2013 - EKONOMİ BAKANLIĞI.pdf

Oluşturulma tarihi: 1.09.2026 14:57    Güncellendi: 1.09.2026 14:57

EKONOMİ BAKANLIĞI 2013 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU Ağustos 2014

İÇERİK EKONOMİ BAKANLIĞI 1 EKONOMİ BAKANLIĞI DÖNER SERMAYE İŞLETMESİ 25

T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI EKONOMİ BAKANLIĞI 2013 YILI DENETİM RAPORU

İÇİNDEKİLER KAMU İDARESİNİN MALİ YAPISI VE MALİ TABLOLARI HAKKINDA BİLGİ ................................. 1 DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ...................................................... 3 SAYIŞTAYIN SORUMLULUĞU .................................................................................................................. 3 DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI ................................................................ 3 DENETİM GÖRÜŞÜ ..................................................................................................................................... 5 TESPİT VE DEĞERLENDİRMELER .......................................................................................................... 6

KISALTMALAR B.K.İ. Bölge Kurucu ve İşleticisi DFİF Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu DTM Dış Ticaret Müsteşarlığı KHK Kanun Hükmünde Kararname MESBAŞ Mersin Serbest Bölge İşleticisi Anonim Şirketi OAİB Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri TBMM Türkiye Büyük Millet Meclisi TCMB Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası TİM Türkiye İhracatçılar Meclisi TL Türk Lirası TTGV Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı UUE Uygulama Usul ve Esasları

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 1 KAMU İDARESİNİN MALİ YAPISI VE MALİ TABLOLARI HAKKINDA BİLGİ Mali Yapı Ekonomi Bakanlığı, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanuna ekli I sayılı Cetvelde yer alan genel bütçeli idarelerden olup, faaliyetlerini merkezi yönetim bütçe kanunlarıyla verilen ödeneklerle gerçekleştirmektedir. 2013 Yılı Bütçesiyle Ekonomi Bakanlığına 1.371.590.000-TL ödenek tahsis edilmiş olup, bu tutar Merkezi Yönetim Bütçesinin % 0,31'ine tekabül etmektedir. Ayrıca Ekonomi Bakanlığının faaliyetlerinin finansmanında, bütçe dışında kalan İhracatçı Birlikleri Müşterek Hesabı'ndan 19.734.079,86-TL kaynak kullanılmıştır.
Ekonomi Bakanlığınca sunulan Bütçe Giderleri ve Ödenekler Tablosuna göre Bakanlığın 2013 yılı bütçe gideri 1.262.227.750,26-TL olup, kalan 210.580.749,74-TL ödenek tenkis edilmiştir. Muhasebe ve Raporlama Sistemi Ekonomi Bakanlığı, mali işlemlerini 5018 sayılı Kanun ile belirlenmiş muhasebeleştirme ve raporlama kurallarına göre gerçekleştirmektedir. 5018 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin ilk iki fıkrasında; “Muhasebe sistemi; karar, kontrol ve hesap verme süreçlerinin etkili çalışmasını sağlayacak ve malî raporların düzenlenmesi ile kesin hesabın çıkarılmasına temel olacak şekilde kurulur ve yürütülür. Kamu hesapları, kamu idarelerinin gelir, gider ve varlıkları ile malî sonuç doğuran ve öz kaynağın artmasına veya azalmasına neden olan her türlü işlemlerle garantilerin ve yükümlülüklerin belirlenmiş bir düzen içinde hesaplara kaydedilerek, yönetim ve denetim yetkilileriyle kamuoyuna gerekli bilgilerin sağlanması amacıyla tutulur.” denilmektedir. Çerçeve hesap planı ile düzenlenecek mali raporların şekil, süre ve türleri Kanunun 49 ve 50 nci maddelerine dayanılarak düzenlenip Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ile belirlenmiştir.

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 2 Bu düzenlemelere göre; muhasebe sistemi tahakkuk esaslıdır. Mali yıl esasına göre tutulmaktadır. Kamu İdaresinin bütün varlık ve yükümlülükleri, gelir ve giderleri ile garantileri gibi tüm mali işlemlerini kapsar. Mali raporlamanın amacı; yöneticilere, kamuoyuna ve denetim yetkililerine bilgi sunmaktır. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu yönetmeliğin amacı genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, hesap ve kayıt düzeninde saydamlık, hesap verilebilirlik ve tekdüzenin sağlanması, işlemlerinin kayıt dışında kalmasının önlenmesi, faaliyetlerinin gerçek mahiyetlerine uygun olarak sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirilmesi; mali tablolarının zamanında, doğru, muhasebenin temel kavramları ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri çerçevesinde, uluslararası standartlara uygun, yönetimin ve ilgili diğer kişilerin bilgi ihtiyaçlarını karşılayacak ve kesin hesabın çıkarılmasına temel olacak; karar, kontrol ve hesap verme süreçlerinin etkili çalışmasını sağlayacak şekilde hazırlanması ve yayımlanmasına ilişkin esas, usul, ilke ve standartların belirlenmesidir.” hükmü yer almaktadır.
Bu amacın gerçekleştirilmesi için; işlemlerin kayıt dışında kalmasının önlenmesi ile birlikte muhasebenin temel kavramları ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri çerçevesinde, uluslararası standartlara uygun olarak hazırlanan mali tabloların belirlenen sürelerde yönetim ve ilgililerin bilgisine sunulması gerekmektedir. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 117 inci maddesinde kapsama dahil kamu idarelerince düzenlenecek mali tablolar ile bu tabloların şekil ve türleri belirlenmiştir. Aynı Yönetmeliğin 118-135 inci maddelerinde bu tabloların “her bir kamu idaresi” esasına göre düzenleneceği; 144 üncü maddesinde muhasebe birimlerinin ve kamu idarelerinin yöneticilerinin mali raporlar ve tabloların düzenli olarak hazırlanmasından sorumlu olduğu; 136 ncı maddesinde ise ihtiyaca göre aylık üç aylık ve yıllık olarak hazırlanarak, altı aylık ve yıllık dönemler itibarıyla ilgili olduğu dönemi izleyen üç ay içerisinde Resmi Gazetede yayınlanacağı belirtilmiştir. Ekonomi Bakanlığının, 2013 yılı muhasebe hizmetleri merkezde Merkez Saymanlık Müdürlüğü, taşrada ise defterdarlıklar tarafından yürütülmektedir.

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 3 DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU Denetlenen kamu idaresinin yönetimi, tabi olduğu muhasebe standart ve ilkelerine uygun olarak mali rapor ve tabloların doğru ve güvenilir bilgi içerecek şekilde hazırlanarak kamuoyunun bilgisine ve denetim yetkililerine zamanında sunulmasından, bir bütün olarak sunulan bu mali tabloların kamu idaresinin faaliyet ve işlemlerinin sonucunu tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir olarak yansıtmasından ve ister hata isterse yolsuzluktan kaynaklansın bu mali rapor ve tabloların önemli hata veya yanlış beyanlar içermemesinden; kamu idaresinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğundan; mali yönetim ve iç kontrol sistemlerinin amacına uygun olarak oluşturulmasından, etkin olarak işletilmesinden ve izlenmesinden, mali tabloların dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin denetime hazır hale getirilmesinden ve sunulmasından sorumludur. SAYIŞTAYIN SORUMLULUĞU Sayıştay, denetimlerinin sonucunda hazırladığı raporlarla, denetlenen kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek; mali rapor ve tablolardan yararlanacak olanlara makul güvence vermek amacıyla mali raporların güvenilirliğine ve doğruluğuna ilişkin görüş bildirmek; kaynakların etkili, ekonomik ve mevzuatına uygun kullanılmasının sağlanması amacıyla kurulup işletilmesi gereken mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmekle sorumludur. DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI Denetimin dayanağı; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları, Sayıştay ikincil mevzuatı ve denetim rehberleridir. Denetimin kapsamını, kamu idaresinin mali rapor ve tabloları ile gelir, gider ve mallarına ilişkin tüm mali faaliyet, karar ve işlemleri ve bunlara ilişkin kayıt, defter, bilgi, belge ve verileri (elektronik olanlar dâhil) ile mali yönetim ve iç kontrol sistemleri oluşturmaktadır.

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 4 Denetim, mali saydamlığın ve hesap verilebilirliğin sağlanması amacıyla; kamu idaresinin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek ve mali rapor ve tablolarının kamu idaresinin tüm faaliyet ve işlemlerinin sonucunu doğru ve güvenilir olarak yansıttığına ilişkin makul güvence elde etmek ve mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmek amacıyla tasarlanmıştır. Ekonomi Bakanlığı mali işlemlerini, 5018 sayılı Kanunun 49 ve 50 nci maddelerine dayanılarak düzenlenip Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ile belirlenen esaslara uygun olarak raporlamak zorunda olup, denetimin bu mali tablolar dikkate alınarak gerçekleştirilmesi hedeflenmekle birlikte; Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin, muhasebe ve raporlama sisteminin kurulması için, Kamu İdaresi Hesaplarının Sayıştaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslara 8/12/2013 tarih ve 28845 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan değişiklik ile eklenen geçici maddede, hesap dönemi sonunda verilecek defter, mali tablo ve belgelerden bütçe giderleri ve ödenekler tablosu, taşınır kesin hesap cetveli ve taşınır hesabı icmal cetveli dışında, düzenlenmesi gereken diğer mali raporların Sayıştay’a gönderilmesi 2013, 2014 ve 2015 yıllarını kapsamak üzere üç yıl ötelenmiştir. Bu itibarla denetim, Sayıştaya sunulan bütçe giderleri ve ödenekler tablosu, taşınır kesin hesap cetveli ve taşınır hesabı icmal cetveli ile bu cetvellere esas iş ve işlemlerin mevzuata uygunluğuna yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Denetim çalışmalarında ayrıca; Bakanlığın merkez ve taşra muhasebe hizmetlerinin yürütüldüğü muhasebe birimlerindeki cetvel ve belgeler ile bu birimlerdeki yevmiye kayıtları ve bunlara esas belgeler; harcama birimlerinde gerçekleşen mali iş, işlem ve kararlara ait belgeler tamlık, doğruluk, tutarlılık ve tabi olduğu mevzuatına uygunluk açısından incelenmiştir.

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 5 DENETİM GÖRÜŞÜ “Kamu İdaresi Hesaplarının Sayıştaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslar”da 8 Aralık 2013 tarihinde yapılan değişiklikle eklenen Geçici 1 inci maddesi uyarınca, Kamu İdaresi tarafından 2013 yılına ilişkin olarak Sayıştaya sunulan bütçe giderleri ve ödenekler tablosu, taşınır kesin hesap cetveli ve taşınır hesabı icmal cetveli ile “Denetimin Dayanağı, Amacı, Yöntemi ve Kapsamı” bölümünde belirlenen çerçevede gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin, kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğuna ilişkin yapılan denetimi sonucunda tespit edilen hususlar ile mali yönetim ve iç kontrol sistemlerine ilişkin değerlendirmeler “Tespit ve Değerlendirmeler” bölümünde gösterilmiştir. Kamu zararı iddialarına ilişkin hususlara yargılamaya esas raporda yer verilecek olup TBMM’nin bilgisine sunulacak önemde başka bir husus bulunmamaktadır.

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 6 TESPİT VE DEĞERLENDİRMELER BULGU 1: Ekonomi Bakanlığının Kimi Hizmetleri, Bütçe Ödenekleri Yerine İhracatçı Birlikleri Nezdindeki Müşterek Hesaptan Karşılanmakta ve Bu Hesaptan Kullanılan Tutarlar Bakanlığın Mali Tablolarında Gösterilmemektedir. Kamu hizmetlerinin, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun 13’ncü maddesi gereğince bütçelere konulacak ödeneklerle gerçekleştirilmesi gerekirken, Ekonomi Bakanlığının faaliyet alanına giren, dış ticaret hizmetlerinin geliştirilmesine ve yürütülmesine yönelik 19.734.079,86 TL tutarında kamu hizmeti, bütçe ödeneği yerine İhracatçı Birlikleri Müşterek Hesabından karşılanmıştır. 5910 sayılı Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 19’ncu maddesinin beşinci fıkrasında, birlik gelirlerinden yüzde sekiz oranında pay ayrılacağı, buna ilişkin usul ve esasların da yönetmelikle belirleneceği ifade edilmiştir. Söz konusu maddede bu payın Ekonomi Bakanlığı tarafından kullanılmasına yönelik açık bir hüküm bulunmamaktadır. Buna karşın, gerek mezkûr kanun hükmüne dayanılarak çıkarılan Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Yönetmeliğin “İhracatçı birlikleri müşterek hesabı” nın anlatıldığı 48’nci maddesinin 3’ncü fıkrasında, gerekse bu yönetmeliğe dayanarak çıkarılan İhracatçı Birlikleri Müşterek Hesabına İlişkin Yönergede, birlik gelirlerinden ayrılan yüzde sekizlik payın oluşturduğu müşterek hesaptan Bakanlıkça kullanılabilecek giderler anlatılmıştır. Dolayısıyla, 5910 sayılı Kanunda açık bir hüküm bulunmamasına rağmen yönetmelik ve yönergede yapılan Müşterek Hesaptan Bakanlık faaliyetlerine ilişkin giderlerin karşılanabilmesine yönelik düzenleme ile Bakanlıkça, 01.01.2013–31.12.2013 tarihleri arasında bu hesaptan toplam 19.734.079,86 TL kullanılmıştır. Kamu idarelerinin tüm gelirlerinin Hazine veznelerine girmesi ve giderlerinin bu veznelerden ödenmesi 5018 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinde anlatılan "Hazine Birliği"ni oluşturan unsurlardır. Bakanlığın bir kısım devlet bütçesinden kaynaklanan faaliyetlerine ilişkin giderlerinin özel kanunlara tabi ihracatçı birlikleri tarafından oluşturulmuş müşterek hesaptan karşılanması "Hazine Birliği"ne uymamaktadır. Müşterek hesaptan karşılanan

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 7 faaliyetler için zaten bütçede ödenek ayrılmıştır ve bu faaliyetlere ait giderlerin ayrıca müşterek fondan da karşılanabilmesi, bu giderlere ilişkin verilerin, Bakanlığın mali tablolarında ve dolayısıyla faaliyet raporlarında gerçeği yansıtmaması sonucunu doğuracaktır. Bu itibarla Ekonomi Bakanlığının faaliyet alanına giren ve bütçeden ödenek tahsis edilmesine rağmen İhracatçı Birlikleri Müşterek Hesabı’ndan karşılanan 19.734.079,86 TL giderin Ekonomi Bakanlığının mali tablolarında gösterilmemesi, başta 5018 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinde bahsedilen “Hazine Birliği” olmak üzere, kamu hizmetlerinin bütçelere konulacak ödeneklerle karşılanması, kamu idarelerinin tüm gelir ve giderlerinin bütçelerinde gösterileceği gibi bütçe ilkelerine ve mali saydamlık ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Kamu idaresi cevabında: Ekonomi Bakanlığının söz konusu bulguya ilişkin verdiği cevapta; 5910 sayılı “Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun” ve buna istinaden çıkarılan yönetmelikte, Bakanlık, TİM ve birlikler tarafından yürütülecek diğer proje ve faaliyetlere ilişkin giderler ve dış ticaretin geliştirilmesine ilişkin diğer giderlerin karşılanabileceği hususlarına yer verildiği, Bakanlığın politikalarının doğrudan muhatabı ve partneri statüsünde olan İhracatçı Birliklerinin ihracatı artırmak için düzenlenen ticaret ve alım heyetlerinin ortak organizatörü/finansörü konumunda olduğunu bu bağlamda, Bakanlık ile ihracatçı birlikleri arasında işbirliği ve koordinasyonun elzem olduğu ifade edilmiş ve Bakanlık gelirlerinin merkezi idare bütçesine konulan ödeneklerle sağlandığından, doğrudan Bakanlık geliri niteliğinde olmayan, özel bütçeli bir kuruluş niteliğindeki TİM adına bankalarda açılmış hesaplarda bulunan Müşterek Hesap kapsamında Bakanlıkça tesis olunan işlemlerin 5018 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinde düzenlenen "Hazine Birliği" ilkesine de aykırı olmadığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak: 5910 sayılı Kanunun 19’ncu maddesinde birlik gelirlerinden yüzde sekiz oranında pay ayrılacağı belirtilmekte ise de bu payın Ekonomi Bakanlığı tarafından kullanılmasına yönelik açık bir hüküm bulunmamaktadır. Buna karşın gerek mezkûr kanun hükmüne dayanılarak çıkarılan Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Yönetmeliğin “İhracatçı birlikleri müşterek hesabı” nın anlatıldığı 48’nci maddesinin 3’ncü fıkrasında gerekse bu yönetmeliğe dayanarak çıkarılan İhracatçı Birlikleri Müşterek Hesabına İlişkin Yönergede, birlik gelirlerinden ayrılan yüzde sekizlik payın

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 8 oluşturduğu müşterek hesaptan Bakanlıkça kullanılabilecek giderler anlatılmıştır. Buna istinaden Bakanlığın kendi faaliyet alanına giren ve genel bütçeden ödenek ayrılan kimi giderleri İhracatçı Birlikleri Müşterek Hesabından karşılanmıştır. Her ne kadar kamu idaresinin cevabında giderlerin Müşterek Hesaptan Karşılanması Dış ticaret hizmetleri ve altyapısının geliştirilmesi ve yürütülebilmesine yönelik ortaya çıkan giderlerin karşılanması hususunda İhracatçı Birliklerinin Bakanlığın politikalarının doğrudan muhatabı ve partneri statüsünde olduğu ifade edilmiş olsa da söz konusu amaçların gerçekleştirilmesine ilişkin faaliyetlerin karşılanmasını teminen zaten Bakanlık genel bütçeden ödenek almaktadır. Bakanlığın söz konusu faaliyetler için genel bütçe ödeneği dışında bir kaynak kullanması 5018 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinde anlatılan "Hazine Birliğine", kullanılan bu kaynağa ilişkin verilerin Bakanlığın mali tablolarında yer almaması nedeniyle mezkur Kanunun 7'nci maddesinde anlatılan "mali saydamlık ilkesine" ve "13'ncü maddesinde anlatılan kamu idarelerinin tüm gelir ve giderlerinin bütçelerinde gösterilmesi" ve "kamu hizmetlerinin bütçelere konulacak ödeneklerle gerçekleştirilmesi" gibi ilkelere aykırılık teşkil etmektedir. Öte yandan kamu idaresi cevabında, 5910 sayılı Kanunun hükmüne dayanarak oluşturulan İhracatçı Birlikleri Müşterek Hesabının kamu kaynağı olmadığı için 5018 sayılı Kanununda belirtilen Hazine Birliğine aykırı olmadığı belirtilmiştir. Ancak Müşterek Hesabın Bakanlık tarafından kamu giderlerinin finansmanı amacıyla kullanımı söz konusudur ve bu 5018 sayılı Kanunun Hazine Birliğinin anlatıldığı hükmüne aykırıdır. Çünkü Hazine Birliği Kamu idarelerinin tüm gelirlerinin Hazine veznelerine girmesi ve giderlerinin bu veznelerden ödenmesini ifade eder. Burada kamu giderlerinin Hazine vezneleri dışında bir kaynaktan finansmanı söz konusudur. Dolayısıyla özel bir kanunla oluşturulmuş olsa da Müşterek Hesaptan kamu giderlerinin finansmanı, Bakanlık açısından Hazine Birliği esasına aykırılık teşkil etmektedir. Bakanlık faaliyetlerinin finansmanında kullanılmak üzere kullanılan her türlü kaynağın mali tablolarda gösterilmesi mali saydamlık ilkesi gereğince yasal olarak zorunluluk arz etmektedir. Öneri: 5018 sayılı Kanunun bulguda belirtilen hükümlerine istinaden Müşterek Fon Hesabı’ndan Bakanlık tarafından kullanılan tutarların, Bakanlığın mali tablolarında gösterilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 9 BULGU 2: Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu Kaynaklarından Kullandırılan Kredi Geri Dönüşleri Muhasebe İçerisinde İzlenememekte, DFİF Gider Hesabına Ait İşlemlerin Herhangi Bir Muhasebe Birimi Hesabına Dâhil Edilmemesinden Dolayı Hesapta Bulunan Para Atıl Bir Şekilde Bekletilmektedir. TCMB Ankara Şubesindeki Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) Gelir ve Gider hesapları üzerinde yapılan incelemelerde; DFİF’in, 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5018 sayılı Kanunun ek 2’nci maddesi ile fon niteliğinin kaldırıldığı, gelir ve giderlerin genel bütçe ile ilişkilendirildiği anlaşılmaktadır. Ancak bu tarihten önce fon kaynaklarından kullandırılan; A- Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) kredilerinin, B- Ziraat Bankası aracılığıyla kullandırılan tohumluk kredilerinin, Bulunduğu ve bu kredilerin henüz tahsil edilemediği görülmekte, tahsil edilemeyen bu kredilerden toplanan anapara ve faiz geri dönüşlerinin bütçeye gelir yazılamayacağının mevzuatında düzenlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Tahsil edilemeyen bu kredilerin hesaben devralınmadığı, C- Kredilerden toplanan nakdin de herhangi bir muhasebe birimi hesaplarında izlenmediği ve atıl olarak bekletildiği, Tespit edilmiş olup, ayrıntılı değerlendirmeler aşağıda açıklanmaktadır. Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF), 25.1.1980 tarih ve 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 2'nci maddesine istinaden, 14.10.1988 tarih ve 88/13384 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Destekleme ve Fiyat İstikrarı Fonu Hakkında Karar ile T.C. Merkez Bankası nezdinde kurulmuştur. 88/13384 sayılı Karara göre, belirli malların ihracatından kesilen primler ile oluşturulan Fon'dan, 27.12.1994 tarih ve 94/6401 sayılı Bakanlar Kurulu Karar eki İhracata Yönelik Devlet Yardımları Kararı gereğince yapılacak yardımlar, aynı Kararın verdiği yetki uyarınca Para Kredi Koordinasyon Kurulu Karar eki tebliğler ile yerine getirilmekte; belirlenen yardımların uygulanması ve takibi ise Ekonomi Bakanlığınca (mülga Dış Ticaret Müsteşarlığı) yürütülmektedir. 5018 Sayılı Kanunun ek 2’nci maddesi dördüncü fıkrasında yer alan “Fonlar, hizmet ve harcamalarını kendi mevzuatında yer alan esas ve usûllere göre yürütürler.” hükmüne binaen devlet yardımları, mevzuatında belirlenmiş usullere göre gerçekleştirilmektedir.

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 10 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5018 sayılı Kanunun ek 2’nci maddesi ikinci fıkrasında; “Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonunun gelirleri, yapılan kesintilerden sonra kalan tutarlar üzerinden genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilir. Bu Fon, hizmetlerini bütçenin (A) işaretli cetveline konulan ödeneklerle yerine getirir. Ancak, bu Fon gelirlerinden kredi ana para geri dönüşleri, kredi faizleri, borçlanma ve satış hasılatı, genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmeksizin doğrudan müşterek fon hesabından ilgili Fonun gider hesabına aktarılır.” hükümleri ile DFİF’e ilişkin düzenlemeler yapılmış, bu tarihten itibaren fona ait işlemlerin bütçe içerisine alınması öngörülmüştür. Fıkrada yer alan; “…bu Fon gelirlerinden kredi ana para geri dönüşleri, kredi faizleri, borçlanma ve satış hasılatı, genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmeksizin doğrudan müşterek fon hesabından ilgili Fonun gider hesabına aktarılır.” hükmü gereğince tahsil edilen paraların TCMB Ankara şubesinde bu amaçla açılan hesaplarda (DFİF gelir hesabı) toplanmakta, buradan da DFİF Gider hesabına aktarılmaktadır. Aktarılan DFİF Gider Hesabı üzerinde yapılan incelemede; A- Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Kredi Geri Dönüşleri Muhasebe İçerisinde İzlenmemektedir. 24/9/1998 tarihli ve 98/16 sayılı Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu Karar Eki 98/10 sayılı Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) Yardımına İlişkin Tebliğ uyarınca, sanayi kuruluşlarının araştırma-geliştirme projelerine sermaye desteği sağlanması ile kuruluşlarca yürütülen stratejik odak konuları projelerine ilişkin giderlerin desteklenmesi amacıyla uygulamacı kuruluş TTGV aracılığıyla kullandırılmak üzere DFİF’ten sermaye desteği tahsis edilmiştir. Projelerin bitiminde, projeye sağlanan sermaye destek miktarı ABD Doları olarak ve proje sözleşmesinde belirtilen şartlar ve vadeler esas alınarak, projeyi yöneten kuruluş tarafından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdindeki Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu’na geri ödenmelidir. Konu ile ilgili Ekonomi Bakanlığından alınan bilgiye göre; “TTGV Kredilerine ilişkin, 2013 yılı içerisinde 8.403.241 USD ana para tahsilatı yapılmış olup, 31.12.2013 tarihi itibariyle geri ödeme vadesi geçmiş toplam destek tutarı 2.514.000 USD tutarındadır. Vadesi geçmiş alacaklar, TTGV’nin idari takip ve kanuni takip olarak adlandırılan farklı süreçlerinde takip edilmektedir” denilmiştir. TCMB’den alınan bilgiye göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 07.02.2014 sayılı cevabi yazısı ekinde gelen DFİF hesap bilgilerinden, 450 208 011 numaralı hesapta izlenen TTGV Kredi Geri Dönüşleri hesabına 31.12.2013 tarihi itibariyle 112.712.983,39-TL tutar yatırılmışken, 2013 yılı içerisinde ise bu hesaba yatırılan tutar 15.719.743,62-TL’dir.

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 11 TTGV kaynaklı kredilerin; · 31.12.2013 itibariyle gerçekleştirilen tahsilatların ne kadarının anapara veya ferilerine ilişkin olduğuna dair Bakanlık nezdinde kayıt olmadığı, · Gerek kredi stoku gerekse de kredi geri dönüşlerinin Bakanlık muhasebesinde izlenmediği, · DFİF fon envanteri çıkarılmadığından, kullandırılan krediler ve borçlular listesinin bilinmediği ve takip edilmediği, bunun yerine kredilerin TTGV muhasebesinde izlendiği, · Hazine’den alınmış devir listesi bulunmadığı, · 31.12.2013 itibariyle 2.514.000 USD vadesi geçmiş destek tutarı olduğu, Görülmüştür. Dolayısıyla kullandırılan kredilerden halen tahsil edilmeyen tutarların bulunup bulunmadığı, tahsil edilen tutarların ise, kredilerin tabi olduğu hukuka uygun gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin bir inceleme yapılamadığı gibi, Bakanlıktan da bu hususta bir bilgi alınamamaktadır.
B- Tohumluk Kredi Geri Dönüşleri Muhasebe İçerisinde İzlenmemektedir. 1999 yılında kuraklık, don, dolu, sel, taşkın, haşere, yangın ve benzeri afetler nedeniyle ekiliş ve ürünleri en az % 40 oranında zarar gören ve durumları İl İhtiyaç Komisyonlarınca tespit edilmiş bulunan çiftçilere yardım etmek amacıyla, 23/7/1999 tarihli ve 99/13172 sayılı “Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Dağıtılacak Tohumluk Hakkında Karar” uyarınca, Hazine Müsteşarlığı bütçesinde yer alan ödenekten "Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu" (Fon) harcama kalemine aktarılan 30 trilyon TL’ye kadar olan tutardan T.C. Ziraat Bankasınca kredilendirme işlemi yapılmıştır. Kredilendirme işlemi ve takip eden süreçlere ilişkin Bakanlık nezdinde bilgi ve belge mevcut değildir. TCMB’den alınan bilgiye göre, Tohumluk Kredi Geri Dönüşlerinin izlendiği Ankara Şubesi 450 208 005 numaralı hesapta 115.929,61-TL’si 2013 yılında olmak üzere 31.12.2013 tarihi itibariyle 5.030.311,20-TL tutarında kredi geri dönüşü gerçekleşmiştir. Tohumluk Kredilerinin; · 31.12.2013 itibariyle gerçekleştirilen tahsilatların ne kadarının anapara veya ferilerine ilişkin olduğuna dair Bakanlık nezdinde kayıt olmadığı, · Gerek kredi stoku gerekse de kredi geri dönüşlerinin Bakanlık muhasebesinde izlenmediği,

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 12 · Fona ilişkin envanter tutulmadığından kullandırılan krediler ve borçlular listesinin bilinmediği ve takip edilmediği,
· Hazine’den alınmış devir listesi bulunmadığı, · Maliye Bakanlığından, Tohumluk kredilerinin tahsiline, takibine, tahsil edilen feri tutarlara, geri ödemenin ne kadar süre devam edeceğine, kalan kredi stokunun miktarına ilişkin bilgi alınmadığı, Görülmüştür. Dolayısıyla kullandırılan kredilerden halen tahsil edilmeyen tutarların bulunup bulunmadığı, tahsil edilen tutarların ise, kredilerin tabi olduğu hukuka uygun gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin bir inceleme yapılamadığı gibi, Bakanlıktan da bu hususta bir bilgi alınamamaktadır.
C- Ekonomi Bakanlığı TCMB Nezdindeki 450.408.002 no’lu (DFİF Gider) Hesabına Ait İşlemler Muhasebeleştirilmemekte ve Raporlanmamaktadır.
Ekonomi Bakanlığının TCMB Ankara Şubesindeki 450.408.002 no’lu (DFİF Gider) hesabına ilişkin yapılan incelemede, hesapta, geçmiş yıllardan 50.360.884,75-TL bakiyenin 2013 yılına devredildiği, yılı içerisinde hesaba 21.326.963,97-TL eklendiği, 60.424,21-TL gider yapıldığı, dönem sonunda ise 71.687.848,72-TL bakiye ile 2014 yılına devredildiği halde, hesaba ait işlemler muhasebeleştirilmemekte ve raporlanmamaktadır. Anılan tutar, T.C. Merkez Bankasının, nezdinde açılı hesaba ilişkin dönemsel bildirimleri ile muhasebe dışı birimlerce izlenmektedir.

  • TCMB Ankara Şubesindeki 450.408.002 no’lu (DFİF Gider) Hesabının Destekleme Fiyat İstikrar Fonunun (DFİF) kurulması ile fonun giderlerinin izlenmesi amacıyla 1992 yılında açıldığı,

  • Bilahare 5018 sayılı Kanun Ek 2'nci maddesindeki düzenlemelerle; fonun gelirlerinin bütçeye gelir kaydedileceği, giderlerinin ise bütçeye konulan ödeneklerle gerçekleştireceği hüküm altına alınmış, fon tarafından evvelce kullandırılan kredilerin anapara ve faiz geri dönüşlerinin Fonun gider hesabına aktarılmasına ilişkin düzenlemeye paralel olarak, TCMB Ankara Şubesindeki 450.408.002 no’lu (DFİF Gider) hesabının kredi anapara ve faizlerinin aktarılması amacıyla açık tutulduğu,

  • 637 sayılı KHK’nın 37'nci maddesi uyarınca Devlet destekleri kapsamında yapılan ödemelerle ilgili ortaya çıkmış veya çıkacak hukukî ihtilaflar sonucunda mahkemelerce hak sahiplerine ödenmesine karar verilen hususların bu hesaptan ödendiği, -Hâlihazırda hesapta biriken paraların herhangi bir muhasebe birimi kayıtlarına dahil edilmeksizin atıl olarak bekletildiği,

    T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 13 Görülmüştür. Bilindiği üzere 5018 sayılı Kanunun 6'ncı maddesine göre kamu idarelerinin tüm gelirlerinin hazine veznelerine gireceği, giderlerinin bu veznelerden ödeneceği ve kamu idarelerinin özel vezne açamayacakları belirtilmiş olup, aynı Kanunun 61’nci maddesine göre ise; muhasebe hizmetini yürütenlerin muhasebe yetkilisi olduğu belirtilmiş ve muhasebe hizmetleri sayılmıştır. Bu maddeye göre, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin para ve parayla ifade edilebilen değerlerin alınması saklanması ve hak sahiplerine ödenmesi ancak muhasebe yetkililerince gerçekleştirilecek işlemlerdendir. Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonunun kredi geri dönüşlerinin izlenmesi amacıyla, Fonun gider hesabına aktarılacak tutarların ve ödemelerin kaydı, muhasebeleştirilmesi ve raporlanmasına ilişkin özel bir düzenleme de bulunmaması karşısında, genel düzenlemeler çerçevesinde 5018 sayılı Kanun hükümlerine göre muhasebeleştirilip raporlanması gerektiği anlaşılmaktadır. Yukarıdaki açıklamalara ve mevzuat hükümlerine binaen Ekonomi Bakanlığının TCMB Ankara Şubesindeki 71.687.848,72 TL bakiyeli, 450 408 002 no’lu (DFİF Gider) hesabına ait işlemlerin herhangi bir muhasebe birimi hesabına dâhil edilmemesinden dolayı hesapta bulunan para atıl bir şekilde bekletilmektedir. Kamu idaresi cevabında: TTGV ve Tohumluk Kredilerine ilişkin Ekonomi Bakanlığının verdiği cevapta;
2011 yılı öncesi verilen TTGV ve Tohumluk Kredilerinin ilk kullanımı ile ilgili işlemlerin Bakanlık tarafından yapılmamış olması nedeniyle kredilerin saymanlık hesabı muhasebe kayıtlarında izlenmesi ve raporlanmasının mümkün olmadığını belirtilmiştir. DFİF Gider Hesabında atıl olarak bekleyen tutara ilişkin Ekonomi Bakanlığının verdiği cevapta; Kredi anapara ve ferilerinin 5018 sayılı Kanunun Ek 2’inci maddesi hükmüne istinaden TCMB nezdindeki DFİF gider hesabına aktarıldığı, Bakanlık tarafından mevzuat düzenlemesi mevcut olmadığından DFİF gider hesabına ilişkin muhasebeleştirme ve raporlama yapılamadığı, mevcut kayıtlar üzerinden sadece bilgi tutulduğu, bu durumun çözümü noktasında 5018 sayılı Kanunun Ek 2’nci maddesinin ikinci fıkrasında yapılması gereken değişikliğe ilişkin çalışmaların sürdürüldüğü, gerekli yasal düzenlemenin yapılmasını müteakip usul ve esasların düzenleneceği ifade edilmiştir.

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 14 Sonuç olarak: TTGV ve Tohumluk kredilerine ilişkin Kamu idaresi cevabında bulguda yer verilen tespite mutabık kalınmadığı ifade edilmiştir. Ancak, kredilerin takip ve tahsilinden, aradan geçen zaman içerisinde farklı kurum ve kuruluşlar yetkili ve sorumlu kılınmış olmakla birlikte, DFİF kaynaklarından kullandırılan bu kredilerin alacaklısının Ekonomi Bakanlığı olduğu ve de saymanlık hesabı muhasebe kayıtlarında izlenmesi ve raporlanması gerektiği açıktır. Kamu idaresinin, DFİF Gider hesabına ait işlemlerin herhangi bir muhasebe birimi hesabına dâhil edilmemesinden dolayı, hesapta bulunan paranın atıl bir şekilde bekletildiğine ilişkin bulguya mutabık kaldığı görülmüştür. Öneri: DFİF gider hesabın aktarılan Tohumluk ve TTGV Kredilerine ilişkin tutarların muhasebeleştirilmesi ve raporlanmasına yönelik özel bir düzenleme bulunmaması karşısında, 5018 sayılı Kanun kapsamında genel düzenlemeler çerçevesinde muhasebeleştirilmesi gerektiği, 5018 sayılı Kanunun Ek 2’nci maddesinin ikinci fıkrasında konuya ilişkin düzenleme yer almaması hasebiyle, DFİF gider hesabında atıl bekleyen tutarın, genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmesini teminen mevzuat değişikliği yapılması, uygun olacağı düşünülmektedir. BULGU 3: Ekonomi Bakanlığı Serbest Bölgeler Özel Hesabına İlişkin İş ve İşlemler İle Sözleşmelerin İncelenmesi Neticesinde; MESBAŞ Tarafından, Yıllık Kâr Payından Mevzuata Aykırı Olarak Gelir Vergisi Tevkifatı Yapılması Sonucu Serbest Bölgeler Özel Hesabının Gerçek Durumu Yansıtmadığı; Serbest Bölgelerde Tahakkuk Eden ve Tahsil Edilmeyen Kira Geliri Paylarının Muhasebeleştirilmemesi Sonucu, Mali Tabloların Kamu İdaresi Yönetimi ve Diğer İlgili Kişilere Muhasebe Sistemi İçerisinde Kaydedilen Bilgileri Doğru ve Gerçekçi Olarak İletmediği Tespit Edilmiştir. A- MESBAŞ Tarafından, Yıllık Kâr Payından Mevzuata Aykırı Olarak Gelir Vergisi Tevkifatı Yapılmaktadır.

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 15 MESBAŞ - Mersin Serbest Bölge İşleticisi A.Ş. tarafından ödenecek yıllık kâr payından % 15 gelir vergisi tevkifatı yapıldığı tespit edilmiştir. Bakanlık (mülga DTM) ile MESBAŞ - Mersin Serbest Bölge İşleticisi Anonim Şirketi arasında imzalanan sözleşmeye göre her faaliyet yılı için elde edilen net kârdan ödenmesi gereken % 25 kar payından gelir vergisi tevkifatı yapılması sonucu 2013 yılı Özel Hesap gelirlerinin 171.412,08-TL (90.973,40 USD) eksik gerçekleştiği tespit edilmiştir. Yapılan incelemede MESBAŞ’ın bu kâr payını 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 75’inci maddesi kapsamında menkul sermaye iradı olarak değerlendirdiği ve aynı Kanunun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendi kapsamında stopaj yaptığı ve anılan tutarı Muhtasar Beyanname ile beyan ederek ödediği görülmüştür. Ancak MESBAŞ tarafından idareye “sözleşme gereği” ödenmesi gereken ve sözleşmede ismi kâr payı olarak belirtilen ödeme, şirkete yatırılan sermaye veya hissedarlık karşılığı yapılan bir ödeme veya temettü olmayıp, Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği ve buna bağlı olarak imzalanan sözleşmeden kaynaklı bir alacaktır. Konunun yanlış değerlendirilmesi sonucu tevkif edilen tutar, her ne kadar beyan edilmesi nedeniyle herhangi bir hazine zararına yol açmamışsa da 2013 yılı Özel Hesap Gelirleri 171.412,08-TL (90.973,40 USD) daha az gerçekleşmiştir. Konuya, Ekonomi Bakanlığı 2012 yılı Sayıştay Denetim Raporunda da yer verilmiş, fakat uygulamaya aynen devam edildiği anlaşılmıştır. B- Serbest Bölgelerde Tahakkuk Eden ve Tahsil Edilmeyen Kira Geliri Payları Muhasebeleştirilmemektedir. Serbest Bölge İşletici / B.K.İ’ler tarafından aylık olarak tahakkuk eden ve tahsil edilemeyen kira gelirlerinin mahiyetlerine uygun hesaplarda tahakkuk ve takip kaydının yapılması gerekirken, bu kayıtların yapılmadığı ve raporlanmadığı anlaşılmıştır. 5018 sayılı Kanunun “Kayıt zamanı” başlıklı 50’nci maddesi, “Kamu gelir ve giderlerinin yılı ve mahsup dönemi” başlıklı 51’inci maddesi ile Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin “Kayıt zamanı, kamu gelir ve giderleri ile bütçe gelir ve giderlerinin yılı” başlıklı 16’ncı maddesinde ifade edildiği üzere, genel yönetim kapsamında yer alan kamu idarelerinin kayıt yöntemi olarak tahakkuk esaslı muhasebe uygulanmaktadır. 2013 yılı içerisinde, serbest bölgelerde 10.511.642,91-USD kira geliri tahakkuk ederken, bu tutarın 130.529,00-USD’si tahsil edilememiştir. Yine 2013 yılı içerisinde 79.025,86-USD gecikme faizi tahakkuk ederken, bu tutarın 16.389,00-USD’si tahsil edilememiş, ancak anılan tutarlar muhasebe içerisinde izlenmemiştir.

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 16 Sonuç olarak, tahakkuk ve tahsil sorumluluğu Bakanlığa ait olan kira gelir paylarından tahakkuk eden tutarlar muhasebeleştirilmediği gibi, tahsilatı gerçekleştirilemeyen 130.529,00- USD kira geliri ile kira gelirlerine ilişkin 16.389,00-USD gecikme faizi de alacak hesaplarında muhasebeleştirilmemiştir. Kamu idaresi cevabında: A- MESBAŞ tarafından, Yıllık Kâr Payından Mevzuata Aykırı Olarak Gelir Vergisi Tevkifatı Yapılması bulgusuna ilişkin Ekonomi Bakanlığının verdiği cevapta; Bakanlık ile MESBAŞ arasında imzalanan sözleşmeye göre her faaliyet yılı için elde edilen net kârdan ödenmesi gereken % 25 kâr payından gelir vergisi tevkifatı yapıldığı, bu nedenle 2013 yılı Özel Hesap gelirlerinin eksik gerçekleştiği tespitine mutabık kalındığı, Maliye Bakanlığının da görüşleri doğrultusunda işlem tesis edileceği anlaşılmıştır. B- Serbest Bölgelerde Tahakkuk Eden ve Tahsil Edilmeyen Kira Geliri Paylarının Muhasebeleştirilmemesi bulgusuna ilişkin Ekonomi Bakanlığının verdiği cevapta; 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu ve Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği hükümleri uyarınca Özel Hesaba ilişkin mevcut işleyişin ve gelir, ret-iade ve takibe ilişkin mevcut kayıt yapısının ihtiyacı gerektiği şekilde karşıladığı ve sağlıklı sonuçlar ürettiği, tahakkuk esaslı muhasebe sistemine mevcut kaynaklarla uyum sağlanamayacağı ifade edilmiştir. Sonuç olarak: A- Kamu idaresinin cevabında bulguda yer verilen tespite mutabık kalındığı anlaşılmıştır. B - Kamu idaresi cevabında bulguda yer verilen tespite mutabık kalınmadığı ifade edilmiştir. Ancak, 5018 sayılı Kanunun "Kayıt zamanı" başlıklı 50'nci maddesi ile genel yönetim kapsamında yer alan kamu idarelerinin kayıt yöntemi olarak tahakkuk esaslı muhasebe benimsenmiştir ve Serbest Bölgeler Özel Hesabı yönünden bir muafiyet veya istisna hali mevcut değildir. Tahakkuk esaslı muhasebe yönteminde, belirli bir dönem içerisinde meydana gelen giderler ile aynı dönem içerisinde elde edilen gelirlerin karşılaştırılması ve elde bulunan kaynakların ve yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin dönem sonu itibariyle kontrolü sağlanır.

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 17 Özel hesaba ilişkin tahakkuk, tahsilat ve takibinin mevcut şekilde yürütülmesi işlemsel açıdan ilgili Serbest Bölgeler, Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğü tarafından sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilse dahi, Bakanlık saymanlığı tarafından işlemlerin muhasebe içerisinde izlenmemesi, kamu idaresi yönetimi ve ilgili diğer kişilerin bilgi ihtiyaçlarını karşılayacak, kamu görevlilerinin sorumlulukları altındaki kaynaklara ilişkin karar, kontrol ve hesap verme süreçlerinin etkili çalışmasını sağlayacak bir sisteme izin vermemektir. Sonuç olarak da mali tablolar, muhasebe sistemi içinde kaydedilen bilgileri, bu bilgileri kullanacak olan kişilere doğru ve gerçekçi olarak iletemeyecektir. Öneri: A - Genel Bütçe gelirlerinin belirlenen sınıflamaya uygun gösteriminin sağlanabilmesi için, MESBAŞ’ tan yapılan tahsilâtların özel hesap gelirleri arasında muhasebeleştirilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. B - Gerekli yöntem ve usuller belirlenerek, aylık kira gelir paylarının 5018 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak, tahakkuk, tahsil ve takip aşamalarının muhasebeleştirilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. BULGU 4: Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Çıkartılan 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulanmasına İlişkin Olarak Yapılan Hesaplamaya Teşvik İkramiyesi de Dâhil Edilmiştir. 666 sayılı KHK’ya geçiş sırasında Bakanlıkça yapılan eski ve yeni maaş hesabı kıyaslamasında, 637 sayılı Ekonomi Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca ödenmekte olan teşvik ikramiyesi, söz konusu KHK’ya aykırı olarak hesaplamaya dâhil edilmiştir. 666 sayılı KHK’nın 2'nci maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen geçici 12'nci maddede; “Ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer alanlara, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç olmak üzere kadrolarına bağlı olarak mali haklar kapsamında fiilen yapılan her türlü ödemeler (ikramiyelerin bir aya isabet eden tutarı dahil) toplamı net tutarının; ek 10 uncu maddeye göre söz konusu kadro unvanları için öngörülen ücret ve tazminat toplamı net tutarından fazla olması halinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte anılan kadro

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 18 unvanlarında bulunanlar hakkında bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin devam olunur.” denilmektedir. Bu madde hükmü uyarınca, Ekonomi Bakanlığı çalışanları için bu karşılaştırma yapılmış ve kadro karşılığı sözleşmeli olarak ödeme alan personelin bir kısmına eski mevzuat hükümlerine göre ödeme yapılması gerektiği tespit edilmiştir. Ancak, bu karşılaştırma yapılırken 637 sayılı KHK’ya göre ödenmekte olan teşvik ikramiyesi de hesaplamaya dâhil edilmiştir. Ödemenin dayanağı olan söz konusu maddede “...üstün gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı çalışma yaptıkları tespit edilenlere Müsteşarın teklifi, ilgili Bakanın (…) onayı ile haziran ve aralık aylarında birer aylık sözleşme ücreti tutarına kadar teşvik ikramiyesi ödenebilir.” denilmektedir. Madde metninden görüleceği üzere teşvik ikramiyesinin 375 sayılı KHK’nın geçici 12' nci maddesinde “fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç olmak üzere kadrolarına bağlı olarak mali haklar kapsamında fiilen yapılan her türlü ödemeler” kapsamında ele alınması hatalıdır. Çünkü bu ödeme, 637 sayılı KHK ve atıfta bulunduğu mevzuata göre ancak üstün gayret gösterme ile Bakan onayı şartlarına bağlanmıştır. Teşvik ikramiyesi her bir ödeme için ayrı ayrı alınan bakan onayına istinaden yapılan arızi bir ödemedir. Dolayısıyla kadroya bağlı bir hak olarak değerlendirilemez. Bakanlıkça yapılan maaş hesabında 666 sayılı KHK’ya ilişkin olarak çıkarılan 161 Seri No.lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği dikkate alınmıştır. Bu tebliğde verilen uygulama örneklerinde Hazine Uzmanı için teşvik ikramiyesinin de kıyaslamaya dahil edileceği belirtilmiştir. Ancak yukarıdaki açıklamalardan görüleceği üzere teşvik ikramiyesinin 666 sayılı KHK'ya göre yapılan eski ve yeni maaş hesabı kıyaslamasında dikkate alınmaması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında: Ekonomi Bakanlığının söz konusu bulguya ilişkin verdiği cevapta, Bakanlığın yapılan eski ve yeni maaş karşılaştırmalarının gerek 666 sayılı KHK’nin 2’nci maddesiyle 375 sayılı KHK’ya eklenen geçici 12’nci madde gerek 161 Seri No.lu Tebliğde verilen örnekler çerçevesinde teşvik ikramiyesi dâhil edilerek yapıldığı belirtilmiştir. Sonuç olarak: Kamu idaresi cevabında her ne kadar yapılan ödemenin 666 sayılı KHK’nin 2’nci maddesiyle 375 sayılı KHK’ya eklenen geçici 12’nci maddeye ve 161 Seri No.lu Tebliğe uygun olarak, hesaplamaya teşvik ikramiyesinin de dâhil edildiği ifade edilmiş olsa da teşvik ikramiyesinin 375 sayılı KHK’nın geçici 12'nci maddesinde “(…) fiili çalışmaya bağlı

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 19 ödemeler hariç olmak üzere kadrolarına bağlı olarak mali haklar kapsamında fiilen yapılan her türlü ödemeler” kapsamında ele alınması hatalıdır. Çünkü bu ödeme, 637 sayılı KHK ve atıfta bulunduğu mevzuata göre ancak üstün gayret gösterme ile Bakan onayı şartlarına bağlanmıştır. Teşvik ikramiyesi, her bir ödeme için ayrı ayrı alınan bakan onayına istinaden yapılan arızi bir ödemedir. Dolayısıyla kadroya bağlı bir hak olarak değerlendirilemez. Öte yandan 161 Seri No.lu Tebliğde maaş hesabına ilişkin verilen örneklerden teşvik ikramiyesi dâhil edilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak, tebliğ daha üst bir hukuk normu olan KHK’ya aykırı olmamalıdır.

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 20 T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI 06100 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 40 94 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr http://www.sayistay.gov.tr

T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI EKONOMİ BAKANLIĞI DÖNER SERMAYE İŞLETMESİ 2013 YILI DENETİM RAPORU

İÇİNDEKİLER KAMU İDARESİNİN MALİ YAPISI VE MALİ TABLOLARI HAKKINDA BİLGİ ............................... 25 DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU .................................................... 26 SAYIŞTAYIN SORUMLULUĞU ................................................................................................................ 27 DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI .............................................................. 27 DENETİM GÖRÜŞÜ ................................................................................................................................... 28 EKLER ......................................................................................................................................................... 29

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 25 KAMU İDARESİNİN MALİ YAPISI VE MALİ TABLOLARI HAKKINDA BİLGİ Döner Sermaye İşletmesi, mali işlemlerin muhasebeleştirilmesine ilişkin olarak 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun geçici 11’inci maddesi ile 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 11’inci maddesi hükümlerine dayanılarak hazırlanan Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği ile Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğine tabi olup; uygulanan muhasebe sistemi, belirtilen mevzuatlarda öngörülen tahakkuk esaslı muhasebe sistemidir. 31.12.2013 tarihli Bilançoya göre, İşletmenin aktif toplamı 42.941.736,02 TL’dir. Bu tutarın yüzde 98’ini “Dönen Varlıklar”, yüzde 2’sini “Duran Varlıklar” oluşturmaktadır. “Dönen Varlıklar”ın ise yüzde 96’sını “Hazır Değerler”, yüzde 4’ünü “Diğer Dönen Varlıklar” ile “Stoklar” meydana getirmektedir. Aynı Bilançoya göre, İşletmenin pasif toplamı 42.941.736,02 TL’dir. Bu miktarın yüzde 95’i “Özkaynaklar”, geri kalanı ise “Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar”dan oluşmaktadır. “Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar”ın yaklaşık yüzde 98’i “Ödenecek Vergi ve Diğer Yükümlülükler”, yüzde 2’si “Ticari Borçlar” dan meydana gelmektedir. İşletmenin “Ödenmiş Sermaye”si 16.981.405,84 TL, “Dönem Net Kârı” 24.018.077,69 TL’dir. 2013 yılı gelir bütçesi gerçekleşmelerine göre toplam gelir, 37.479.802,65 TL’dir. 2013 yılı gider bütçesi gerçekleşmelerine göre toplam gider, 8.821.626,74 TL’dir. “Kamu İdaresi Hesaplarının Sayıştaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslar"ın 5'inci maddesi ile "Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği"nin 573’üncü maddesi gereğince hesap dönemi sonucunda Sayıştaya gönderilmesi gereken defter, tablo ve belgelerden aşağıda yer alanlar denetime sunulmuş olup denetim bunlar ile usul ve esasların 8'inci maddesinde yer alan diğer belgeler dikkate alınarak yürütülüp sonuçlandırılmıştır. · Nakit akım tablosu · Dönem sonu faaliyet raporu · Geçici ve kesin mizan · İşletme revizeli bütçe · Banka mevcut tespit tutanağı · Kasa Sayım Tutanağı · Menkul kıymet / teminat mektupları sayım tutanağı · Alınan çekler sayım tutanağı

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 26 · Döner sermayeli işletmeler yıllık gayrisafi hasılat ve kar bildirimi · Sermaye hareketleri tablosu · Bilanço · Envanter ve bilanço defteri · Gelir tablosu · Gelirlerin döküm cetveli · Giderlerin döküm cetveli · Borçlar döküm cetveli · Alacaklar döküm cetveli · Satışların maliyeti tablosu · Sayıştay ilamları cetveli · Taşınır mal sayım cetveli · Yönetim döneminde görev yapan muhasebe yetkililerine ait liste Denetim görüşü, kamu idaresinin temel mali tabloları olan bilanço, gelir tablosu ve nakit akım tablosuna göre verilecektir. DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU Denetlenen kamu idaresinin yönetimi, tabi olduğu muhasebe standart ve ilkelerine uygun olarak hazırlanmış olan mali rapor ve tabloların doğru ve güvenilir bilgi içerecek şekilde zamanında Sayıştaya sunulmasından, bir bütün olarak sunulan bu mali tabloların kamu idaresinin faaliyet ve işlemlerinin sonucunu tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir olarak yansıtmasından ve ister hata isterse yolsuzluktan kaynaklansın bu mali rapor ve tabloların önemli hata veya yanlış beyanlar içermemesinden; kamu idaresinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğundan; mali yönetim ve iç kontrol sistemlerinin amacına uygun olarak oluşturulmasından, etkin olarak işletilmesinden ve izlenmesinden, mali tabloların dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin denetime hazır hale getirilmesinden ve sunulmasından sorumludur.

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 27 SAYIŞTAYIN SORUMLULUĞU Sayıştay, denetimlerinin sonucunda hazırladığı raporlarla denetlenen kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, mali rapor ve tablolarının güvenilirliğine ve doğruluğuna ilişkin görüş bildirmek, mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmekle sorumludur. DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI Denetimlerin dayanağı; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları, Sayıştay ikincil mevzuatı ve denetim rehberleridir. Denetimler, kamu idaresinin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek ve mali rapor ve tablolarının kamu idaresinin tüm faaliyet ve işlemlerinin sonucunu doğru ve güvenilir olarak yansıttığına ilişkin makul güvence elde etmek ve mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmek amacıyla yürütülmüştür. Kamu idaresinin mali tabloları ile bunları oluşturan hesap ve işlemlerinin doğruluğu, güvenilirliği ve uygunluğuna ilişkin denetim kanıtı elde etmek üzere yürütülen denetimler; uygun denetim prosedürleri ve tekniklerinin uygulanması ile risk değerlendirmesi yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Risk değerlendirmesi sırasında, uygulanacak denetim prosedürünün belirlenmesine esas olmak üzere, mali tabloların üretildiği mali yönetim ve iç kontrol sistemleri de değerlendirilmiştir. Denetimin kapsamını, kamu idaresinin mali rapor ve tabloları ile gelir, gider ve mallarına ilişkin tüm mali faaliyet, karar ve işlemleri ve bunlara ilişkin kayıt, defter, bilgi, belge ve verileri (elektronik olanlar dâhil) ile mali yönetim ve iç kontrol sistemleri oluşturmaktadır. Bu hususlarla ilgili denetim sonucunda denetim görüşü oluşturmak üzere yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilmiştir.

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 28 DENETİM GÖRÜŞÜ Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi 2013 yılına ilişkin yukarıda belirtilen ve ekte yer alan mali rapor ve tablolarının tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi içerdiği kanaatine varılmıştır.

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 29 EKLER EK-1: KAMU İDARESİ MALİ TABLOLARI

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 30

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 31

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 32

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 33

T.C. Sayıştay Başkanlığı



Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu 34 T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI 06100 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 40 94 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr http://www.sayistay.gov.tr

Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri