İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ 2017 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU Eylül 2018
İÇİNDEKİLER
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 1
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 2 Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esaslar'ın 5 inci maddesi gereğince hesap dönemi sonunda Sayıştaya gönderilmesi gereken defter, tablo ve belgelerden aşağıda yer alanlar denetime sunulmuş olup denetim bunlar ile usul ve esasların 8 inci maddesinde yer alan diğer belgeler dikkate alınarak yürütülüp sonuçlandırılmıştır. Birleştirilmiş veriler defteri, Geçici ve kesin mizan, Bilanço, Kasa sayım tutanağı, Banka mevcudu tespit tutanağı, Alınan çekler sayım tutanağı, Menkul kıymet ve varlıklar sayım tutanağı, Teminat mektupları sayım tutanağı, Değerli kâğıtlar sayım tutanağı, Taşınır kesin hesap cetveli ile taşınır hesabı icmal cetveli, Bütçe giderleri ve ödenekler tablosu, Bütçe gelirleri ekonomik sınıflandırılması tablosu, Faaliyet sonuçları tablosu. Denetim görüşü, kamu idaresinin temel mali tabloları olan bilanço ve faaliyet sonuçları tablosuna verilmiştir. 2. DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU Denetlenen kamu idaresinin yönetimi, tabi olduğu muhasebe standart ve ilkelerine uygun olarak hazırlanmış olan mali rapor ve tabloların doğru ve güvenilir bilgi içerecek şekilde zamanında Sayıştaya sunulmasından, bir bütün olarak sunulan bu mali tabloların kamu idaresinin faaliyet ve işlemlerinin sonucunu tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir olarak yansıtmasından ve ister hata isterse yolsuzluktan kaynaklansın bu mali rapor ve tabloların önemli hata veya yanlış beyanlar içermemesinden; kamu idaresinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğundan; mali yönetim ve iç kontrol sistemlerinin amacına uygun olarak oluşturulmasından, etkin olarak işletilmesinden ve izlenmesinden, mali tabloların dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin denetime hazır hale getirilmesinden ve sunulmasından sorumludur.
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 3 3. SAYIŞTAYIN SORUMLULUĞU Sayıştay, denetimlerinin sonucunda hazırladığı raporlarla denetlenen kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, mali rapor ve tablolarının güvenilirliğine ve doğruluğuna ilişkin görüş bildirmek, mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmekle sorumludur. 4. DENETİMİN DAYANAĞI, AMACI, YÖNTEMİ VE KAPSAMI Denetimlerin dayanağı; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları, Sayıştay ikincil mevzuatı ve denetim rehberleridir. Denetimler, kamu idaresinin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek ve mali rapor ve tablolarının kamu idaresinin tüm faaliyet ve işlemlerinin sonucunu doğru ve güvenilir olarak yansıttığına ilişkin makul güvence elde etmek ve mali yönetim ve iç kontrol sistemlerini değerlendirmek amacıyla yürütülmüştür. Kamu idaresinin mali tabloları ile bunları oluşturan hesap ve işlemlerinin doğruluğu, güvenilirliği ve uygunluğuna ilişkin denetim kanıtı elde etmek üzere yürütülen denetimler; uygun denetim prosedürleri ve tekniklerinin uygulanması ile risk değerlendirmesi yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Risk değerlendirmesi sırasında, uygulanacak denetim prosedürünün belirlenmesine esas olmak üzere, mali tabloların üretildiği mali yönetim ve iç kontrol sistemleri de değerlendirilmiştir. Denetimin kapsamını, kamu idaresinin mali rapor ve tabloları ile gelir, gider ve mallarına ilişkin tüm mali faaliyet, karar ve işlemleri ve bunlara ilişkin kayıt, defter, bilgi, belge ve verileri (elektronik olanlar dâhil) ile mali yönetim ve iç kontrol sistemleri oluşturmaktadır. Bu hususlarla ilgili denetim sonucunda denetim görüşü oluşturmak üzere yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı
İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 4
5. DENETİM GÖRÜŞÜNÜN DAYANAKLARI
BULGU 1: Maddi Duran Varlık Hesaplarının Mali Tablolarda Gerçek Bilgileri
Yansıtmaması
Geçici kabulü yapılan hizmet binası inşaatı ile altyapı yatırımlarının ilgili maddi duran
varlık hesaplarına aktarılmadığı ve 258-Yapılmakta Olan Yarımlar Hesabında izlenmeye
devam edildiği; bazı hizmet binası inşaatı ile altyapı yatırımlarının ise 258 nolu hesapta
izlenmediği gibi geçici kabulden sonra ilgili maddi duran varlık hesaplarına da aktarılmadığı;
Üniversite taşınmazları için yapılan değer artırıcı harcamaların ilgili maddi duran varlıklarının
kayıtlı değerine ilave edilmediği ve amortisman hesaplamasında da dikkate alınmadığı tespit
edilmiştir.
Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 187'inci maddesinde,
"(1) Yapılmakta olan yatırımlar hesabı; kamu idarelerine ait yapımı süren maddi duran
varlıklar için yapılan her türlü madde ve malzeme ile işçilik ve genel giderlerin, geçici ve
kesin kabul usulüne tabi olan hâllerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece
onaylandığı tarihte, diğer hâllerde işin fiilen tamamlandığını gösteren belgenin düzenlendiği
tarihte, ilgili maddi duran varlık hesabına aktarılıncaya kadar izlenmesi için kullanılır.",
188'inci maddesinin (b) bendinde ise,
“Tamamlanıp geçici kabulü yapılan işlere ilişkin tutarlar 258-Yapılmakta Olan
Yatırımlar Hesabına alacak, ilgili maddi duran varlık hesabına borç kaydedilir.”
denilmektedir.
23.12.2014 tarih ve 29214 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Genel Yönetim
Muhasebe Yönetmeliğinin 27'nci maddesinde,
"Maddi duran varlıklar için sonradan yapılan ve o varlığın değerini, kullanım
süresini, ürün ve hizmet kalitesini, sağlanan faydayı artıran veya üretilen mal veya
hizmetlerin üretim maliyetini azaltan her türlü maliyet, ilgili maddi duran varlığın kayıtlı
değerine ilave edilir ve amortisman hesaplamasında dikkate alınır..."
27.12.2014 tarih ve 29218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Merkezi Yönetim
Muhasebe Yönetmeliğinin 170/b-1 maddesinde ise,
"Maddi duran varlıklar için sonradan yapılan ve o varlığın değerini, kullanım
süresini, ürün ve hizmet kalitesini, sağlanan faydayı arttıran veya üretilen mal veya
hizmetlerin üretim maliyetini azaltan her türlü maliyet, ilgili maddi duran varlığın kayıtlı
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 5 değerine ilave edilir ve amortisman hesaplamasında dikkate alınır." hükümleri yer almaktadır. Üniversitenin 2015 yılı denetimlerinde, geçici kabulü 2015 yılı içerisinde yapılan ve 258 Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabında izlenen yapım işlerinin ilgili hesaplara aktarılmaması sonucunda mali tablolarda toplam 28.539.054,37 TL hata tespit edilmiştir. 2016 yılında 4.661.281,50 TL'lik tutar ilgili maddi duran varlık hesabına aktarılmış olup, mali tablolardaki 23.877.772,87 TL'lik hata devam etmektedir. Öte yandan 2016 yılı içinde geçici kabulleri yapılan taşınmazın kiraya verilmesi karşılığında yaptırılan bina ile spor sahaları inşaatı Yapılmakta Olan Yarımlar Hesabında izlenmediği gibi, bu binalara ilişkin tutarlar Binalar Hesabına da kaydedilmemiştir. Ayrıca Üniversite taşınmazları için yapılan değer artırıcı harcamalar, ilgili maddi duran varlıkların kayıtlı değerine ilave edilmemekte ve amortisman hesaplamasında dikkate alınmamaktadır. Yukarıda yer alan hükümler ile kamu kaynaklarının mevzuata uygun olarak muhasebeleştirilmesi sorumluluğu çerçevesinde; A- Bütün yatırımların geçici kabulü yapılıncaya kadar 258 Yapılmakta Olan Yarımlar Hesabında izlenmesi, B- Maddi duran varlık hesaplarına ilişkin muhasebe kayıtlarının, tam açıklama ilkesine de uygun olarak, Kurum hesap planında belirtilen uygun hesaplar/ekonomik kodlar kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi, C- Geçici kabulü 2015 yılı içerisinde yapılan ve 258-Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabında izlenen yapım işlerinin ilgili hesaplara aktarılmaması sonucunda mali tablolardaki toplam 23.877.772,87 TL'lik hatanın mevzuat hükümlerine göre düzeltilmesi, D- Maddi duran varlıklar için sonradan yapılan ve o varlığın değerini, kullanım süresini, ürün ve hizmet kalitesini, sağlanan faydayı artıran her türlü maliyetin ilgili maddi duran varlığın kayıtlı değerine ilave edilerek amortisman hesaplamasında dikkate alınması, Suretiyle maddi duran varlık hesaplarının mali tablolarda gerçeği yansıtmasının sağlanması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; "Üniversitemiz Güney Yerleşkesi Açık Spor Alanları Yapım İşi ile ilgili işlemler 258 Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabında izlenmesi gerekirken sehven ilgili hesap kullanılmamıştır. 2018 yılında ivedilikle söz konusu Açık Spor Alanları 252 Binalar Hesabına kaydedilecektir. Üniversitemizin kurulum aşamasında olması, kalıcı kampüs proje ve inşaatlarının devam etmesi, KHK kapsamında Süleyman Şah Üniversitesinin kapatılarak mal varlıklarının
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 6 büyük bir kısmının Üniversitemize tahsis edilmesi ve personelimizin yetersiz olması gibi nedenlerden dolayı, yapımı tamamlanan binaların ilgili hesaplara alınması tamamlanamamıştır. 258 Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabında bulunan yapım işlerinin ilgili hesaplara alınması için çalışmaların sonuçlandırılmasına özen ve ihtimam gösterilecek olup 2018 yılı içerisinde Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik ile Taşınır Mal Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde envanter kayıtları da dikkate alınarak tamamlanması sağlanacaktır. " denilmiştir. Sonuç olarak Yukarıda yer alan hükümler ile kamu kaynaklarının mevzuata uygun olarak muhasebeleştirilmesi sorumluluğu çerçevesinde; A- Bütün yatırımların geçici kabulü yapılıncaya kadar 258 Yapılmakta Olan Yarımlar Hesabında izlenmesi, B- Maddi duran varlık hesaplarına ilişkin muhasebe kayıtlarının, tam açıklama ilkesine de uygun olarak, Kurum hesap planında belirtilen uygun hesaplar/ekonomik kodlar kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi, C- Geçici kabulü 2015 yılı içerisinde yapılan ve 258-Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabında izlenen yapım işlerinin ilgili hesaplara aktarılmaması sonucunda mali tablolardaki toplam 23.877.772,87 TL'lik hatanın mevzuat hükümlerine göre düzeltilmesi, D- Maddi duran varlıklar için sonradan yapılan ve o varlığın değerini, kullanım süresini, ürün ve hizmet kalitesini, sağlanan faydayı artıran her türlü maliyetin ilgili maddi duran varlığın kayıtlı değerine ilave edilerek amortisman hesaplamasında dikkate alınması, Suretiyle maddi duran varlık hesaplarının mali tablolarda gerçeği yansıtmasının sağlanması konuları takip eden denetimlerde incelenecektir. BULGU 2: Gelirlerin Tahakkuk Esasına Göre Muhasebeleştirilmemesi ve Gelir Tahakkukları Hesabının Mali Tablolarda Yer Almaması Üniversite gelirlerinin 181-Gelir Tahakkukları Hesabına kaydedilerek takibi yapılması gerekirken tahakkuk işlemlerinin yapılmadığı, gelir elde edildiğinde (tahsilat yapıldığında) direkt olarak gelir hesaplarına kaydedilmek suretiyle muhasebeleştirildiği ve Gelir Tahakkukları Hesabının mali tablolarda yer almadığı tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 11'inci maddesinde, üst yöneticilerin sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden sorumlu
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 7 oldukları ve bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirecekleri belirtilmektedir. Aynı Kanunun 38'inci maddesinde, "Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur." denilmektedir. Kanunun 60'ıncı maddesinde ise, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirme, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütme görevi mali hizmetler birimine verilmiştir. Ancak 5018 sayılı Kanuna göre, bütün birimler kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımını önlenmekle görevli olduğundan, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirme, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütme görevinin yerine getirilebilmesi için birimlerin bu konudaki bilgi ve belgeleri zamanında mali hizmetler birimine ulaştırılması zorunludur. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 121, 122 ve 123 üncü maddelerinde 181- Gelir Tahakkukları Hesabına kaydedilmesi gereken işlemler ayrıntıları ile açıklanmıştır. Buna göre gelir tahakkukları hesabının; faaliyet alacakları, kurum alacakları ve diğer alacaklar hesap gruplarında izlenmeyen ve tahakkuk etmekle birlikte, gelecek aylarda istenebilir duruma gelecek olan alacaklar ile duran varlıklar ana hesap grubu içindeki gelir tahakkukları hesabında kayıtlı tutarlardan vadesi takip eden faaliyet döneminde dolanların izlenmesi için kullanılması gerekmekte olup, tahakkuk ettirilmiş gelirlerden kaynaklanan ancak içinde bulunulan faaliyet dönemini takip eden dönemde istenebilir duruma gelecek olan alacaklar, ilgili oldukları dönemde tahsil edilmek üzere bu hesapta izlenir. Gelir tahakkukları hesabında yer alan tutarlardan vadesinde tahsil edilemeyenler, takipteki kurum alacakları hesabına aktarılarak takibe alınacaktır. Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılması ile bu işlemlerin hukuka uygun olarak muhasebeleştirilmesi sorumlukları çerçevesinde; Üniversitenin elde ettiği gelirlerin tahakkuk esasına göre muhasebeleştirilmesi, gelirlerin 181-Gelir Tahakkukları Hesabına kaydedilerek vadesinde tahsil edilmelerinin sağlanması ve Gelir Tahakkukları Hesabının mali tablolarda yer alması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; "Vadeli mevduat hesaplarından elde edilen brüt gelirlerden vergiler düşüldükten sonra kalan tutarlar 181 Gelir Tahakkukları Hesabı kullanılmayarak direkt gelir hesaplarına kaydedilerek muhasebeleştirme yapılmıştır. Bulguda belirtilen hususlar dikkate alınarak 2018 yılından itibaren 181 Gelir Tahakkukları Hesabı Kullanılmaya başlanmıştır. Sonraki dönemlerde de gerekli özen gösterilecektir." denilmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 8 Sonuç olarak Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılması ile bu işlemlerin hukuka uygun olarak muhasebeleştirilmesi sorumlukları çerçevesinde; Üniversitenin elde ettiği gelirlerin tahakkuk esasına göre muhasebeleştirilmesi, gelirlerin 181-Gelir Tahakkukları Hesabına kaydedilerek vadesinde tahsil edilmelerinin sağlanması ve Gelir Tahakkukları Hesabının mali tablolarda yer alması konuları takip eden denetimlerde incelenecektir. BULGU 3: Satın Alınan Binaların Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabında İzlenmesi 2015 yılında, satın alınmak suretiyle elde edilen binalara ilişkin tutarlar, ilgili oldukları varlık hesaplarına alınarak mali tablolarda gösterilmemiş, 258- Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabına kaydedilmiştir. Bu konu 2015 yılı raporunda yer almasına rağmen; halen, satın alınan binalar, ilgili oldukları varlık hesaplarına alınarak mali tablolarda gösterilmemiştir. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 175’inci maddesinde 252 Binalar hesabı ile ilgili olarak, “Bu hesap, eklenti ve bütünleyici parçaları dâhil olmak üzere, kamu idarelerinin mülkiyetinde bulunan binalar ile bunlardan tahsise konu edilenlerin izlenmesi için kullanılır.” denilmektedir. İstanbul Medeniyet Üniversitesinin 2015 yılı içerisinde alımı gerçekleştirilen ‘Prefabrik T ve I Binalarının Alım İşi’ 258-Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabında izlenmektedir. Söz konusu binaların alımı için toplam 236.000,00 TL bütçe gideri gerçekleşmiştir. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği hükümlerine göre, yatırımlara ilişkin ödemeler toplamının 258-Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabından alınarak ilgili maddi duran varlık hesabı olan 252-Binalar Hesabına kaydedilmesi ve yılsonunda amortismana tabi tutulması uygun olur. Kamu idaresi cevabında; "Üniversitemizce alımları yapılan prefabrik yapıların; 258 Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabından ilgili hesaba alınması için çalışmalar başlatılmıştır. Ancak; Üniversitemizin kurulum aşamasında olması, kalıcı kampüs proje ve inşaatlarının devam etmesi ve personelimizin yetersiz olması gibi nedenlerden dolayı, yapımı tamamlanan binaların ilgili hesaplara alınması tamamlanamamıştır. 258 Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabında bulunan yapım işlerinin ilgili hesaplara alınması için çalışmaların
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 9 sonuçlandırılmasına özen gösterilecek olup 2018 yılı içerisinde Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik ile Taşınır Mal Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde envanter kayıtları da dikkate alınarak tamamlanması sağlanacaktır." denilmiştir. Sonuç olarak Yatırımlara ilişkin ödemeler toplamının 258-Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabından alınarak ilgili maddi duran varlık hesabı olan 252-Binalar Hesabına kaydedilmesi ve yılsonunda amortismana tabi tutulması takip eden denetimlerde incelenecektir BULGU 4: Hizmet Alımları Kapsamında Çalıştırılan İşçilerin Kıdem Tazminatı Karşılıklarının Ayrılmaması Üniversitede hizmet alımları kapsamında çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmadığı ve 372 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabının mali tablolarda yer almadığı tespit edilmiştir. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 372 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabı Bölümünün “Hesabın niteliği” başlıklı 291’inci maddesinde; “Kıdem tazminatı karşılığı hesabı, belirlenecek esaslar çerçevesinde ayrılan ve faaliyet dönemi içinde ödeneceği öngörülen kıdem tazminatları karşılıklarının izlenmesi için kullanılır …” denilmektedir. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin “Temel Kavramlar” başlıklı 5’inci maddesinde ise; ihtiyatlılık ilkesinin gereği olarak, muhasebe uygulamasında muhtemel risklere ve olaylara karşı Yönetmelikte belirtilen durumlarda karşılık ayrılmasının zorunlu olduğunu ifade eden hükümler bulunmaktadır. Kamu kaynaklarının hukuka uygun olarak muhasebeleştirilmesi sorumluluğu çerçevesinde, Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ile Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği hükümlerinde belirtilen muhasebe ilkeleri ve kurallarına göre, Üniversitede hizmet alımları kapsamında çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılması ve 372 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına kaydedilmesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; "Üniversitemizde 2016 sonunda Kıdem Tazminatı Karşılıkları Hesabı için ertesi yılda işlem yapılacağı öngörülmediğinden hesaplar arasında aktarma yapılmamıştır. Yıl içinde ödeme yapılması düşünülmediğinden 372 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabı kullanılmamıştır. 696 sayılı KHK ile taşeron işçilerin kadroya geçirilmesi ile ilgili hesaplar için bir daha işlem tahsis edilmeyecektir." denilmiştir. Sonuç olarak Kamu kaynaklarının hukuka uygun olarak muhasebeleştirilmesi sorumluluğu çerçevesinde, Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ile Genel Yönetim
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 10 Muhasebe Yönetmeliği hükümlerinde belirtilen muhasebe ilkeleri ve kurallarına göre, Üniversitede hizmet alımları kapsamında çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılması ve 372 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına kaydedilmesi konuları takip eden denetimlerde incelenecektir. BULGU 5: Peşin Tahsil Edilen Kira Gelirlerinin Muhasebeleştirilmesinde Dönem Ayırıcı Hesapların Kullanılmaması Üniversitenin taşınmazlarına ilişkin tahsil edilen peşin kiralama gelirlerinin muhasebeleştirilmesinde dönem ayırıcı hesapların kullanılmadığı görülmüştür. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 347'nci maddesinde; 480-Gelecek Yıllara Ait Gelirler Hesabının, dönem içinde tahsil edilen ancak gelecek yılların faaliyet hesaplarına ait olan gelirlerin izlenmesi için kullanılacağı ifade edilmiştir. Adı geçen Yönetmeliğin 347, 348 ve 349'uncu maddelerinde ise; peşin tahsil edilen gelirlerden takip eden dönemlerde tahakkuk ettirilmesi gerekenlerin, ilgili oldukları yılda tahakkuk ettirilmek üzere bu hesapta izleneceği ve dönem sonunda bu hesapta yer alıp tahakkuk zamanına bir yıldan az süre kalan peşin tahsil edilmiş gelirlerin kısa vadeli yabancı kaynaklar ana hesap grubu içindeki 380-Gelecek Aylara Ait Gelirler Hesabına aktarılacağı, aktarılan tutarların ilgili yılında 380-Gelecek Aylara Ait Gelirler Hesabına borç, 600-Gelirler Hesabına alacak kaydedileceği düzenlenmiştir. Yönetmelik hükümlerinden anlaşılacağı üzere; Üniversitenin dönem içinde peşin tahsil edilen ancak gelecek yılların faaliyet hesaplarına ait olan gelirlerinin, 102-Banka Hesabına borç 480-Gelecek Yıllara Ait Gelirler Hesabına alacak; içinde bulunulan faaliyet dönemine ilişkin gelirini ise 102-Banka Hesabına borç, 600-Gelirler Hesabına alacak diğer taraftan yansıtma hesabı ile birlikte 800-Bütçe Gelirleri Hesabına alacak kaydı ile muhasebeleştirilmesi; dönem sonunda ise tahakkuk zamanına bir yıldan az süre kalan peşin tahsil edilmiş gelirlerin 480-Gelecek Yıllara Ait Gelirler Hesabından kısa vadeli yabancı kaynaklar ana hesap grubu içindeki 380-Gelecek Aylara Ait Gelirler Hesabına aktarılması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; "Üniversitemizin taşınmazlarına ilişkin tahsil edilen kiralama gelirlerinin muhasebeleştirilmesi; 120 Gelirlerden Alacaklar Hesabı ve 220 Gelirlerden Alacaklar Hesabı kullanılarak yapılmaktaydı. 2018 yılı içinde muhasebe düzeltme kaydı yapılarak sonraki dönemlerde 380 Gelecek Aylara Ait Gelirler Hesabı ve 480 Gelecek
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 11 Yıllara Ait Gelirler Hesabı kullanılması hususunda gerekli hassasiyet gösterilecektir." denilmiştir. Sonuç olarak Üniversitenin dönem içinde peşin tahsil edilen ancak gelecek yılların faaliyet hesaplarına ait olan gelirlerinin, 102-Banka Hesabına borç 480-Gelecek Yıllara Ait Gelirler Hesabına alacak; içinde bulunulan faaliyet dönemine ilişkin gelirini ise 102-Banka Hesabına borç, 600-Gelirler Hesabına alacak diğer taraftan yansıtma hesabı ile birlikte 800- Bütçe Gelirleri Hesabına alacak kaydı ile muhasebeleştirilmesi; dönem sonunda ise tahakkuk zamanına bir yıldan az süre kalan peşin tahsil edilmiş gelirlerin 480-Gelecek Yıllara Ait Gelirler Hesabından kısa vadeli yabancı kaynaklar ana hesap grubu içindeki 380-Gelecek Aylara Ait Gelirler Hesabına aktarılması konuları takip eden denetimlerde incelenecektir. BULGU 6: Zamanında Tahsil Edilemeyen Alacakların Takibe Alınmaması ve Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabının kullanılmaması Üniversite hesaplarının incelenmesi sonucunda; zamanında tahsil edilemeyen alacakların takibe alınmadığı ve 121-Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabının kullanılmadığı tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 11'inci maddesinde, üst yöneticilerin sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden sorumlu oldukları ve bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirecekleri belirtilmektedir. Aynı Kanunun 38'inci maddesinde, "Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur." denilmektedir. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 54’üncü maddesinde ise; mevzuatı gereğince tahakkuk ettirilen vergi gelirleri, teşebbüs ve mülkiyet gelirleri, diğer gelirler ve sermaye gelirlerinden ortaya çıkan alacaklardan takibe alınan tutarlar ile bunlardan yapılan tahsilat, tecil ve terkinlerin izlenmesi için 121-Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabı kullanılması öngörülmektedir. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 56’ncı maddesinde ise; Takibe alınan alacakların bu hesaba borç, 120-Gelirlerden Alacaklar Hesabı, 122-Gelirlerden Tecilli ve Tehirli Alacaklar Hesabı, 127-Diğer Faaliyet Alacakları Hesabı veya 222-Gelirlerden Tecilli ve Tehirli Alacaklar Hesabına alacak kaydedileceği belirtilmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 12 Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılması ile bu işlemlerin hukuka uygun olarak muhasebeleştirilmesi sorumlukları çerçevesinde; zamanında tahsil edilemeyen alacakların takibe alınması, bu alacakların 121- Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabına kaydedilmesi, Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabının mali tablolarda yer alması ve zamanında tahsil edilemediği için takibe alınan alacaklarının muhasebe sistemi üzerinden izlenebilmesi gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; "Üniversitemizde; yapılan inceleme neticesinde, zamanında tahsil edilmeyen alacak vasfında olup, 2015 yılı güney yerleşke kantin kiralama işi kapsamında tahsil edilecek alacağa ilişkin olarak hukuk müşavirliğimiz tarafından 12. Anadolu Sulh Mahkemesinde 2017/355 nolu dosya ile dava açılmıştır. Dava süreci devam etmekte olup muhasebe kayıtlarında 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabı takip edilmesi için ilgili kayıtlar yapılmıştır. Bundan sonraki dönemlerde bu hesapların kullanılmasına dikkat edilerek gerekli hassasiyet gösterilecektir." denilmiştir. Sonuç olarak Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılması ile bu işlemlerin hukuka uygun olarak muhasebeleştirilmesi sorumlukları çerçevesinde; zamanında tahsil edilemeyen alacakların takibe alınarak bu alacakların 121-Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabına kaydedilmesi ve Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabının mali tablolarda yer alması konuları takip eden denetimlerde incelenecektir. BULGU 7: Taşınmaz Envanter İşlemlerinin Mevzuata Uygun Olarak Tamamlanmaması Taşınmaz envanter işlemlerinin mevzuat hükümlerine uygun olarak tamamlanmadığı tespit edilmiştir. Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmeliğin 1'inci maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı; genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile bu idarelere bağlı ve Kanun kapsamında olan kurum ve kuruluşların mülkiyetinde, yönetiminde veya kullanımında bulunan taşınmazların kaydına ve icmal cetvellerinin düzenlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." denilmektedir. Söz konusu Yönetmeliğin 5'inci maddesinin birinci fıkrasında; “Taşınmaz kayıt ve kontrol işlemleri, kamu idarelerine ait taşınmazların mevcutlarla birlikte içinde bulunulan yılda çeşitli yollarla edinilenlerin ve elden çıkarılanların miktar ve değer olarak takip edilmesi amacıyla kayıt altına alınmasıdır. Kayıtların belgeye dayanması esastır.”,
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 13 Aynı Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesinde ise; “ (1) Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre maliyet bedeli veya rayiç değerleri üzerinden muhasebe kayıtlarına alınması gereken taşınmazlar bu değerler üzerinden kayıtlara alınıncaya kadar emlak vergi değerleri üzerinden ve aşağıdaki şekilde kayıtlara alınır: ...” hükümleri yer almaktadır. Üniversitenin taşınmaz envanter işlemlerinin Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tamamlanması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; "Üniversitemiz mülkiyetindeki ve kullanımına tahsisli taşınmazların, “Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik” kapsamında taşınmaz envanterlerinin yapılması; Üniversitemizin kalıcı kampüs proje ve inşaatlarının devam etmesi ve personel eksikliği gibi nedenlerden dolayı sonuçlandırılamamıştır. Taşınmaz envanterlerinin mevzuat hükümlerince tanımlanması ve cins ayrımlarının yapılmasına ilişkin çalışmalara hız verilmiş olup, gerekli özen ve ihtimam gösterilecektir." denilmiştir. Sonuç olarak Üniversitenin taşınmaz envanter işlemlerinin Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tamamlanması konusu takip eden denetimlerde incelenecektir. 6. DENETİM GÖRÜŞÜ İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 yılına ilişkin yukarıda belirtilen ve ekte yer alan mali rapor ve tablolarının, “Denetim Görüşünün Dayanakları” bölümünde belirtilen hesap alanları hariç tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi içerdiği kanaatine varılmıştır. 7. DENETİM GÖRÜŞÜNÜ ETKİLEMEYEN TESPİT VE DEĞERLENDİRMELER BULGU 1: Desteklenen Bilimsel Araştırma Projelerinin Seçiminde Ülkenin Kalkınmasına Katkı Sağlayacak Projelere Öncelik Verilmemesi Üniversite tarafından desteklenen araştırma projelerinin seçiminde; tamamlandığında sonuçları ile ülkenin teknolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına katkı sağlayacak projelere öncelik verilmediği tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 11'inci maddesinde; üst yöneticilerin, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 14 programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesinden sorumlu oldukları ve bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirecekleri belirtilmiştir. 26.11.2016 tarih ve 29900 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma Projeleri Hakkında Yönetmeliğin 3'üncü maddesinin (b) bendinde; "Bilimsel araştırma projesi: Tamamlandığında sonuçları ile alanında bilime katkı yapması, ülkenin teknolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına katkı sağlaması beklenen bilimsel içerikli, yükseköğretim kurumu içi ve/veya dışı, ulusal ve/veya uluslararası kurum ya da kuruluşların katılımlarıyla da yapılabilecek projeler ile bilim insanı yetiştirme ve araştırma altyapısı kurma ve geliştirme projelerdir." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin "Bilimsel araştırma projelerinin seçiminde dikkate alınacak ilkeler" başlıklı 6'ıncı maddesinde ise; "(1) Bilimsel araştırma projeleri, yükseköğretim kurumunun uzman elemanı bulunan her dal ile ilgili, ulusal bilim ve teknoloji politikalarına, ülkenin kalkınma planı hedeflerine, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu kararlarına veya yükseköğretim kurumu yönetim kurulunun belirlediği bilim politikalarına uygun konulara öncelik verilerek değerlendirilir ve seçilir. Bilimsel araştırma projelerinin bilime, ülkenin teknolojik, ekonomik, sosyal, sanatsal, kültürel gelişimine ve kalkınmasına katkı sağlaması esastır. (2) Bilimsel araştırma projelerinin seçimi ve desteklenmesinde; temel bilimler içerikli, sonuçları uygulamaya dönük, kaynakları ve faaliyetleri bakımından çok katılımlı, çok merkezli, kurumlar arası, uluslararası ve disiplinler arası nitelikteki projelere öncelik verilebilir...." denilmektedir. Üniversitenin 2017 yılı sonuna kadar desteklediği bilimsel araştırma projesi toplamı 396’dır. 396 projenin 237'si sempozyum ve bilimsel etkinliklere katılım projesi (SMP;BEK), 73'ü konusu proje yürütücüsü tarafından belirlenen bağımsız araştırma projesi (NAP), 27'si tıpta uzmanlık tez projesidir (TUT). Altyapı projesi (AYP) sayısı ise 19'dur. 2017 yılında desteklenen proje sayısı toplam 106 olup, bunun 78'i bilimsel etkinliklere katılım projesi, 22'si konusu proje yürütücüsü tarafından belirlenen bağımsız araştırma projesidir. Yukarıda belirtilen hükümler ile kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılması sorumluluğu çerçevesinde; araştırma projelerinin, ulusal
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 15 bilim ve teknoloji politikalarına, ülkenin kalkınma planı hedeflerine, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu kararlarına veya yükseköğretim kurumu yönetim kurulunun belirlediği bilim politikalarına uygun konulara öncelik verilerek değerlendirilmesi ve desteklenecek araştırma projelerinin seçiminde tamamlandığında sonuçları ile ülkenin teknolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına katkı sağlayacak projelere öncelik verilmesi gerekmektedir. (2012-2017) Desteklenen Proje Sayısının Yıllara Göre Dağılımı YIL NAP YLT DKT SMP TUT BEK AYP GDP BYB KDT UKA P Diğer Tplm 2017 22 1 0 0 1 78 4 0 0 0 0 0 106 2016 11 2 0 1 5 48 3 0 2 1 1 1 75 2015 9 1 1 1 9 35 1 0 3 2 2 1 65 2014 8 0 0 1 6 42 4 3 0 1 0 3 68 2013 18 0 0 3 6 26 7 4 4 1 0 4 73 2012 5 0 0 0 0 2 0 1 0 1 0 0 9 Tplm 73 4 1 6 27 231 19 8 9 6 3 9 396 Kamu idaresi cevabında; Özetle, "Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma Projeleri Hakkında Yönetmeliğin tanımlar maddesinde “Komisyon: Bilimsel araştırma projelerinin kabulü, değerlendirilmesi, desteklenmesi, izlenmesi ve üst yöneticinin bilimsel araştırmalarla ilgili olarak vereceği diğer görevleri yürütmek amacıyla oluşturulan …” şeklinde tanımlanmıştır. Yönetmeliğin tanımış olduğu bu yetki çerçevesinde, BAP Komisyonu, ulusal bilim ve teknoloji politikalarına, ülkenin kalkınma planı hedeflerine, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu kararlarına uygun konulara öncelik vermek suretiyle, üniversitenin beşeri ve mali imkânları nispetinde sunulan proje önerilerini değerlendirerek seçim yapmaktadır." denilmiştir. Sonuç olarak Kurum cevabında, desteklenecek bilimsel araştırma projelerinin seçilmesinde komisyonun yetkili olduğu belirtilmekteyse de, komisyonun bu yetkisi sınırsız değildir. Komisyon bu yetkisini kullanırken mevzuata uymak, objektif olarak değerlendirme yapmak ve desteklenecek araştırma projelerinin seçiminde tamamlandığında sonuçları ile ülkenin teknolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına katkı sağlayacak projelere öncelik vermek zorundadır. Oysa 2017 yılında desteklenen proje sayısı toplam 106 olup, bunun 78'i bilimsel etkinliklere katılım projesi, 22'si konusu proje yürütücüsü tarafından belirlenen bağımsız araştırma projesidir Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılması sorumluluğu çerçevesinde; araştırma projelerinin, ulusal bilim ve teknoloji
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 16 politikalarına, ülkenin kalkınma planı hedeflerine, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu kararlarına veya yükseköğretim kurumu yönetim kurulunun belirlediği bilim politikalarına uygun konulara öncelik verilerek objektif olarak değerlendirilmesi ve desteklenecek araştırma projelerinin seçiminde tamamlandığında sonuçları ile ülkenin teknolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına katkı sağlayacak projelere öncelik verilmesi konusu takip eden denetimlerde incelenecektir. BULGU 2: 2015 Yılında Başlatılan İç Kontrol Faaliyetlerine 2016 ve 2017 Yıllarında İki Yıl Ara Verilmesi Üniversitenin 2016 ve 2017 Yılı İdare Faaliyet Raporlarında, teşkilat yapısı değişikliği nedeniyle üniversitenin yeni yapısı etkin hale gelinceye kadar iç kontrol faaliyetlerine ara verildiği belirtilmekte olduğundan, 02.01.2015 tarihinde başlatılan iç kontrol faaliyetlerinin 2016 ve 2017 yıllarında durdurulduğu anlaşılmaktadır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun11'inci maddesinde; üst yöneticilerin, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesinden sorumlu oldukları ve bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirecekleri belirtilmiştir. Aynı Kanunun “İç kontrolün tanımı” başlıklı 55’inci maddesinde ise, iç kontrol “İç kontrol; idarenin amaçlarına, belirlenmiş politikalara ve mevzuata uygun olarak faaliyetlerin etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde yürütülmesini, varlık ve kaynakların korunmasını, muhasebe kayıtlarının doğru ve tam olarak tutulmasını, malî bilgi ve yönetim bilgisinin zamanında ve güvenilir olarak üretilmesini sağlamak üzere idare tarafından oluşturulan organizasyon, yöntem ve süreçle iç denetimi kapsayan malî ve diğer kontroller bütünüdür.” şeklinde tanımlanmış olup, Yine aynı Kanunun 56'ncı maddesinde, "İç kontrolün amacı; a) Kamu gelir, gider, varlık ve yükümlülüklerinin etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde yönetilmesini, b) Kamu idarelerinin kanunlara ve diğer düzenlemelere uygun olarak faaliyet göstermesini,
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 17 c) Her türlü malî karar ve işlemlerde usulsüzlük ve yolsuzluğun önlenmesini, d) Karar oluşturmak ve izlemek için düzenli, zamanında ve güvenilir rapor ve bilgi edinilmesini, e) (Değişik: 22/12/2005-5436/10 md.) Varlıkların kötüye kullanılması ve israfını önlemek ve kayıplara karşı korunmasını, sağlamaktır.” 57'nci maddesinde ise, "(Değişik birinci fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Kamu idarelerinin malî yönetim ve kontrol sistemleri; harcama birimleri, muhasebe ve malî hizmetler ile ön malî kontrol ve iç denetimden oluşur. Yeterli ve etkili bir kontrol sisteminin oluşturulabilmesi için; mesleki değerlere ve dürüst yönetim anlayışına sahip olunması, malî yetki ve sorumlulukların bilgili ve yeterli yöneticilerle personele verilmesi, belirlenmiş standartlara uyulmasının sağlanması, mevzuata aykırı faaliyetlerin önlenmesi ve kapsamlı bir yönetim anlayışı ile uygun bir çalışma ortamının ve saydamlığın sağlanması bakımından ilgili idarelerin üst yöneticileri ile diğer yöneticileri tarafından görev, yetki ve sorumluluklar göz önünde bulundurulmak suretiyle gerekli önlemler alınır." hükümleri yer almaktadır. Üniversitenin 2016 ve 2017 yılı İdare Faaliyet Raporlarında, "Üniversitemizde 27 Ağustos 2015 tarihli resmi gazete yayımlanan 2015–8052 nolu bakanlar kurulu kararı ile diş hekimliği fakültesinin kurulmasına; 08 Nisan 2016 tarihli resmi gazete de yayımlanan 2016– 8555 nolu bakanlar kurulu kararıyla fen fakültesi ile mühendislik ve mimarlık fakültelerinin kapatılarak mühendislik ve doğa bilimleri fakültesinin kurulmasına, sanat ve tasarım fakültesinin ise sanat, tasarım ve mimarlık fakültesi olarak değiştirilmesine karar verilmiştir. Bu çerçevede teşkilat yapısı değişen üniversitemizin yeni yapısının etkin hale gelesiye kadar iç kontrol çalışmalarına ara verilmesine karar verilmiştir." denilmektedir. Yukarıda belirtilen hükümler karşısında, iç kontrol faaliyetlerine ara verilmesinin; kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun bir şekilde yönetilmesine, Üniversitenin kanunlara göre faaliyet göstermesine, karar oluşturmak ve izlemek için düzenli, zamanında ve güvenilir bilgi edinilmesine, varlık ve kaynakların korunmasına, muhasebe kayıtlarının doğru ve tam olarak tutulmasına ve her türlü malî karar ve işlemlerde usulsüzlük ve yolsuzluğun önlenmesine engel teşkil edeceği değerlendirilmektedir. Kamu idaresi cevabında; "Üniversitemizde iç kontrol faaliyetlerine ara verilmesine rağmen kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun bir şekilde yönetilmesine, kanunlara göre faaliyet göstermesine, karar oluşturmak ve izlemek için düzenli, zamanında ve güvenilir bilgi edinilmesine, varlık ve kaynakların korunmasına,
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 18 muhasebe kayıtlarının doğru ve tam olarak tutulmasına ve gerçekleştirilen her türlü malî karar ve işlemlerde azami hassasiyet gösterilmektedir." denilmiştir. Sonuç olarak Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun bir şekilde yönetilmesi, Üniversitenin kanunlara göre faaliyet göstermesi, karar oluşturmak ve izlemek için düzenli, zamanında ve güvenilir bilgi edinilmesi, varlık ve kaynakların korunması, muhasebe kayıtlarının doğru ve tam olarak tutulması ve her türlü malî karar ve işlemlerde usulsüzlük ve yolsuzluğun önlenmesi için iç kontrol faaliyetlerine ara verilmemesi gerekmektedir. BULGU 3: Üniversitenin Hizmet Binalarının Tamamlanması Konusundaki Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ile 30.12.2013 tarihinde on adet hizmet binası inşaatı için yapılan protokol kapsamında 10.000.000,00 TL avans verilmesine ve protokol yapılmasından itibaren 4 yıl geçmesine rağmen henüz tamamlanan hizmet binasının bulunmadığı görülmektedir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 11’inci maddesinde; üst yöneticilerin kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını sağlamaktan sorumlu oldukları ve bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri aracılığıyla yerine getirecekleri belirtilmektedir. Aynı Kanunun 8’inci maddesinde de; her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesi ve kullanılmasından sorumlu oldukları hüküm altına alınmıştır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 13'üncü maddesinde ise; rektörlerin Üniversitenin ve bağlı birimlerinin öğretim kapasitesinin rasyonel bir şekilde kullanılmasında ve geliştirilmesinde, öğrencilere gerekli sosyal hizmetlerin sağlanmasında, gerektiği zaman güvenlik önlemlerinin alınmasında, eğitim - öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerinin devlet kalkınma plan, ilke ve hedefleri doğrultusunda planlanıp yürütülmesinde, bilimsel ve idari gözetim ve denetimin yapılmasında ve bu görevlerin alt birimlere aktarılmasında, takip ve kontrol edilmesinde ve sonuçlarının alınmasında birinci derecede yetkili ve sorumlu oldukları belirtilmiştir. Üniversitenin hizmet binalarının tamamlanmamış olması; öğretim kapasitesinin rasyonel bir şekilde kullanılmasını ve geliştirilmesini, öğrencilere gerekli sosyal hizmetlerin sağlanmasını, eğitim - öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerinin devlet kalkınma plan, ilke ve hedefleri doğrultusunda planlanıp yürütülmesini olumsuz yönde etkilemektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 19 Öte yandan TOKİ ile yapılan protokole göre inşaatların başlayabilmesi için Üniversitenin yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu yükümlülükler şunlardır:
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 20 Sonuç olarak Üniversitenin Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile yapılan protokoldeki yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesi nedeniyle hizmet binalarının tamamlanmamış olması, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasını; öğretim kapasitesinin rasyonel bir şekilde kullanılmasını ve geliştirilmesini; öğrencilere gerekli sosyal hizmetlerin sağlanmasını; eğitim - öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerinin devlet kalkınma plan, ilke ve hedefleri doğrultusunda planlanıp yürütülmesini, fiilen atıl durumdaki fakülte ve yüksekokulların eğitim hizmeti vermesini olumsuz yönde etkilemektedir. BULGU 4: İhalelerde Yaklaşık Maliyetin Belirlenmesi İçin Yeterli Ölçüde Fiyat Araştırması Yapılmaması ve Aşırı Yüksek Fiyat Bildirimlerinin Dikkate Alınması İhalelerde yaklaşık maliyetin belirlenmesi için her türlü fiyat araştırmasının yapılmadığı ve aşırı yüksek fiyat bildirimlerinin yaklaşık maliyet hesabında dikkate alındığı tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 11’inci maddesinde; üst yöneticilerin kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını sağlamaktan sorumlu oldukları ve bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri aracılığıyla yerine getirecekleri belirtilmektedir. Aynı Kanunun 8’inci maddesinde de; her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesi ve kullanılmasından sorumlu oldukları hüküm altına alınmıştır. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 9'uncu maddesinde, “Mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalesi yapılmadan önce idarece, her türlü fiyat araştırması yapılarak katma değer vergisi hariç olmak üzere yaklaşık maliyet belirlenir ve dayanaklarıyla birlikte bir hesap cetvelinde gösterilir...” denilmektedir. Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 8'inci maddesinde ise, "(1) İdare yaklaşık maliyetin hesaplanmasında; alım konusu malın niteliğini, miktarını, teslim süresini, nakliyesini, sigortasını ve diğer özel şartlarını belirterek KDV hariç fiyat bildirilmesini ister. Ancak, idare, gerçek piyasa fiyatlarını yansıtmayan ve yaklaşık maliyetin hesaplanmasında hatalara sebep olabilecek fiyat bildirimlerini ve proforma faturaları değerlendirmeye almaz... ... (3) İdare, alımın niteliğini ve piyasa koşullarını göz önünde bulundurmak suretiyle, aşağıdaki (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentleri çerçevesinde elde ettiği fiyatların birini, birkaçını veya
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 21 tamamını kullanmak suretiyle yaklaşık maliyeti hesaplar..." hükümleri yer almakta olup, yaklaşık maliyetin her türlü fiyat araştırması yapılarak belirlenmesine ilişkin benzeri hükümler Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği ile Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde de bulunmaktadır. Bu hükümlere göre idareler, alımın niteliğini ve piyasa koşullarını göz önünde bulundurarak elde ettiği fiyatların birini, birkaçını veya tamamını kullanmak suretiyle yaklaşık maliyeti hesaplayabilir. Ancak burada önemli olan yaklaşık maliyetin gerçek piyasa rayiçlerini yansıtmasıdır. Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılması sorumluluğu çerçevesinde, ihalelerde yaklaşık maliyetin belirlenmesi için her türlü fiyat araştırmasının yapılması ve aşırı yüksek fiyat bildirimlerinin yaklaşık maliyet hesabında dikkate alınmaması gerekmektedir. Örnekler: 1- 152.550,00 TL yaklaşık maliyetli hizmet taşıtları için akaryakıt alımı ihalesine ilişkin yaklaşık maliyet sadece iki firmanın fiyat bildirimine göre hesaplanmıştır ve ihalede teklif veren de bu iki firmadır. 2- 176.140,63 TL yaklaşık maliyetli sistem network bakım ve destek hizmeti alımında yaklaşık maliyetin belirlenmesi için dört firmadan fiyat bildirimi alınmış ve bunların üçü ihaleye davet edilmiştir. 3- 1.039.615,83 TL yaklaşık maliyetli elektrik alımına ilişkin yaklaşık maliyet hesabında tek bir firmanın fiyat bildirimi yer almaktadır. 4- 1.144.317,60 TL yaklaşık maliyetli kütüphane hizmet binası proje ve şartnamelerinin hazırlanması hizmeti alımında firmalardan fiyat bildirimi istenilmemiştir. Yaklaşık maliyet Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim maliyet fiyatları ile meslek odaları birim fiyatlarının ortalaması alınarak hesaplanmıştır. 5- Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi 4 kalem laboratuvar cihazı alımında yaklaşık maliyet hesabı üç firmanın fiyat bildirimine göre hesaplanmıştır. 1 nolu cihaz için iki firmanın fiyat bildirimi ortalaması 3.950,00 TL iken, diğer firmanın bildirdiği 16.600,00 TL’lik birim fiyat da dikkate alınmıştır. Yine 3 nolu cihaz için iki firmanın ortalaması 2.815,00 TL iken, diğer firmanın bildirdiği birim fiyat 13.200,00 TL’dir. 6- 444.963,75 TL yaklaşık maliyetli personel servisi hizmet alımında yaklaşık maliyet hesabı dört firmanın fiyat bildirimine göre hesaplanmıştır. 3 nolu güzergâh için üç firmanın fiyat bildirimi ortalaması 67.888,00 TL iken, diğer firmanın bildirdiği 97.405,00TL’lik birim
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 22 fiyat da dikkate alınmıştır. Yine 7 nolu güzergâh için üç firmanın ortalaması 45.961,00 TL iken, diğer firmanın bildirdiği birim fiyat 70.840,00 TL’dir. 7- 137.059,40 TL yaklaşık maliyetli temizlik malzemesi alımında yaklaşık maliyet hesabı dört firmanın fiyat bildirimine göre hesaplanmıştır. Dökme çöp poşeti için üç firmanın fiyat bildirimi ortalaması 452,00 TL iken, diğer firmanın bildirdiği 4.200,00 TL’lik birim fiyat da dikkate alınmıştır. Yine köpük sabun aparatı için üç firmanın ortalaması 2.249,00 TL iken, diğer firmanın bildirdiği birim fiyat 3.871,00 TL’dir. 8- 24.11.2017 tarihli ve 3.559.666,67 TL yaklaşık maliyetli yemek hizmeti alımı ihalesine ilişkin yaklaşık maliyet hesabında, ilk beş sıradaki firmaların fiyat bildirimlerinin ortalaması 3.083.000,00 TL iken 4.275.000,00 TL’lik fiyat bildirimi de dikkate alınmıştır. 9- 14.09.2017 tarihli personel servisi ihalesinde yaklaşık maliyet dört firmanın fiyat bildirimine göre hesaplanmıştır. 9 nolu güzergâh için üç firmanın fiyat bildirimi ortalaması 37.650,00 TL iken, diğer firmanın bildirdiği 62.750,00 TL’lik birim fiyat da dikkate alınmıştır. Kamu idaresi cevabında; "Akaryakıt Alımı İhalesi’ne ilişkin yaklaşık maliyet çalışmasında iki firmadan alınan teklifin yanında EPDK’nın yayımladığı en yüksek hacimli sekiz firmanın ortalaması dikkate alınarak yaklaşık maliyetin belirlendiği; serbest piyasadan elektrik enerjisi alımı ihalesinde araştırma yapılmasına rağmen yaklaşık maliyet için fiyat teklifi bulunamadığı; bundan sonra yapılacak olan ihalelerde yaklaşık maliyetin belirlenmesi için her türlü fiyat araştırmasının yapılacağı ve aşırı yüksek fiyat tekliflerinin yaklaşık maliyet hesabında dikkate alınmayacağı" belirtilmiştir. Sonuç olarak Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılması sorumluluğu çerçevesinde, ihalelerde yaklaşık maliyetin belirlenmesi için her türlü fiyat araştırmasının yapılması ve aşırı yüksek fiyat bildirimlerinin yaklaşık maliyet hesabında dikkate alınmaması konuları takip eden denetimlerde incelenecektir. BULGU 5: Öğrenci Yurdunun İşletilmesinde Mevzuattaki Şartların Yerine Getirilmemesi Kız Yurdunun kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmadığı ve 06.05.2017 tarih ve 30058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Öğrenci Barındırma Hizmetleri Yönetmeliği'nde belirlenen şartları taşımadığı tespit edilmiştir. Özel Öğrenci Barındırma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 4'üncü maddesinin birinci fıkrasında;
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 23 "Kurumların, kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatları Bakanlık tarafından verilir. Kamu tüzel kişileri tarafından açılan kurumlara kurum açma izni verilebilmesi için kamu tüzel kişiliğinin mevzuatına uygun karar veya onaylarının bulunması gerekir.", 9'uncu maddesinde; "... (3) Zemin katı dışında kurum açılacak binalarda, asansör veya engellilerin erişilebilirliğini sağlayan taşıma ve iletme sistemlerinin bulunması gereklidir.... ... (5) Kurum binaları, her yıl öğretim yılı başlamadan önce yangın güvenliği, elektrik tesisat güvenliği, ısınma sistemi güvenliği, su ve gaz tesisatı güvenliği hususlarında itfaiye, üniversitelerin ilgili bölümleri, mühendis odaları veya diğer ilgili kurum veya kuruluşlara kurum yönetimince kontrol ettirilir... ... (8) Kurum binalarında yangın ikaz amacıyla duman ve ısıya duyarlı, gaz kaçaklarını algılayan sensörler, alarm sistemi ile kurum kontenjanının yüzden fazla olması halinde otomatik söndürme sisteminin bulunması zorunludur. ... (10) Kurum binaları, kurum yönetimi tarafından e-Yurt modülünde bulunan güvenlik kontrol listesi üzerinden kontrol edilerek sonuçları modüle işlenir.", 19'uncu maddesinde; "(1) Kız öğrencilerin barındığı kurumlarda kadın, erkek öğrencilerin barındığı kurumlarda erkek yönetici görevlendirilir. (2) Kurum, lisans mezunu ve mevzuat bilgisi, kurum yönetimi, işletme, kurumun fiziki ve hizmet standartlarının iyileştirilmesi ve iletişim becerilerinin geliştirilmesi konularında düzenlenen eğitim sonucunda alınan öğrenci barınma hizmetleri yönetici sertifikasına sahip müdür tarafından yönetilir. (3) Kurumda yüzelli kontenjana kadar bir müdür yardımcısı görevlendirilebilir. Yüzelli ve sonraki her yüzelli kontenjan için bir müdür yardımcısı görevlendirilir. Müdür yardımcılarının lisans mezunu olması zorunludur. ... ", 28'inci maddesinde; "... (2) Yönetim memurluğu için yükseköğretim kurumlarından mezun olma şartı aranır. ...
T.C. Sayıştay Başkanlığı
İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 24
(4) Yemek hizmeti veren kurumlarda yemeğin kurumda yapılması halinde aşçılık
belgesi olan aşçı ile ihtiyaca göre aşçı yardımcısı ve katı, sıvı ve gaz yakıtlı merkezi
kaloriferle ısıtılan kurumlarda yetki belgesi olan personel görevlendirilir.
...
(9) Kurumlarda görev alan yönetim memuru, belletici ile temizlik hizmeti veren
görevlilerin, kız öğrencilere barınma hizmeti veren kurumlarda kadın, erkek öğrencilere
barınma hizmeti veren kurumlarda erkek olması şarttır.
...",
43'üncü maddesinde;
“(1) ...yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti veren öğrenci yurtlarında yemek
hizmeti verilmesi zorunludur.
...
(4) Yemekler ve miktarları bir öğrenciye gerekli olan besin maddelerini, kaloriyi ve
vitaminleri sağlayacak nitelikte olmalıdır. Yemek listelerinin düzenlenmesinde mevsimler ve
öğrencilerin gelişim özellikleri dikkate alınır.
...
(6) Yemek hizmetlerinin yürütülmesinde 11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner
Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu hükümlerine uyulur."
hükümleri yer almaktadır.
Bu hükümler karşısında; Kız Yurdunun Özel Öğrenci Barındırma Hizmetleri
Yönetmeliği'nde belirlenen şartlara uygun hale getirilerek, kurum açma izni ile işyeri açma ve
çalışma ruhsatının alınması gerekmektedir.
Kamu idaresi cevabında; "Binanın Üniversite Yönetim Kurulu kararı ile Turizm
Fakültesi Uygulama Konukevi olarak kullanılmak üzere yönetim altına alınmıştır. Söz konusu
konuk evininde 2017/2018 Eğitim -öğretim döneminde kız öğrencilerinin ve bayan
konukların kullanılmasına anayasal pozitif ayrımcılık esaslarında idari karar alınarak sadece
bayanların kullanacağı bir konuk evi olarak uygulamaya konulmuştur.
Söz konusu konukevi 6/5/2017 tarih ve 30058 nolu Resmi Gazetede yayımlanan Özel
Öğrenci Barınma Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında yer almamaktadır.
Üniversitemizde öğrenim gören kız öğrencilerin barınma sorununa bir nebze
çözüm bulunması maksadıyla binanın misafirhane/kız öğrenci konukevi olarak kullanılması
yönünde işlem tesis edilmiştir. Söz konusu çözüm ivedi ve geçici bir çözüm olarak tesis
edilmiş olup söz konusu yapının işletilmesi için 2018 yılı başında 2886 sayılı Kanun uyarınca
ihaleye çıkılmış ve ihale neticelendirilerek sözleşme imzalanmıştır. Hali hazırda yurtta kalan
T.C. Sayıştay Başkanlığı
İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 25
öğrencilerin mağduriyet yaşamaması adına yüklenici firmaya devir işleminin yapılması için
2017/2018 öğretim yılının bitmesi beklenmektedir." denilmiştir.
Sonuç olarak Binanın Üniversite Yönetim Kurulu kararı ile Turizm Fakültesi
Uygulama Konukevi olarak kullanılmak üzere yönetim altına alındığı belirtilmekteyse de,
uygulamada kız öğrenci yurdu olarak kullanılmakta olduğundan mevzuata uygun olarak
işletilmesi zorunludur.
Binanın işletilmesi için 2018 yılı başında 2886 sayılı Kanun uyarınca ihaleye çıkıldığı
ve ihale neticelendirilerek sözleşme imzalandığı bildirilmekteyse de, binanın kiraya verilmek
suretiyle işletilmesinde de mevzuat hükümlerine uygun olarak işlem yapılması gerekmektedir.
Kız yurdunun mevzuata uygun olarak işletilmesi ve işletilmesine ilişkin ihale süreçleri
takip eden denetimlerde incelenecektir.
BULGU 6: Doğrudan Teminle Alımlarda Fiyat Araştırmalarının Mevzuata
Uygun Olarak Yapılmaması
Doğrudan teminle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanaklarının piyasa
rayiçlerini yansıtmasını sağlayacak ölçüde fiyat teklifinin alınmadığı; fiyat araştırmaları için
yeterli zamanın bulunmadığı; bazı hizmet alımlarında onay, piyasa fiyat araştırması, sözleşme
imzalanması ve işyeri tesliminin aynı gün içinde yapıldığı; bazı mal alımlarında onay, piyasa
fiyat araştırması, muayene ve kabul işlemleri ve fatura düzenlenmesinin aynı gün içinde
gerçekleştirildiği; bazı yapım işlerinde ise piyasa fiyat araştırması, sözleşme imzalanması ve
işyeri tesliminin aynı gün içinde tamamlandığı; bazı alımlarda ise fiyat araştırması
yapılmadığı tespit edilmiştir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22’nci maddesinin son fıkrasında; “Bu maddeye
göre yapılacak alımlarda, ihale komisyonu kurma ve 10 uncu maddede sayılan yeterlik
kurallarını arama zorunluluğu bulunmaksızın, ihale yetkilisince görevlendirilecek kişi veya
kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması yapılarak ihtiyaçlar temin edilir.” denilmektedir.
Kamu İhale Genel Tebliği’nin (22.1.1.4) numaralı maddesinde ise; 22’nci maddeye göre
ihtiyaçların karşılanmasında onay belgesi düzenlenmesi, onayı takiben ihale yetkilisince
görevlendirilen kişi veya kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması yapılması ve buna ilişkin
belgelerin dayanakları ile birlikte onay belgesine eklenmesi zorunlu olduğu belirtilmiştir.
4734 sayılı Kanunun “piyasada fiyat araştırması” yapılmasına vurgu yapan
düzenlemesinden, bu şekilde temin edilecek ihtiyacın gerçek piyasa rayiçlerine uygunluğunun
T.C. Sayıştay Başkanlığı
İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 26
sağlanmasının zorunlu olduğu, bunu sağlamaya yönelik olarak, görevli kişi veya kişilerce
gerekli her türlü piyasa fiyat araştırmasının yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Görevli kişilerce gerçekleştirilecek piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı, gerçekçi ve
kanıtlanabilir şekilde yapılması gerekmektedir. Görevli kişi veya kişilerce yapılacak piyasa
araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi tespitlere dayanması muhtemel idare zararlarının
önlenmesi açısından önemlidir. Piyasa fiyat araştırmasına yönelik çalışmalar somut, hesap
edilebilir ve dayanaklarıyla birlikte kanıtlanabilir olmalıdır.
Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılması
sorumluluğu çerçevesinde; 4734 sayılı Kanunun 22'nci maddesinin (a), (b), (c), (d), (e), (f),
(g), (h), (ı) ve (i) bentlerine göre yapılan doğrudan teminle alımların tamamında fiyat
araştırması yapılması, doğrudan teminle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması
tutanaklarının piyasa rayiçlerini yansıtmasını sağlayacak ölçüde fiyat teklifinin alınması ve
fiyat araştırmaları için yeterli zamanın tanınması gerekmektedir.
Örnekler:
1- 12 adet doğrudan teminle yemek hizmeti alımının tamamı tek bir firmadan
yapılmıştır. Bu alımlara ilişkin piyasa fiyat araştırması tutanaklarında 3 firmanın fiyat teklifi
bulunmaktadır ve her alımda teklif alınan firmalar büyük ölçüde aynı firmalardır. Bu
alımlarda onay, piyasa fiyat araştırması, sözleşme imzalanması ve işyeri teslimi aynı gün
içinde tamamlanmıştır. Alım yapılan firmanın bütün alımlardaki fiyat teklifi aynıdır:
2- Kütüphane hizmet binası proje ve şartnamelerinin hazırlanması hizmeti alımında
fiyat araştırması yapılmamıştır.
3- 06.10.2017 tarih ve 5410 yevmiye numaralı ödeme belgesiyle yapılan 11.264,28 TL
tutarlı yazı tahtası alımında; onay, piyasa fiyat araştırması, muayene ve kabul işlemleri ve
fatura düzenlenmesi aynı gün içinde gerçekleştirilmiştir.
4- 07.12.2017 tarih ve 6881 yevmiye numaralı ödeme belgesiyle yapılan 15.001,26 TL
tutarlı kırtasiye malzemesi alımında; onay, piyasa fiyat araştırması, muayene ve kabul
işlemleri ve fatura düzenlenmesi aynı gün içinde tamamlanmıştır.
5- 07.12.2017 tarih ve 6880 yevmiye numaralı ödeme belgesiyle yapılan 18.009,39 TL
tutarlı çeşitli malzeme alımında; onay, fiyat araştırması ve fatura düzenlenmesi aynı gün
içinde yapılmıştır.
6- 13.10.2017 tarih ve 5583 yevmiye numaralı ödeme belgesiyle yapılan 31.860,00 TL
tutarlı yangın algılama sistemleri bakım onarımında; onay, piyasa fiyat araştırması, sözleşme
imzalanması ve işyeri teslimi aynı gün içinde gerçekleştirilmiştir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 27 7-Aşağıda belirtilen doğrudan teminle yapım işlerinde, fiyat araştırmalarının piyasa rayiçlerini yansıtmasını sağlayacak ölçüde fiyat teklifi alınmamış ve piyasa fiyat araştırması, sözleşme imzalanması ve işyeri teslimi aynı gün içinde tamamlanmıştır. Yev. Tarihi Nosu Tutarı 07.12.2017 6885 21.240,00 11.12.2017 6937 67.260,00 22.12.2017 7435 54.516,00 25.12.2017 7439 62.540,00 Kamu idaresi cevabında; "Satın alma işlemlerinin yürütülmesi aşamasında yeterli piyasa fiyat araştırması yapılmasına azami ölçüde gayret gösterilmektedir. 6.10.2017 tarihli ve 5410 yevmiye numaralı ödeme belgesi ile ödemesi yapılan yazı tahtası alımı işidir. Söz konusu iş Üniversitemiz tarafından kamulaştırma sonucu edinilen kuzey kampüste bulunan yazı tahtalarının eğitim için yeterli görülmemesi ve 2017-2018 öğretim yılı ilk dersinin bir iş günü sonrasında yapılacak olması nedeniyle acil ve ivedi olarak aynı gün içinde onay alınmış, akabinde piyasa araştırması yapılmış ve ürünler teslim alınarak yazı tahtalarının temini ilk ders gününe yetiştirilmiştir. İhale sürecinde doğrudan temin yoluyla sağlanan yemek hizmeti alımı bedeli ihalede teklif edilen bedelin altında karşılanmış ve kurumumuzun her hangi bir maddi kaybı olmadığı gibi Kamu yararı oluşmuştur. Yemek hizmeti alımı gibi kapsamlı bir konuda kısa süreli hizmet alımına firmaların teklif dahi vermek istememesi, yemek hizmetinde bir gün dahi olsa aksaklığa meydan verilemeyeceği, ihale sürecinin devam etmesi nedeniyle yeni ihale yapılamaması, kurum ve kamu yararı ile birlikte öğrenci ve personelin mağdur edilmemesi gözetilmiş ve ilgili mevzuatlara uygun işlem tesis edilmiştir. Ziraat bankası kütüphane hizmet binası proje hizmet alımı için yaklaşık maliyet çalışmaları iki resmi kurum taban fiyatları alınmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim fiyatları ve Odalardan alınan fiyatlardan oluşan yaklaşık maliyetimiz 1.144.317,60 TL’dir. Konsept proje ve uygulama projelerinin hazırlanması ile yaklaşık maliyetin hazırlanması için toplam İhale edilen bedeli ise 700.000,00 TL olmuştur. Bu miktar yaklaşık maliyetten %40 kırım yapıldığı anlamına gelmektedir. Doğrudan temin işlerde yangın algılama sisteminde onay piyasa fiyat araştırması ve sözleşme imzalanması aynı gün içerisinde gerçekleşmiştir. 2018 yılı Doğrudan temin çalışmalarımızda piyasa araştırmaları yapılması ile ilgili çalışmalara dikkat edilecektir. Onarım işleri işin aciliyeti bakımından ivedi olarak gerçekleştirilen işler olup, piyasa araştırması mevzuat kapsamında piyasa ve rayiçleri yansıtacak nitelikte yapılmış, işin aciliyeti
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 28 bakımından sözleşme, yer teslimi vb. aynı gün yapılmıştır." denilmiştir. Sonuç olarak Doğrudan teminle alımlarda fiyat araştırmalarının mevzuata uygun olarak yapılmamasına alımların aciliyeti gerekçe gösterilmişse de, alımın aciliyeti bulunması halinde de, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılması sorumluluğu çerçevesinde fiyat araştırmalarının mevzuata uygun olarak yapılması gerekmektedir. Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılması sorumluluğu çerçevesinde; 4734 sayılı Kanunun 22'nci maddesinin (a), (b), (c), (d), (e), (f), (g), (h), (ı) ve (i) bentlerine göre yapılan doğrudan teminle alımların tamamında fiyat araştırması yapılması, doğrudan teminle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanaklarının piyasa rayiçlerini yansıtmasını sağlayacak ölçüde fiyat teklifinin alınması ve fiyat araştırmaları için yeterli zamanın tanınması konusu takip eden denetimlerde incelenecektir. BULGU 7: Milli Eğitim Bakanlığı İzni Bulunmayan Firmalardan Eğitim Hizmeti Satın Alınması Kalkınma Ajansı projeleri kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı izni bulunmayan firmalardan eğitim hizmeti satın alındığı tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 8’inci maddesinde; her türlü kamu kaynağının kullanılmasında görevli ve yetkili olanların kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasından sorumlu oldukları hüküm altına alınmıştır. 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Bir kurumda öğretime başlayabilmek için kurum açma izni alınması zorunludur..." onuncu fıkrasında ise, “...(Ek fıkra: 1/3/2014-6528/10 md.) Her ne ad altında olursa olsun, eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetler Bakanlığın izin ve denetimine tabidir. Bu faaliyetleri yürütenler, özel öğretim kurumları için bu Kanunda öngörülen kurallara uymakla yükümlüdür.” denilmektedir. Kalkınma Ajansı projeleri kapsamında çeşitli firmalardan doğrudan teminle eğitim hizmetleri satın alınmıştır. Oysa bu firmaların eğitim ve öğretim hizmeti sunmak için Milli Eğitim Bakanlığından alınmış izni bulunmamaktadır. Kamu kaynaklarının hukuka uygun olarak kullanılması sorumluluğu çerçevesinde, bundan sonra firmalardan eğitim hizmetlerinin satın alınmasında, bu firmaların eğitim hizmeti
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 29 sunmak için Milli Eğitim Bakanlığından izin alıp almadıkları araştırılmalı ve izni bulunmayan firmalardan alım yapılmamalıdır. Örnekler: Yev.Tarihi Nosu Tutarı 07.03.2017 882 16.072,98 20.04.2017 2225 44.335,97 24.04.2017 2264 24.053,99 07.06.2017 3033 22.169,49 05.12.2017 6811 12.500,00 05.12.2017 6812 12.500,00 05.12.2017 6813 12.500,00 07.12.2017 6862 64.400,00 Kamu idaresi cevabında; "Adı geçen firmaların patentinde “eğitim” bulunmaktadır ancak bu firmalar bir dershane veya okul statüsünde değillerdir. Aynı zamanda bahsi geçen firmalar Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde pek çok kurumda projeler yapmakta ve eğitimler vermektedirler. Mesela, “Akıl Oyunları” firması MEB’in Talim Terbiye Kurulu’nda “Zeka Oyunları Eğitim Müfredatı” hazırlanmasında danışmanlık yapmaktadır. Bununla beraber, MEB Öğretmen Geliştirme Genel Müdürlüğü için öğretmenlere eğitim vermektedir. Aynı şekilde diğer firmalarda MEB’inin pek çok okulunda eğitimler düzenlemişlerdir. Bundan sonra yürütülecek proje ve alımlarda, bahsi geçen belgenin varlığı hususunda gerekli hassasiyet gösterilecektir." denilmiştir. Sonuç olarak Eğitim hizmeti satın alınan firmaların dershane veya okul statüsünde olmadığı belirtiliyorsa, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasında, “...(Ek fıkra: 1/3/2014-6528/10 md.) Her ne ad altında olursa olsun, eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetler Bakanlığın izin ve denetimine tabidir. Bu faaliyetleri yürütenler, özel öğretim kurumları için bu Kanunda öngörülen kurallara uymakla yükümlüdür.” denilmektedir. Kamu kaynaklarının hukuka uygun olarak kullanılması sorumluluğu çerçevesinde, Milli Eğitim Bakanlığından izni bulunmayan firmalardan eğitim hizmeti satın alınmaması konusu takip eden denetimlerde incelenecektir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 30 BULGU 8: Üniversitenin Bilimsel Araştırma Projeleri Uygulama Yönergesinde Mali Yaptırımların Belirtilmemesi Üniversitenin Bilimsel Araştırma Projeleri Uygulama Yönergesinde, proje yürütücülerinin sorumluluklarını yerine getirmemesi nedeniyle istenilen şekilde sonuçlandırılamayan projelerle ilgili proje yürütücülerine uygulanacak mali yaptırımlar açıkça belirtilmemiş; “proje yöneticisi için yaptırımlar uygulamakta Komisyon yetkilidir.” denilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 8'inci maddesinde, “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” hükmü bulunmaktadır. Madde hükmüyle; kamu kaynaklarının kullanılmasında yetkili ve görevli olan kişilerin yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda harcanan tutarlardan sorumlu olması ve yetkili mercilere hesap vermesi gerektiği belirtilmektedir. Ancak ilgili Yönergede proje yürütücülerinin sorumluluklarını yerine getirmemesi nedeniyle istenilen şekilde sonuçlandırılamayan projelerde, harcanan tutarlara ilişkin görevli ve yetkili proje yürütücülerine açıkça mali sorumluluk atfedilememektedir. Bu durum 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 8'inci maddesinde belirtilen hesap verme sorumluluğu hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir Kamu kaynağı kullanılan bu projelerde proje sonucunda istenen çıktının alınabilmesi için öngörülmüş (süre, kesin veya ara rapor verme vb.) kurallara proje yürütücüleri tarafından uyulmaması durumunda bir takım bağlayıcı yaptırımların olması, tespit edilen olumsuzlukların ortadan kaldırılmasına katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir. Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılması sorumluluğu çerçevesinde; Üniversitenin Bilimsel Araştırma Projeleri Uygulama Yönergesine, proje yürütücülerinin sorumluluklarını mevzuata uygun olarak yerine getirmemesi nedeniyle istenilen şekilde sonuçlandırılamayan projeler kapsamında satın alınan demirbaşlardan bir problemi veya arızası olmayan ve kullanılabilir durumda olanların geri alınacağına, aksi takdirde bu demirbaşların da bedelleri dâhil olmak üzere, gerçekleştirilen tüm harcamaların bedellerinin yasal faizi ile birlikte proje yürütücüsünden tahsil edileceğine ilişkin hükümlerin konulması gerekmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 31 Kamu idaresi cevabında; "Projelerin sonuçlarıyla alakalı olarak önceden ne ile karşılaşılacağının bilinmesi mümkün olmadığından mevzuat yazma aşamasında projelerle ilgili yaptırımların belirlenmesinin uygun olmayacağı düşünülerek BAP projeleri ile ilgili proje yöneticilerine yaptırım uygulama yetkisi keyfiyet ve kemmiyet bakımından oldukça nitelikli bir komisyon olan Bilimsel Araştırma Projeleri Komisyonuna bırakılmıştır. Yönergede yaptırımların kesin belirtilmiş olması durumunda istenilen sonuca ulaşılamayan tüm projeler aynı yaptırıma tabi tutulacaktır. Ancak komisyonun yetkilendirilmesi ile projede her ne kadar istenilen sonuca ulaşılamamış olunsa bile projeden elde edilen olumlu ve katkı sağlayıcı diğer sonuçlar göz ardı edilmemiş olunacaktır." denilmiştir. Sonuç olarak Proje yürütücülerinin sorumluluklarını yerine getirmemesi nedeniyle istenilen şekilde sonuçlandırılamayan projelerle ilgili proje yürütücülerine uygulanacak mali yaptırımların komisyon tarafından belirlenmesinin daha uygun olacağı belirtiliyorsa da, mali yaptırımların objektif olarak uygulanabilmesi için bu yaptırımların yönergelerde açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılması sorumluluğu çerçevesinde; Üniversitenin Bilimsel Araştırma Projeleri Uygulama Yönergesine, proje yürütücülerinin sorumluluklarını mevzuata uygun olarak yerine getirmemesi nedeniyle istenilen şekilde sonuçlandırılamayan projeler kapsamında satın alınan demirbaşlardan bir problemi veya arızası olmayan ve kullanılabilir durumda olanların geri alınacağına, aksi takdirde bu demirbaşların da bedelleri dâhil olmak üzere, gerçekleştirilen tüm harcamaların bedellerinin yasal faizi ile birlikte proje yürütücüsünden tahsil edileceğine ilişkin hükümlerin konulması ve yaptırımların objektif olarak uygulanması konuları takip eden denetimlerde incelenecektir. BULGU 9: Eğitim Faaliyetlerinde Derneklerle İşbirliğinin Mevzuata Uygun Olarak Gerçekleştirilmemesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezinin düzenlediği "eğiticiler ve yöneticiler için mentorlük eğitimi" ile "açık uçlu soru yazma eğitiminde" derneklerle işbirliği yapılması ve eğitimlerin dernek üyelerine ücretsiz olması öngörülmektedir. 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasında; “...(Ek fıkra: 1/3/2014-6528/10 md.) Her ne ad altında olursa olsun, eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetler Bakanlığın izin ve denetimine tabidir. Bu
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 32 faaliyetleri yürütenler, özel öğretim kurumları için bu Kanunda öngörülen kurallara uymakla yükümlüdür.” denilmektedir. 29.01.2004 tarih ve 25361 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun'un 'Temel ilkeler' başlıklı 2'nci maddesinde, "a) Dernek ve vakıflar, kamu kurum ve kuruluşlarının ismini alamaz, bu kurum ve kuruluşların hizmet binaları ve müştemilatı içinde faaliyet gösteremez ve bu kuruluşlara ait araç ve gereci kullanamaz. b) Dernek ve vakıflar kamu kurum ve kuruluşlarının sundukları hizmetlerle ilgili olarak gerçek ve tüzel kişilerden ücret, bağış, katkı payı ve benzeri adlar altında herhangi bir karşılık alamaz. ... g) Kamu kurum ve kuruluşlarının bütçelerinden bu Kanun kapsamındaki dernek ve vakıflara ödenek, yardım veya herhangi bir kaynak aktarılamaz. ... " hükümleri yer almaktadır. Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezinin düzenleyeceği eğitimlerde derneklerle işbirliğinde eğitimlerin dernek üyeleri tarafından verilmesinin, eğitimlerin dernek üyelerine ücretsiz olmasının ve düzenlenen eğitimler kapsamında derneklerin tanıtım ve reklamının yapılmasının 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun'un yukarıda belirtilen hükümlerine uygun olmayacağı değerlendirilmektedir. Kamu idaresi cevabında; "Söz konusu kurslardaki eğitim faaliyetlerinin koordinasyonu, yönetimi, denetimi, gerçekleştirilmesi ve belgelendirilmesi Merkezimizce yürütülmüş, Dernek’ten herhangi bir eğitim hizmeti alınmamıştır. Derneğin bu işbirliği sürecindeki rolü, adı geçen eğitim faaliyetlerini takipçilerine duyurmaktan ibarettir. Eğitimler üniversitemizin yerleşkelerinde gerçekleştirilmiş ve eğitimi veren öğretim elemanları da üniversitemiz akademik personelidir. Bu sebeple Dernek, 5580 sayılı kanun kapsamında değerlendirilebilecek bir eğitim faaliyeti yapmamıştır. 5072 Nolu Kanun Kamu Kurum ve Kuruluşlarını Destekleyen dernek ve vakıfları bağladığı, diğer dernek ve vakıfları bağlamadığı, Kanun’da ve T.C. İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığının 19/2/2004 tarih ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarını Destekleyen Dernekler konulu Genelge’nin 1. maddesinde açıkça ifade edilmiştir:
T.C. Sayıştay Başkanlığı
İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 33
1- Bu kanun; dernekler yönünden kamu kurum ve kuruluşlarını, kamu hizmetlerini
veya personelini desteklemek üzere kurulan dernekleri kapsamaktadır. Bu kapsamda olmayan
dernekler …. hakkında bu kanun hükümleri uygulanmayacaktır. Kızılay, Türk Hava Kurumu,
Yeşilay gibi dernekler ile bu Kanunun 1 inci maddesinde sayılmayan dernekler bu kanun
kapsamında değildir.
Bununla beraber 5072 Nolu kanunda belirtiler “Temel İlkeler ”in herhangi birini ihlal
edecek bir uygulama da yapılmamıştır.
Eğitim talebi Dernekten gelmiş, açılan eğitimin dernek üyelerine duyurulması
amaçlanmıştır.
Söz konusu dernek, Türkiye’de kamu okullarındaki eğitimin niteliğini artırmak
amacıyla okul yöneticilerinin mesleki, sosyal ve kişisel gelişimlerine katkıda bulunmayı
amaçlayan bir dernektir. Faaliyetlerinin tamamını ücretsiz gerçekleştirmektedir.
Yapılan işbirliklerinde eğitim faaliyetleri merkezimiz tarafından yürütülmekte
olduğundan 5580 sayılı kanunun herhangi bir hükmünü ihlal söz konusu olmadığı, söz konusu
dernek ile yapılan işbirliğinde de 5072 sayılı kanunda sıralana “Temel İlkeleri” ihlal edecek
bir durum oluşmadığı değerlendirilmiştir." denilmektedir.
Sonuç olarak Eğitimlerin üniversitenin yerleşkelerinde gerçekleştirildiği ve eğitimi
veren öğretim elemanlarının üniversitenin akademik personeli olduğu; bu sebeple Derneğin,
5580 sayılı kanun kapsamında değerlendirilebilecek bir eğitim faaliyeti yapmadığı
belirtiliyorsa da; eğitim talebi dernekten gelmiş olup, eğiticiler ve yöneticiler için mentorlük
eğitimini veren derneğin genel kurul üyesidir.
Derneğin 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile
İlişkilerine Dair Kanun kapsamında olmadığı iddia ediliyorsa da, bu dernek kamu personelini
desteklemek amacıyla kurulmuştur. Derneğin amacı kamu okullarındaki yöneticilere eğitim
vermek, okul yöneticiliğinin meslek olarak tanımlanmasını sağlamak ve okul yöneticilerinin
özlük haklarınının iyileştirilmesidir.
Sonuç olarak, eğitim faaliyetlerinde derneklerle işbirliğinin 5580 sayılı Özel
Öğretim Kurumları Kanunu, 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları
ile İlişkilerine Dair Kanun ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilmesi
gerekmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 34 BULGU 10: Mülkiyeti Üniversiteye Ait Taşınmazların Mevzuata Aykırı Olarak Pazarlık Usulüyle Kiraya Verilmesi Mülkiyeti Üniversiteye ait taşınmazların mevzuata aykırı olarak pazarlık usulüyle kiraya verildiği (18.09.2016 tarihli ve 3 yıl süreli kuzey yerleşke kantin- kafeterya ihalesi, 17.01.2017 tarihli ve 3 yıl süreli beton santrali ihalesi, 24.11.2016 tarihli ve 3 yıl süreli Bulgurlu Mahallesi ticari amaçlı kiralama ihalesi ve 23.11.2017 tarihli ve 3 yıl süreli otopark ihalesi) tespit edilmiştir. Genel bütçe kapsamındaki idarelerin kullanımındaki taşınmazlar hazinenin özel mülkiyetinde yer aldığı halde, özel bütçeli kuruluşlar ile mahalli idarelerin, mülkiyeti kendilerine ait taşınmazları bulunmaktadır. Kamu idarelerine ait taşınmazların satım, kiraya verme, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ihaleleri 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlere göre yürütülmektedir. Kanunun 51'inci maddesinde, pazarlık usulüyle yapılacak işler belirlenmiş ve anılan maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde; kullanışlarının özelliği, idarelere yararlı olması veya ivediliği nedeniyle kapalı veya açık teklif yöntemleriyle ihalesi uygun görülmeyen, Devletin özel mülkiyetindeki taşınır ve taşınmaz malların kiralanması, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiralanması ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisinin pazarlık usulüyle ihale edilebileceği belirtilmiştir. Kanundaki bu düzenlemeye göre pazarlık usulünün (51/g) bendine göre ihale yapılabilmesi ancak Devletin özel mülkiyetindeki taşınır ve taşınmaz mallar için söz konusu olacaktır. Özel bütçeli kuruluşlar ile mahalli idarelerin mülkiyetinde olan taşınmazlarının, “Devletin özel mülkiyetindeki taşınmaz mal” ya da “Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer” olarak nitelendirilmesi hukuken mümkün olmadığından, bu tür kurumların taşınmazlarını kiraya vermek istemeleri durumunda, 2886 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca işlem tesis etmelerinin mümkün olmadığı açıktır. Danıştay 13 üncü Dairesinin bir üniversitenin mülkiyetinde yer alan taşınmazın kiralanması hususunda verdiği 21.04.2015 tarihli ve E:2014/5284 K:2015/1541 Nolu Kararı ile bir belediyenin mülkiyetindeki taşınmazın kiralanması hususunda verdiği 15.10.2014 tarih ve E:2014/2352, K:2014/3119 sayılı kararlarda da hazinenin özel mülkiyetinde yer almayan taşınmazlar için 2886 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi hükmüne göre işlem yapılamayacağı belirtilmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 35 Nitekim Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bir üniversitenin mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ait Yönetmelikle ilgili 16.01.2016 tarihli ve 97208366- 010.03-(3100 -2835)-1225 sayılı yazısında da; 2886 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin (g) bendinin sadece hazinenin özel mülkiyetinde yer alan taşınmazlar için uygulanabileceği, şeklinde görüş bildirilmiştir. Dolayısıyla 2886 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendindeki hükmün; sadece Devletin özel mülkiyetindeki taşınmazlar için söz konu olabileceği ve diğer kurumların mülkiyetinde yer alan taşınmazlar için söz konusu hükmün uygulanmasının mümkün bulunmadığı dikkate alındığında, kamu kurumlarının mülkiyetindeki taşınmazların kiraya verilmesinde, anılan Kanunun diğer hükümlerine göre işlem yapılması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; "Taşınmazların kullanışlarının özelliği, idarelere yararlı olması ve ivediliği nedeniyle kapalı veya açık teklif yöntemleriyle ihalesinin uygun görülmemesi, ilan masraflarının kira bedellerinden yüksek olması ve bölgenin kentsel dönüşüm sahası olması nedeniyle kaçak hafriyat döküm sahası haline getirilmesi, taşınmazlar üzerinde bulunan harabe vaziyetteki binaların maddi hasara uğratılarak gayri ahlaki davranışların sergilendiği bir alan haline getirilmeye çalışılması nedeniyle çevre güvenliğinin sağlanması ve kamu mallarının İdare yöntemiyle korunması hususları göz önüne alındığında ivediliği söz konusu olmaktadır. Kadıköy İlçesi, Merdivenköy Mahallesi sınırları dâhilinde bulunan mülkiyeti Üniversitemize ait 1270 ada, 7 ve 12 parsel numaralı taşınmazların toplam 4.100 m²’lik kısmının otopark olarak kullanılmasına ilişkin, ihale edilen alanda Salı Pazarının bir kısmı bulunmaktadır. Söz konusu alanda “Değnekçi” tabir edilen kişilerin türediği ve pazar esnafı ve pazara alış-veriş amacıyla gelen halkın sözlü şikâyetleri ile anlaşılmıştır. Öncelikle kamu düzeninin ve kamu malının güvenliğinin ivedilikle sağlanması amacıyla taşınmazın kiralanarak etkili, ekonomik ve verimli bir yönetim sağlanması hedeflenmiştir. İvedilik dışında kalan mülkiyeti Üniversitemize ait tüm taşınmazların kiralama işlemlerinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunun 45. ve 46. maddelerindeki esas ve usullere göre kiralama işlemleri gerçekleştirilmektedir." denilmektedir. Sonuç olarak Mülkiyeti Üniversiteye ait taşınmazların mevzuata aykırı olarak pazarlık usulüyle kiraya verilmesine kamu malının güvenliğinin ve çevre düzeninin ivedilikle sağlanması gerekçe olarak gösterilmişse de, özel bütçeli kuruluşlar ile mahalli idarelerin mülkiyetinde olan taşınmazlarının, “Devletin özel mülkiyetindeki taşınmaz mal” ya da “Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer” olarak nitelendirilmesi hukuken mümkün olmadığından, bu tür kurumların taşınmazlarını kiraya vermek istemeleri durumunda, 2886
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 36 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca işlem tesis etmelerinin mümkün olmadığı açıktır. BULGU 11: Sosyal Tesislerin Etkili, Ekonomik ve Verimli Olarak İşletilmesine Yönelik Tedbirlerin Alınmaması Sosyal tesislerin (Misafirhane-Kız Yurdu) bütün giderlerinin (personel, ısınma, elektrik, su, temizlik ve güvenlik hizmetleri vb.) özel bütçeden karşılandığı, gelirlerinin giderlerini karşılamaktan çok uzak olduğu, bütün giderleri özel bütçeden karşılanmasına rağmen gelirlerinin Döner Sermayeye aktarıldığı, bu tesislerin etkili, ekonomik ve verimli olarak işletilmesine ve güçlü bir idari ve mali yapı oluşturulmasına yönelik tedbirlerin alınmadığı tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 8'inci maddesine göre; "Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır". 07.07.2017 tarih ve 30117 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kamu Sosyal Tesislerinin İşletilmesine İlişkin Tebliğin (Sayı: 2017-6) 1'inci maddesinde; "Bu Tebliğin amacı; idarelere ait sosyal tesislerin etkili, ekonomik ve verimli işletilmesine, güçlü bir idari ve mali yapının oluşturulmasına yönelik tedbirlerin alınmasını sağlamaktır.", 5'inci maddesinde, "Kapsam dahilindeki idareler, bu Tebliğin amacı doğrultusunda aşağıdaki tedbirleri almakla yükümlüdürler: ...", 6'ıncı maddesinde ise, "Sosyal tesis kapasitelerinin kullanımında, ihtiyaç bulunan yerlerde boş kapasitenin öncelikle yükseköğrenim öğrencilerine kullandırılması için gerekli her türlü tedbir alınır ve sosyal tesislerdeki boş kapasiteler ivedilikle Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna (YURTKUR) bildirilir...." hükümleri yer almaktadır. 21.01.2017 tarih ve 29955 sayılı Resmî Gazete' de yayımlanan Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin Tebliğin (Sayı: 2017-3) 7'nci maddesinde de; "(1) Kamu kurum ve kuruluşlarının tasarrufunda bulunan eğitim ve dinlenme tesisi, misafirhane, kreş, çocuk bakımevi, spor tesisi ve benzeri sosyal tesislerin işletme giderleri için ilgili kurum ve kuruluşların bütçelerinden herhangi bir katkıda bulunulmaması esastır. ...
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 37 (16) Görevi ve unvanı ne olursa olsun hiç bir kişi ve personel, tesislerden ve bu Tebliğde belirtilen hizmetlerden bedelini ödemeden yararlandırılamaz. ... (22) Tesislerin tamamen veya kısmen kiraya verilmesi imkanları araştırılarak uygulamaya bu yönde ağırlık verilir.... ... (24) Kamu kurum ve kuruluşlarınca işletilen kreş ve çocuk bakımevi gibi tesislerin sosyal tesis kapsamında olması nedeniyle, bu tesislerin giderlerine de bütçeden katkıda bulunulmaz, dolayısıyla bunların her türlü giderleri (temizlik hizmeti alımı dahil) kreş ve çocuk bakımevlerinin kendi gelirlerinden karşılanır...." denilmektedir. Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesini ve kullanılmasını sağlama sorumluluğu çerçevesinde; sosyal tesislerin etkili, ekonomik ve verimli olarak işletilmesine ve bu tesisler için güçlü bir idari ve mali yapı oluşturulmasına yönelik tedbirlerin alınması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; "Misafirhane-Kız Yurdu Üniversitemizin kullanımına tahsis edilmiştir. Söz konusu yapının atıl kalmaması, Üniversitemize tahsis edilen kaynakların etkili ve verimli kullanılması ile Üniversitemizde öğrenim gören kız öğrencilerin barınma sorununa bir nebze çözüm bulunması maksadıyla binanın misafirhane/kız öğrenci konukevi olarak kullanılması yönünde işlem tesis edilmiştir. Söz konusu çözüm ivedi ve geçici bir çözüm olarak tesis edilmiş olup söz konusu yapının işletilmesi için 2018 yılı başında 2886 sayılı Kanun uyarınca ihaleye çıkılmış ve ihale neticelendirilerek sözleşme imzalanmıştır. Hali hazırda yurtta kalan öğrencilerin mağduriyet yaşamaması adına yüklenici firmaya devir işleminin yapılması için 2017/2018 öğretim yılının bitmesi beklenmektedir. Misafirhane-Kız Yurdunun gelirlerinin ve giderlerinin Döner Sermaye İşletmesi tarafından gerçekleştirilmesi yönünde Döner Sermaye Yürütme Kurulunun 27.09.2017 tarih ve 2017/08 sayılı oturumunda karar alınması sonrasında giderler döner sermaye işletmesi tarafından gerçekleştirilmiş, buna mukabil yurtta kalan öğrencilerden tahsil edilen gelir de döner sermaye işletmesinin hesaplarına gelir kaydedilmiştir. " denilmektedir. Sonuç olarak Elektrik, su ve ısınma(doğalgaz) giderlerinin döner sermayeden karşılanmaya başlandığı belirtimekteyse de; personel giderleri, temizlik ve güvenlik hizmeti alımı giderleri ile diğer giderlerin özel bütçeden ödenmesine devam edilmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 38 Kız yurdunun işletilmesi için 2018 yılı başında 2886 sayılı Kanun uyarınca ihaleye çıkıldığı ve ihale neticelendirilerek sözleşme imzalandığı bildirilmekteyse de, kız yurdunun kiracı tarafından işletilmeye başlatılmasından itibaren giderlerine özel bütçe ve döner sermayeden hiçbir katkıda bulunulmaması gerekmektedir. BULGU 12: Taşınmazların Cins Tashihlerinin Yapılmaması Üniversitenin mülkiyetinde, yönetiminde veya kullanımında bulunan taşınmazlardan bir kısmının mevcut kullanım şekli ile tapu kayıtlarının birbirine uygun olmadığı, bunların mevcut kullanım şekline göre kayıtlara alınmadığı ve cins tashihlerinin yapılmadığı tespit edilmiştir. Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile bu idarelere bağlı kurum ve kuruluşların mülkiyetinde, yönetiminde veya kullanımında bulunan taşınmazların kaydına ve icmal cetvellerinin düzenlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulan “Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmeliğin “Cins tashihlerinin yapılması ” başlıklı 10'ncu maddesinde; “Kamu idarelerince; mülkiyetlerinde, yönetimlerinde veya kullanımlarında bulunan taşınmazların mevcut kullanım şekli ile tapu kaydının birbirine uygun olmaması durumunda, taşınmazlar mevcut kullanım şekli ile kayıtlara alınır. Kamu idareleri taşınmazların cins tashihinin yapılması için gerekli işlemleri yaparlar. Tahsis edilen ve üzerinde irtifak hakkı tesis edilen taşınmazlar açısından bu yükümlülük kullanan idarenin veya gerçek veya tüzel kişilerin durumu tespit eden yazısı üzerine taşınmaz maliki idareye aittir. Ancak cins tashihine ilişkin gerekli belgeler ile buna ilişkin malî yükümlülükler kullanıcılar tarafından karşılanır.” denilmektedir. Aynı Yönetmeliğin “Kayıt değişikliği işlemleri” başlıklı 11'nci maddesinde ise; "(1) Kadastro, imar, ifraz, tevhid, cins tashihi, yüzölçüm değişikliği, kat mülkiyeti tesisi, kamuya terk gibi nedenlerle taşınmazda meydana gelebilecek değişikliklerde kayıtlar kapatılıp oluşan taşınmazlar esas alınarak yeni kayıt tesis edilir. ..." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümler uyarınca Üniversitenin mülkiyetinde, yönetiminde veya kullanımında bulunan taşınmazlardan, mevcut kullanım şekli ile tapu kayıtları birbirine uygun olmayanların, mevcut kullanım şekline göre kayıtlara alınması ve cins tashihlerinin yapılması gerekmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 39 Kamu idaresi cevabında; "Üniversitemiz mülkiyetindeki ve kullanımına tahsisli taşınmazların, “Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik” kapsamında taşınmaz envanterlerinin yapılması; Üniversitemizin kalıcı kampüs proje ve inşaatlarının devam etmesi ve personel eksikliği gibi nedenlerden dolayı sonuçlandırılamamıştır. Taşınmaz envanterlerinin mevzuat hükümlerince tanımlanması ve cins ayrımlarının yapılmasına ilişkin çalışmalara hız verilmiş olup, gerekli özen ve ihtimam gösterilecektir." denilmiştir. Sonuç olarak Üniversitenin mülkiyetinde, yönetiminde veya kullanımında bulunan taşınmazlardan, mevcut kullanım şekli ile tapu kayıtları birbirine uygun olmayanların, mevcut kullanım şekline göre kayıtlara alınması ve cins tashihlerinin yapılması konuları takip eden denetimlerde incelenecektir. BULGU 13: Tahmini Kira Bedellerinin Tespitinde Rayiç Bedelin Esas Alınmaması Taşınmazların kiraya verilmesi ihalelerine (18.09.2016 tarihli ve 3 yıl süreli kuzey yerleşke kantin- kafeterya ihalesi, 17.01.2017 tarihli ve 3 yıl süreli beton santrali ihalesi, 24.11.2016 tarihli ve 3 yıl süreli Bulgurlu Mahallesi ticari amaçlı kiralama ihalesi ve 23.11.2017 tarihli ve 3 yıl süreli otopark ihalesi gibi) ilişkin tahmini kira bedellerinin tespitinde, taşınmazın konumu ve özelliklerinin göz önünde bulundurulmadığı ve rayiç bedelin esas alınmadığı tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 8’inci maddesinde; her türlü kamu kaynağının elde edilmesinde görevli ve yetkili olanların; kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden sorumlu oldukları belirtilmiştir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun "Tahmin edilen bedelin tespiti" başlıklı 9'uncu maddesinde ise, "Tahmin edilen bedel, idarelerce tespit edilir veya ettirilir. İşin özelliğine göre gerektiğinde bu bedel veya bu bedelin hesabında kullanılacak fiyatlar belediye, ticaret odası, sanayi odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulur. Tahmin edilen bedel, bunun dayanaklarının da eklendiği bir hesap tutanağında gösterilir ve asıl evrak arasında saklanır. Bu bedel gerektiğinde ihale komisyonlarınca tahkik ettirilir..." denilmektedir. Yukarıda belirtilen hükümler ile kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesi sorumluluğu çerçevesinde; mülkiyeti Üniversiteye ait taşınmazların tahmini kira bedelinin tespitinde taşınmazın konumu ve özelliklerinin göz önünde bulundurulması ve rayiç bedelin esas alınması gerekmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 40 Kamu idaresi cevabında; İhale süreçleri anlatılmış olup, "Üniversitemizin halen yeni yerleşkelerinin yapımı devam etmesi ve açık alanların denetimi ile kontrol altında tutulmasının, bütçeye ek yük getirmesini engellemek amacıyla Üniversitemiz tasarrufunda bulunan tüm taşınmazlardan bütçeye katkı sağlamanın yolları aranmaktadır." denilmiştir. Sonuç olarak Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesi sorumluluğu çerçevesinde; mülkiyeti Üniversiteye ait taşınmazların tahmini kira bedelinin tespitinde taşınmazın konumu ve özelliklerinin göz önünde bulundurulması suretiyle rayiç bedelin esas alınması konusu takip eden denetimlerde incelenecektir. BULGU 14: Hizmet Alımı Sözleşmelerine Hizmetin Kalitesini Olumsuz Yönde Etkileyen Hükümler Konulması Hizmet alımı sözleşmelerine; hizmeti gerçekleştiren firma tarafından Üniversiteye binek araç tahsis edilmesi, boya ve badana işleri ile çeşitli tamirat ve onarımların yapılması gibi sunulan hizmetle doğrudan ilgisi olmayan hükümlerin konulduğu tespit edilmiştir. Üniversitenin taşıt edinmesinde, 17.03.2006 tarih ve 2006/10193 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usuller'e uyulması zorunlu olup, bu Esas ve Usuller'in 5'inci maddesinde, "Kamu hizmetlerinin gerektirdiği taşıt ihtiyacının hizmet alımı yoluyla karşılanmasının temel amacı, kamudaki taşıt giderlerinin asgari seviyeye indirilmesi ve kaynakların savurganlığa yol açılmadan, bütçe olanaklarıyla uyumlu bir biçimde kullanımının sağlanmasıdır ." denilmektedir. Sunulan hizmetle doğrudan ilgisi olmayan boya ve badana işleri ile çeşitli tamirat, onarım ve yapım işlerinin ise, 4734 sayılı Kamu İhale Kanun'u hükümlerine göre gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Hizmet alımı sözleşmelerine hizmeti gerçekleştiren firma tarafından Üniversiteye binek araç tahsis edilmesi, boya ve badana işleri ile çeşitli tamirat ve onarımların yapılmasına ilişkin sunulan hizmetle doğrudan ilgisi olmayan hükümlerin konulması mevzuata uygun olmadığı gibi; hizmeti gerçekleştiren firmalara hizmetle doğrudan ilgisi olmayan işlerin yaptırılması hizmetin maliyetini artırdığından, sunulan hizmetin kalitesini de olumsuz yönde etkilemektedir. Kamu idaresi cevabında; Hizmet alımı sözleşmelerine; hizmeti gerçekleştiren firma tarafından Üniversiteye binek araç tahsis edilmesi, boya ve badana işleri ile çeşitli tamirat ve onarımların yapılması gibi sunulan hizmetle doğrudan ilgisi olmayan hükümlerin
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 41 konulmasının hizmetin kalitesini ve maliyetini olumsuz etkilemediğinin düşünülmekte olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak Hizmet alımı sözleşmelerine; hizmeti gerçekleştiren firma tarafından Üniversiteye binek araç tahsis edilmesi, boya ve badana işleri ile çeşitli tamirat ve onarımların yapılması gibi sunulan hizmetle doğrudan ilgisi olmayan hükümlerin konulmasının hizmetin kalitesini ve maliyetini olumsuz etkilemediğinin düşünülmekte olduğu belirtiliyorsa da, hizmeti gerçekleştiren firmalara hizmetle doğrudan ilgisi olmayan işlerin yaptırılması hizmetin maliyetini artırdığından, sunulan hizmetin kalitesini de olumsuz yönde etkilemektedir. Hizmet alımı sözleşmelerine hizmeti gerçekleştiren firma tarafından Üniversiteye binek araç tahsis edilmesi, boya ve badana işleri ile çeşitli tamirat ve onarımların yapılması gibi sunulan hizmetle doğrudan ilgisi olmayan hükümlerin konulması konusu takip eden denetimlerde incelenecektir. BULGU 15: İhale Usulleriyle Alınması Gereken Hizmetlerin Doğrudan Teminle Karşılanması İhale usulleriyle alınması gereken hizmetlerin kısımlara bölmek suretiyle doğrudan teminle alındığı ve tek kaynaktan doğrudan teminle alım şartlarını taşımayan alımların doğrudan teminle gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 11’inci maddesinde; üst yöneticilerin kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını sağlamaktan sorumlu oldukları ve bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri aracılığıyla yerine getirecekleri belirtilmektedir. Aynı Kanunun 8’inci maddesinde de; her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesi ve kullanılmasından sorumlu oldukları hüküm altına alınmıştır. 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 'Temel İlkeler' başlıklı 5'inci maddesinde; "İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur. Aralarında kabul edilebilir doğal bir bağlantı olmadığı sürece mal alımı, hizmet alımı ve yapım işleri bir arada ihale edilemez. Eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez.
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 42 Bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde açık ihale usulü ve belli istekliler arasında ihale usulü temel usullerdir. Diğer ihale usulleri Kanunda belirtilen özel hallerde kullanılabilir." hükümleri yer almaktadır. Kamu İhale Genel Tebliğinin (22.5.1.2.) numaralı maddesinde ise; "... 4734 sayılı Kanunun 19'uncu maddesine göre açık ihale usulü ile temini gereken ihtiyacın, Kanunun 22'nci maddesinin (d) bendi için öngörülen parasal sınırların altında kalacak şekilde, adet bazında veya aynı ihale konusu içinde yer alabilecek nitelikteki mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin, kalemlere veya gruplara bölünmek suretiyle aynı Kanunun 22'nci maddesinin (d) bendine göre temini, 4734 sayılı Kanunun temel ilkelerine aykırılık teşkil ettiğinden, bu yönde uygulamaların sorumluluk doğuracağı hususuna dikkat edilmesi gereklidir." denilmektedir. Kısımlara bölmek suretiyle doğrudan teminle yapılan yemek hizmeti alımlarına açık ihaleyi kazanan firmanın güvenlik soruşturmasının devam etmesi gösterilmiştir. Ancak 12 adet doğrudan teminle yemek hizmeti alımının tamamı açık ihaleyi kazanan ve güvenlik soruşturması devam eden firmadan yapılmıştır. Elektronik haberleşme hizmetleri de kısımlara bölünmek suretiyle doğrudan teminle karşılanmıştır. Elektronik haberleşme hizmetleri kapsamında olan ses hizmeti bu hizmetlerden ayrılarak doğrudan teminle karşılanmıştır. Kütüphane hizmet binası proje ve şartnamelerinin hazırlanması hizmeti alımında, tek kaynaktan doğrudan teminle alım şartları bulunmamasına rağmen ihale yapılmamıştır. Bu hizmet alımının ihale usulleriyle yapılmamasına ise, kütüphane yapımı için bağışta bulunacak olan Ziraat Bankasının bu hizmet alımının kendisinin belirleyeceği firmadan yapılmasını istediği gerekçesi gösterilmiştir. Ancak yapılan protokolde Ziraat Bankasına proje ve şartnamelerin hazırlanması hizmetini yapacak firmayı belirleme yetkisi veren bir hüküm bulunmamaktadır. Öte yandan doğalgaz ihtiyaçlarının ihale yoluyla temin edilmesi esas olmasına rağmen, bu ihtiyaçlar da doğrudan teminle karşılanmaktadır. Bu hükümler karşısında ve kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını sağlama sorumluluğu çerçevesinde, mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin 4734 sayılı Kanunun 5'inci maddesindeki ilkelere uygun olarak gerçekleştirilmesi; aşağıda belirtilen örneklerde olduğu gibi ihale usulleriyle karşılanması gereken ihtiyaçların kısımlara bölmek suretiyle doğrudan teminle sağlanmaması ve 4734 Kanun hükümlerine aykırı olarak doğrudan teminle alım yapılmasına izin verilmemesi gerekmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 43 Örnekler: 1- Yemek hizmeti alımları: Yevmiye Tarihi Numarası Tutarı (TL) 20.02.2017 565 31.704,37 20.02.2017 566 29.719,87 21.02.2017 568 10.142,00 09.03.2017 984 21.424,66 16.03.2017 1326 46.865,95 05.04.2017 1817 48.382,11 18.04.2017 2147 43.524,05 19.04.2017 2168 50.088,78 04.05.2017 2421 42.206,35 04.05.2017 2490 43.285,91 05.06.2017 2976 40.023,40 07.06.2017 3004 46.802,45 2- Doğalgaz alımları. 3- Elektronik haberleşme hizmeti alımları. 4- Kütüphane hizmet binası proje ve şartnamelerinin hazırlanması hizmeti alımı. 5- Kalkınma Ajansı projeleri kapsamında, Milli Eğitim Bakanlığı izni bulunmayan firmalardan, kısımlara bölmek suretiyle doğrudan teminle yapılan eğitim hizmeti alımları. Kamu idaresi cevabında; "Yemek hizmeti alımı gibi kapsamlı bir konuda kısa süreli hizmet alımına firmaların teklif dahi vermek istememesi, yemek hizmetinde bir gün dahi olsa aksaklığa meydan verilemeyeceği, ihale sürecinin devam etmesi nedeniyle yeni ihale yapılamaması ve pazarlık ihalesi yapılsa bile yine güvenlik soruşturması yapılmasının zorunluluğu dikkate alındığında kurum ve kamu yararı ile birlikte öğrenci ve personelin mağdur edilmemesi gözetilmiş ve ilgili mevzuatlara uygun işlem tesis edilmiştir. Doğalgaz alımına ilişkin olarak 07.11.2016 ve 21.09.2017 tarihinde açık ihaleye çıkılmış ancak her iki ihaleye de katılım sağlanmamış Üniversitemizde elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin yapılan piyasa araştırmaları neticesinde alımın bedelinin doğrudan temin limitlerinin altında kaldığı görülmüştür. Bulguya ilişkin uygulama örneklerinden E örneğinde belirtilen alımların hepsi nitelik olarak birbirinden farklı oldukları için, İSTKA bütçelendirmeleri kıstasları göz önüne alınarak
T.C. Sayıştay Başkanlığı
İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 44
ayrıştırılmış ve miktarı nedeni ile de doğrudan temin yolu ile satınalma gerçekleştirilmiştir."
denilmiştir.
Sonuç olarak Elektronik haberleşme hizmetleri bedelinin doğrudan temin limitlerinin
altında olduğu belirtilmekteyse de, elektronik haberleşme hizmetlerinin kısımlara bölünerek
doğrudan teminle karşılandığı görülmektedir. Elektronik haberleşme hizmetleri kapsamında
olan ses hizmeti bu hizmetlerden ayrılarak doğrudan teminle karşılanmıştır. Elektronik
haberleşme hizmetlerinin kısımlara bölünmesi mevzuata uygun olmadığından, bu hizmetlerin
bir bütün olarak ihale edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan 21/12/2016 tarihli ve 10392 sayılı Maliye Bakanlığı Genel Tebliği ile,
merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerince 5809 sayılı Kanun kapsamındaki elektronik
haberleşme hizmeti alımları ile elektrik ve doğalgaz alınlarında, Bakanlık’tan ayrıca uygun
görüş alınmaksızın, üst yönetici onayıyla üç yılı geçmemek üzere yüklenmeye girişilmesi
uygun görüldüğünden, serbest tüketici olmanın ve üç yıla kadar yüklenmeye
girişilebilmesinin sağlayacağı avantajlarından da yararlanmak suretiyle elektronik haberleşme
hizmeti alımları ile elektrik ve doğalgaz alımlarına ilişkin harcamalarda tasarruf sağlanması,
ihtiyaçların etkin, ekonomik ve verimli bir şekilde temin edilmesi amacıyla gerekli tedbirlerin
alınması mevzuat gereğidir.
Doğalgaz alımlarına ilişkin ihalelere katılım olmadığı belirtilmekteyse de, üst
yönetici onayıyla üç yılı geçmemek üzere yüklenmeye girişilmesi halinde ihaleye katılımın
sağlanacağı değerlendirilmektedir.
Yemek hizmetleri için pazarlık ihalesi yapılsa bile yine güvenlik soruşturması
yapılmasının zorunluluğu belirtilmekteyse de, 12 adet doğrudan teminle yemek hizmeti
alımının tamamı açık ihaleyi kazanan ve güvenlik soruşturması devam eden firmadan
yapılmıştır.
Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasını
sağlama sorumluluğu çerçevesinde; ihale usulleriyle alınması gereken hizmetler için ihale
yapılmaması, tek kaynaktan doğrudan teminle alım şartlarını taşımayan alımların doğrudan
teminle gerçekleştirilmesi, ihalelerin yapılmasında 4734 sayılı Kanunun 5'inci maddesindeki
ilkelere uyulmaması ve 4734 Kanun hükümlerine aykırı olarak doğrudan teminle alım
yapılmasına izin verilmesi konuları takip eden denetimlerde incelenecektir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı
İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 45
BULGU 16: Hizmet Binası İnşaatı İhalelerinin Yapılmasında ve Bu İhalelerin
Uygulanmasında Sponsorlara Yetki Verilmesi
Üniversite ile T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü arasında imzalanan Kütüphane
Hizmet Binası Yapım İşine ilişkin Sponsorluk Sözleşmesiyle, inşaat ihalesinin yapılmasında
ve bu ihalenin uygulanmasında sponsora(Bankaya) yetki verildiği ve sözleşmede mevzuata
aykırı hükümlerin bulunduğu tespit edilmiştir.
Ziraat Bankasının Kütüphane Hizmet Binası Yapımına sponsorluğu Banka'nın reklam
ve tanıtımının yapılması karşılığında gerçekleşecek olmasına rağmen, Sözleşmede Ziraat
Bankasına mevzuata aykırı hak ve yetkiler verilmiştir:
A- Sözleşmede Kütüphane Hizmet Binasına ilişkin projelerin uygulanması ve
ihalelerin yapılmasında, 4734 sayılı Kanuna aykırı olarak Bankaya uygun bulma yetkisi
verilmiş olup, yapılan ihalede bu yetki de aşılarak hizmet alımı yapılacak firma Banka
tarafından belirlenmiştir. Projelerin hazırlanması hizmeti Bankanın belirlediği firmadan fiyat
araştırması yapılmadan tek kaynaktan temin (22/b) suretiyle alınmıştır. Gerekçe olarak da
Bankanın Projelerin hazırlanması hizmetinin bu firmadan alınmasını şart koştuğu
gösterilmiştir. Oysa Sözleşmede böyle bir yetki verilmemiştir. Zira Sözleşmenin (4.2.1)
numaralı maddesinde; "Kütüphane binası ile ilgili uygulama projesi ve mimari konsepti,
Banka'nın talepleri de göz önünde bulundurarak Üniversite tarafından yaptırılacaktır. Ancak
uygulama esnasında ortaya çıkabilecek her türlü değişiklikleri, Bankanın yazılı onayı
alındıktan sonra uygulamaya koyacaktır." denilmektedir.
B- Bankaya ihalesiz, bedelsiz ve süresiz (Kütüphane binası kullanıldığı sürece) olarak
taşınmaz tahsisi yapılacaktır. Bankaya Üniversite kampüsü içerisinde bir banka şubesi ve en
az bir ATM yeri tahsis edilecektir. Bu tahsis işleminde 5018 sayılı Kanun’a, 2886 sayılı
Kanun’a ve Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğe aykırılıklar
bulunmaktadır.
C- Ziraat Bankasına mevzuata aykırı olarak kontrol ve denetim yetkisi verilmiştir:
Sözleşmenin (4.2.2) numaralı maddesinde, Kütüphane Projesinin uygulanması ve yapılması
aşamalarında Bankaya kontrol ve denetim yapma yetkisi verilmektedir.
Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesi
ve kullanılması sorumluluğu ile kamu mallarının yönetimine ilişkin sorumluluklar
çerçevesinde, sponsorluk sözleşmelerine mevzuata aykırı hükümlerin konulmaması
gerekmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 46 Kamu idaresi cevabında; "Üniversitemiz ile T.C. Ziraat Bankası A.Ş. arasında “Kütüphane Hizmet Binası Yapım İşine İlişkin” sponsorluk sözleşmesi, İstanbul Anadolu Yakası’ nın en büyük ve kapsamlı kütüphanesi olma vasfı ile “1 milyon kitap” hedefiyle örnek gösterilecek bir proje niteliğindedir. Ayrıca 45 milyon TL. bütçeli, eğitime destek amaçlı olarak, diğer bir Kamu kurumu olan T.C. Ziraat Bankası A.Ş. nin eğitime katkısı amacıyla, yoğun taleplerimiz neticesinde kazanılmış bir başarıdır. Asıl hedefi, taşınmazın bedelsiz kullanımı, tahsisi veya yapılacak binanın denetimi olmayıp, T.C. Ziraat Bankası A.Ş. nin Kamu Üniversitesinin bütçesine ek yük getirmeden, destek aktarımından ibarettir. Bankanın aktardığı 45 milyon TL. lik bütçe göz önüne alındığında asli gaye sarih olarak görülecektir. " denilmiştir. Sonuç olarak Üniversite ile Ziraat Bankası arasında “Kütüphane Hizmet Binası Yapım İşine İlişkin” sponsorluk sözleşmesiyle İstanbul Anadolu Yakası’ nın en büyük ve kapsamlı kütüphanesinin örnek gösterilecek bir proje olarak yapılacağı ve bu sözleşmeyle eğitime 45.000.000,00 TL. destek sağlanacağı belirtiliyorsa da, bu desteği sağlayan Ziraat Bankasının da kamu kaynağı kullandığı gözardı edilmemelidir. Öte yandan bulgusun konusu, Ziraat Bankası ile sponsorluk sözleşmesi yapılması değil, bu sözleşmeye mevzuata aykırı hükümlerin konulmasıdır. Yapım işlerine ilişkin sponsorluk sözleşmesinde mevzuata aykırı hükümlerin konulmaması; bu sözleşmeler kapsamındaki yapım ihalelerin ihale mevzuatı hükümlerine göre gerçekleştirilmesi ve bu ihalelerin uygulanmasında sponsorlara kontrol ve denetim yetkisi verilmemesi gerekmektedir. BULGU 17: Taşınmazların Kiraya Verilmesi İşlemlerinin Mevzuata Uygun Olarak Muhasebeleştirilmemesi Kiraya verilen taşınmazlara ilişkin muhasebe kayıtları incelendiğinde, taşınmazların kayıtlı değerleri üzerinden 26.11.2014 tarihli Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü Tebliği ile ihdas edilen 990-Kiraya Verilen, İrtifak Hakkı Tesis Edilen Maddi Duran Varlıkların Kayıtlı Değerleri Hesabı kayıtlarının yapılmadığı tespit edilmiştir. Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 26.11.2014 tarih ve 90192509.210.05.02-13278 sayılı Genel Yazısı ile taşınmazlardan kiraya verilenler için 990- Kiraya Verilen, İrtifak Hakkı Tesis Edilen Maddi Duran Varlıkların Kayıtlı Değerleri Hesabı ihdas edilmiş ve bu hesapların yardımcı hesap kayıtları Tebliğ Eki 2’de açıklanmıştır. Tebliğ’de;
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 47 “1-Kiraya verilen taşınmazlar ile üzerinde irtifak hakkı tesis edilen taşınmazlara ilişkin belgeler muhasebe birimlerine verildiğinde, kayıtlı değerleri üzerinden 990-Kiraya Verilen, İrtifak Hakkı Tesis Edilen Maddi Duran Varlıkların Kayıtlı Değerleri Hesabının ilgili yardımcı hesabına borç, 999-Diğer Nazım Hesaplar Karşılığı Hesabına alacak, kaydedilecektir. 2- … 3- …Kira sözleşmesi ya da irtifak hakkı tesisi süresi sona erdiğinde 999-Diğer Nazım Hesaplar Karşılığı Hesabına borç, 990-Kiraya Verilen, İrtifak Hakkı Tesis Edilen Maddi Duran Varlıkların Kayıtlı Değerleri Hesabına alacak kaydedilecektir. 4…” denilmektedir. Kurum tarafından kiraya verilen taşınmazlardan elde edilen kira gelirlerine ilişkin kayıtlar incelendiğinde, Tebliğ’in 1’inci maddesinde düzenlenen kiraya verilen taşınmazların kayıtlı değerleri üzerinden 990-Kiraya Verilen, İrtifak Hakkı Tesis Edilen Maddi Duran Varlıkların Kayıtlı Değerleri Hesabı/ 999-Diğer Nazım Hesaplar Karşılığı Hesabı kayıtlarının yapılmadığı tespit edilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, kiraya verilen taşınmazların kayıtlı değerleri ile 990- Kiraya Verilen, İrtifak Hakkı Tesis Edilen Maddi Duran Varlıkların Kayıtlı Değerleri Hesabı/ 999-Diğer Nazım Hesaplar Karşılığı Hesabı kayıtlarının yapılmaması dolayısıyla, kurum mali tabloları doğru veri üretmemiştir. Kamu idaresi cevabında; "Üniversitemizde taşınmaz kira gelirlerinin 990 Kiraya Verilen, İrtifak Hakkı Tesis Edilen Maddi Duran Varlıkların Kayıtlı Değerleri Hesabı/ 999 Diğer Nazım Hesaplar Karşılığı Hesabı kayıtları kullanılmamıştır. Üniversitemizde taşınmazların rayiç bedelleri Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik hükümlerince tapuda üniversitemiz adına kayıt olan-olmayan, ayrıca Maliye Bakanlığı tarafından Üniversitemizin kullanımına tahsis edilen tüm taşınmazların cins tashihleri yapılarak rayiç bedellerinin bildirilmesine ilişkin işlemler sonucunda kiraya verilen taşınmazların muhasebe kayıtlarının yapılması için gerekli özen gösterilecektir." denilmiştir. Sonuç olarak Taşınmazların kiraya verilmesi işlemlerinin mevzuata uygun olarak muhasebeleştirilmemesi mali tabloların güvenirliğini olumsuz yönde etkilemektedir. Kiraya verilen taşınmazların kayıtlı değerleri ile 990-Kiraya Verilen, İrtifak Hakkı Tesis Edilen Maddi Duran Varlıkların Kayıtlı Değerleri Hesabı/ 999-Diğer Nazım Hesaplar Karşılığı Hesabı kayıtlarının yapılmaması ile ilgili olarak; bulgu konusu tespitin devam edip etmediği takip eden denetimlerde izlenecektir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 48 BULGU 18: Banka Hesabının Alacak Toplamının Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabının Borç Toplamına Eşit Olmaması Banka hesabından yapılan ödemelere ilişkin olarak düzenlenen göndermelerde, Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’ne uygun olarak 103 Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabı tüm işlemleri kapsayacak şekilde kullanılmadığından; 102 Banka Hesabının alacak toplamı ile 103 Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabının borç toplamının birbirine eşit olmadığı tespit edilmiştir. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 102 Banka hesabının işleyişine ilişkin olarak 19'uncu maddesinde; “1) Banka hesap özet cetvelleri ile ödendiği veya ilgili hesaplara aktarıldığı bildirilen çek veya gönderme emri tutarları bu hesaba alacak, 103-Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabına borç kaydedilir...", Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 103 Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabının işleyişine ilişkin olarak 22'nci maddesinde ise; “1) Düzenlenen çek ve gönderme emirlerinden, bankaca hak sahiplerine ödendiği veya ilgili hesaplara aktarıldığı banka hesap özet cetveliyle bildirilen paralar bu hesaba borç, 102-Banka Hesabına alacak kaydedilir..." denilmektedir. Muhasebe kayıtlarında 102 Banka Hesabının alacak kaydı tutarı 253.541.661,90 TL, 103 Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabının borç kaydı tutarı ise, 244.006.791,13 TL’dir. 102 Banka Hesabının alacak toplamı ile 103 verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabının borç toplamının birbirine eşit olmaması dolayısıyla, kurum mali tablolarında 9.534.870,77 TL’lik hataya neden olunmuştur. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği'nin yukarıda belirtilen hükümleri karşısında; Banka Hesabından yapılan ödemelere ilişkin olarak düzenlenen göndermelerde, 103 Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabının tüm işlemleri kapsayacak şekilde kullanılması ve mali tablolarda 102 Banka Hesabının alacak toplamı ile 103 verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabının borç toplamının birbirine eşit olması gerekmektedir. Kamu idaresi cevabında; "2016 yılında mart ayında hazırlanan 2015 yılı Sayıştay Denetim Raporunda 102 Banka Hesabının alacak toplamı ile 103 Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabının borç toplamının birbirine eşit olmadığı belirtilmiş olup 2017 yılı içinde yapılan muhasebe düzeltme kayıtlarıyla eşitlik sağlanmıştır. Ancak Üniversitemiz, 20 Kasım 2017 tarihi itibariyle, Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemine pilot olarak dâhil edilmiş bulunmaktadır. Yeni muhasebe sisteminde bazı hesapların manuel
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 49 kullanılmasına izin verilmediğinden 20 Kasım 2017 tarihinden sonra 103 Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabının borç toplamı ile 102 Banka Hesabının alacak toplamı arasındaki eşitlik bozulmuştur. 2018 yılı Ocak ayının sonundan itibaren Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sisteminde ilgili hesapların kullanılmasına izin verilmiş olup 2018 yılı içinde denkliğin sağlanması için gerekli hassasiyet gösterilecektir. " denilmiştir. Sonuç olarak 102 Banka Hesabının alacak toplamı ile 103 verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabının borç toplamının birbirine eşit olmaması dolayısıyla, kurum mali tablolarında 9.534.870,77 TL’lik hataya neden olunmuştur. Banka Hesabından yapılan ödemelere ilişkin olarak düzenlenen göndermelerde, 103 Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabının tüm işlemleri kapsayacak şekilde kullanılması ve mali tablolarda 102 Banka Hesabının alacak toplamı ile 103 verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabının borç toplamı eşitliğinin sağlanması takip eden denetimlerde incelenecektir. BULGU 19: Vadeli Banka Hesaplarına İlişkin Olarak Elde Edilen Faiz Gelirlerinin Hatalı Muhasebeleştirilmesi İstanbul Medeniyet Üniversitesine ait vadeli banka hesaplarına tahakkuk eden faiz tutarlarından banka tarafından yapılan %15 oranında Gelir Vergisi tevkifatının muhasebeleştirme işleminin hatalı yapıldığı tespit edilmiştir. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği'nin 19’uncu maddesinin 8’inci fıkrasında “Muhasebe birimlerinin hesaplarının bulunduğu bankalarca tahakkuk ettirilerek banka hesabına aktarılan faiz tutarları bu hesaba, tevkifat tutarları 630- Giderler Hesabına borç, faiz tutarının içinde bulunulan aya ait kısmı 600- Gelirler Hesabına, geçmiş aylara ait kısmı 181- Gelir Tahakkukları Hesabına alacak kaydedilir. Banka hesabına aktarılan tutarın tamamı aynı zamanda 805-Gelir Yansıtma Hesabına borç, 800-Bütçe Gelirleri Hesabına alacak kaydedilir.” denilmektedir. Yapılan incelemelerde; net faiz geliri tutarının 600-Gelirler Hesabı ve 800-Bütçe Gelirleri hesaplarına kaydedilmiş olduğu, tevkifat yapılan 202.718,95-TL’lik vergi tutarının ise 630-Giderler Hesabına kaydedilmeyerek yukarıya alınan mezkûr yönetmelik hükümlerine aykırı olarak hatalı muhasebeleştirme işlemi yapıldığı tespit edilmiştir. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği'nin ilgili hükmüne aykırı olarak üniversite tarafından yapılan söz konusu muhasebe kaydı sonucunda 630-Giderler Hesabına kaydedilmeyen (aynı zamanda 600-Gelirler Hesabına eksik kaydedilen brüt faiz geliri tutarı
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 50 olan) 202.718,95-TL’lik tevkifat tutarı kadar 2017 yılı Faaliyet Sonuçları Tablosunda hataya neden olunmuştur. Kamu idaresi cevabında; "Vadeli mevduat hesaplarından elde edilen brüt gelirlerden vergiler düşüldükten sonra kalan tutarlar 181 Gelir Tahakkukları Hesabı kullanılmayarak direkt gelir hesaplarına kaydedilerek muhasebeleştirme yapılmıştır. Bulguda belirtilen hususlar dikkate alınarak 2018 yılından itibaren 181 Gelir Tahakkukları Hesabı Kullanılmaya başlanmıştır. Üniversitemizde vadeli banka hesaplarına ilişkin olarak elde edilen faiz gelirlerinden yapılan %15 oranında Gelir Vergisi muhasebeleştirilmesinde sehven yanlış yapıldığı anlaşılmıştır. Bu hususa ilişkin olarak 2018 yılından itibaren elde edilen faiz gelirlerinin kayıtlarında Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği'nin 19’uncu maddesinin 8’inci fıkrasında belirtilen hükümlere göre yapılmaya başlanmıştır. Sonraki dönemlerde de aynı hassasiyet gösterilerek Faaliyet Sonuçları Tablosunun gerçeği yansıtması sağlanacaktır." denilmiştir. Sonuç olarak Vadeli banka hesaplarına tahakkuk eden faiz tutarlarından banka tarafından yapılan Gelir Vergisi tevkifatlarının mevzuata uygun olarak muhasebeleştirilmesi konusu takip eden denetimlerde incelenecektir. BULGU 20: TÜBİTAK Özel Hesabına İlişkin Banka Hesabında Bulunan Paraların Vadesiz Hesapta Tutulması Üniversitenin Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) özel hesaplarına ilişkin banka hesabının incelenmesi neticesinde; ihtiyaç fazlası nakit tutarların vadeli hesaplarda veya diğer yatırım araçlarında değerlendirilmeyerek faiz gelirlerinin arttırılmadığı tespit edilmiştir. 08.12.2016 tarih ve 29912 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Haznedarlığı Genel Tebliğinin “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; "(1) Aşağıda sayılan kurumlar bu Tebliğ hükümlerine tabidir: a) Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, b) Özel bütçeli idareler, … h) Bu maddede sayılan kurumların; …
T.C. Sayıştay Başkanlığı
İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 51
3) Fon, hesap, özel hesap, havuz ve benzeri adlarla açtıkları ve/veya yönettikleri her
türlü banka hesabı.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Tebliğin “Kaynakların değerlendirilmesi ve nemalandırma” başlıklı 6’ncı
maddesinde ise;
“(1) Kurumların mevduat ve katılma hesabı olarak değerlendirmeyi öngördükleri mali
kaynakları için uygulanacak vadeli mevduat faiz oranı ve katılma hesabı beklenen/tahmini
getiri oranı, Ek 1’de yer alan ve ilgili vadelere karşılık gelen oranlardan daha yüksek
olamaz.” denilerek, kısa veya uzun vadeli kaynakların vadeli mevduat veya diğer yatırım
araçları aracılığıyla değerlendirilmesi yolları belirtilmiştir.
İhtiyaç fazlası nakdin, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri doğrultusunda
değerlendirilmeyerek elde edilecek faiz gelirlerinden mahrum kalınması 5018 sayılı Kamu
Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun çeşitli hükümleri doğrultusunda kamu kaynaklarının
etkili, ekonomik ve verimli değerlendirilmemesi sonucunu doğurmaktadır.
Bu hükümler karşısında ve kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka
uygun olarak elde edilmesi ve kullanılması sorumluluğu çerçevesinde, Üniversitenin
TÜBİTAK Özel Hesaplarına İlişkin Banka Hesabının Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği
hükümleri doğrultusunda işletilmesi konusunda gerekli özen ve hassasiyetin gösterilmesi
gerekmektedir.
Kamu idaresi cevabında; "Üniversitemizin 2017 yılı denetimlerinde Türkiye Bilimsel
ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) özel hesaplarına ilişkin banka hesaplarında
ihtiyaç fazlası tutarlarının vadeli hesaplarda değerlendirilmeyerek faiz gelirlerinin
artırılmadığı belirtilmiştir. Üniversitemizde TÜBİTAK tarafından destek alan projelerden
2018 yılında faiz gelirlerini artırmaya yönelik vadeli hesaplar açılmıştır. Sonraki yıllarda da
ödeme planına göre vadeli hesaplara aktarılarak gerekli hassasiyet gösterilecektir."
denilmiştir.
Sonuç olarak Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak
elde edilmesi ve kullanılması sorumluluğu çerçevesinde, Üniversitenin TÜBİTAK Özel
Hesaplarına İlişkin Banka Hesabının Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği hükümleri
doğrultusunda işletilmesi konusunda gerekli özen ve hassasiyetin gösterilmesi konusu takip
eden denetimlerde izlenecektir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 52 BULGU 21: Fiilen Atıl Durumdaki Öğrencisi Olmayan Fakülte ve Yüksekokulların Bulunması 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda yer alan ilke ve esaslara riayet edilmeden fakülte ve yüksekokulların açıldığı; uzun zamandan beri fiilen atıl durumdaki öğrencisi olmayan bu fakülte ve yüksekokullarda öğretim üyesi ve idari personel istihdam edildiği ve maaşlarının bütçeden ödendiği tespit edilmiştir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 5’inci maddesinin (f) bendinde, üniversitelerin bünyesindeki fakülte, enstitü ve yüksekokulların, Kalkınma Plan ve Programlarının ilke ve hedefleri doğrultusunda ve yükseköğretim planlaması çerçevesinde Yükseköğretim Kurulunun görüşü veya önerisi üzerine kanunla kurulacağı; 7’ci maddesinde ise Yükseköğretim kurumlarının bu Kanunda belirlenen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulacağı, geliştirileceği ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planların hazırlanacağı ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasının gözetim ve denetiminin Yükseköğretim Kurulunca yapılacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 12’nci maddesinde üniversitelerin görevleri arasında; ihtisas gücü ve maddi kaynaklarını rasyonel, verimli ve ekonomik şekilde kullanarak, milli eğitim politikası ve kalkınma planları ilke ve hedefleri ile Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılan plan ve programlar doğrultusunda, ülkenin ihtiyacı olan dallarda ve sayıda insan gücü yetiştirmeleri sayılmıştır. Kanunun 13’üncü maddesinde de üniversitenin ve bağlı birimlerinin öğretim kapasitesinin rasyonel bir şekilde kullanılmasında ve geliştirilmesinde, eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerinin devlet kalkınma plan, ilke ve hedefleri doğrultusunda planlanıp yürütülmesinde rektörlerin birinci derecede yetkili ve sorumlu oldukları belirtilmektedir. Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılması sorumluluğu ile üniversitenin ve bağlı birimlerinin öğretim kapasitesinin rasyonel bir şekilde kullanılması ve geliştirilmesi, eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerinin devlet kalkınma plan, ilke ve hedefleri doğrultusunda planlanıp yürütülmesi sorumluluğu çerçevesinde; ihtisas gücü ve maddi kaynakların rasyonel, verimli ve ekonomik şekilde kullanılarak, milli eğitim politikası ve kalkınma planları ilke ve hedefleri ile Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılan plan ve programlar doğrultusunda, ülkenin ihtiyacı olan dallarda ve sayıda insan gücü yetiştirecek fakülte ve yüksekokulların 2547 sayılı Kanun’da yer alan ilke ve esaslara uyulması suretiyle açılması gerekmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 53 Kamu idaresi cevabında; "2809 sayılı Kanunun ek 127’ nci maddesinde; “İstanbul Medeniyet Üniversitesi (Ek: 14/7/2010-6005/1 md.) İstanbul’da İstanbul Medeniyet Üniversitesi adıyla yeni bir üniversite kurulmuştur. Bulguda bahsedilen Fakülte ve Enstitüler Kanunla kurularak, Resmi Gazete ’de yayımlanmıştır. 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında Eğitim Bilimleri Enstitüsünde bahar döneminde (Şubat) eğitime başlanılmıştır. Eğitim Bilimleri Fakültesi bünyesinde ise 2017- 2018 Eğitim-öğretim yılında öğrenci alınmış ve eğitimleri devam etmektedir. Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi 07/12/2016 tarih ve 29911 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 14/11/2016 tarih ve 2016/9528 sayılı Kararnamesi ile kapatılmıştır. Hem Diş Hekimliği Fakültesine lisans öğrencisi hem de diş hekimliği uzmanlık eğitimi öğrencisi alabilmek için çalışmalara hız verilmiştir. 2018-2019 eğitim öğretim yılında Diş Hekimliği Fakültesine yaklaşık 65 Lisans öğrencisi alınacaktır. Sivil Havacılık Yüksekokuluna 2015-2016 döneminde yabancı dilde dört yıllık olmak üzere, “Kabin Hizmetleri Programı” açılması için YÖK’e müracaat edilmiştir. Ancak Sivil Havacılık otoriteleri yakın ve orta vadede kabin hizmetleri personel ihtiyacını karşılayacak düzeyde eğitim veren kurum olduğu gerekçesiyle Üniversitemize eğitim izni vermemiştir. Halen Sivil Havacılık Yüksekokulu’nda ÖYP kapsamında tek bir araştırma görevlisi görev yapmakta ve Eskişehir’de Doktora eğitimi görmektedir. Sonuç olarak Eğitim Bilimleri Enstitüsünde 2016-2017, Eğitim Bilimleri Fakültesinde 2017-2018 eğitim-öğretim yılında öğrenci alındığı ve eğitimlerinin devam ettiği; Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesinin ise 07/12/2016 tarihinde kapatıldığı belirtilmekteyse de, bu birimler 2011 yılından beri atıl durumdadır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda yer alan ilke ve esaslara riayet edilmeden fakülte ve yüksekokulların açılarak fiilen atıl durumdaki öğrencisi olmayan bu fakülte ve yüksekokullarda öğretim üyesi ve idari personel istihdam edilmesi ve maaşlarının bütçeden ödenmesi, açılan fakülte ve yüksekokulların zamanında eğitim hizmeti vermeye başlamasının sağlanması ve atıl durumdaki fakülte ve yüksekokullara çözüm bulunması konuları takip eden denetimlerde incelenecektir. BULGU 22: İç Kontrol Sisteminin Tam Olarak Kurulup Etkin Bir Şekilde İşletilmemesi Üniversitenin İç Kontrol Standartlarına Uyum Eylem Planında gösterilen faaliyetlerin zamanında başlatılmadığı ve faaliyetlerin süresinde tamamlanmadığı; bazı alımların ön mali
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 54 kontrole tabi tutulmadığı (Örnek: Mevzuata aykırı olarak kiralama karşılığında gerçekleştirilen yapım işi); iç denetçi sayısının yetersiz olduğu; iç denetim planları ve bu planlarla uyumlu iç denetim programlarının zamanında hazırlanmadığı; iç denetim raporlarının bulunmadığı; iç kontrol sisteminin yıllık olarak değerlendirilmediği; kurumun amaç ve hedeflerinin gerçekleşmesini engelleyebilecek risklerin belirlenmediği, bu risklere ilişkin analizlerin ve güncellemelerin yapılmadığı ve bu risklere karşı alınacak kurumsal tedbirlerin belirlenmediği tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun11'inci maddesinde; üst yöneticilerin, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesinden sorumlu oldukları ve bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirecekleri belirtilmiştir. Mezkûr Kanun’un “İç kontrolün tanımı” başlıklı 55’inci maddesinde ise, iç kontrol “İç kontrol; idarenin amaçlarına, belirlenmiş politikalara ve mevzuata uygun olarak faaliyetlerin etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde yürütülmesini, varlık ve kaynakların korunmasını, muhasebe kayıtlarının doğru ve tam olarak tutulmasını, malî bilgi ve yönetim bilgisinin zamanında ve güvenilir olarak üretilmesini sağlamak üzere idare tarafından oluşturulan organizasyon, yöntem ve süreçle iç denetimi kapsayan malî ve diğer kontroller bütünüdür.” şeklinde tanımlanmıştır. 5018 sayılı Kanun ile kamu mali yönetim sistemi, Uluslararası Standartlar ve Avrupa Birliği uygulamalarına uygun bir şekilde yeniden düzenlenmiş ve bu kapsamda kamu idareleri genelinde etkin bir iç kontrol sistemi oluşturulması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda 5018 sayılı Kanun ve bu Kanun’a dayanılarak yürürlüğe konulan mevzuat hükümleri ile iç kontrol sistemi ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini kurmak amacıyla, Kamu İç Kontrol Standartları Tebliği ile Kamu İç Kontrol Standartlarına Uyum Eylem Planı Rehberi doğrultusunda kamu iç kontrol standartlarına uyum eylem planlarını hazırlamaları ve planda yer alan faaliyetleri gerçekleştirmeleri gerekmektedir. 5018 sayılı Kanun’un 58’inci maddesinde ön mali kontrolün kapsamı ve içeriği düzenlenmiş, ön mali kontrole ilişkin standart ve yöntemlerin ise Maliye Bakanlığınca
T.C. Sayıştay Başkanlığı
İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 55
belirleneceği hükme bağlanmıştır. Buna istinaden Bakanlık tarafından İç Kontrol ve Ön Mali
Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar yayımlanmıştır.
5018 sayılı Kanun ve bu Kanun’a dayanılarak yürürlüğe konulan İç Denetçilerin
Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte iç denetim biriminin amacı, teşkilat yapısı
ve görevleri belirlenmiştir. Kamu idarelerinin belirtilen hükümler çerçevesinde iç denetim
birimini oluşturmaları ve iç denetim faaliyetini gerçekleştirmeleri gerekmektedir.
5018 sayılı Kanun’a dayanılarak yürürlüğe konulan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole
İlişkin Usul ve Esaslar uyarınca iç kontrol sisteminin yılda en az bir kez değerlendirilmesi ve
iç kontrol sistemi ile ilgili olarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi zorunludur.
Kamu İç Kontrol Standartları Tebliğinde de, kamu idarelerinin sistemli bir şekilde
analizler yaparak amaç ve hedeflerinin gerçekleşmesini engelleyebilecek iç ve dış riskleri
tanımlamaları ve bu risklere karşı alınacak önlemleri belirlemeleri öngörülmektedir.
Üniversitenin iç kontrol sisteminin yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine uygun
olarak kurulmaması ve işletilmemesi; kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve
hukuka uygun bir şekilde yönetilmesine, Üniversitenin kanunlara göre faaliyet göstermesine,
karar oluşturmak ve izlemek için düzenli, zamanında ve güvenilir bilgi edinilmesine engel
teşkil etmektedir. Bu engellerin ortadan kaldırılması için etkin bir iç kontrol sisteminin
kurulması, uygulanması ve gözetilmesinde üst yöneticinin gerekli liderlik ve sahiplenmeyi
göstermesi ve bu hususlarda düzenleme ve gözetim görevi bulunan Üniversite tarafından iç
kontrole ilişkin olarak öngörülen bütün mekanizmaların tam olarak kurulması ve işletilmesi
gerekmektedir.
Kamu idaresi cevabında; İç kontrol faaliyetleri kapsamında yapılan çalışmalar
anlatılmış olup, "Üniversitemiz yeni kurulan üniversiteler içerisinde yer almasına rağmen iç
kontrol sisteminin yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine uygun olarak kurulmuş ve
işletilmiş ve organizasyon yapısındaki değişiklikten dolayı durdurulmuş olmasına rağmen iç
kontrol sitemi; kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun bir şekilde
yürütülmektedir." denilmiştir.
Bulguda belirtilen iç kontrol sisteminin tam olarak kurulması ve etkin bir şekilde
işletilmesine ilişkin eksikliklere ise cevap verilmemiştir
Sonuç olarak İç kontrol siteminin kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve
hukuka uygun olarak kullanılması sorumluluğu çerçevesinde yürütülmekte olduğu
savunuluyorsa da, iç kontrol faaliyetlerine 2016 ve 2017 yıllarında ara verilmiş olup; kamu
kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılması sorumluluğu
ihalelerde yaklaşık maliyetin belirlenmesi için yeterli ölçüde fiyat araştırması yapılmasını,
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 56 aşırı yüksek fiyat bildirimlerinin yaklaşık maliyet hesabında dikkate alınmamasını, desteklenecek bilimsel araştırma projelerin seçiminde ülkenin kalkınmasında katkı sağlayacak olanlara öncelik verilmesini, ihale usulleriyle karşılanması gereken ihtiyaçların doğrudan teminle karşılanmamasını, hizmet binalarının tamamlanması konusundaki yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesini, doğrudan teminle alımların mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmesini, fiilen atıl durumdaki fakülte ve yüksekokullara çare bulunmasını ve tasarruf tedbirlerine uyulmasını gerektirmektedir. İç kontrol sisteminin tam olarak kurulması ve etkin bir şekilde işletilebilmesi için, Üniversitenin İç Kontrol Standartlarına Uyum Eylem Planında gösterilen faaliyetlerin zamanında başlatılması ve faaliyetlerin süresinde tamamlanması; bütün alımların ön mali kontrole tabi tutulması; yeterli sayıda iç denetçi atanması ve iç denetçilerin bilişim sistemleri denetimi konusunda eğitim alması; iç denetim planları ve bu planlarla uyumlu iç denetim programlarının zamanında hazırlanması ve iç denetim raporlarının düzenlenmesi; iç kontrol sisteminin yıllık olarak değerlendirilmesi; kurumun amaç ve hedeflerinin gerçekleşmesini engelleyebilecek risklerin belirlenmesi, bu risklere ilişkin analizlerin ve güncellemelerin yapılması, bu risklere karşı alınacak kurumsal tedbirlerin belirlenmesi ve iç kontrol faaliyetlerine ara verilmemesi zorunludur. Rektörlerin, iç kontrol sisteminin tam olarak kurulması ve etkin bir şekilde işletilebilmesi konusunda gerekli liderlik ve sahiplenmeyi göstermelerinin kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasını sağlama sorumluluğunun gereği olduğu değerlendirilmektedir.
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 57 8. EKLER EK 1: KAMU İDARESİ MALİ TABLOLARI
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 58
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 59
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 60
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 61
T.C. Sayıştay Başkanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 62