken (yani elimizdeki TL‟yi Merkez Bankası veya yetkilendirdiği piyasa oyuncuları vasıtasıyla Katar Riyaline çeviremezken) Katar Riyali kendi ülkesinde rahatlıkla baĢka para birimlerine (dolar, avro, yen vs.) dönüĢtürülebilmektedir. Bu itibarla, konvertibilite esas itibariyle yerellik arz eden bir özelliktir. Yapılan incelemelerde konvertible olmayan hasılat gelirlerinin, yıllar itibariyle gerek misyon bazında ve gerekse kümülatif olarak artıĢ gösterdiği ve atıl kaldığı tespit edilmiĢtir. Son dört yılda oluĢan konvertible olmayan hasılatların Türk Lirası karĢılıkları Ģöyledir; 2011 yılı: 92.967.000 TL 2012 yılı: 76.098.000 TL 2013 yılı: 89.033.027 TL

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 8 2014 yılı: 109.670.638 TL Konvertible olmayan hasılat gelirlerinin atıl kalmasını önlemesi beklenen konuya iliĢkin 5217 sayılı Özel Gelir ve Özel Ödeneklerin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun ise ilgili taraflar (DıĢiĢleri ve Maliye Bakanlığı) tarafından etkin kullanılamamakta ve duruma iliĢkin olumsuzluk devam etmektedir. Zira, mezkur Kanunun 25 inci maddesinde; “Konvertibl olmayan konsolosluk gelirlerinden transferi mümkün olmayan ve bir önceki yılsonu itibarıyla kullanılmayan miktarları, Dışişleri Bakanlığı bütçesinde açılacak özel bir tertibe, bu Bakanlığın ihtiyaç duyduğu mal ve hizmet alımlarında kullanılmak üzere, yılı bütçesine gelir ve ödenek kaydetmeye ve yılı içinde kullanılmayan miktarı ertesi yıla devren ödenek kaydetmeye, yapılacak harcamaların usul ve esaslarını Dışişleri Bakanı ile müştereken tespit etmeye Maliye Bakanı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır. Bu hüküm gereği idarenin konvertible olmayan hasılat gelirlerine iliĢkin önceliği, ilgili hasılatın yerel tüm ihtiyaçlarda (memur aylıları hariç tüm giderlerde) kullanılmasını sağlamak ve buna rağmen hasılatın arttığı durumlarda ise, kalan bakiyenin yurtiçine transferini sağlamaktır. Bu anlamda idarenin yurtdıĢı temsilciliklerinde gider ve gelirlere iliĢkin yer ve zaman denkleĢtirmesi yapması gerekmektedir. Fakat uygulamada gerek bu konuya ait etkin çalıĢan bir izleme sisteminin olmayıĢı ve gerekse birimler arası koordinasyonsuzluk nedeniyle nakit yönetiminde yetersiz kalınıldığı görülmüĢtür. Yapılan incelemelerde;

  • Ġlgili konvertible olmayan hasılat hesaplarında oldukça yüksek bakiye olmasına rağmen sözleĢmeli personel ücretlerinin merkezden gönderilmek suretiyle ödendiği (Taipen BK, Seul BE, Doha BE, VarĢova BE gibi)
  • Ġlgili konvertible olmayan hasılat hesaplarında oldukça yüksek bakiye olmasına rağmen ve sözleĢmeli personel ücretleri o bölgede yerel para biriminden ödendiği halde, ilgili tutarın merkezden dolar ve/veya avro gönderilmek suretiyle karĢılandığı (Trablus BE, Y.Delhi BE, Pekin BE gibi)
  • Ġlgili konvertible hasılat hesabında oldukça yüksek bakiye olmasına rağmen atıl kalan konvertible hasılatın yurtiçine transfer edilmediği (Cidde BK‟nın hesabında 16.296.506 SR bulunduğu (10.122.737 Türk Lirası Değerinde))

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 9

  • Ġlgili konvertible olmayan hasılat hesaplarında oldukça yüksek bakiye olmasına ve ilgili ülkede yerel paranın dolar veya avroya dönüĢtürülmesinin ve transfer edilmesinin yasal ve kolay olmasına rağmen ilgili tutarların mahallinde atıl bırakıldığı, örnekler;
    Abu Dabi BE: 1.633.370 TL değerinde Dirhem ve Dolar
    Dubai BK: 11.400.661 TL değerinde Dirhem ve Dolar
    Abuja BE: 8.586.031 TL değerinde Naira ve Dolar
    Bangkok BE: 3.882.424 TL değerinde Baht
    BükreĢ BE: 2.203.293 TL değerinde Ley, Dolar ve Avro
    Doha BE: 2.552.227 TL değerinde Riyal ve Avro
    Filibe BK: 5.357.318 TL değerinde Leva ve Dolar Mumbai BK: 3.603.525 TL değerinde Rupi Tipen BK: 2.043.551 TL değerinde Tayvan Doları ve Avro
  • Ġlgili ülkede kambiyo rejiminden kaynaklanan sıkıntılardan dolayı konvertible olmayan hasılat hesaplarında oldukça yüksek bakiye oluĢmasına rağmen, söz konusu hasılatın kullanılması veya transfer edilmesi hususlarında alternatif yaklaĢımların araĢtırıp uygulanmadığı, örnekler;
    Çin Misyonlarında Toplam: 27.695.000 TL değerinde Yuan
    Cezayir BE: 4.823.630 TL değerinde Dinar
    Mısır Misyonlarında Toplam: 25.235.000 TL değerinde Mısır Lirası tespit edilmiĢtir. Bu tespitler sağlanması gerekli nakit yönetimini bozan ve kontrolünü daha da güçleĢtiren hususlar olarak karĢımıza çıkmaktadır. Zira bu tür uygulamalar merkez teĢkilattan yurtdıĢına gereksiz bir döviz çıkıĢına neden olurken, yurtdıĢı hasılat hesaplarında oluĢan döviz değerlerinden etkin bir Ģekilde faydalanılamasına neden olmaktadır. Ayrıca konuya iliĢkin incelemeler sırasında Ġdare nezdinde nakit yönetimine iliĢkin hangi birim veya birimlerin yetkili ve sorumlu oldukları konusunda da bir netliğin olmadığı görülmüĢtür. Bu itibarla Ġdarenin yurtdıĢındaki nakit yönetimini teminen, gelir, gider ve muhasebe iĢlemlerinde kullanılan biliĢim sistemlerinin eĢgüdümünü sağlamaya, idarenin konuya iliĢkin birimleri arasında koordinasyonu artırmaya ve bu iĢe iliĢkin görev ve sorumlulukları belirlemeğe yönelik çalıĢmalar yapması gerektiği değerlendirilmektedir.

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 10 Kamu idaresi cevabında: Esasen konsolosluk gelirlerinin yönetiminin Maliye Bakanlığının uhdesinde olmakla birlikte yurtdıĢı temsilciliklerin elde ettikleri konsolosluk hasılatı gelirlerinin Maliye Bakanlığının yetkili birimleri ile birlikte bilistiĢare yönetildiği,
Konvertible olmayan para kullanan temsilciliklerde konsolosluk hasılatlarında bulunan paraların tüm dünya ülkelerinde geçerli olan Avro veya ABD Doları para birimine çevrilerek Türkiye‟ye veya baĢka ülkelerde bulunan temsilciliklerin konsolosluk hasılatı banka hesaplarına transferinin ancak bulunulan ülkenin para rejiminin buna izin vermesi halinde mümkün olabildiği, Özellikle az geliĢmiĢ ülkelerde bulunan birçok temsilciliğin yerel paralarının konvertible dövize çevrilerek ülke dıĢına transferinin ilgili ülke yasal mevzuatları gereği mümkün bulunmadığı, Yine, çok yüksek meblağlarda konsolosluk hasılatı bulunmasına rağmen, bazı temsilciliklerin bulunduğu ülkelerde her seferinde yetkili makamlardan izin alınması koĢuluyla sadece belli bir tutardaki (çok cüzi) paranın dıĢ ülkelere transfer edilmesine izin verildiği ifade edilmiĢtir. Yine konuya iliĢkin Ġdarece çalıĢma yapılmıĢ temsilciliklerden (Cezayir BE, Sana BE, Abuja BE, Trablus BK, Bingazi BK, ġam BE, Tunus BE ve Halep BK) bilgiler sunulmuĢtur. Sonuç olarak: Konuya iliĢkin kamu idaresi cevabının ilgili bulgu ve öneriyi karĢılamadığı değerlendirilmektedir. Zira, bulguda yurtdıĢı temsilciliklerin hasılat hesaplarında oluĢan yüksek miktardaki nakit fazlası ile yurtdıĢı temsilciliklerin kaynak ihtiyaçları yer ve zaman olarak eĢleĢtirilemediği, dolayısıyla, bazı misyon hesaplarında nakit fazlalığı oluĢurken, diğer misyonlar için sürekli merkezden kaynak aktarımına mecbur kalındığının ifade edildiği, diğer bir ifade ile idarenin nakit yönetimi konusunda gerekli özenin gösterilmediğinin ifade edildiği görülecektir. Bununla birlikte, bulguda söz konusu iddiayı ortaya koyacak uygulamalar maddeler halinde sayılmıĢ ve idarenin somut uygulamaları örnek gösterilerek iddia desteklenmiĢtir.
Kamu idaresi cevabında ise; bulguda yer alan hususların yalnızca küçük bir kısmına (Cezayir BE, Abuja BE ve Trablus BE) ve onlardan ise sadece bir tanesine (Abuja BE) kabul

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 11 edilebilir bir izah getirildiği görülmüĢtür. Bunun dıĢında kalan ve esasen bulgunun genelini oluĢturan, kamu idaresi cevabında zikredilen çekincelerin yer almadığı idare uygulamaları ve örneklerine iliĢkin ise bir açıklamanın yer almadığı görülmüĢtür. Dolayısıyla, bulguda yer alan iddianın sabit olduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, Ġdarenin yurtdıĢındaki nakit yönetimini teminen, gelir, gider ve muhasebe iĢlemlerinde kullanılan biliĢim sistemlerinin eĢgüdümünü sağlamaya, idarenin konuya iliĢkin birimleri arasında koordinasyonu artırmaya ve bu iĢe iliĢkin görev ve sorumlulukları belirlemeğe yönelik çalıĢmalar yapması gerektiği değerlendirilmektedir.
BULGU 2: Santral Görevlisi Hizmeti Alımı Ġhalelerinde, Ġdarece Benzer ĠĢ Tanımının Kapsamının Dar Tutulması Nedeniyle, Gerekli ve Yeterli Katılım ve Rekabet Ortamının Sağlanamaması 2012-2014 arası üç yıldır yapılan yıllık Bakanlık Santral Görevlisi Hizmeti Alımı Ġhalelerinde, yeterlik kriteri olarak öngörülen iĢ deneyimine iliĢkin yapılan belirlemede, benzer iĢ olarak, yine sadece santral hizmetinin iĢ deneyimi olarak istenmesi nedeniyle, söz konusun ihalelerde yeterli katılımın olmadığı ve bunun sonucu olarak gerekli rekabet ortamının da sağlanamadığı tespit edilmiĢtir.
Söz konusu santral görevlisi hizmeti alımı ihalesinin konusu, 6 adet santral görevlisinin DıĢiĢleri santralinde gelen çağrılara cevap vermesi hizmetinin gördürülmesidir. ĠĢin Teknik ve Ġdari ġartnamesi ve YaklaĢık Maliyet Hesap Cetveline göre, söz konusu iĢin maliyeti, sadece personele ödenecek ücret ve yemek, yol, giysi gibi personel maliyetlerinden oluĢmaktadır. Dolayısıyla, söz konusu iĢ personele dayalı hizmet alımıdır.
Yapılan incelemede, 2012 yılında yapılan ihalede yeterlik belgesi istenmediği, 2013 ve 2014 yılında yapılan ihalelerde ise, yeterlik belgesi olarak iĢ deneyimi istendiği ve istenen iĢ deneyiminin de kapsanın dar tutulması nedeniyle söz konusu ihalelerde yeterli katılımın olmadığı, bunun sonucu olarak gerekli rekabetin de sağlanamadığı görülmüĢtür. 2013 ve 2014 yılında yapılan her iki ihaleye de tek istekli katılmıĢ ve sonuç olarak katılan istekli her iki ihalede de yaklaĢık maliyetin üstünde teklif vermek suretiyle ihaleleri almıĢtır.
Anılan ihalelere iliĢkin yapılan tespitler aĢağıda yer almaktadır;

