VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2017 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU Eylül 2018
İÇİNDEKİLER
TABLOLAR LİSTESİ Tablo 1: 2017 Yılı Bütçe Giderlerinin Dağılımı (TL) ve Dağılım Oranları Tablo 2: 2017 Yılı Bütçe Gelirlerinin Dağılımı (TL) ve Dağılım Oranları Tablo 3: 2017 Yılında Geçici Kabulü Yapılan Onarımlar Tablo 4: 2016 Yılında Geçici Kabulü Yapılan Onarımlar Tablo 5: Yer Teslimi Bilgileri Tablo 6: Yeni Birim Fiyat Örneği
KISALTMALAR A.Ş. : Anonim Şirketi EVOS : Entegre Vakıf Otomasyon Sistemi KMYKK : Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu MYMY : Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği TİF : Taşınır İşlem Fişi VBYS : Vakıf Bilgi Yönetim Sistemi VGM : Vakıflar Genel Müdürlüğü
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 4
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 5 maaşları ve ailelerinin maddi durumu yeterli olmayan ilköğretim ve ortaöğretim öğrencileri ile üniversite öğrencilerine yapılan eğitim yardımından (burs) oluşmaktadır. 2017 yılı bütçe giderinin %10,27’lik kısmına karşılık gelen 100.000.000,00 TL borç verme olup Vakıf Katılım A.Ş.’ye sermaye artırımı olarak verilen tutardır. VGM bütçesinde personel giderleri % 10,36 oranına, sosyal güvenlik kurumlarına ödenen devlet primi giderleri ise % 1,73 oranına sahiptir. Genel Müdürlüğün gelir bütçesi; kira gelirlerinden, faiz gelirlerinden, iştirak gelirlerinden, teftiş ve denetleme paylarından, mazbut vakıflara ait taşınmazların satışından elde edilecek gelirlerden, yönetim ve temsil gelirlerinden, mazbut vakıf taviz bedelinden, şartlı- şartsız bağışlar ve yardımlar ile diğer gelirlerden oluşmaktadır. Genel Müdürlüğün 2017 yılı bütçe geliri 753.661.430,11 TL olarak gerçekleşmiş, gelirlerinin 2017 yılı itibari ile dağılımına bakıldığında % 65,90 ile kira gelirleri ilk sırada yer almaktadır. 2017 yılı itibari ile Genel Müdürlük bütçesinin, % 12,17’sini mazbut vakıflara ait taşınmaz satış gelirleri, % 7,94’ünü iştirak gelirleri % 7,18’ini faiz gelirleri, , % 2,62’sini diğer gelirler, % 2,21’ini mazbut vakıf taviz bedeli, % 1,04’ünü şartlı-şartsız bağış ve yardımlar, % 0,92’ünü vakıf yönetim ve temsil gelirleri ile % 0,01’ini ise teftiş ve denetleme payları oluşturmaktadır. Tablo 2: 2017 Yılı Bütçe Gelirlerinin Dağılımı (TL) ve Dağılım Oranları Gelir Türleri 2017 Yılı Bütçe Geliri Oran (%) Kira Gelirleri 496.667.085,23 65,90 Mazbut Vakıflara Ait Taşınmaz Satış Gelirleri 91.741.541,68 12,17 Şartlı-Şartsız Bağışlar ve Yardımlar 7.870.063,88 1,04 İştirak Gelirleri 59.822.897,10 7,94 Faiz Gelirleri 54.108.050,43 7,18 Mazbut Vakıf Taviz Bedeli 16.680.723,93 2,21 Vakıf Yönetim ve Temsil Gelirleri 6.903.841,09 0,92 Teftiş ve Denetleme Payları 28.412,15 0,01 Diğer Gelirler 19.838.814,62 2,62 TOPLAM 753.661.430,11 100,00 Kamu İdaresi Hesaplarının Sayıştaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslar'ın 5'inci maddesi gereğince hesap dönemi sonunda Sayıştaya gönderilmesi gereken defter, tablo ve belgelerden aşağıda yer alanlar denetime sunulmuş olup denetim bunlar ile usul ve esasların 8'inci maddesinde yer alan diğer belgeler dikkate alınarak yürütülüp sonuçlandırılmıştır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 6 Birleştirilmiş veriler defteri. Geçici ve kesin mizan. Bilanço. Kasa sayım tutanağı, Banka mevcudu tespit tutanağı, Alınan çekler sayım tutanağı, Menkul kıymet ve varlıklar sayım tutanağı, Teminat mektupları sayım tutanağı, Değerli kağıtlar sayım tutanağı, İdare taşınır mal yönetimi ayrıntılı hesap cetveli ile idare taşınır mal yönetimi hesabı icmal cetveli, Bütçe giderleri ve ödenekler tablosu, Bütçe gelirleri ekonomik sınıflandırılması tablosu, Faaliyet sonuçları tablosu Denetim görüşü, kamu idaresinin temel mali tabloları olan bilanço ve faaliyet sonuçları tablosuna verilmiştir. 2. DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU Denetlenen kamu idaresinin yönetimi, tabi olduğu muhasebe standart ve ilkelerine uygun olarak hazırlanmış olan mali rapor ve tabloların doğru ve güvenilir bilgi içerecek şekilde zamanında Sayıştaya sunulmasından, bir bütün olarak sunulan bu mali tabloların kamu idaresinin faaliyet ve işlemlerinin sonucunu tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir olarak yansıtmasından ve ister hata isterse yolsuzluktan kaynaklansın bu mali rapor ve tabloların önemli hata veya yanlış beyanlar içermemesinden; kamu idaresinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğundan; mali yönetim ve iç kontrol sistemlerinin amacına uygun olarak oluşturulmasından, etkin olarak
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 7 işletilmesinden ve izlenmesinden, mali tabloların dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin denetime hazır hale getirilmesinden ve sunulmasından sorumludur. 3. SAYIŞTAYIN SORUMLULUĞU Sayıştay, denetimlerinin sonucunda hazırladığı raporlarla denetlenen kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, mali rapor ve tablolarının güvenilirliğine ve doğruluğuna ilişkin görüş bildirmek, mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmekle sorumludur. 4. DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI Denetimlerin dayanağı; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları, Sayıştay ikincil mevzuatı ve denetim rehberleridir. Denetimler, kamu idaresinin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek ve mali rapor ve tablolarının kamu idaresinin tüm faaliyet ve işlemlerinin sonucunu doğru ve güvenilir olarak yansıttığına ilişkin makul güvence elde etmek ve mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmek amacıyla yürütülmüştür. Kamu idaresinin mali tabloları ile bunları oluşturan hesap ve işlemlerinin doğruluğu, güvenilirliği ve uygunluğuna ilişkin denetim kanıtı elde etmek üzere yürütülen denetimler; uygun denetim prosedürleri ve tekniklerinin uygulanması ile risk değerlendirmesi yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Risk değerlendirmesi sırasında, uygulanacak denetim prosedürünün belirlenmesine esas olmak üzere, mali tabloların üretildiği mali yönetim ve iç kontrol sistemleri de değerlendirilmiştir. Denetimin kapsamını, kamu idaresinin mali rapor ve tabloları ile gelir, gider ve mallarına ilişkin tüm mali faaliyet, karar ve işlemleri ve bunlara ilişkin kayıt, defter, bilgi, belge ve verileri (elektronik olanlar dâhil) ile mali yönetim ve iç kontrol sistemleri oluşturmaktadır. Bu hususlarla ilgili denetim sonucunda denetim görüşü oluşturmak üzere yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 8 5. DENETİM GÖRÜŞÜNÜN DAYANAKLARI BULGU 1: Diğer İdarelere Verilen Borçların İlgili Hesapta Takip Edilmemesi İdare tarafından diğer idarelere verilen borçların, niteliği uygun olmadığı halde “162 Bütçe dışı avans ve krediler hesabı”nda takip edildiği görülmüştür. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği (MYMY)’nin “162 Bütçe dışı avans ve krediler hesabı”nın niteliğini düzenleyen 105’inci maddesi aynen şu şekildedir; “Bütçe dışı avans ve krediler hesabı; kamu idarelerince mal ve hizmet alımı karşılığı olmak üzere, maddi duran varlık hesapları ile ilgilendirilmeksizin yüklenicilere verilen avanslar, okul pansiyonlarına ait paralardan verilen avanslar, özel kanunlarındaki hükümler uyarınca iş ve talep sahiplerince muhasebe birimlerine yatırılarak emanetler hesabına alınan paralardan ilgililerine avans olarak ödenen tutarlar, ertesi yıl bütçesinden karşılanmak üzere verilen personel avansları, jandarma er aylıkları ve diğer istihkaklar ile gemi mutemetlerine ödenen paralar ve Bakanlıkça bu hesaba kaydedilmesi bildirilen tutarların izlenmesi için kullanılır.” Adı geçen Yönetmelik’in “13 Kurum alacakları” başlıklı 65’inci maddesiyle, kurum alacakları hesap grubunun; kamu idarelerine, hane halkına, yabancı devlet veya uluslararası kuruluşlara verilen borçlardan, yapılan borçlanmalardan ikraz anlaşmaları ile diğer kamu idarelerine kullandırılan tutarlardan, diğer kamu idarelerine ait borçların üstlenilmesinden ve benzeri işlemlerden kaynaklanan ve bir yıl veya faaliyet dönemi içinde tahsili öngörülen alacaklar ile kamu idarelerinin tek hazine kurumlar hesabı kapsamında Hazine Müsteşarlığınca değerlendirilen mali kaynaklarından dolayı Hazine Müsteşarlığından olan alacaklarının izlenmesi için kullanılacağı ve aynı maddenin devamında, kurum alacaklarının, niteliklerine göre bu grup içinde açılacak aşağıdaki hesaplarda takip edileceği belirtilmiştir. “130 Dış Borcun İkrazından Doğan Alacaklar Hesabı 131 Para Piyasası Nakit İşlemleri Alacakları Hesabı 132 Kurumca Verilen Borçlardan Alacaklar Hesabı 135 Tek Hazine Kurumlar Hesabından Alacaklar Hesabı 137 Takipteki Kurum Alacakları Hesabı
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 9 138 Takipteki Kurum Alacakları Karşılığı Hesabı (-) 139 Diğer Kurum Alacakları Hesabı” Yönetmelik’in “132 Kurumca verilen borçlardan alacaklar” hesabını düzenleyen 71’inci maddesine göre “Kurumca verilen borçlardan alacaklar hesabı; yılı bütçe kanunu veya ilgili mevzuatına dayanılarak vadesi bir yıl veya faaliyet dönemiyle sınırlı olmak üzere, nakit olarak veya özel tertip iç borçlanma senedi ihracı suretiyle ikrazen verilen borçlardan kaynaklanan alacaklar, anaparaya eklenen faiz, masraf ve kur farkları, ikraz anlaşmasına dayanmayan teşvik uygulamaları çerçevesinde verilen krediler, duran varlıklar ana hesap grubu içindeki kurumca verilen borçlardan alacaklar hesabında kayıtlı alacaklardan dönem sonunda vadesi bir yılın altına inmiş olanlar, alacağın borçlusu ve döviz cinsi değiştirilen tutarlar, alacağı etkileyen diğer işlemler sonucu oluşan tutarlar ile bu alacaklara karşılık nakden veya mahsuben yapılan tahsilatlar, terkin veya tecil edilen tutarlar ve terkin veya tecilin iptalinden doğan tutarların izlenmesi için kullanılır.” Ayrıca Yönetmelik’in 79’uncu maddesi ile “139 Diğer kurum alacakları hesabı”nın “Kurum Alacakları” hesap grubu içerisinde yer alan diğer hesaplar kapsamına girmeyen kurum alacaklarının izlenmesi için kullanılacağı hüküm altına alınmıştır. İdare tarafından Vakıf Meclisi kararlarına istinaden bazı kamu idarelerine 2010 yılından başlamak üzere borç verildiği tespit edilmiştir. İdareden edinilen bilgiye göre 2010 yılından 2017 yılı sonuna kadar geçen sürede toplam 224.595.000,00 TL borç gönderilmiş, borçlu kamu idareleri bu borçları geri ödeyememiş ve borçlar vakıflar meclisinin muhtelif tarihlerde aldıkları kararlarla ertelenmiştir. İdareye ait muhasebe verilerinin incelenmesinde verilen borçların yanlış hesaplarda takip edildiği görülmüştür. Yukarıda belirtilen hükümler gereği kurumca verilen borçlardan vadesi bir yılın altında olanların “132 Kurumca verilen borçlardan alacaklar hesabı”nda vadesi bir yılı aşanların ise “232 Kurumca verilen borçlardan alacaklar hesabı”nda izlenmesi gerekir. Ancak Genel Müdürlük mali verilerinin incelenmesi sonucu verilen borçların bu hesaplar yerine “162 Bütçe dışı avans ve krediler” hesabında 162.99.99.00.00 ekonomik kodu ile takip edildiği görülmüştür. Ayrıca verilen borçlara düzenli olarak faiz tahakkuk ettirilmemekte dolayısıyla kurumun mali tablolara yansıyan faiz geliri eksik gözükmektedir. Maliye Bakanlığının tüm özel bütçeli idareler için yayımlamış olduğu hesap planında VGM için “132/232 Kurumca verilen borçlardan alacaklar hesabı”na yer verilmemiştir. Bu
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 10 sebeple Genel Müdürlüğün kurum alacaklarını bu hesapta takip etmesi mümkün değildir. Ancak avans veya kredi olmadığı açık olan verilen borçların, “162 Bütçe dışı avans ve krediler hesabı” yerine “13 Kurum Alacakları” hesap grubu içinde torba hesap niteliğinde düzenlenen ve Muhasebat Genel Müdürlüğünün yayımlamış olduğu hesap planında VGM’nin kullanımına açık olan “139/239 Diğer kurum alacakları” hesaplarında izlenmesinin ve “132/232 Kurumca verilen borçlardan alacaklar” hesaplarının hesap planına eklenmesi için Genel Müdürlükçe Maliye Bakanlığı ile iletişime geçilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. Diğer taraftan verilen borçlar için vade ayrımı da yapılmadığı için bunların ne kadarının uzun vadeli ne kadarlık kısmın ise kısa vadeli olduğu idarenin bilançosuna yansımamaktadır. Bu durum muhasebenin dönemsellik ilkesi dikkate alındığında mali tabloların güvenilirliğini olumsuz etkilemektedir. Kamu idaresi cevabında; "Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğüne; ilgili hesapların detay hesap planına tanımlanmasına dair yazı yazılmış olup, hesapların tanımlanması ile verilen borçlar “132/232 Kurumca verilen borçlardan alacaklar” hesabında takip edilecektir." denilmektedir. Sonuç olarak; Kamu idaresi göndermiş olduğu cevapta, "162 Bütçe dışı avanslar hesabı"na yapılan hatalı kayıtların düzeltilmesi için Muhasebat Genel Müdürlüğü ile irtibata geçildiği belirtilmiş olsa da bu durumun 2017 yılı dönem sonu mali tablolarındaki hatayı düzeltici bir etkisi bulunmamaktadır. Söz konusu hata sonucu İdarenin mali tablolarında "162 Bütçe dışı avanslar hesabı" olması gerektiğinden 224.595.000,00 TL fazla yer almaktadır. BULGU 2: Kira Tahakkuklarının Eksik Yapılması ve Tahsil Edilemeyen Kira Alacaklarının Mali Tablolarda Tam Olarak Yer Almaması İdarenin yönetiminde bulunan bir kısım taşınmazlara ait kira ve ecrimisil tahakkuk ve tahsilatları ile tahsil edilemeyen kira ve ecrimisil alacaklarının mali tablolarda yer almadığı veya eksik yer aldığı tespit edilmiştir. MYMY hükümleri uyarınca göre; mülkiyet gelirlerinin tahakkuk kayıtları ile bunlardan yapılan tahsilat veya terkinlerin “120/220 Gelirlerden alacaklar hesabı”nda izlenmesi, tahakkuk ettirilen mülkiyet gelirlerinden ortaya çıkan alacaklardan takibe alınan tutarlar ile bunlardan yapılan tahsilatların “121-Gelirlerden takipli alacaklar hesabı”nda izlenmesi gerekmektedir. Vakıf taşınmazlarına ait kira ve ecrimisil tahakkuk ve tahsilat işlemleri, taşınmazların
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 11 etkin bir şekilde yönetebilmek amacıyla oluşturulan Entegre Vakıf Otomasyon Sistemi (EVOS) üzerinden yapılmaktadır. Kira sözleşmesi yapıldıktan veya işgal edilen taşınmazlar için ecrimisil belirlendikten ve söz konusu bilgiler EVOS’a girildikten sonra kira ve ecrimisil tahakkuk tutarlarının aynı gün sonuna kadar kiralama şube müdürlükleri tarafından muhasebe birimlerine düzenli bir şekilde bildirilmesi gerekmektedir. Benzer şekilde günlük olarak banka hesaplarına yatırılan tutarların kiralama şube müdürlükleri tarafından hangi kiracılara ait olduğu belirlendikten ve kira, ecrimisil, cari kira, geçmiş ay/yıl kira ve faiz gibi ayrımı yapıldıktan sonra yapılan tahsilatların ikinci gün muhasebe birimine gönderilmesi gerekmektedir. Muhasebe birimlerine bildirilen kira ve ecrimisil tahakkuk tutarları ile bunlardan yapılan tahsilatların “120/220 Gelirlerden alacaklar hesabı”nda izlenmesi gerekir. Tahsil edilemeyen kira ve ecrimisil alacaklarının takip ve tahsil edilmesi için kiralama şube müdürlükleri tarafından hukuk servisine yazılması, söz konusu takipli alacakların mali tablolarda yer alması için aynı şekilde muhasebe birimine bildirilmesi gerekmektedir. Takibe alınan alacaklardan tahsil edilen tutarların, hukuk servisi tarafından faiz, anapara, vekalet ücreti gibi ayrımlarının yapılarak muhasebe birimine bildirilmesi ve EVOS’a girilmesi gerekmektedir. Yapılan incelemelerde; kira ve ecrimisil tahakkuk ve tahsilat tutarlarının muhasebe birimine düzenli bir şekilde ve zamanında bildirilmediği; bildirilen tahsilat tutarların ayrımının eksik ve yanlış olduğu, hukuk servisi tarafından icra yoluyla tahsil edilen tutarların muhasebe birimine gönderilmediği veya geç gönderildiği görülmüştür. Ayrıca bölge müdürlükleri arasında “120 Gelirlerden alacaklar hesabı” ile “121 Gelirlerden takipli alacaklar hesabı”nın kullanımları arasında farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Bazı bölge müdürlüklerinin, yılsonu işlemlerinde “120 Gelirlerden alacaklar hesabı”nda kayıtlı borç bakiyesini, hukuki anlamda gerçekten takibe alınıp alınmadığına bakmadan “121 Gelirlerden takipli alacaklar hesabı”nın borcuna aktararak ters kayıtla kapattığı görülmüştür. Yapılan bu işlem sonucu Adana Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Şanlıurfa Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Samsun Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve Sivas Vakıflar Bölge Müdürlüğü yılsonu mizanlarında henüz hukuki olarak takibe alınmamış olan alacaklar mevcut olduğu halde “120 Gelirlerden alacaklar hesabı” bakiye vermemektedir. Bununla birlikte Antalya Bölge Müdürlüğü ile Diyarbakır Bölge Müdürlüklerinin yılsonu
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 12 mizanında ise bütün takipli alacaklar tahsil edilmiş gibi “121 Gelirlerden takipli alacaklar hesabı” hiç yer almamaktadır. Bunların sonucu olarak; kira ve ecrimisile ilişkin tahakkuk ve tahsilat tutarları EVOS ile mali tablo kayıtlarında farklı yer almakta, ayrıca kira ve ecrimisil alacaklarına ait tahakkuk ve tahsilat tutarlarının muhasebe birimine düzenli olarak bildirilmemesi neticesinde konsolide yıl sonu mali tablolarında “120 Gelirlerden alacaklar hesabı” ile “121 Gelirlerden takipli alacaklar hesabı” eksik veya hatalı olarak gözükmektedir. Kamu idaresi cevabında; "Muhasebe Birimlerince 120 Gelirlerden Alacaklar Hesabı ve 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabına ait işlemlerin, Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği kapsamında ilgili birimlerden (Hukuk birimi, Emlak Birimi) gelen bilgi ve belgeler dahilinde fiili durumu yansıtır şekilde yapılması ilgili birimlere bildirilmiştir. “Kira Ecrimisil tahakkuk/tahsilat tutarlarının muhasebe birimine zamanında gönderilmemesi nedeniyle son dönemlerde Sayıştay Başkanlığınca yapılan denetimlerde kurumumuza eleştiri olarak yöneltilen bu eksikliğin ortadan kaldırılması açısından Bölge Müdürlüklerince gerekli özenin gösterilmesi” hususunda Bölge Müdürlüklerine talimat verilmiştir. Ayrıca; Bölge Müdürlüklerine yazı yazılarak EVOS ile kurum kayıtları arasında herhangi bir farklılık bulunmamasının temini ve veri girişlerinin düzenli olarak yapılması hususu talimatlandırılmıştır." denilmektedir. Sonuç olarak; İdare göndermiş olduğu cevapta ilgili birimlere konunun önemine ilişkin gerekli hassasiyetin gösterilmesinin bildirildiği ve Bölge Müdürlüklerinin de talimatlandırıldığı ifade edilmiştir. Bulguda belirtilen hususlarla ilgili olarak gerekli çalışmalara başlandığı bildirildiğinden, kira ve ecrimisil tahakkuk ve tahsilat tutarlarının muhasebe birimine düzenli bir şekilde ve zamanında bildirilip bildirilmediği, günlük olarak banka hesaplarına yatırılan tutarların niteliğine göre ayrıştırılarak muhasebe birimine gönderilip gönderilmediği, kira tahakkuk ve tahsilatları ile tahsil edilemeyen kira alacaklarının tamamının mali tablolarda yer alıp almadığı ve buradan hareketle mali tabloların düzeltilip düzeltilmediği gerçekleştirilecek gelecek yıl denetimlerinde izlenecektir. Söz konusu çalışmalar 2018 yılında yapılacağı için 2017 yılı mali tablolarında "120/220
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 13 gelirlerden alacaklar hesabı" ile “121 Gelirlerden takipli alacaklar hesabı” olması gerekenden düşük görünmektedir. BULGU 3: Geçici Kabulü Yapılan İşlerin 252 Binalar Hesabına Kaydedilmemesi Geçici kabulü yapılan yapım işlerinin ilgili maddi duran varlık hesaplarına kaydedilmedikleri görülmüştür. MYMY’nin “258 Yapılmakta olan yatırımlar hesabı” başlıklı 187’nci maddesinde, kamu idarelerine ait yapımı süren maddi duran varlıklar ile ilgili işler için, iş eğer geçici ve kesin kabul usulüne tabi bir iş ise, işle ilgili geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarihe kadar yapılan her türlü madde ve malzeme ile işçilik ve genel giderlerinin izlenmesi için kullanılacağı, geçici kabul usulüne tabi işler için geçici kabulünün yapılmasından itibaren yapılmakta olan yatırımlar hesabının kapatılarak bu hesapta yer alan tutarların ilgili maddi duran varlık hesabına aktarılmasının gerektiği belirtilmektedir. Kamu idaresi hesapları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, idarenin zaten “258 Yapılmakta olan yatırımlar hesabı”nı hiç kullanmadığı, ayrıca ayrıntısı aşağıda Tablo 3 ve 4 ile gösterilen 2016 yılında 32 adet, 2017 yılında ise 12 adet işin geçici kabulünün yapıldığı, ancak söz konusu yapım işlerinin ilgili maddi duran varlık hesaplarına kaydedilmedikleri ve bunun sonucu olarak da maddi duran varlıklar hesap grubunun gerçek durumu göstermediği tespit edilmiştir. Oysa ilgili daire başkanlıkları tarafından geçici kabulü yapılan işlerin Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına vaktinde bildirilmesi ve Strateji Daire Başkanlığı tarafından da geçici kabulü yapılmış olan tüm yapım işlerinin “252 Binalar hesabı”na aktarılması gerekmektedir. Tablo 3: 2017 Yılında Geçici Kabulü Yapılan Onarımlar 1 ANTALYA BÖLGE Antalya İli, Merkez Kaleiçi Kesik Minare Camii 2 AYDIN BÖLGE Aydın Nazilli Eski Yeni Camii 3 AYDIN BÖLGE Muğla-Menteşe Kurbanzade Camii 4 AYDIN BÖLGE Denizli-Buldan Hacı Bekir Camii 2017 Yılı Restorasyonu İşi 5 ANTALYA BÖLGE Antalya Finike Hasyurt Hasköy Camii 6 ERZURUM BÖLGE Erzurum Yakutiye Narmanlı Cami 7 ANTALYA BÖLGE Isparta İli, Merkez Muhittin Mescidi 8 ANTALYA BÖLGE Burdur Yeşilova Onacak Köyü Veli Dede Türbesi
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 14 9 BALIKESİR BÖLGE Balıkesir-Burhaniye Hanay Camii 10 HATAY BÖLGE Hatay-Altınözü Fatikli Camii, Yayladaği Şeyh Ahmet Kuseyri Camii 11 ANKARA BÖLGE Ankara-Nallıhan Nasuh Paşa ( Koca ) Hanı 12 ERZURUM BÖLGE Erzurum-Yakutiye İki Göbek ( Çifte Göbek ) Hamam Tablo 4: 2016 Yılında Geçici Kabulü Yapılan Onarımlar 1 BALIKESİR BÖLGE Çanakkale-Biga Gümüşçay Nasuh Çelebi Camii 2 BALIKESİR BÖLGE Balıkesir-Dursunbey-Çarşı Camii 3 EDİRNE BÖLGE Edirne-Merkez Yıldırım Beyazıt Camii Kamera Sistemi Yapılması İşi 4 ANTALYA BÖLGE Burdur İli, Merkez Sadenzade Mustafa Hatipoğlu Cami 5 DİYARBAKIR BÖLGE Bingöl Merkez Hacı Hacı Hasip Toplu Camii 6 EDİRNE BÖLGE Edirne-Merkez Muradiye Camisi, Taşlık Camisi Ve Yahyabey Camisi 7 AYDIN BÖLGE Denizli-Pamukkale Hacı Kaplanlar Camii 2016 Restorasyonu İşi 8 SAMSUN BÖLGE Samsun Bafra Emir Mirza Bey Türbesi 9 GAZİANTEP BÖLGE Kahramanmaraş-Dulkadiroğlu Kazancı Camii Minaresi 2016 Yılı Restorasyon İşi 10 ANTALYA BÖLGE Antalya Kaş Kasaba Nasrettin Camii 11 TOKAT BÖLGE Tokat Sulusaray Malum Seyit Ömer Tekkesi 12 BALIKESİR BÖLGE Çanakkale-Eceabat Kilitbahir Tabip Hasan Paşa Camii 13 EDİRNE BÖLGE Edirne-Merkez Büyük Sinagog İçin X-Ray Cihazı Ve Kapı Tipi Metal Dedektör İle Selimiye Vakıf Müzesine Kapı Tipi Metal Dedektör Alınması İşi 14 EDİRNE BÖLGE Edirne-Uzunköprü Gazi Turhanbey Camisi 2016 Yılı Basit Onarım İşi 15 SAMSUN BÖLGE Samsun Vezirköprü Aşağınarlı Camii 16 İZMİR BÖLGE Manisa Gölmarmara Şahuban Camii Danışmanlık İşi 17 İZMİR BÖLGE İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü Hizmet Binası Dış Cephe (3 Cephe) Boyanması İşi 18 ANKARA BÖLGE Kırıkkale-Sulakyurt-Şeyh Şami Cami 19 HATAY BÖLGE Hatay-Samandağı Mustafa (Terzi Mehmet) Camii 20 ANTALYA BÖLGE Burdur Yeşilova Büyükyaka Köyü Camii 21 HATAY BÖLGE Hatay-Antakya Habib-İ Neccar Camii Özel Proje Alanı 22 DİYARBAKIR BÖLGE Diyarbakır İli Sur İlçesi Arapşeyh Camii 23 TOKAT BÖLGE Tokat Mekez Acepşir Camii 2016 Yılı Onarımı 24 EDİRNE BÖLGE Edirne-Merkez 2016 Yılı Kurşun Bakım Onarım İşi 25 BİTLİS BÖLGE Muş Merkez Alaattinbey Camii 26 TOKAT BÖLGE Tokat Niksar Melik Gazi Türbesi 27 EDİRNE BÖLGE Edirne-Merkez Çokalca Camii 28 ANKARA BÖLGE Çankırı-Çerkeş-Türbaşı Köyü Camii 29 ANTALYA Isparta İli, Atabey İlçesi Feyzullah Camii
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 15 BÖLGE 30 HATAY BÖLGE Hatay/Kırıkhan Bayezid-İ Bistami Türbesi-Belen Kurtuluş Hamamı 31 KONYA BÖLGE Konya Akşehir Kızılca Mescidi 32 KONYA BÖLGE Konya Meram Abdülaziz Camii Kamu idaresi cevabında; “Tablo 3 ve 4 incelendiğinde ilgili işlemlerin Bölge Müdürlüklerinde gerçekleştiği görülmektedir. Genel Müdürlüğümüze ait ödenekler Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda, Genel Müdürlük merkez birimleri ile Bölge Müdürlükleri harcama birimleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır. Bölge Müdürlüklerinin kurumsal kodu 40.18.00.61 olup ilgili harcama ve muhasebe kayıtları ilgili Bölgesinde gerçekleşmektedir. Dolayısıyla 252 hesaba ait kayıtların Bütçe sınıflandırılması sebebiyle Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı yerine harcamanın gerçekleştiği ilgili Bölge Müdürlüklerinde yapılması gerekmektedir. Ayrıca, Tablo 3 ve 4 te 2016 ve 2017 yılına ait geçici kabulü yapılan onarımlar Vakıf Kültür Varlıklarına ait olup, bu kapsamda söz konusu olan Vakıf Kültür Varlıklarının değerinin tespit edilmesinin mümkün olmayacağından ve Kamu İdarelerin Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmeliğin kayıt ve kontrol işlemleri başlıklı 5. Maddesinde yer alan “Bakanlık tarafından iz bedeli takip edilmesi gereken taşınmazlar iz bedeli üzerinden kayıtlara alınır” hükmüne göre ilgili vakıf kültür varlıkları için yapılan bakım ve onarım harcamaları 252 Binalar hesabına yansıtılmaması gerektiği düşünülmektedir.” ifadeleri yer almaktadır. Sonuç olarak; Kamu idaresi cevabında geçici kabule ilişkin işlemlerin bütçe sınıflandırılması sebebiyle Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı yerine harcamanın gerçekleştiği ilgili Bölge Müdürlüklerinde yapılması gerektiğini ifade etmektedir. Bölge Müdürlükleri tarafından yapılan iş ve işlemlerin kontrolü VGM bünyesinde ilgili daire başkanlıkları tarafından sağlanmaktadır. Yine VGM tarafından bölge müdürlükleri arasında çeşitli hesapların kullanımına ilişkin bilgi akışı ve koordinasyon sağlanmaktadır. Belirtilen sebeplerle, bulgumuzda belirtilen yapım işlerinin ilgili maddi duran varlık hesaplarına kaydedilip kaydedilmediği ve bunun sonucu olarak da maddi duran varlıklar hesap grubunun gerçek durumu gösterip göstermediğinin denetlenmesi hususunun hem bölge müdürlüklerinin hem de genel müdürlüğün sorumluluğu altında olduğu düşünülmektedir. Ayrıca her ne kadar kamu idaresi savunmasında geçici kabulü yapılan söz konusu işlerin iz bedeli ile kaydı yapılacağından 252 hesabına geçirilmesinin mümkün olmadığı söylese de VGM hesapları üzerinde yapılan incelemede aslında vakıf kültür varlıklarının iz bedeli ile de takip edilmediği ve konuya ilişkin bir bakanlık onayı da olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 16 idare tarafından gelecek denetim döneminde hem muhasebe kayıtlarına alınmayan taşınmazlar en kısa süre içerisinde kayıtlara alınmalı hem de geçici kabulü yapılan tüm yapım işlerinin “252 Binalar hesabı”na aktarılması gerekmektedir. BULGU 4: Hizmet Binası Giriş Salonunda Bulunan Taşınırlar İçin Taşınır İşlem Fişi (TİF) Düzenlenmemesi ve Söz konusu Taşınırların Muhasebe Kayıtlarına Alınmaması VGM hizmet binası giriş salonunda bulunan taşınırlar için mevzuat çerçevesinde yapılması gereken kayıtların yapılmadığı görülmüştür. Taşınır Mal Yönetmeliği’nin “Kayıt zamanı, kayıt değeri ve değer tespit komisyonu” başlıklı 13’üncü maddesinde özetle; taşınırların, edinme şekline bakılmaksızın kamu idaresince kullanılmak üzere teslim alındığında giriş; tüketime verildiğinde, satıldığında, başka harcama birimlerine devredildiğinde, bağışlandığında veya yardım yapıldığında, çeşitli nedenlerle kullanılamaz hale geldiğinde, hurdaya ayrıldığında veya kaybolma, çalınma, canlı taşınırın ölümü gibi yok olma hallerinde çıkış kaydedileceği, giriş ve çıkış kayıtlarının TİF'e dayanılarak yapılması gerektiği, giriş ve çıkış kayıtlarında; a) Satın alma suretiyle edinme ve değer artırıcı değişiklik hallerinde maliyet bedelinin, b) Bedelsiz devir, kullanılamaz hale gelme, yok olma ve hurdaya ayrılma hallerinde kayıtlı değerinin, c) Bağış ve yardım yoluyla edinilen taşınırlarda; bağış ve yardımda bulunan tarafından ispat edici bir belge ile değeri belirtilmiş ise bu değer, belli bir değeri yoksa değer tespit komisyonunca belirlenen değerinin, Esas alınacağı, değer tespit komisyonunun, harcama yetkilisinin onayı ile taşınır kayıt yetkilisinin ve işin uzmanının da katıldığı en az üç kişiden oluşacağı ifade edilmektedir. Genel Müdürlük giriş salonunda bulunan 145 adet taşınır için, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri çerçevesinde TİF düzenlenmediği görülmüştür. Söz konusu taşınırların bir kısmı tarihi ve kültürel değeri olan orijinal nitelikteki eserlerden, diğer kısmı da giriş salonu için sonradan yaptırılan yeni üretim taşınırlardan oluşmaktadır. Diğer taraftan giriş salonunda bulunan taşınırlar için TİF düzenlenmediğinden, söz konusu taşınırlar muhasebe kayıtlarına da alınamamıştır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 17 MYMY’nin “255 Demirbaşlar hesabı” başlıklı 181’inci maddesinde “Demirbaşlar hesabı; kamu idarelerinin faaliyetlerinin yürütülmesinde kullanılan her türlü büro makine ve cihazları ile döşeme, masa, koltuk, dolap, mobilya gibi uzun süre kullanılabilen varlıkların izlenmesi için kullanılır.” ifadesine yer verilmektedir. Belirtilen hüküm çerçevesinde taşınırların muhasebe kayıtlarının yapılması gerekmektedir. Ayrıca taşınırların bir kısmının 255.06 Tarihi ve Sanat Değeri Olan Demirbaşlar hesabında izlenmesi gerekmekte, orijinal nitelikte olmayan yeni üretim şekliyle gelen diğer demirbaşların da ilgili muhasebe kayıtlarına alınması gerekmektedir. Belirtilen kayıtların yapılmaması nedeniyle “255 Demirbaşlar hesabı” taşınırların gerçek durumunu göstermemektedir. Kamu idaresi cevabında; "Genel Müdürlük Hizmet Binası Giriş Salonunda bulunan taşınırlar için Taşınır İşlem Fişi düzenlenmiş ve taşınırlar muhasebe kaydına alınmıştır." ifadeleri yer almaktadır. Sonuç olarak; Kamu idaresi göndermiş olduğu cevapta, Genel Müdürlük hizmet binası giriş salonunda bulunan taşınırlar için Taşınır İşlem Fişi düzenlendiğini ve taşınırların muhasebe kaydına alındığını ifade etmektedir. Ancak kamu idaresi savunma ekinde söz konusu kayıtların yapıldığını gösteren bir evrak sunulmamıştır. Dolayısıyla kamu idaresi savunması yeterli görülmemiş olup söz konusu hususun gelecek yıl denetimlerinde takip edilmesi gerektiği düşünülmektedir. BULGU 5: Taşınmazların Doğru Bir Şekilde Envanterinin Çıkarılmaması ve Muhasebe Kayıtlarına Alınmaması 5018 sayılı KMYKK'nın 44’üncü maddesinde, kamu idarelerine ait taşınmaz ve taşınır malların kaydına ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca hazırlanacak ve Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme istinaden “Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik”, 02.10.2006 tarih ve 26307 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in “Kayıt ve kontrol işlemleri” başlıklı 5’inci maddesinde aynen; “(1) Taşınmaz kayıt ve kontrol işlemleri, kamu idarelerine ait taşınmazların mevcutlarla birlikte içinde bulunulan yılda çeşitli yollarla edinilenlerin ve elden çıkarılanların miktar ve değer olarak takip edilmesi amacıyla kayıt altına alınmasıdır. Kayıtların belgeye dayanması esastır.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 18 (2) Ek 1’deki Kayıt Planının “Tapuda Kayıtlı Olan Taşınmazlar” başlığı altında yer alan taşınmazlar maliyet bedeli üzerinden, bu taşınmazlardan maliyet bedeli belirlenemeyenler ise rayiç değerleri üzerinden kayıtlara alınır. Ancak; a) Ek 1’deki Kayıt Planının “Tapuda Kayıtlı Olan Taşınmazlar” başlığı altında yer alan taşınmazlardan maliyet ve rayiç bedeli belirlenemeyen taşınmazlar, b) Ek 1’deki Kayıt Planının “Tapuda Kayıtlı Olmayan Taşınmazlar” başlığı altında yer alan taşınmazlardan sadece ekonomik olarak değerlendirmeye konu olanlar ile kamusal ihtiyaçlarda kullanılan taşınmazlar, c) Ek 1’deki Kayıt Planının “Orta Malları” başlığı altında yer alan taşınmazlar, ç) Ek 1’deki Kayıt Planının “Genel Hizmet Alanları” başlığı altında yer alan taşınmazlar, d) Bakanlık tarafından iz bedeli ile takip edilmesine karar verilen taşınmazlar, iz bedeli üzerinden kayıtlara alınır. (3) Taşınmazların rayiç değeri; maliki kamu idaresince, başka bir kamu idaresinin yönetiminde veya kullanımında olanlar ise bu idarelerce tespit edilir. (4) Taşınmazların kayıtlara alınan değeri, 3/5/2005 tarihli ve 2005/8844 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği hükümlerine göre güncellenir. (5) Kayıt işlemleri; taşınmaz giriş ve çıkış kayıtlarının tutulması ve ilgili cetvellere kaydedilmesi süreçlerini kapsar. (6) Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin mülkiyetinde, yönetiminde ve kullanımında bulunan taşınmazların kaydı ve yönetimi ile ilgili olarak bu Yönetmelik gereğince yapılması gereken kayıt ve kontrol işlemleri; kuruluş kanunları ile özel mevzuatlarındaki hükümler uyarınca, bu idarelerin yetkili ve görevli birimleri tarafından yapılır. (7) Taşınmaz kayıt ve kontrol işlemleri, bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara göre, harcama yetkilileri tarafından görevlendirilecek personele yaptırılabilir.”, Aynı Yönetmelik’in “Mevcut taşınmazların kaydına ilişkin işlemler” başlıklı geçici 1’inci maddesinde;
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 19 “(1) Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre maliyet bedeli veya rayiç değerleri üzerinden muhasebe kayıtlarına alınması gereken taşınmazlar bu değerler üzerinden kayıtlara alınıncaya kadar emlak vergi değerleri üzerinden ve aşağıdaki şekilde kayıtlara alınır: a) Taşınmazların fiili envanteri emlak vergi değerleri üzerinden kayıt ve kontrol işlemleriyle görevli birimlerince, mevcut kullanım şekilleri esas alınarak en geç 30/9/2014 tarihine kadar tamamlanır ve bu Yönetmelik ekinde yer alan formlara ve icmal cetvellerine kaydedilir. b) Fiili envanteri yapılan taşınmazlara ait bilgiler muhasebe kayıtları yapılmak üzere ilgili muhasebe birimlerine verilir. Muhasebe birimleri, kayıtlı taşınmazları ilgili hesaplardan 1/10/2014 tarihi itibarıyla çıkarır ve aynı tarihte fiili envanter bilgileri üzerinden muhasebe kayıtlarını yapar. (2) Yönetmeliğin 5 inci maddesine göre yapılması gereken işlemler 31/12/2017 tarihine kadar tamamlanır.” Denilmektedir. Yukarıda aktarılan hükümler uyarınca taşınmazların envanterinin Yatırım ve Emlak Daire Başkanlığınca tamamlanarak muhasebe kayıtları yapılmak üzere muhasebe birimine gönderilmesi işlemlerinin 31.12.2017 tarihine kadar tamamlanması gerekirken bu işlemlerin tamamlanmadığı görülmüştür. Taşınmazların doğru bir şekilde envanterinin çıkarılmaması ve muhasebe kayıtlarına alınmaması, mali tabloların maddi duran varlık hesaplarında eksik bilgi içermesine neden olduğu değerlendirilmektedir. Söz konusu husus, daha önceki yıllarda da bulgu konusu yapılmış olup idare tarafından konuya ilişkin olarak 2017 yılında bir ilerleme gösterilememiştir. İdare tarafından sorunun giderilmesine ilişkin çalışmaların yapılmakta olduğu belirtilmekle birlikte ilgili kayıtların yapılmadığı görülmektedir. Bu durum “250 Arazi ve arsalar hesabı”, “251 Yeraltı ve yerüstü düzenleri hesabı” ile “252 Binalar hesabı”nın tam ve güvenilir bilgi içermemesine sebep olmaktadır. Kamu idaresi cevabında; “İdaremize ait taşınmazların değer olarak takip edilmesi amacıyla Bölge Müdürlüklerinde çalışan ilgili personele Hizmet İçi Eğitim Seminerlerinde gerekli eğitim verilmiş olup, sorunun giderilmesine ilişkin çalışmalara devam edilecektir.”
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 20 denilmektedir. Sonuç olarak Kamu idaresi her ne kadar göndermiş olduğu cevapta, taşınmazların değer olarak takip edilmesi amacıyla Bölge Müdürlüklerinde çalışan ilgili personele Hizmet İçi Eğitim Seminerlerinde gerekli eğitimin verildiğini, sorunun giderilmesine ilişkin çalışmalara devam edileceğini ifade etse de, söz konusu husus, daha önceki yıllarda da bulgu konusu yapılmış olup idare tarafından konuya ilişkin olarak 2017 yılında bir ilerleme gösterilememiştir. Taşınmazların doğru bir şekilde envanterinin çıkarılmaması ve muhasebe kayıtlarına alınmaması, mali tabloların maddi duran varlık hesaplarında eksik bilgi içermesine neden olduğu değerlendirilmektedir. Kamu idaresi tarafından söz konusu kayıtların mümkün olan en kısa süre içerisinde tamamlanması gerektiği, ayrıca bu hususta yapılacak işlemlerin gelecek yıl denetimlerinde izlenmesi gerektiği düşünülmektedir. BULGU 6: Mali Kuruluşlara Yatırılan Sermayeler Hesabının Takibinin Yapılmaması ve Gerçeği Yansıtmaması VGM iştiraki olan Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu (Kuveyt Türk Katılım Bankası) Anonim Şirketindeki(A.Ş.) %18,72 oranındaki ortaklık payı karşılığının Bankanın 13 Şubat 2018 tarihli “1 Ocak-31 Aralık 2017 Dönemine Ait Bağımsız Denetim Raporu, Konsolide Olmayan Finansal Tablolar Ve Finansal Tablolara İlişkin Dipnotlar” başlıklı bağımsız denetim raporunda “500 Sermaye hesabı” karşılığı 580.297.180,00 TL olmasına rağmen İdarenin 31.12.2017 tarihli muhasebe kayıtlarında “240-Mali kuruluşlara yatırılan sermayeler hesabı”nda 522.267.462,00 TL olarak yer aldığı görülmüştür. MYMY'nin “240 Malî kuruluşlara yatırılan sermayeler hesabı” başlıklı 156’ncı maddesinde; kanuni yetkilere dayanılarak malî kuruluşların sermayesine iştirak edilen tutarlar ve bu sermaye tutarlarının işletilmesinden doğan kâr ve zararlar ve bütçeye iade olunan tutarların izlenmesi için kullanılacağı belirtilmiştir. Aynı Yönetmelik’in “Hesaba ilişkin işlemler” başlıklı 157’nci maddesinde; “(1) Malî kuruluşlara gerek nakdi sermaye ve gerekse ayni sermaye transferi şeklindeki iştirakler gerçeğe uygun değerleri ile bu hesaba kaydedilir. Sermayesine iştirak edilen malî kuruluşlara nakdi veya ayni sermaye şeklindeki katılımların, ilgili malî kuruluşların öz kaynak hesaplarında karşılık olarak yer alan tutarlarla eşit olması gerekir. …
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 21 (3) Malî kuruluşlara yatırılan sermayeler hesabına kayıt yapılmasını gerektiren her bir işlemin belgesi en geç bir ay içinde İç Ödemeler Muhasebe Birimi veya ilgili kamu idaresi muhasebe birimine intikal ettirilir. Muhasebe birimince, söz konusu işlemlerden bütçe gelir ve gider hesaplarını ilgilendirenlere ilişkin kayıtların mahsup dönemi sonuna kadar ilgili hesaplara kaydedilmek suretiyle yapılması zorunludur. (4) Malî kuruluşlara verilen sermayenin işletilmesi sonucunda ortaya çıkan ve özel kanunlarında sermayeye eklenmesine yetki verilen kârlar bütçe ve ödenek hesapları ile ilişkilendirilmek suretiyle hesaplara kaydedilir. Ancak, sermayeye eklenen karlardan yılı bütçe olanaklarıyla karşılanma imkânı olmadığı anlaşılan tutarlar, ödeneği temin edildiğinde bütçe ve ödenek hesaplarıyla ilişkilendirilmek üzere hesaplara alınır. Bütçe ödenekleriyle ilişkilendirilmeden hesaplara alınan tutarlardan ödeneği temin edilenler, ödeneğinin temin edildiği yılın bütçesine gider kaydedilir. …” Denilmektedir. Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.’nin 28.03.2017 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında temettünün ortaklara dağıtılmaması ve sermayeye eklenmesi kararlaştırılarak bedelsiz hisse dağıtımı kararı alınmış, sermaye artırımı sonucunda VGM’ye 58.029.718,00 TL tutarında bedelsiz hisse verilmiştir. Bunun sonucunda VGM’nin bankadaki toplam sermayesi 580.297.180,00 TL’ye yükselmiştir. Malî kuruluşlara verilen sermayenin işletilmesi sonucunda ortaya çıkan ve sermayeye eklenen 58.029.718,00 TL tutarındaki kâr 240-Malî Kuruluşlara Yatırılan Sermayeler Hesabına borç, 600-Gelirler hesabına alacak; diğer taraftan 805-Gelir Yansıtma Hesabına borç, 800- Bütçe Gelirleri Hesabına alacak kaydedilmelidir. Ayrıca, ödeneği temin edildiğinde söz konusu tutar 830-Bütçe Giderleri Hesabına borç, 835-Gider Yansıtma Hesabına alacak kaydedilmelidir. 2016 yılı Sayıştay Denetim raporunda da bulgu konusu yapılan bu durum sonucu 2017 yılı mali tablolarında “240-Malî kuruluşlara yatırılan sermayeler hesabı” ve “600 Gelirler hesabı” 58.029.718,00 TL eksik olarak yer almıştır. Kamu idaresi cevabında; "Genel Müdürlüğümüz mizanında; Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu A.Ş’ye ait, 240 Hesap kayıtları 58.029.718,00 TL olarak güncellenmiştir."
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 22 denilmektedir. Sonuç olarak Kamu idaresi göndermiş olduğu cevapta, Genel Müdürlük mizanında Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu A.Ş’ye ait, 240 Hesap kayıtlarının 58.029.718,00 TL olarak güncellendiğini belirtmiştir. Ancak 2018 yılı içerisinde yapılan bu düzelmenin 2017 yılı sonu mali tablolarda düzeltici bir etkisi bulunmadığından 2017 yılı sonu mali tablolarında “240-Malî kuruluşlara yatırılan sermayeler hesabı” ve “600 Gelirler hesabı” 58.029.718,00 TL eksik olarak yer almaktadır. BULGU 7: Devam Eden Yapım İşlerinin 258 Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabında Takip Edilmemesi Yapımı devam eden inşaat işleri için yapılan giderlerin, “258 Yapılmakta olan yatırımlar hesabı”nda takip edilmek yerine “630 Giderler hesabı” kullanılarak doğrudan giderleştirildiği tespit edilmiştir. MYMY’nin “258 Yapılmakta olan yatırımlar hesabı” başlıklı 187’nci maddesinde; bu hesabın kamu idarelerine ait yapımı süren maddi duran varlıklar için yapılan her türlü madde ve malzeme ile işçilik ve genel giderlerin, geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hâllerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarihte, diğer hâllerde işin fiilen tamamlandığını gösteren belgenin düzenlendiği tarihte, ilgili maddi duran varlık hesabına aktarılıncaya kadar izlenmesi için kullanılacağı belirtilmiştir. Mezkur Yönetmelik’in “Hesabın işleyişi” başlıklı 188’inci maddesi “Borç” başlıklı (a) bendinde ise; gerek yılı içinde gerekse yıllara sari olarak yapımı süren ve tamamlandığında ilgili maddi duran varlık hesabına aktarılacak tutarların, bu hesaba borç kaydedileceği ifade edilmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, gerek yılı içinde, gerekse yıllara sâri olarak yapımı devam eden yapım işlerine ilişkin yapılan giderlerin “258 Yapılmakta olan yatırımlar hesabı”nda takip edilmesi gerekmektedir. Yapımı tamamlanan işler ise sonrasında ilgili maddi duran varlıkları hesabına aktarılmalıdır. Ancak kamu idaresi tarafından 2017 yılında başlayan ya da devam etmekte olan yapım işleri olmasına rağmen “258 Yapılmakta olan yatırımlar hesabı”nın kullanılmadığı görülmektedir. Söz konusu hesabın kullanılmaması, ilgili maddi duran varlıkların muhasebe kayıtlarında görülmesini engellemektedir. Kamu idaresi cevabında; "Yapımı devam eden inşaat işleri için (Vakıf Kültür Varlıkları hariç) yapılan giderlerin MYMY kapsamında “258 yapılmakta olan yatırımlar hesabında takip edilmesi sağlanacaktır." denilmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 23 Sonuç olarak Kamu idaresi göndermiş olduğu cevapta, yapımı devam eden inşaat işleri için yapılan giderlerin MYMY kapsamında “258 Yapılmakta olan yatırımlar hesabı”nda takip edilmesinin sağlanacağını ifade etmektedir. Bu hususta yapılacak işlemlerin gelecek yıl denetimlerinde izlenmesi gerektiği düşünülmektedir. BULGU 8: Gayrimenkul Sermaye ve Büyük Onarım Giderlerinin İlgili Maddi Duran Varlık Hesaplarına Aktarılmaması İdare tarafından ödemesi yapılan ve Maddi Duran Varlıklar Hesap Grubu’nda izlenmesi gereken değer artırıcı nitelikteki harcamaların doğrudan “630 Giderler hesabı” kullanılarak giderleştirildiği tespit edilmiştir. MYMY’nin “25 Maddi duran varlıklar” başlıklı 169’uncu maddesinde; “Maddi duran varlıklar hesap grubu, kamu idarelerince faaliyetlerinde kullanılmak üzere edinilen ve tahmini yararlanma süresi bir yıldan fazla olan fiziki varlıklar ile bunların birikmiş amortismanlarının izlenmesi için kullanılır”, “Hesap Grubuna İlişkin İşlemler” başlıklı 170’inci maddesinin birinci fıkrası (a) ve (b) bentlerinde; “a) Maddi duran varlıkların hesaplara alınması;
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 24 bu hesabın eklenti ve bütünleyici parçaları dâhil olmak üzere, kamu idarelerinin mülkiyetinde bulunan binalar ile bunlardan tahsise konu edilenlerin izlenmesi için kullanılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, kamu idarelerince faaliyetlerinde kullanılmak üzere edinilen ve tahmini yararlanma süresi bir yıldan fazla olan fiziki varlıkların, maliyet bedeli ile “Maddi Duran Varlıklar” hesap grubunda izlenmesi, maliyet bedeline ise varlıkların elde edilmesi ile ilgili olarak yapılan faiz hariç her türlü giderin dahil edilmesi gerekmektedir. Bunun yanında, ilgili varlıklara ilişkin yapılan değer artırıcı harcamalar da ilgili duran varlığın değerine ilave edilmelidir. İdare kayıtları üzerinde yapılan incelemede İdarenin 830.06.05- Gayrimenkul Sermaye Üretim Giderleri hesabından toplam 14.758.697,16 TL ve 830.06.07- Gayrimenkul Büyük Onarım Giderleri hesabından toplam 343.038.721,47 TL harcama yaptığı, ancak söz konusu tutarların maddi duran varlık hesaplarına aktarılmadan doğrudan giderleştirildikleri tespit edilmiştir. Bu şekilde söz konusu tutar kadar İdarenin faaliyet giderlerinin fazla, maddi duran varlıklarının da eksik görülmesine sebebiyet verilmiştir. Kamu idaresi cevabında; “Bulgu kapsamında belirtilen 830.06.07 Gayrimenkul Büyük onarım giderleri hesabında bulunan 343.038.721,47 TL’lik tutar, Vakıf Kültür Varlıklarının onarımı için yapılan harcamalara ait olup, Bu kapsamda söz konusu olan Vakıf Kültür Varlıklarının değerinin tespit edilmesinin mümkün olmayacağından ve “Kamu İdarelerin Taşınmazların kaydına ilişkin yönetmeliğin kayıt ve kontrol işlemleri başlıklı 5. Maddesinde yer alan “Bakanlık tarafından iz bedeli takip edilmesi gereken taşınmazlar iz bedeli üzerinden kayıtlara alınır” hükmüne göre ilgili vakıf kültür varlıkları için yapılan bakım ve onarım harcamalarının gider hesaplarında takip edilmesi gerekmektedir. Bu sebeple ilgili harcamalar 630. Gider hesaplarında takip edilmektedir. 830.06.05 Gayrimenkul Sermeye Üretim Giderleri hesabından yapılan 14.758.697,16 TL’lik harcama yeni binaların yapımına ait olup Bölge Müdürlüklerimizde bu hesaplarla ilgili yapılan işlemler kontrol edilip yönetmelik kapsamında işlemler gerçekleştirilecektir.” denilmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 25 Sonuç olarak 830.06.05 Gayrimenkul Sermaye Üretim Giderleri hesabından yapılan 14.758.697,16 TL tutarındaki harcamanın maddi duran varlık hesaplarına aktarılmadan doğrudan giderleştirilmesi mevzuata uygun düşmemektedir. Öte yandan 830.06.07 Gayrimenkul Büyük Onarım Giderleri hesabından yapılan toplam 343.038.721,47 TL tutarındaki harcama için ise sorumluların açıklaması yeterli görülmüş olup değinilecek husus kalmamıştır. BULGU 9: 381/ 481 Gider Tahakkukları Hesaplarının Kullanılmaması Yapılan incelemede, idarenin yükümlülük altında bulunduğu, gelecek dönemleri ilgilendiren toplam faiz giderlerinin muhasebe kayıtlarına alınmadığı görülmüştür. MYMY’nin “381 Gider tahakkukları hesabı” başlıklı maddelerinde özetle; “Bu hesabın, kısa vadeli iç ve dış mali borçlar hesap gruplarında izlenmeyen; tahakkuk etmiş giderlerden kaynaklanan ancak gelecek aylarda ödenebilir duruma gelecek olan borçlar ile uzun vadeli yabancı kaynaklar ana hesap grubu içindeki gider tahakkukları hesabında kayıtlı tutarlardan vadesi bir yılın altına inenlerin izlenmesi için kullanılacağı; uzun veya kısa vadeli yabancı kaynaklar ana hesap grubu içinde yer alan, iç ve dış malî borçlara ilişkin olarak ay sonlarında tahakkuk ettirilen ve gelecek aylarda ya da içinde bulunulan faaliyet dönemini takip eden dönemde ödenecek olan işlemiş faiz tutarı ile kuponlu tahvillerin gelecek aylarda ya da takip eden yılda kupon ödemesi yapılacak işlemiş faiz tutarlarının bu hesaba kaydedileceği; bu hesapta takip edilen döviz cinsinden faiz gideri tahakkuklarının, faaliyet dönemi içinde ay sonlarında, faaliyet dönemi sonunda geçici mizandan önce ve ödeme tarihinde T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru ile değerleneceği ve oluşan kur artışı farklarının bu hesaba alacak, “630 Giderler hesabı”na borç kaydedileceği” Aynı Yönetmelik’in “481 Gider tahakkukları hesabı” başlıklı maddesinde de benzer şekilde; “Bu hesabın uzun vadeli iç ve dış malî borçlar hesap gruplarında izlenmeyen, tahakkuk etmiş giderlerden kaynaklanan ancak, içinde bulunulan faaliyet dönemini takip eden dönemlerde ödenebilir duruma gelecek olan borçların izlenmesi için kullanılacağı, gider tahakkukları hesabında yer alan döviz cinsinden tutarların faaliyet dönemi içinde ay sonlarında, faaliyet dönemi sonunda geçici mizandan önce Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru ile değerlemesi sonucu oluşan kur artışı farklarının bu hesaba alacak, “630-Giderler Hesabı”na borç kaydedileceği” hüküm altına alınmaktadır. Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre, İdare, dış finansman kaynaklarından
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 26 sağlamış olduğu dış borçlarından kaynaklı faiz giderlerinden, içinde bulunduğu döneme ait olmayan yani tahakkuk etmiş ancak ödenebilir aşamaya gelmemiş olan faiz yükümlülüklerini “381/481 Gider tahakkukları hesabı” kullanarak muhasebeleştirmeli ve mali tablosunda raporlanmalıdır. Ancak VGM’nin muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemede, VGM ile Hazine Müsteşarlığı arasında İslam Kalkınma Bankası Kurulması Finansmanı Kredisine İlişkin 10.06.2015 tarihinde 300.000.000 Amerikan Doları bedelli garanti protokolü imzalandığı, söz konusu protokol çerçevesinde anaparanın yanı sıra 111.790.508,83 dolar faiz ödemesinin de imza altına alındığı ancak söz konusu faiz tutarlarının idare tarafından muhasebe kayıtlarına yansıtılmadığı görülmüştür. Oysa yukarıda da değindiğimiz gibi söz konusu faiz tutarlarının muhasebenin dönemsellik ilkesi gereği vadesine göre 381 ya da 481 Gider Tahakkukları hesaplarına kaydedilmesi gerekmektedir. İdarenin yükümlülük altında bulunduğu, gelecek dönemleri ilgilendiren toplam faiz giderlerinin mevzuata uygun şekilde tablolara yansıtılmasının idarenin mali tablolarının doğruluğu ve güvenilirliği açısından önemli olduğu düşünülmektedir. Kamu idaresi cevabında; “Genel Müdürlüğümüz ile Hazine Müsteşarlığı arasında imzalanan kredi anlaşması gereği İslam Kalkınma Bankası kurulması finansmanı çerçevesinde alınan krediye ilişkin olarak düzenlenen faiz tablosu projeksiyon niteliğinde olduğundan ödeme dönemleri başladığında reel faiz tutarları üzerinden muhasebe kayıtlarına intikal ettirilecektir.” ifadelerine yer verilmiştir. Sonuç olarak Kamu idaresi her ne kadar söz konusu faiz tutarlarının projeksiyon niteliğinde olduğunu söylese de, söz konusu Kredi İzleme Formu, VGM ile Hazine Müsteşarlığı arasında İslam Kalkınma Bankası Kurulması Finansmanı Kredisine İlişkin imzalanan protokolün eki niteliğindedir ve bu çerçevede ilgili protokol hükümleri çerçevesinde Müsteşarlık Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğüne sunulmuştur. Belirtilen sebeple söz konusu faiz tutarlarının muhasebenin dönemsellik ilkesi gereği, vadesine göre 381 ya da 481 Gider Tahakkukları hesaplarına kaydedilmesi gerekmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 27 6. DENETİM GÖRÜŞÜ Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 yılına ilişkin ekte yer alan mali rapor ve tablolarının, Denetim Görüşünün Dayanakları bölümünde belirtilen hesap alanları hariç tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi içerdiği kanaatine varılmıştır. 7. DENETİM GÖRÜŞÜNÜ ETKİLEMEYEN TESPİT VE DEĞERLENDİRMELER BULGU 1: Maddi Olmayan Duran Varlıklar Grubu ile Diğer Duran Varlıklar Grubunda Kayıtlı Tutarlar İçin Eksik Amortisman Ayrılması İdarenin bazı bölge müdürlüklerinde “26 Maddi olmayan duran varlıklar” ile “29 Diğer duran varlıklar” için amortisman ayrılmadığı ve bu sebeple yıl sonu mali tablolarında giderler hesabı ve birikmiş amortismanlar hesaplarının eksik gösterildiği belirlenmiştir. MYMY hükümleri gereği “260 Haklar hesabı” bedeli karşılığı edinilen hukuki tasarruflar ile belirli alanlarda tanınan kullanma ve yararlanma gibi hak ve yetkiler dolayısıyla yapılan ve ekonomik değer taşıyan harcamaların izlenmesi için kullanılır. “268 Birikmiş amortismanlar hesabı (-)” ise maddi olmayan duran varlık bedellerinin, yararlanma süresi içinde giderleştirilmesi ve hesaben yok edilmesini izlemek için kullanılır. Yıl sonunda maddi olmayan duran varlıklar için ayrılan amortisman tutarları ‘268 Birikmiş amortismanlar hesabına’ alacak, ‘630 Giderler hesabına’ borç kaydedilir. Mezkur Yönetmelik’in “29 Diğer duran varlıklar” başlıklı 211’inci maddesinin ilk fıkrasında diğer duran varlıklar hesap grubunun, duran varlık niteliği taşıyan ve duran varlık hesap gruplarına girmeyen, diğer duran varlıklar ile ilgili duran varlık hesaplarından, bu gruptaki hesaplara aktarılan amortismana tabi varlıkların birikmiş amortismanlarının izlenmesi için kullanılacağı; ikinci fıkrasında ise maddi duran varlık hesaplarında kayıtlı olup, çeşitli nedenlerle kullanılma olanaklarını yitiren varlıklar ile bu varlıklardan amortismana tabi olanların ayrılmış amortisman tutarları bu hesap grubundaki ilgili hesaplara aktarılacağı ve bu şekilde aktarılan varlıkların kayıtlı değeri ile ayrılmış amortisman tutarı arasındaki fark kadar, aktarma işleminin yapıldığı dönem sonunda amortisman ayrılacağı belirtilmiştir. Yönetmelik’in 215’inci maddesi gereği kullanılma olanağını yitiren maddi duran varlıklar kayıtlı değerleri üzerinden “294 Elden çıkarılacak stoklar ve maddi duran varlıklar hesabı”na borç, ilgili maddi duran varlık hesabına alacak; ayrılmış olan amortisman tutarı “257 Birikmiş amortismanlar ve
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 28 değer düşüklüğü karşılığı hesabı”na borç, “299 Birikmiş amortismanlar hesabı”na alacak kaydedilir. Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından 04/11/2015 tarih 29522 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 47 sıra nolu “Amortisman ve Tükenme Payları” başlıklı Genel Tebliğin “Amortisman ve tükenme payı süre ve oranları” başlıklı 6’ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca “Maddi olmayan duran varlıklar” hesap grubunda kayıtlı duran varlıklara uygulanacak amortisman oranı %100 olarak belirlenmiştir. Buna göre maddi olmayan duran varlık hesaplarını ilgilendiren ve satın alınmış olan duran varlıklar ilgili maddi olmayan duran varlık hesaplarına kaydedilmekle birlikte dönem sonunda tamamı amortismana tabi tutulması gerekir. Aynı maddenin yedinci fıkrası gereği çeşitli nedenlerle kullanılma olanaklarını yitiren amortismana tabi maddi duran varlıklardan “294 Elden çıkarılacak stoklar ve maddi duran varlıklar hesabı”nda izlenmesine karar verilenlerin, amortismana tabi tutulmamış kısmının tamamı amortismana tabi tutulur. Kurumun bazı bölge müdürlüklerinde “260 Haklar hesabı” ve “294 Elden çıkarılacak stoklar ve maddi duran varlıklar hesabı” için dönem sonunda ayrılması gereken amortismanın ayrılmaması neticesinde 2017 yılı mali tablolarında “268-Birikmiş amortismanlar hesabı” 50.947,76; “299 Birikmiş amortismanlar hesabı” 164.616,03 ve “630-Giderler hesabı” 215.561,79 TL eksik olarak yer almıştır. Kamu idaresi cevabında; "Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından 04.11.2015 tarih ve 29522 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 47 sıra nolu "Amortisman ve Tükenme Payları" başlıklı Genel Tebliğinin "Amortisman ve tükenme payı süre ve oranları" başlıklı 6'ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "Maddi olmayan duran varlıklar" hesap grubunda kayıtlı duran varlıklara uygulanacak amortisman oranı %100 olarak belirlenmiştir. Buna göre maddi olmayan duran varlık hesaplarını ilgilendiren ve satın alınmış olan duran varlıklar ilgili maddi olmayan duran varlık hesaplarına kaydedilmekte birlikte dönem sonunda tamamı amortismana tabi tutulması gerekir. Aynı maddenin yedinci fıkrası gereği çeşitli nedenlerle kullanılma olanaklarını yitiren amortismana tabi maddi duran varlıklardan "294-Elden çıkarılacak stoklar ve maddi duran varlıklar hesabında izlenmesine karar verilenlerin, amortismana tabi tutulmamış kısmının tamamı amortismana tabi tutulur” hükmüne göre 260 haklar hesabı ve 268 birikmiş amortismanlar hesaplarının yılsonunda eşitlenmesi sağlanacaktır." ifadelerine yer verilmiştir. Sonuç olarak Kamu idaresi göndermiş olduğu cevapta, 20178 yılı itibariyle yapılacak
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 29 çalışma ile amortisman kayıtlarının düzeltileceği belirtilmiş olup, bu hususta idarece yapılacak düzeltici işlemler gelecek yıl denetimlerinde izlenecektir. Ancak, yapılacak düzeltme işlemlerinin 2017 yılı kurum mali tablolarında düzeltici etkisi bulunmadığından, kurum mali tablolarında “268-Birikmiş amortismanlar hesabı” 50.947,76; “299-Birikmiş amortismanlar hesabı” 164.616,03 ve “630-Giderler hesabı” 215.561,79 TL eksik olarak yer almıştır. BULGU 2: Mazbut Vakıfların Vakıf Senetlerinde Yazılı Hayır Şartlarına Uyulmaması 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’na göre mazbut vakıfların vakıf senedinde yer alan hayır şartlarına uyulması gerektiği halde idare tarafından bu hayır şartlarının tam olarak yerine getirilmediği görülmüştür. Vakıflar Kanunu’nun 6’ncı maddesine göre; “Mazbut vakıflar, Genel Müdürlük tarafından yönetilir ve temsil edilir.” 36/a maddesinde ise; “Mazbut vakıfların vakfiyelerinde veya vakfiye yerine geçen hüccet, berat, ferman gibi belgelerinde yazılı hayrî, sosyal, kültürel ve ekonomik şart ve hizmetleri yerine getirmek.” denilmekte ise de; vakfedenin vasiyeti niteliğinde olan vakıf senetlerinde yazılı ve uygulanabilirliği mümkün olan hükümlerin uygulanmadığı görülmüştür. Vakıflar Kanunu’nun 31’inci maddesinde; aynen “Vakıflar, muhasebe kayıtlarını Genel Müdürlükçe belirlenecek usûl ve esaslar dâhilinde tutmak zorundadırlar. Tutulacak defter ve kayıtlar ile ilgili usûl ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Mazbut vakıfların her birinin gelir ve giderleri ayrı ayrı takip edilir…” denilmekte ise de mazbut vakıfların gelir ve giderleri ayrı tutulmamakta, tüm gelirler VGM bütçesine gelir kaydedilerek, giderler de yine bütçeden herhangi bir ayrıma tabi tutulmadan yapılmaktadır. İdare tarafından yönetilen çok fazla vakıf olduğu, yeterli personel bulunmadığı ve vakıf senetlerinde yer alan hükümlerin bazılarının fiili olarak yerine getirilmesinin mümkün olmadığı söylenebilirse de; VGM’nin anılan Kanun’un 34’üncü maddesine istinaden söz konusu vakıfların yıllık gayrisafi gelirlerinin % 20’sini yönetim ve temsil masrafı olarak bütçesine gelir kaydettiği dikkate alındığında, mümkün olan vakıf senedi hükümlerinin yerine getirilmesi açısından herhangi bir engel olmaması gerektiği düşünülmektedir. Her ne kadar ayrı ayrı mazbut vakıfların hayır şartları yerine getirilemiyor ise de; bütçeden çeşitli sosyal yardım faaliyetlerinde bulunulduğu ancak bu yardımların mazbut
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 30 vakıfların vakıf senetlerine uygun ve aynen yerine getirilmesi Vakıflar Kanun’undan kaynaklanan bir zorunluluktur. Sonuç olarak; İdarenin kendisine kanunla verilen görevlerden en önemlisi olan mazbut vakıfların yönetim görevini; vakıf senetlerinde yazılı ve uygulanma imkânı olan hayır şartlarını yerine getirmeksizin ifa ettiği tespit edilmiştir. Kamu idaresi cevabında; “Genel Müdürlüğümüzce yürütülen sosyal yardım hizmetleri kapsamında muhtaç yetim ve muhtaç engelli kimselere aylık bağlanmakta, ihtiyaç sahibi kimselere düzenli gıda yardımları verilmekte, ailelerinin maddi durumu iyi olmayan ilk- ortaokul-lise ve üniversite öğrencilerine burs verilmektedir. Ayrıca, eğitim, sağlık, barınma ve beslenme alanlarında çeşitli hayır hizmetleri de yürütülmektedir. Bu kapsamda, Genel Müdürlüğümüzce kurulan üniversitelerde okuyan yükseköğrenim öğrencilerinden ihtiyaç sahibi olanlarına ve akademik anlamda üstün başarı gösterenlere özel eğitim yardımları ve akademik başarı bursları verilmektedir. Fakir ve garip durumda bulunan vatandaşlarımıza ve yabancı uyruklu kimselere tedavi hizmeti sağlanmaktadır. Fakir, kimsesiz, mağdur duruma düşmüş, kazaya uğramış, tabi afete maruz kalmış, hastalar ve refakatçileri ile her düzeyde eğitim gören yoksul öğrencilerin Vakıf Evinden ücretsiz olarak yaralanması sağlanarak barınma yardımları yapılmaktadır. Türkiye’de 2 ilde ve KKTC Lefkoşa’da sabahları düzenli olarak sıcak çorba ve ekmek dağıtımı hizmeti yürütülmektedir. İstanbul’da bulunan aşevinden ihtiyaç sahiplerine bir kısım evlere teslim, bir kısımda imarethane binasında olmak üzere sıcak yemek dağıtımı yapılmaktadır. İmarethaneye bağışlanan adak ve kurban etlerinden imal edilen kavurma paketleri de yıl içinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaktadır. İstanbul’da düzenli olarak şerbet dağıtımı yapılmakta, yurt genelinde ise Vakıf Haftası ve bazı önemli günlerde şerbet, helva, etli-pilav vb. ikramlarda bulunulmaktadır. Yukarıda zikredilen bu hayrî ve sosyal hizmetler ile Genel Müdürlüğümüzün temsil ve idaresi altındaki tüm mazbut vakıfların vakfiyelerindeki hayır şart ve hizmetleri eğitim, sağlık, gıda, barınma, ihtiyaç sahiplerinin gözetilmesi gibi kategorik alanlarda “genel olarak” yerine getirilmektedir. Cami ve mescitler ile buraların personel ve idaresine şart edilen birçok hizmet ile köprü, çeşme ve diğer imar hizmetleri Genel Müdürlüğümüzün faaliyet alanı dışında kalmış ve başka kurumların görevi olarak belirlenmiştir. Ek olarak, Türkiye’nin sosyal güvenlik şemsiyesinin
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 31 son yıllarda çok genişlemesi ve devlet kurumlarının sosyal yardım- sosyal hizmet faaliyetlerini artırması sebebiyle bu alanlarda da yürütülecek faaliyetlerin mükerrerlik ortaya çıkarması Genel Müdürlüğümüzün bu kapsamdaki hizmetlerini de kısıtlamaktadır. Genel Müdürlüğümüzce yerine getirilmesinde zorluk yaşanan dini hayır şartları için yıllık mevlit-hatimler okutulmakta, beledi hizmetleri içeren şartlar için ihya ve restorasyon faaliyetleri yürütülmektedir. Genel Müdürlüğümüzün temsil ve idaresi altındaki mazbut vakıfların vakfiyelerindeki hayır şartlarının günümüz koşullarına göre güncellenmesi ve sosyal yardım-sosyal hizmet alanlarında yeni hayır hizmeti geliştirme proje çalışmaları da devam etmektedir. VGM tarafından halihazırda gerçekleştirilen hayır şartlarının çeşitlendirilmesi hususunda ise kurumumuzun çalışmaları devam etmektedir. Vakıflar Kanunu’nun 31. Maddesi yeni-esnaf-cemaat ve mülhak olan tüm vakıflar için geçerli bir madde olup, muhasebe kayıtları Vakıflar Yönetmeliği’nin Vakıfların Muhasebesi başlığı altında 50.-51.-52. maddelerinde belirtilen hükümlere göre tutulmaktadır. Mazbut vakıfların her birinin gelir ve giderleri ise EVOS (Entegre Vakıf Otomasyon Sistemi) üzerinden ayrı ayrı takip edilmektedir. Bulguda Vakıflar Kanunu’nun 34. Maddesine istinaden mazbut vakıfların yıllık gayrisafi gelirlerinin %20’sini yönetim ve temsil masrafı olarak bütçesine gelir kaydettiği mümkün olan vakıf senedi hükümlerinin yerine getirilmesi açısından herhangi bir engel olmaması gerektiği düşünüldüğü belirtilmişse de vakıfların gelirlerinden ayrılan bu miktar VGM’nin cari ve personel harcamaları için kullanılmaktadır.” ifadelerine yer verilmiştir. Sonuç olarak Kamu idaresi göndermiş olduğu savunmasında özetle Genel Müdürlüğün temsil ve idaresi altındaki tüm mazbut vakıfların vakfiyelerindeki hayır şart ve hizmetlerinin, eğitim, sağlık, gıda, barınma, ihtiyaç sahiplerinin gözetilmesi gibi kategorik alanlarda “genel olarak” yerine getirildiğini, cami ve mescitler ile buraların personel ve idaresine şart edilen birçok hizmet ile köprü, çeşme ve diğer imar hizmetlerinin Genel Müdürlüğün faaliyet alanı dışında kaldığını ve devlet kurumlarının sosyal yardım- sosyal hizmet faaliyetlerinin artırması sebebiyle bu alanlarda yürütülecek faaliyetlerin mükerrerlik ortaya çıkarması nedeniyle Genel Müdürlüğün bu kapsamdaki hizmetlerinin kısıtlandığını ifade etmektedirler. Bulgumuzda da ifade edildiği gibi, mazbut vakıfların hayır şartlarının, vakıf senetlerine uygun ve aynen yerine getirilmesi Vakıflar Kanunu’ndan kaynaklanan bir zorunluluktur. Ancak
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 32 tarafımızdan yapılan denetimlerde Genel Müdürlüğün temsil ve idaresi altındaki mazbut vakıfların vakfiyelerindeki hayır şartlardan uygulanabilir olanlarının uygulanmadığı, hayır şartlarının tümünün Türkçe' ye çevrilmediği, Genel Müdürlük sistemine her vakıf özelinde hayır şartlarının ayrı ayrı kaydedilmediği, günümüz koşullarına göre parasal tutarların güncellenmediği tespit edilmiştir. Eğer kamu idaresi tarafından savunmada belirtildiği gibi bazı vakıfların hayır şartlarının uygulanamayacağı düşünülüyor ise, 5737 sayılı Kanun'un "Amaç ve işlev değişikliği" başlıklı 14'üncü maddesi "vakıfların, vakfiyelerindeki şartların yerine getirilmesine fiilen veya hukuken imkân kalmaması halinde; vakfedenin iradesine aykırı olmamak kaydıyla mazbut vakıflarda Genel Müdürlüğün; mülhak, cemaat ve esnaf vakıflarında, vakıf yöneticilerinin teklifi üzerine bu şartları değiştirmeye; hayır şartlarındaki parasal değerleri güncel vakıf gelirlerine uyarlamaya Meclis yetkilidir" hükmü çerçevesinde vakıf meclisi kararıyla gerekli değişikliklerin yapılması mümkün bulunmaktadır. Savunma ekinde tarafımıza söz konusu hükmün işletildiğine dair herhangi bir meclis kararı sunulmamıştır. Diğer taraftan Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 yılı Faaliyet Raporu incelendiğinde, mazbut vakıfların vakfiyelerinde veya vakfiye yerine geçen belgelerinde yer alan yazılı, hayrî, sosyal, kültürel, ekonomik şart ve hizmetlerin yerine getirilmesinin, bu belgelerin tercüme, transkripsiyon, tasnif ve günümüz Türkçesine çevrilmesi işleminin yapılarak bilgisayar ortamına aktarılmasının, Genel Müdürlüğün temel amaçları arasında olduğu görülmüştür. Belirtilen sebeplerle, idarenin temel amaçları arasında da yer alan mazbut vakıfların vakıf senedinde yer alan hayır şartlarının uygulanması hususunda, VGM tarafından gerekli çalışma ve güncellemelerin yapılması gerektiği düşünülmektedir. Ayrıca bulgu konusu edilen bu hususun gelecek denetim dönemlerinde de izlenmesi gerektiği düşünülmektedir. BULGU 3: Kamu Haznedarlığı Genel Tebliğinde Sayılan ve Tanımı Yapılan Kamu Sermayeli Bankaların Dışında Mevduat Hesabı Açtırılması İdarenin Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği’nde sayılan ve tanımı yapılan kamu sermayeli bankaların dışında mevduat hesabı açtırıp bir kısım mali kaynağını bu bankadaki vadeli mevduat hesaplarında değerlendirdiği görülmüştür. 08.12.2016 tarih ve 29912 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği’nin amacı kapsamında yer alan kurumların mali kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması ve izlenebilmesini teminen Kamu Haznedarlığı uygulamasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 33 VGM 5018 sayılı KMYKK’ya tabi kamu kaynağı kullanan özel bütçeli bir idaredir. Söz konusu Tebliğ’in “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde tüm özel bütçeli idareler Tebliğ’in kapsamına dâhil edilmiştir. Bu sebeple İdarenin, kendi bütçe veya tasarrufu altında bulunan her türlü mali kaynaklarını kamu sermayeli bankalarda açılacak hesaplarda Tebliğ’de yer alan araçları kullanarak değerlendirmekle yükümlüdür. Mezkur Tebliğ’in ‘Tanımlar’ başlıklı 4'üncü maddesinin a bendinde “Kamu Sermayeli Bankalar”, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, T.C. Ziraat Bankası A.Ş., T. Halk Bankası A.Ş., T. Vakıflar Bankası T.A.O. ve sermayesinin yarısından fazlası doğrudan ve/veya dolaylı olarak kamuya ait olan diğer mevduat ve katılım bankaları olarak tanımlanmıştır. Diğer taraftan, Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği’nin “Uygulama ve kullanılacak araçlar” başlıklı 5’inci maddesinde genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri dışındaki kurumların kendi bütçeleri veya tasarrufları altında bulunan her türlü mali kaynaklarını kamu sermayeli bankalarda açtıracakları hesaplarda Tebliğ’de belirtilen araçları kullanarak değerlendirmekle yükümlü olduğu da hüküm altına alınmıştır. Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri gereği Tebliğ’in kapsamına dahil idarelerin kamu sermayeli bankalar dışında hesap açtırıp kaynaklarını buralarda değerlendirmesi uygun değildir. 31.12.2017 tarihi itibari ile İdarenin Kuveyt-Türk Katılım Bankası A.Ş. de vadeli hesapta 32.863.473,09 TL mevduatının bulunduğu tespit edilmiştir. İdarenin bu şekilde kendi bütçe veya tasarrufu altında bulunan mali kaynaklarını kamu sermayeli bankaların dışında değerlendirmesinin Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği’ne uygun olmadığı değerlendirilmektedir. Kamu idaresi cevabında; "08.12.2016 tarih ve 29912 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği, İstisnalar ve muafiyetler başlıklı 11.b maddesi ile “Vakıflar” tebliğ kapsamı dışında bulunmaktadır. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu 3’üncü maddesinde; “Mazbut vakıf: Bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıfları”, olarak tanımlanmıştır. Yine 5737 sayılı Vakıflar Kanunu 36.b maddesinde;
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 34 “Vakfiyelerde öngörülen hizmetlerin en iyi şekilde yerine getirilebilmesini sağlamak amacıyla Genel Müdürlüğe ve mazbut vakıflara ait paralar ile malları değerlendirmek, daha fazla gelir getirici yatırımlara tahsis etmek.” yer almaktadır. Bu hükümler kapsamında Genel Müdürlüğümüzce, mazbut vakıflara ait paralar kurum iştiraki olan Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu A.Ş’ de de değerlendirilmiş bulunmaktadır." denilmektedir. Sonuç olarak Kamu idaresi göndermiş olduğu cevapta, Kamu Haznedarlığı Genel Tebliğinin “İstisnalar ve muafiyetler” başlıklı 11’inci maddesinin b bendi ile Vakıfların tebliğ kapsamı dışında tutulduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla da Genel Müdürlükçe mazbut vakıflara ait paraların kamu sermayeli bankalar dışında kalan kurum iştiraki Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu A.Ş’de değerlendirilmesinin Tebliğe uygun olduğu ifade edilmektedir. Kamu Haznedarlığı Genel Tebliğinin “İstisnalar ve muafiyetler” başlıklı 11’inci maddesiyle Tebliğin kapsamı dışına çıkarılan kurumlar arasında özel bütçeli bir idare olan VGM sayılmamış olup, söz konusu madde de aynen; “(1) Aşağıda sayılan kurumlar ile hesaplar Tebliğ kapsamı dışındadır: a) Kamu sermayeli bankalar, b) Vakıflar, c) Özel kanunla kurulmuş kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları, ç) Kefalet ve yardımlaşma sandıkları, d) Dernekler, e) Federasyonlar, f) Muhtarlıklar, g) Okul aile birlikleri, ğ) Kurumların eğitim ve dinlenme tesisi, misafirhane, yemekhane, kreş, çocuk bakımevi, spor tesisi ve benzeri sosyal ve destek amaçlı tesislerinden yararlanan personelinden alınan yemek, konaklama ve diğer hizmet bedelleri ile katkı için bütçeden aktarılan yemek bedellerinin
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 35 bulundurulduğu ve söz konusu tesislerin nam ve hesabına açılmış olan banka hesapları,” h) Yılı bütçeleri ile tahsis edilen örtülü ödenekler ile ilgili olarak açtırılan banka hesapları, ı) Bulundukları ülkenin bankacılık sektörü veya kambiyo mevzuatından kaynaklanan sorunlar nedeniyle kurumların yurt dışı temsilciliklerince yurt içinde kendi nam ve hesaplarına açtırdıkları banka hesapları, i) Kurumların yurt dışı temsilciliklerine ait olan ve yurt dışında yerleşik bankalar nezdinde açılan hesaplar, j) Akreditif/akreditif karşılığı kredi işlemleri. (2) Bu maddenin birinci fıkrasının (ç), (g), (ğ), (h) ve (ı) bentleri kapsamındaki hesaplar için kurum vergi kimlik numarasından ayrı bir vergi kimlik numarası kullanılır. Vergi kimlik numaralarının temin edildiği tarihten itibaren 30 iş günü içerisinde Müsteşarlığa bildirilmesi zorunludur.” Hükümleri yer almaktadır. Tebliğin “İstisnalar ve muafiyetler” başlıklı 11’inci maddesinin b bendinde kapsam dışına çıkarılan “Vakıfların” bir kamu idaresi tarafından yönetilmeyen özel vakıflar olduğu, Vakıflar Genel Müdürlüğü idaresinde olan mazbut vakıfların bu kapsamda değerlendirilmemesi gerektiği düşünülmektedir. Her ne kadar kamu idaresi cevabında kamu sermayeli olmayan bankalara mazbut vakıflara ait paraların yatırıldığını belirtmiş olsa da gelir ve giderleri Vakıflar Genel Müdürlüğünün bütçesinde yer alan ve kurumca yönetilen mazbut vakıfların gelir ve paralarının özel bütçeli bir idare olan Vakıflar Genel Müdürlüğünden ayrı düşünülmemesi gerekmektedir. Diğer taraftan, Kamu Haznedarlığı Genel Tebliğin “Uygulama ve kullanılacak araçlar” başlıklı 5’inci maddesinde genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri dışındaki kurumların kendi bütçeleri veya tasarrufları altında bulunan her türlü mali kaynaklarını kamu sermayeli bankalarda açtıracakları hesaplarda Tebliğde belirtilen araçları kullanarak değerlendirmekle yükümlü olduğu da hüküm altına alınmıştır. VGM 5018 sayılı KMYKK’ya tabi kamu kaynağı kullanan özel bütçeli bir idaredir. Söz konusu Tebliğin “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde ise tüm özel bütçeli idarelerin Tebliğin
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 36 kapsamına dâhil olduğu belirtilmiştir. Bu sebeple, VGM kendi bütçe veya tasarrufu altında bulunan her türlü mali kaynaklarını kamu sermayeli bankaların dışında değerlendirmesinin anılan Tebliğe uygun olmadığı değerlendirilmektedir. BULGU 4: Restorasyon Karşılığı Kiraya Verilen İstanbul İli Beşiktaş İlçesi Bebek Mahallesinde Yer Alan Çeşitli Ada Parsellerde, İşin Kontrolünün ve Geçici Kabulünün Yapılmaması VGM tarafından 1991 yılında imzalanan 49 yıl süreli Restorasyon Karşılığı Kiralama İşi’nin incelenmesi neticesinde, söz konusu restorasyon işinin hala tamamlanmadığı ve ilgili sözleşmeye geçici kabule ilişkin bir hüküm konulmadığı dolayısıyla işin geçici kabulünün yapılamadığı tespit edilmiştir. Söz konusu sözleşme ile, Bebek Mahallesi Yoğurtçu Zülfü sokağı 66 pafta 147 adada yer alan çeşitli parseller firma tarafından işletilmek üzere 49 yıllığına restorasyon karşılığı kiraya verilmiştir. Ancak çok sayıda ada ve parsel olması ve sözleşmedeki bazı hususların açık bir şekilde düzenlenmemesi nedeniyle yükleniciye yer tesliminin parça parça yapıldığı görülmektedir. Aşağıda yer alan Tablo 5 işin teslim ve bitiş zamanı hususundaki anlaşmazlık mahkemeye yansıdığından, söz konusu mahkeme dosyası ekindeki bilirkişi raporundan alınmıştır; Tablo 5: Yer Teslimi Bilgileri Kapı No Eski Parsel Proje No Teslim Tarihi Alan 1A 25 10 10A Teslim edildi, teslim belgesi yok 219,00 1B 27 10 10B 13.08.1998 (Kısmi Teslim) 08.06.2006 (Son teslim) 193,00 1C 29 10 10C 26.02.1999 (Kısmi Teslim) 31.03.2006 (Kısmi Teslim) 177,00 1D 23 10 10D 01.07.1998 799,00 1E 23 (C3) 10 10E 01.07.1998 (Kısmi Teslim) 20.02.1998 (Son Keslim) 1.204,00 1F 23 (C2) 10 10F 20.02.1998 1.548,00 1G (Yapılı Kısım) 23 (C1) 10 10G 20.02.1998 (6 no.lu parselde kalan kısmı hariç) * 1H 23 (C4) 10 10H 01.07.1998 901,00 1I 23 10 10I 01.07.1998 45,00 1J 23 10 10J 01.07.1998 22,00 1K 23 (C5) 10 10K 20.02.1998 143,00
T.C. Sayıştay Başkanlığı
Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 37
21A 21/1 11 11A 02.11.1994 226,00
21B 21/2 11 11B 02.11.1994 234,00
Yıkık Bina 6 6A Henüz Teslim Edilmedi 756,00
1G (Yıkık
Kısım) 6 10G Henüz Teslim Edilmedi *
Numarası
Yazmıyor
(Alt
Sokaktaki
Bina)
7 Teslim edildi, teslim belgesi yok 158,00
Ada ve parsellerin teslim zamanları ve işin bitiş süresi hususu yargı sürecinde olup
mahkeme tarafından henüz bir karar verilmemiştir.
Ayrıca, söz konusu sözleşmenin “İş Yerinin Teslimi ve Yatırım Süresi” başlıklı 10’uncu
maddesine göre; kiracı imar durumunun kesinleşmesinden en geç 24 aylık bir süre içerisinde
inşaatı tamamlayıp işletmeye açmak durumunda olup sözleşmenin 13’üncü maddesi
hükümlerine göre firma iş programında belirtilen koşullara uymak suretiyle proje kapsamındaki
inşai işleri yürütmeyi ve tamamlamayı kabul etmektedir.
Söz konusu arazi üzerinde yapılan yerinde incelemede ise, sözleşmenin 1991 yılında
imzalanmasına ve inşaat süresinin 24 ay olmasına rağmen söz konusu projenin hala
bitirilmediği tespit edilmiştir. Yüklenici tarafından ilk proje otel benzeri bir işletme yapılmak
üzere sunulmuş ancak günümüz itibariyle proje tamamlanmamıştır. Her ne kadar yüklenici
teslimi sıkıntılı olan ada parseller yüzünden gecikme olduğunu iddia etse de diğer ada ve
parseller açısından da proje tamamlanmamıştır.
Diğer taraftan yapımı biten inşaatlara ilişkin geçici kabul yapılmamış olup, sözleşme
hükümlerine bakıldığında sözleşmede geçici kabul yapılmasına ilişkin hiçbir düzenlenmenin
yer almadığı görülmektedir. Oysaki işin sözleşmesinde belirlenen zamanda tamamlanıp geçici
kabule hazır hale getirilmemesi durumunda, gecikilen her takvim günü için sözleşmesinde
öngörülen günlük gecikme cezası uygulanmalıdır. Sözleşme üzerinde yapılan incelemede, 1991
tarihinde imzalanan sözleşmede gecikme cezasına ilişkin bir hükmün de olmadığı görülmüştür.
Dolayısıyla yüklenici inşaata ilişkin yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği gibi, idare
tarafından yüklenicinin sorumluluklarını yerine getirmemesine ilişkin bir yaptırım da
uygulanamamıştır.
Anılan sözleşmenin 14’üncü maddesinde, inşaat süresinde idarenin görevlendireceği
teknik personelin, inşaat işlerinin iş programına ve firma tarafından İdareye sunulan plan ve
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 38 projelere uygunluğunu denetlemekle sorumlu olduğu hükmüne yer verilmektedir. Dolayısıyla idare tarafından söz konusu denetim ve kontrol yetkisinin de tam olarak kullanılmadığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak bu şartlar altında; söz konusu sözleşme hükümleri ve idarenin yetki kullanımındaki aksaklıklar nedeniyle projeden elde edilmesi öngörülen faydanın gecikmesi hatta bir kısım faydanın elde edilememesi riskinin ortaya çıktığı değerlendirilmektedir. Kamu idaresi cevabında; “Mülkiyeti İdaremize ait, İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi Bebek Mahallesi 66-67 pafta, 147 ada, 6-7-10-11-90-91-92-93-94-95-96-97-98-99-100-105-106-107 parsellerde yer alan vakıf taşınmazların yap-işlet-devret modeli çerçevesinde onarımlarının yapılarak 49 yıl süreyle kiralama işi, 01.05.1991 tarihinden itibaren geçerli olan kira yapım ve işletme sözleşmesi ve ek protokoller doğrultusunda; Bebek Turizm ve İnşaat Ticaret Anonim Şirketi’nin taahhüdü altında bulunmaktadır. Söz konusu işin sözleşmesi 01.05.1991 tarihinde yapılmış olup, bu sözleşme kapsamında uygulamanın süresi içinde bitirilmemesinden doğacak herhangi bir cezai hüküm bulunmamaktadır. Ayrıca işin geçici veya kesin kabulüne ilişkin de bir hüküm bulunmamaktadır. Yine 04.05.1992 tarihinde bu işe ilişkin idaremiz ile yüklenici arasında ek protokol yapılmış, bu protokolün 2. Maddesinde “Firma’nın ve Vakıflar’ın sözleşmenin diğer maddelerinden ve kanuni hükümlerden doğan fesih hakları saklı kalmakla birlikte, sözleşmenin 10. Maddesinde belirtilen 18 aylık süre, mülkiyet durumu ihtilaflı ve davalı olan 6 no’lu parselin davasının kesinleştiği tarihten itibaren başlayacaktır” denilmektedir. İşin yer teslimi kısım kısım yapılabilmiş, son yapılan yer teslimi 08.06.2006 tarihindedir. Ancak bugüne kadar 6 parselin yer teslimi yapılamamış, bu parsele ilişkin tapu iptal ve tescil davası 14.04.2016 tarihinde karara bağlanmıştır. Bu kararla 3/5 hissesi İdaremize ait olan parselin 1/5 hissesi de İdaremiz adına tescil edilmiştir. Söz konusu 6 parselin 1/5 hissesi ise özel mülkiyettedir. Kontrollüğümüzün 07.06.2011 tarihli raporunda “11-A (konut), 11-B (konut), 10-H (konut), 10-I (mutfak), 10-J (konut), 10-K (Kır Kahvesi), 7-A (konut), Havuz ve Spor Kulubü, Sarnıç (Restaurant) bölümlerinin restorasyonları tamamlanmış ve ruhsatlarının alınmış olduğu,10-A (Apart Otel),10-B (Apart Otel), 10-C (Apart Otel), 10-D (Konut), 10-E (El sanatları Atölyesi), 10-F (Lokanta, Sergi ve Konser Salonu), 10-G (Yönetim Binası)
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 39 bölümlerinin restorasyonlarının tamamlanmak üzere olduğu, Havuz ve Spor Kulubü, Sarnıç (Restaurant) ve Kulüp Ofis Binası bölümlerinin ise işletmeye açılmış olduğu” tespiti de yapılmıştır. Bahse konu yap-işlet-devret modeli ile ihale edilen sözleşmenin başlangıcı 1991 yılına dayandığından, süreç içerisinde kontrollük teşkilatları sıklıkla değişmiştir. Gelinen süreçte sözleşme hükümlerinin esas olarak alınmasından dolayı kontrollüğümüzce kabul işlemleri yapılmamış ve buna ilişkin gerekli yaptırım uygulanamamıştır. Ancak uygulama süreci kontrollük teşkilatımız tarafından takip edilmiştir.” denilmektedir. Sonuç olarak Kamu idaresi göndermiş olduğu savunmasında özetle, söz konusu ada parseller üzerinde bazı bölümlerin restorasyonlarının tamamlandığını, bazı bölümlerin ise tamamlanmak üzere olduğunu, havuz ve spor kulübü, sarnıç (restaurant) ve kulüp ofis binası kısımlarının ise işletmeye açılmış olduğunu ayrıca sözleşmede düzenlenmediği için kontrollük tarafından kabul işlemlerinin yapılmadığını ancak uygulama sürecinin takip edildiğini ifade etmektedir. Ancak bulguda da belirttiğimiz gibi, sözleşme hükümlerine göre kiracı imar durumunun kesinleşmesinden en geç 24 aylık bir süre içerisinde inşaatı tamamlayıp işletmeye açmak durumundadır. Söz konusu arazi üzerinde yapılan yerinde incelemede sözleşmenin 1991 yılında imzalanmasına rağmen otel benzeri işletme projesinin hala bitirilmediği tespit edilmiştir. Her ne kadar yüklenici teslimi sıkıntılı olan ada parseller yüzünden gecikme olduğunu iddia etse de diğer ada ve parseller açısından da proje tamamlanmamıştır. Ayrıca sözleşmede geçici kabul yapılmasına ilişkin hiçbir düzenlenme yer almadığı için yapımı biten inşaatlara ilişkin geçici kabul yapılmamış olup, idare tarafından yüklenicinin sorumluluklarını yerine getirmemesine ilişkin bir yaptırım da uygulanamamıştır. Bunun yanında, sözleşme hükümlerine göre söz konusu yapıların işletmeye açılması ve kiracıların elde edecekleri işletme gelirlerinden VGM'ye pay aktarılması gerekmektedir. Ancak belirtilen nedenlerle, normal şartlar altında konumu itibariyle yüksek tutarda kar edilmesi mümkün olan söz konusu projeden elde edilmesi öngörülen fayda gecikmektedir. İdarenin söz konusu restorasyon işi kapsamında denetimlerini artırması gerektiği, işin tamamlanan kısımları için geçici kabulün mutlaka yapılması gerektiği, ayrıca 1991 tarihli sözleşmede gerekiyorsa revizyona gidilmesi gerektiği düşünülmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 40 BULGU 5: Restorasyon Karşılığı Kiraya Verilen Yerlerden Elde Edilecek Gelirlerin Hesabının Sağlıklı Olmaması İstanbul 1. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılmış olan restorasyon karşılığı kiralama işlerine ilişkin olarak yapılan incelemede, İdarenin çok sayıda restorasyon karşılığı kiracılık ihalesi yaptığı ve bu kiracılarla farklı tarihlerde farklı sözleşmeler imzalandığı görülmüştür. Birçoğu eski tarihlerde düzenlenen bu sözleşmeler incelendiğinde, maktu yıllık kira bedellerinin yanı sıra, kiracıların söz konusu tesisleri işletmeleri sonucu kazanacakları cirolardan da idareye pay verilmesine ilişkin hükümler düzenlendiği görülmüştür. Ancak çeşitli kiracılar ya da şirketler tarafından idareye sunulan bilanço ve gelir tabloları incelendiğinde, söz konusu belgelerin, sözleşmeye göre yeminli mali müşavir ya da vergi dairesi onaylı sunulması gerekirken gerekli onayların bulunmadığı görülmüştür. Firmalar tarafından idareye çoğunlukla ilgili yıla ait cirolarının tutarını yazan dilekçeler iletilmektedir. Bazı kiracılar cirosunun tamamını dosyaya eklerken, bazı kiracılar da söz konusu işletme dışındaki başka faaliyetlerinden kaynaklandıklarını iddia ettikleri gelir tutarlarını hesaplamalardan çıkarmaktadır. Dolayısıyla söz konusu ciro hesaplarına ilişkin bir standart olmadığı gibi, kiracılar tarafından sunulan evrakların doğruluğunu teyit edecek bir mekanizma da oluşturulmamıştır. Kiracılar ciro hesaplarını İdareye bildirme açısından bir serbestiyle hareket etmektedirler. Ayrıca söz konusu sözleşmelerde, firmaların defter ve kayıtlarını denetleme yetkisi İdareye verilmiştir. Ancak söz konusu yetkinin idare tarafından kullanılmadığı görülmektedir. İdarenin elindeki yetkiyi kullanarak, kiracıların idareye yatırdıkları ciro üzerinden hesaplanan kira bedellerinin aslında yatırmaları gereken tutar olup olmadığını teyit etmesi gerekmektedir. Kira ve hasılattan pay ödemelerinin hesabında kiracının sunduğu bilgilerin kontrol ve teyidinin yapılmaması, elde edilmesi gereken gelirin doğru olarak hesaplanması ve tahsili açısından risk oluşturmaktadır. Kamu idaresi cevabında; “Bulguda belirtildiği üzere, (İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğünce yapılmış olan restorasyon karşılığı kiralama işlerinden bahisle), İdaremizce yapılan bu tür işlere ilişkin sözleşmelerde maktu yıllık kira bedellerinin yanı sıra, kiracıların söz konusu tesisleri işletmeleri sonucu kazanacakları cirolardan da İdareye pay verilmesine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Ancak bu tür sözleşmelerin birçoğu eski tarihlerde düzenlenen
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 41 sözleşmeler olup, İdaremizce bugün kullanılan Tip İhale Şartnamesi ve Sözleşmelerde bu tür hükümler bulunmamaktadır. Bununla birlikte, bulguda belirtildiği üzere, İdaremiz ile yükleniciler arasında imzalanan geçmiş tarihli restorasyon veya onarım karşılığı kiralama (ilave olarak yapım veya onarım karşılığı kiralama) sözleşmeleriyle ilgili olarak, kiracıların söz konusu tesisleri işletmeleri sonucu elde ettikleri kira ve hasılattan İdareye verecekleri pay ödemelerinin hesabında kiracıların sunduğu bilgilerin kontrol ve teyidinin yapılması işlemleri sözleşme hükümleri dahilinde yapılabilmektedir.” ifade edilmiştir. Sonuç olarak her ne kadar kamu idaresi göndermiş olduğu savunmasında, kiracıların söz konusu tesisleri işletmeleri sonucu elde ettikleri kira ve hasılattan idareye verecekleri pay ödemelerinin hesabında sözleşme hükümleri dahilinde ilgili kontrollerin yapıldığını söylese de, bulgumuzda da belirttiğimiz gibi çeşitli kiracılar tarafından idareye sunulan bilanço ve gelir tablolarının yeminli mali müşavir ya da vergi dairesi onaylı olmadığı, firmalar tarafından idareye çoğunlukla ilgili yıla ait cirolarının tutarını yazan dilekçeler iletildiği, ciro hesaplarına ilişkin bir standart olmadığı, kiracılar tarafından sunulan evrakların doğruluğunu teyit edecek bir mekanizma oluşturulmadığı, kiracıların ciro hesaplarını idareye bildirme açısından bir serbestiyle hareket ettiği görülmektedir. İdare tarafından kira ve hasılattan pay ödemelerinin hesabında kiracıların sunduğu bilgiler kontrol ve teyit edilmeli, firmaların defter ve kayıtları incelenerek elde edilmesi gereken gelirin doğru olarak hesaplanması sağlanmalıdır. BULGU 6: Vakıf Evlatlarına Yapılan Galle Fazlası Dağıtımlarında, Vakıf Senetleri Gereği Ayrılması Gereken Vakıf Hayır Şartı Giderlerinin Ayrılmaması VGM’ye bağlı 18 bölgede galle fazlası dağıtıldığı ancak birçok bölgedeki dağıtımlarda hayır şartları için ya hiç kaynak ayrılmadığı ya da cüz’i miktarda ayrıldığı görülmüştür. Vakıflar Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesi (f) bendinde aynen; “Galle fazlası: Mazbut ve mülhak vakıflarda, hayrat ve akarlarının onarımından ve vakfiyelerindeki hayrat hizmetlerin ifasından sonra kalan miktarı”, “Mazbut ve Mülhak Vakıflarda Galle Fazlası” başlıklı 7’nci bölümü “Başvuru şekli” başlıklı 53’üncü maddesinde aynen; “Vakıf evlatları veya ilgilileri dilekçe ile vakfiye şartı gereği vakıf evladı veya ilgilisi olduğunu ve galle fazlası almaya hak kazandığını gösteren mahkeme kararıyla;
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 42 a) Vakıf evladı veya ilgilisi olduğu mülhak vakıf yöneticisine, b) Vakfiyesinde galle fazlası ödenmesine ilişkin şart bulunan mazbut vakıflarda, ilgili bölge müdürlüğüne veya Genel Müdürlüğün internet sitesindeki online başvurular kısmında yer alan galle fazlası talep formunun doldurulması şekli ile; Genel Müdürlükçe temsilen yönetilen mülhak vakıflarda ise ilgili bölge müdürlüğüne, başvuru yaparlar. (…)”, “Galle fazlasının hesabı” başlıklı 54’üncü maddesinde aynen; “(1) Mahkeme kararı ile galle fazlası almaya hak kazanan vakıf evladı veya ilgilisi bulunan vakıflarda; % 15 ihtiyat akçesi, hayır şartı giderleri, yönetim ve temsil payı, tevliyet ücreti ile vakıf için yapılan diğer giderler, vakfın gerçekleşen gayri safi gelirinden düşüldükten sonra vakıf evlatlarına veya ilgililerine ödenecek galle fazlasının miktarı belirlenir. (2) Galle fazlasının hesaplanmasında o yıla ait gelirin tamamı dikkate alınır. (3) Vakfın onarıma ihtiyacı olan taşınmazı varsa, o yıl için gerçekleşen gayri safi gelirinden yönetim ve temsil payı veya tevliyet ücreti ile kanuni giderler ayrıldıktan sonra kalan miktar onarıma ayrılır. (4) (Ek:RG-19/1/2013-28533) Temsilen yönetilen mülhak vakıflarda ayrıca tevliyet ücreti kesilmez.” Denilmektedir. Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerini özetlemek gerekirse, İdare tarafından, vakfiyesinde galle fazlası ödenmesine ilişkin şart bulunan mazbut vakıfların evlatlarına her yıl galle fazlası adı altında ödeme yapılması gerekmektedir. Galle fazlası ödemeleri hesaplanırken, vakfın ilgili yıla ait gelirleri toplanıp, gelirlerden ihtiyat akçesi, hayır şartı giderleri, yönetim ve temsil payı, tevliyet ücreti ile vakıf için yapılan diğer giderler düşülerek kalan tutarın vakıf evlatlarına ödenmesi gerekmektedir. Galle fazlası ödemelerine ilişkin incelemede, 2017 yılında (2016 galle fazlası ödemesi olarak) VGM’ye bağlı 18 bölgede galle fazlası dağıtıldığı, söz konusu dağıtımlarda %15 ihtiyat akçesi, %20 yönetim ve temsil payı giderlerinin ayrıldığı, ancak birçok bölgedeki dağıtımlarda
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 43 hayır şartları için ya hiç kaynak ayrılmadığı ya da cüz’i miktarda ayrıldığı görülmüştür. Oysa Vakıflar Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde, vakfın gelirlerinden hayır şartları için belirlenen ve güncellenen tutarların da ayrılıp kalan tutarların vakıf evlatlarına galle fazlası olarak dağıtılması gerekmektedir. Vakıf hayır şartları için vakıf gelirlerinden kaynak ayrımı yapılmaması, vakıf evlatlarının normalde almaları gereken galle ödemelerinden daha fazla bir tutarda galle ödemesi almasına sebebiyet vermektedir. Belirtilen sebeplerle, galle fazlası ödemelerinde, vakıf senetlerinde yazan hayır şartları için de belli parasal tutarların ayrıldıktan sonra kalan tutarların vakıf evlatlarına ödenmesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; “Vakfiyesinde günümüzde uygulanabilecek hayır şartları bulunan vakıflarla ilgili söz konusu hayır şartlarını gerçekleştirmek üzere ayrılacak meblağların güncellenmiş halleri için önceden alınmış olan meclis kararları doğrultusunda hayır şartları için gelirlerden para ayrılmakta olup, meclis kararı bulunmayan vakıflar için ise uygulamanın nasıl yapılacağına dair çalışma yapılmaktadır. Bu çalışmadan sonra güncellenmiş hayır şartlarında harcanmak üzere vakıfların gelirlerinden kaynak ayrılacaktır.” denilmektedir. Sonuç olarak her ne kadar kamu idaresi cevabında özetle bazı vakıflar için meclis kararlarıyla ilgili tutarların ayrıldığını, meclis kararı bulunmayan vakıflar için ise çalışma yapıldığını ifade etse de tarafımıza sunulmuş ya da savunma ekinde yer alan bir meclis kararı bulunmamaktadır. Dolayısıyla kamu idaresi savunması yeterli görülmemiştir. Galle fazlası ödemelerinde, vakıf senetlerinde yazan hayır şartları için de belli parasal tutarların ayrıldıktan sonra kalan tutarların vakıf evlatlarına ödenmesi noktasında gerekli tüm çalışmaların en kısa süre içerisinde yapılması gerektiği düşünülmektedir. BULGU 7: Vakıf Taşınmazlarının Satışlarından veya Kamulaştırmalarından Elde Edilen Gelirlerin Ait Olduğu Vakfa Taşınmaz Alımında ya da Vakfın Taşınmazlarının Onarımında Kullanılmasını Sağlayacak Bir Sistemin Kurulmaması İdare tarafından mazbut vakıflara ait taşınmazların satışından elde edilecek gelirlerin ait olduğu vakfa taşınmaz alımında ya da taşınmazlarının onarım ve yapımında kullanılmasını sağlayacak bir sistemin kurulmadığı görülmüştür. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun “Bazı Gelirler İle Bağışların Harcanması” başlıklı 40’ncı maddesinde “39 uncu maddenin (e) ve (f) bentlerinde yer alan gelirler; (mazbut
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 44 vakıflara ait taşınmazların satışından elde edilecek gelirler ile taviz bedelleri) ait olduğu vakfa taşınmaz alımında, vakfın taşınmazlarının onarım ve yapımında kullanılır. Ayrıca Meclis kararıyla gelir getirici yatırımlarda, yurt içi ve yurt dışında bulunan ve geliri kalmayan vakıflara ait vakıf kültür varlıklarının bakım ve onarımlarında da kullanılabilir. Genel Müdürlüğe yapılan şartlı bağışlar, bağış yapanın şartları doğrultusunda harcanır.” denilmektedir. Yukarıda yer alan Kanun hükmüne göre; mazbut vakıflara ait taşınmazların satışından elde edilecek gelirler ait olduğu vakfa taşınmaz alımında ya da vakfa ait taşınmazların onarımında kullanılmalıdır. Mazbut vakıflar, anılan Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilen ve temsil edilen vakıflar ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medeni Kanunu’nun yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve mülga 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince yönetilen vakıflardan oluşmaktadır. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu hükümleri ve taşınmaz satışlarına ilişkin Vakıflar Meclisi kararlarının incelenmesi neticesinde, Yatırım Emlak Daire Başkanlığı ile Strateji Daire Başkanlığı arasında mazbut vakıfların söz konusu satış ya da kamulaştırma gelirlerinin ilgili olduğu vakfa taşınmaz alımında ya da taşınmazlarının onarımında kullanılıp kullanılmadığını kontrol edecek bir sistemin kurulmadığı, gelirlerin muhasebe kayıtlarında gelirler hesaplarında biriktiği, giderlerin de yine aynı şekilde ihtiyaç çerçevesinde ilgili ödeneklerden karşılandığı, dolayısıyla mazbut vakıflar için anılan sistemin işletilmediği görülmüştür. Vakıflar açısından, tapu kayıtlarında taşınmaz çıkışı olmasına rağmen söz konusu satış gelirleri ilgili vakıfla ilişkilendirilmeksizin idarenin bütçesine “600 Gelirler hesabı” kullanılarak aktarıldığı için, söz konusu gelirlerin ait olduğu vakfa taşınmaz alımında kullanılıp kullanılmadığının kontrol imkânı da ortadan kalkmaktadır. Kamu idaresi cevabında; “Mazbut vakıfların gelir giderlerinin ayrı ayrı izlendiği EVOS’ta vakıfların akar toprak satış hesapları da bulunmakta olup, her vakfın akar toprak satış alımı/satımı izlenmekte olup ihtiyaç halinde büyük onarımlarında ve geliri yetmediğinde borçlandırma yoluyla diğer vakıflara ait hesaplar arası transfer yapılabilmektedir.” denilmektedir. Sonuç olarak Kamu idaresi savunmasında bulgumuzda belirtilen, taşınmazların satışından elde edilecek gelirlerin ait olduğu vakfa taşınmaz alımında ya da taşınmazlarının onarım ve yapımında kullanıldığını gösterecek bir ek ya da belge yer almamaktadır. Dolayısıyla
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 45 söz konusu ikili sistemin kurulduğunu ya da kullanıldığını gösteren bir denetim kanıtına ulaşılamamıştır. Gelecek yıl denetimlerinde söz konusu sistemin uygulanıp uygulanmadığının kontrolünün sağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. BULGU 8: Yurtdışında Gerçekleştirilen Yapım İşlerinde Yeni Birim Fiyat Hesaplamalarında Belirsizlikler Bulunması Kosova-Cakova Küçük Medrese ile Hadım Süleyman Ağa Kütüphanesi Rekonstrüksiyonu işi kapsamında düzenlenen yeni birim fiyat tutanaklarında tutanak düzenlenme tarihlerinin yazılmadığı ve piyasada fiyat araştırmasının tek kaynaktan yapıldığı görülmüştür. Vakıf Kültür Varlıkları Uygulama İşleri Genel Şartnamesi’nin “Sözleşmede bulunmayan işlerin birim fiyatının tespiti” başlıklı 23’üncü maddesinde özetle; “İşin yürütülmesi aşamasında idarenin gerekli görerek yapılmasını istediği, ancak birim fiyat teklif cetvelinde fiyatı bulunmayan yeni iş kalemlerinin bedellerinin yüklenici ile birlikte aşağıdaki usuller çerçevesinde tespit edilen yeni birim fiyatlar üzerinden yükleniciye ödeneceği, a) yeni fiyatın tespitinde iş kalemi veya iş grubunun niteliğine göre aşağıdaki sıralamaya uyularak oluşturulan analizlerden biri kullanılacağı, (1) Vakıflar Genel Müdürlüğü, (2) Kültür ve Turizm Bakanlığı, (3) Diğer Kamu kurum ve kuruluşları, b) Piyasa araştırmasına dayalı fiyat tespitleri, c) İlgili meslek odaları, üniversiteler veya benzeri kuruluşlarca belirlenen fiyatlardan, ç) Yüklenici veya alt yüklenici olarak faaliyet gösteren konusunda deneyimli kişi ve kuruluşlardan alınacak ihale konusu işin yapılabilirlik fiyat ve değerinden, d) İhaleyi yapan idare veya diğer idarelerin daha önce gerçekleştirdiği benzer mal veya hizmet alımı ile uygulama işlerinin sözleşmelerinde ortaya çıkan fiyatlar, Yeni birim fiyatın yüklenici ile birlikte yukarıda belirtilen usullerden biri ile tespit edilerek düzenlenen yeni birim fiyat tutanağı idarenin onayına sunulacağı ve otuz gün zarfında idarece onaylanarak geçerli olacağı”
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 46 İfade edilmektedir. Mezkur işe ait belgeler üzerinde yapılan incelemede, işin yürütülmesi aşamasında idarenin gerekli görerek yapılmasını istediği, ancak birim fiyat teklif cetvelinde fiyatı bulunmayan yeni iş kalemlerinin ortaya çıktığı, söz konusu iş kalemleri için yeni birim fiyatların düzenlendiği ancak düzenlenen yeni birim fiyat tutanaklarına tarih yazılmadığı dolayısıyla söz konusu yeni fiyatların hangi tarihten itibaren uygulanacağına ya da uygulandığına ilişkin net bir verinin olmadığı görülmüştür. Diğer taraftan, söz konusu yeni fiyatların bir kısmı, inşaat yurtdışında yapıldığı için, yurtdışından fatura veya fiyat örneği alınarak yaptırılmıştır. Yurt dışından alınan fiyatlar da yabancı para birimi üzerinden düzenlendiği için fatura tutarları yeni birim fiyat tutanaklarına geçirilirken TL’ ye çevrilmiştir ancak tutanaklar üzerinde tarih yazılmadığı ve dolayısıyla tutanak yazılma tarihindeki kur dikkate alınmadığı için, fatura tutarları TL’ ye çevrilirken baz alınan tarihlerin neye göre belirlendiği ya da söz konusu kur belirlemelerine ilişkin dikkate alınan tarihlerde bir standart olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Ayrıca mezkur işin yürütülmesi aşamasında, idarenin gerekli görerek yapılmasını istediği, ancak birim fiyat teklif cetvelinde fiyatı bulunmayan yeni iş kalemlerinin ortaya çıkması sonucu bazı iş kalemlerine ilişkin yeni birim fiyatların belirlendiği, söz konusu birim fiyatlar belirlenirken, Vakıf Kültür Varlıkları Uygulama İşleri Genel Şartnamesi hükümleri çerçevesinde faturalardan yararlanıldığı görülmüştür. Ancak yurtdışından fatura örnekleri temin edilirken, yurtdışından birden fazla firmadan teklif almak yerine tek bir fatura örneği alındığı ve her bir iş kalemi için söz konusu fatura baz alınarak faturada yazan tutarların Türk Lirasına çevrildiği görülmüştür. Aşağıdaki Tablo 6’de yeni birim fiyat yapılarak hakedişe alınan bazı kalemlere örnek verilmektedir; Tablo 6: Yeni Birim Fiyat Örneği BİRİM FİYAT POZ NO İMALATIN ADI BİRİMİ BİRİM FİYATI OZL-14 Metal konstruksiyonlu ahsap kaplama yapilmasi adet 142.608,72 TL OZL-15 Metal konstruksiyonlu tas kaplama yapilmasi adet 110.469,94 TL OZL-16 Rayli ve Sabit ahsap pencere dogramasi yapilmasi adet 76.482,79 TL
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 47 Söz konusu iş kalemleri özel nitelikli iş kalemleri oldukları ve yapılmaları önemli bir maliyet getirdiği için, tek bir fatura ile piyasa araştırması yapılmasının gerçek piyasa rayiçlerinin tespit edilip edilmediği konusunda tereddüt oluşturduğu değerlendirilmektedir. Kamu idaresi cevabında; “Bahse konu işin Kosova Cumhuriyeti İslam Birliği ile yapılan protokolü çerçevesinde tarafların görevleri belirlenmiş olup bu çerçevede; Tarafların Yükümlülükleri başlıklı bölümde; Kosova İslam Birliğinin (KİB) görevlerinde; 7. Madde hükmü; “Uygulama sırasında çıkabilecek yeni ve zorunlu durumlar karşısında proje değişikliği ile ilgili iş ve işlemler VGM tarafından Proje Müellifine hazırlattırılacak olup KİB tarafından ilgili makamlardan onaylanmasını sağlamak “ olarak yer almaktadır. Bahse konu işin projeleri İslam Birliği Mimarlarınca çizilmiş olup, işin seyrine göre aşama aşama revize projeler hazırlanmakta ve finalde ise As-built şeklinde son proje ile kesinleşmektedir. Ülke fiziki şartları ve standartları dikkate alınarak işin proje standartları ve teknikleri doğrultusunda projeler hazırlanmıştır. Yani uygulama yapılan ülke standartları baz alınarak, malzeme verisi, sistem ve nokta detayları belirlenmiştir. Bazı imalatların gerek yapım tekniği gerekse malzeme olarak özellik arz etmesi sebebiyle yeni imalat olurları için piyasa araştırmasına gidilmiştir. Ancak ülke içinde ve/veya standartlara haiz olarak diğer komşu ülkelerden malzeme temini için proje sahibi İslam Birliğinin de desteğiyle kriterlere uygun tespit yapılmış ancak özellik arz eden imalatlarda birden fazla alternatif bulunması mümkün olamamıştır. Bu açıdan konunun Türkiye koşulları ile değerlendirilmesi yerinde olmayacaktır. Çünkü piyasa şartları ülke ölçeği ile alakalıdır. Oradaki çalışma sisteminde tedarikçi firma bulmak oldukça zor ve proforma fatura ile teklif almak imkansız ölçüdedir. Bu husus mahallinde araştırıldığında ve değerlendirildiğinde durum daha kolay anlaşılabilecektir. Bununla birlikte özel imalatlara ilişkin detay ve fiyatların tespit edilmesi süreci İslam Birliğinin denetim ekibi ile birlikte yürütülmüş olup, işin kabulü de birlikte gerçekleştirilecek OZL-17 Mese kerestesinden kapi dogramasi yapilmasi adet 81.967,34 TL OZL-18 Motorlu panjur yapilmasi adet 192.490,16 TL OZL-21 Alüminyum doğramaların yapılması adet 443.564,71 TL Gerekçesi : Yaklaşık maliyet cetvellerinde bulunmayıp imalat sırasında kullanılması gerektiğinden.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 48 hem teknik açıdan hem de fiyat olarak onayları alınacaktır. Ayrıca imalat olurları düzenlenirken fatura tarihi baz alınarak o günkü kur tarihi esas alınmaktadır. İmalat olur tarihleri sehven yazılamamış ise sebebi; kontrollük teşkilatının mahallinde hakediş hazırlığı yapması için görevlendirildiği tarih ile fatura tarihinin aynı olmamasından kaynaklanmasıdır. Bu durumun da doğal olarak karşılanması gerekir. Mahallinde hazırlanan hakedişlerin kesinleşmesi İdaremize gelme sürecinden sonra tüm imzaların ikmali ile olmaktadır. Sehven yazılmamış olan yeni fiyat olurlarının tarihi, pozun imalata girmeden önceki fatura tarihidir.” ifadelerine yer verilmiştir. Sonuç olarak Kamu idaresi her ne kadar savunmasında Türkiye koşulları ile yurt dışındaki piyasa koşullarının bir olmadığını ve söz konusu fiyatlar belirlenirken İslam Birliğinden de yardım aldıklarını söyleseler de, VGM tarafından yaptırılan yurt dışındaki diğer inşaatların ihale dosyaları incelendiğinde söz konusu dosyalarda, yurtdışından fatura örnekleri temin edilirken, birden fazla firmadan teklif alındığı görülmüş ve söz konusu husus bulgu konusu yapılmıştır. Dolayısıyla bulgumuzda belirttiğimiz gibi tek bir fatura ile piyasa araştırması yapılması yerine çeşitliliğe gidilmesinin daha uygun olacağı düşünülmektedir. Ayrıca kamu idaresi savunmasında kur tarihi olarak fatura düzenlenme tarihini aldıklarını söylese de her revize fiyat için birebir fatura tarihinin alınmadığı görülmüştür. Dolayısıyla söz konusu kur belirlemelerine ilişkin dikkate alınan tarihlerde bir standart olmadığı düşünülmektedir. Bundan sonra hazırlanacak yeni fiyat tespitlerinde söz konusu hususlara dikkat edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. BULGU 9: Kıdem Tazminatı Karşılıklarının Ayrılmaması İdarenin 2017 yılı mali tablolarının incelenmesi sonucunda bölge müdürlüklerinin bazılarında, daimi işçiler ve taşeron işçiler için kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmadığı görülmüştür. 11.09.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı “İş Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun”un 8’inci maddesi ile yaptığı düzenleme ile; 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca yapılan ihaleler kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarının ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından ödenmesini hükme bağlamış, bu madde kapsamında alt işverenler yanında çalışan işçilerin bu işyerlerinde geçen hizmet süresinin hesabı, alt
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 49 işverenden ve alt işveren işçisinden istenecek belgeler ve ödeme süreci ile ilgili diğer usul ve esasların Maliye Bakanlığı ve Kamu İhale Kurumunun görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirleneceği şeklinde düzenleme yapılmıştır. Söz konusu “Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik” 08.02.2015 tarihli 29261 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu düzenleme ile kamu kurum ve kuruluşları 11.09.2014 tarihinden itibaren hizmet alımı yoluyla çalıştırdıkları personelin kıdem tazminatlarının ödenmesinden sorumlu hale getirilmiştir. Temel muhasebe kavramlarından olan “Tam Açıklama” ilkesi gereği, mali tablolar yeterli ve anlaşılır bilgi vermelidir. “İhtiyatlılık” ilkesi gereği, işletmenin karşılaşabileceği riskler göz önüne alınarak temkinli davranılmalıdır. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin(GYMY) “Temel kavramlar” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, “İhtiyatlılık: Muhasebe uygulamasında muhtemel risklere ve olaylara karşı bu Yönetmelikte belirtilen durumlarda karşılık ayrılır. Faaliyet sonucunu değiştirmeye yönelik olarak gizli yedekler ya da gereğinden fazla karşılık ayrılamaz.” hükmü yer almaktadır. Aynı Yönetmelik’in 197’nci maddesinde, “372-Kıdem tazminatı karşılığı hesabı”nın, ilgili mevzuatı uyarınca belirlenecek esaslar çerçevesinde ayrılan ve faaliyet dönemi içinde ödeneceği öngörülen kıdem tazminatları karşılıklarının izlenmesi için kullanılacağı, 228 inci maddesinde ise “472-Kıdem tazminatı karşılığı hesabı”nın, ilgili mevzuatı uyarınca belirlenecek esaslar çerçevesinde ayrılan uzun vadeli kıdem tazminatları karşılıklarının izlenmesi için kullanılacağı belirtilmektedir. MYMY’nin “472 Kıdem tazminatı karşılığı hesabı” başlıklı 342 ve 343’üncü maddelerinde aynen; “Hesabın niteliği MADDE 342- (1) Kıdem tazminatı karşılığı hesabı, ilgili mevzuatı uyarınca belirlenecek esaslar çerçevesinde ayrılan uzun vadeli kıdem tazminatları karşılıklarının izlenmesi için kullanılır. Hesabın işleyişi MADDE 343- (1) Kıdem tazminatı karşılığı hesabına ilişkin alacak ve borç kayıtları
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 50 aşağıda gösterilmiştir: a) Alacak
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 51 2) Daha önceki yıllarda hesaplanarak uzun vadeli yabancı kaynaklar ana hesap grubu içindeki kıdem tazminatı karşılığı hesabına kaydedilmiş tutarlardan, izleyen dönemde ödeneceği öngörülen kıdem tazminatı karşılıkları dönem sonunda bu hesaba alacak, 472- Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına borç kaydedilir. b) Borç
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 52 3- 472-Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabında kayıtlı önceki dönemlere ait tutarların, o yıl için belirlenen kıdem tazminatı tutarı üzerinden güncellenmesini teminen, kamu idarelerinin ilgili birimlerinden alınan kıdem tazminatı güncelleme listesinde yer alan toplam tutar, 630- Giderler Hesabına borç, 472-Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına alacak, 4- Daha önceki yıllarda hesaplanarak 472-Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına kaydedilmiş tutarlardan, izleyen dönemde ödeneceği kamu idarelerince muhasebe birimlerine bildirilen tutarlar dönem sonlarında 472-Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına borç, 372- Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına alacak, 5- Ödenen kıdem tazminatı tutarlarının bir taraftan karşılık ayrılmış kısmı 372-Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına, karşılık ayrılmamış kısmı ise 630-Giderler Hesabına borç, ödenecek tutar 103-Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabı, 325-Nakit Talep ve Tahsisleri Hesabı ya da ilgili diğer hesaplara alacak; diğer taraftan toplam tutar 830-Bütçe Giderleri Hesabına borç, 835-Gider Yansıtma Hesabına alacak, kaydedilecektir.” Yukarıda hükümler çerçevesinde VGM’nin mali tabloları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda bazı bölgelerde kıdem karşılığı tazminatlarının hiç ayrılmadığı bazılarında ise daimi işçiler için kıdem tazminatı ayrılırken hizmet karşılığı çalışan taşeron işçiler için ayrılmadığı görülmüştür. İstanbul 1 ve 2’nci bölge dışındaki bölgelerin hiçbirinde hizmet alımı kapsamındaki işçiler için kıdem tazminatı karşılıkları ayrılmamıştır. Sürekli işçiler için durum biraz daha iyi olmakla birlikte bazı bölgelerde bu statüde çalışan işçiler içinde kıdem tazminatı karşılıkları ayrılmamıştır. Kıdem tazminatı karşılıklarının tam olarak ayrılmamış olması sebebiyle “472 Kıdem tazminatı karşılığı hesabı” ve buna bağlı olarak “372 Kıdem tazminatı karşılığı hesabı” kurum bilançosunda eksik gözükmektedir. Ayrıca Muhasebat Genel Müdürlüğünün yayımlamış olduğu yazının 1 ve 2’nci maddelerine paralel olarak “500 Net değer hesabı” ile “630 Giderler hesabı” da bilançoda gerçek değeriyle gözükmemekte ve mali tabloların güvenilirliği azalmaktadır. Kamu idaresi cevabında; aynen, "Bölge Müdürlüğünde çalışan işçilerin kıdem tazminatı işlemlerinin, Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin “372 Kıdem tazminatı
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 53 karşılığı hesabı”, “472 Kıdem tazminatı karşılığı hesabı” başlıklı 291,292,342 ve 343’üncü maddeleri ile, Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 20.04.2016 tarih ve 90192509-140.02-9430 sayılı “Kıdem Tazminatı” konulu yazısı kapsamında yapılması sağlanacaktır." ifadeleri yer almaktadır. Sonuç olarak Kamu idaresi göndermiş olduğu cevapta, 2018 yılı itibariyle Bölge Müdürlüklerinde yapılacak çalışma ile kıdem tazminatı kayıtlarının düzeltilmesinin sağlanacağını belirtmiş olup, bu hususa ilişkin idarece yapılacak işlemler gelecek yıl denetimlerinde izlenecektir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 54 8. EKLER
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 55 EK 1: KAMU İDARESİ MALİ TABLOLARI
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 56
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 57
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 58
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 59
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 60
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 61
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 62
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 63
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 64
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 65
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 66
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 67
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 68
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 69
T.C. Sayıştay Başkanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 70