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 12 Birinci ihale (2012); 4734 sayılı Kanunun 21/f maddesine göre pazarlık usulü ile yapılmıĢ, herhangi bir yeterlik belgesi istenmemiĢ, üç istekli davet edilmiĢ, iki istekli katılmıĢtır. YaklaĢık maliyeti, 105.660,00 TL olan ihale, 95.007,00 TL ihale bedeliyle indirimli olarak sözleĢmeye bağlanmıĢtır. Ġkinci ihale (2013); 4734 sayılı Kanuna göre açık ihale usulü ile ilanlı olarak yapılmıĢ, yeterlik belgeleri istenmiĢ, 2 istekli doküman satın almıĢ ve 1 istekli teklif vermiĢtir. YaklaĢık maliyeti, 206.960,00 TL olan ihale, 224.299,00 TL ihale bedeli ile yaklaĢık maliyetin % 8,3 üstünde bir bedelle sonuçlandırılmıĢtır.
Üçüncü ihale (2014); 4734 sayılı Kanuna göre açık ihale usulü ile ilanlı olarak yapılmıĢ, yeterlik belgeleri istenmiĢ, 4 istekli doküman satın almıĢ, ancak, 1 istekli teklif vermiĢtir. YaklaĢık maliyeti, 247.415,37 TL olan ihale, 269.827,68 TL ihale bedeli ile yaklaĢık maliyetin % 9 üstünde bir bedelle sonuçlandırılmıĢtır.
Son iki ihalede ekonomik açıdan en avantajlı teklifin belirlenmesi açısından yeterli katılım ve rekabetin oluĢmadığı düĢünülmektedir. Söz konusu ihalelerde yeterli rekabetin oluĢmama sebebinin idarece ihaleye giriĢ Ģartı olarak öngörülen iĢ deneyimi kriteri olduğu, iĢ deneyimi kriterinde benzer iĢ belirlemesinin sadece santral hizmeti Ģeklinde tanımlandığı, bu tür iĢ deneyimine sahip istekli sayısının yeterli olmadığı, bu nedenle santral hizmetine yakın veya benzer diğer iĢ deneyimi sahiplerinin de söz konusu ihaleye teklif verebilmelerini sağlayacak Ģekilde benzer iĢ tanımının geniĢletilmesi gerektiği düĢünülmektedir. Konuya iliĢkin olarak, 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde; Ġhaleye katılacak isteklilerden, ekonomik ve malî yeterlik ile mesleki ve teknik yeterliklerinin belirlenmesine iliĢkin olarak aĢağıda belirtilen bilgi ve belgeler istenebilir denildikten sonra, 2 numaralı fıkrasında, istekli tarafından kamu veya özel sektöre bedel içeren bir sözleĢme kapsamında taahhüt edilen ihale konusu iĢ veya benzer iĢlere iliĢkin olarak; son beĢ yıl içinde kabul iĢlemleri tamamlanan mal ve hizmet alımlarına iliĢkin deneyimi gösteren belgelerin istenebileceği ifade edilmiĢtir.

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 13 Anılan hüküm ve benzer Yönetmelik hükümleri uyarınca, söz konusu ihalede yeterlik kriteri orak öngörülen iĢ deneyimini gösteren belgeler Ġdari Ģartnamenin 7.5.1 inci ve 7.6. ncı maddelerinde yapılan düzenlemeyle istenmiĢtir. ĠĢe iliĢkin Ġdari ġartnamenin 7.5.1 nci maddesi; “Ġdari ġartname 7.5.1. ; isteklinin yurt içinde veya yurt dıĢında kamu veya özel sektörde bedel içeren tek bir sözleĢme kapsamında taahhüt edilen ihale konusu iĢ veya benzer iĢlere iliĢkin olarak; hizmet iĢlerine iliĢkin deneyimini gösteren belgeleri sunması zorunludur. Ġstekliler tarafından teklif edilen bedelin %50 sinden az olmamak üzere, ihale konusu iĢ veya benzer iĢlere ait tek sözleĢmeye iliĢkin iĢ deneyimini gösteren belgelerin sunulması gerekir.” 7.6 ncı maddesi; “Benzer iĢ olarak kabul edilecek iĢler aĢağıda belirtilmiĢtir: Kamu ve özel sektörde yapılan santral hizmeti iĢi” Ģeklindedir. Yapılan düzenlemeyle, ihale konusu santral hizmeti alınması olan söz konusu iĢte, yine benzer iĢ belirlemesi yapılırken de kapsam geniĢletilmemiĢ, sadece santral hizmeti deneyimi bulunan isteklilerin ihaleye teklif vermesi öngörülmüĢtür. Ancak, yapılan düzenlemenin mevcut hali ve sonuçları itibarıyla mevzuat hükümlerine uygun olmadığı düĢünülmektedir. Öncelikle, 4734 sayılı Kanunun “Temel Ġlkeler” baĢlıklı 5 nci maddesinde; “İdarelerin, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumlu” olduğu, hükme bağlanmıĢtır. Anılan hüküm uyarınca, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde rekabetin sağlanması ile ihtiyaçların uygun Ģartlarla karĢılanması ve bunların sonucu olarak kaynakların verimli kullanılmasının sorumluluğu idarelerdedir. Bu sorumluluğun gereği olarak idareler yapacakları ihalelerin katılım Ģartlarında uygun rekabet ortamının sağlanmasına iliĢkin düzenlemeler yapmakla mükelleftirler. Nitekim Hizmet Alımı Ġhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin “Yeterliğin belirlenmesinde uyulacak ilkeler ”baĢlıklı 28 inci maddesinin birinci fıkrasında;

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 14 “Ekonomik ve mali yeterlik ile mesleki ve teknik yeterliğin saptanması amacıyla öngörülecek değerlendirme kriterleri ve istenecek belgeler, rekabeti engelleyecek şekilde belirlenemez” denilmek suretiyle, ihaleye katılma Ģartlarından olan ve idarece belirlenen yeterlik kriterlerinin ve istenecek belgelerin uygun rekabet Ģartlarını oluĢturacak Ģekilde belirlenmesi gerektiği ifade edilmiĢ, rekabeti engelleyecek Ģekilde değerlendirme kriteri belirlenmesi ve belge istenmesi ise men edilmiĢtir. Anılan düzenlemeler göz önüne alınarak söz konusu ihaleler incelendiğinde; 2013 ve 2014 yıllarında yapılan ihalelerde sadece bir isteklinin teklif verdiği ve ihale bedellerinin yaklaĢık maliyetin üzerinde oluĢtuğu sonucundan hareketle ihalelerde yeterli katılım ve rekabet ortamının sağlanmamıĢ olduğu sonucuna varılmıĢtır. Personele dayalı hizmet alımı ihalesi olarak yapılan benzer ihalelerde çok yoğun katılım ve rekabet ortamı oluĢtuğu biliniyor iken, söz konusu ihalelerde böyle bir sonucun oluĢmasının nedeninin idarece yeterlik kriteri olarak öngörülen iĢ deneyimi kriteri kapsamının çok sınırlı olarak belirlenmesi olduğu düĢünülmektedir. Diğer bir ifadeyle, santral görevlisi hizmeti alımı iĢi için sadece yine santral hizmeti yapmıĢ olmaya dayalı bir iĢ deneyimi istenmesi, ihaleye katılımı sınırlamakta ve gerekli rekabet ortamının oluĢmasını engellemektedir. Diğer taraftan, santral hizmet alımı iĢinin idarelerce hizmet alımı suretiyle yüklenici firmalara ihale yöntemiyle yaptırılması ile bu tür hizmetlerin aynı yöntemle özel sektörde yapılması sık rastlanılan iĢler olmadığından, söz konusu iĢe iliĢkin iĢ deneyimi kriterini yerine getirecek istekli sayısının da sınırlı olacağı değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, ihaleye katılım ve rekabet sınırlı olmaktadır. Bu mahsurun önlenmesi ve ihalede uygun rekabet ortamının oluĢmasının sağlanması, yine idare tarafından yapılacak iĢ deneyimine iliĢkin belirlemede, ihale konusu iĢ deneyimi yanında, “benzer iĢ” deneyimine sahip olan isteklilerin de ihaleye katılmasını sağlamaya yönelik düzenlemeler yapılmasıyla mümkündür. 4734 sayılı Kanunun yeterlik kriterlerinin düzenlendiği 10 ncu maddesinde, iĢ deneyimine iliĢkin olarak “Ġstekli tarafından kamu veya özel sektöre bedel içeren bir sözleĢme kapsamında taahhüt edilen ihale konusu iĢ veya benzer iĢlere iliĢkin olarak; son beĢ yıl içinde kabul iĢlemleri tamamlanan mal ve hizmet alımlarına iliĢkin deneyimi gösteren belgeler”

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 15 denilmek suretiyle, ihale konusu iĢlerin yanında, “benzer iĢ”lere iliĢkin iĢ deneyiminin de iĢ deneyimini tevsik amacıyla idare tarafından istenebileceği ve idarece istenmesi durumunda istekliler tarafından sunulabileceği hüküm altına alınmıĢtır. Ancak, söz konusu ihalelerde iĢ deneyimine iliĢkin yapılan düzenlemelerde “Benzer iĢ”ler olarak yine ihale konusu iĢ tanımlanmıĢ ve ihaleye girecek olan isteklilerin “Kamu ve özel sektörde santral hizmeti iĢi” yapmıĢ olmaları iĢ deneyimi olarak istenmiĢtir. Bu düzenleme, sadece ihale konusu iĢi kapsadığından, ihale konusu iĢe benzer deneyimine sahip isteklilerin ihaleye katılmaları mümkün olamamaktadır. Ġdarece yapılan ve katılımı sınırlayan iĢ deneyimine iliĢkin düzenleme sonucunda söz konusu ihalelerde yeterli katılım ve rekabet ortamının sağlanamadığı ve ihalelerde rekabetin sağlanması ile ihtiyaçların uygun Ģartlarda karĢılanması ve kaynakların verimli kullanılmasının sorumluluğunun da idarelerde olduğu göz önüne alındığında, söz konusu ihalelerde yeterli katılım ve rekabet ortamının oluĢmasına imkan tanıyacak Ģekilde, “benzer iĢ” tanımının kapsamının geniĢletilmesi ve bu suretle, ihale konusu iĢ deneyimine sahip istekliler yanında, “benzer iĢ” deneyimine sahip isteklilerin de ihaleye teklif vermelerinin sağlanması gerektiği sonucuna varılmıĢtır.
Kamu idaresi cevabında: Ġdarenin santral telefonlarının yurtiçi ve yurtdıĢından aranmasında büyük artıĢ yaĢandığı 2012 yılında acil olarak 4734 sayılı Kanunun 21/f maddesine göre pazarlık usulüyle Santral Görevlisi Hizmeti Alımı ihalesine çıkıldığı, akabinde bu hizmetin profesyonel bir firma tarafından yürütülmeye baĢlandığı, anılan ihalenin yaklaĢık maliyetinin o dönemdeki yeterlik belgesini zorunlu kılan limitin altında kalmasından dolayı, bahsekonu ihale için yeterlik belgesi Ģartı aranmadığı,
2013 ve 2014 yıllarında da anılan hizmetin 4734 sayılı Kanuna göre açık ihale usulüyle ilanlı olarak ihale edildiği ve Kamu Ġhale Genel Tebliğinin 16.3.2. maddesi hükmü uygulanarak ihalelerin sonuçlandırıldığı,
Bakanlık santralinin özellikle yurtdıĢından ve ülkemizdeki yabancılar tarafından da aranıyor olması gibi nedenler ile özellik arzettiği, bu itibarla santral hizmetinin diğer personele dayalı hizmet alımlarından farklı olarak değerlendirildiği, Bu kapsamda “ĠĢ deneyimi” kriterinin önemli bir husus olarak ön plana çıktığı ve ihaleye katılacak firmalardan, santral hizmeti çerçevesinde son beĢ yıl içinde almıĢ oldukları

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 16 “ĠĢ deneyimi” belgelerini sunmalarının talep edildiği, bu adımla ihaleye yeterli ölçüde iĢ deneyimine sahip firmaların katılmasının sağlanmaya çalıĢıldığı,
Bununla birlikte, santral hizmeti alımı için önümüzdeki dönemde gerçekleĢtirilecek ihalelerde, hizmetin kalitesinden taviz verilmeksizin katılım ve rekabet ortamının artırılabilmesi amacıyla yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi için çalıĢma baĢlatıldığı ifade edilmiĢtir. Sonuç olarak: Konuya iliĢkin kamu idaresi cevabının ilgili bulgu ve öneriyi karĢılamadığı değerlendirilmektedir. Kamu idaresi cevabında öne sürülen iĢin niteliğine iliĢki hususların, “ĠĢ deneyimi” kriterini daraltıcı ve dolayısıyla rekabeti azaltıcı Ģekilde yorumlanamayacağı değerlendirilmektedir. Bu itibarla, Ġdarece yapılan ve katılımı sınırlayan iĢ deneyimine iliĢkin düzenleme sonucunda söz konusu ihalelerde yeterli katılım ve rekabet ortamının sağlanamadığı ve ihalelerde rekabetin sağlanması ile ihtiyaçların uygun Ģartlarda karĢılanması ve kaynakların verimli kullanılmasının sorumluluğunun da idarelerde olduğu göz önüne alındığında, söz konusu ihalelerde yeterli katılım ve rekabet ortamının oluĢmasına imkan tanıyacak Ģekilde, “benzer iĢ” tanımının kapsamının geniĢletilmesi ve bu suretle, ihale konusu iĢ deneyimine sahip istekliler yanında, “benzer iĢ” deneyimine sahip isteklilerin de ihaleye teklif vermelerinin sağlanması gerektiği düĢünülmektedir. BULGU 3: Akaryakıt Alımı Ġhalesinde, Ekonomik Açıdan En Avantajlı Teklifin Belirlenmesi Ġçin Ġdarece Öngörülen Fiyat DıĢı Unsurun, Malın Teslim Alma Biçimine ve Ġlgili Mevzuatına Uygun Olmaması 2014 yılı Akaryakıt Alımı Ġhalesinde, hizmet araçları için gerekli akaryakıt alımında (motorin ve benzin), alımın TaĢıt Tanıma Sistemi vasıtasıyla yüklenicinin bağlı bulunduğu ana dağıtıcı firmanın sahip olduğu tüm bayilerin akaryakıt istasyonlarından yapıldığı, buna rağmen, idarece ekonomik açıdan en avantajlı teklifin belirlenmesinde yüklenicinin belirttiği en yakın akaryakıt istasyonunun idareye uzaklığının fiyat dıĢı unsur olarak belirlendiği ve teklif fiyatlarının değerlendirilmesinde söz konusu unsurun fiyat dıĢı unsur olarak kullanıldığı tespit edilmiĢtir.

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 17 ĠĢe iliĢkin Ġdari ġartnamenin “Ekonomik açıdan en avantajlı teklifin belirlenmesi” baĢlıklı 35 nci maddesinde; 35.1- ihalede ekonomik açıdan en avantajlı teklifin, fiyatla birlikte fiyat dıĢı unsurlar da dikkate alınarak belirleneceği ve fiyat dıĢı unsurlarla bu unsurlara iliĢkin düzenlemeler ve hesaplama yönteminin 35.2 nci maddesinde yer aldığı hüküm altına alınmıĢtır. “Fiyat dıĢı unsurlar” baĢlıklı 35.2 nci maddesinde ise; isteklilerin kendilerine ait akaryakıt istasyonu ile DıĢiĢleri Bakanlığı hizmet binası arası mesafeyi belirten belgeyi teklifleri dâhilinde sunmalarının zorunlu olduğu, Fiyat dıĢı unsurlarda Km. cinsinden akaryakıt istasyonunun idareye uzaklığının idarece belirlenen 0,0025 katsayısı ile çarpılarak teklif birim fiyatı etkileyecek katsayının bulunacağı ve uygun bedelin tespitinde bu katsayının kullanılacağı, Uygun bedel tespitinde; A: Teklif Değerlendirmesine Esas Birim Fiyatı, B: Teklif Edilen Birim Fiyatı, C: Akaryakıt Ġstasyonunun Km Cinsinden Uzaklığını, D: Mesafeden Dolayı Alınacak Akaryakıtın Maliyetini her bir Km için arttıran katsayıyı temsil ettiği, Ġdarece bu Katsayının 0,0025 olarak kabul edildiği, bu hesaplamanın her türlü akaryakıt için A= B*((C*D)+1) formülü kullanılarak ve ayrı bir hesaplama yapılarak istekli tarafından kaĢeli ve imzalı bir Ģekilde teklif zarfı içinde sunulmasının zorunlu olduğu, bu hesaplama bulunmayan tekliflerin değerlendirmeye alınmayacağı düzenlenmiĢtir. Anılan düzenlemeler uyarınca, ekonomik açıdan en avantajlı teklifin belirlenmesi, sadece teklif edilen bedellerin en düĢüğü esas alınarak yapılmayacak, teklif edilen bedelle birlikte fiyat dıĢında idarece belirlenen diğer unsur olan akaryakıt istasyonunun Ġdareye olan mesafesi de dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu ekonomik açıdan en avantajlı teklif belirlenecektir. 4734 sayılı Kanunun “Ġhalenin karara bağlanması ve onaylanması” baĢlıklı 40 ncı maddesinin 1 nci ve 2 nci fıkralarında; 37 ve 38 inci maddelere göre yapılan değerlendirme sonucunda ihalenin, ekonomik açıdan en avantajlı teklifi veren isteklinin üzerinde bırakılacağı, ekonomik açıdan en avantajlı teklifin, sadece fiyat esasına göre veya fiyat ile birlikte iĢletme ve bakım maliyeti, maliyet etkinliği, verimlilik, kalite ve teknik değer gibi fiyat dıĢındaki unsurlar da dikkate alınarak belirlenebileceği, ekonomik açıdan en avantajlı teklifin fiyat dıĢındaki unsurlar da dikkate alınarak belirleneceği ihalelerde, ihale dokümanında bu unsurların parasal değerleri veya nispi ağırlıkları belirlenmesi gerektiği düzenlenmiĢtir.

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 18 Mal Alımları Ġhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin “Ekonomik açıdan en avantajlı teklifin belirlenmesi baĢlıklı 59 uncu maddesinde; ekonomik açıdan en avantajlı teklifin, sadece fiyat esasına göre veya fiyat ile birlikte fiyat dıĢındaki unsurlar da dikkate alınarak belirleneceği, aynı Yönetmeliğin “Fiyat dıĢı unsurlar ve bu unsurlara yönelik düzenleme” baĢlıklı 60 ıncı maddesinde; Ġhale konusu malın özelliği göz önünde bulundurularak iĢletme ve bakım maliyeti, maliyet etkinliği, verimlilik, kalite ve teknik değer gibi unsurların fiyat dıĢı unsur olarak belirlenebileceği, ekonomik açıdan en avantajlı teklifin, fiyat ile birlikte fiyat dıĢı unsurların da dikkate alınarak belirleneceği ihalelerde; fiyat dıĢı unsurların parasal değerleri veya nispi ağırlıkları ile hesaplama yöntemi ve bu unsurlara iliĢkin değerlendirmenin yapılabilmesi için sunulacak belge ve/veya numunenin idari Ģartnamede açıkça belirtileceği, hükme bağlanmıĢtır. Benzer düzenlemeler Kamu Ġhale Genel Tebliğinde de yer almaktadır. Anılan mevzuat düzenlemelerinden de anlaĢılacağı üzere, fiyat dıĢındaki unsurlar da dikkate alınarak ekonomik açıdan en avantajlı teklifin belirlendiği ihalelerde Ġdarece belirlenecek fiyat dıĢı unsur veya unsurların satın alınacak malın özelliğine uygun olarak belirlenecek iĢletme ve bakım maliyeti, maliyet etkinliği, verimlilik, kalite ve teknik değer v.b. gibi idarenin söz konusu malı tercih etmesi durumunda kendi faydasına ve yararına olacak unsurlar olması gerekmektedir. Ġdarenin fayda veya yarar sağlayamayacağı unsurların fiyat dıĢı unsur olarak belirlenmesinin bir anlamı bulunmadığı gibi böyle bir unsurun fiyat dıĢı unsur olarak belirlenmesi aynı zamanda anılan mevzuat hükümlerine de aykırıdır. Yapılan incelemede, akaryakıt alımlarında Ġstekliler tarafından gösterilecek Ġdareye en yakın akaryakıt istasyonunun Km. cinsinden mesafesinin teklif değerlendirmesinde fiyat dıĢı unsur olarak belirlendiği ve bu belirleme sonucunda Ġdareye daha yakın akaryakıt istasyonu olan ve ya gösteren isteklilerin daha avantajlı duruma geçtiği ve ekonomik açıdan en avantajlı teklifin bu surette belirlendiği görülmüĢtür. Bu Ģekilde bir belirleme, hizmet araçlarının akaryakıt alımlarında yüklenici tarafından gösterilen akaryakıt istasyonu kullanması durumunda idarenin faydasına olacak bir düzenlemedir; ancak, hizmet araçlarının akaryakıtlarını söz konusu istasyondan almaması durumunda yapılan düzenlemenin Ġdareye sağlayacağı bir yarar veya fayda bulunmamaktadır,

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 19 dolayısıyla Ġdareye fayda sağlamadığından yakınlık unsurunun fiyat dıĢı unsur olarak belirlenmesi de mümkün değildir. Ġdari ve Teknik ġartname uyarınca, Ġdare sözleĢme konusu akaryakıtı TaĢıt Tanıma Sistemi vasıtasıyla yüklenicinin bayisi olduğu ana dağıtıcı firmanın markası altında faaliyette bulunan tün bayilerden alabilmektedirler. Uygulamada da bu sistem vasıtasıyla akaryakıt alımının muhtelif bayilerden yapıldığı, fiyat dıĢı unsur olarak gösterilen yakın bayiden yapılan alımların çok az seviyede olduğu tespit edilmiĢtir. Dolayısıyla, fiyat dıĢı unsur olarak kullanılan ve yükleniciye fiyat avantajı sağlaması muhtemel düzenleme, idareye herhangi bir fayda veya yarar sağlamamaktadır. Bu itibarla, Ġdareye herhangi bir faydası bulunmayan bir unsurun fiyat dıĢı unsur olarak belirlenmesi açıklanan mevzuat hükmüne uygun olmadığından, Ġdarece akaryakıt alımlarının TaĢıt Tanıma Sistemi vasıtasıyla yapıldığı ve uygulamada akaryakıt alımlarının fiili olarak fiyat dıĢı unsur değerlendirmesine esas bayii dıĢında baĢka bayilerden de yapıldığı göz önüne alındığında söz konusu düzenlemeden vazgeçilmesi gerektiği ve akaryakıt alım uygulaması bu Ģekilde devam ettiği sürece akaryakıt istasyonunun Ġdareye olan mesafesinin fiyat dıĢı unsur olarak kullanılmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıĢtır. Kamu idaresi cevabında: Bakanlığın 2014 Yılı Akaryakıt Alımı Ġhalesinde idari Ģartnamenin “Fiyat dıĢı unsurlar” baĢlıklı 35.2 nci maddesinde, ekonomik açıdan en avantajlı teklifin belirlenmesini teminen, isteklilerin kendilerine ait akaryakıt istasyonu ile Bakanlık hizmet binası arası mesafeyi (km cinsinden) 0,0025 katsayısıyla çarparak dolduracağı “Uygun Bedel Tespit Formunu” sunmalarının zorunlu tutulduğu,
Anılan belgenin Ġdareye ait taĢıtların yakıt dolumu için daha uzun mesafelere gitmeleri sonucunda oluĢacak yakıt ve zaman kaybını önlemek amacıyla talep edildiğini, Ġdareye ait araçların TaĢıt Tanıma Sistemi‟nin getirdiği kolaylık neticesinde yüklenicinin bayisi olduğu ana dağıtıcı firmanın markası altında faaliyet gösteren tüm bayilerden akaryakıt alabildikleri, ancak, araçların bu imkandan görev vesilesiyle söz konusu bayilere yakın mesafede bulundukları zamanlarda yararlandıkları, fakat yukarıda bahse konu nedenlerle uzak mesafede bulunan bir ana bayiden alınmak zorunda kalınan akaryakıtın fazla yakıt tüketimine ve zaman kaybından dolayı hizmetin aksamasına neden olacağı, ayrıca Ġdarenin envanterinde bulunan

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 20 taĢıtların daha çabuk yıpranmasına da sebebiyet verebileceği dolayısıyla ana bayinin Bakanlığa yakın mesafede bulunması Ģartının arandığı, Bakanlığın 2015 Yılı Akaryakıt Alımı Ġhalesinde söz konusu madde geniĢletilerek, “ihaleye katılacak olan firmaların akaryakıt istasyonlarının en az birinin Bakanlık merkez binasına azami 10 (on) km uzaklıkta olması” Ģartı getirildiği, bu adımla, yakıt israfının ve zaman kaybının yanı sıra araçların yıpranmasının da önüne geçilmek suretiyle Ġdare‟ye yarar sağlanmaya çalıĢıldığı ifade edilmiĢtir. Sonuç olarak: Konu ile ilgili bulgu ve önerilerimizde genel olarak Bakanlık ile mutabık olunduğu değerlendirilmektedir. Bu itibarla, Ġdareye herhangi bir faydası bulunmayan bir unsurun fiyat dıĢı unsur olarak belirlenmesi açıklanan ilgili mevzuat hükmüne uygun olmadığından, Ġdarece akaryakıt alımlarının TaĢıt Tanıma Sistemi vasıtasıyla yapıldığı ve uygulamada akaryakıt alımlarının fiili olarak fiyat dıĢı unsur değerlendirmesine esas bayii dıĢında yoğunlukla baĢka bayilerden de yapıldığı göz önüne alındığında, söz konusu düzenlemeden vazgeçilmesi gerektiği ve akaryakıt alım uygulaması bu Ģekilde devam ettiği sürece akaryakıt istasyonunun Ġdareye olan mesafesinin fiyat dıĢı unsur olarak kullanılmasının uygun olmadığı düĢünülmektedir. BULGU 4: Bakanlık ArĢiv Otomasyon Projesi Ġçin Gerekli Olan Dijital Depolama Ünitesi, Depolama-Yedekleme Ünitesi ve Ofis Mobilyası ile BiliĢim Teknolojileri Dairesi Tarafından Alınan Polikarbonat Kimlik Yazıcısının, 4734 sayılı Kanunun 3/b Maddesine Göre Ġstisna Hükümleri Kapsamında Satın Alınması Bakanlık, Diplomatik ArĢiv Dairesi tarafından yürütülen ArĢiv Otomasyon Projesi kapsamında ihtiyaç duyulan dijital depolama ünitesi, depolama-yedekleme ünitesi ve ofis mobilyaları ile BiliĢim Teknolojileri Dairesi tarafından alınan polikarbonat kimlik yazıcısının, 4734 sayılı Kanunun 3/b maddesinde yer alan istisna hükümleri kapsamında satın alındığı tespit edilmiĢtir. 4734 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin (b) bendinde; Savunma, güvenlik veya istihbarat alanları ile iliĢkili olduğuna veya gizlilik içinde yürütülmesi gerektiğine ilgili bakanlık tarafından karar verilen veya mevzuatı uyarınca sözleĢmenin yürütülmesi sırasında özel güvenlik tedbirleri alınması gereken veya devlet

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 21 güvenliğine iliĢkin temel menfaatlerin korunmasını gerektiren hallerle ilgili olan mal ve hizmet alımları ile yapım iĢlerinin, ceza ve ihalelerden yasaklama hükümleri hariç, bu Kanuna tâbi olmadığı, Aynı Kanunun Geçici 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, Bu Kanunun 3 üncü maddesinin (b) bendine iliĢkin esas ve usullerin, ilgili kurumlar tarafından, ilgili kurum ve kuruluĢların görüĢleri alınmak suretiyle Kanunun yürürlüğe gireceği tarihe kadar hazırlanarak, Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulacağı, düzenlemeleri yer almaktadır. Söz konusu düzenlemeye göre, DıĢiĢleri Bakanlığı tarafından 4734 sayılı Kamu Ġhale Kanununun 3 üncü maddesinin (b) bendi kapsamında yapılacak ihalelere iliĢkin Esaslar, 05.03.2014 tarih ve 28904 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğü girmiĢtir. Anılan Esasların “Kapsam” baĢlıklı 2 nci maddesi ile 4734 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin (b) bendi hükmü aynı içeriktedir. Anılan hükümlere göre;

  • Güvenlik veya istihbarat alanları ile iliĢkili olduğuna,
  • Gizlilik içinde yürütülmesi gerektiğine, -Mevzuatı uyarınca sözleĢmenin yürütülmesi sırasında özel güvenlik tedbirleri alınması gerektiğine,
  • Devlet güvenliğine iliĢkin temel menfaatlerin korunması gerektiğine, karar verilen hallere iliĢkin mal ve hizmet alımı ile yapım iĢleri, söz konusu istisnalar kapsamında tedarik edilebilecektir. Anılan hüküm çerçevesinde, Esaslar kapsamında Bakanlık tarafından yapılan alımlar incelendiğinde; Bakanlık Diplomatik ArĢiv Dairesi tarafından yürütülen ArĢiv Otomasyon Projesine dahil olarak alımı yapılan ArĢiv Otomasyon Projesi Hizmet Alımı iĢinin kapsamında yazılım ve personel hizmeti alımı olduğu, bu itibarla, söz konusu iĢin güvenlik ve gizlilik unsurlarıyla iliĢkilendirilmek suretiyle Esaslar kapsamında ihale edilmesinin mümkün olduğu düĢünülmekle birlikte, yine aynı projeye dahil olarak alımı yapılan dijital depolama ünitesi, depolama-yedekleme ünitesi ve ofis mobilyaları alımları ile BiliĢim teknolojileri Dairesi tarafından alınan polikarbonat kimlik yazıcısı mal alımlarının güvenlik ve gizlilik

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 22 unsurları ileri sürülerek Esaslar kapsamında ihale edilmesinin gerekçeleri tam olarak anlaĢılamamıĢtır. Söz konusu ürünler, Bakanlığın projesine münhasır özel olarak üretilen malzemeler olmadığı gibi, anılan ürünler piyasada hazır halde satılan ve her zaman tedarik edilmesi mümkün olan sistem donanım malzemeleridir. Bu itibarla, anılan donanım malzemelerinin güvenlik ve gizlilik unsurlarıyla bağı kurulamamıĢtır. Diğer taraftan, güvenlik ve gizlilik gerekçesi ürüne iliĢkin değil de yükleniciye iliĢkin bir durum ise, satın alma iĢlemlerinde yüklenici açısından alınan güvenlik ve gizlilik önlemleri ile yüklenicinin güvenilirliğine iliĢkin belirlemeler yapılması gerekmekte iken, anılan belgelerde bahsedilen hususa yönelik herhangi bir açıklama veya tespitin de bulunmadığı anlaĢılmıĢtır. Bu nedenle, dijital depolama ünitesi, depolama-yedekleme ünitesi, ofis mobilyaları ve polikarbonat kimlik yazıcısı gibi piyasada hazır halde satılan malların güvenlik ve gizlilik unsurları ileri sürülmek suretiyle 4734 sayılı Kanunun 3/b maddesi uyarınca çıkarılan Esaslar kapsamında ihale edilerek tedarik edilmesinin mümkün olmadığı düĢünülmektedir. Kamu idaresi cevabında: Polikarbonat Kimlik Yazıcısından bahisle; Ġlgili ürünün yabancı misyon personeli kimlik kartlarının basılması amacıyla temin edildiği, söz konusu kimliklerin taklit edilemeyecek nitelikte olması gerektiği, kimlik bilgilerinin saklandığı ve kimliklerin basıldığı sistemin ise nüfuz edilemeyecek derecede güvenli olması gerektiği, aksi takdirde, siber saldırıların arttığı günümüzde kimlik bilgilerinin ele geçirilmesi veya söz konusu kimliklerin taklit edilmesiyle kötü amaçlar için kullanılması tehlikesi bulunduğu, belirtilen bu nedenlerden dolayı, projenin 4734 sayılı kanunun 3/b maddesi hükümlerine göre ihale edilerek hayata geçirilmesinin gerektiği ifade edilmiĢtir. Dijital Depolama Ünitesi, Depolama-Yedekleme Ünitesi ve Ofis Mobilyalarından bahisle; Ġdarenin 2014 Yılı Yatırım Programında yer alan “DıĢiĢleri Bakanlığı ArĢivinin Düzenlenmesi ve SayısallaĢtırılması” iĢini kapsayan projenin, devletimizin dıĢ politikası ve diplomatik iliĢkilerine iliĢkin ve büyük çoğunluğu kapalı haberleĢme sistemlerinde üretilen gizlilik derecesini havi belgelerin elektronik ortama aktarılarak hızlı ve güvenli eriĢim

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 23 sağlanmasını hedeflediği, devlet güvenliğimiz, millî menfaatlerimiz ve diğer ülkelerle ikili iliĢkilerimizle doğrudan ilgili Ģifreli ve kapalı haberleĢmeye konu yazıĢmalar ile bilgi ve belgeleri ihtiva eden arĢiv evrakının büyük bölümünün henüz tasnif ve gizlilik kaldırma iĢlemlerinin tamamlanmadığı, bu nedenle, proje kapsamındaki biliĢim iĢlemleri dahil tüm iĢ süreçleri ile kullanılan donanım, yazılım ve büro malzemelerinin, iĢlemlerin yapılacağı kapalı ağ ortamı teknik ve güvenlik kıstaslarına uygun olmasının, her aĢamada iĢ akıĢının gizlilik içinde ve gerekli güvenlik tedbirleri alınarak yürütülmesinin gerekli olduğu belirtilmiĢ,
Bilgi-belge, haberleĢme ve biliĢim güvenliği bakımından devletimizi ağır siyasî, diplomatik, stratejik, ekonomik, malî, askerî, istihbarî ve güvenlik riskleri ile karĢı karĢıya bırakabilecek iĢ ve iĢlemleri içermesi nedeniyle, projenin ihale süreç ve iĢlemlerinde bu hassasiyetler ve risk unsurlarının dikkate alındığı, gerektiğinde en küçük ayrıntıların dahi içerebileceği risk unsurlarının titizlikle incelendiği, bu kapsamda söz konusu ürünlerin ihaleyle temini sürecinde, maliyetin yanısıra, güvenilirliği tescillenmemiĢ firmalardan tedarik etme durumunda, günümüzde biliĢim teknolojileri vasıtasıyla ürünler üzerinde yapılabilecek bazı müdahalelerle, gizli içerikli bilgi ve belgelerin dıĢarı sızması gibi, devlet bilgi-belge güvenliği bakımından son derece sakıncalı ve ciddî güvenlik açığına sebebiyet verebilecek risklerin değerlendirildiği, ayrıca açık ihale yapılması durumunda, ihtiyaç duyulan kapasiteleri o an için sağlayabilecek ancak uzun vadede barındırılan verinin bozulması, bilgi ve verilerin değiĢtirilmesi, sızması ya da kaybolması gibi projede yapılan tüm çalıĢmayı tehlikeye atabilecek ve dayanıklılığından Ģüphe duyulan ürünleri pazarlayan tedarikçi firmaların ihaleye katılma riski dikkate alınarak, anılan ihalelerin 4734 sayılı Kamu Ġhale Kanununun 3'üncü Maddesinin (b) bendi kapsamında yapılmasına karar verildiği ifade edilmiĢtir. Sonuç olarak: Konuya iliĢkin Kamu Ġdaresi cevabının ilgili bulgu ve öneriyi karĢılamadığı değerlendirilmektedir. Zira bulgu metni tekrar incelendiğinde, söz konusu ürünlerin, Bakanlığın projesine münhasır özel olarak üretilen malzemeler olmadığı gibi, anılan ürünler piyasada hazır halde satılan ve her zaman tedarik edilmesi mümkün olan sistem donanım malzemeleri olduğu, bu itibarla, anılan donanım malzemelerinin güvenlik ve gizlilik unsurlarıyla bağının kurulamadığı, diğer taraftan, güvenlik ve gizlilik gerekçesi ürüne iliĢkin değil de yükleniciye iliĢkin bir durum ise, satın alma iĢlemlerinde yüklenici açısından alınan güvenlik ve gizlilik önlemleri ile yüklenicinin güvenilirliğine iliĢkin belirlemeler yapılması gerekmekte iken,

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 24 anılan belgelerde bahsedilen hususa yönelik herhangi bir açıklama veya tespitin de bulunmadığı ifade edilmiĢtir. Kamu Ġdaresi cevabı incelendiğinde, her iki konuya iliĢkin (Polikarbonat Kimlik Yazıcısı alımı, ArĢivin Düzenlenmesi ve SayısallaĢtırılması Projesi kapsamında temin edilen donanım ve ofis mobilyası alımı) olarak öne sürülen güvenlik ve gizlilik unsurlarının ihale ile elde edilen ürün veya ürünün tedarikçisine yönelik olmadığı görülmektedir. Söz konusu ürünlerin kullanıldığı iĢlerin, birimlerin veya kullandıkları veri tabanının güvenlik ve gizlilik unsurları içermesinin ilgili ürünlerinde bu kapsamda değerlendirilmesini gerektirmemektedir. Gizli bilgileri ihtiva eden ve özel güvenlik tedbirleri ile ulaĢtırılması gerekli bir belgeyi imza eden kalemi ve kaleme iliĢkin evsafı, belge evsafı ile iltibas etmek ne kadar makul ise; söz konusu ürünlere iliĢkin öne sürülen güvenlik ve gizlilik unsurları da o derece makuldür. Ayrıca, Kamu Ġdaresi cevabında söz konusu iĢlere iliĢkin ortaya konan bir takım risklerin, tercih edilen ihale usulü ile nasıl ortadan kaldırıldığı da anlaĢılamamıĢtır. Zira, yabancı misyon personelinin kimlik kartlarının basımı konusunda zikredilen siber saldırı riskini, piyasada mamul ürün Ģeklinde satılan polikarbonat yazıcısının nasıl önlediği anlaĢılamamıĢtır. Ġlgili ürünün ihale teknik ve idare Ģartnamesinde konuya iliĢkin bir belirleme yoktur. Yine, ArĢivin Düzenlenmesi ve SayısallaĢtırılması iĢinde tedarikçi firmaya atfen yapılan “güvenirliliği bilinen/ güvenilirliği tescillenmiĢ” gibi tespit ve değerlendirmelerin nasıl ve neye göre yapıldığı da anlaĢılamamıĢtır. Ġlgili ürünlerin ihale Ģartnamelerinde de konuya iliĢkin bir usul ve bilgi bulunmamaktadır. Bununla beraber, ArĢivin Düzenlenmesi ve SayısallaĢtırılması iĢi kapsamında temin edilen ofis mobilyalarına iliĢkin olarak kamu idaresi cevabında bir açıklamanın olmaması da dikkat çekicidir. Sonuç olarak; dijital depolama ünitesi, depolama-yedekleme ünitesi, ofis mobilyaları ve polikarbonat kimlik yazıcısı gibi piyasada hazır halde satılan malların güvenlik ve gizlilik unsurları ileri sürülmek suretiyle 4734 sayılı Kanunun 3/b maddesi uyarınca çıkarılan Esaslar kapsamında ihale edilerek tedarik edilmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 25 BULGU 5: Ġdare Bünyesinde YurtdıĢı Tayine Tabi Olmayan Personelin Düzenli Dönemler ve Süreler Halinde YurtdıĢına Geçici Görevlendirilmesi Ġdarenin, merkez teĢkilatında çalıĢan ve yurtdıĢı tayine tabi olmayan personelini düzenli ve dönemler halinde yurtdıĢı temsilciliklerde ortaya çıkan ihtiyaçlardan bağımsız olarak yurtdıĢına geçici görevlendirdiği tespit edilmiĢtir.
Ġdarenin 2014 yılı yolluk harcamalarının incelenmesinde, yolluk harcamalarının idare bütçesinde ciddi bir ağırlığının olduğu (mal ve hizmet alımlarının %22‟si) ve bunun içinde ise yurtdıĢı geçici görev yolluklarının yoğun olduğu (%62) görülmüĢtür. YurtdıĢı geçici görev yolluklarının incelenmesinde ise bir husus dikkat çekmiĢtir. Bakanlığın merkez teĢkilatında çalıĢan ve bakanlık terminolojisinde merkez memuru Ģeklinde ifade edilen ve fakat memur, daktilograf, Ģoför, mütercim, hizmetli, iĢçi, teknisyen, bilgisayar iĢletmeni vs. gibi kadrolarda çalıĢan personele iliĢkin yoğun bir yurtdıĢı geçici görevlendirmenin olduğu görülmüĢtür. 2014 yılında 500‟ü aĢkın merkez memurunun (yukarıda saydığımız kadrolar da çalıĢanlar gibi) yaklaĢık 20 ila 40 gün arasında (ortalama 27 gün) yurtdıĢında geçici görevlendirildikleri tespit edilmiĢtir. Bunun üzerine 2013 ve 2012 yıllarında da bu konu incelenmiĢ ve idarenin bu görevlendirmeleri düzenli bir uygulama haline getirdiği anlaĢılmıĢtır. Geçici görevlendirmelerde, görevlendirilme ihtiyacı duyulan birimlerde yerine getirilmesi gerekli bir hizmetin veya yapılması zaruri bir iĢin veya ivedilik arz eden bir durumun var olması; bu iĢ, durum veya hizmetin yerel imkanlar ile sürdürülmesinin mümkün olmaması; görevlendirme konusu ile görevlendirilen personel arasında eğitim, tecrübe, kadro vs gibi konularda uyum olması; görevlendirme süresinin yapılacak görev ile uyumlu ve sınırlı olması bu görevlendirmelerin doğal gereğidir. Bu nokta itibariyle görevlendirilen misyonlarda, görevlendirme tarihindeki iĢ yoğunluğu (konsolosluk iĢlemleri, ağırlama, izin durumu, toplantı vs. üzerinden) ve görevlendirilen personelin eğitim ve tecrübesi beraber değerlendirildiğinde, yapılan görevlendirmelerin misyonlarda ortaya çıkan mevcut bir ihtiyaçtan ziyade, merkez memurların düzenli aralıklar ve süreler ile yurtdıĢına çıkarılma amacına dönük olduğu anlaĢılmaktadır. Yalnız 2013 ve 2014 yıllarında bu görevlendirmeler için bütçeden yapılan harcama tutarı sırası ile 5,2 milyon TL‟yi ve 4,3 milyon TL‟yi aĢmıĢtır.
Böylesi bir uygulama; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun, Kamu Maliyesinin Temel Ġlkeleri baĢlık 5 inci maddesinin g bendinde;

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 26 “Kamu idarelerinin mal ve hizmet üretimi ile ihtiyaçlarının karşılanmasında, ekonomik veya sosyal verimlilik ilkelerine uygun olarak maliyet-fayda veya maliyet-etkinlik ile gerekli görülen diğer ekonomik ve sosyal analizlerin yapılması esastır.” hükmü ve aynı kanunun Üst Yönetici baĢlıklı 11 inci maddesinde; “Üst Yöneticiler ...sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden... sorumludur.” hükmü ve yine konuya iliĢkin 17/01/2007 tarih ve 2007/3 sayılı Tasarruf Tedbirleri konulu BaĢbakanlık Genelgesinin; “… yurtdışı geçici görevlendirmelerin zorunlu hallerde yapılacağı, görev süresi ve görevli sayısının en az seviyede tutulacağı …” açıklaması ile çeliĢmektedir. Bu itibarla yurtdıĢı geçici görevlendirmelerin zorunlu bir ihtiyaç üzerine ve uygun eğitim ve tecrübede personel ile yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Kamu idaresi cevabında: Son dönemde faaliyete geçen ve kısa süre içerisinde faaliyete geçecek olan 19 yeni dıĢ temsilcilik ile mevcut dıĢ temsilciliklerin toplam 266 ilave sözleĢmeli personel ihtiyacı bulunduğu, ancak, söz konusu ihtiyaç için Maliye Bakanlığının iki yıldır yeni açılan temsilcilikler dahil hiçbir yeni sözleĢmeli personel pozisyonu talebine olumlu yanıt vermediği, Dolayısıyla, yeni açılan ve henüz Maliye Bakanlığınca sözleĢmeli personel posizyonu ihdas edilmeyen dıĢ temsilciliklerin ihtiyaç duyduğu hizmetlerin büyük bölümü merkezden düzenli aralıklarla yapılan geçici görevlendirmelerle sağlanabildiği, keza, Avrupa, Afrika, Asya ve Amerika‟da bulunan ve personel sayısı artan iĢ yükü karĢısında yetersiz kalan dıĢ temsilciliklerin personel ihtiyacının da merkezden yapılan geçici görevlendirmelerle karĢılanabildiği,
Diğer yandan, özellikle vatandaĢların yoğun olarak bulunduğu ülkelerde faaliyet gösteren dıĢ temsilciliklerdeki konsolosluk iĢlemlerinin yoğun olması nedeniyle 2014 yılı Temmuz ayında yapılan CumhurbaĢkanlığı ve 2015 yılı Haziran ayında yapılacak genel seçimler vesilesiyle ilave geçici görevlendirmelerin yapılması gerektiği,

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 27 Bu çerçevede, dıĢ temsilciliklerin ihtiyacı çerçevesinde hizmetin gereği olarak yurtdıĢında geçici olarak görevlendirilen merkez memuru sayısının 2013 yılında toplam 502 iken 2014 yılında 533 olduğu, 2015 yılının ilk altı ayında bu sayının 362 olarak gerçekleĢtiği, 2015 yılı yılsonuna kadar ise bir önceki yıllara kıyasla %20 civarında artıĢ olabileceğinin öngörüldüğü ifade edilmiĢtir. Sonuç olarak: Konuya iliĢkin Kamu Ġdaresi cevabının ilgili bulgu ve öneriyi karĢılamadığı değerlendirilmektedir. Zira Kamu Ġdaresi cevabında zikredilen argümanların konuyu açıklamadığı değerlendirilmektedir. Kamu idaresi cevabında; “yeni açılan ve henüz Maliye Bakanlığınca sözleĢmeli personel posizyonu ihdas edilmeyen dıĢ temsilciliklerin ihtiyaç duyduğu hizmetlerin büyük bölümü merkezden düzenli aralıklarla yapılan geçici görevlendirmelerle sağlanabilmektedir” demektedir. Fakat bulgu kapsamında bahsedilen 533 merkez memuru görevlendirmesinin hiç biri 2013 ve 2014 yılında yeni faaliyete geçen ( toplam 16) misyonlara değildir. Ayrıca, diğer misyonlardaki konsolosluk iĢlem hacmi ile görevlendirilmeler arasında anlamlı bir iliĢki kurulamamıĢtır. Bununla beraber, 53 Ģoför ve 57 hizmetlinin hangi konsolosluk hizmetlerini yerine getirdiği/getirebildiği tartıĢmalıdır. Ayrıca, bu görevlendirmelere iliĢkin harcırah beyannameleri incelendiğinde (500 merkez memuru beyannameleri), görev yerlerinin farklı, görevlendirilenlerin memuriyet dereceleri farklı ve söz konusu ihtiyaç duyulan hizmetler farklı olmasına rağmen, beyannamelerdeki uçak biletleri hariç tutulduğunda, kiĢilere ödenen tutarın yaklaĢık aynı olması dikkat çekmiĢtir. Bu husus yapılan görevlendirmelerin iĢ, görev veya hizmet odaklı olmaktan ziyade zaman içerisinde iĢlevsellikten uzaklaĢarak çalıĢan lehine ekonomik fayda sağlamaya yönelik bir yapıya dönüĢtüğü iddiasını desteklemektedir. Bu itibarla, yapılan yurtdıĢı geçici görevlendirmelerin bir kısmında personel lehine ekonomik fayda temelli uygulamanın yerine idarenin devamlılığı ilkesinden hareketle zorunlu iĢ ve hizmet esaslı anlayıĢın benimsenerek geçici görev süresi ve sayısının uygun eğitim ve tecrübedeki personel ile makul düzeyde tutulmasının daha doğru olacağı değerlendirilmektedir.

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 28 BULGU 6: Yabancı Para Cinsinden Tahsil Edilecek Değerli Kâğıt Bedellerinin Hesaplanmasına Dair Yasal BoĢluk Bulunması Konsolosluklar tarafından tahsil edilecek Değerli Kâğıt bedellerinin mahalli para cinsinden hesaplanmasına esas emsal katsayılar ve uygulanacak döviz kurunun belirlenmediği ve uygulamaya yön verecek Ģekilde baĢka yasal bir düzenlemeye de atıfta bulunulmadığı görülmüĢtür. 210 sayılı Değerli Kâğıtlar Kanunun 1 inci Maddesi ile bu Kanunun kapsamına giren veya diğer kanunlarla kapsama alınacak olan değerli kâğıtların basımı, dağıtımı ve bedellerinin tahsili ile ilgili usul ve esasları ve bu kâğıtların bedellerini tespite Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıĢtır. 2014 yılı içinde uygulanacak olan değerli kâğıt bedelleri 30.12.2013 tarih ve 2013/1 sayılı Genel Tebliğ ile Maliye Bakanlığınca belirlenmiĢ ancak yabancı para ile tahsil edilecek değer kâğıt bedellerinin hesaplanmasına esas emsal katsayılar ve uygulanacak döviz kuru belirlenmemiĢ ve uygulamaya yön verecek Ģekilde baĢka yasal bir düzenlemeye de atıfta bulunulmamıĢtır. Ayrıca, yabancı para ile tahsil edilecek değerli kâğıt bedellerinin hesaplanmasında ortaya çıkacak ve tahsilat sırasında dikkate alınmayacak küsuratlara iliĢkin de herhangi bir düzenleme yapılmamıĢtır. Yabancı para ile tahsil edilecek değerli kâğıt bedellerinin hesaplanmasına esas döviz kuru belirlenmediğinden, hesaplamaların günlük döviz kuru alınarak yapılması gibi bir durum ortaya çıkmaktadır. Günlük döviz kuru alınmasının konsolosluk iĢlemlerinin yapılmasını zorlaĢtıracağı hususu açıktır. Uygulamada, mevzuatta herhangi bir hüküm olmamasına rağmen harçlar için belirlenmiĢ olan döviz kuru değerli kâğıtlar için de uygulanmakta ve emsal katsayı 1 olarak alınmaktadır. Yabancı para ile tahsil edilecek değerli kâğıt bedellerinin harç tarifeleri için öngörülmüĢ olan döviz kuru alınarak hesaplanması sonucu ortaya çıkacak küsuratlar da harç tarifelerinde olduğu gibi tama tamamlanmaktadır. Değerli kâğıt bedellerinin küsuratlı kısımlarının tama tamamlama yetki ve sorumluluğu, Büyükelçilik Konsolosluk ġubeleri, BaĢkonsolosluklar ve Fahri Konsoloslukların uhdesinde bırakılmaktadır. Anayasanın 73 üncü maddesi "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir, kaldırılır." düzenlemesini içermekte olup öğreti ve uygulamada

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 29 verginin yasallığı ilkesi olarak adlandırılan bu ilke vergi, resim, harç ve benzeri kamusal erke dayalı bütün yükümlülüklerin yasayla düzenlenmesi zorunluluğunu öngörmektedir. Bu anlamda, tarife bedellerinin herhangi bir yasal dayanak olmadan sabit bir döviz kuruna tabi tutulması ve hesaplamalar sonucu ortaya çıkan küsuratların yukarı doğru tama iblağ edilmesi “verginin yasallığı” ilkesine aykırılık teĢkil etmektedir. Bu husus 2013 yılı denetim raporunda konu edilmiĢ ve konu Bakanlık tarafından Maliye Bakanlığına iletilmiĢ ancak bu konuda bir ilerleme sağlanamamıĢ ve hatalı uygulama 2014 yılında da devam etmiĢtir. Kamu idaresi cevabında: Yabancı para cinsinden yapılacak değerli kağıt bedellerinin hesaplanması iĢlemlerine dair yasal boĢluğun giderilmesi hususunun Merkez Saymanlık Müdürlüğünce 07.06.2013 tarih ve 116 sayılı yazı ile Maliye Bakanlığına bildirildiği, 2013 yılı Denetim Raporuna istinaden konunun yeniden 07.05.2014 tarih ve 88 sayılı yazı ile Maliye Bakanlığına iletildiği ve konuya iliĢkin düzenleme yapılmasının beklendiği ifade edilmiĢtir. Sonuç olarak: Konu ile ilgili bulgu ve önerilerimizde Bakanlık ile mutabık olunduğu değerlendirilmektedir. Bu husus 2013 yılı denetim raporunda da konu edilmiĢ, ancak bir ilerleme sağlanamamıĢ ve hatalı uygulama 2014 yılında da devam etmiĢtir. BULGU 7: Konsolosluk ĠĢlemlerinde Uygulanacak Harç Tarife Bedellerinin Küsuratlarının Tama Ġblağ Edilmesi Konsolosluklar tarafından tahsil edilecek harç tarife bedellerinin mahalli para cinsinden belirlenmesinde; küsuratlı kısımların, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve diğer yasal düzenlemeler ile herhangi bir yetki verilmediği halde “verginin yasallığı” ilkesine aykırı olarak yukarıya doğru tama iblağ edilerek belirlendiği ve uygulandığı tespit edilmiĢtir. Bakanlık Merkez Saymanlık Müdürlüğünün 31.12.2014 tarih ve 2013.85660613.4114799 sayılı yazısı ile Büyükelçilik Konsolosluk ġubeleri, BaĢkonsolosluklar ve Fahri Konsolosluklardan, yapacakları iĢlemlerde döviz cinsinden alınacak harç tarife bedellerini mahalli para cinsinden hesaplanmasına esas döviz kuru ve emsal katsayılarını dikkate alarak belirlemeleri istenmiĢtir. Belirlenen harç tarifeleri,

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 30 Büyükelçilik Konsolosluk ġubeleri, BaĢkonsolosluklar ve Fahri Konsolosluklar tarafından Merkez Saymanlık Müdürlüğüne bildirilmiĢ ve söz konusu tarife bedelleri 01.01.2014 tarihinden itibaren uygulanmaya baĢlanmıĢtır. Harç tarife bedellerinin mahalli para cinsinden hesaplanması sırasında ortaya çıkan küsuratlı kısmı(ondalık kesirlerinin), ufak veya madeni para azlığı veya yokluğu, iĢlemlerin hızlandırılması ve benzeri nedenlerle Büyükelçilik Konsolosluk ġubeleri, BaĢkonsolosluklar ve Fahri Konsolosluklar tarafından yukarıya doğru tama iblağ edilerek belirlenmiĢ ve uygulamaya konulmuĢtur. 492 sayılı Harçlar Kanunun 79 uncu maddesi ile yabancı para ile tahsil edilecek harçların hesabının ne Ģekilde yapılacağı belirlenmiĢtir. Buna göre konsolosluk harçları ile Türkiye Cumhuriyeti Muvazzaf ve Fahri Konsolosluklarının yaptıkları her türlü iĢlemlere ait harçlar Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek döviz kurlarına göre ve bu iĢlemlerle ilgili tarifelere ayrı ayrı veya birlikte emsal uygulanmak suretiyle hesap edilerek tahsil edilecektir. Yabancı para ile tahsil edilecek harç tarife bedellerinin hesaplanmasında ortaya çıkacak ve tahsilât sırasında dikkate alınmayacak küsuratlara iliĢkin herhangi bir düzenleme yapılmamıĢtır. Emsal katsayı ve döviz kuru uygulanması sonucunda ortaya çıkacak tarife bedellerinin küsuratlarının konsolosluk iĢlemlerinin yapılmasını zorlaĢtıracağı hususu açıktır. Ancak, söz konusu küsuratları tama iblağ etme (aĢağıya ya da yukarıya doğru) uygulamasının da yasal bir zemine oturtulması gerekmektedir. Fiili durumda olduğu gibi tama iblağ etme yetki ve sorumluluğunun, Büyükelçilik Konsolosluk ġubeleri, BaĢkonsolosluklar ve Fahri Konsoloslukların uhdesinde bırakılmıĢ olması doğru bir uygulama değildir. Anayasanın 73 üncü maddesi, "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir, kaldırılır" Ģeklindeki verginin yasallığı ilkesi gereğince vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülüklerin yasayla düzenlenmesi zorunluluğunu öngörmektedir. Tarife bedellerinin herhangi bir yasal dayanak olmadan ve değiĢiklik anlamına gelebilecek Ģekilde yukarı doğru tama iblağ edilmesi verginin yasallığı ilkesine aykırılık teĢkil etmektedir. Bu husus 2013 yılı denetim raporunda konu edilmiĢ ve konu Bakanlık tarafından Maliye Bakanlığına iletilmiĢ ancak bu konuda bir ilerleme sağlanamamıĢ ve hatalı uygulama 2014 yılında da devam etmiĢtir.

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 31 Kamu idaresi cevabında: Konsolosluk iĢlemlerinde uygulanan harç tarife bedellerinin tama iblağ edilmesi ile ilgili olarak uygulamanın yasal zemine kavuĢturulması hususunun Merkez Saymanlık Müdürlüğünce 03.03.2013 tarih ve 86437/24 sayılı yazımı ile Maliye Bakanlığına bildirildiği, 2013 yılı Denetim Raporuna istinaden konunun yeniden 07.05.2014 tarih ve 89 sayılı yazı ile Maliye Bakanlığına iletildiği ve düzenleme yapılmasının beklendiği ifade edilmiĢtir. Sonuç olarak: Konu ile ilgili bulgu ve önerilerimizde Bakanlık ile mutabık olunduğu değerlendirilmektedir. Bu husus, 2013 yılı denetim raporunda konu edilmiĢ, ancak bir ilerleme sağlanamamıĢ ve hatalı uygulama 2014 yılında da devam etmiĢtir. BULGU 8: Süreklilik Arz Eden Hizmet Alımlarının Kontrol ĠĢleri ile Muayene Kabul ĠĢlemlerinin Hizmet ĠĢleri Genel ġartnamesi ve Hizmet Alımları Muayene ve Kabul Yönetmeliği Hükümlerine Uygun Olarak Yürütülmemesi Yapılan incelemede, temizlik, güvenlik, yemek ve bahçe bakımı gibi aynı hizmetin belli dönemlerle tekrarlanması suretiyle ifa edilen sürekli nitelikli hizmet alımı iĢlerinde, kontrol teĢkilatının kurulmadığı, sözleĢme kapsamında yapılması gereken kontrol hizmetinin, iĢe iliĢkin görevlendirme yapılmadan idare görevlilerince yerine getirildiği, söz konusu görevlilerin iĢin yürütülmesine nezaret etmesine rağmen, kontrol heyeti yetki ve sorumluluğunda hareket etmediği, gerekli belge ve kayıtları usulüne uygun olarak tutmadığı, iĢin kabulünün parça parça her ay idare görevlilerince Kabul Tutanağı düzenlenmek suretiyle yapıldığı, iĢin sonunda muayene ve kabul komisyonu kurulmadığı ve muayene ve kabul iĢlemlerinin gerçekleĢtirilmediği tespit edilmiĢtir. Konuya iliĢkin olarak, Hizmet ĠĢleri Genel ġartnamesinin 4 üncü maddesinde; “Kontrol Teşkilatı (Kontrollük); İdare tarafından, işlerin denetimi için idare içinden görevlendirilmiş bir kişi veya bir komisyonu ve/veya idare dışından bu işleri yapmak üzere görevlendirilen gerçek veya tüzel kişi veya kişileri ifade eder” Ģeklinde tanımlanmıĢtır. Yine, aynı ġartnamesinin 26 ncı maddesinde kontrol teĢkilatı ve yetkileri belirlenmiĢtir. Söz konusu hükümde, hizmet alımlarında sözleĢmeye bağlanan her türlü iĢin, idare tarafından görevlendirilen kontrol teĢkilatının denetimi altında, yüklenici tarafından yönetilip gerçekleĢtirileceği, yüklenicinin, bütün iĢleri kontrol teĢkilatının sözleĢme ve

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 32 eklerindeki hükümlere aykırı olmamak Ģartı ile vereceği talimata göre yapmak zorunda olduğu belirtilmiĢtir. Ayrıca aynı hükümde, kontrol teĢkilatının yetkileri, iĢlerin yürütülmesiyle ilgili olarak her türlü denetim, malzeme, iĢlerin ve sözleĢmesinde onaya sunulması gerektiği belirtilen yüklenici personelinin onay veya reddi, ödeme miktarlarının tespiti, iĢlerin düzeltilmesi ve sözleĢmenin gereklerinin yerine getirilmesi konusunda talimat vermeye ve uygulamaya yetkili olduğu, fesih, tasfiye, süre uzatımı, iĢ artıĢı, iĢ eksiliĢi, kabul, yüklenici nam ve hesabına iĢ yaptırma ve alt yüklenicileri onaylama hususlarında ise idareye görüĢ bildireceği Ģeklinde düzenlenmiĢtir. Mezkur hükümlerden de anlaĢılacağı üzere, hizmet sözleĢmelerinin yürütülmesinin denetimi için idare tarafından bir kontrol teĢkilatı kurulması ve ilgili sözleĢmenin kontrol ve denetim iĢlerinin idare adına kurulan kontrol teĢkilatınca sözleĢme ve Genel ġartname hükümlerine göre yürütülmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, 4735 sayılı Kamu Ġhale SözleĢmeleri Kanunun “Denetim, muayene ve kabul iĢlemler” baĢlıklı 11 nci maddesinde; “Teslim edilen mal, hizmet, yapım veya yapılan işin muayene ve kabul işlemlerinin, idarelerce kurulacak en az üç kişilik muayene ve kabul komisyonları tarafından yapılacağı” hükme bağlanmıĢtır. Bu hükmün gereği olarak, 4734 sayılı Kamu Ġhale Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve kuruluĢlarının, bu Kanun hükümlerine göre yaptıkları ihaleler sonucunda idareye teslim edilen hizmet iĢlerinin muayene ve kabul iĢlemleri için 4735 sayılı Kamu Ġhale SözleĢmeleri Kanununun 11 inci maddesi uyarınca kuracakları muayene ve kabul komisyonlarının kuruluĢ ve çalıĢma esasları ile muayene ve kabul iĢlemlerinde uygulanacak esas ve usuller Hizmet ĠĢleri Muayene ve Kabul Yönetmeliğinde ayrıntılı olarak düzenlenmiĢtir. Yine, Hizmet ĠĢleri Genel ġartnamesinin “Hizmetin kabulü” baĢlıklı 44 üncü maddesinde, hizmet iĢlerinin kabulünün ne Ģekilde yapılacağı, kontrol teĢkilatı ile muayene ve kabul heyetinin hizmetin kabulüne iliĢkin görev ve sorumlulukları düzenlenmiĢtir. Anılan hükümler uyarınca, idareye teslimi yapılan hizmetin muayene ve kabul iĢlemlerinin, kontrol teĢkilatı tarafından yapılan aylık teslim alma veya kabul tutanaklarıyla değil, hizmet tesliminin sonunda idarece kurulacak Muayene ve Kabul Komisyonunca yukarıda belirtilen hükümlere uygun olarak yapılması gerekmektedir. Söz konusu hükümlere

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 33 uyulmadan ve Muayene ve Kabul Komisyonu kurulmadan yapılan muayene ve kabul iĢ ve iĢlemlerinin geçerli olması mümkün görülmemektedir. Açıklandığı üzere, 4734 sayılı Kamu Ġhale Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve kuruluĢlarının, bu Kanun hükümlerine göre yaptıkları ihaleler sonucunda sözleĢmeye bağlanan iĢlerin denetiminin idare tarafından kurulacak Kontrol TeĢkilatınca ve yine sözleĢme ve Genel ġartname hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi; söz konusu sözleĢmeler kapsamında yapılan hizmet teslimlerinin muayene ve kabul iĢlemlerinin ise, yine idarece oluĢturulacak Muayene ve Kabul Komisyonları vasıtasıyla anılan Kanun, Yönetmelik ve Genel ġartname hükümlerinde belirtilen esaslara göre gerçekleĢtirilmesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında: Süreklilik arz eden hizmet alımlarının Kontrol ĠĢleri ile Muayene Kabul ĠĢlemlerinde Hizmet ĠĢleri Genel ġartnamesi ile Hizmet Alımları Muayene ve Kabul Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde, kontrol teĢkilatı ile muayene ve kabul komisyonlarının oluĢturulması amacıyla bir çalıĢma baĢlatıldığı, söz konusu çalıĢma çerçevesinde Kontrol TeĢkilatında yer alacak üyeler ile Muayene ve Kabul Komisyonunda yer alacak üyelerin ayrı ayrı belirlendiği, söz konusu belirleme yapılırken etkin denetimin sağlanması amacıyla bir grupta yer alan personelin diğer grupta yer almamasına önem verildiği, söz konusu çalıĢma ile Kontrol TeĢkilatında ve Muayene Kabul Komisyonunda yer alacak üyelerin, her bir hizmet alımı için ayrı ayrı görevlendirdiği belirtmiĢtir. Sonuç olarak: Konu ile ilgili bulgu ve önerilerimizde Bakanlık ile mutabık olunduğu değerlendirilmektedir. Bu itibarla, Ġdarenin 4734 sayılı Kamu Ġhale Kanunu hükümlerine göre yaptıkları ihaleler sonucunda sözleĢmeye bağlanan iĢlerin denetiminin Ġdare tarafından kurulacak Kontrol TeĢkilatınca ve yine sözleĢme ve Genel ġartname hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi; söz konusu sözleĢmeler kapsamında yapılan hizmet teslimlerinin muayene ve kabul iĢlemlerinin ise, yine idarece oluĢturulacak Muayene ve Kabul Komisyonları vasıtasıyla anılan Kanun, Yönetmelik ve Genel ġartname hükümlerinde belirtilen esaslara göre gerçekleĢtirilmesi gerekmektedir.

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 34 T.C. SAYIġTAY BAġKANLIĞI 06520 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 48 00 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr http://www.sayistay.gov.tr

DIġĠġLERĠ BAKANLIĞI ANKARA DEVLET KONUKEVLERĠ DÖNER SERMAYE ĠġLETMESĠ 2014 YILI DÜZENLĠLĠK DENETĠM RAPORU

ĠÇĠNDEKĠLER

  1. KAMU ĠDARESĠNĠN MALĠ YAPISI VE MALĠ TABLOLARI HAKKINDA BĠLGĠ ....................... 37
  2. DENETLENEN KAMU ĠDARESĠ YÖNETĠMĠNĠN SORUMLULUĞU ............................................. 39
  3. SAYIġTAYIN SORUMLULUĞU............................................................................................................. 40
  4. DENETĠMĠN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMĠ VE KAPSAMI ........................................................ 40
  5. DENETĠM GÖRÜġÜ ................................................................................................................................. 41
  6. DENETĠM GÖRÜġÜNÜ ETKĠLEMEYEN TESPĠT VE DEĞERLENDĠRMELER ......................... 42
  7. EKLER ........................................................................................................................................................ 47

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı Ankara Devlet Konukevleri Döner Sermaye ĠĢletmesi 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 37

  1. KAMU ĠDARESĠNĠN MALĠ YAPISI VE MALĠ TABLOLARI HAKKINDA BĠLGĠ Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye ĠĢletmesi, iĢ ve iĢlemleri ile bütçesinin hazırlanması, uygulanması, sonuçlandırılması, muhasebesi, kontrol ve denetimi ile muhasebe yetkililerinin niteliklerine iliĢkin usul ve esaslar bakımından Döner Sermayeli ĠĢletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği hükümlerine tabidir. Söz konusu Yönetmelik hükümleri gereğince bu iĢletmede Tekdüzen Hesap Planı ve Muhasebe Sistemi uygulanmaktadır. ĠĢletmenin muhasebe hizmetleri, Döner Sermayeli ĠĢletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 16 ncı maddesi ile Devlet Konukevleri Döner Sermaye Yönetmeliğinin 10 uncu maddesi gereğince Maliye Bakanlığınca atanan muhasebe yetkilisi tarafından yürütülmektedir. 31.12.2014 tarihli bilançoya göre, ĠĢletmenin aktif toplamı 248.823 TL‟dir. Bu rakamın yaklaĢık %84‟ünü “Dönen Varlıklar”, %16‟sını ise “Duran Varlıklar” oluĢturmaktadır. Dönen varlıkların ise %28‟i “Ticari Alacaklardır”. ĠĢletmenin ödenmiĢ sermayesi 842.055 TL olmak ile birlikte, geçmiĢ yıl zararlar toplamı 749.914 TL ve 2014 yılı dönem zararı 121.744 TL‟dir. ĠĢletmenin 2014 yılı Gelir Tablosuna göre, toplam gelir 1.872.457 TL, toplam gider 2.395.194 TL‟dir. ĠĢletmeye 2014 yılında Bakanlık bütçesinden 400.992 TL hazine yardımı olarak ödenek tahsis edilmiĢtir ve bu tutar, ĠĢletmenin gelirleri arasında “Diğer Gelirler” hesabında yer almaktadır. 17.12.2011 tarih ve 28145 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Ġdaresi Hesaplarının SayıĢtay‟a Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esasların 5 inci maddesi gereğince, hesap dönemi sonunda SayıĢtaya verilmesi gereken defter, mali tablo ve belgeler Ģunlardır: a) BirleĢtirilmiĢ veriler defteri, b) Geçici ve kesin mizan, c) Bilanço,

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı Ankara Devlet Konukevleri Döner Sermaye ĠĢletmesi 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 38 ç) Belgeler,

  1. Kasa sayım tutanağı,
  2. Banka mevcudu tespit tutanağı,
  3. Alınan çekler sayım tutanağı,
  4. Menkul kıymet ve varlıklar sayım tutanağı,
  5. Teminat mektupları sayım tutanağı,
  6. Değerli kağıtlar sayım tutanağı,
  7. TaĢınır kesin hesap cetveli ile taĢınır hesabı icmal cetveli veya envanter defteri. Bu defter, mali tablo ve belgelerin tamamı (yevmiye defteri elektronik ortamda) SayıĢtay‟a gönderilmiĢtir. 01.05.2007 tarih ve 26509 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Döner Sermayeli ĠĢletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 573 üncü maddesi uyarınca da hesap dönemi sonu itibarıyla görev baĢında bulunan muhasebe yetkilisi, yönetim dönemi hesabı adı altında oluĢturulacak bilanço ve ekleri bir dosya ile birlikte ġubat ayı sonuna kadar SayıĢtaya vermekle yükümlüdür. Adı geçen yönetmelikte belirtilen ve yönetim dönemi hesabını oluĢturan defter, cetvel ve belgeler de Ģunlardır: a ) Dönem sonu faaliyet raporu,
  8. Bilanço,
  9. Gelir Tablosu,
  10. SatıĢların Maliyeti Tablosu,
  11. Sermaye Hareketleri Tablosu,
  12. Nakit Akım Tablosu,

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı Ankara Devlet Konukevleri Döner Sermaye ĠĢletmesi 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 39 b) Geçici ve kesin mizanlar, c) Envanter defterinin bir örneği ve ekli tutanaklar, ç) ĠĢletme bütçesi, d) Yevmiye defteri, e) Döner sermayeli iĢletmeler yıllık gayrisafi hasılat ve kâr bildirimi, f) SayıĢtay ilamları cetveli, (4) Yönetim dönemi hesabı dosyasına yukarıda açıklanan defter, rapor ve sayım tutanakları ile birlikte Yönetim Döneminde Görev Yapan Muhasebe Yetkililerine Ait Liste de eklenir. Bu defter, cetvel ve belgelerin tamamı (yevmiye defteri elektronik ortamda) SayıĢtaya gönderilmiĢtir. Denetim görüĢü, kamu idaresinin temel mali tabloları olan bilanço, gelir tablosu ve nakit akım tablosuna verilmiĢtir. 2. DENETLENEN KAMU ĠDARESĠ YÖNETĠMĠNĠN SORUMLULUĞU Denetlenen kamu idaresinin yönetimi, tabi olduğu muhasebe standart ve ilkelerine uygun olarak hazırlanmıĢ olan mali rapor ve tabloların doğru ve güvenilir bilgi içerecek Ģekilde zamanında SayıĢtaya sunulmasından, bir bütün olarak sunulan bu mali tabloların kamu idaresinin faaliyet ve iĢlemlerinin sonucunu tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir olarak yansıtmasından ve ister hata isterse yolsuzluktan kaynaklansın bu mali rapor ve tabloların önemli hata veya yanlıĢ beyanlar içermemesinden; kamu idaresinin gelir, gider ve malları ile bunlara iliĢkin hesap ve iĢlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğundan; mali yönetim ve iç kontrol sistemlerinin amacına uygun olarak oluĢturulmasından, etkin olarak iĢletilmesinden ve izlenmesinden, mali tabloların dayanağını oluĢturan bilgi ve belgelerin denetime hazır hale getirilmesinden ve sunulmasından sorumludur.

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı Ankara Devlet Konukevleri Döner Sermaye ĠĢletmesi 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 40 3. SAYIġTAYIN SORUMLULUĞU SayıĢtay, denetimlerinin sonucunda hazırladığı raporlarla denetlenen kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara iliĢkin hesap ve iĢlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, mali rapor ve tablolarının güvenilirliğine ve doğruluğuna iliĢkin görüĢ bildirmek, mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmekle sorumludur. 4. DENETĠMĠN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMĠ VE KAPSAMI Denetimlerin dayanağı; 6085 sayılı SayıĢtay Kanunu, genel kabul görmüĢ uluslararası denetim standartları, SayıĢtay ikincil mevzuatı ve denetim rehberleridir. Denetimler, kamu idaresinin hesap ve iĢlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek ve mali rapor ve tablolarının kamu idaresinin tüm faaliyet ve iĢlemlerinin sonucunu doğru ve güvenilir olarak yansıttığına iliĢkin makul güvence elde etmek ve mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmek amacıyla yürütülmüĢtür. Kamu idaresinin mali tabloları ile bunları oluĢturan hesap ve iĢlemlerinin doğruluğu, güvenilirliği ve uygunluğuna iliĢkin denetim kanıtı elde etmek üzere yürütülen denetimler; uygun denetim prosedürleri ve tekniklerinin uygulanması ile risk değerlendirmesi yöntemiyle gerçekleĢtirilmiĢtir. Risk değerlendirmesi sırasında, uygulanacak denetim prosedürünün belirlenmesine esas olmak üzere, mali tabloların üretildiği mali yönetim ve iç kontrol sistemleri de değerlendirilmiĢtir. Denetimin kapsamını, kamu idaresinin mali rapor ve tabloları ile gelir, gider ve mallarına iliĢkin tüm mali faaliyet, karar ve iĢlemleri ve bunlara iliĢkin kayıt, defter, bilgi, belge ve verileri (elektronik olanlar dâhil) ile mali yönetim ve iç kontrol sistemleri oluĢturmaktadır. Bu hususlarla ilgili denetim sonucunda denetim görüĢü oluĢturmak üzere yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilmiĢtir.

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı Ankara Devlet Konukevleri Döner Sermaye ĠĢletmesi 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 41 5. DENETĠM GÖRÜġÜ DıĢiĢleri Bakanlığı Ankara Devlet Konukevleri Döner Sermaye ĠĢletmesi 2014 yılına iliĢkin yukarıda belirtilen ve ekte yer alan mali rapor ve tablolarının tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi içerdiği kanaatine varılmıĢtır.

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı Ankara Devlet Konukevleri Döner Sermaye ĠĢletmesi 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 42 6. DENETĠM GÖRÜġÜNÜ ETKĠLEMEYEN TESPĠT VE DEĞERLENDĠRMELER BULGU 1: Ankara Palas Devlet Konuk Evi Döner Sermaye ĠĢletmesinin Sürdürülebilir Bir Mali Yapıda Olmaması 2014 yılı incelemelerinde Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye ĠĢletmesinin mali verileri değerlendirildiğinde, ĠĢletmenin kendi gelirleri ile giderlerini finanse edemediği, genel bütçeden ödenek aldığı halde her yıl zarar ettiği ve dolayısıyla mali yapısının sürdürülebilir olmadığı tespit edilmiĢtir. Yukarıda yer alan özet tablodan da görüleceği gibi, 2012, 2013 ve 2014 yıllarında sırasıyla 250.000, 300.000 ve 400.992 TL Hazine yardımı olarak ödenek tahsis edilmiĢtir. Diğer taraftan, DıĢiĢleri Bakanlığının harcamaları incelendiğinde, ilgili yıllarda Bakanlık bütçesinden ĠĢletmenin ihtiyaçları için tabloda belirtilen tutarlarda alım yapıldığı ve ĠĢletmeye gönderildiği görülmüĢtür. Bakanlık desteğine rağmen, Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye ĠĢletmesi 2012, 2013 ve 2014 yıllarında sırasıyla, 5.924, 289.683 ve 121.744 TL zarar etmiĢtir. 6004 sayılı DıĢiĢleri Bakanlığının KuruluĢ ve Görevleri Hakkında Kanunun 20 nci maddesinin 8 nci fıkrasında Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye ĠĢletmesine yönelik olarak: “(8) Devlet konukevi olarak kullanılacak binaların kullanılması ve döner sermaye işletmeleri şeklinde işletilmesi görev, yetki ve sorumluluğu Bakanlığa aittir. Döner sermaye işletmeleri için kendi kaynaklarından karşılanmak üzere 500.000 Türk Lirası sermaye tahsis edilmiştir. Bu miktar Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Bakanlar Kurulunca beş katına kadar artırılabilir. Ödenmiş sermaye tutarı tahsis edilen sermaye tutarına ulaşıncaya kadar, elde edilen dönem sonu kârları ödenmiş sermayeye eklenir. Faaliyet Alanı Ġle Ġlgili Gelirleri DıĢiĢleri Bütçesinden Yapılan Hazine Yardımı (Diğer Gelirler) Toplam 2012 1.828.805 250.000 2.078.805 2.084.729 - 5.924 7.500 257.500 274.321
2013 1.618.360 300.000 1.918.360 2.208.043 - 289.683 276.224 576.224 242.754
2014 1.872.457 400.992 2.273.449 2.395.194 - 121.745 400.992 280.869
Toplam 5.319.622 950.992 6.270.614 6.687.966 - 417.352 283.724 1.234.716 797.943
Ayni ve Nakdi Yardım Toplamı Gayrisafi Hasılattan %15 Hazine Payı Yıl Gelir Gider Zarar DıĢiĢleri Tarafından Verilen TaĢınır Bedeli

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı Ankara Devlet Konukevleri Döner Sermaye ĠĢletmesi 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 43 Ödenmiş sermaye tutarı tahsis edilen sermaye tutarına ulaştıktan sonra elde edilen kârlar, hesap dönemini izleyen Nisan ayının sonuna kadar genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına yatırılır. Döner sermaye işletmelerinin yönetimi, faaliyet alanları, işleyişi, sermaye kaynakları, idari ve mali işlemleri ile gelirlerine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının da görüşü alındıktan sonra yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. Bakanlıkça gerekli görüldüğü takdirde, Devlet konukevinin kullanma ve işletme görev, yetki ve sorumluluğu, ihtisas alanları da göz önünde tutularak kısmen resmi veya özel diğer kuruluşlara devredilebilir.” hükmü yer almaktadır. Buna göre, Döner Sermaye ĠĢletmesine 500.000 TL sermaye tahsis edildiği, bu sermayenin de ĠĢletmenin kendi kaynaklarından karĢılanacağı belirtilmiĢtir. Kanunda Döner Sermaye ĠĢletmesine genel bütçeden ödenek tahsis edileceğine dair bir hüküm yer almamaktadır. “Döner Sermaye İşletmelerinin sermaye ihtiyacı Genel Bütçeye konulacak ödeneklerle karşılanır.” hükmü 4009 sayılı DıĢiĢleri Bakanlığı'nın KuruluĢ ve Görevleri Hakkında mülga Kanunda yer almaktadır. 4009 sayılı mülga Kanunun 54 üncü maddesine dayanılarak hazırlanan Devlet Konuk Evleri Döner Sermaye ĠĢletmeleri Yönetmeliğinde sermayenin kaynaklarının Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödeneklerden karĢılanacağı hükmü, 6004 sayılı Kanunun yukarıda bahsi geçen hükmü gereği geçersiz hale gelmiĢtir. Ayrıca, ilgili Yönetmelikte ĠĢletmenin gelirleri arasında genel bütçeye konulacak ödenekler de sayılmamıĢtır. Bu haliyle, 6004 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 13.08.2010 tarihinden itibaren, Döner Sermaye ĠĢletmesine yapılan ödenek ve sermaye aktarımları mevzuata uygun değildir. 2010 yılında yürürlüğe giren 6004 sayılı Kanuna göre, ĠĢletme için kendi kaynaklarından karĢılanmak üzere tahsis edilen sermaye sınırı 500.000 TL‟dir ve bu sınır ancak Bakanlar Kurulunca beĢ katına kadar arttırılabilir. Ancak, 2011 yılında genel ödenekten tahsis edilen 500.000 TL yedek ödenek ile Kanunda 500.000 TL ile sınırlandırılmıĢ kayıtlı sermaye tutarı Bakanlar Kurulu Kararı olmaksızın 842.000 TL‟ye yükseltilmiĢtir. Döner Sermaye ĠĢletmesinin genel bütçeye aktardığı gayrisafi hasılatından elde edilen tutarın %15‟i oranındaki hazine payı tutarları yukarıdaki tabloda verilmiĢtir. ĠĢletmenin son 3 yılda genel bütçeden aldığı nakdi yardım tutarı 950.992 TL, ayni yardım tutarı 283.724 TL ve toplam zararı 417.352 TL iken; zararın oluĢmasında önemli bir faktör olarak genel bütçeye hazine payı olarak aktarılan 797.943 TL‟lik tutar dikkat çekicidir. Döner Sermaye ĠĢletmesi bir taraftan genel bütçeden ödenek alarak giderlerini finanse etmeye çalıĢmakta, diğer taraftan

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı Ankara Devlet Konukevleri Döner Sermaye ĠĢletmesi 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 44 elde ettiği hasılatın %15‟ini tekrar genel bütçeye hazine payı olarak aktarmaktadır. Mevcut durumun, genel bütçeden yardım alarak ĠĢletme kaynaklarını bir kanaldan beslerken, genel bütçeye hazine payı aktarmak suretiyle diğer kanaldan boĢaltan bir sisteme dönüĢtüğü değerlendirilmektedir. Mali veriler değerlendirildiğinde, Döner Sermaye ĠĢletmesinin, kendi gelirleri ile giderlerini finanse edemediği, genel bütçeden ödenek aldığı halde her yıl zarar ettiği ve mali yapısının sürdürülebilir olmadığı anlaĢılmaktadır. 2014 yılında genel bütçeden yapılan 400.992 TL‟lik hazine yardımı çıkarıldığında, ĠĢletmenin toplam zararı 522.736 TL‟ye yükselmektedir. Genel bütçeden yardım alan ĠĢletmenin, zarar etmesine rağmen gayrisafi hasılatının %15‟ini genel bütçeye hazine payı olarak ödemesi, önemli bir maliyet kalemi olarak iĢletmenin yıl sonu zararlarının daha da artmasına neden olmaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ĠĢletmenin döner sermaye yapısına uygun olarak gelirleri ile giderlerini karĢılayabilecek bir yapıya kavuĢturulması, buna yönelik olarak fiyat ve hizmet politikasının gözden geçirilmesi; Mali yardım almadan döner sermaye iĢletmesi olarak faaliyetlerine devam edememesi durumunda statüsünün yeniden belirlenmesi; Ayrıca, 6004 sayılı Kanunda öngörülen ĠĢletmenin yönetimi, faaliyet alanları, iĢleyiĢi, sermaye kaynakları, idari ve mali iĢlemleri ile gelirlerine iliĢkin usul ve esaslara iliĢkin yönetmeliğin çıkarılmasının ĠĢletmenin yasal çerçevesinin net bir Ģekilde çizilmesi için gerekli olduğu değerlendirilmektedir. Kamu idaresi cevabında: Ankara Palasın taĢıdığı manevi değerin yan ısıra, tarihi ve mimari özellikleri itibarıyla ülkemizin tanıtımı açısından bugüne kadar önemli bir değer olarak hizmet verdiği, özellikleri itibarıyla bir prestij yapı konumundaki Ankara Palasın günümüzde ülkemiz tarafından düzenlenen pek çok uluslararası toplantı ve zirveye, yabancı ülke heyetlerinin ağırlanmasına ve resmi çalıĢma yemeklerine ev sahipliği yaptığı, Devletimiz ve Bakanlık için önemli bir iĢlevi yerine getiren Ankara Palasın sürdürülebilir bir mali yapıya kavuĢturulmasının, söz konusu hizmetlerde aksama

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı Ankara Devlet Konukevleri Döner Sermaye ĠĢletmesi 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 45 yaĢanmaması açısından zaruret taĢıdığı, ĠĢletme‟nin gelir olarak elde ettiği maddi değerin yaklaĢık %40‟lık gibi büyük bir bölümünün Hazine kesintisi ve diğer vergiler sebebiyle Hazine‟ye iade edildiği, anılan kesintiler sebebiyle, Ankara Palasın piyasadaki rekabet imkanını koruyamadığı, personel maaĢları, emeklilik tazminatları ve cari giderlerden sonra bilançosunun aktif ve pasif değerlerinin ya baĢabaĢ geldiği ya da bütçesinin açık verdiği, Döner Sermaye ĠĢletmesi olması sebebiyle Bakanlık bütçesinden de herhangi bir maddi destek sağlanamadığı, öte yandan, her yıl ilave Hazine yardımı sağlansa da, son derece mütevazı boyutlardaki bu katkının Ankara Palasın mali dengesini sürdürmesine yetmediği, sayılan gerekçeler sebebiyle, Ankara Palasın kendisiyle aynı hizmeti veren diğer özel ve resmi iĢletmelerle rekabet edemediği, bu hususun ise mali açıdan bir kısırdöngü oluĢturduğu, Söz konusu olumsuz tablonun giderilmesi amacıyla, yeni bir yönetmelik taslağı çalıĢmasının baĢlatıldığı, söz konusu yönetmelik taslağı ile Ankara Palas‟ın sürdürülebilir bir mali yapıya kavuĢturulması, cari giderlerin mümkün olabildiğince aĢağı çekilmesi ve gelir getirici yeni faaliyet alanlarının yaratılmasının hedeflendiği, öte yandan Hazine ve vergi kesintilerinin azaltılması yönünde ilgili makamlar nezdinde giriĢimde bulunulduğu, bu hususta henüz olumlu yanıt alınamadığı ifade edilmiĢtir. Sonuç olarak: Konu ile ilgili bulgu ve önerilerimizde ĠĢletme ile mutabık olunduğu değerlendirilmektedir. Bakanlık tarafından iĢletmeye yapılan sermaye aktarımlarının mevzuata uygun olmadığı, iĢletmenin yasal çerçevesinin netleĢtirilmesi için 6004 sayılı Kanunda öngörülen Yönetmeliğin çıkarılmasının gerekli olduğu bulgumuzda belirtilmiĢtir. Diğer taraftan, ĠĢletmenin maddi açıdan yetersiz kaldığı durumlarda Bakanlıktan nakdi yardım sağlamasına yönelik olarak çıkarılacak Yönetmeliğe konulacak hükümler, iĢletmeye yapılan maddi yardımlara yasal bir zemin oluĢtursa da sürdürülebilir bir mali yapı ve döner sermaye yapısına uygun bir anlayıĢ için yeterli değildir. Bulgumuzda da belirtildiği gibi, iĢletmenin döner sermaye yapısına uygun olarak gelirleri ile giderlerinin karĢılayabilecek, sürdürülebilir bir mali yapıya kavuĢturulması için hizmet ve fiyat politikasının gözden geçirilmesinin, mali yardım almadan döner sermaye iĢletmesi olarak faaliyetlerine devam edememesi durumunda statüsünün yeniden belirlenmesinin gerekli olduğu değerlendirilmektedir. Genel bütçeden ödenek alarak giderlerini finanse etmeye çalıĢan ĠĢletmenin hasılatının %15‟ini Hazine payı

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı Ankara Devlet Konukevleri Döner Sermaye ĠĢletmesi 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 46 olarak aktarmasının yarattığı mali aksaklıkların önüne geçilmesi yönünde atılacak adımlar da çözüm için gereklidir.

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı Ankara Devlet Konukevleri Döner Sermaye ĠĢletmesi 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 47 7. EKLER Ek 1: Kamu Ġdaresi Mali Tabloları

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı Ankara Devlet Konukevleri Döner Sermaye ĠĢletmesi 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 48

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı Ankara Devlet Konukevleri Döner Sermaye ĠĢletmesi 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 49

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı Ankara Devlet Konukevleri Döner Sermaye ĠĢletmesi 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 50

T.C. SayıĢtay BaĢkanlığı DıĢiĢleri Bakanlığı Ankara Devlet Konukevleri Döner Sermaye ĠĢletmesi 2014 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu 51 T.C. SAYIġTAY BAġKANLIĞI 06520 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 48 00 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr http://www.sayistay.gov.tr

Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri